Naziât suresi

Naziât suresi, 40. ayet

Naziât suresi, 40. ayet. وَأَمَّا مَنْ خَافَ مَقَامَ رَبِّهِۦ وَنَهَى ٱلنَّفْسَ عَنِ ٱلْهَوَىٰ

veemmâ men ḫâfe meḳâme rabbihî venehe-nnefse `ani-lhevâ.

Diyanet İşleri

(40-41) Kim de, Rabbinin huzurunda duracağından korkar ve nefsini arzularından alıkoyarsa, şüphesiz, cennet onun sığınağıdır.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Naziât 37–43 · surenin 40. ayeti / 46

Konu En büyük felaket: iki yol Naziât 34–41 3

  1. Naziât 37–39

    (37-39) Kim azgınlık eder ve dünya hayatını tercih ederse, şüphesiz, cehennem onun sığınağıdır.

  2. 40–41

    (40-41) Kim de, Rabbinin huzurunda duracağından korkar ve nefsini arzularından alıkoyarsa, şüphesiz, cennet onun sığınağıdır.

  3. Naziât 42

    Sana, kıyametin ne zaman kopacağını soruyorlar.

  4. Naziât 43

    Onu bilip söylemek nerede, sen nerede?

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 40–41. ayetler için yazılmıştır.

40-41. “Rabbinin” huzurunda durup adaletle amellerin karşılığını vereceğini beklemek üzere “huzuruna çıkmaktan korkup” bu korkunun etkisini kalbinde hissedip “nefsini” Allah’a itaati engellemek isteyen “kötü arzularından alıkoyana” ve böylelikle hevâsını Allah Rasûlü’nün getirdiklerine tabi kılan; hayırdan alıkoyan arzulara karşı direnip mücadele eden kimseye “gelince; (onun için)” bu niteliklere sahip olan kimseler için “varılacak tek yer” her türlü hayır, sevinç ve nimetleri ihtiva eden “cennettir.”

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Bu metin 40–41. ayetler için yazılmıştır.

Her kim de Rabbinin huzurunda olmaktan korkarak kendini Allah’ın haram kıldığı arzularından alıkoyarsa, muhakkak cennet onun barınacağı yerleşim yeridir.

Kelimeler

9 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَأَمَّا veemma ama
  2. مَنْ men kim
  3. خَافَ hafe korkmuşsa kök: خوف
  4. مَقَامَ mekame divanında durmaktan kök: قوم
  5. رَبِّهِۦ rabbihi Rabbinin kök: ربب
  6. وَنَهَى ve neha ve men'etmişse kök: نهي
  7. ٱلنَّفْسَ n-nefse nefsi(ni) kök: نفس
  8. عَنِ ani -den
  9. ٱلْهَوَىٰ l-heva kötü heves(ler)- kök: هوي

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: هوي (38 geçiş) · Aynı kök: نهي (56 geçiş)

    De ki: "Sizin, Allah'tan başka ibadet ettiğiniz şeylere ibadet etmem bana kesinlikle yasaklandı. Ben sizin arzularınıza uymam. (Uyarsam) o takdirde…

  • Aynı kök: خوف (124 geçiş) · Ortak kavram: Korku (Havf)

    "İnin oradan (cennetten) hepiniz. Tarafımdan size bir yol gösterici (peygamber) gelir de kim ona uyarsa, onlar için herhangi bir korku yoktur, onlar…

  • Aynı kök: خوف (124 geçiş) · Ortak kavram: Korku (Havf)

    Şüphesiz, inananlar (Müslümanlar) ile Yahudiler, Hıristiyanlar ve Sabiilerden (her bir grubun kendi şeriatında) "Allah'a ve ahiret gününe inanan ve…

  • Aynı kök: خوف (124 geçiş) · Ortak kavram: Korku (Havf)

    Hayır, öyle değil! Kim "ihsan" derecesine yükselerek özünü Allah'a teslim ederse, onun mükafatı Rabbinin katındadır. Artık onlara korku yoktur, onlar…

  • Aynı kök: هوي (38 geçiş)

    Andolsun, Musa'ya Kitab'ı (Tevrat'ı) verdik. Ondan sonra ard arda peygamberler gönderdik. Meryem oğlu İsa'ya mucizeler verdik. Onu Ruhu'l-Kudüs…

  • Aynı kök: هوي (38 geçiş)

    Sen dinlerine uymadıkça, ne Yahudiler ve ne de Hıristiyanlar asla senden razı olmazlar. De ki: "Allah'ın yolu asıl doğru yoldur." Sana gelen ilimden…

  • Aynı kök: نهي (56 geçiş)

    Eğer onlar (savaştan ve küfürden) vazgeçerlerse, (şunu iyi bilin ki) Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.

  • Aynı kök: نهي (56 geçiş)

    Hiçbir zulüm ve baskı kalmayıncaya ve din yalnız Allah'ın oluncaya kadar onlarla savaşın. Onlar savaşmaya son verecek olurlarsa, artık düşmanlık…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

56 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

(40, 41) Rabbinin makamından korkan ve kendisini arzulara (uymaktan) alıkoyanlara gelince, şüphesiz ki böylelerinin barınağı da cennettir.

Mustafa İslamoğlu

Ama Rabbinin yüce makamından korkan ve kendini nefsine (kulluktan) alıkoyan kimseler var ya:

Muhammed Esed

Ama Rabbinin huzurunda korku ile duranın ve nefsini kötü arzulardan alıkoyanın

Ahmed Hulusi

Rabbinin makamından korkan ve nefsini boş geçici sonsuzlukta hiçbir getirisi olmayan davranışlardan koruyana gelince;

Ali Bulaç

Kim Rabbinin makamından korkar ve nefsi heva (istek ve tutkular)dan sakındırırsa,

Ali Özek ve heyeti

Rabbinin makamından korkan ve nefsini kötü arzulardan uzaklaştıran için ise

Ali Rıza Safa

Fakat Efendisinin karşısında durmaktan kim korkar ve benliğini kötü tutkulardan korursa.

Bayraktar Bayraklı

- Ama, kim Rabbinin makamından korkup da, kendini kötülüklerden alıkoymuşsa, varacağı yer şüphesiz cennettir.

Edip Yüksel

Efendisinin makamına karşı saygı duyan ve kendini fantezilerinden alıkoyanlara gelince

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Rabbinin makamına karşı saygı duyan ve kendini kötü arzulardan alıkoyanlara gelince

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Her kim de Rabbinin makamından korkmuş, nefsini kötü arzulardan engellemişse,

Elmalılı Hamdi Yazır

Her kim de rabbının makamından korkmuş ve nefsi hevadan nehy eylemiş ise

Erhan Aktaş

Fakat Rabb'inin huzurunda suçlu olmaktan korkarak, kendisini hevasından dipnot 1 uzak tutana,

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Tutku, kuruntu, bencil ve çıkarcı isteklere uymak. Sahip olduğu zenginlik, makam, ün, güç, bilgi vb. imkanları imtiyaza dönüştürerek üstünlük taslamak. Vahiy yerine din adamları sınıfının uydurduğu dine uymak.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Fakat Rabb'inin huzurunda suçlu olmaktan korkarak, kendisini hevasından dipnot 1 uzak tutana,

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Tutku, kuruntu, bencil ve çıkarcı istekler, geçici tatminler. Sahip olunan olanakları imtiyaza dönüştürmek. Vahiy yerine din adamları sınıfınca uydurulan şeylere uymak.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Fakat Rabb'inin huzurunda suçlu olmaktan korkarak, kendisini tutkularından uzak tutana,

Gültekin Onan

Kim rabbinin makamından korkar ve nefsi hevadan sakındırırsa,

Hasan Basri Çantay

Amma, kim Rabbinin makaamından korkdu, nefsini heva (ve hevesin) den alıkoyduysa,

İbni Kesir

Kim de Rabbının makamından korkup da nefsini heveslerden alıkoyduysa;

Mehmet Alagaş

(34-46) Güç yetirilemez büyük felaket (Tamme; su ile dolup taşmak tusunami gibi) / kıyamet günü geldiğinde o gün, insan neye çalıştığını hatırlar, gören kişiler için cehennem açığa çıkarılır , taşkınlık edenler için, dünya hayatının izinde olanlara / peşinden gidenler için, m uhakkak ki cehennem varılacak yerdir / barınaktır , kim Rabbinin makamından korkar ise , nefsini tutkularından boşaltmışsa , muhakkak ki cennet varılacak yerdir / barınaktır . Sana ne zaman duracak / demir atacak diye saatten soruyorlar? Senin ona d air hatırlayabileceğin ne var ki? Onun / saatin nihayete ereceği zaman / sonlanacağı zaman Rabbine aittir. Muhakkak ki sen tedirgin olan kimseler için bir uyarıcısın (Sadece o kadar) O gün onlar kıyameti gördüklerinde, bir akşam vakti yahut bir duha vakti kadar kalmamış olacaklar (Kıyamet gününe inananların o gün ne kadardı sorusuna verecekleri cevap bir kuşluk kadar bir akşam vakti kadar kaldık)

Rowwad Tercüme Merkezi

Kim de Rabbinin makamından korkar ve nefsini kötü arzularından alıkoyarsa,

Süleyman Ateş

Ama kim Rabbinin divanında dur(up hesap ver)mekten korkmuş ve nefsi(ni) kötü heves(ler)den men etmişse

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Kim de Rabbinin makamından korkar, arzularını dizginlerse dipnot 1

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Büyük günah işlememiş olanlar güzel yaşamış sayılır ve daha güzeli ile karşılanırlar. Allah Teala şöyle buyurur: "Göklerde ne var, yerde ne varsa hepsi Allah'ındır. Bu, kötü davrananları yaptıklarına karşılık cezalandırsın ve güzel davrananları da daha güzeli ile karşılasın diyedir. Onlar, günahların büyüklerinden ve fuhuş çeşitlerinden kaçınanlardır; diğer günahlar başka. Rabbinin affı kapsamlıdır…" (Necm 53/31–32) Onlar sıkıntı çekmeden cennete girerler. Allah Teala şöyle buyurur: "Önceden en güzeli ile karşılayacağımızı bildirdiklerimiz Cehennemden uzak tutulacaklardır. Onun uğultusunu bile duymayacaklar ve sürekli canlarının çektiği şeyler içinde olacaklardır. Melekler, "bu sizin gününüz, size söz verilen gündür" diyerek onları karşılayacaklardır." (Enbiya 21/101-103) Büyük günah işlediği halde tevbe edip kendini düzeltenler de bu kesime girerler. Allah Teala şöyle buyurur: "Rahman'ın kulları Allah ile beraber başka bir tanrıyı yardıma çağırmazlar. Haklı bir sebep yoksa Allahın dokunulmaz kıldığı canı öldürmezler; zina etmezler. Kim bunları yaparsa günaha girer. Kıyamet günü onun azabı katlanır ve orada itibarsız olarak sürekli kalır. Ama tevbe eden, inanan ve iyi iş yapan başka. Allah onların kötülüklerini iyiliğe çevirir. Allah bağışlar, ikram eder." (Furkan 25/68-70)

Şaban Britch

Ama, kim de Rabbinin makamından korkup, kendisini heveslerine uymaktan alıkoymuşsa,

Şaban Piriş

Ama, kim de Rabbinin makamından korkup, kendisini heveslerine uymaktan alıkoymuşsa..

Yaşar Nuri Öztürk

Rabbinin yüceliğinden korkup nefsini boş heveslerden yasaklamış olan içinse,

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

But he who feared the moment of audience of his Creator and endeavoured to make his pious principles and his words together accord, and restrained himself from vanities and discord. .

Abdul Haleem

for anyone who feared the meeting with his Lord and restrained himself from base desires,

Abdullah Yusuf Ali

And for such as had entertained the fear of standing before their Lord's (tribunal) and had restrained (their) soul from lower desires,

Abul A'la Maududi

But he who feared to stand before his Lord, and restrained himself from evil desires,

Aisha Bewley

But as for him who feared the Station of his Lord and forbade the lower self its appetites,

Al-Hilali & Khan

But as for him who feared standing before his Lord, and restrained himself from impure evil desires and lusts.

Ali Quli Qarai

But as for him who is awed to stand before his Lord and forbids the soul from [following] desire,

Amatul Rahman Omar

But as for the one who fears to stand before his Lord and restrains himself from evil desires,

Arthur John Arberry

But as for him who feared the Station of his Lord and forbade the soul its caprice,

Bijan Moeinian

As for him who minds to face his Lord and, …

E. Henry Palmer

But as for him who feared the station of his Lord, and prohibited his soul from lust,

Edip-Layth

As for the one who reveredd the majesty of his Lord, and restrained himself from desire.

George Sale

But whoso shall have dreaded the appearing before his Lord, and shall have refrained his soul from lust;

Hamid S. Aziz

And as for him who had feared standing in the presence of his Lord and restrains his soul from lust (or low desires),

Mahmoud Ghali

And as for him who feared the station of his Lord (i. e., punishment from his lord) and forbade the self (its) prejudices,

Marmaduke Pickthall

But as for him who feared to stand before his Lord and restrained his soul from lust,

Mohamed Ahmed - Samira

But he who feared standing before his Lord, and restrained his self from vain desires,

Muhammad Asad

But unto him who shall have stood in fear of his Sustainer's Presence, and held back his inner self from base desires,

Mustafa Khattab

And as for those who were in awe of standing before their Lord and restrained themselves from ˹evil˺ desires,

Progressive Muslims

And as for the one who reverenced the majesty of his Lord, and restrained himself from desire.

Rashad Khalifa

As for the one who reverenced the majesty of his Lord, and enjoined the self from sinful lusts.

Sahih International

But as for he who feared the position of his Lord and prevented the soul from [unlawful] inclination,

Sam Gerrans

And as for him who feared the station of his Lord and restrained his soul from vain desire:

Shabbir Ahmed

But the one who feared standing before his Sustainer and restrained his selfish desire,

Syed Vickar Ahamed

And for those who had felt the fear of standing before their (Almighty) Lord and had restrained (their) souls from lowly desires,

Taqi Usmani

whereas for the one who feared to stand before his Lord, and restrained his self from the (evil) desire,

The Monotheist Group

And as for he who feared the station of his Lord, and prohibited the self from desire.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Naziât suresi, 40. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Naziât suresi, 40. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Naziât suresi, 40. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩