Diyanet İşleri
De ki: "Şüphesiz, Rabbim rızkı kullarından dilediğine bol bol verir ve (dilediğine) kısar. Allah yolunda her ne harcarsanız, Allah onun yerine başkasını verir. O, rızık verenlerin en hayırlısıdır."
Sebe' suresi
Sebe' suresi, 39. ayet. قُلْ إِنَّ رَبِّى يَبْسُطُ ٱلرِّزْقَ لِمَن يَشَآءُ مِنْ عِبَادِهِۦ وَيَقْدِرُ لَهُۥ وَمَآ أَنفَقْتُم مِّن شَىْءٍ فَهُوَ يُخْلِفُهُۥ وَهُوَ خَيْرُ ٱلرَّٰزِقِينَ
ḳul inne rabbî yebsüṭu-rrizḳa limey yeşâü min `ibâdihî veyaḳdiru leh. vemâ enfaḳtüm min şey'in fehüve yuḫlifüh. vehüve ḫayru-rrâziḳîn.
De ki: "Şüphesiz, Rabbim rızkı kullarından dilediğine bol bol verir ve (dilediğine) kısar. Allah yolunda her ne harcarsanız, Allah onun yerine başkasını verir. O, rızık verenlerin en hayırlısıdır."
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Rızkın ölçüsü ve meleklerin şahitliği Sebe' 39–45 3
Ey Muhammed, de ki: "Şüphesiz, Rabbim rızkı dilediğine bol verir ve (dilediğine) kısar. Fakat insanların çoğu bilmezler."
Ne mallarınız ne de çocuklarınız, sizi bizim katımıza daha çok yaklaştıran şeylerdir! Ancak iman edip salih amel işleyenler başka. İşte onlar için işlediklerine karşılık kat kat mükafat vardır. Onlar cennet köşklerinde güven içindedirler.
Ayetlerimizi geçersiz kılmak için yarışanlar var ya, işte onlar azap için hazır bulundurulacaklar.
De ki: "Şüphesiz, Rabbim rızkı kullarından dilediğine bol bol verir ve (dilediğine) kısar. Allah yolunda her ne harcarsanız, Allah onun yerine başkasını verir. O, rızık verenlerin en hayırlısıdır."
Allah'ın, onları hep birden toplayacağı, sonra da meleklere, "Bunlar mı size ibadet ediyorlardı?" diyeceği günü bir hatırla!
(Melekler) derler ki: "Seni eksikliklerden uzak tutarız. Onlar değil, sen bizim dostumuzsun. Hayır, onlar cinlere ibadet ediyorlardı. Onların çoğu cinlere inanıyordu."
İşte bugün birbirinize ne fayda ne de zarar verebilirsiniz. Zulmedenlere, "Yalanlamakta olduğunuz cehennem azabını tadın" deriz.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
39. Daha sonra Allah, tekrar rızkı genişletenin ve daraltanın kendisi olduğunu dile getirerek şöyle buyurmaktadır: “Şüphesiz Rabbim, rızkı kullarından dilediğine genişletir (dilediğine de) daraltır.” Bu buyruğu tekrarlamasının hikmeti, bundan sonraki buyrukları ona bağlamaktır:
“(Allah yolunda) her ne harcarsanız” ister farz, ister müstehap olsun, ister akraba, ister komşu, ister yoksul, ister yetim, isterse de başkasına infak edilmiş olsun “O” yani Yüce Allah “bu harcadığınızın yerine başkasını verir.” O halde infakta bulunmanın rızkı eksilteceği vehmine kapılmayın. Zira bu, rızkı dilediğine genişletip yayan, dilediğininkini de kısan yüce Zatın, infak edene infak ettiğinin yerine başkasını vereceğine dair bir vaadidir. “O, rızık verenlerin en hayırlısıdır.” O bakımdan rızkı O’ndan isteyin ve size izlemenizi emrettiği sebepleri de yerine getirin.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Ey Resul! De ki: "Şüphesiz benim Rabbim Allah -Subhanehu ve Teâlâ- kullarından dilediği kimsenin rızkını genişletir ve dilediği kimsenin rızkını da daraltır. Allah yolunda ne infak ederseniz Allah -Subhanehu ve Teâlâ- dünyada verdiğiniz şeyden daha hayırlısını size geri verir, ahirette ise büyük bir sevap verir. Allah Teâlâ, rızık verenlerin en hayırlısıdır. Her kim rızık istiyorsa Allah Teâlâ'ya sığınsın."
Aynı kök: نفق (111 geçiş) · Aynı kök: رزق (123 geçiş) · Ortak kavram: İnfak
Allah, hiçbir şeye gücü yetmeyen ve başkasının malı olan bir köle ile, kendisine verdiğimiz güzel rızıktan gizli ve açık olarak Allah yolunda…
Aynı kök: نفق (111 geçiş) · Aynı kök: رزق (123 geçiş) · Ortak kavram: İnfak
Eli geniş olan, elinin genişliğine göre nafaka versin. Rızkı dar olan da, Allah'ın ona verdiğinden (o ölçüde) harcasın. Allah, bir kimseyi ancak…
Aynı kök: بسط (25 geçiş) · Aynı kök: رزق (123 geçiş) · Ortak kavram: Rızık
Allah, rızkı dilediğine bol verir, (dilediğine de) kısar. Onlar ise dünya hayatı ile sevinmektedirler. Halbuki dünya hayatı, ahiretin yanında çok az…
Aynı kök: بسط (25 geçiş) · Aynı kök: رزق (123 geçiş) · Ortak kavram: Rızık
Şüphesiz Rabbin, dilediğine rızkı bol bol verir ve (dilediğine) kısar. Çünkü O, gerçekten kullarından haberdardır ve onları görmektedir.
Aynı kök: بسط (25 geçiş) · Aynı kök: رزق (123 geçiş) · Ortak kavram: Rızık
Daha dün onun yerinde olmayı arzu edenler, "Vay! Demek ki Allah, kullarından dilediği kimselere rızkı bol verir ve (dilediğine) kısarmış. Allah, bize…
Aynı kök: نفق (111 geçiş) · Aynı kök: رزق (123 geçiş) · Ortak kavram: İnfak
Onlar gaybe inanırlar, namazı dosdoğru kılarlar, kendilerine rızık olarak verdiğimizden de Allah yolunda harcarlar.
Aynı kök: رزق (123 geçiş) · Aynı kök: خلف (127 geçiş) · Ortak kavram: Rızık
Andolsun, biz İsrailoğullarını çok güzel bir yurda yerleştirdik ve onlara temiz rızıklar verdik. Kendilerine bilgi gelinceye kadar ayrılığa…
Aynı kök: رزق (123 geçiş) · Aynı kök: خلف (127 geçiş) · Ortak kavram: Rızık
Şu'ayb, şöyle dedi: "Ey kavmim! Söyleyin bakayım, ya ben Rabbimden gelen açık bir delil üzere isem ve katından bana güzel bir rızık vermişse!. Ben…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
De ki: "Rabbim rızkı kullarından dilediğine (layık olana) açarak (bol) da verir, ona kısarak (dar) da verir. dipnot 1 Siz iyiliğe ne infak ederseniz (verirseniz), O yerine (yenisini) hemen verir. O rızık verenlerin en hayırlısıdır."
Tekrar et: "Şüphe yok ki, isteyen kullarına rızkı açmayı da, onun lehine sınırlandırmayı da dileyen benim Rabbimdir; ama siz her ne infak ederseniz O onun yerini hemen doldurur; zira O rızık verenlerin en hayırlısıdır.
De ki: "Rabbim, kullarından dilediğine bol rızık verir, dilediğine az ve başkaları için ne harcarsanız yerini (daima) doldurur: çünkü O, rızık verenlerin en hayırlısıdır".
De ki: "Muhakkak ki Rabbim yaşam gıdasını (maddi - manevi rızkı), kullarından dilediğine genişletir ve (dilediğine de) daraltır! Bir şey infak ederseniz (Allah için karşılıksız bağışlarsanız), O, onun yerine başkasını verir. . . "HU", yaşam gıdasıyla besleyen mükemmel Rezzak'tır. "
De ki: "Şüphesiz benim Rabbim, kullarından rızkı dilediğine genişletip yayar ve ona kısar da. Her neyi infak ederseniz, O (Allah), yerine bir başkasını verir; O, rızık verenlerin en hayırlısıdır."
De ki: Rabbim, kullarından dilediğine bol rızık verir ve (dilediğinden de) kısar. Siz hayra ne harcarsanız, Allah onun yerine başkasını verir. O, rızık verenlerin en hayırlısıdır.
De ki: "Aslında, benim Efendim, dilediği kulunun geçimini hem genişletir hem de daraltır. O, yardımlaşmak amacıyla ne paylaşırsanız, onun yerine başkasını verir. Çünkü O, geçimlik verenlerin en iyisidir!"
De ki: "Şüphesiz ki Rabbim, kullarından dilediğine rızkı bolca da verir, kısar da. Siz hayır için ne harcarsanız, Allah onun yerini doldurur. O, rızk verenlerin en hayırlısıdır."
De ki: "Efendim, kullarından dilediğine nimeti bol verir ve onu kısar. Neyi verirseniz, onu size ödeyecektir. O, rızık verenlerin en iyisidir."
De ki, 'Rabbim, kullarından dilediğine nimeti bol verir ve onu kısar. Neyi verirseniz, onu size ödeyecektir. O, rızık verenlerin en iyisidir.'
De ki: "Gerçekten Rabbim, rızkı kullarından dilediği kimseye hem bol verir, hem kısar. Hayır için her neyi harcarsanız, O, onun yerini doldurur. O, rızık verenlerin en hayırlısıdır."
De ki hakıkaten rabbım kullarından dilediği kimseye rızkı hem döşer hem sıkar ve her neyi hayra sarfederseniz o ona halef de verir, hem o, rızık verenlerin en hayırlısıdır
De ki: "Benim Rabb'im, kullarından dilediği kimse için rızkı genişletir ve takdir eder. Bir şey infak dipnot 1 ettiğiniz zaman; O, onun karşılığını verir. Ve O, rızık verenlerin en hayırlısıdır.
De ki: "Benim Rabb'im, kullarından dilediği kimse için rızkı genişletir ve takdir eder. Bir şey infak dipnot 1 ettiğiniz zaman; O, onun karşılığını verir. Ve O, rızık verenlerin en hayırlısıdır.
De ki: "Benim Rabb'im, kullarından dilediği kimse için rızkı genişletir ve takdir eder. Bir şey infak dipnot 1 ettiğiniz zaman; O, onun karşılığını verir. Ve O, rızık verenlerin en hayırlısıdır.
De ki: "Şüphesiz benim rabbim, rızkı kullarından dilediğine genişletip / yayar veya kısar / daraltır / kısıtlar. Her neyi infak ederseniz, O (Tanrı), yerine bir başkasını verir O, rızık verenlerin en hayırlısıdır."
De ki: "Hakıykaten Rabbim, kullarından kimi dilerse onun rızkını genişletir, (kimi de dilerse) onunkini kısar. (Hayır için) ne harcarsanız O, bunun ardından (daha iyisini) lütfeder. O, rızıklandıranların hayırlısıdır.
De ki: Rabbım, rızkı kullarından dilediğine genişletir ve kısar. Hangi şeyden de infak ederseniz; O, yerine koyar. O, rızık verenlerin en hayırlısıdır.
(4, 34, 35, 36, 37, 38, 39, 40, 41, 42, 43, 44, 45, 46, 47, 49, 50, 51, 52, 53, 54) Biz bir memlekete u yarıcı gönderdiysek , rahat hayatı olanlar / refah içinde olanlar dediler ki , biz kesinlikle size gönderilenleri gönderilmemiş sayıyoruz / yok sayıyoruz. Dediler ki bizler malca ve evlatça daha çoğuz, biz azap olunmayız / bize azap edilmez. De ki muhakkak Rabbim rızkı kime isterse genişletir / basitleştirir ve de daraltır / sınırlandırır ve lakin insanların çoğu / ekserisi bilmiyorlar. Sizin mallarınız da evlatlarınız da bizim yanımızda yakınlık sağlamaz, ancak kim iman eder salih amel işlerse o hariç (asıl o kişi yakınlık kazanır) ve işte onlar için amellerinin iki katı karşılık vardır ve onlar iman etmiş halde odalardadırlar. Ayetlerimizi aciz düşürmek için koşuşturanlar, işte onlar, hazır edilmiş haldeki azaptadırlar. (İhzar; yüzleşmek üzere birini bir yerde hazır bulundurmak) De ki muhakkak ki Rabbim rızkı kullarından kime isterse genişletir / basitleştirir ve de ona daraltır / sınırlandırır , neyi Allah yolunda harcarsanız / infak ederseniz Allah onun halefini yaratır / yerini doldurur. O, rızık verenlerin / erzak verenlerin en hayırlısıdır. O gün onları topluca bir araya getirecek, sonra meleklere size ibadet edenler bunlar mıydı? diyecektir. D ediler ki seni üstün tutarı / tesbih ederiz, onların sana denk tuttukları değil, sen bizim dostumuzsun, bilakis onlar cinlere ibadet ediyorlar, onların çoğu onlara (cinlere) güveniyorlar / iman ediyorlar. O gün bazılarınız bazılarınıza bir fayda sağlayamaya ve de zarar vermeye güç yetiremeyecek, zalimlere yalanladığınız ateş azabını tadın / zevklenin diyeceğiz. Apaçık ayetlerimiz onlara sıralı şekilde okunduğunda dediler ki kimdir bu? Sadece bir adamdır, babalarınızın ibadet ediyor olduklarından sizi alıkoymak istiyor , dediler ki nedir bu? Sadece uydurulmuş bir iftiradır , onlara geldiğinde, gerçek için / hak için, kafirler dediler ki bu sadece açık / seçik bir sihirdir / büyüdür. Onlara kitaplardan vermedik ki onunla ders etsinler , onlara senden önce uyarıcı göndermedik ki! Onlardan öncekiler de yalanladılar, onlara verdiklerimizin onda birine dahi eremediler / ulaşamadılar, elçimizi yalanladılar , İnkâr etmek / belirsizleştirmek nasıl olmuş? De ki size tek bir vaaz da bulunacağım eğer ki Allah için ikili yahut ferden / tek tek kalk ın / kıyam edin , sonrada düşünün, arkadaşınızda bir cinlenme durumu yok, O şiddetli bir azap öncesi sizin için sadece bir uyarıcıdır, Deki size bir ücret sormuyorum / sual etmiyorum (nerede benim ücretim demiyorum) O sizin olsun, benim ücretim Allah’a aittir ve O da her şeye tanıktır / şahittir. De ki muhakkak ki Rabbim hakikati vura vura ortaya atar. Yitiklerin / gaybların bilenidir. De ki Hak geldi ve batıl ortaya bir şey çıkaramaz ve gerisin geri getirebilir. D e ki eğer ki saparsam kendi adıma saparım (kendim kendimi saptırmışımdır) eğer ki yola girersem de / hidayete ererse m de Rabbimin bana vahyi sayesindedir. O muhakkak ki işitendir, yakındır. Paniklediklerinde / telaşlandıklarında bir görsen ki, kaçamazlar! yakın bir yerden / mekândan yakalanmışlardır. Dediler ki ona iman ettik! Uzak bir yerde iken artık onu (imanı) nasıl elde edecekler. Kesinlikle öncesinde onu yok saymışlardı, uzak bir yerden gayb hakkında ileri geri konuşuyorlardı. İştahları / arzuları ile aralarında artık bir set çekilmiştir, tıpkı bunlardan önceki taraftarlarına / şialarına da yapıldığı gibi, muhakkak ki onlar bunda çelişki içindeydiler.
De ki: "Rabbim, kullarından dilediğine bol rızık verir ve (dilediğinden de) kısar. Allah yolunda her ne harcarsanız, Allah onun yerine başkasını verir. O, rızık verenlerin en hayırlısıdır."
De ki: "Rabbim kullarından dilediğine rızkı yayar ve ona (tekrar rızkı) kısar. Siz Allah için ne verseniz, Allah onun yerine başkasını verir. O, rızık verenlerin en hayırlısıdır."
De ki: "Rabbim, kullarından tercih ettiği kişi için rızkı genişletir de daraltır da dipnot 1 . Allah, hayra yaptığınız her harcamanın yerini doldurur dipnot 2 . O, rızık verenlerin en hayırlısıdır."
De ki: "Sahibim rızkı, çalışan ve yeterli donanıma sahip olan kulları için yayar. Allah, hayra yaptığınız her harcamanın yerini doldurur. O rızık verenlerin en hayırlısıdır."
De ki: Şüphesiz Rabbim, kullarından dilediğinin rızkını genişletir, dilediğini de daraltır. İnfak edip, harcadığınız şeyin yerine başkasını verir. Rızık verenlerin en hayırlısı O’ dur.
De ki: -Şüphesiz Rabb'im, kullarından dilediğinin rızkını genişletir dilediğinin de daraltır. Harcadığınız şeyin yerine yenisini koyar. Rızık verenlerin en hayırlısı O' dur.
De ki: "Rabbim, kullarından dilediğine rızkı bolca, genişçe verir, dilediğine de kısarak verir. Bir şey infak ederseniz O, onun yerine başka bir şey lutfeder. Rızık verenlerin en hayırlısıdır O."
Say to them O Muhammad: "Indeed, it is Allah, my Creator, Who gives livelihood generously and confers support gratuitously to whom He will of His servants and restrains it if He will. And whatever you spend in His cause and in benevolence, He replenishes it, for He is the most capable of meeting peoples' needs and the best Purveyor of all requisites of His creatures".
Say, ‘My Lord gives in abundance to whichever of His servants He will, and sparingly to whichever He will; He will replace whatever you give in alms; He is the best of providers.’
Say: "Verily my Lord enlarges and restricts the Sustenance to such of his servants as He pleases: and nothing do ye spend in the least (in His cause) but He replaces it: for He is the Best of those who grant Sustenance.
Say, (O Prophet): "Verily, my Lord grants provision abundantly to whomsoever He pleases and straitens it for whomsoever He pleases. dipnot 1 Whatever you spend, He will replace it. He is the Best of all Providers." dipnot 2
Say: ‘My Lord expands the provision of any of His slaves He wills or restricts it. But anything you expend will be replaced by Him. He is the Best of Providers.’
Say: "Truly, my Lord enlarges the provision for whom He wills of His slaves, and (also) restricts (it) for him, and whatsoever you spend of anything (in Allâh’s Cause), He will replace it. And He is the Best of providers."
Say, ‘Indeed my Lord expands the provision for whomever of His servants that He wishes and tightens it, and He will repay whatever you may spend, and He is the best of providers. ’
Say, `Surely, my Lord multiplies the means of livelihood for such of His servants as He will and makes them scant for him (whom He pleases). And whatever you spend (in some noble cause) He exceeds it (in giving reward) so as to leave it (- your own contribution) behind; He is the Best of Providers.
Say: 'My Lord outspreads and straitens His provision to whomsoever He will of His servants; and whatever thing you shall expend, He will replace it. He is the best of providers.'
Let them know that: "God [in his absolute wisdom] gives more to some and less to the others. He will reward you for whatever you spend from your [God given] income in charity [to please him]; God is the best provider."
Verily, my Lord extends provision to whomsoever He will of His servants, or doles it out to him. And what ye expend in alms at all, He will repay it; for He is the best of providers.
Say, "My Lord gives provisions to whom He wishes of His servants and He restricts. Anything you spend, He will replace it; and He is the Best of providers."
Say, verily my Lord will bestow provision in abundance unto whom he pleaseth of his servants, and will be sparing unto whom he pleaseth: And whatever thing ye shall give in alms, he will return it; and he is the best provider of food.
And as for those who strive in opposing Our revelations, they shall be brought to the chastisement.
Say, "Surely my Lord outspreads the provision for whomever He decides of His bondmen and He estimates (it) for him; and whatever thing you expend, He will then replace it. And He is The Most Charitable of providers."
Say: Lo! my Lord enlargeth the provision for whom He will of His bondmen, and narroweth (it) for him. And whatsoever ye spend (for good) He replaceth it. And He is the Best of Providers.
Say: "Verily my Lord increases or restricts the provision of any of His creatures as He will, and repays whatsoever you spend. He is the best of all providers."
Say: "Behold, my Sustainer grants abundant sustenance, or gives it in scant measure, unto whomever He wills of His servants; and whatever it be that you spend on others, He [always] replaces it: for He is the best of providers. "
Say, ˹O Prophet,˺ "Surely ˹it is˺ my Lord ˹Who˺ gives abundant or limited provisions to whoever He wills of His servants. And whatever you spend in charity, He will compensate ˹you˺ for it. For He is the Best Provider."
Say: "My Lord gives provisions for whom He wishes of His servants and He restricts. And anything you spend, He will replace it; and He is the Best of providers."
Say, "My Lord is the One who controls all provisions; He increases the provisions for whomever He chooses from among His servants, or reduces them. Anything you spend (in the cause of God), He will reward you for it; He is the Best Provider."
Say, "Indeed, my Lord extends provision for whom He wills of His servants and restricts [it] for him. But whatever thing you spend [in His cause] - He will compensate it; and He is the best of providers."
Say thou: “My Lord expands provision for whom He wills of His servants, and He straitens for him.” And what you have spent of anything, He will replace it; and He is the best of providers.
Say, "Behold, my Lord enlarges or narrows provision for His servants according to His Laws. (20:124). Whatever you spend on others, He replaces it. (2:261). For, He is the Best of providers."
Say: "Surely, my Lord gives more or less livelihood to those of His servants as He pleases: And there is nothing of what you spend in the least (for Him) that He does not replace it: And He is the Best of those to give livelihood (Khair-ur-Razikheen). "
Say, " Surely, my Lord extends provision for whomsoever He wills, and straitens (it) for him. And whatever thing you spend, He replaces it, and He is the best of the sustainers.
Say: "My Lord gives provisions for whom He wishes of His servants and He restricts. And anything you spend, He will replace it; and He is the Best of providers."