Diyanet İşleri
Şeytan, onlar hakkındaki zannını doğru çıkardı. İnananlardan bir grup dışında hepsi ona uydular.
Sebe' suresi
Sebe' suresi, 20. ayet. وَلَقَدْ صَدَّقَ عَلَيْهِمْ إِبْلِيسُ ظَنَّهُۥ فَٱتَّبَعُوهُ إِلَّا فَرِيقًا مِّنَ ٱلْمُؤْمِنِينَ
veleḳad ṣaddeḳa `aleyhim iblîsü żannehû fettebe`ûhü illâ ferîḳam mine-lmü'minîn.
Şeytan, onlar hakkındaki zannını doğru çıkardı. İnananlardan bir grup dışında hepsi ona uydular.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Sebe' halkı ve Arim seli Sebe' 15–21 3
Nimetlere karşı nankörlük etmeleri sebebiyle onları işte böyle cezalandırdık. Biz (bu şekilde) ancak nankörleri cezalandırırız.
Sebe' halkı ile bereketlendirdiğimiz kentler arasına (her biri diğerinden) görülen kentler oluşturduk. Oralarda gidiş gelişi belirledik (seyahati kolaylaştırdık) ve onlara da şöyle dedik: "Oralarda gece gündüz güvenlik içinde dolaşın."
Onlar ise, "Ey Rabbimiz! Yolculuğumuzun konakları arasını uzaklaştır" dediler ve kendilerine zulmettiler. Biz de onları ibret kıssalarına çevirdik ve kendilerini darmadağın ettik. Şüphesiz ki bunda çok sabreden, çok şükreden herkes için ibretler vardır.
Şeytan, onlar hakkındaki zannını doğru çıkardı. İnananlardan bir grup dışında hepsi ona uydular.
Oysa şeytanın onlar üzerinde hiçbir hakimiyeti yoktu. Ancak ahirete inananları, onun hakkında şüphe içinde bulunanlardan ayırt edelim diye (ona bu fırsatı verdik). Senin Rabbin her şey üzerinde hakiki bir koruyucudur.
(Ey Muhammed!) De ki: "Allah'ı bırakıp da ilah olduklarını iddia ettiklerinizi çağırın. Göklerde ve yerde zerre kadar bir şeye sahip değillerdir. Onların yerde ve gökte hiçbir ortaklıkları yoktur. Allah'ın onlardan bir yardımcısı da yoktur.
Allah katında, O'nun izin verdiği kimseden başkasının şefaati yarar sağlamaz. (Şefaat için izin verilip de) kalplerinden korku giderilince birbirlerine, "Rabbiniz ne söyledi?" diye sorarlar. Onlar da "Gerçeği" diye cevap verirler. O, yücedir, büyüktür.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
20. Daha sonra Yüce Allah, Sebe’ kavminin, İblis’in haklarında zannını doğru çıkardığı kimselerden olduklarını söz konusu etmektedir. Çünkü İblis Rabbine şöyle demişti: “İzzetin hakkı için hepsini mutlaka azdıracağım. Aralarından ihlâsa erdirilmiş kulların müstesnâ.” (Sa’d, 38/82-83) Bu, İblis’in bir zannıdır/tahminidir, yakîn/kesin bilgisi değildir. Çünkü o, gaybı bilemez. İstisnâ ettiği kimseler dışında hepsini azdıracağına dair Allah’tan bir haber de ona gelmiş değildir. İşte Sebeliler ve benzerleri, İblis’in haklarında zannını doğru çıkardığı ve kendilerini davet edip azdırdığı kimselerdendir.
“Mü’minlerden bir grup dışında hepsi ona uydular.” Bunlar, Allah’ın nimetine karşı nankörlük etmeyenlerdi. İşte onlar, İblis’in zannının kapsamına girmeyenlerdir.
Sebe’ kavmi ile ilgili kıssanın: “Şüphesiz bunda pek sabırlı ve çok şükreden herkes için ibretler vardır” buyruğu ile sona ermiş olma ihtimali de vardır. Bundan sonra ise Yüce Allah: “Andolsun İblis onlar” yani tür olarak insanlar “hakkında tahminini doğru çıkardı” buyurarak yeni bir konuya başlamış olabilir. O takdirde bu âyet-i kerime, İblis’e tâbi olan herkes hakkında umumi demektir.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
İblis, onları yoldan çıkarıp haktan saptırabileceği hususundaki zannını doğru çıkardı. Böylece Müminlerden bir grup dışındaki insanlar küfür ve sapıklıkta ona tabi oldular. Müminler ise kendisine tabi olmayarak İblis'i hayal kırıklığına uğratıp onun zannını boşa çıkardılar.
Aynı kök: ظنن (69 geçiş) · Aynı kök: فرق (72 geçiş) · Ortak kavram: Zan
(26-30) Hayır, can boğaza dayandığı, "Kimdir (bunu) iyi edecek?" dendiği, (ölmek üzere olanın da) bunun ayrılış olduğunu bildiği, bacakların…
Aynı kök: ظنن (69 geçiş) · Ortak kavram: Zan · Ortak kavram: Uyma (ittibâ)
(156-157) Bir de inkarlarından ve Meryem'e büyük bir iftira atmalarından ve "Biz Allah'ın peygamberi Meryem oğlu İsa Mesih'i öldürdük" demelerinden…
Aynı kök: ظنن (69 geçiş) · Ortak kavram: Zan · Ortak kavram: Uyma (ittibâ)
Eğer yeryüzündekilerin çoğuna uyarsan seni Allah yolundan saptırırlar. Onlar ancak zanna uyuyorlar ve onlar sadece yalan uyduruyorlar.
Aynı kök: فرق (72 geçiş) · Ortak kavram: Sıdk (Doğruluk)
Onlara, Allah katından ellerinde bulunan Kitab'ı (Tevrat'ı) doğrulayıcı bir peygamber gelince, kendilerine kitap verilenlerden bir kısmı, sanki…
Aynı kök: فرق (72 geçiş) · Ortak kavram: Uyma (ittibâ)
"Süleyman'ın hükümranlığı hakkında şeytanların (ve şeytan tıynetli insanların) uydurdukları yalanların ardına düştüler. Oysa Süleyman (büyü yaparak)…
Aynı kök: فرق (72 geçiş) · Ortak kavram: Uyma (ittibâ)
İşte bu, benim dosdoğru yolum. Artık ona uyun. Başka yollara uymayın. Yoksa o yollar sizi parça parça edip O'nun yolundan ayırır. İşte size bunları…
Ortak kavram: Sıdk (Doğruluk) · Ortak kavram: Uyma (ittibâ)
Güzel bir söz ve bağışlama, peşinden gönül kırma gelen bir sadakadan daha hayırlıdır. Allah, her bakımdan sınırsız zengindir, halimdir (hemen…
Ortak kavram: Sıdk (Doğruluk) · Ortak kavram: Uyma (ittibâ)
De ki: "Allah, doğru söylemiştir. Öyle ise hakka yönelen İbrahim'in dinine uyun. O, Allah'a ortak koşanlardan değildi."
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Yemin olsun ki İblis, onlar hakkındaki tahminini doğrulamıştı. İnanan az bir grubun dışında hepsi ona uymuşlardı.
Ve doğrusu İblis, onların aleyhinde kanaat belirtirken yanılmamıştı; nitekim bir gurup inanan hariç geri kalanların hepsi ona uydular.
Doğrusu İblis, onlar hakkında doğru söylemişti, çünkü (içlerindeki) bazı müminler hariç, tümü o(nun çağrısı)na uydular.
Andolsun ki İblis'in onların (insanların) hakkındaki zannı doğru çıktı da, iman edenler dışındakiler ona tabi oldular.
Andolsun, İblis, kendileri hakkında zannını doğrulamış oldu, böylelikle iman eden bir grup dışında, ona uymuş oldular.
Andolsun İblis, onlar hakkındaki tahminini doğruya çıkardı. İnanan bir zümrenin dışında hepsi ona uydular.
Zaten gerçek şu ki, İblis'in, onlar hakkındaki sanısı doğrulanmış oldu; inananlardan bir küme dışında, tümü ona uydu. dipnot 364
Andolsun İblis, onlar hakkındaki tahminini doğruya çıkardı. İnanan bir grubun dışında hepsi ona uydular.
İblis, onlar hakkındaki zannını doğru çıkardı. Gerçeği onaylayan bir grup hariç ona uydular.
İblis, onlar hakkındaki beklentilerini doğru çıkardı. İnanan bir grup hariç ona uydular.
Yine andolsun ki, iblis onlar aleyhindeki tahminini gerçekten doğru buldu da içlerinde müminlerden ibaret bir gruptan başkası ona uydular.
Yine celalime kasem ederim ki İblis, onlar aleyhindeki zannını hakıkaten doğru buldu da içlerinde mü'minlerden ıbaret bir fırkadan maadası ona tabi' oldular
Ant olsun ki, İblis onlar hakkındaki beklentisini gerçekleştirdi. İman Edenlerden oluşan bir topluluk hariç, hepsi ona uydular.
Ant olsun ki, iblis onlar hakkındaki beklentisini gerçekleştirdi. İnananlardan oluşan bir topluluk hariç, hepsi ona uydular.
Ant olsun ki, iblis onlar hakkındaki beklentisini gerçekleştirdi. İnananlardan oluşan bir topluluk hariç, hepsi ona uydular.
Andolsun, İblis, kendileri hakkında zannını doğrulamış oldu; böylelikle inançlılardan bir grup dışında, ona uymuş oldular.
Andolsun, İblis onlar aleyhindeki zarınını gerçekleşdirmişdi de, iman edenlerden bir zümre haaric olmak üzere, (tamamen) ona uymuşlardı.
Andolsun ki; İblis, onlar hakkındaki zannını doğru çıkarmış ve mü'minlerden bir topluluk hariç ona tabi olmuşlardır.
(15-21) Kesin olan şu ki, Sebe’ nin meskenlerinde / oturdukları yerlerde göstergeler / ayetler vardır, sağda ve solda iki bahçe. Rabbinizin rızkından / erzaklarından yiyin ona teşekkür edin / şükredin, hoş bir kasaba / belde. Bağışlayıcı bir Rab! Onlar sırt çevirdiler ve biz de onlara arim / yıkıcı tufanı gönderdik, onların bahçelerini buruk ve acı yemesi olan az da sedir ağacı olan bahçelere dönüştürdük . İşte bu yok saymalarının / örtbas etmelerinin karşılığıdır, Kafirden başkasını cezalandırır mıyız? Onlarla memleketler arasında bereketli açıkça görülen memleketler yaptık, Onun içinde seyirlikler / yürüme yerleri takdir ettik , Onun içinde geceleri ve gündüzleri güven içinde seyredin / yürüyün. Rabbimiz sefer aralıklarımızı / gidiş geliş aralıklarımızı uzat dediler ve kendilerine zulmettiler , (Tembellik ve keyfe düşkün lük) onları birer hadise / sözlü anlatı yaptık , parçaladıklarımızın her biri gibi onları da darmadağın / paramparça ettik, muhakkak ki bunda , çokça sabreden ve şükreden her bir kimse için göstergeler / ayetler vardır. Kesin olan şu ki iblis onlar üzerindeki sandıklarını / zannettiklerini doğruladı, Mümin bir bölüm hariç, ona (iblise) uydular. Onlar üzerinde delile dayalı bir otoritesi / sultanlığı yoktu, ancak biz kim ahirete inanıyor , kimin de bunda bir şüphesi var bilmemiz içindi , Rabbin her şeyi belleğine kaydedendir / hıfzedendir / hafızdır.
Andolsun ki İblis onlar hakkındaki zannını doğru çıkardı. Böylece Müminlerden bir grup dışında (hepsi) ona uydular.
Andolsun İblis, onlar hakkındaki zannını doğru çıkardı, inanan bir bölükten başka (hepsi) ona uydular.
İblis, onlar hakkındaki öngörüsünün doğru olduğunu gördü; mümin bir kesim dipnot 1 dışında herkes ona uydu dipnot 2 .
İblis, onların aleyhine yaptığı tahminlerini gerçeğe dönüştürdü; inanıp güvenen bir topluluk dışında hepsi ona uydu.
Şüphesiz İblis, kendileri hakkında zannını doğrulamış oldu. Böylelikle müminlerden bir grup dışında onlar, ona (İblis'e) tabi oldular.
İblis onlar hakkındaki düşüncesini doğruladı ve mü'min bir grup dışında ona tabi oldular.
Yemin olsun, İblis onlarla ilgili sanısında isabet etti. İnananlardan bir grup dışındakiler ona uydular.
And sure enough was AL-Shaytan (Satan) in the right when he thought he would be able to lead them by the nose to their loss in the maze of error. They followed his footsteps except those few who revered Allah and were faithful to Him.
Satan was proved right in his opinion of them, for they all followed him- except for a group of believers-
And on them did Satan prove true his idea, and they followed him, all but a party that believed.
Iblis found his estimate of them to be true, and they followed him, except a party of the believers. dipnot 1
Iblis was correct in his assessment of them and they followed him, except for a group of the muminun.
And indeed Iblîs (Satan) did prove true his thought about them: and they followed him, all except a group of true believers (in the Oneness of Allâh).
Certainly Iblis had his conjecture come true about them. So they followed him —all except a part of the faithful.
And Iblîs found that he judged regarding them correctly, (that he would be successful in leading the progeny of Adam astray,) excepting (only) a party of true believers, so (all) the rest of the people followed him;
Iblis proved true his opinion of them, and they followed him, except a party of the believers.
The Satan was right about them as they followed him except a small group of the believers. [When God gave respite to Satan, he said: "I will seduce mankind to follow me except a small group of true believers."]
And Iblis verified his suspicion concerning them, and they followed him, save a party of the believers.
Perverse has been successful in his suggestions to them, for they followed him, except for a group of those who acknowledge.
And Eblis found his opinion of them to be true: And they followed him, except a party of the true believers:
And they said, "O our Lord! Make the spaces longer between our journeys. ". They were unjust to themselves (wronged themselves) so We made them as stories (by words, legends) and dispersed them with an utter scattering; most surely there are signs in this for every patient, grateful one.
And indeed Iblîs already verified his expectation of them, so they closely followed him, except a group of the believers.
And Satan indeed found his calculation true concerning them, for they follow him, all save a group of true believers.
Thus Iblis found his supposition about them to be true; and except for a section of believers they follow him.
Now, indeed, Iblis did prove that his opinion of them had been right: for [when he called them,] they followed him - all but some of the believers [among them].
Indeed, Iblîs’ assumption about them has come true,[1] so they ˹all˺ follow him, except a group of ˹true˺ believers.
And Satan has been successful in his suggestions to them, for they followed him, except for a group of the believers.
Satan found them readily fulfilling his expectations. They followed him, except a few believers.
And Iblees had already confirmed through them his assumption, so they followed him, except for a party of believers.
And Iblīs had proved right in his assumption about them, and they followed him save a faction among the believers.
And indeed, Iblis found them meeting his expectations. All of them followed their selfish desire - barring a few who had remained believers in the Divine Values. (7:17), (17:62).
And indeed, Satan did prove his true purpose to be against them: And they followed him all, except a group who believed.
Iblīs (Satan)has found his assessment true about them. So they followed him, except a group of the believers.
And Satan has been successful in his suggestions to them, for they followed him, except for a group of the believers.