79. sure · dinle

Naziât Suresi النازعات

Okunan kelime metin üstünde işaretlenir; sure baştan sona kesintisiz çalar. Betik çalışmazsa her ayetin altındaki oynatıcı yine çalışır.

Naziât suresi sayfasına dön

10 ayet sayfası

Naziât suresi, 10. ayet. يَقُولُونَ أَءِنَّا لَمَرْدُودُونَ فِى ٱلْحَافِرَةِ

(10, 11) "Çürümüş kemik olduktan sonra, çukurda (mezarda) daha önceki hâlimize mi döndürüleceğiz" derler.

11 ayet sayfası

Naziât suresi, 11. ayet. أَءِذَا كُنَّا عِظَـٰمًۭا نَّخِرَةًۭ

(10, 11) "Çürümüş kemik olduktan sonra, çukurda (mezarda) daha önceki hâlimize mi döndürüleceğiz" derler.

12 ayet sayfası

Naziât suresi, 12. ayet. قَالُوا۟ تِلْكَ إِذًۭا كَرَّةٌ خَاسِرَةٌۭ

"O zaman, o zararlı bir dönüş olur!" derler.

13 ayet sayfası

Naziât suresi, 13. ayet. فَإِنَّمَا هِىَ زَجْرَةٌۭ وَٰحِدَةٌۭ

(Oysa) bu dönüş, tek bir ses(e bakar).

16 ayet sayfası

Naziât suresi, 16. ayet. إِذْ نَادَىٰهُ رَبُّهُۥ بِٱلْوَادِ ٱلْمُقَدَّسِ طُوًى

Hani Rabbi kutsal Tuvâ Vadisi'nde ona şöyle seslenmişti:

17 ayet sayfası

Naziât suresi, 17. ayet. ٱذْهَبْ إِلَىٰ فِرْعَوْنَ إِنَّهُۥ طَغَىٰ

"Firavun'a git! O iyice azdı."

18 ayet sayfası

Naziât suresi, 18. ayet. فَقُلْ هَل لَّكَ إِلَىٰٓ أَن تَزَكَّىٰ

"(Ona) de ki: "Arınmak ister misin?

19 ayet sayfası

Naziât suresi, 19. ayet. وَأَهْدِيَكَ إِلَىٰ رَبِّكَ فَتَخْشَىٰ

(İstiyorsan) seni Rabbine yönlendireyim. (Böylece O'na) saygı duyarsın."

20 ayet sayfası

Naziât suresi, 20. ayet. فَأَرَىٰهُ ٱلْـَٔايَةَ ٱلْكُبْرَىٰ

Sonunda ona en büyük ayeti (mucizeyi) göstermişti.

23 ayet sayfası

Naziât suresi, 23. ayet. فَحَشَرَ فَنَادَىٰ

(23, 24) (Yandaşlarını) toplamış, onlara seslenmiş ve demişti ki: "Ben sizin yüce rabbinizim."

24 ayet sayfası

Naziât suresi, 24. ayet. فَقَالَ أَنَا۠ رَبُّكُمُ ٱلْأَعْلَىٰ

(23, 24) (Yandaşlarını) toplamış, onlara seslenmiş ve demişti ki: "Ben sizin yüce rabbinizim."

25 ayet sayfası

Naziât suresi, 25. ayet. فَأَخَذَهُ ٱللَّهُ نَكَالَ ٱلْـَٔاخِرَةِ وَٱلْأُولَىٰٓ

(Bunun üzerine) Allah onu ahiret ve dünya azabıyla yakalamıştı.

26 ayet sayfası

Naziât suresi, 26. ayet. إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَعِبْرَةًۭ لِّمَن يَخْشَىٰٓ

Şüphesiz ki bu (kıssa)da saygı duyacak olanlar için bir ibret vardır.

27 ayet sayfası

Naziât suresi, 27. ayet. ءَأَنتُمْ أَشَدُّ خَلْقًا أَمِ ٱلسَّمَآءُ ۚ بَنَىٰهَا

Sizin yaratılışınız mı daha güçlüdür, yoksa (Allah'ın) oluşturduğu gök mü?

28 ayet sayfası

Naziât suresi, 28. ayet. رَفَعَ سَمْكَهَا فَسَوَّىٰهَا

(Göğün) cisimlerini yükseltmiş ve onları düzene kavuşturmuştur.

29 ayet sayfası

Naziât suresi, 29. ayet. وَأَغْطَشَ لَيْلَهَا وَأَخْرَجَ ضُحَىٰهَا

Gecesini karanlık yapmış, (gündüz) ışığını çıkarıp var etmiştir.

30 ayet sayfası

Naziât suresi, 30. ayet. وَٱلْأَرْضَ بَعْدَ ذَٰلِكَ دَحَىٰهَآ

Daha sonra da yeri yaymıştır.

31 ayet sayfası

Naziât suresi, 31. ayet. أَخْرَجَ مِنْهَا مَآءَهَا وَمَرْعَىٰهَا

Ondan (yerden) suyunu ve bitki örtüsünü de O çıkarmıştır.

33 ayet sayfası

Naziât suresi, 33. ayet. مَتَـٰعًۭا لَّكُمْ وَلِأَنْعَـٰمِكُمْ

Sizin ve hayvanlarınızın yararlanması için (böyle yapmıştır).

34 ayet sayfası

Naziât suresi, 34. ayet. فَإِذَا جَآءَتِ ٱلطَّآمَّةُ ٱلْكُبْرَىٰ

(34, 35) O büyük olay gerçekleştiğinde, işte o gün insan (dünyada) neler yaptığını hatırlayacaktır.

35 ayet sayfası

Naziât suresi, 35. ayet. يَوْمَ يَتَذَكَّرُ ٱلْإِنسَـٰنُ مَا سَعَىٰ

(34, 35) O büyük olay gerçekleştiğinde, işte o gün insan (dünyada) neler yaptığını hatırlayacaktır.

36 ayet sayfası

Naziât suresi, 36. ayet. وَبُرِّزَتِ ٱلْجَحِيمُ لِمَن يَرَىٰ

Gör(mesi gerek)enler için cehennem ortaya çıkartılacaktır.

37 ayet sayfası

Naziât suresi, 37. ayet. فَأَمَّا مَن طَغَىٰ

(37, 38, 39) Kim azgınlık yapmış ve dünya hayatını tercih etmişse cehennem (onların) barınağıdır.

38 ayet sayfası

Naziât suresi, 38. ayet. وَءَاثَرَ ٱلْحَيَوٰةَ ٱلدُّنْيَا

(37, 38, 39) Kim azgınlık yapmış ve dünya hayatını tercih etmişse cehennem (onların) barınağıdır.

39 ayet sayfası

Naziât suresi, 39. ayet. فَإِنَّ ٱلْجَحِيمَ هِىَ ٱلْمَأْوَىٰ

(37, 38, 39) Kim azgınlık yapmış ve dünya hayatını tercih etmişse cehennem (onların) barınağıdır.

40 ayet sayfası

Naziât suresi, 40. ayet. وَأَمَّا مَنْ خَافَ مَقَامَ رَبِّهِۦ وَنَهَى ٱلنَّفْسَ عَنِ ٱلْهَوَىٰ

(40, 41) Rabbinin makamından korkan ve kendisini arzulara (uymaktan) alıkoyanlara gelince, şüphesiz ki böylelerinin barınağı da cennettir.

41 ayet sayfası

Naziât suresi, 41. ayet. فَإِنَّ ٱلْجَنَّةَ هِىَ ٱلْمَأْوَىٰ

(40, 41) Rabbinin makamından korkan ve kendisini arzulara (uymaktan) alıkoyanlara gelince, şüphesiz ki böylelerinin barınağı da cennettir.

42 ayet sayfası

Naziât suresi, 42. ayet. يَسْـَٔلُونَكَ عَنِ ٱلسَّاعَةِ أَيَّانَ مُرْسَىٰهَا

Sana o (Son) Saat'in demir atma zamanından soruyorlar.

45 ayet sayfası

Naziât suresi, 45. ayet. إِنَّمَآ أَنتَ مُنذِرُ مَن يَخْشَىٰهَا

Sen sadece ondan (Son Saat'ten) saygı ile korkanları uyarıcısın.

46 ayet sayfası

Naziât suresi, 46. ayet. كَأَنَّهُمْ يَوْمَ يَرَوْنَهَا لَمْ يَلْبَثُوٓا۟ إِلَّا عَشِيَّةً أَوْ ضُحَىٰهَا

Onu (mahşeri) gördükleri gün, (dünyada sanki) bir yatsı vakti veya (gündüzün) kuşluğu kadar kalmış gibi olacaklar.