79. sure

Naziât Suresi النازعات

Bu sureyi dinle — okunan kelime işaretlenir

Konu dizini 6 konu
  1. Yeminler 1–5 karşılaştır — Yeminler
  2. Sarsıntı günü ve dirilişe itiraz 6–14 karşılaştır — Sarsıntı günü ve dirilişe itiraz
  3. Mûsâ ve Firavun 15–26 karşılaştır — Mûsâ ve Firavun
  4. Göğün ve yerin düzenlenişi 27–33 karşılaştır — Göğün ve yerin düzenlenişi
  5. En büyük felaket: iki yol 34–41 karşılaştır — En büyük felaket: iki yol
  6. Kıyametin vakti 42–46 karşılaştır — Kıyametin vakti

Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır.

بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ

Yeminler 1–5

  1. Naziât suresi, 1. ayet — tek başına aç

    Naziât suresi, 1. ayet. وَٱلنَّٰزِعَٰتِ غَرْقًا

    vennâzi`âti garḳâ.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Andolsun, o daldırıp çıkaranlara,

    Ayet detayı — Naziât suresi, 1. ayet

  2. Naziât suresi, 2. ayet — tek başına aç

    Naziât suresi, 2. ayet. وَٱلنَّٰشِطَٰتِ نَشْطًا

    vennâşiṭâti neşṭâ.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    usulcacık çekenlere,

    Ayet detayı — Naziât suresi, 2. ayet

  3. Naziât suresi, 3. ayet — tek başına aç

    Naziât suresi, 3. ayet. وَٱلسَّٰبِحَٰتِ سَبْحًا

    vessâbiḥâti sebḥâ.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    yüzüp yüzüp gidenlere.

    Ayet detayı — Naziât suresi, 3. ayet

  4. Naziât suresi, 4. ayet — tek başına aç

    Naziât suresi, 4. ayet. فَٱلسَّٰبِقَٰتِ سَبْقًا

    fessâbiḳâti sebḳâ.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    yarışıp geçenlere,

    Ayet detayı — Naziât suresi, 4. ayet

  5. Naziât suresi, 5. ayet — tek başına aç

    Naziât suresi, 5. ayet. فَٱلْمُدَبِّرَٰتِ أَمْرًا

    felmüdebbirâti emrâ.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    ve bir iş çevirenlere ki,

    Ayet detayı — Naziât suresi, 5. ayet

Sarsıntı günü ve dirilişe itiraz 6–14

  1. Naziât suresi, 6. ayet — tek başına aç

    Naziât suresi, 6. ayet. يَوْمَ تَرْجُفُ ٱلرَّاجِفَةُ

    yevme tercüfü-rrâcifeh.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    o gün sarsıntı sarsacak.

    Ayet detayı — Naziât suresi, 6. ayet

  2. Naziât suresi, 7. ayet — tek başına aç

    Naziât suresi, 7. ayet. تَتْبَعُهَا ٱلرَّادِفَةُ

    tetbe`uhe-rrâdifeh.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Onu ikincisi izleyecek.

    Ayet detayı — Naziât suresi, 7. ayet

  3. Naziât suresi, 8. ayet — tek başına aç

    Naziât suresi, 8. ayet. قُلُوبٌ يَوْمَئِذٍ وَاجِفَةٌ

    ḳulûbüy yevmeiẕiv vâcifeh.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    O gün yürekler oynar kaygıdan.

    Ayet detayı — Naziât suresi, 8. ayet

  4. Naziât suresi, 9. ayet — tek başına aç

    Naziât suresi, 9. ayet. أَبْصَٰرُهَا خَٰشِعَةٌ

    ebṣâruhâ ḫâşi`ah.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Gözler kalkmaz saygıdan.

    Ayet detayı — Naziât suresi, 9. ayet

  5. Naziât suresi, 10. ayet — tek başına aç

    Naziât suresi, 10. ayet. يَقُولُونَ أَءِنَّا لَمَرْدُودُونَ فِى ٱلْحَافِرَةِ

    yeḳûlûne einnâ lemerdûdûne fi-lḥâfirah.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Diyorlar ki: "Biz gerçekten eski halimize döndürülecek miyiz?

    Ayet detayı — Naziât suresi, 10. ayet

  6. Naziât suresi, 11. ayet — tek başına aç

    Naziât suresi, 11. ayet. أَءِذَا كُنَّا عِظَٰمًا نَّخِرَةً

    eiẕâ künnâ `iżâmen neḫirah.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Ya, ufalanmış kemikler olduktan sonra ha?"

    Ayet detayı — Naziât suresi, 11. ayet

  7. Naziât suresi, 12. ayet — tek başına aç

    Naziât suresi, 12. ayet. قَالُوا۟ تِلْكَ إِذًا كَرَّةٌ خَاسِرَةٌ

    ḳâlû tilke iẕen kerratün ḫâsirah.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Dediler ki: "Öyleyse o zararlı bir dönüş!"

    Ayet detayı — Naziât suresi, 12. ayet

  8. Naziât suresi, 13. ayet — tek başına aç

    Naziât suresi, 13. ayet. فَإِنَّمَا هِىَ زَجْرَةٌ وَٰحِدَةٌ

    feinnemâ hiye zecratüv vâḥideh.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Fakat o zorlu bir kumandadır,

    Ayet detayı — Naziât suresi, 13. ayet

  9. Naziât suresi, 14. ayet — tek başına aç

    Naziât suresi, 14. ayet. فَإِذَا هُم بِٱلسَّاهِرَةِ

    feiẕâ hüm bissâhirah.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    bir de bakarsın uyanmışlar, hepsi meydanda.

    Ayet detayı — Naziât suresi, 14. ayet

Mûsâ ve Firavun 15–26

  1. Naziât suresi, 15. ayet — tek başına aç

    Naziât suresi, 15. ayet. هَلْ أَتَىٰكَ حَدِيثُ مُوسَىٰٓ

    hel etâke ḥadîŝü mûsâ.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Sana o Musa'nın haberi geldi ya?

    Ayet detayı — Naziât suresi, 15. ayet

  2. Naziât suresi, 16. ayet — tek başına aç

    Naziât suresi, 16. ayet. إِذْ نَادَىٰهُ رَبُّهُۥ بِٱلْوَادِ ٱلْمُقَدَّسِ طُوًى

    iẕ nâdâhü rabbühû bilvâdi-lmüḳaddesi ṭuvâ.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Hani Rabbi ona o mukaddes vadi Tuva'da seslenmişti:

    Ayet detayı — Naziât suresi, 16. ayet

  3. Naziât suresi, 17. ayet — tek başına aç

    Naziât suresi, 17. ayet. ٱذْهَبْ إِلَىٰ فِرْعَوْنَ إِنَّهُۥ طَغَىٰ

    iẕheb ilâ fir`avne innehû ṭagâ.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Haydi git Firavun'a, çünkü o pek azıttı.

    Ayet detayı — Naziât suresi, 17. ayet

  4. Naziât suresi, 18. ayet — tek başına aç

    Naziât suresi, 18. ayet. فَقُلْ هَل لَّكَ إِلَىٰٓ أَن تَزَكَّىٰ

    feḳul hel leke ilâ en tezekkâ.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    De ki: "İster misin temizlenesin?

    Ayet detayı — Naziât suresi, 18. ayet

  5. Naziât suresi, 19. ayet — tek başına aç

    Naziât suresi, 19. ayet. وَأَهْدِيَكَ إِلَىٰ رَبِّكَ فَتَخْشَىٰ

    veehdiyeke ilâ rabbike fetaḫşâ.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Sana Rabbini tanıtayım da ona saygı duyasın?"

    Ayet detayı — Naziât suresi, 19. ayet

  6. Naziât suresi, 20. ayet — tek başına aç

    Naziât suresi, 20. ayet. فَأَرَىٰهُ ٱلْـَٔايَةَ ٱلْكُبْرَىٰ

    feerâhü-l'âyete-lkübrâ.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Vardı ona, o büyük mucizeyi gösterdi.

    Ayet detayı — Naziât suresi, 20. ayet

  7. Naziât suresi, 21. ayet — tek başına aç

    Naziât suresi, 21. ayet. فَكَذَّبَ وَعَصَىٰ

    fekeẕẕebe ve`aṣâ.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Fakat o, yalan dedi ve isyan etti.

    Ayet detayı — Naziât suresi, 21. ayet

  8. Naziât suresi, 22. ayet — tek başına aç

    Naziât suresi, 22. ayet. ثُمَّ أَدْبَرَ يَسْعَىٰ

    ŝümme edbera yes`â.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Sonra koşarak ters yöne gitti.

    Ayet detayı — Naziât suresi, 22. ayet

  9. Naziât suresi, 23. ayet — tek başına aç

    Naziât suresi, 23. ayet. فَحَشَرَ فَنَادَىٰ

    feḥaşera fenâdâ.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Derken toplayıp bağırdı!

    Ayet detayı — Naziât suresi, 23. ayet

  10. Naziât suresi, 24. ayet — tek başına aç

    Naziât suresi, 24. ayet. فَقَالَ أَنَا۠ رَبُّكُمُ ٱلْأَعْلَىٰ

    feḳâle ene rabbükümü-l'a`lâ.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Benim en büyük Rabbiniz! dedi.

    Ayet detayı — Naziât suresi, 24. ayet

  11. Naziât suresi, 25. ayet — tek başına aç

    Naziât suresi, 25. ayet. فَأَخَذَهُ ٱللَّهُ نَكَالَ ٱلْـَٔاخِرَةِ وَٱلْأُولَىٰٓ

    feeḫaẕehü-llâhü nekâle-l'âḫirati vel'ûlâ.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Allah da onu tuttu, sonuna ve önüne (ahirette ve dünyada) ibret olmak üzere bir cezaya çarptırdı.

    Ayet detayı — Naziât suresi, 25. ayet

  12. Naziât suresi, 26. ayet — tek başına aç

    Naziât suresi, 26. ayet. إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَعِبْرَةً لِّمَن يَخْشَىٰٓ

    inne fî ẕâlike le`ibratel limey yaḫşâ.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Şüphesiz ki, bunda saygı duyacaklar için bir ibret vardır.

    Ayet detayı — Naziât suresi, 26. ayet

Göğün ve yerin düzenlenişi 27–33

  1. Naziât suresi, 27. ayet — tek başına aç

    Naziât suresi, 27. ayet. ءَأَنتُمْ أَشَدُّ خَلْقًا أَمِ ٱلسَّمَآءُ بَنَىٰهَا

    eentüm eşeddü ḫalḳan emi-ssemâü. benâhâ.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Siz mi yaratılışça daha çetinsiniz, yoksa gökyüzü mü? Onu O "Allah" bina etti.

    Ayet detayı — Naziât suresi, 27. ayet

  2. Naziât suresi, 28. ayet — tek başına aç

    Naziât suresi, 28. ayet. رَفَعَ سَمْكَهَا فَسَوَّىٰهَا

    rafe`a semkehâ fesevvâhâ.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Boyuna yükseklik verdi, nizamına koydu.

    Ayet detayı — Naziât suresi, 28. ayet

  3. Naziât suresi, 29. ayet — tek başına aç

    Naziât suresi, 29. ayet. وَأَغْطَشَ لَيْلَهَا وَأَخْرَجَ ضُحَىٰهَا

    veagṭaşe leylehâ veaḫrace ḍuḥâhâ.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Gecesini kararttı, kuşluğunu çıkardı.

    Ayet detayı — Naziât suresi, 29. ayet

  4. Naziât suresi, 30. ayet — tek başına aç

    Naziât suresi, 30. ayet. وَٱلْأَرْضَ بَعْدَ ذَٰلِكَ دَحَىٰهَآ

    vel'arḍa ba`de ẕâlike deḥâhâ.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Ondan sonra da yeryüzünü döşedi.

    Ayet detayı — Naziât suresi, 30. ayet

  5. Naziât suresi, 31. ayet — tek başına aç

    Naziât suresi, 31. ayet. أَخْرَجَ مِنْهَا مَآءَهَا وَمَرْعَىٰهَا

    aḫrace minhâ mâehâ vemer`âhâ.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Ondan suyunu ve otlağını çıkardı.

    Ayet detayı — Naziât suresi, 31. ayet

  6. Naziât suresi, 32. ayet — tek başına aç

    Naziât suresi, 32. ayet. وَٱلْجِبَالَ أَرْسَىٰهَا

    velcibâle ersâhâ.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Ve dağlarını oturttu.

    Ayet detayı — Naziât suresi, 32. ayet

  7. Naziât suresi, 33. ayet — tek başına aç

    Naziât suresi, 33. ayet. مَتَٰعًا لَّكُمْ وَلِأَنْعَٰمِكُمْ

    metâ`al leküm velien`âmiküm.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Sizin ve hayvanlarınızın yararlanması için.

    Ayet detayı — Naziât suresi, 33. ayet

En büyük felaket: iki yol 34–41

  1. Naziât suresi, 34. ayet — tek başına aç

    Naziât suresi, 34. ayet. فَإِذَا جَآءَتِ ٱلطَّآمَّةُ ٱلْكُبْرَىٰ

    feiẕâ câeti-ṭṭâmmetü-lkübrâ.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Fakat o en büyük felaket (kıyamet) geldiği zaman,

    Ayet detayı — Naziât suresi, 34. ayet

  2. Naziât suresi, 35. ayet — tek başına aç

    Naziât suresi, 35. ayet. يَوْمَ يَتَذَكَّرُ ٱلْإِنسَٰنُ مَا سَعَىٰ

    yevme yeteẕekkeru-l'insânü mâ se`â.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    O, insanın neye koştuğunu anlayacağı gün,

    Ayet detayı — Naziât suresi, 35. ayet

  3. Naziât suresi, 36. ayet — tek başına aç

    Naziât suresi, 36. ayet. وَبُرِّزَتِ ٱلْجَحِيمُ لِمَن يَرَىٰ

    vebürrizeti-lceḥîmü limey yerâ.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    gören kimseler için cehennem hortlatıldığı zaman,

    Ayet detayı — Naziât suresi, 36. ayet

  4. Naziât suresi, 37. ayet — tek başına aç

    Naziât suresi, 37. ayet. فَأَمَّا مَن طَغَىٰ

    feemmâ men ṭagâ.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    artık her kim azgınlık etmiş,

    Ayet detayı — Naziât suresi, 37. ayet

  5. Naziât suresi, 38. ayet — tek başına aç

    Naziât suresi, 38. ayet. وَءَاثَرَ ٱلْحَيَوٰةَ ٱلدُّنْيَا

    veâŝera-lḥayâte-ddünyâ.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    dünya hayatını tercih etmişse,

    Ayet detayı — Naziât suresi, 38. ayet

  6. Naziât suresi, 39. ayet — tek başına aç

    Naziât suresi, 39. ayet. فَإِنَّ ٱلْجَحِيمَ هِىَ ٱلْمَأْوَىٰ

    feinne-lceḥîme hiye-lme'vâ.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    muhakkak onun varacağı yer cehennemdir.

    Ayet detayı — Naziât suresi, 39. ayet

  7. Naziât suresi, 40. ayet — tek başına aç

    Naziât suresi, 40. ayet. وَأَمَّا مَنْ خَافَ مَقَامَ رَبِّهِۦ وَنَهَى ٱلنَّفْسَ عَنِ ٱلْهَوَىٰ

    veemmâ men ḫâfe meḳâme rabbihî venehe-nnefse `ani-lhevâ.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Her kim de Rabbinin makamından korkmuş, nefsini kötü arzulardan engellemişse,

    Ayet detayı — Naziât suresi, 40. ayet

  8. Naziât suresi, 41. ayet — tek başına aç

    Naziât suresi, 41. ayet. فَإِنَّ ٱلْجَنَّةَ هِىَ ٱلْمَأْوَىٰ

    feinne-lcennete hiye-lme'vâ.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    muhakkak cennettir onun varacağı.

    Ayet detayı — Naziât suresi, 41. ayet

Kıyametin vakti 42–46

  1. Naziât suresi, 42. ayet — tek başına aç

    Naziât suresi, 42. ayet. يَسْـَٔلُونَكَ عَنِ ٱلسَّاعَةِ أَيَّانَ مُرْسَىٰهَا

    yes'elûneke `ani-ssâ`ati eyyâne mürsâhâ.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Sana o saatten (kıyameti) soruyorlar "Ne zaman demir atması?" diye,

    Ayet detayı — Naziât suresi, 42. ayet

  2. Naziât suresi, 43. ayet — tek başına aç

    Naziât suresi, 43. ayet. فِيمَ أَنتَ مِن ذِكْرَىٰهَآ

    fîme ente min ẕikrâhâ.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Nerde senden onu anlatması (sen nerede, onu anlatmak nerede)?!

    Ayet detayı — Naziât suresi, 43. ayet

  3. Naziât suresi, 44. ayet — tek başına aç

    Naziât suresi, 44. ayet. إِلَىٰ رَبِّكَ مُنتَهَىٰهَآ

    ilâ rabbike müntehâhâ.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Rabbine aittir onunla ilgili bütün bilgi.

    Ayet detayı — Naziât suresi, 44. ayet

  4. Naziât suresi, 45. ayet — tek başına aç

    Naziât suresi, 45. ayet. إِنَّمَآ أَنتَ مُنذِرُ مَن يَخْشَىٰهَا

    innemâ ente münẕiru mey yaḫşâhâ.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Sen, ancak O'ndan korkacakların bir uyarıcısısın!

    Ayet detayı — Naziât suresi, 45. ayet

  5. Naziât suresi, 46. ayet — tek başına aç

    Naziât suresi, 46. ayet. كَأَنَّهُمْ يَوْمَ يَرَوْنَهَا لَمْ يَلْبَثُوٓا۟ إِلَّا عَشِيَّةً أَوْ ضُحَىٰهَا

    keennehüm yevme yeravnehâ lem yelbeŝû illâ `aşiyyeten ev ḍuḥâhâ.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Onlar, onu (kıyameti) görecekleri gün, sanki bir akşam veya bir kuşluğundan başka durmamışa dönecekler.

    Ayet detayı — Naziât suresi, 46. ayet