Sebe' suresi

Sebe' suresi, 20. ayet

Sebe' suresi, 20. ayet. وَلَقَدْ صَدَّقَ عَلَيْهِمْ إِبْلِيسُ ظَنَّهُۥ فَٱتَّبَعُوهُ إِلَّا فَرِيقًا مِّنَ ٱلْمُؤْمِنِينَ

veleḳad ṣaddeḳa `aleyhim iblîsü żannehû fettebe`ûhü illâ ferîḳam mine-lmü'minîn.

Diyanet İşleri

Şeytan, onlar hakkındaki zannını doğru çıkardı. İnananlardan bir grup dışında hepsi ona uydular.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Sebe' 17–23 · surenin 20. ayeti / 54
  1. Sebe' 17

    Nimetlere karşı nankörlük etmeleri sebebiyle onları işte böyle cezalandırdık. Biz (bu şekilde) ancak nankörleri cezalandırırız.

  2. Sebe' 18

    Sebe' halkı ile bereketlendirdiğimiz kentler arasına (her biri diğerinden) görülen kentler oluşturduk. Oralarda gidiş gelişi belirledik (seyahati kolaylaştırdık) ve onlara da şöyle dedik: "Oralarda gece gündüz güvenlik içinde dolaşın."

  3. Sebe' 19

    Onlar ise, "Ey Rabbimiz! Yolculuğumuzun konakları arasını uzaklaştır" dediler ve kendilerine zulmettiler. Biz de onları ibret kıssalarına çevirdik ve kendilerini darmadağın ettik. Şüphesiz ki bunda çok sabreden, çok şükreden herkes için ibretler vardır.

  4. 20

    Şeytan, onlar hakkındaki zannını doğru çıkardı. İnananlardan bir grup dışında hepsi ona uydular.

  5. Sebe' 21

    Oysa şeytanın onlar üzerinde hiçbir hakimiyeti yoktu. Ancak ahirete inananları, onun hakkında şüphe içinde bulunanlardan ayırt edelim diye (ona bu fırsatı verdik). Senin Rabbin her şey üzerinde hakiki bir koruyucudur.

  6. Sebe' 22

    (Ey Muhammed!) De ki: "Allah'ı bırakıp da ilah olduklarını iddia ettiklerinizi çağırın. Göklerde ve yerde zerre kadar bir şeye sahip değillerdir. Onların yerde ve gökte hiçbir ortaklıkları yoktur. Allah'ın onlardan bir yardımcısı da yoktur.

  7. Sebe' 23

    Allah katında, O'nun izin verdiği kimseden başkasının şefaati yarar sağlamaz. (Şefaat için izin verilip de) kalplerinden korku giderilince birbirlerine, "Rabbiniz ne söyledi?" diye sorarlar. Onlar da "Gerçeği" diye cevap verirler. O, yücedir, büyüktür.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

20. Daha sonra Yüce Allah, Sebe’ kavminin, İblis’in haklarında zannını doğru çıkardığı kimselerden olduklarını söz konusu etmektedir. Çünkü İblis Rabbine şöyle demişti: “İzzetin hakkı için hepsini mutlaka azdıracağım. Aralarından ihlâsa erdirilmiş kulların müstesnâ.” (Sa’d, 38/82-83) Bu, İblis’in bir zannıdır/tahminidir, yakîn/kesin bilgisi değildir. Çünkü o, gaybı bilemez. İstisnâ ettiği kimseler dışında hepsini azdıracağına dair Allah’tan bir haber de ona gelmiş değildir. İşte Sebeliler ve benzerleri, İblis’in haklarında zannını doğru çıkardığı ve kendilerini davet edip azdırdığı kimselerdendir.

“Mü’minlerden bir grup dışında hepsi ona uydular.” Bunlar, Allah’ın nimetine karşı nankörlük etmeyenlerdi. İşte onlar, İblis’in zannının kapsamına girmeyenlerdir.

Sebe’ kavmi ile ilgili kıssanın: “Şüphesiz bunda pek sabırlı ve çok şükreden herkes için ibretler vardır” buyruğu ile sona ermiş olma ihtimali de vardır. Bundan sonra ise Yüce Allah: “Andolsun İblis onlar” yani tür olarak insanlar “hakkında tahminini doğru çıkardı” buyurarak yeni bir konuya başlamış olabilir. O takdirde bu âyet-i kerime, İblis’e tâbi olan herkes hakkında umumi demektir.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

İblis, onları yoldan çıkarıp haktan saptırabileceği hususundaki zannını doğru çıkardı. Böylece Müminlerden bir grup dışındaki insanlar küfür ve sapıklıkta ona tabi oldular. Müminler ise kendisine tabi olmayarak İblis'i hayal kırıklığına uğratıp onun zannını boşa çıkardılar.

Kelimeler

10 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَلَقَدْ velekad ve andolsun
  2. صَدَّقَ saddeka doğru çıkardı kök: صدق
  3. عَلَيْهِمْ aleyhim onlar hakkındaki
  4. إِبْلِيسُ iblisu İblis
  5. ظَنَّهُۥ zennehu zannını kök: ظنن
  6. فَٱتَّبَعُوهُ fettebeuhu (hepsi) ona uydular kök: تبع
  7. إِلَّا illa dışındakiler
  8. فَرِيقًۭا ferikan bir bölümü kök: فرق
  9. مِّنَ mine -dan
  10. ٱلْمُؤْمِنِينَ l-mu'minine inananlar- kök: امن

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: ظنن (69 geçiş) · Aynı kök: فرق (72 geçiş) · Ortak kavram: Zan

    (26-30) Hayır, can boğaza dayandığı, "Kimdir (bunu) iyi edecek?" dendiği, (ölmek üzere olanın da) bunun ayrılış olduğunu bildiği, bacakların…

  • Aynı kök: ظنن (69 geçiş) · Ortak kavram: Zan · Ortak kavram: Uyma (ittibâ)

    (156-157) Bir de inkarlarından ve Meryem'e büyük bir iftira atmalarından ve "Biz Allah'ın peygamberi Meryem oğlu İsa Mesih'i öldürdük" demelerinden…

  • Aynı kök: ظنن (69 geçiş) · Ortak kavram: Zan · Ortak kavram: Uyma (ittibâ)

    Eğer yeryüzündekilerin çoğuna uyarsan seni Allah yolundan saptırırlar. Onlar ancak zanna uyuyorlar ve onlar sadece yalan uyduruyorlar.

  • Aynı kök: فرق (72 geçiş) · Ortak kavram: Sıdk (Doğruluk)

    Onlara, Allah katından ellerinde bulunan Kitab'ı (Tevrat'ı) doğrulayıcı bir peygamber gelince, kendilerine kitap verilenlerden bir kısmı, sanki…

  • Aynı kök: فرق (72 geçiş) · Ortak kavram: Uyma (ittibâ)

    "Süleyman'ın hükümranlığı hakkında şeytanların (ve şeytan tıynetli insanların) uydurdukları yalanların ardına düştüler. Oysa Süleyman (büyü yaparak)…

  • Aynı kök: فرق (72 geçiş) · Ortak kavram: Uyma (ittibâ)

    İşte bu, benim dosdoğru yolum. Artık ona uyun. Başka yollara uymayın. Yoksa o yollar sizi parça parça edip O'nun yolundan ayırır. İşte size bunları…

  • Ortak kavram: Sıdk (Doğruluk) · Ortak kavram: Uyma (ittibâ)

    Güzel bir söz ve bağışlama, peşinden gönül kırma gelen bir sadakadan daha hayırlıdır. Allah, her bakımdan sınırsız zengindir, halimdir (hemen…

  • Ortak kavram: Sıdk (Doğruluk) · Ortak kavram: Uyma (ittibâ)

    De ki: "Allah, doğru söylemiştir. Öyle ise hakka yönelen İbrahim'in dinine uyun. O, Allah'a ortak koşanlardan değildi."

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

77 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Yemin olsun ki İblis, onlar hakkındaki tahminini doğrulamıştı. İnanan az bir grubun dışında hepsi ona uymuşlardı.

Mustafa İslamoğlu

Ve doğrusu İblis, onların aleyhinde kanaat belirtirken yanılmamıştı; nitekim bir gurup inanan hariç geri kalanların hepsi ona uydular.

Muhammed Esed

Doğrusu İblis, onlar hakkında doğru söylemişti, çünkü (içlerindeki) bazı müminler hariç, tümü o(nun çağrısı)na uydular.

Ahmed Hulusi

Andolsun ki İblis'in onların (insanların) hakkındaki zannı doğru çıktı da, iman edenler dışındakiler ona tabi oldular.

Ali Bulaç

Andolsun, İblis, kendileri hakkında zannını doğrulamış oldu, böylelikle iman eden bir grup dışında, ona uymuş oldular.

Ali Özek ve heyeti

Andolsun İblis, onlar hakkındaki tahminini doğruya çıkardı. İnanan bir zümrenin dışında hepsi ona uydular.

Ali Rıza Safa

Zaten gerçek şu ki, İblis'in, onlar hakkındaki sanısı doğrulanmış oldu; inananlardan bir küme dışında, tümü ona uydu. dipnot 364

Ali Rıza Safa — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 364
    Allah'tan başka bir de ayrıca güneşe tapan Sebe toplumuna egemen olan kadının Süleyman peygamberin sarayına geldiği ve Allah'a teslim olmayı kabul ettiği 27:22-44 ayetlerinde bildirilmişti. M.Ö. onuncu yüzyılda yaşadığı varsayılan Süleyman peygamberden yaklaşık beş yüz yıl sonra, Sebe toplumunun büyük çoğunluğunun, sapkın inanışlarına tekrar döndüğü, bu ayetlerden anlaşılmaktadır.

Bayraktar Bayraklı

Andolsun İblis, onlar hakkındaki tahminini doğruya çıkardı. İnanan bir grubun dışında hepsi ona uydular.

Edip Yüksel

İblis, onlar hakkındaki zannını doğru çıkardı. Gerçeği onaylayan bir grup hariç ona uydular.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

İblis, onlar hakkındaki beklentilerini doğru çıkardı. İnanan bir grup hariç ona uydular.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Yine andolsun ki, iblis onlar aleyhindeki tahminini gerçekten doğru buldu da içlerinde müminlerden ibaret bir gruptan başkası ona uydular.

Elmalılı Hamdi Yazır

Yine celalime kasem ederim ki İblis, onlar aleyhindeki zannını hakıkaten doğru buldu da içlerinde mü'minlerden ıbaret bir fırkadan maadası ona tabi' oldular

Erhan Aktaş

Ant olsun ki, İblis onlar hakkındaki beklentisini gerçekleştirdi. İman Edenlerden oluşan bir topluluk hariç, hepsi ona uydular.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Ant olsun ki, iblis onlar hakkındaki beklentisini gerçekleştirdi. İnananlardan oluşan bir topluluk hariç, hepsi ona uydular.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Ant olsun ki, iblis onlar hakkındaki beklentisini gerçekleştirdi. İnananlardan oluşan bir topluluk hariç, hepsi ona uydular.

Gültekin Onan

Andolsun, İblis, kendileri hakkında zannını doğrulamış oldu; böylelikle inançlılardan bir grup dışında, ona uymuş oldular.

Hasan Basri Çantay

Andolsun, İblis onlar aleyhindeki zarınını gerçekleşdirmişdi de, iman edenlerden bir zümre haaric olmak üzere, (tamamen) ona uymuşlardı.

İbni Kesir

Andolsun ki; İblis, onlar hakkındaki zannını doğru çıkarmış ve mü'minlerden bir topluluk hariç ona tabi olmuşlardır.

Mehmet Alagaş

(15-21) Kesin olan şu ki, Sebe’ nin meskenlerinde / oturdukları yerlerde göstergeler / ayetler vardır, sağda ve solda iki bahçe. Rabbinizin rızkından / erzaklarından yiyin ona teşekkür edin / şükredin, hoş bir kasaba / belde. Bağışlayıcı bir Rab! Onlar sırt çevirdiler ve biz de onlara arim / yıkıcı tufanı gönderdik, onların bahçelerini buruk ve acı yemesi olan az da sedir ağacı olan bahçelere dönüştürdük . İşte bu yok saymalarının / örtbas etmelerinin karşılığıdır, Kafirden başkasını cezalandırır mıyız? Onlarla memleketler arasında bereketli açıkça görülen memleketler yaptık, Onun içinde seyirlikler / yürüme yerleri takdir ettik , Onun içinde geceleri ve gündüzleri güven içinde seyredin / yürüyün. Rabbimiz sefer aralıklarımızı / gidiş geliş aralıklarımızı uzat dediler ve kendilerine zulmettiler , (Tembellik ve keyfe düşkün lük) onları birer hadise / sözlü anlatı yaptık , parçaladıklarımızın her biri gibi onları da darmadağın / paramparça ettik, muhakkak ki bunda , çokça sabreden ve şükreden her bir kimse için göstergeler / ayetler vardır. Kesin olan şu ki iblis onlar üzerindeki sandıklarını / zannettiklerini doğruladı, Mümin bir bölüm hariç, ona (iblise) uydular. Onlar üzerinde delile dayalı bir otoritesi / sultanlığı yoktu, ancak biz kim ahirete inanıyor , kimin de bunda bir şüphesi var bilmemiz içindi , Rabbin her şeyi belleğine kaydedendir / hıfzedendir / hafızdır.

Rowwad Tercüme Merkezi

Andolsun ki İblis onlar hakkındaki zannını doğru çıkardı. Böylece Müminlerden bir grup dışında (hepsi) ona uydular.

Süleyman Ateş

Andolsun İblis, onlar hakkındaki zannını doğru çıkardı, inanan bir bölükten başka (hepsi) ona uydular.

Süleymaniye Vakfı

İblis, onlar hakkındaki öngörüsünün doğru olduğunu gördü; mümin bir kesim dipnot 1 dışında herkes ona uydu dipnot 2 .

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Burada mümin bir kesimin olması, Süleyman aleyhisselamın tebliğinin onlara ulaştığını gösterir. Sebe 34/15'te geçen şu ifade, bu tebliğin bir örneğidir: "Rabbinizin verdiği rızıktan yiyin ve ona karşı görevlerinizi yerine getirin! Şehriniz tertemiz bir şehir, Rabbiniz ise kusurları örten bir Rabb'dir!"
  2. metne dön, dipnot 2

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

İblis, onların aleyhine yaptığı tahminlerini gerçeğe dönüştürdü; inanıp güvenen bir topluluk dışında hepsi ona uydu.

Şaban Britch

Şüphesiz İblis, kendileri hakkında zannını doğrulamış oldu. Böylelikle müminlerden bir grup dışında onlar, ona (İblis'e) tabi oldular.

Şaban Piriş

İblis onlar hakkındaki düşüncesini doğruladı ve mü'min bir grup dışında ona tabi oldular.

Yaşar Nuri Öztürk

Yemin olsun, İblis onlarla ilgili sanısında isabet etti. İnananlardan bir grup dışındakiler ona uydular.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

And sure enough was AL-Shaytan (Satan) in the right when he thought he would be able to lead them by the nose to their loss in the maze of error. They followed his footsteps except those few who revered Allah and were faithful to Him.

Abdul Haleem

Satan was proved right in his opinion of them, for they all followed him- except for a group of believers-

Abdullah Yusuf Ali

And on them did Satan prove true his idea, and they followed him, all but a party that believed.

Abul A'la Maududi

Iblis found his estimate of them to be true, and they followed him, except a party of the believers. dipnot 1

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    History shows that in ancient times there lived among the Sabaeans a small group of the people, who believed in one God, apart from all other gods. The inscriptions that have been discovered in the ruins of Yaman as a result of modern archaeological research point to the existence of this small element. Some inscriptions of the period about 650 B.C. indicate that at several places in the kingdom of Saba there existed such houses of worship as were exclusively meant for the worship of dhu-samavi or dhusamaavi (i.e. Rabb as-samaa: Lord of the heavens). In some places this Deity has been mentioned as Malikan dhusamavi (the King who is the Owner of the heavens). This remnant of the Sabaeans continued to live in Yaman for centuries afterwards. Thus, in an inscription of 378 A.D. there is also mention of a house of worship built in the name of Ilah dhu-semevi. Then, in an inscription dated 465 A.D. the words are; Bi-nasr wa rida ilah-in baal samin wa ardin (i.e. with the help and support of that God who is the Owner of the heavens and the earth). In another inscription of the period dated 458 A.D., the word Rahman has been used for the same God, the actual words being bi-rida Rahmanan (i. e. with the help of Rahman.

Aisha Bewley

Iblis was correct in his assessment of them and they followed him, except for a group of the muminun.

Al-Hilali & Khan

And indeed Iblîs (Satan) did prove true his thought about them: and they followed him, all except a group of true believers (in the Oneness of Allâh).

Ali Quli Qarai

Certainly Iblis had his conjecture come true about them. So they followed him —all except a part of the faithful.

Amatul Rahman Omar

And Iblîs found that he judged regarding them correctly, (that he would be successful in leading the progeny of Adam astray,) excepting (only) a party of true believers, so (all) the rest of the people followed him;

Arthur John Arberry

Iblis proved true his opinion of them, and they followed him, except a party of the believers.

Bijan Moeinian

The Satan was right about them as they followed him except a small group of the believers. [When God gave respite to Satan, he said: "I will seduce mankind to follow me except a small group of true believers."]

E. Henry Palmer

And Iblis verified his suspicion concerning them, and they followed him, save a party of the believers.

Edip-Layth

Perverse has been successful in his suggestions to them, for they followed him, except for a group of those who acknowledge.

George Sale

And Eblis found his opinion of them to be true: And they followed him, except a party of the true believers:

Hamid S. Aziz

And they said, "O our Lord! Make the spaces longer between our journeys. ". They were unjust to themselves (wronged themselves) so We made them as stories (by words, legends) and dispersed them with an utter scattering; most surely there are signs in this for every patient, grateful one.

Mahmoud Ghali

And indeed Iblîs already verified his expectation of them, so they closely followed him, except a group of the believers.

Marmaduke Pickthall

And Satan indeed found his calculation true concerning them, for they follow him, all save a group of true believers.

Mohamed Ahmed - Samira

Thus Iblis found his supposition about them to be true; and except for a section of believers they follow him.

Muhammad Asad

Now, indeed, Iblis did prove that his opinion of them had been right: for [when he called them,] they followed him - all but some of the believers [among them].

Mustafa Khattab

Indeed, Iblîs’ assumption about them has come true,[1] so they ˹all˺ follow him, except a group of ˹true˺ believers.

Progressive Muslims

And Satan has been successful in his suggestions to them, for they followed him, except for a group of the believers.

Rashad Khalifa

Satan found them readily fulfilling his expectations. They followed him, except a few believers.

Sahih International

And Iblees had already confirmed through them his assumption, so they followed him, except for a party of believers.

Sam Gerrans

And Iblīs had proved right in his assumption about them, and they followed him save a faction among the believers.

Shabbir Ahmed

And indeed, Iblis found them meeting his expectations. All of them followed their selfish desire - barring a few who had remained believers in the Divine Values. (7:17), (17:62).

Syed Vickar Ahamed

And indeed, Satan did prove his true purpose to be against them: And they followed him all, except a group who believed.

Taqi Usmani

Iblīs (Satan)has found his assessment true about them. So they followed him, except a group of the believers.

The Monotheist Group

And Satan has been successful in his suggestions to them, for they followed him, except for a group of the believers.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Sebe' suresi, 20. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Sebe' suresi, 20. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Sebe' suresi, 20. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩