Diyanet İşleri
Seni Rabbine ileteyim de O'na karşı derinden saygı duyup korkasın!"
Naziât suresi
Naziât suresi, 19. ayet. وَأَهْدِيَكَ إِلَىٰ رَبِّكَ فَتَخْشَىٰ
veehdiyeke ilâ rabbike fetaḫşâ.
Seni Rabbine ileteyim de O'na karşı derinden saygı duyup korkasın!"
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Mûsâ ve Firavun Naziât 15–26 3
Hani, Rabbi ona mukaddes Tuva vadisinde şöyle seslenmişti:
"Haydi Firavun'a git! Çünkü o azmıştır."
"Ona de ki: İster misin (küfür ve isyanından) temizlenesin?
Seni Rabbine ileteyim de O'na karşı derinden saygı duyup korkasın!"
Derken Musa ona en büyük mucizeyi gösterdi.
Fakat o, Musa'yı yalanladı ve isyan etti.
Sonra sırt dönüp koşarak gitti.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
Bu metin 15–25. ayetler için yazılmıştır.
15-16. Yüce Allah, Peygamberi Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem’e hitaben şöyle buyurmaktadır: “Mûsâ’nın haberi sana geldi mi?” Bu, kesinlikle vuku bulmuş olan pek büyük bir olaya dair bir sorudur. Yani “Rabbi”nin “ona mukaddes Tuvâ vadisinde” seslenişine dair haberi sana ulaştı mı?
Tuvâ, Yüce Allah’ın Musa ile konuşup ona risâletini lütfettiği, vahyini gönderdiği ve onu seçtiği yerin adıdır. Ona şöyle demişti:
17. “Firavun’a git! Çünkü o pek azmıştır.” Yani sen git de ona azgınlığından, şirk ve isyanından vazgeçmesini yumuşak sözlerle ve kaba olmayan ifadelerle bildir. Belki “öğüt alır yahut korkar” (Tâ-Hâ, 20/44)
18. Ona “de ki: Sen kendini arındırmak ister misin?” Özlü akıl sahiplerinin elde etmek için birbirleri ile yarıştıkları, övülmeye değer güzel bir haslete sahip olmaya ne dersin? Ki bu da nefsini küfür ve azgınlıktan arındırarak iman ve salih amele yönelmektir.
19. “İster misin ki sana Rabbine giden yolu göstereyim” Onun nelerden razı olduğunu, nelerin O’nu gazaplandırdığını sana açıklayayım “da” dosdoğru yolu öğrenmek suretiyle Allah'tan “korkasın.”
Ancak Firavun Mûsâ’nın davetini kabul etmedi.
20. “Musa ona en büyük mucizeyi gösterdi.” Yani tür olarak en büyük mucizeyi gösterdi. Bu ifade, bu mucizelerin birden çok olmasına aykırı değildir: “Bunun üzerine asasını bıraktı, o da hemen aşikar ve kocaman bir yılan oluverdi. Elini (yakasından sokup geri) çıkardığında o, bakanlara bembeyaz görünüverdi.” (eş-Şuarâ, 26/32-33)
21-22. “Fakat o” hakkı “yalanlayıp” emre “isyan etti. Sonra da yüz çevirip” hakka karşı çıkmak ve onunla savaşmak hususunda olanca gücü ile “çalışmaya koyuldu.”
23-24. “Derken” askerlerini “toplayıp seslendi.” Onlara: “Ben sizin en yüce Rabbinizim, dedi.” Onlar da ona itaat ettiler. O, onları küçümseyip hafife aldı, onlar da onun bu batıl iddiasını kabul ettiler.
25. “Bunun üzerine Allah da onu hem âhiret, hem de dünya azabı ile yakaladı.” Allah, onun uğradığı cezayı, dünya ve âhiret cezasını açıklayan bir delil ve isyandan alıkoyan açık bir uyarı kıldı.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Seni yaratan ve gözeten Rabbine yönlendireyim ki, böylece O'ndan korkarak razı olduğu işleri yapar ve onu öfkelendiren işlerden kaçınırsın.
Aynı kıssa: Firavun · Aynı kök: خشي (48 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Mûsâ
Şüphesiz bunda Allah'tan sakınıp korkan kimseler için büyük bir ibret vardır.
Aynı kıssa: Firavun · Aynı kıssa: Hz. Mûsâ
İsrailoğullarını denizden geçirdik. Firavun da, askerleriyle birlikte zulmetmek ve saldırmak üzere, derhal onları takibe koyuldu. Nihayet boğulmak…
Aynı kıssa: Firavun · Aynı kıssa: Hz. Mûsâ
Şimdi mi?! Oysa daha önce isyan etmiş ve bozgunculardan olmuştun.
Aynı kök: خشي (48 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Mûsâ
"Ona yumuşak söz söyleyin. Belki öğüt alır, yahut korkar."
Aynı kök: خشي (48 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Mûsâ
Harun: "Ey anam oğlu! Saçımı sakalımı çekme. Şüphesiz ben, İsrailoğullarının arasını açtın, sözüme uymadın demenden korktum" dedi.
Aynı kök: خشي (48 geçiş)
Sonra bunun ardından kalpleriniz yine katılaştı; taş gibi, hatta daha katı oldu. Çünkü taş vardır ki, içinden ırmaklar fışkırır. Taş vardır ki…
Aynı kıssa: Hz. Mûsâ
Hani, sizi azabın en kötüsüne uğratan, kadınlarınızı sağ bırakıp, oğullarınızı boğazlayan Firavun ailesinden kurtarmıştık. Bunda, size Rabbinizden…
Aynı kıssa: Hz. Mûsâ
Hani, sizin için denizi yarmış, sizi kurtarmış, gözlerinizin önünde Firavun ailesini suda boğmuştuk.
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
(İstiyorsan) seni Rabbine yönlendireyim. dipnot 1 (Böylece O'na) saygı duyarsın."
İmdi (cevabın evetse), ben seni Rabbine doğru yönelteceğim ve sen de kendine çekidüzen vereceksin!"
(Eğer istekliysen) o zaman seni Rabbin(i tanıma mertebesin)e ulaştıracağım ki (bundan sonra) O'nun korkusunu duyasın.'"
"Seni Rabbine erdirmeme? (Azameti karşısında) haşyet duyarsın!"
"Seni Rabbine yönelteyim, böylece (O'ndan) korkmuş olursun."
Seni Rabbimin yoluna iletmemi, böylece ondan korkarsın.
"Seni, Efendine yönlendireyim; derin saygı duyman için!"
- Hani, Rabbi ona Kutsal Vadide, Tuva'da şöyle seslenmişti: "Firavun'a git, çünkü o gerçekten azmıştır. Ona de ki: "Arınmak istemez misin? Sana, Rabbine giden yolu göstereceğim, böylece saygı duyarsın."
"Seni Efendine ileteyim de saygılı olasın."
'Seni Rabbine ileteyim de saygılı olasın.'
Sana Rabbini tanıtayım da ona saygı duyasın?"
Ve rabbına irşad edeyim de seni saygılanasın?
"Sana Rabb'inin yolunu göstereyim de içtenlikle O'na yönelmiş ol.
"Sana Rabb'inin yolunu göstereyim de içtenlikle O'na yönelmiş ol.
"Sana Rabb'inin yolunu göstereyim de içtenlikle O'na yönelmiş ol.
"Seni rabbine yönelteyim, böylece (O'ndan) korkmuş olursun."
"Ve seni Rabbin (i tanıtmıya) irşad edeyim ki (Ondan) korkasın".
Rabbına giden yolu göstereyim de O'ndan korkasın.
(15-26) Sana Musa anlatısı / hadisesi geldi mi? Rabbi O’na kutsal Tuva vadisinde seslenmişti, Firavuna git çünkü o iyice azgınlaştı / taşkın halde. Deki ona; senin için arınma gibi bir şey var mı? / temizlenmek ister misin? Ve seni Rabbine ileteyim de ondan tedirgin olasın. Ona büyük mucizeyi / büyük ayeti gösterdi, yalanladı ve isyan etti. (Asa gibi oldu, dikleşti) sonra ardını döndü ve koştu, sonra birilerini topladı ve seslendi, ben sizin yüce rabbiniz değil miyim dedi. Allah ta onu, evvelde ve ahirde / ilkinde / diğerinde bağ ile yakaladı. Bunda çekinen / korkan kişiler ders alınması gereken / ibret vardır.
"Seni, Rabbine ileteyim de O’na karşı derinden saygı duyup korkasın!”
"Seni Rabbin(in yolun)a ileteyim de O'ndan korkasın."
(Bir Elçi olarak) Rabbine (Sahibine) giden yolu sana göstereyim ki, (aşırı davranışlardan) çekinesin dipnot 1 ."
Sana, Rabbine giden yolu göstermem de hakkındır. Sonra kendine çeki düzen verirsin."
Seni Rabbine ileteyim de O’na karşı derinden korkasın!
Sana, Rabbine giden yolu göstereyim de O'ndan saygı ile korkasın.
"Seni Rabbine kılavuzlayayım da gönülden ürperesin!"
"I will guide you to the path of Allah your Creator, and thus you will find your innermost thoughts and being have become sensible of Him and your secret feelings will urge you to pay your duty to Him. "
Do you want me to guide you to your Lord, so that you may hold Him in awe?" ’
"'And that I guide thee to thy Lord, so thou shouldst fear Him?'"
that I may direct you to your Lord and then you hold Him dipnot 1 in awe?' "
I will guide you to your Lord so that you may fear Him?"’
"And that I guide you to your Lord, so you should fear Him?"
I will guide you to your Lord, that you may fear [Him]?’’ ’
"That I should guide you to your Lord so that you may stand in awe of Him?"'
and that I should guide thee to thy Lord, then thou shalt fear?"'
"If so, I will guide you to your Lord Whom…
and that I may guide thee to thy Lord, and thou mayest fear?"'
"I will guide you to your Lord, that you may turn reverent."
And I will direct thee unto thy Lord, that thou mayest fear to transgress.
"And I will guide you to your Lord so that you may fear. "
And that I should guide you to your Lord, then you will be apprehensive of (Him)?"'
Then I will guide thee to thy Lord and thou shalt fear (Him).
Then I will guide you to your Lord that you may come to fear Him. '"
[If so, ] then I shall guide thee towards [a cognition of] thy Sustainer, so that [henceforth] thou wilt stand in awe [of Him]. ’"
and let me guide you to your Lord so that you will be in awe ˹of Him˺?’"
"And I will guide you to your Lord, that you may turn reverent. "
"Let me guide you to your Lord, that you may turn reverent."
And let me guide you to your Lord so you would fear [Him]?'"
“‘And that I guide thee to thy Lord, so thou shalt fear?’”
Then I will guide you to your Lord so that you will have some idea of His awesome Glory. "
"‘And that I guide you to your Lord, so you should fear Him?’"
and that I should guide you to your Lord, so that you fear (Him)?’"
"And I will guide you to your Lord, that you may be concerned."