Naziât suresi · 42–46. ayetler

Kıyametin vakti

Bu bölümün ayetleri 4 mealde yan yana açılıyor; yukarıdaki listeden 27 Türkçe mealin herhangi birini açıp kapatabilirsiniz. Aralarındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz.

Hangi mealler görünsün? 4 / 27 açık

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir bölüme geçince öntanımlıya döner. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

  1. Naziât suresi, 42. ayet — bütün mealleriyle aç

    Naziât suresi, 42. ayet. يَسْـَٔلُونَكَ عَنِ ٱلسَّاعَةِ أَيَّانَ مُرْسَىٰهَا

    Diyanet İşleri

    Sana, kıyametin ne zaman kopacağını soruyorlar.

    Mehmet Okuyan

    Sana o (Son) Saat'in demir atma zamanından soruyorlar.

    Mustafa İslamoğlu

    (Ey Peygamber!) Sana "Kıyamet ne zaman kopacak?" diye soruyorlar.

    Muhammed Esed

    (Ey peygamber!) Sana Son Saat'i soruyorlar: "Ne zaman gelip çatacak?"

    Ahmed Hulusi

    Sana O Saat'ten soruyorlar: Onun gelip çatması ne zaman, diye.

    Ali Bulaç

    "O ne zaman demir atacak?" diye, sana kıyamet saatini soruyorlar.

    Ali Özek ve heyeti

    Sana kıyameti sorarlar: Gelip çatması ne zamandır? (derler.)

    Ali Rıza Safa

    Sana, evrenlerin sonu hakkında soruyorlar: "Ne zaman gelip çatacak?"

    Bayraktar Bayraklı

    - Sana,kıyametin ne zaman gelip çatacağını soruyorlar. Sen onun hakkında ne söyleyebilirsin ki? Onun bilgisi sadece Rabbine aittir. Sen, sadece kıyametten korkanı uyaransın. Kıyameti gördükleri gün, dünyada ancak bir akşam, yahut bir kuşluk vakti kadar kalmış gibi olurlar.

    Edip Yüksel

    Sana o an ne zaman gerçekleşecektir diye soruyorlar.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Sana Saat (dünyanın sonu) ne zaman gerçekleşecektir diye soruyorlar.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Sana o saatten (kıyameti) soruyorlar "Ne zaman demir atması?" diye,

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Sana o saattan soruyorlar: ne zaman demir atması?

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Sana o Sa'at'ten dipnot 1 soruyorlar; ne zaman gelip çatacakmış diye.

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Kıyametin kopuş zamanından.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Sana o saatten dipnot 1 soruyorlar; ne zaman gelip çatacakmış diye.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Kıyametin kopuş zamanından.

    Gültekin Onan

    "O ne zaman demir atacak?" diye, sana kıyamet saatini soruyorlar.

    Hasan Basri Çantay

    Sana o saati (kıyameti), onun ne zaman demir atacağını sorarlar.

    İbni Kesir

    Sana kıyametin ne zaman gelip çatacağını soruyorlar.

    Mehmet Alagaş

    (34-46) Güç yetirilemez büyük felaket (Tamme; su ile dolup taşmak tusunami gibi) / kıyamet günü geldiğinde o gün, insan neye çalıştığını hatırlar, gören kişiler için cehennem açığa çıkarılır , taşkınlık edenler için, dünya hayatının izinde olanlara / peşinden gidenler için, m uhakkak ki cehennem varılacak yerdir / barınaktır , kim Rabbinin makamından korkar ise , nefsini tutkularından boşaltmışsa , muhakkak ki cennet varılacak yerdir / barınaktır . Sana ne zaman duracak / demir atacak diye saatten soruyorlar? Senin ona d air hatırlayabileceğin ne var ki? Onun / saatin nihayete ereceği zaman / sonlanacağı zaman Rabbine aittir. Muhakkak ki sen tedirgin olan kimseler için bir uyarıcısın (Sadece o kadar) O gün onlar kıyameti gördüklerinde, bir akşam vakti yahut bir duha vakti kadar kalmamış olacaklar (Kıyamet gününe inananların o gün ne kadardı sorusuna verecekleri cevap bir kuşluk kadar bir akşam vakti kadar kaldık)

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Sana kıyametten soruyorlar: "Gelip çatması ne zaman?" diye.

    Süleyman Ateş

    Sana sa'atden soruyorlar: Demir atması (gelip çatması) ne zaman diye.

    Süleymaniye Vakfı

    Sana o saati /tekrar diriliş saatini soruyorlar, ne zaman gelip kalıcı olacak diye.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Sana bunun vaktini soruyorlar, ne zaman gelip kalacak diye.

    Şaban Britch

    Sana kıyametin ne zaman gelip, çatacağını soruyorlar.

    Şaban Piriş

    Sana kıyametin ne zaman gerçekleşeceğini soruyorlar.

    Yaşar Nuri Öztürk

    O saatten soruyorlar sana, "gelip demir atması ne zaman?" diye.

  2. Naziât suresi, 43. ayet — bütün mealleriyle aç

    Naziât suresi, 43. ayet. فِيمَ أَنتَ مِن ذِكْرَىٰهَآ

    Diyanet İşleri

    Onu bilip söylemek nerede, sen nerede?

    Mehmet Okuyan

    Sen onu nerden hatırlayabilirsin ki! dipnot 1

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bu ifade Hz. Muhammed dâhil, Son Saat'in bilgisinin hiç kimsede olmadığını, onu bilmenin imkânsızlığını vurgulamaktır. Ayet "Onu bilmek kim, sen kim" şeklinde de yorumlanabilir.

    Mustafa İslamoğlu

    Sen nerde onun vaktini bilmek nerde!

    Muhammed Esed

    Sen onun hakkında ne söyleyebilirsin ki?

    Ahmed Hulusi

    (Oysa) onun bilgisi sende ne arar!

    Ali Bulaç

    Onunla ilgili bilgi vermekten yana, sende ne var ki...

    Ali Özek ve heyeti

    Sen onu nereden bilip bildireceksin!

    Ali Rıza Safa

    Sen, onu nereden bileceksin?

    Bayraktar Bayraklı

    - Sana,kıyametin ne zaman gelip çatacağını soruyorlar. Sen onun hakkında ne söyleyebilirsin ki? Onun bilgisi sadece Rabbine aittir. Sen, sadece kıyametten korkanı uyaransın. Kıyameti gördükleri gün, dünyada ancak bir akşam, yahut bir kuşluk vakti kadar kalmış gibi olurlar.

    Edip Yüksel

    Onu bildirmek, (ey Muhammed) senin görevin değildir.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Onu bildirmek, (ey Muhammed) senin görevin değildir.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Nerde senden onu anlatması (sen nerede, onu anlatmak nerede)?!

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Nerde senden onu anlatması?

    Erhan Aktaş

    Sen onun hakkında ne bilebilirsin ki?

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Sen onun hakkında ne bilebilirsin ki?

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Sen onun hakkında ne bilebilirsin ki?

    Gültekin Onan

    Onunla ilgili bilgi vermekten yana sende ne var ki...

    Hasan Basri Çantay

    Sende ona aid şey (bilgi) yokdur ki anlatasın.

    İbni Kesir

    Senin neyine onun zamanını bildirmek.

    Mehmet Alagaş

    (34-46) Güç yetirilemez büyük felaket (Tamme; su ile dolup taşmak tusunami gibi) / kıyamet günü geldiğinde o gün, insan neye çalıştığını hatırlar, gören kişiler için cehennem açığa çıkarılır , taşkınlık edenler için, dünya hayatının izinde olanlara / peşinden gidenler için, m uhakkak ki cehennem varılacak yerdir / barınaktır , kim Rabbinin makamından korkar ise , nefsini tutkularından boşaltmışsa , muhakkak ki cennet varılacak yerdir / barınaktır . Sana ne zaman duracak / demir atacak diye saatten soruyorlar? Senin ona d air hatırlayabileceğin ne var ki? Onun / saatin nihayete ereceği zaman / sonlanacağı zaman Rabbine aittir. Muhakkak ki sen tedirgin olan kimseler için bir uyarıcısın (Sadece o kadar) O gün onlar kıyameti gördüklerinde, bir akşam vakti yahut bir duha vakti kadar kalmamış olacaklar (Kıyamet gününe inananların o gün ne kadardı sorusuna verecekleri cevap bir kuşluk kadar bir akşam vakti kadar kaldık)

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Sen onu nereden bileceksin?

    Süleyman Ateş

    Sen nerede, onun vaktini söylemek nerede?!

    Süleymaniye Vakfı

    Sen nerede, onu bilmek nerede!

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Sen nerede, onu bilmek nerede!

    Şaban Britch

    Sen onu nereden bileceksin.

    Şaban Piriş

    Senin neyine ondan haber vermek.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Nerede sende, onu hatırlatacak şey!

  3. Naziât suresi, 44. ayet — bütün mealleriyle aç

    Naziât suresi, 44. ayet. إِلَىٰ رَبِّكَ مُنتَهَىٰهَآ

    Diyanet İşleri

    Onun nihai bilgisi yalnız Rabbine aittir.

    Mustafa İslamoğlu

    Onun nihai ilmi Rabbine malum.

    Muhammed Esed

    (Çünkü) onun (bilgisinin) başı ve sonu yalnız Rabbinin katındadır!

    Ahmed Hulusi

    Onun sonu rabbinedir.

    Ali Bulaç

    En sonunda o (ve onunla ilgili bilgi), Rabbine aittir.

    Ali Özek ve heyeti

    O'nun nihaî ilmi yalnız Rabbine aittir.

    Ali Rıza Safa

    Onun yargısı, Efendine kalmıştır.

    Bayraktar Bayraklı

    - Sana,kıyametin ne zaman gelip çatacağını soruyorlar. Sen onun hakkında ne söyleyebilirsin ki? Onun bilgisi sadece Rabbine aittir. Sen, sadece kıyametten korkanı uyaransın. Kıyameti gördükleri gün, dünyada ancak bir akşam, yahut bir kuşluk vakti kadar kalmış gibi olurlar.

    Edip Yüksel

    Onun kararı Efendine aittir.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Onun kararı Rabbine aittir.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Rabbine aittir onunla ilgili bütün bilgi.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Rabbınadır onun müntehası

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Onun sonu Rabb'inedir. dipnot 1

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Onun ne zaman gelip çatacağını yalnızca Rabb'in bilir.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Onun sonu Rabb'inedir. dipnot 1

    Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Onun ne zaman gelip çatacağını yalnızca Rabb'in bilir.

    Gültekin Onan

    En sonunda o (ve onunla ilgili bilgi) rabbine aittir.

    Hasan Basri Çantay

    Onun nihayet (ilm) i ancak Allaha (dayanır).

    İbni Kesir

    En sonunda o, ancak Rabbına aittir.

    Mehmet Alagaş

    (34-46) Güç yetirilemez büyük felaket (Tamme; su ile dolup taşmak tusunami gibi) / kıyamet günü geldiğinde o gün, insan neye çalıştığını hatırlar, gören kişiler için cehennem açığa çıkarılır , taşkınlık edenler için, dünya hayatının izinde olanlara / peşinden gidenler için, m uhakkak ki cehennem varılacak yerdir / barınaktır , kim Rabbinin makamından korkar ise , nefsini tutkularından boşaltmışsa , muhakkak ki cennet varılacak yerdir / barınaktır . Sana ne zaman duracak / demir atacak diye saatten soruyorlar? Senin ona d air hatırlayabileceğin ne var ki? Onun / saatin nihayete ereceği zaman / sonlanacağı zaman Rabbine aittir. Muhakkak ki sen tedirgin olan kimseler için bir uyarıcısın (Sadece o kadar) O gün onlar kıyameti gördüklerinde, bir akşam vakti yahut bir duha vakti kadar kalmamış olacaklar (Kıyamet gününe inananların o gün ne kadardı sorusuna verecekleri cevap bir kuşluk kadar bir akşam vakti kadar kaldık)

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Rabbine aittir onunla ilgili son bilgi.

    Süleyman Ateş

    Onun bilgisi Rabbine aittir.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Onun tam bilgisi Rabbinin katındadır.

    Şaban Britch

    Rabbine aittir, onun sonucu..

    Şaban Piriş

    Rabbine aittir, onun sonucu..

    Yaşar Nuri Öztürk

    Ona ilişkin bilginin sonu Rabbine varır.

  4. Naziât suresi, 45. ayet — bütün mealleriyle aç

    Naziât suresi, 45. ayet. إِنَّمَآ أَنتَ مُنذِرُ مَن يَخْشَىٰهَا

    Diyanet İşleri

    Sen, ancak ondan korkanları uyarıcısın.

    Mehmet Okuyan

    Sen sadece ondan (Son Saat'ten) saygı ile korkanları uyarıcısın.

    Mustafa İslamoğlu

    Sen sadece onun azametinden korkanlara hatırlatıcısın.

    Muhammed Esed

    Sen ancak ondan korkanları uyar(mak için gönderil)mişsin.

    Ahmed Hulusi

    Sen ancak O'ndan haşyet duyan kimsenin uyarıcısısın!

    Ali Bulaç

    Sen, yalnızca ondan 'içi titreyerek korkanlar' için bir uyarıcısın.

    Ali Özek ve heyeti

    Sen ancak ondan korkanları uyarırsın.

    Ali Rıza Safa

    Sen, ancak, ondan korkan kimse için uyarıcısın.

    Bayraktar Bayraklı

    - Sana,kıyametin ne zaman gelip çatacağını soruyorlar. Sen onun hakkında ne söyleyebilirsin ki? Onun bilgisi sadece Rabbine aittir. Sen, sadece kıyametten korkanı uyaransın. Kıyameti gördükleri gün, dünyada ancak bir akşam, yahut bir kuşluk vakti kadar kalmış gibi olurlar.

    Edip Yüksel

    Senin görevin, sadece ondan korkanları uyarmaktır.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Senin görevin, sadece ondan korkanları uyarmaktır.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Sen, ancak O'ndan korkacakların bir uyarıcısısın!

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Sen ancak bir münzirisin ondan haşyet duyacakların

    Erhan Aktaş

    Sen ancak ona huşu duyanlar için bir uyarıcısın.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Sen ancak ona huşu duyanlar için bir uyarıcısın.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Sen ancak ona huşu duyanlar için bir uyarıcısın.

    Gültekin Onan

    Sen, yalnızca ondan 'içi titreyerek korkanlar' için bir uyarıcısın.

    Hasan Basri Çantay

    Sen ondan korkacak kimselere ancak o tehlikeyi haber verensin.

    İbni Kesir

    Sen, ancak O'ndan korkanı uyaransın.

    Mehmet Alagaş

    (34-46) Güç yetirilemez büyük felaket (Tamme; su ile dolup taşmak tusunami gibi) / kıyamet günü geldiğinde o gün, insan neye çalıştığını hatırlar, gören kişiler için cehennem açığa çıkarılır , taşkınlık edenler için, dünya hayatının izinde olanlara / peşinden gidenler için, m uhakkak ki cehennem varılacak yerdir / barınaktır , kim Rabbinin makamından korkar ise , nefsini tutkularından boşaltmışsa , muhakkak ki cennet varılacak yerdir / barınaktır . Sana ne zaman duracak / demir atacak diye saatten soruyorlar? Senin ona d air hatırlayabileceğin ne var ki? Onun / saatin nihayete ereceği zaman / sonlanacağı zaman Rabbine aittir. Muhakkak ki sen tedirgin olan kimseler için bir uyarıcısın (Sadece o kadar) O gün onlar kıyameti gördüklerinde, bir akşam vakti yahut bir duha vakti kadar kalmamış olacaklar (Kıyamet gününe inananların o gün ne kadardı sorusuna verecekleri cevap bir kuşluk kadar bir akşam vakti kadar kaldık)

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Sen ancak, ondan korkan kimseler için bir uyarıcısın.

    Süleyman Ateş

    Sen ancak, ondan korkacak olanları uyarıcısın.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Sen sadece böyle bir günden korkanı uyarırsın.

    Şaban Britch

    Sen ancak ondan korkan kimseye bir uyarıcısın.

    Şaban Piriş

    Sen ancak ondan korkan kimseye bir uyarıcısın.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Sen sadece, ondan korkanları uyaransın.

  5. Naziât suresi, 46. ayet — bütün mealleriyle aç

    Naziât suresi, 46. ayet. كَأَنَّهُمْ يَوْمَ يَرَوْنَهَا لَمْ يَلْبَثُوٓا۟ إِلَّا عَشِيَّةً أَوْ ضُحَىٰهَا

    Diyanet İşleri

    Kıyameti gördükleri gün onlar, sanki dünyada ancak bir akşam, yahut bir kuşluk vakti kadar kalmış gibidirler.

    Mustafa İslamoğlu

    (Kafirler) bu hakikati bizzat gördükleri gün, onlara sanki (bu dünyada) bir akşam veya bir kuşluktan fazla kalmamışlar gibi gelecek.

    Muhammed Esed

    Onu anladıkları Gün (onlara, bu dünyada) bir akşamdan ya da kuşluğuyla (birlikte sona eren bir gece)den fazla kalmamışlar (gibi gelecek)!

    Ahmed Hulusi

    Onu gördükleri süreçte, sanki onlar (dünyada) hiç kalmamışlardır! Ancak bir Aşiyye (Güneş'in ufukta batma süresi) yahut onun battıktan sonraki kalan aydınlık süresi kadar dünyada yaşamış olduklarını sanırlar.

    Ali Bulaç

    Onu gördükleri gün, sanki, bir akşam veya bir kuşluk vaktinden başkasını yaşamamış gibidirler.

    Ali Özek ve heyeti

    Kıyamet gününü gördüklerinde (dünyada) sadece bir akşam vakti ya da kuşluk zamanı kadar kaldıklarını sanırlar.

    Ali Rıza Safa

    Onu gördükleri gün, bir akşam veya bir kuşluk zamanından başka kalmamış gibi olacaklardır.

    Bayraktar Bayraklı

    - Sana,kıyametin ne zaman gelip çatacağını soruyorlar. Sen onun hakkında ne söyleyebilirsin ki? Onun bilgisi sadece Rabbine aittir. Sen, sadece kıyametten korkanı uyaransın. Kıyameti gördükleri gün, dünyada ancak bir akşam, yahut bir kuşluk vakti kadar kalmış gibi olurlar.

    Edip Yüksel

    Onu gördükleri gün, sanki (dünyada) bir akşam veya kuşluk vakti kadar kalmışlardır.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Onu gördükleri gün, sanki (dünyada) bir akşam veya kuşluk vakti kadar kalmışlardır

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Onlar, onu (kıyameti) görecekleri gün, sanki bir akşam veya bir kuşluğundan başka durmamışa dönecekler.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Onu görecekleri gün onlar, sanki bir akşam veya kuşluğundan başka durmamışa dönecekler

    Gültekin Onan

    Onu gördükleri gün sanki, bir akşam veya bir kuşluk vaktinden başkasını yaşamamış gibidirler.

    Hasan Basri Çantay

    Onlar bunu görecekleri gün sanki (günün) bir akşamından, yahud bir kuşluğundan başka durmamışlardır.

    İbni Kesir

    Ve onlar onu gördükleri gün; sadece bir akşam veya bir kuşluk vakti kalmış gibi olurlar.

    Mehmet Alagaş

    (34-46) Güç yetirilemez büyük felaket (Tamme; su ile dolup taşmak tusunami gibi) / kıyamet günü geldiğinde o gün, insan neye çalıştığını hatırlar, gören kişiler için cehennem açığa çıkarılır , taşkınlık edenler için, dünya hayatının izinde olanlara / peşinden gidenler için, m uhakkak ki cehennem varılacak yerdir / barınaktır , kim Rabbinin makamından korkar ise , nefsini tutkularından boşaltmışsa , muhakkak ki cennet varılacak yerdir / barınaktır . Sana ne zaman duracak / demir atacak diye saatten soruyorlar? Senin ona d air hatırlayabileceğin ne var ki? Onun / saatin nihayete ereceği zaman / sonlanacağı zaman Rabbine aittir. Muhakkak ki sen tedirgin olan kimseler için bir uyarıcısın (Sadece o kadar) O gün onlar kıyameti gördüklerinde, bir akşam vakti yahut bir duha vakti kadar kalmamış olacaklar (Kıyamet gününe inananların o gün ne kadardı sorusuna verecekleri cevap bir kuşluk kadar bir akşam vakti kadar kaldık)

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Onlar onu gördükleri gün sanki (dünyada) bir akşam veya kuşluk vakti kadar kaldıklarını sanırlar.

    Süleyman Ateş

    Onlar onu gördükleri zaman sanki (dünyada) bir akşam veya onun kuşluk vaktinden fazla kalmamış gibi olurlar.

    Süleymaniye Vakfı

    Onlar onu gördükleri gün, bu dünyada sadece bir akşam üzeri ya da kuşluk vakti kadar kalmış gibi olurlar dipnot 1 .

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Duha (ضُحَى) kelimesine bitişik olan ha (ها) zamiri müennes olduğu için "akşam üzeri" anlamına gelen aşiyye (عَشِيَّةً) kelimesini gösterir ve "aşiyye'nin duhası" yani "aşiyyenin simetriği olan duha" demek olur. Bu vakitler Kur'an'da, "gündüzün kısa bir süresi" olarak da nitelenmişlerdir (Yunus 10/45, Ahkaf 46/35). Bu sebeple (ضُحَى) duha'daki zamirin aşiyye'yi göstermesi, aşiyye kadar kısa bir süreyi ifade eder. "Kuşluk vakti"nin başlangıcında ve "akşam üzeri"nin bitişinde Güneş'in ufka açı olarak yakınlığı aynıdır. Ayrıca, kuşluk vakti ve akşam üzerinin süreleri de birbirine denktir. Bu nedenlerle bu iki kavram birbirinin simetriğidir. İsra 17/52, Taha 20/103-104, Mü'minun 23/112-114, Rum 30/55, Şems 91/1 ve Duha 93/1'in dipnotu.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    İnsanlar onu gördükleri gün, bu dünyada bir akşam ya da bir gündüz vakti dipnot 1 kadar kalmış gibi olurlar.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Buraya şöyle meal verilir:"dünyada bir akşamüstü ya da kuşluk vakti kadar kalmış gibi olurlar." Bizim farklı meali vermemizin asıl sebebi şu iki ayettir: Allah: "Yeryüzünde yıl sayısı olarak ne kadar kaldınız?" diye soracak; onlar da: "Bir gün ya da günün bir kısmı kadar kaldık..." diyeceklerdir. (Müminun 23/113) Duha,güneşin yükseldiği ve sıcaklığın etkisini göstermeye başladığı kuşluk vakti olarak tanımlanır ama İlgili ayetler üzerinde dikkat düşünülünce bu tanımın eksik olduğu görülür. (Bkz: Şems suresinin dipnotu) Duhaha=ضُحَاهَا'daki ‘ha = onun' zamiri, 29. ayette olduğu gibi sema'yı gösterir. Göğün duhası gündüzdür. (Lisan'ul-arab ضحا md.) Aşiyye = عَشِيَّةً de güneşin tepe noktasından kayması ile batması arasındaki vakit sayılır. Ayetlere uygun olan, müfredat'taki "güneşin tepe noktasından batıya kayması ile başlayıp sabaha kadar süren vakit olmasıdır. Bir yerde "bir akşam kaldım" diyen kişi, genellikle bunu kasteder. "Gündüz vakti kaldım" diyen de güneş batmadan ayrıldığını söylemiş olur. Bu da Müminun Suresinin 113. ayetine tam uyar.

    Şaban Britch

    Onu gördükleri gün, onlar sanki, sadece bir akşam veya bir kuşluk vakti süresince (dünyada) kalmış olurlar.

    Şaban Piriş

    Onu gördükleri gün, onlar sanki, sadece bir akşam veya bir kuşluk vakti süresince (dünyada) kalmış olurlar.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Onu gördükleri gün onlar, dünyada sanki bir akşam veya onun kuşluk vaktinden başka kalmamışa dönerler.

Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. Öntanımlı açık dört meal öncelik sırasına göredir; listeden hepsi açılabilir.