Naziât suresi · 34–41. ayetler

En büyük felaket: iki yol

Bu bölümün ayetleri 4 mealde yan yana açılıyor; yukarıdaki listeden 27 Türkçe mealin herhangi birini açıp kapatabilirsiniz. Aralarındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz.

Hangi mealler görünsün? 4 / 27 açık

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir bölüme geçince öntanımlıya döner. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

  1. Naziât suresi, 34. ayet — bütün mealleriyle aç

    Naziât suresi, 34. ayet. فَإِذَا جَآءَتِ ٱلطَّآمَّةُ ٱلْكُبْرَىٰ

    Diyanet İşleri

    (34-35) En büyük felaket (kıyamet) geldiği zaman, o gün insan yaptıklarını hatırlar.

    Mehmet Okuyan

    (34, 35) O büyük olay gerçekleştiğinde, işte o gün insan (dünyada) neler yaptığını hatırlayacaktır.

    Mustafa İslamoğlu

    O muazzam olay gerçekleştiği zaman;

    Muhammed Esed

    Ve böylece, büyük, sarsıcı (yeniden dirilme) olayı gelip çattığında,

    Ahmed Hulusi

    Et Tammet'ül Kübra (karşı konulmaz olay - ölüm tadılıp yeni yaşam) başladığında.

    Ali Bulaç

    Ancak o, 'her şeyi batırıp gömen büyük felaket' (kıyamet) geldiği zaman.

    Ali Özek ve heyeti

    her şeyi alt üst eden o büyük felâket geldiği vakit,

    Ali Rıza Safa

    Sonunda, büyük yıkım geldiğinde.

    Bayraktar Bayraklı

    - O en büyük felaket geldiğinde, o gün insan, neyin uğruna çalıştığını hatırlayacaktır.

    Edip Yüksel

    Büyük baskın geldiği zaman,

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Büyük baskın geldiği zaman,

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Fakat o en büyük felaket (kıyamet) geldiği zaman,

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Fakat geldiği vakıt o "tamme-i kübra"

    Gültekin Onan

    Ancak o, 'her şeyi batırıp gömen büyük felaket' (kıyamet) geldiği zaman.

    Hasan Basri Çantay

    Fakat o (bütün belalardan üstün) en büyük bela geldiği zaman,

    İbni Kesir

    Fakat o en büyük bela geldiği zaman;

    Mehmet Alagaş

    (34-46) Güç yetirilemez büyük felaket (Tamme; su ile dolup taşmak tusunami gibi) / kıyamet günü geldiğinde o gün, insan neye çalıştığını hatırlar, gören kişiler için cehennem açığa çıkarılır , taşkınlık edenler için, dünya hayatının izinde olanlara / peşinden gidenler için, m uhakkak ki cehennem varılacak yerdir / barınaktır , kim Rabbinin makamından korkar ise , nefsini tutkularından boşaltmışsa , muhakkak ki cennet varılacak yerdir / barınaktır . Sana ne zaman duracak / demir atacak diye saatten soruyorlar? Senin ona d air hatırlayabileceğin ne var ki? Onun / saatin nihayete ereceği zaman / sonlanacağı zaman Rabbine aittir. Muhakkak ki sen tedirgin olan kimseler için bir uyarıcısın (Sadece o kadar) O gün onlar kıyameti gördüklerinde, bir akşam vakti yahut bir duha vakti kadar kalmamış olacaklar (Kıyamet gününe inananların o gün ne kadardı sorusuna verecekleri cevap bir kuşluk kadar bir akşam vakti kadar kaldık)

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Her şeyi alt üst eden o büyük felaket (kıyamet) geldiği vakit.

    Süleyman Ateş

    Herşeyi bastıran o büyük felaket geldiği zaman,

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    O en büyük toplantının vakti gelince dipnot 1 ,

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      (الطامة) nin kökü olan (طم), bir şeyi ağzına kadar doldurmak demektir. (esssıhah fil-lüğa c.1s.431) Kıyamet günü insanlar, melekler ve hayvanlar, mahşer yerini ağzına kadar dolduracağı için o toplantı, en büyük toplantı olacaktır.

    Şaban Britch

    En büyük kıyamet (ikinci üfleniş) geldiği zaman,

    Şaban Piriş

    En büyük baskın geldiği zaman,

    Yaşar Nuri Öztürk

    O güç yetmez büyük felaket geldiğinde,

  2. Naziât suresi, 35. ayet — bütün mealleriyle aç

    Naziât suresi, 35. ayet. يَوْمَ يَتَذَكَّرُ ٱلْإِنسَٰنُ مَا سَعَىٰ

    Diyanet İşleri

    (34-35) En büyük felaket (kıyamet) geldiği zaman, o gün insan yaptıklarını hatırlar.

    Mehmet Okuyan

    (34, 35) O büyük olay gerçekleştiğinde, işte o gün insan (dünyada) neler yaptığını hatırlayacaktır.

    Mustafa İslamoğlu

    (evet) işte o gün, insan neyin peşinden koştuğunu hatırlayacak;

    Muhammed Esed

    o Gün insan yaptığı her şeyi (açıkça) hatırlayacak;

    Ahmed Hulusi

    O süreçte insan çalışmalarının getirisinin ne olacağını hatırlar!

    Ali Bulaç

    O gün, insan, neye çaba harcadığını düşünüp anlar.

    Ali Özek ve heyeti

    insanın yapıp ettiklerini hatırlayacağı gün

    Ali Rıza Safa

    O gün, insan, neyin peşinde koştuğunu anlayacaktır.

    Bayraktar Bayraklı

    - O en büyük felaket geldiğinde, o gün insan, neyin uğruna çalıştığını hatırlayacaktır.

    Edip Yüksel

    O gün insan, neyin uğrunda çaba harcadığını anlar.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    O gün insan, neyin uğrunda çaba harcadığını anlar.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    O, insanın neye koştuğunu anlayacağı gün,

    Elmalılı Hamdi Yazır

    O insanın neye koştuğunu anlıyacağı gün

    Erhan Aktaş

    O Gün insan ne yaptığını hatırlar.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    O gün insan ne yaptığını hatırlar.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    O gün insan ne yaptığını hatırlar.

    Gültekin Onan

    O gün, insan, neye çaba harcadığını düşünüp anlar.

    Hasan Basri Çantay

    İnsanın neye koşduğunu iyice anlayacağı gün,

    İbni Kesir

    O gün insan, neye çalıştığını anlar.

    Mehmet Alagaş

    (34-46) Güç yetirilemez büyük felaket (Tamme; su ile dolup taşmak tusunami gibi) / kıyamet günü geldiğinde o gün, insan neye çalıştığını hatırlar, gören kişiler için cehennem açığa çıkarılır , taşkınlık edenler için, dünya hayatının izinde olanlara / peşinden gidenler için, m uhakkak ki cehennem varılacak yerdir / barınaktır , kim Rabbinin makamından korkar ise , nefsini tutkularından boşaltmışsa , muhakkak ki cennet varılacak yerdir / barınaktır . Sana ne zaman duracak / demir atacak diye saatten soruyorlar? Senin ona d air hatırlayabileceğin ne var ki? Onun / saatin nihayete ereceği zaman / sonlanacağı zaman Rabbine aittir. Muhakkak ki sen tedirgin olan kimseler için bir uyarıcısın (Sadece o kadar) O gün onlar kıyameti gördüklerinde, bir akşam vakti yahut bir duha vakti kadar kalmamış olacaklar (Kıyamet gününe inananların o gün ne kadardı sorusuna verecekleri cevap bir kuşluk kadar bir akşam vakti kadar kaldık)

    Rowwad Tercüme Merkezi

    O gün insan, yaptıklarını hatırlayacak.

    Süleyman Ateş

    O gün insan, neyin peşinde koşmuş olduğunu hatırlar.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Kişi, yapıp ettiklerini bir bir hatırlayacak.

    Şaban Britch

    İnsanın yapıp ettiklerini hatırlayacağı gün,

    Şaban Piriş

    O gün insan neye çalıştığını hatırlar.

    Yaşar Nuri Öztürk

    O gün insan, uğrunda gayret sarfettiği şeyi hatırlar.

  3. Naziât suresi, 36. ayet — bütün mealleriyle aç

    Naziât suresi, 36. ayet. وَبُرِّزَتِ ٱلْجَحِيمُ لِمَن يَرَىٰ

    Diyanet İşleri

    Cehennem, görenler için apaçık bir şekilde gösterilir.

    Mehmet Okuyan

    Gör(mesi gerek)enler için cehennem ortaya çıkartılacaktır.

    Mustafa İslamoğlu

    zira gözleri faltaşı gibi açacak olan ateş, görme yeteneğine sahip herkesin gözüne sokulacak.

    Muhammed Esed

    ve (cehennemin) yakıcı ateşi, onu gör(meye mahkum edil)en herkesin karşısına getirilecektir.

    Ahmed Hulusi

    Görüşü açılan (göz sınırlaması olmadan gören) için cehennem bariz (apaçık) karşısındadır!

    Ali Bulaç

    Görebilenler için cehennem de sergilenmiştir.

    Ali Özek ve heyeti

    ve görene cehennem açık bir şekilde gösterildiği zaman;

    Ali Rıza Safa

    Zaten görenler için cehennem ortaya çıkarılmıştır.

    Bayraktar Bayraklı

    Cehennem, her görenin göreceği şekilde ortaya çıkarılacaktır.

    Edip Yüksel

    Cehennem göz önüne çıkarılacaktır.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Cehennem göz önüne çıkarılacaktır.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    gören kimseler için cehennem hortlatıldığı zaman,

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Ve Cahim hortlatıldığı vakıt, görür kimseler için

    Erhan Aktaş

    Gören kimseler için Cehennem açıkça gösterilecek.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Gören kimseler için Cehennem açıkça gösterilecek.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Gören kimseler için Cehennem açıkça gösterilecek.

    Gültekin Onan

    Görebilenler için cehennem de sergilenmiştir.

    Hasan Basri Çantay

    o alevli ateş (cehennem), görecek (her) kimseye apaçık gösterildiği (zaman).

    İbni Kesir

    Cehennem, bakan herkese apaçık gösterilir.

    Mehmet Alagaş

    (34-46) Güç yetirilemez büyük felaket (Tamme; su ile dolup taşmak tusunami gibi) / kıyamet günü geldiğinde o gün, insan neye çalıştığını hatırlar, gören kişiler için cehennem açığa çıkarılır , taşkınlık edenler için, dünya hayatının izinde olanlara / peşinden gidenler için, m uhakkak ki cehennem varılacak yerdir / barınaktır , kim Rabbinin makamından korkar ise , nefsini tutkularından boşaltmışsa , muhakkak ki cennet varılacak yerdir / barınaktır . Sana ne zaman duracak / demir atacak diye saatten soruyorlar? Senin ona d air hatırlayabileceğin ne var ki? Onun / saatin nihayete ereceği zaman / sonlanacağı zaman Rabbine aittir. Muhakkak ki sen tedirgin olan kimseler için bir uyarıcısın (Sadece o kadar) O gün onlar kıyameti gördüklerinde, bir akşam vakti yahut bir duha vakti kadar kalmamış olacaklar (Kıyamet gününe inananların o gün ne kadardı sorusuna verecekleri cevap bir kuşluk kadar bir akşam vakti kadar kaldık)

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Cehennem, görenler için apaçık bir şekilde gösterilir.

    Süleyman Ateş

    Gören kimseler için cehennem ortaya çıkarılmıştır.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Gören için o alevli ateş gösterilecektir.

    Şaban Britch

    Cehennem, görenler için apaçık bir şekilde gösterilir.

    Şaban Piriş

    Gören kimselere cehennem gösterilir.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Gören kişi için cehennem apaçık ortaya çıkarılmıştır.

  4. Naziât suresi, 37. ayet — bütün mealleriyle aç

    Naziât suresi, 37. ayet. فَأَمَّا مَن طَغَىٰ

    Diyanet İşleri

    (37-39) Kim azgınlık eder ve dünya hayatını tercih ederse, şüphesiz, cehennem onun sığınağıdır.

    Mehmet Okuyan

    (37, 38, 39) Kim azgınlık yapmış ve dünya hayatını tercih etmişse cehennem (onların) barınağıdır.

    Mustafa İslamoğlu

    Ne var ki, işin sonunda haddini bilmeyen

    Muhammed Esed

    Çünkü, hak ve adalet sınırlarını ihlal eden,

    Ahmed Hulusi

    Azıp kural tanımayana,

    Ali Bulaç

    Artık kim taşkınlık edip azarsa,

    Ali Özek ve heyeti

    azana

    Ali Rıza Safa

    Artık, kim azıttıysa.

    Bayraktar Bayraklı

    - İşte, azıp dünya hayatını tercih edenin varacağı yer şüphesiz cehennemdir.

    Edip Yüksel

    Azgınlara,

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Azgınlara,

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    artık her kim azgınlık etmiş,

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Artık her kim azgınlık etmiş,

    Erhan Aktaş

    Fakat kim azgınlaşmış,

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Fakat kim azgınlaşmış,

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Fakat kim azgınlaşmış,

    Gültekin Onan

    Artık kim taşkınlık edip azarsa,

    Hasan Basri Çantay

    Artık kim haddi aşarak küfretmiş,

    İbni Kesir

    Artık kim haddini aşmışsa.

    Mehmet Alagaş

    (34-46) Güç yetirilemez büyük felaket (Tamme; su ile dolup taşmak tusunami gibi) / kıyamet günü geldiğinde o gün, insan neye çalıştığını hatırlar, gören kişiler için cehennem açığa çıkarılır , taşkınlık edenler için, dünya hayatının izinde olanlara / peşinden gidenler için, m uhakkak ki cehennem varılacak yerdir / barınaktır , kim Rabbinin makamından korkar ise , nefsini tutkularından boşaltmışsa , muhakkak ki cennet varılacak yerdir / barınaktır . Sana ne zaman duracak / demir atacak diye saatten soruyorlar? Senin ona d air hatırlayabileceğin ne var ki? Onun / saatin nihayete ereceği zaman / sonlanacağı zaman Rabbine aittir. Muhakkak ki sen tedirgin olan kimseler için bir uyarıcısın (Sadece o kadar) O gün onlar kıyameti gördüklerinde, bir akşam vakti yahut bir duha vakti kadar kalmamış olacaklar (Kıyamet gününe inananların o gün ne kadardı sorusuna verecekleri cevap bir kuşluk kadar bir akşam vakti kadar kaldık)

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Artık kim taşkınlık etmiş ise.

    Süleyman Ateş

    Artık kim azmışsa,

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Kim azgınlaşırsa,

    Şaban Britch

    Kim azdıysa,

    Şaban Piriş

    Kim azdıysa,

    Yaşar Nuri Öztürk

    Artık azmış olan,

  5. Naziât suresi, 38. ayet — bütün mealleriyle aç

    Naziât suresi, 38. ayet. وَءَاثَرَ ٱلْحَيَوٰةَ ٱلدُّنْيَا

    Diyanet İşleri

    (37-39) Kim azgınlık eder ve dünya hayatını tercih ederse, şüphesiz, cehennem onun sığınağıdır.

    Mehmet Okuyan

    (37, 38, 39) Kim azgınlık yapmış ve dünya hayatını tercih etmişse cehennem (onların) barınağıdır.

    Mustafa İslamoğlu

    ve dünya hayatını tercih edenler var ya:

    Muhammed Esed

    ve bu dünya hayatını (ruh temizliğine) tercih eden(in)

    Ahmed Hulusi

    Dünya zevkleri için yaşamayı seçene gelince;

    Ali Bulaç

    Ve dünya hayatını seçerse,

    Ali Özek ve heyeti

    ve dünya hayatını ahirete tercih edene,

    Ali Rıza Safa

    Ve dünya yaşamını seçtiyse.

    Bayraktar Bayraklı

    - İşte, azıp dünya hayatını tercih edenin varacağı yer şüphesiz cehennemdir.

    Edip Yüksel

    Ve dünya hayatını yeğleyenlere gelince.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Ve dünya hayatını yeğleyenlere gelince.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    dünya hayatını tercih etmişse,

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Dünya hayatı tercih eylemiş ise

    Erhan Aktaş

    Yalnızca dünya hayatını tercih etmişse,

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Yalnızca dünya hayatını tercih etmişse,

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Yalnızca dünya hayatını tercih etmişse,

    Gültekin Onan

    Ve dünya hayatını seçerse,

    Hasan Basri Çantay

    dünya hayatını tercih eylemişse,

    İbni Kesir

    Ve kim dünya hayatını tercih etmişse;

    Mehmet Alagaş

    (34-46) Güç yetirilemez büyük felaket (Tamme; su ile dolup taşmak tusunami gibi) / kıyamet günü geldiğinde o gün, insan neye çalıştığını hatırlar, gören kişiler için cehennem açığa çıkarılır , taşkınlık edenler için, dünya hayatının izinde olanlara / peşinden gidenler için, m uhakkak ki cehennem varılacak yerdir / barınaktır , kim Rabbinin makamından korkar ise , nefsini tutkularından boşaltmışsa , muhakkak ki cennet varılacak yerdir / barınaktır . Sana ne zaman duracak / demir atacak diye saatten soruyorlar? Senin ona d air hatırlayabileceğin ne var ki? Onun / saatin nihayete ereceği zaman / sonlanacağı zaman Rabbine aittir. Muhakkak ki sen tedirgin olan kimseler için bir uyarıcısın (Sadece o kadar) O gün onlar kıyameti gördüklerinde, bir akşam vakti yahut bir duha vakti kadar kalmamış olacaklar (Kıyamet gününe inananların o gün ne kadardı sorusuna verecekleri cevap bir kuşluk kadar bir akşam vakti kadar kaldık)

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Dünya hayatını tercih ettiyse.

    Süleyman Ateş

    Ve şu yakın hayatı yeğlemişse,

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    ve dünya yaşayışını tercih ederse,

    Şaban Britch

    Dünya hayatını tercih ettiyse,

    Şaban Piriş

    Dünya hayatını tercih ettiyse.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Ve iğreti hayatı yeğlemiş olan için,

  6. Naziât suresi, 39. ayet — bütün mealleriyle aç

    Naziât suresi, 39. ayet. فَإِنَّ ٱلْجَحِيمَ هِىَ ٱلْمَأْوَىٰ

    Diyanet İşleri

    (37-39) Kim azgınlık eder ve dünya hayatını tercih ederse, şüphesiz, cehennem onun sığınağıdır.

    Mehmet Okuyan

    (37, 38, 39) Kim azgınlık yapmış ve dünya hayatını tercih etmişse cehennem (onların) barınağıdır.

    Mustafa İslamoğlu

    işte onların varacağı yer gözleri faltaşı gibi açacak olan ateştir.

    Muhammed Esed

    varacağı yer o yakıcı ateştir!

    Ahmed Hulusi

    Muhakkak ki yakıcı ortam mekanı olur!

    Ali Bulaç

    Şüphesiz cehennem, (onun için) bir barınma yeridir.

    Ali Özek ve heyeti

    şüphesiz cehennem tek barınaktır.

    Ali Rıza Safa

    Kuşkusuz, kalacağı yer artık cehennemdir.

    Bayraktar Bayraklı

    - İşte, azıp dünya hayatını tercih edenin varacağı yer şüphesiz cehennemdir.

    Edip Yüksel

    Gidilecek yer cehennem olacaktır.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Gidilecek yer cehennem olacaktır.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    muhakkak onun varacağı yer cehennemdir.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    muhakkak Cahimdir onun varacağı

    Erhan Aktaş

    Kuşkusuz Cehennem onun için barınaktır.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Kuşkusuz Cehennem onun için barınaktır.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Kuşkusuz Cehennem onun için barınaktır.

    Gültekin Onan

    Şüphesiz cehennem, (onun için) bir barınma yeridir.

    Hasan Basri Çantay

    işte muhakkak ki o alevli ateş (cehennem) onun varacağı yerin ta kendisidir.

    İbni Kesir

    Şüphesiz ki onun varacağı yer; cehennemdir.

    Mehmet Alagaş

    (34-46) Güç yetirilemez büyük felaket (Tamme; su ile dolup taşmak tusunami gibi) / kıyamet günü geldiğinde o gün, insan neye çalıştığını hatırlar, gören kişiler için cehennem açığa çıkarılır , taşkınlık edenler için, dünya hayatının izinde olanlara / peşinden gidenler için, m uhakkak ki cehennem varılacak yerdir / barınaktır , kim Rabbinin makamından korkar ise , nefsini tutkularından boşaltmışsa , muhakkak ki cennet varılacak yerdir / barınaktır . Sana ne zaman duracak / demir atacak diye saatten soruyorlar? Senin ona d air hatırlayabileceğin ne var ki? Onun / saatin nihayete ereceği zaman / sonlanacağı zaman Rabbine aittir. Muhakkak ki sen tedirgin olan kimseler için bir uyarıcısın (Sadece o kadar) O gün onlar kıyameti gördüklerinde, bir akşam vakti yahut bir duha vakti kadar kalmamış olacaklar (Kıyamet gününe inananların o gün ne kadardı sorusuna verecekleri cevap bir kuşluk kadar bir akşam vakti kadar kaldık)

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Cehennem onun varacağı barınaktır.

    Süleyman Ateş

    Onun barınağı cehennemdir.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    o alevli ateş olacak onun konağı.

    Şaban Britch

    Cehennem onun varacağı barınaktır.

    Şaban Piriş

    Cehennem onun varacağı yerdir.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Cehennem, barınağın ta kendisidir.

  7. Naziât suresi, 40. ayet — bütün mealleriyle aç

    Naziât suresi, 40. ayet. وَأَمَّا مَنْ خَافَ مَقَامَ رَبِّهِۦ وَنَهَى ٱلنَّفْسَ عَنِ ٱلْهَوَىٰ

    Diyanet İşleri

    (40-41) Kim de, Rabbinin huzurunda duracağından korkar ve nefsini arzularından alıkoyarsa, şüphesiz, cennet onun sığınağıdır.

    Mehmet Okuyan

    (40, 41) Rabbinin makamından korkan ve kendisini arzulara (uymaktan) alıkoyanlara gelince, şüphesiz ki böylelerinin barınağı da cennettir.

    Mustafa İslamoğlu

    Ama Rabbinin yüce makamından korkan ve kendini nefsine (kulluktan) alıkoyan kimseler var ya:

    Muhammed Esed

    Ama Rabbinin huzurunda korku ile duranın ve nefsini kötü arzulardan alıkoyanın

    Ahmed Hulusi

    Rabbinin makamından korkan ve nefsini boş geçici sonsuzlukta hiçbir getirisi olmayan davranışlardan koruyana gelince;

    Ali Bulaç

    Kim Rabbinin makamından korkar ve nefsi heva (istek ve tutkular)dan sakındırırsa,

    Ali Özek ve heyeti

    Rabbinin makamından korkan ve nefsini kötü arzulardan uzaklaştıran için ise

    Ali Rıza Safa

    Fakat Efendisinin karşısında durmaktan kim korkar ve benliğini kötü tutkulardan korursa.

    Bayraktar Bayraklı

    - Ama, kim Rabbinin makamından korkup da, kendini kötülüklerden alıkoymuşsa, varacağı yer şüphesiz cennettir.

    Edip Yüksel

    Efendisinin makamına karşı saygı duyan ve kendini fantezilerinden alıkoyanlara gelince

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Rabbinin makamına karşı saygı duyan ve kendini kötü arzulardan alıkoyanlara gelince

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Her kim de Rabbinin makamından korkmuş, nefsini kötü arzulardan engellemişse,

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Her kim de rabbının makamından korkmuş ve nefsi hevadan nehy eylemiş ise

    Erhan Aktaş

    Fakat Rabb'inin huzurunda suçlu olmaktan korkarak, kendisini hevasından dipnot 1 uzak tutana,

    Erhan Aktaş — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Tutku, kuruntu, bencil ve çıkarcı isteklere uymak. Sahip olduğu zenginlik, makam, ün, güç, bilgi vb. imkanları imtiyaza dönüştürerek üstünlük taslamak. Vahiy yerine din adamları sınıfının uydurduğu dine uymak.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Fakat Rabb'inin huzurunda suçlu olmaktan korkarak, kendisini hevasından dipnot 1 uzak tutana,

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Tutku, kuruntu, bencil ve çıkarcı istekler, geçici tatminler. Sahip olunan olanakları imtiyaza dönüştürmek. Vahiy yerine din adamları sınıfınca uydurulan şeylere uymak.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Fakat Rabb'inin huzurunda suçlu olmaktan korkarak, kendisini tutkularından uzak tutana,

    Gültekin Onan

    Kim rabbinin makamından korkar ve nefsi hevadan sakındırırsa,

    Hasan Basri Çantay

    Amma, kim Rabbinin makaamından korkdu, nefsini heva (ve hevesin) den alıkoyduysa,

    İbni Kesir

    Kim de Rabbının makamından korkup da nefsini heveslerden alıkoyduysa;

    Mehmet Alagaş

    (34-46) Güç yetirilemez büyük felaket (Tamme; su ile dolup taşmak tusunami gibi) / kıyamet günü geldiğinde o gün, insan neye çalıştığını hatırlar, gören kişiler için cehennem açığa çıkarılır , taşkınlık edenler için, dünya hayatının izinde olanlara / peşinden gidenler için, m uhakkak ki cehennem varılacak yerdir / barınaktır , kim Rabbinin makamından korkar ise , nefsini tutkularından boşaltmışsa , muhakkak ki cennet varılacak yerdir / barınaktır . Sana ne zaman duracak / demir atacak diye saatten soruyorlar? Senin ona d air hatırlayabileceğin ne var ki? Onun / saatin nihayete ereceği zaman / sonlanacağı zaman Rabbine aittir. Muhakkak ki sen tedirgin olan kimseler için bir uyarıcısın (Sadece o kadar) O gün onlar kıyameti gördüklerinde, bir akşam vakti yahut bir duha vakti kadar kalmamış olacaklar (Kıyamet gününe inananların o gün ne kadardı sorusuna verecekleri cevap bir kuşluk kadar bir akşam vakti kadar kaldık)

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Kim de Rabbinin makamından korkar ve nefsini kötü arzularından alıkoyarsa,

    Süleyman Ateş

    Ama kim Rabbinin divanında dur(up hesap ver)mekten korkmuş ve nefsi(ni) kötü heves(ler)den men etmişse

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Kim de Rabbinin makamından korkar, arzularını dizginlerse dipnot 1

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Büyük günah işlememiş olanlar güzel yaşamış sayılır ve daha güzeli ile karşılanırlar. Allah Teala şöyle buyurur: "Göklerde ne var, yerde ne varsa hepsi Allah'ındır. Bu, kötü davrananları yaptıklarına karşılık cezalandırsın ve güzel davrananları da daha güzeli ile karşılasın diyedir. Onlar, günahların büyüklerinden ve fuhuş çeşitlerinden kaçınanlardır; diğer günahlar başka. Rabbinin affı kapsamlıdır…" (Necm 53/31–32) Onlar sıkıntı çekmeden cennete girerler. Allah Teala şöyle buyurur: "Önceden en güzeli ile karşılayacağımızı bildirdiklerimiz Cehennemden uzak tutulacaklardır. Onun uğultusunu bile duymayacaklar ve sürekli canlarının çektiği şeyler içinde olacaklardır. Melekler, "bu sizin gününüz, size söz verilen gündür" diyerek onları karşılayacaklardır." (Enbiya 21/101-103) Büyük günah işlediği halde tevbe edip kendini düzeltenler de bu kesime girerler. Allah Teala şöyle buyurur: "Rahman'ın kulları Allah ile beraber başka bir tanrıyı yardıma çağırmazlar. Haklı bir sebep yoksa Allahın dokunulmaz kıldığı canı öldürmezler; zina etmezler. Kim bunları yaparsa günaha girer. Kıyamet günü onun azabı katlanır ve orada itibarsız olarak sürekli kalır. Ama tevbe eden, inanan ve iyi iş yapan başka. Allah onların kötülüklerini iyiliğe çevirir. Allah bağışlar, ikram eder." (Furkan 25/68-70)

    Şaban Britch

    Ama, kim de Rabbinin makamından korkup, kendisini heveslerine uymaktan alıkoymuşsa,

    Şaban Piriş

    Ama, kim de Rabbinin makamından korkup, kendisini heveslerine uymaktan alıkoymuşsa..

    Yaşar Nuri Öztürk

    Rabbinin yüceliğinden korkup nefsini boş heveslerden yasaklamış olan içinse,

  8. Naziât suresi, 41. ayet — bütün mealleriyle aç

    Naziât suresi, 41. ayet. فَإِنَّ ٱلْجَنَّةَ هِىَ ٱلْمَأْوَىٰ

    Diyanet İşleri

    (40-41) Kim de, Rabbinin huzurunda duracağından korkar ve nefsini arzularından alıkoyarsa, şüphesiz, cennet onun sığınağıdır.

    Mehmet Okuyan

    (40, 41) Rabbinin makamından korkan ve kendisini arzulara (uymaktan) alıkoyanlara gelince, şüphesiz ki böylelerinin barınağı da cennettir.

    Mustafa İslamoğlu

    işte onların varacağı yer de Cennet'dir.

    Muhammed Esed

    varacağı yer cennettir!

    Ahmed Hulusi

    Muhakkak ki cennet, barınağın ta kendisidir.

    Ali Bulaç

    Artık şüphesiz cennet, (onun için) bir barınma yeridir.

    Ali Özek ve heyeti

    şüphesiz cennet yegâne barınaktır.

    Ali Rıza Safa

    Kuşkusuz, kalacağı yer artık cennettir.

    Bayraktar Bayraklı

    - Ama, kim Rabbinin makamından korkup da, kendini kötülüklerden alıkoymuşsa, varacağı yer şüphesiz cennettir.

    Edip Yüksel

    Gidilecek yer bahçe olacaktır.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Gidilecek yer cennet olacaktır.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    muhakkak cennettir onun varacağı.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    muhakak Cennettir onun varacağı

    Erhan Aktaş

    Cennet onun için barınaktır.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Cennet onun için barınaktır.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Cennet onun için barınaktır.

    Gültekin Onan

    Artık şüphesiz cennet, (onun için) bir barınma yeridir.

    Hasan Basri Çantay

    işte muhakkak ki cennet onun varacağı yerin ta kendisidir.

    İbni Kesir

    Şüphesiz ki onun varacağı yer, cennettir.

    Mehmet Alagaş

    (34-46) Güç yetirilemez büyük felaket (Tamme; su ile dolup taşmak tusunami gibi) / kıyamet günü geldiğinde o gün, insan neye çalıştığını hatırlar, gören kişiler için cehennem açığa çıkarılır , taşkınlık edenler için, dünya hayatının izinde olanlara / peşinden gidenler için, m uhakkak ki cehennem varılacak yerdir / barınaktır , kim Rabbinin makamından korkar ise , nefsini tutkularından boşaltmışsa , muhakkak ki cennet varılacak yerdir / barınaktır . Sana ne zaman duracak / demir atacak diye saatten soruyorlar? Senin ona d air hatırlayabileceğin ne var ki? Onun / saatin nihayete ereceği zaman / sonlanacağı zaman Rabbine aittir. Muhakkak ki sen tedirgin olan kimseler için bir uyarıcısın (Sadece o kadar) O gün onlar kıyameti gördüklerinde, bir akşam vakti yahut bir duha vakti kadar kalmamış olacaklar (Kıyamet gününe inananların o gün ne kadardı sorusuna verecekleri cevap bir kuşluk kadar bir akşam vakti kadar kaldık)

    Rowwad Tercüme Merkezi

    (O kimse için) Hiç şüphesiz Cennet yegâne barınaktır.

    Süleyman Ateş

    Onun barınağı da cennettir.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    cennet olacak onun konağı.

    Şaban Britch

    Cennet de onun barınağıdır.

    Şaban Piriş

    Cennet de onun varacağı yerdir.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Cennet, barınağın ta kendisidir.

Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. Öntanımlı açık dört meal öncelik sırasına göredir; listeden hepsi açılabilir.