Sebe' suresi

Sebe' suresi, 12. ayet

Sebe' suresi, 12. ayet. وَلِسُلَيْمَٰنَ ٱلرِّيحَ غُدُوُّهَا شَهْرٌ وَرَوَاحُهَا شَهْرٌ وَأَسَلْنَا لَهُۥ عَيْنَ ٱلْقِطْرِ وَمِنَ ٱلْجِنِّ مَن يَعْمَلُ بَيْنَ يَدَيْهِ بِإِذْنِ رَبِّهِۦ وَمَن يَزِغْ مِنْهُمْ عَنْ أَمْرِنَا نُذِقْهُ مِنْ عَذَابِ ٱلسَّعِيرِ

velisüleymâne-rrîḥa gudüvvuhâ şehruv veravâḥuhâ şehr. veeselnâ lehû `ayne-lḳiṭr. vemine-lcinni mey ya`melü beyne yedeyhi biiẕni rabbihî. vemey yezig minhüm `an emrinâ nüẕiḳhü min `aẕâbi-sse`îr.

Diyanet İşleri

Süleyman'ın emrine de, sabah esişi bir ay, akşam esişi de bir ay(lık yol) olan rüzgarı verdik. Erimiş bakır ocağını da ona sel gibi akıttık. Cinlerden de Rabbinin izniyle onun önünde çalışanlar vardı. İçlerinden kim bizim emrimizden çıkarsa, ona alevli ateş azabını tattırırız.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Sebe' 9–15 · surenin 12. ayeti / 54
  1. Sebe' 9

    Onlar, önlerindeki ve arkalarındaki (kendilerini dört bir yandan kuşatan) göğe ve yere bakmadılar mı? Eğer dilersek onları yere geçirir veya gökten üzerlerine parçalar düşürürüz. Bunda, Rabbine yönelen her kul için bir ibret vardır.

  2. Sebe' 10–11

    (10-11) Andolsun, Davud'a tarafımızdan bir lütuf verdik. "Ey dağlar! Kuşların eşliğinde onunla birlikte tespih edin" dedik ve "(Bütün vücudu örtecek) zırhlar yap, işçilikte de ölçüyü tuttur diye demiri ona yumuşattık. "Salih amel işleyin. Çünkü ben sizin yaptıklarınızı görürüm" diye vahyettik.

  3. 12

    Süleyman'ın emrine de, sabah esişi bir ay, akşam esişi de bir ay(lık yol) olan rüzgarı verdik. Erimiş bakır ocağını da ona sel gibi akıttık. Cinlerden de Rabbinin izniyle onun önünde çalışanlar vardı. İçlerinden kim bizim emrimizden çıkarsa, ona alevli ateş azabını tattırırız.

  4. Sebe' 13

    Cinler, Süleyman için dilediği biçimde kaleler, heykeller, havuz gibi çanaklar ve sabit kazanlar yapıyorlardı. Ey Davud ailesi, şükredin! Kullarımdan şükredenler pek azdır.

  5. Sebe' 14

    Süleyman'ın ölümüne hükmettiğimiz zaman, onun ölümünü onlara ancak değneğini yemekte olan bir kurt gösterdi. Süleyman'ın cesedi yıkılınca cinler anladılar ki, eğer gaybı bilmiş olsalardı aşağılayıcı azap içinde kalmamış olacaklardı.

  6. Sebe' 15

    Andolsun, Sebe' halkı için kendi yurtlarında bir ibret vardı: Biri sağda biri solda iki bahçe bulunuyordu. Onlara şöyle denilmişti: "Rabbinizin rızkından yiyin ve O'na şükredin. Beldeniz güzel bir belde, Rabbiniz de çok bağışlayıcı bir Rabdir."

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

12. Allah, Davud aleyhisselam’a olan lütfunu söz konusu ettikten sonra oğlu Süleyman aleyhisselam’a olan lütfunu, ona rüzgarı emri ile akıp gitmek üzere amade kılmış olduğunu, rüzgarın onu ve beraberindekileri taşıyıp götürdüğünü, oldukça uzak bir yolu kısacık bir zamanda alarak bir gün zarfında iki aylık mesafeyi kat ettiğini söz konusu etmektedir.

“O, sabah” yani günün başından öğle vaktine kadarki “gidişinde bir aylık, akşam” öğleden günün sonuna kadar olan vakitteki “dönüşünde de bir aylık yol alırdı. Biz ona erimiş bakır pınarını sel gibi akıttık.” Bakır pınarını onun emrine verdik ve bakırdan yapılması mümkün olan kap kacak ve başka şeyleri kolaylıkla yapabilecek şekilde sebepleri kolaylaştırdık.

Aynı şekilde şeytan ve cinleri de onun emrine verdik. Onun emrine karşı gelebilecek güçleri de yoktu: “Onlardan kim emrimizden saparsa Biz ona alevli ateş azabından tattırırdık.”

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Dâvûd'un oğlu Süleyman -aleyhisselam-'a sabah gidişi bir aylık mesafe, akşam dönüşü yine bir aylık mesafe olan rüzgârı verdik. Yine O'na; erimiş bakırı kaynağından sel gibi akıttık ki, ondan istediği şeyi imal etsin. Yine cinleri kendisinin önünde Rabbinin emri ile çalışması için emrine verdik. Cinlerden, emrettiğimiz işleri yapmaktan sapanlara alevli azaptan tattırdık.

Kelimeler

27 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَلِسُلَيْمَـٰنَ velisuleymane ve Süleyman'a
  2. ٱلرِّيحَ r-riha rüzgarı kök: روح
  3. غُدُوُّهَا guduvvuha sabah gidişi kök: غدو
  4. شَهْرٌۭ şehrun bir ay(lık mesafe) kök: شهر
  5. وَرَوَاحُهَا ve ravahuha ve akşam dönüşü kök: روح
  6. شَهْرٌۭ ۖ şehrun bir ay(lık mesafe) kök: شهر
  7. وَأَسَلْنَا ve eselna ve akıttık kök: سيل
  8. لَهُۥ lehu onun için
  9. عَيْنَ ayne kaynağını kök: عين
  10. ٱلْقِطْرِ ۖ l-kitri katran kök: قطر
  11. وَمِنَ ve mine ve bir kısmı
  12. ٱلْجِنِّ l-cinni cinlerin kök: جنن
  13. مَن men ki
  14. يَعْمَلُ yea'melu çalışırdı kök: عمل
  15. بَيْنَ beyne onun önünde kök: بين
  16. يَدَيْهِ yedeyhi onun önünde kök: يدي
  17. بِإِذْنِ biizni izniyle kök: اذن
  18. رَبِّهِۦ ۖ rabbihi Rabbinin kök: ربب
  19. وَمَن ve men ve kim
  20. يَزِغْ yezig sapsa kök: زيغ
  21. مِنْهُمْ minhum onlardan
  22. عَنْ an -dan
  23. أَمْرِنَا emrina buyruğumuz- kök: امر
  24. نُذِقْهُ nuzikhu ona taddırırdık kök: ذوق
  25. مِنْ min
  26. عَذَابِ azabi azabı kök: عذب
  27. ٱلسَّعِيرِ s-seiyri alevli kök: سعر

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: سيل (4 geçiş) · Ortak kavram: Cennet

    Fakat onlar yüz çevirdiler. Biz de üzerlerine Arim selini gönderdik. Onların bahçelerini ekşi meyveli ağaçlar, acı ılgın ve biraz da sedir ağacı…

  • Aynı kök: سيل (4 geçiş)

    O, gökten su indirdi de dereler kendi ölçülerince dolup aktı ve sel üste çıkan köpüğü aldı götürdü. Süs eşyası veya yararlanılacak bir şey elde etmek…

  • Aynı kök: قطر (5 geçiş) · Ortak kavram: Cennet

    Ey cin ve insan toplulukları! Göklerin ve yerin uçlarından bucaklarından geçip gitmeye gücünüz yeterse geçip gidin. Büyük bir güç olmadıkça geçip…

  • Aynı kök: عين (65 geçiş) · Aynı kök: اذن (102 geçiş) · Aynı kök: يدي (120 geçiş)

    Onların yürüyecek ayakları mı var? Yahut tutacak elleri mi var? Veya görecek gözleri mi var, ya da işitecek kulakları mı var? De ki: "Haydi, çağırın…

  • Aynı kök: عين (65 geçiş) · Aynı kök: اذن (102 geçiş) · Ortak kavram: Cennet

    Andolsun biz, cinler ve insanlardan, kalpleri olup da bunlarla anlamayan, gözleri olup da bunlarla görmeyen, kulakları olup da bunlarla işitmeyen…

  • Aynı kök: غدو (16 geçiş) · Aynı kök: عين (65 geçiş)

    Sabah akşam Rablerine, O'nun rızasını dileyerek dua edenlerle birlikte ol. Dünya hayatının zinetini arzu edip de gözlerini onlardan ayırma. Kalbini…

  • Aynı kıssa: Hz. Süleyman · Aynı kök: روح (57 geçiş)

    Süleyman'ın hizmetine de güçlü esen rüzgarı verdik. Rüzgar, onun emriyle içinde bereketler yarattığımız yere eser giderdi. Biz, her şeyi hakkıyla…

  • Aynı kıssa: Hz. Süleyman · Aynı kök: روح (57 geçiş)

    Biz de rüzgarı onun buyruğuna verdik. Rüzgar, onun emriyle dilediği yere hafif hafif eserdi.

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

74 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Sabah (gidişi) bir ay(lık mesafe), (akşam) dönüşü bir ay(lık mesafe) olan rüzgârı da Süleyman'a (onun hizmetine) vermiştik dipnot 1 ve onun için erimiş bakırı, kaynağından sel gibi akıtmıştık. Rabbinin izniyle cinlerden dipnot 2 bir kısmı onun (gözünün) önünde çalışırdı. Onlardan kim emrimizden sapsa ona alevli azabı tattırırdık.

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Benzer mesajlar: Enbiyâ 21:81; Sâd 38:36. Hz. Süleyman, yaşadığı dönem itibariyle deniz yolculuklarını ve deniz taşımacılığını sürdürdüğü için Yüce Allah onun bu yolculuklarını estirdiği bir rüzgâr sayesinde normalde "kara yolculuğu olarak" gidişi bir ay, dönüşü de bir ay sürecek mesafeleri kısa sürede katettiğini bildirmiş olmaktadır.
  2. metne dön, dipnot 2
    Burada geçen cinlerin bilinen anlamda insanlar ve meleklerden farklı olarak üçüncü bir yaratık türü olabileceği gibi, "asi ve yabancı kavimlere mensup insanlar", "bilinmeyen tanınmayan insanlar" olduğu da ifade edilmektedir.

Mustafa İslamoğlu

Süleyman'ın emrine de rüzgarı amade kıldık: onun gidişi bir aylık mesafeyi, dönüşü yine bir aylık mesafeyi buluyordu. Ve erimiş metal cevherini onun için akıttık; yine cinlerden bir kısmı, Rabbinin izniyle onun emri altında çalışıyordu; ve onlardan hangisi emrimizden çıkarsa, ona çılgın bir ateşin azabını tattırıyorduk.

Muhammed Esed

Biz rüzgarı Süleyman(ın emrin)e verdik: sabahki hareketi bir aylık yolculuk (mesafesinde), akşamki hareketi de bir aylık (mesafede tamamlanan) rüzgarı. Ve erimiş bakır menbaını o'nun buyruğu altında akıttık; görünmeyen varlıklardan bir kısmı (da) Rablerinin izniyle o'nun için çalış(maya mecbur kılın)dılar; ve hangisi emrimizden çıktıysa ona yakıcı ateşin azabını tattırırdık:

Ahmed Hulusi

Süleyman'a da sabah gidişi bir aylık yol, akşam dönüşü bir aylık yol olan o rüzgar (gibi hareket edeni verdik)! Onun için bakır kaynağını sel gibi akıttık! Rabbinin elvermesiyle cinnden (görünmeyen türden) kimileri de (ifrit türü) Onun önünde çalışırdı. Onlardan kim emrimizden çıkarsa, ona alevli bir ateş azabından tattırırız. (Bakır kaynağı tanımlamasını, Zülkarneyn'in yaptığı, yecüc mecüc'e karşı set inşaatında kullandığı eriyik bakır - demir olayıyla birlikte düşünürsek; anladığımız maddi anlamda değil, daha farklı bir alanda düşünmemiz zorunluluğu açığa çıkar. Gerek Zülkarneyn (iki boynuzlu {antenli?}) gerekse Süleyman a. s. ın görünmez varlıklara karşı tasarruf sahibi oldukları düşünülürse, olayın maddi bakır - demir konusu değil, bu iki maddenin elementsel bileşiminin gücünü kullanma olarak, belki farklı bir düşünce kapısı açılabilir bize. Daha derine girmek istemiyorum. A. H. )

Ali Bulaç

Süleyman için de, sabah gidişi bir ay, akşam dönüşü bir ay (mesafe) olan rüzgara (boyun eğdirdik); erimiş bakır madenini ona sel gibi akıttık. Onun eli altında Rabbinin izniyle iş gören bir kısım cinler vardı. Onlardan kim bizim emrimizden çıkıp sapacak olsa, ona çılgın ateşin azabından taddırırdık.

Ali Özek ve heyeti

Sabah gidişi bir aylık mesafe, akşam dönüşü yine bir aylık mesafe olan rüzgârı da Süleyman'a (onun emrine) verdik ve onun için erimiş bakırı kaynağından sel gibi akıttık. Rabbinin izniyle cinlerden bir kısmı, onun önünde çalışırdı. Onlardan kim emrimizden sapsa, ona alevli azabı tattırırdık.

Ali Rıza Safa

Ve sabah gidişi bir ay, akşam dönüşü bir ay olan güçlü bir rüzgarı, Süleyman'ın buyruğuna verdik. Erimiş bakır kaynağını da Onun için akıttık. Efendisinin izniyle, cinlerden bir bölümü, Onun için çalıştılar. Onlardan kim buyruğumuzdan çıktıysa, yakıcı bir ateşin cezasını tattırdık.

Bayraktar Bayraklı

Sabah esintisi bir aylık mesafe, akşam esintisi de bir aylık mesafe olan rüzgarı da Süleyman'ın emrine verdik. Onun için erimiş bakırı kaynağından sel gibi akıttık. Rabbinin izniyle cinlerin de bir kısmı onun emrinde çalışırdı. Cinlerden bizim emrimizden çıkanlara, alevli ateşin azabını tattırırız.

Edip Yüksel

Süleyman'a da, sabah gidişi bir ay(lık yol alan), akşam dönüşü de bir ay(lık yol alan) rüzgarı verdik ve onun için petrol kaynağını fışkırtarak akıttık. Efendisinin izniyle, cinlerden de bir kısım emrinde çalışırdı. Onlardan kim emrimizden saparsa onu çetin bir cezayı tattırırdık. dipnot 1

Edip Yüksel — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    * O günün normal ulaşım hızını 6 km/saat kabul etsek, yaklaşık 360 km/saatlik bir hıza ulaşabiliyordu Süleyman.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Süleyman'a da, sabah gidişi bir ay (lık yol alan), akşam dönüşü de bir ay (lık yol alan) rüzgarı verdik ve onun için petrol kaynağını fışkırtarak akıttık. Rabbinin izniyle, cinlerden de bir kısım emrinde çalışırdı. Onlardan kim emrimizden saparsa onu çetin bir cezayı tattırırdık.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Süleyman'ın emrine de rüzgarı verdik. Sabah gidişi bir aylık akşam dönüşü bir aylık yol idi. Erimiş bakır kaynağını da ona sel gibi akıttık. Rabbinin izniyle elinin altında cinlerden de çalışan vardı. Onlardan da her kim emrimizden saparsa, ona ateş azabını tattırırız.

Elmalılı Hamdi Yazır

Süleymana da rüzgar: sabah gidişi bir ay, akşam dönüşü bir ay, erimiş bakır menbaını da ona seyl gibi akıttık, hem rabbının iznile elinin altında Cinnilerden de çalışan vardı, onlardan da her kim emrimizden inhiraf ederse ona Sair azabını tattırırız

Erhan Aktaş

Sabahleyin bir aylık yol gitmeyi, akşamleyin bir aylık yoldan geri dönmeyi sağlayan rüzgar, dipnot 1 Süleyman içindi. Ve erimiş bakırı kaynağından ona akıttık. Ve cinnlerden, dipnot 2 Rabb'inin izni ile onun elinin altında çalışanlar vardı. Onlardan kim emrimizden çıkacak olsa, ona alevli ateşin azabından tattırdık.

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bir ay sürecek mesafeyi rüzgarın sayesinde bir günde almayı sağladık.
  2. metne dön, dipnot 2
    Yabancı beldeden olan kimseler. Kur'an, cinn ismini, ontolojik varlık olan ve dumansız ateşten yaratılan "cinn" için kullanmanın yanı sıra, yabancı olan, yabancı yerleşim yerlerinde yaşayan, tanıdık olmayan "insanların tamamını kast etmek" için de kullanmaktadır (46:29).

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Sabahleyin bir aylık yol gitmeyi, akşamleyin bir aylık yoldan geri dönmeyi sağlayan rüzgar dipnot 1 , Süleyman içindi. Ve erimiş bakırı kaynağından ona akıttık. Ve cinlerden, Rabb'inin izni ile dipnot 2 onun elinin altında çalışanlar vardı. Onlardan kim emrimizden çıkacak olsa, ona alevli ateşin azabından tattırdık.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bir ay sürecek mesafeyi rüzgarın sayesinde bir günde almayı sağladık.
  2. metne dön, dipnot 2
    "Rabb'inin izni ile", terkibi, "Allah'ın belirlediği ilke ve kurallara göre, " Allah'ın bilgisine göre ve bilgisi gereği anlamlarına gelmektedir.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Sabahleyin bir aylık yol gitmeyi, akşamleyin bir aylık yoldan geri dönmeyi sağlayan rüzgar dipnot 1 , Süleyman içindi. Ve erimiş bakır madenini ona sel gibi akıttık. Ve cinlerden dipnot 2 , Rabb'inin izni ile onun elinin altında çalışanlar vardı. Onlardan kim emrimizden çıkacak olsa, ona alevli ateşin azabından tattırdık.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Yürümeyle bir ay sürecek mesafeyi rüzgarın sayesinde gemilerle bir günde almayı sağladık.
  2. metne dön, dipnot 2
    Süleyman'ın yönetiminde çalışan, yetenekli, bilgili ve ileri düzeyde usta olan yabancı uyruklu kimseler.

Gültekin Onan

Süleyman için de, sabah gidişi bir ay, akşam dönüşü bir ay (mesafe) olan rüzgara boyun eğdirdik); erimiş bakır madenini ona sel gibi akıttık. Onun eli altında rabbinin izniyle iş gören bir kısım cinler vardı. Onlardan kim bizim buyruğumuzdan çıkıp sapacak olsa, ona çılgın ateşin azabından tattırırdık.

Hasan Basri Çantay

Süleymana da rüzgarı (müsahhar kıldık) ki sabahı bir ay (lık yol), akşamı bir ay (lık yol) du. Erimiş bakır ma'denini ona sel gibi, akıtdık. Önünde, Rabbinin izniyle, iş gören ba'zı cinler de vardı. İçlerinden kim bizim emrimizden ayrılıb saparsa ona çılgın azabdan tatdırırdık.

İbni Kesir

Süleyman'a da rüzgarı, gündüz estiğinde gidişi bir aylık mesafedir. Akşamleyin de gelişi bir aylık mesafedir. Ve onun için su gibi erimiş bakır akıttık. Cinnlerden de Rabbının izniyle elinin altında iş göreni verdik. Onlardan her kim, Bizim emrimizden çıkarsa; ona alevli ateşin azabından tattırırız.

Mehmet Alagaş

(10-14) Davud’a maddi ve manevi hazinemizden / fazlımızdan verdik, ey dağlar ve de kuşlar onunla beraber bana ses verin, O’na demiri yumuşattık , geniş zırhlar yap , dokumasını ayarla / takdir et, s alih amel işle , muhakkak ki yaptıklarınızı görürüm. Süleyman’a da rüzgâr , sabah gidişi bir ay, akşam dönmesi de bir ay , Kıtır / eriyik katran gözesini onun için akıttık, Rabbinin izniyle elinin altında cinler çalışır, onlardan kim bizim emrimizin dışına çıkarsa / başka işe kayarsa, ateş azabını ona tattırırız. Onun istediği mihrapları , temsilleri/resimleri, havuz şeklinde çanakları , yere sabit tencereler / kazanlar yaparlardı , Davud’un ailesine te şekkür için çalışın , kullarımdan teşekkür eden azdır. Onun ölümü gerçekleştiğinde, bir yer canlısı sopasını yiyinceye kadar, onun öldüğünü belli eden / belirten olmadı, ne zaman ki düştü, cinler anladılar, eğer ki cinler gaybı biliyor olsalardı, onur kırıcı / mühin azabı giymezlerdi.

Rowwad Tercüme Merkezi

Süleyman'a da sabah gidişi bir ay, akşam dönüşü bir ay(lık mesafe) olan rüzgârı (boyun eğdirdik). Onun için erimiş bakır madenini sel gibi akıttık. Cinlerden de, Rabbinin izniyle onun emrinde çalışanlar vardı. Onlardan kim emrimizden sapacak olsa ona şiddetli azaptan tattırırdık.

Süleyman Ateş

Süleyman'a da, sabah gidişi bir ay(lık mesafe), akşam dönüşü bir ay(lık mesafe) olan rüzgarı boyun eğdirdik ve onun için katran (petrol) kaynağını da akıttık. Rabbinin izniyle cinlerin bir kısmı, onun önünde çalışırdı. Onlardan kim buyruğumuzdan sapsa, ona alevli azabı taddırırdık.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Sabahleyin bir aylık, öğleden sonra da bir aylık mesafe katettiren rüzgarı dipnot 1 Süleyman'ın emrine verdik; bakır madeni kaynağını da onun için su gibi akıttık. Sahibinin izniyle, yanında iş gören cinleri de emrine verdik. Onlardan hangisi emrimizden çıksa ona alevli ateş azabını tattırırdık dipnot 2 .

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Süleyman(as)'a kimseye nasip olmayan ilim ve teknoloji Allah'ın yardımıyla öğretilmiş ve kendisi desteklenmiştir. Rüzgar anlamı verilen kelime er riha'dır. Patlamak, havaya uçmak anlamına da gelir. Çağdaşlarının ancak 1 ayda katedebildikleri mesafeyi ‘riha' ile kolayca katetmesi teknikleri öğretilmiş, yine bu tekniklere uygun tekne tasarım ve imalatı ile mevsim rüzgarları ve hava tahmini gibi ileri teknik konularda bilgilendirilmiş olması, bu ve ilgili diğer ayetlerden anlaşılmaktadır. ‘Er riha' nın geçtiği diğer ayetler İbrahim 14/1, İsra 17/69, Enbiya 21/81, Hac 22/31, Sad 38/36, Şura 42/33, Zariyat 51/41
  2. metne dön, dipnot 2
    Süleyman aleyhisselam onlara ceza veremeyeceği için cezalarını Allah vermiş.

Şaban Britch

Sabah gidişi bir aylık mesafe, akşam dönüşü yine bir aylık mesafe olan rüzgarı da Süleyman'a boyun eğdirdik. Ona bakırı sel gibi akıttık. Cinlerden bir kısmı da Rabbinin emriyle onun emrinde çalışırdı. Onlardan, kim emrimizden çıkarsa alevli ateş azabından tattırırdık.

Şaban Piriş

Süleyman'a da, sabah gidişi bir ay, akşam dönüşü de bir ay süren rüzgarı verdik. Ona bakırı su gibi akıttık. Cinlerden bir kısmı da Rabbinin emriyle onun emrinde çalışırdı. Onlardan, kim emrimizden çıkarsa, ateş azabından tattırırdık.

Yaşar Nuri Öztürk

Süleyman için de sabah gidişi bir ay, akşam dönüşü bir ay olan rüzgarı görevlendirdik. Onun için erimiş katran/bakır kaynağını sel gibi akıttık. Cinlerden öylesi vardı ki, Rabbinin izniyle onun önünde iş yapardı. Onlardan hangisi buyruğumuzdan yan çizse, alevli ateş azabını kendisine tattırdık.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

And to Solayman We made subservient the wind covering the distance, normally taking one month, in one morning stride forward and turning in one evening stride backward. We made a source of copper flow freely for him and of the Jinn those serving him by Allah's will, and he -of the Jinn- who defected or did not fulfill Allah's command came within the measure of Allah's wrath and We subjected him to the blazes.

Abdul Haleem

And [We subjected] the wind for Solomon. Its outward journey took a month, and its return journey likewise. We made a fountain of molten brass flow for him, and some of the jinn worked under his control with his Lord’s permission. If one of them deviated from Our command, We let him taste the suffering of the blazing flame.

Abdullah Yusuf Ali

And to Solomon (We made) the Wind (obedient): Its early morning (stride) was a month's (journey), and its evening (stride) was a month's (journey); and We made a Font of molten brass to flow for him; and there were Jinns that worked in front of him, by the leave of his Lord, and if any of them turned aside from our command, We made him taste of the Penalty of the Blazing Fire.

Abul A'la Maududi

And We subdued the wind to Solomon: its morning course was a month's journey and its evening course was a month's journey. dipnot 1 We gave him a spring flowing with molten brass, dipnot 2 and We subdued for him jinn who, by his Lord's permission, dipnot 3 worked before him. Such of them as swerved from Our commandment, We let them taste the chastisement of the Blazing Fire.

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    For this refer to( Surah Al-Anbiya, Ayat 81 and E.N. 74) thereof.
  2. metne dön, dipnot 2
    Some former commentators have taken this to mean that a spring from the earth had erupted for the Prophet Solomon (peace be upon him) from which molten copper flowed out instead of water. But another interpretation of this verse can be that in the time of the Prophet Solomon (peace be upon him) the work of melting and molding copper for different uses was done on a very large scale and the same has been referred to here as the flowing of a spring of molten copper for him. (See(E.N. 74 of Surah Al- Anbiya).
  3. metne dön, dipnot 3
    The question whether the jinns who had been subdued to the Prophet Solomon (peace be upon him) were human beings of the mountain tribes or really the jinns who are well known by this name as the hidden creation has been discussed in detail in our commentary of Surah Al-Anbiya and Surah An-Naml. (See(E.N. 75 of Surah Al-Anbiya) and (E.Ns 23, 45) and (52 of Surah An-Naml).

Aisha Bewley

And We gave Sulayman power over the wind – a month’s journey in the morning and a month in the afternoon. And We made a fount of molten brass flow out for him. And some of the jinn worked in front of him by his Lord’s permission. And if a single one of them deviates at all from Our command, We let him taste the punishment of the Searing Blaze.

Al-Hilali & Khan

And to Solomon (We subjected) the wind, its morning (stride from sunrise till midnoon) was a month’s (journey), and its afternoon (stride from the midday decline of the sun to sunset) was a month’s (journey i.e. in one day he could travel two months’ (journey). And We caused a fount of (molten) brass to flow for him, and there were jinn that worked in front of him, by the Leave of his Lord. And whosoever of them turned aside from Our Command, We shall cause him to taste of the torment of the blazing Fire.

Ali Quli Qarai

And for Solomon [We subjected] the wind: its morning course was a month’s journey and its evening course was a month’s journey. We made a fount of [molten] copper flow for him, and [We placed at his service] some of the jinn who would work for him by the permission of his Lord, and if any of them swerved from Our command, We would make him taste the punishment of the Blaze.

Amatul Rahman Omar

And We made such winds serve Solomon the blowing of which in the forenoon (and thus help sailing of his ships) was equal to (a voyage of) a month (by the other ships); similarly its blowing in the afternoon was (also) equal to (a voyage of) a month (by them). And We made a spring of molten copper to flow for him. Also (given into his service were) some of the jinns (- wild and rebellious mountain tribes known as Amalaqites), who worked under him as trained craftsmen) by the command of his Lord. And (We also told them) whoever of them deviated from and disobeyed Our command (- that they should obey Solomon) We shall make him suffer the agony of burning.

Arthur John Arberry

And to Solomon the wind; its morning course was a month's journey, and its evening course was a month's journey. And We made the Fount of Molten Brass to flow for him. And of the jinn, some worked before him by the leave of his Lord; and such of them as swerved away from Our commandment, We would let them taste the chastisement of the Blaze;

Bijan Moeinian

As to Solomon [David’s son], I blessed him with the ability to order the winds to travel [and carry the clouds and the rain water] such far distances which would take them a month to go and a month to return. I also provided him with a gushing oil well. I also subdued the Jinns (Extra-terrestrials) to offer him their know how; if any of them would rebel, he would have been punished.

E. Henry Palmer

And to Solomon the wind; its morning journey was a month, and its evening journey was a month; and we made to flow for him a fountain of molten brass; and of the ginns some to work before him by the permission of his Lord; and whoso swerves amongst them from our bidding we will give him to taste the torment and the blaze;

Edip-Layth

For Solomon the wind was given, traveling one month coming and one month going, and We caused a spring of petroleum to flow for him. From among the Jinn are those that worked for him by his Lord's leave; and any one of them who turns from Our commands, We shall cause him to taste the retribution of the fire.

George Sale

And We made the wind subject unto Solomon: It blew in the morning for a month, and in the evening for a month. And We made a fountain of molten brass to flow for him. And some of the genii were obliged to work in his presence, by the will of his Lord; and whoever of them turned aside from our command, We will cause him to taste the pain of hell fire.

Hamid S. Aziz

Saying, "Make ample (coats of mail), and measure (balance well) the links, and do right; surely I am Seer of what you do.

Mahmoud Ghali

And to Sulayman (Solomon) (We subjected) the wind. Its (course) in the early morning was a month's (journey), and its (course) home in the late afternoon was a month's (journey). And we made the spring of molten brass to flow for him. And of the jinn there were (the ones) who worked before him (Literally: between his hands) by the permission of his Lord. And whoever of them swerved away from our Command, We would let him taste of the torment of the Blaze.

Marmaduke Pickthall

And unto Solomon (We gave) the wind, whereof the morning course was a month's journey and the evening course a month's journey, and We caused the fount of copper to gush forth for him, and (We gave him) certain of the jinn who worked before him by permission of his Lord. And such of them as deviated from Our command, them We caused to taste the punishment of flaming Fire.

Mohamed Ahmed - Samira

We (subjugated) the wind to Solomon. Its morning's journey took one month, and the evening's one month. We made a spring of molten brass to flow for him; and many jinns laboured for him by the will of his Lord. Anyone of them who turned from Our command was made to taste the torment of blazing fire.

Muhammad Asad

AND UNTO Solomon [We made subservient] the wind: its morning course [covered the distance of] a month’s journey, and its evening course, a month’s journey. And We caused a fountain of molten copper to flow at his behest; and [even] among the invisible beings there were some that had [been constrained] to labour for him by his Sustainer’s leave and whichever of them deviated from Our command, him would We let taste suffering through a blazing flame -:

Mustafa Khattab

And to Solomon ˹We subjected˺ the wind: its morning stride was a month’s journey and so was its evening stride. And We caused a stream of molten copper to flow for him, and ˹We subjected˺ some of the jinn to work under him by his Lord’s Will. And whoever of them deviated from Our command, We made them taste the torment of the blaze.

Progressive Muslims

And for Solomon the wind was given, traveling one month coming and one month going, and We caused a spring of tar to flow for him. And from among the Jinn are those that worked for him by his Lord's leave; and any one of them who turns from Our commands, We shall cause him to taste the retribution of the Fire.

Rashad Khalifa

To Solomon we committed the wind at his disposal, traveling one month coming and one month going. And we caused a spring of oil to gush out for him. Also, the jinns worked for him, by his Lord's leave. Any one of them who disregarded our commands, we subjected him to a severe retribution.

Sahih International

And to Solomon [We subjected] the wind - its morning [journey was that of] a month - and its afternoon [journey was that of] a month, and We made flow for him a spring of [liquid] copper. And among the jinn were those who worked for him by the permission of his Lord. And whoever deviated among them from Our command - We will make him taste of the punishment of the Blaze.

Sam Gerrans

And to Solomon the wind: its morning course a month, and its evening course a month. And We made flow for him a spring of molten brass. And among the domini worked some before him, by the leave of his Lord; and who deviated among them from Our command — We will let him taste of the punishment of the Inferno.

Shabbir Ahmed

And unto Solomon, We committed the wind at his disposal. (He mastered the science of sailing and his ships sailed much faster than the others). They sailed one month going and one month coming back. And We gave him abundance in mining of copper and minerals and subdued for him the Wild Tribes who worked for him by his Lord's leave. (Solomon established the Divine System such that) whoever turned aside from Our Command, We made him taste a severe punishment (21:82), (38:37).

Syed Vickar Ahamed

And (We made) the Wind (obedient) to Sulaiman (Solomon): Its early morning (flow) was a months (journey), and its evening (flow) was a months (journey); And We made a (large) container (made) from molten brass to flow (like water) for him; And by the leave of their Lord, there were jinns' that worked in front of him, and if anyone of them turned away from Our command, We made him taste the penalty of the blazing Fire.

Taqi Usmani

And for Sulaimān (We subjugated) the wind; its journey in the morning was (equal to the journey of) one month, and its journey in the afternoon was (equal to the journey) of another month. And We caused a stream of copper to flow for him. And there were some Jinns who worked before him with the leave of his Lord. Whoever of them would deviate from Our command, We would make him taste the punishment of the blazing fire.

The Monotheist Group

And for Solomon the wind was given, traveling one month coming and one month going, and We caused a spring of tar to flow for him. And from among the Jinn are those that worked for him with the permission of his Lord; and any one of them who turns from Our commands, We shall cause him to taste the retribution of the Fire.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Sebe' suresi, 12. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Sebe' suresi, 12. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Sebe' suresi, 12. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩