Sebe' suresi

Sebe' suresi, 33. ayet

Sebe' suresi, 33. ayet. وَقَالَ ٱلَّذِينَ ٱسْتُضْعِفُوا۟ لِلَّذِينَ ٱسْتَكْبَرُوا۟ بَلْ مَكْرُ ٱلَّيْلِ وَٱلنَّهَارِ إِذْ تَأْمُرُونَنَآ أَن نَّكْفُرَ بِٱللَّهِ وَنَجْعَلَ لَهُۥٓ أَندَادًا وَأَسَرُّوا۟ ٱلنَّدَامَةَ لَمَّا رَأَوُا۟ ٱلْعَذَابَ وَجَعَلْنَا ٱلْأَغْلَٰلَ فِىٓ أَعْنَاقِ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ هَلْ يُجْزَوْنَ إِلَّا مَا كَانُوا۟ يَعْمَلُونَ

veḳâle-lleẕîne-stuḍ`ifû lilleẕîne-stekberû bel mekru-lleyli vennehâri iẕ te'mürûnenâ en nekfüra billâhi venec`ale lehû endâdâ. veeserrü-nnedâmete lemmâ raevu-l`aẕâb. vece`alne-l'aglâle fî a`nâḳi-lleẕîne keferû. hel yüczevne illâ mâ kânû ya`melûn.

Diyanet İşleri

Zayıf ve güçsüz görülenler, büyüklük taslayanlara, "Hayır, bizi hidayetten saptıran gece ve gündüz kurduğunuz tuzaklardır. Çünkü siz bize Allah'ı inkar etmemizi ve O'na eşler koşmamızı emrediyordunuz" derler. Azabı görünce de içten içe pişmanlık duyarlar. Biz de inkar edenlerin boyunlarına demir halkalar geçiririz. Onlar ancak yapmakta olduklarının cezasını göreceklerdir.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Sebe' 30–36 · surenin 33. ayeti / 54

Konu Büyüklük taslayanlarla zayıf görülenlerin çekişmesi Sebe' 31–38 3

  1. Sebe' 30

    De ki: "Sizin için belirlenen bir gün vardır ki, ondan ne bir saat geri kalabilirsiniz, ne de ileri geçebilirsiniz."

  2. Sebe' 31

    İnkar edenler, "Biz bu Kur'an'a da ondan önceki kitaplara da asla inanmayız" dediler. Zalimler, Rablerinin huzurunda durduruldukları zaman hallerini bir görsen! Birbirlerine laf çevirip dururlar. Zayıf ve güçsüz görülenler, büyüklük taslayanlara, "Siz olmasaydınız, biz mutlaka iman eden kimseler olurduk" derler.

  3. Sebe' 32

    Büyüklük taslayanlar, zayıf ve güçsüz görülenlere, "Size hidayet geldikten sonra, biz mi sizi ondan alıkoyduk? Hayır, suçlu olanlar sizlerdiniz" derler.

  4. 33

    Zayıf ve güçsüz görülenler, büyüklük taslayanlara, "Hayır, bizi hidayetten saptıran gece ve gündüz kurduğunuz tuzaklardır. Çünkü siz bize Allah'ı inkar etmemizi ve O'na eşler koşmamızı emrediyordunuz" derler. Azabı görünce de içten içe pişmanlık duyarlar. Biz de inkar edenlerin boyunlarına demir halkalar geçiririz. Onlar ancak yapmakta olduklarının cezasını göreceklerdir.

  5. Sebe' 34

    Biz, hangi memlekete bir uyarıcı göndermişsek oranın şımarık zenginleri, "Biz, sizinle gönderileni inkar ediyoruz" demişlerdir.

  6. Sebe' 35

    Yine, "Bizim mallarımız ve çocuklarımız daha çoktur. Bize azap edilmeyecektir" demişlerdi.

  7. Sebe' 36

    Ey Muhammed, de ki: "Şüphesiz, Rabbim rızkı dilediğine bol verir ve (dilediğine) kısar. Fakat insanların çoğu bilmezler."

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

33. “Güçsüz (tâbiler) büyüklük taslayan (önderlere) derler ki: “Hayır, gece gündüz hile (peşindeydiniz). Bize Allah’ı inkar etmemizi ve O’na ortaklar koşmamızı emrediyordunuz.” Yani sizin başımıza getirdiğiniz musibet ve bizi saptırmanız, gece ve gündüz hazırlamış olduğunuz hile ve tuzakların bir neticesidir. Küfrü bize güzel gösterir, bizi ona çağırır ve: Doğru olan budur, derdiniz. Hakkı tenkit eder, onu çirkin gösterir ve onun batıl olduğunu iddia ederdiniz. Bize karşı hileleriniz, kurduğunuz tuzaklar, bizi azdırıp saptırıncaya, fitneye düşürünceye kadar aralıksız devam etti.

Kendi aralarındaki bu şekilde konuşmalarının, birbirlerine olan nefretlerini ortaya koymalarından ve büyük çapta pişmanlık duymalarından başka hiçbir faydası olmayacaktır. Bundan dolayı Yüce Allah şöyle buyurmaktadır:

“Azabı gördüklerinde hepsi de pişmanlıklarını gizlerler.” Onlardan tartışanlar azaptan kurtulalım diye tartışmaya girişecekler, ancak kendilerinin zalim ve azabı hak etmiş olduklarını anlayacaklardır.

Bu sebepten onların her birisi son derece pişmanlık duyacak, hak üzere olmayı, kendisini bu azaba ulaştıran batılı da terk etmiş olmayı diye yana yakıla temenni edecektir. Ama bunu içlerinde gizleyecekledir. Çünkü kendi aleyhlerine ikrarda bulunmaktan dolayı rezil ve rüsvay olmaktan korkacaklardır.

Bununla birlikte kıyametin bazı safhalarında ve cehenneme girecekleri vakit bu pişmanlıklarını açıktan açığa ortaya koyacaklardır: “O gün (her) zalim ellerini ısırıp: Keşke peygamberle birlikte hak yolu tutmuş olsaydım, der. Eyvah bana, keşke filanı dost edinmeseydim...” (el-Furkan, 25/27-28)

“Derler ki eğer biz dinleseydik ve aklımızı kullanmış olsaydık cehennemlikler arasında olmazdık. Böylelikle günahlarını itiraf edecekler. Allah’ın rahmeti cehennemliklerden uzak olsun!” (el-Mülk, 67/10-11)

“Biz, kâfirlerin boyunlarına demir halkalar geçireceğiz.” Zindanda zelil olan mahpusların boynuna prangalar konduğu gibi bunlara da konacaktır. Nitekim Yüce Allah bir başka yerde şöyle buyurmaktadır: “O zaman boyunlarında halkalar ve zincirler bulunacak, sürüklenecekler, kaynar suda, sonra ateşte yakılacaklar.” (el-Mumin, 40/71-72)

“Onlar yapmakta olduklarından” küfür, fasıklık ve isyanlarından “başkası ile mi cezalandırılacaklar?” Bu azap, bu ibretli ceza ve bu demir halkalar onların yaptıklarının cezasından başka bir şey midir?

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Büyükleri tarafından zayıf düşürülenler, hakka karşı kibirlenen büyüklerine derler ki: "Hayır! Bizi haktan saptıran, sizin bizlere gece gündüz kurmuş olduğunuz tuzaklarınızdır. Öyle ki, bizlere Allah'a küfredip, inkâr etmeyi ve O'ndan başka yaratılmış olan varlıklara ibadet etmeyi emrediyordunuz." Onlar; azabı müşahade ettiklerinde dünyada üzerinde oldukları küfürden dolayı için için pişmanlık duyarlar ve azap olunacaklarını anlarlar. Böylece biz; o kâfirlerin boyunlarına demir bukağılar koyarız. Onlar, dünyada Allah'tan başkasına ibadet etmelerinden ve Allah'a karşı isyan etmelerinden (günah işlemelerinden) başka bir sebeple bu cezaya uğratılmamışlardır.

Kelimeler

34 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَقَالَ ve kale ve dedi(ler) kök: قول
  2. ٱلَّذِينَ ellezine kimseler
  3. ٱسْتُضْعِفُوا۟ stud'ifu zayıf düşürülen(ler) kök: ضعف
  4. لِلَّذِينَ lillezine kimselere
  5. ٱسْتَكْبَرُوا۟ stekberu büyüklük taslayan(lara) kök: كبر
  6. بَلْ bel hayır
  7. مَكْرُ mekru hileler (kuruyordunuz) kök: مكر
  8. ٱلَّيْلِ l-leyli gece kök: ليل
  9. وَٱلنَّهَارِ ve nnehari ve gündüz kök: نهر
  10. إِذْ iz
  11. تَأْمُرُونَنَآ te'murunena bize emrediyordunuz kök: امر
  12. أَن en
  13. نَّكْفُرَ nekfura inkar etmemizi kök: كفر
  14. بِٱللَّهِ billahi Allah'ı kök: اله
  15. وَنَجْعَلَ ve nec'ale ve koşmamızı kök: جعل
  16. لَهُۥٓ lehu O'na
  17. أَندَادًۭا ۚ endaden eşler kök: ندد
  18. وَأَسَرُّوا۟ veeserru ve içlerinde gizlediler kök: سرر
  19. ٱلنَّدَامَةَ n-nedamete pişmanlıklarını kök: ندم
  20. لَمَّا lemma
  21. رَأَوُا۟ raevu gördüklerinde kök: راي
  22. ٱلْعَذَابَ l-azabe azabı kök: عذب
  23. وَجَعَلْنَا ve cealna biz de geçirdik kök: جعل
  24. ٱلْأَغْلَـٰلَ l-eglale demir halkalar kök: غلل
  25. فِىٓ fi
  26. أَعْنَاقِ ea'naki boyunlarına kök: عنق
  27. ٱلَّذِينَ ellezine kimselerin
  28. كَفَرُوا۟ ۚ keferu inkar eden(ler) kök: كفر
  29. هَلْ hel mı?
  30. يُجْزَوْنَ yuczevne cezalandırılacaklar kök: جزي
  31. إِلَّا illa başkasıyla
  32. مَا ma şeylerden
  33. كَانُوا۟ kanu oldukları kök: كون
  34. يَعْمَلُونَ yea'melune yapıyor(lar) kök: عمل

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: عنق (9 geçiş) · Aynı kök: غلل (16 geçiş)

    Eğer şaşacaksan, asıl şaşılacak olan onların, "Biz toprak olunca yeniden mi yaratılacakmışız?" demeleridir. İşte bunlar Rablerini inkar edenlerdir.…

  • Aynı kök: عنق (9 geçiş) · Aynı kök: غلل (16 geçiş)

    Eli sıkı olma, büsbütün eli açık da olma. Sonra kınanır ve çaresiz kalırsın.

  • Aynı kök: عنق (9 geçiş) · Aynı kök: غلل (16 geçiş)

    Onların boyunlarına demir halkalar geçirdik, o halkalar çenelerine dayanmıştır. Bu sebeple kafaları yukarıya kalkık durumdadır.

  • Aynı kök: ندم (7 geçiş) · Aynı kök: سرر (44 geçiş)

    İşte kalplerinde bir hastalık (nifak) bulunanların, "Başımıza bir felaketin gelmesinden korkuyoruz" diyerek onların arasında koşup durduklarını…

  • Aynı kök: ندم (7 geçiş) · Aynı kök: سرر (44 geçiş)

    (O gün) zulmetmiş olan herkes, eğer yeryüzündeki her şeye sahip olsa, kendini kurtarmak için onu fidye verir. Azabı gördüklerinde, için için derin…

  • Aynı kök: سرر (44 geçiş) · Aynı kök: ليل (92 geçiş) · Aynı kök: نهر (113 geçiş)

    Mallarını gece gündüz; gizli ve açık Allah yolunda harcayanlar var ya, onların Rableri katında mükafatları vardır. Onlara korku yoktur. Onlar mahzun…

  • Aynı kök: سرر (44 geçiş) · Aynı kök: ليل (92 geçiş) · Aynı kök: نهر (113 geçiş)

    (O'na göre) içinizden sözü gizleyen ile açığa vuran, geceleyin gizlenenle gündüz ortaya çıkan eşittir.

  • Aynı kök: غلل (16 geçiş) · Aynı kök: سرر (44 geçiş)

    Biz, onların kalplerindeki kini söküp attık. Artık onlar sedirler üzerinde, kardeşler olarak karşılıklı otururlar.

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

83 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Zayıf bırakılanlar kibirlenenlere "Hayır! (İşiniz gücünüz) gece gündüz tuzak kurmaktı. Çünkü siz daima Allah'ı inkâr etmemizi, O'na ortaklar koşmamızı bize emrederdiniz!" diyeceklerdir. dipnot 1 Azabı gördüklerinde pişmanlık(larını içinde) gizlemiş dipnot 2 olacaklardır. Biz de o kâfir olanların boyunlarına demir halkalar takacağız. dipnot 3 Onlar yaptıklarından başka (bir şeyle) mi cezalandırılacaklar ki!

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Benzer mesajlar: A‘râf 7:38-39; İbrâhîm 14:21.
  2. metne dön, dipnot 2
    Burada geçen [eserrû] fiili [ezdâd] yani çift anlamlı kelimelerdendir; dolayısıyla anlamı hem "gizlemek" hem de "açıklamak"tır. Benzer mesaj: Yûnus 10:54.
  3. metne dön, dipnot 3
    Benzer mesajlar: Ra‘d 13:5; Hacc 22:21; Yâsîn 36:8; Mü'min 40:71; Hâkka 69:32; Müzzemmil 73:12; İnsân 76:4.

Mustafa İslamoğlu

Bu kez zayıf bırakılanlar büyüklük taslayanlara "Hayır" diye itiraz edecekler, "(İşiniz gücünüz) gece gündüz dolap çevirmek! Hatırlasanıza bir; bize Allah'a yabancılaşmamızı ve O'na eşdeğer rakip güçler tanımamızı dayatıyordunuz!" Derken onların tümü de asıl pişmanlığı, kendilerini bekleyen azabı görünce yüreklerinin en derinlerinde yaşayacaklar; zira Biz inkarda ısrar edenlerin boyunlarına halkalar geçireceğiz: hem yaptıklarının bunun dışında bir karşılığı mı var?

Muhammed Esed

Ama güçsüzler, küstahça büyüklük taslayanlara: "Hayır!" diyecekler. "(Bizi ondan alıkoyan, sizin) gece gündüz (Allah'ın mesajlarına karşı) yanlış ve yanıltıcı itirazlar geliştirmenizdi; (tıpkı) Allah'ı tanımamaya ve O'na rakip güçler bulunduğuna bizi ikna ettiğiniz (gibi)!" diyeceklerdir. Ve onlar (kendilerini bekleyen) azabı görünce (derin) pişmanlıklarını ifade etmeye imkan bulamayacaklar; çünkü biz hakikati inkara şartlanmış olanların boyunlarına halkalar geçireceğiz. Bu, yaptıklarının (adil) bir karşılığı değil midir?

Ahmed Hulusi

Zavallı tabiler, kibirli önderlerine dedi ki: "Hayır, gece ve gündüz hile ile bizi yanılttınız! Allah'ın, Esma'sıyla hakikatimiz olduğunu inkar etmemizi ve O'na ortak tanrılar oluşturmamızı emrederdiniz". . . Azabı gördüklerinde ise pişmanlıklarını gizlediler! Hakikat bilgisini inkar edenlerin boyunlarında (başlarını bedensellik kabulünden döndüremeyecekleri) boyunduruklar oluşturduk! Ortaya koyduklarının sonucunu yaşıyorlar!

Ali Bulaç

Za'fa uğratılanlar da büyüklük taslayanlara: "Hayır, siz gece ve gündüz hileli düzenler (kurup) bizim Allah'ı inkar etmemizi ve O'na eşler koşmamızı bize emrediyordunuz" dediler. Azabı gördüklerinde pişmanlıklarını saklarlar; biz de inkar edenlerin boyunlarına halkalar geçirdik. Onlar, yaptıklarından başkasıyla mı cezalandırılacaklardı?

Ali Özek ve heyeti

Zayıf sayılanlar da büyüklük taslayanlara: Hayır! Gece gündüz (işiniz) tuzak kurmaktı. Çünkü siz daima Allah'ı inkâr etmemizi, O'na ortaklar koşmamızı bize emrederdiniz, derler. Artık azabı gördüklerinde, için için yanarlar; biz de o inkâr edenlerin boyunlarına demir halkalar takarız. Onlar ancak yapmakta oldukları günahları yüzünden cezalandırılırlar.

Ali Rıza Safa

Güçsüz olanlar, büyüklük taslayanlara, şöyle derler: "Hayır! Gece-gündüz düzenbazlık yaparak, Allah'a nankörlük etmemize ve O'na ortaklar koşmamıza yönlendiriyordunuz!" Cezayı görünce de pişmanlığı içlerinde duyacaklardır. Çünkü nankörlük edenlerin boyunlarına halkalar geçireceğiz. Yaptıklarından başka bir şeyle mi cezalandırılacaklardı?

Bayraktar Bayraklı

Güçsüz durumda olanlar, büyüklük taslayanlara, "Hayır! Sizingece gündüz tuzak kurmanız bizi bu hale düşürdü. Çünkü bize, Allah'ı inkar etmemizi, O'na ortaklar koşmamızı emrediyordunuz" diyecekler ve azabı gördüklerinde, pişmanlıklarını içlerinde gizleyecekler. Biz de inkar edenlerin boyunlarına halkalar geçireceğiz. Onlar sadece yaptıklarının karşılığını görecekler.

Edip Yüksel

Güçsüzleştirilenler, büyüklenenlere, "Asıl sizdiniz. Bizim ALLAH'a karşı nankörlük göstermemiz ve O'na ortaklar koşmamız için gece gündüz planlar kuruyordunuz." Azabı gördüklerinde içlerinde pişmanlık duyarlar. İnkarcıların boyunlarına prangalar vurmuşuzdur. Yalnız yaptıklarının karşılığını almıyorlar mı?

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Güçsüzleştirilenler, büyüklenenlere, 'Asıl sizdiniz. Bizim ALLAH'a karşı nankörlük göstermemiz ve O'na ortaklar koşmamız için gece gündüz planlar kuruyordunuz.' Azabı gördüklerinde içlerinde pişmanlık duyarlar. İnkarcıların boyunlarına prangalar vurmuşuzdur. Yalnız yaptıklarının karşılığını almıyorlar mı?

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

O zayıf düşürülenler de büyüklük taslayanlara: "Hayır işiniz gece gündüz dolap (çevirmekti); çünkü sizler, bizlere hep Allah'a küfretmemizi ve ona eşler koşmamızı emrediyordunuz." derler ve böyle atışırlarken, azabı gördükleri zaman, içlerinden pişmanlık duymaktadırlar. Biz de o küfredenlerin boyunlarına tomrukları geçirmişizdir de yalnızca yaptıklarının cezasını çekiyorlardır.

Elmalılı Hamdi Yazır

O zebun edilenler de o büyüklük taslayanlara demektedir: hayır işiniz gece gündüz dolap, çünkü sizler bizlere hep Allaha küfretmemizi ve ona menendler koşmamızı emrediyordunuz ve böyle atışırlarken hepsi azabı gördükleri o demde içlerinden pişmanlık getirmektedirler, tomrukları geçirmişizdir de boyunlarına hep o küfredenlerin, sade yaptıklarının cezasını çekiyorlardır.

Erhan Aktaş

Mus'tezaflar, büyüklük taslayanlara: "Hayır! Gece gündüz dipnot 1 kurduğunuz tuzaklarla bize, Allah'ı yalanlamamızı, O'na birtakım eşler koşmamızı öneriyordunuz." dediler. Azabı gördükleri zaman, için için pişman olacaklar. Kafirlerin boyunlarına demir halkalar geçiririz. Onlar, yalnızca yapmış oldukları şeylerin karşılığını görecekler.

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Hiç durmadan, sürekli.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Mus'tezaflar dipnot 1 , büyüklük taslayanlara: "Hayır! Gece gündüz dipnot 2 kurduğunuz tuzaklarla bize, Allah'ı yalanlamamızı, O'na birtakım eşler koşmamızı öneriyordunuz." dediler. Azabı gördükleri zaman, için için pişman olacaklar. Kafirlerin boyunlarına demir halkalar geçiririz. Onlar, yalnızca yapmış oldukları şeylerin karşılığını görecekler.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Güçsüz bırakılmışlar, ezilmişler, kimsesizler, çaresizler, küçümsenenler.
  2. metne dön, dipnot 2
    Hiç durmadan, sürekli.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Güçsüz bırakılanlar, büyüklük taslayanlara: "Hayır! Gece gündüz dipnot 1 kurduğunuz tuzaklarla bize, Allah'ı yalanlamamızı, O'na bir takım eşler koşmamızı öneriyordunuz." dediler. Azabı gördükleri zaman, için için pişman olacaklar. Gerçeği yalanlayan nankörlerin boyunlarına demir halkalar geçirmişizdir. Onlar, yalnızca yapmış oldukları şeylerin karşılığını görecekler.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Hiç durmadan, sürekli.

Gültekin Onan

Za'fa uğatılanlar da büyüklük taslayanlara: "Hayır, siz gece ve gündüz hileli düzenler (kurup) bizim Tanrı'ya küfretmemizi ve O'na eşler koşmamızı bize buyuruyordunuz" dediler. Azabı gördüklerinde pişmanlıklarını saklarlar. Biz de küfredenlerin boyunlarına halkalar geçirdik. Onlar yaptıklarından başkasıyla mı cezalandırılacaklardı?

Hasan Basri Çantay

Zaif tanıtanlar da o büyüklük taslayanlara: "Hayır, derler, gece gündüz (işiniz) hıylekarlıkdı. Çünkü siz bize Allaha küfretmemizi, Ona benzerler (ortaklar) tanımamızı emrediyordunuz". Bunlar azabı görünce (hepsi) peşimanlıklarını (derdlerini) içlerine atarlar. Biz de o küfredenlerin boyunlarına (ateş) tomrukları (nı) takarız. Yapmakda olduklarının başkasıyle mi cezalandırılacaklardı ya?

İbni Kesir

Güçsüz sayılanlar da, büyüklük taslayanlara dediler ki: Haydi, gece ve gündüzün (işiniz) hilekarlıktı. Hani siz, bizim Allah'a küfretmemizi ve O'na eşler koşmamızı emrediyordunuz. Azabı gördüklerinde ettiklerine içleri yandı. Ve küfretmiş olanların boyunlarına demir halkalar vurduk. Yapmakta olduklarından başkasıyla mı, cezalandırılacaklardı.

Mehmet Alagaş

(22-33) Deki; Allah dışında iddia ettiklerinize çağrıda / duada bulunun, göklerde ve yerde küçük bir parçacık miktarında / zerre miskal dahi bir şeye malik değildirler. (Elinde olanla ilgili özgürce tasarrufta bulunma hakkı ) O ikisinde (gökler ve yer) herhangi bir ortakl ıkları yoktur, O’nun, onlardan (Allah’a ortak koştu klarınızdan) herhangi bir destekçisi / arka çıkanı da yoktur. Onun (Allah’ın) yanında, izin verdiği kimse hariç aracılığın / şefaatin bir faydası yoktur , kalplerde ki telaşe / panik giderildiği vakit dediler ki Rabbiniz ne dedi? Dediler ki gerçeği söyledi, O yücedir büyüktür. De ki sizi semalardan ve arzdan kim rızıklandırıyor? De ki Allah! Belki biz ya da belki siz yol üzereyiz / hidayet üzereyiz yahut apaçık bir biçimde yoldan sapmışız. De ki; suçlarımızdan / cürümlerimizden siz sorgulanmayacaksınız, sizin yaptıklarınızdan da bize bir şey sorulmayacak. De ki; Rabbimiz hepimizi bir araya getirecek sonra da aramızı da gerçek olarak açacak. O açandır / fettahtır, bilendir / alimdir. De ki; hakikat olarak kabul ettiğiniz ve O’na (Allah’a) ortak koştuklarınızı gösterin bana! Asla! Bilakis O Allah saygıdeğerdir, yargıçtır / hâkimdir / gerekçeli hüküm kararları verir. Seni biz ancak insanların tümü için müjdeci ve uyarıcı olarak gönderdik ve fakat insanların çoğu bilmiyorlar. Ve diyorlar ki eğer sözüne bağlıysan ne zaman bu vaat edilen? Deki o gün sizin tespit edilen son gününüzdür / miadınızdır , o saat ne ötelenir / tehir edilir ne de / erkene alınır. Kafirler dediler ki, biz bu Kur’an’a ve önümüze getirdiklerine inanmayız. Eğer zalimlerin Rableri yanındaki duruşlarını bir görebilsen? Bazısı bazısına dönüp laf atar, zayıf bırakılanlar büyüklük taslayanlara diyecekler ki siz olmasaydınız bizler iman edecektik, büyüklenenler de zayıf bırakılanlara dedi ki sizleri yola girme vakti geldiğinde yola girmekten biz mi çevirdik? Bilakis siz suçlularsınız, zayıf bırakılanlar / mustazaflar da büyüklenenlere dedi ki o vakit sabah akşam tuzak planlardınız ve bize de Allah’ı inkârı , Ona denk başkalarını edinmemizi emrediyordunuz. Azabı gördüklerin de pişmanlığa yakalandılar, yok sayanların / kafirlerin boyunlarına halkalar / tasmalar yaptık, onlar ancak yaptıklarının karşılıklarını almıyorlar mı?

Rowwad Tercüme Merkezi

Zayıf düşürülenler de büyüklenenlere: "Hayır gece gündüz hileler kuruyor; bize Allah'ı inkâr etmemizi ve O'na eşler koşmamızı emrediyordunuz" derler. Azabı gördüklerinde pişmanlıklarını açığa vururlar. Biz de kâfirlerin boyunlarına halkalar dolarız. Onlar işlediklerinden başka bir şeyle mi cezalandırılırlar?

Süleyman Ateş

Zayıf düşürülenler büyüklük taslayanlara: "Hayır, gece gündüz dolap (kurar, kötülük aşılardınız) Allah'a nankörlük etmemizi, O'na eşler koşmamızı bize emrederdiniz." dediler. Ve azabı gördüklerinde, içlerinde pişmanlıklarını gizlediler. Biz de o nankörlerin boyunlarına demir halkalar geçirdik. Yalnız yaptıklarıyle cezalanmıyorlar mı?

Süleymaniye Vakfı

Ezilenler büyüklük taslayanlara: "Hayır! Sizler, gece gündüz plan kurup Allah'ı görmezlikten gelmemizi ve ona benzer nitelikte varlıkları(n olduğunu dipnot 1 ) kabul etmemizi emrediyordunuz." derler dipnot 2 . Boyunlarına taktığımız halkalar içinde dipnot 3 o azabı görünce de içten içe pişman olurlar dipnot 4 . Onlara, sadece yaptıklarının cezası çektirilir dipnot 5 !

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Ayetteki endad (أنداد) kelimesinin tekili nidd'dir (نِدٌّ). Nidd, "bir şeyin benzeri ve işlerinde ona muhalefeti olan varlık" anlamındadır (el-Ayn). Müşrikler, Allah ile ortak özelliklere sahip olduğuna inandıkları varlıkları araya koyarak isteklerini, onların aracılığı ile Allah'a kabul ettireceklerine inanırlar. Bakara 2/22, 165, İbrahim 14/30, Zümer 39/8, Fussilet 41/9. <b>
  2. metne dön, dipnot 2
    </b><b> </b>Şuara 26/96-102.
  3. metne dön, dipnot 3
  4. metne dön, dipnot 4
  5. metne dön, dipnot 5

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Etkisizleştirilmiş olanlar büyüklük taslayanlara; "Hayır sizler, gece gündüz hile kuruyor, Allah'ı görmezlikten gelmemizi ve ona ortaklar koşmamızı emrediyordunuz" derler. Boyunlarına taktığımız demir halkalar içinde o azabı görünce de pişmanlıklarını içlerine atarlar. Teslim oldukları ceza yaptıklarının karşılığından başka nedir ki?

Şaban Britch

Zayıf olanlar da büyüklenenlere: Hayır, siz gece ve gündüz tuzaklar (kuruyor,) bizim Allah'a küfretmemizi ve O'na eşler koşmamızı bize emrediyordunu, derler. Azabı gördükleri zaman, için için pişman olacaklardır. Kâfirlerin boyunlarına demir halkalar geçiririz. Yaptıklarından başka bir şeyle mi cezalandırılacaklar?

Şaban Piriş

Sömürülenler de büyüklenenlere: -Aksine, siz gece gündüz plan kurup, bize Allah'a nankörlüğü ve O'na denk varlıklar edinmemizi emrederdiniz, derler. Azabı gördükleri zaman, için için pişman olacaklardır. İnkarcıların boyunlarına demir halkalar geçiririz. Yaptıklarından başka bir şeyle mi cezalandırılacaklar?

Yaşar Nuri Öztürk

Bu kez, basit görülüp horlananlar büyüklük taslayanlara şöyle derler: "Hayır, öyle değil!" İşiniz gece gündüz düzenbazlıktı. Siz bize Allah'a nankörlük etmemizi, O'na eşler, ortaklar tutmamızı emrediyordunuz." Nihayet, azabı gördüklerinde, pişmanlığı içlerine gömerler. Biz ise inkarcıların boyunlarına bukağıları vurmuşuzdur. Yapıp ettiklerinden başka, neyin karşılığını görüyorlar ki!...

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

And there shall the passively-minded say to those who exercised inordinate self-esteem: "but you took cunning for a sinister and crooked wisdom and you made its breastplate work day and night and you kept pressing hard upon us for adopting polytheism and you urged us to deny Allah as the only Ilah and to incorporate with Him other deities". Deep in their hearts they will feel their guilt with pining regrets and vain repentances when they see the inescapable punishment. We will fetter and confine the infidels with chains around their necks. Would they be requited but with what is commensurate with their deeds?"

Abdul Haleem

The oppressed will say to them, ‘No, it was your scheming, night and day, ordering us to disbelieve in God and set up rivals to Him.’ When they see the punishment, they will fall silent with regret, and We shall put iron collars on the disbelievers’ necks. Why should they be rewarded for anything other than what they have done?

Abdullah Yusuf Ali

Those who had been despised will say to the arrogant ones: "Nay! it was a plot (of yours) by day and by night: Behold! Ye (constantly) ordered us to be ungrateful to Allah and to attribute equals to Him!" They will declare (their) repentance when they see the Penalty: We shall put yokes on the necks of the Unbelievers: It would only be a requital for their (ill) Deeds.

Abul A'la Maududi

Those who were suppressed will say to those who waxed arrogant: "By no means; it was your scheming, night and day, when you would enjoin us to disbelieve in Allah and set up others as equals to Him." dipnot 1 When they are confronted with the chastisement, they will be remorseful in their hearts. We shall put fetters around the necks of the unbelievers. Can people be requited except for their deeds?

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    In other words, the common people’s reply will be: "How can you hold us as equal partners in this responsibility? Do you also remember what sort of trickeries and deceptions and false propaganda you practiced and what efforts you used to make to tempt and entice the people day and night. It is not just that you presented the world before us and we were allured, but this is also a fact that you used to befool us by your frauds and deceptions and each one of you brought a new bait every day to tempt and lure the simple people."

Aisha Bewley

Those deemed weak will say to those deemed great, ‘No, it was your scheming night and day when you commanded us to reject Allah and assign equals to Him. ’ But they will show their remorse when they see the punishment. We will put iron collars round the necks of those who are kafir. Will they be repaid for anything but what they did?

Al-Hilali & Khan

Those who were deemed weak will say to those who were arrogant: "Nay, but it was your plotting by night and day: when you ordered us to disbelieve in Allâh and set up rivals to Him!" And each of them (parties) will conceal their own regrets (for disobeying Allâh during this worldly life), when they behold the torment. And We shall put iron collars round the necks of those who disbelieved. Are they requited aught except what they used to do?

Ali Quli Qarai

Those who were abased will say to those who were arrogant, ‘Rather [it was your] night and day plotting, when you prompted us to forswear Allah and to set up equals to Him. ’ They will hide their remorse when they sight the punishment, and We will put iron collars around the necks of the faithless. Shall they be requited except for what they used to do?

Amatul Rahman Omar

And those who were suppressed and made weak (in the world) will say to those who considered themselves superior, `Nay, (We did not become guilty in our own right) rather it was due to your schemes (which you hatched) by day and night (that kept us away from guidance); for then you urged us to disbelieve in Allâh and set up equals with Him (to be worshipped). ' And they will not be able to conceal their remorse when they see the punishment; We shall put shackles round the necks of these disbelievers. They will be recompensed only according to their (actual) deeds.

Arthur John Arberry

And those that were abased will say to those that waxed proud, 'Nay, but devising night and day, when you were ordering us to disbelieve in God, and to set up compeers to Him. ' They will be secretly remorseful when they see the chastisement and We put fetters on the necks of the unbelievers; shall they be recompensed except for what they were doing?

Bijan Moeinian

The weak ones will reply: "It was you who campaigned day and night to idolize the others beside God. " Finally, when they face their punishment, they will repent sincerely but [it will be too late and] they will get shackles around their necks. Do they not deserve to be punished for what they did?

E. Henry Palmer

And those who were thought weak shall say to those who were big with pride, 'Nay, but it was the plotting by night and day, when ye did bid us to disbelieve in God, and to make peers for Him!' and they shall display repentance when they see the torment; and we will put fetters on the necks of those who misbelieved. Shall they be rewarded except for that which they have done?

Edip-Layth

Those who were weak will say to those who were mighty: "No, it was your scheming night and day, when you commanded us to reject God, and to set up equals to Him." They will be filled with regret, when they see the retribution. We will place shackles around the necks of those who rejected. Are they not being requited for what they used to do?

George Sale

And they who were esteemed weak shall say unto those who behaved with arrogance, nay, but the crafty plot which ye devised by night and by day, occasioned our ruin; when ye commanded us that we should not believe in God, and that we should set up other gods as equals unto him. And they shall conceal their repentance, after they shall have seen the punishment prepared for them. And we will put yokes on the necks of those who shall have disbelieved: Shall they be rewarded any otherwise than according to what they shall have wrought?

Hamid S. Aziz

Those who were proud shall say to those who were deemed weak (or despised), "Did we turn you away from the guidance after it had come to you? Nay, you (yourselves) were guilty. "

Mahmoud Ghali

And (the ones) who were deemed weak will say to (the ones) who waxed proud, "No indeed, (but) (it was your) scheming night and day-time as you commanded us to disbelieve in Allah and make up compeers to Him. " And they will keep secret (their) remorse as soon as they see the torment. And We made shackles on the necks of the ones who disbelieved; will they be recompensed except for whatever they were doing?

Marmaduke Pickthall

Those who were despised say unto those who were proud: Nay but (it was your) scheming night and day, when ye commanded us to disbelieve in Allah and set up rivals unto Him. And they are filled with remorse when they behold the doom; and We place carcans on the necks of those who disbelieved. Are they requited aught save what they used to do?

Mohamed Ahmed - Samira

But the weak will say to the arrogant: "Not in the least. It was your plotting night and day when you ordered us to disbelieve in God and associate compeers with Him." When they see the punishment they will express repentance. But We shall put iron collars round the necks of infidels. Will they be requited for anything but what they did?

Muhammad Asad

But those who had been weak will say unto those who had gloried in their arrogance: "Nay, [what kept us away was your] devising of false arguments, night and day, [against God’s messages- as you did] when you persuaded us to blaspheme against God and to claim that there are powers that could rival Him!" And when they see the suffering [that awaits them], they will [all] be unable to express [the full depth of] their remorse: for We shall have put shackles around the necks of those who had been bent on denying the truth: [and] will this be aught but a [just] requital for what they were doing?

Mustafa Khattab

The lowly will say to the arrogant, "No! It was your plotting by day and night—when you ordered us to disbelieve in Allah and to set up equals with Him." They will ˹all˺ hide ˹their˺ remorse when they see the torment. And We will put shackles around the necks of the disbelievers. Will they be rewarded except for what they used to do?

Progressive Muslims

And those who were weak will say to those who were mighty: "No, it was your scheming night and day, when you commanded us to reject God, and to set up equals to Him. " And they will be filled with regret, when they see the retribution. And We will place shackles around the necks of those who rejected. Are they not being requited for what they used to do

Rashad Khalifa

The followers will say to their leaders, "It was you who schemed night and day, then commanded us to be unappreciative of GOD, and to set up idols to rank with Him." They will be ridden with remorse, when they see the retribution, for we will place shackles around the necks of those who disbelieved. Are they not justly requited for what they did?

Sahih International

Those who were oppressed will say to those who were arrogant, "Rather, [it was your] conspiracy of night and day when you were ordering us to disbelieve in Allah and attribute to Him equals. " But they will [all] confide regret when they see the punishment; and We will put shackles on the necks of those who disbelieved. Will they be recompensed except for what they used to do?

Sam Gerrans

And those who were despised will say to those who had waxed proud: “Nay, it was your scheme night and day, when you commanded us to deny God and make equals to Him.” And they will whisper remorse when they see the punishment, and We place yokes on the necks of those who ignore warning. Will they be rewarded save for what they did?

Shabbir Ahmed

The commoners will say to their leaders, "Nay, you were the ones who schemed night and day to set up systems that we were forced to follow, instead of Allah. It is you who set up (yourselves as) rivals against Him." Both parties will then be ashamed when they see the Requital. We will put shackles around the necks of all those who rejected the Truth. Is their retribution anything but what they earned with their own actions?

Syed Vickar Ahamed

Those who were the weak ones will say to the arrogant ones: "No! It was a (your) plot by day and by night: When, you (always) ordered us to be thankless to Allah and to find (others) equal with Him!" And they will say (their) repentance when they see the Penalty: And We shall put (stiff) clamps on the necks of the unbelievers: It would only be a repayment for their (ill) deeds.

Taqi Usmani

And those weak will say to those overbearing, "But (it was your) intriguing day and night (that stopped us from accepting guidance), when you were directing us to disbelieve in Allah and to set up rivals to Him." And all of them will conceal (their) regrets when they will see the punishment. And We will place iron-collars around the necks of those who disbelieved. They will not be recompensed except for what they used to do.

The Monotheist Group

And those who were weak will say to those who were mighty: "No, it was your scheming night and day, when you commanded us to reject God and to set up equals to Him." And they are filled with regret when they see the retribution and We will place shackles around the necks of those who rejected. Are they not being requited for what they used to do?

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Sebe' suresi, 33. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Sebe' suresi, 33. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Sebe' suresi, 33. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩