Sebe' suresi

Sebe' suresi, 36. ayet

Sebe' suresi, 36. ayet. قُلْ إِنَّ رَبِّى يَبْسُطُ ٱلرِّزْقَ لِمَن يَشَآءُ وَيَقْدِرُ وَلَٰكِنَّ أَكْثَرَ ٱلنَّاسِ لَا يَعْلَمُونَ

ḳul inne rabbî yebsüṭu-rrizḳa limey yeşâü veyaḳdiru velâkinne ekŝera-nnâsi lâ ya`lemûn.

Diyanet İşleri

Ey Muhammed, de ki: "Şüphesiz, Rabbim rızkı dilediğine bol verir ve (dilediğine) kısar. Fakat insanların çoğu bilmezler."

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Sebe' 33–39 · surenin 36. ayeti / 54

Konu Büyüklük taslayanlarla zayıf görülenlerin çekişmesi Sebe' 31–38 3

  1. Sebe' 33

    Zayıf ve güçsüz görülenler, büyüklük taslayanlara, "Hayır, bizi hidayetten saptıran gece ve gündüz kurduğunuz tuzaklardır. Çünkü siz bize Allah'ı inkar etmemizi ve O'na eşler koşmamızı emrediyordunuz" derler. Azabı görünce de içten içe pişmanlık duyarlar. Biz de inkar edenlerin boyunlarına demir halkalar geçiririz. Onlar ancak yapmakta olduklarının cezasını göreceklerdir.

  2. Sebe' 34

    Biz, hangi memlekete bir uyarıcı göndermişsek oranın şımarık zenginleri, "Biz, sizinle gönderileni inkar ediyoruz" demişlerdir.

  3. Sebe' 35

    Yine, "Bizim mallarımız ve çocuklarımız daha çoktur. Bize azap edilmeyecektir" demişlerdi.

  4. 36

    Ey Muhammed, de ki: "Şüphesiz, Rabbim rızkı dilediğine bol verir ve (dilediğine) kısar. Fakat insanların çoğu bilmezler."

  5. Sebe' 37

    Ne mallarınız ne de çocuklarınız, sizi bizim katımıza daha çok yaklaştıran şeylerdir! Ancak iman edip salih amel işleyenler başka. İşte onlar için işlediklerine karşılık kat kat mükafat vardır. Onlar cennet köşklerinde güven içindedirler.

  6. Sebe' 38

    Ayetlerimizi geçersiz kılmak için yarışanlar var ya, işte onlar azap için hazır bulundurulacaklar.

  7. Sebe' 39

    De ki: "Şüphesiz, Rabbim rızkı kullarından dilediğine bol bol verir ve (dilediğine) kısar. Allah yolunda her ne harcarsanız, Allah onun yerine başkasını verir. O, rızık verenlerin en hayırlısıdır."

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

36. Allah ise onlara şöylece cevap vermektedir: Yüce Allah’ın rızkı genişletip yayması, sizin ileri sürdüğünüz iddianın doğruluğuna delil değildir. Rızık vermek, Allah’ın meşîetine/dilemesine bağlıdır. O, isterse kulunun rızkını genişletir, dilerse daraltır.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Ey Resul! Kendilerine verilen nimetler ile kibirlenip kendilerini beğenenlere de ki: "Rabbim -Subhanehu ve Teâlâ- şükredecek mi yoksa nankörlük mü edecek diye bir imtihan olarak dilediği kimseye rızkı genişletir. Dilediği kimseye ise sabredecek mi yoksa isyan mı edecek diye bir imtihan olarak daraltır. Fakat insanların çoğu Allah'ın çok hikmet sahibi olduğunu bilmezler. Allah; ancak işleri büyük bir hikmetten dolayı takdir eder. Bunu bilen bilir, bilmeyen bilmez.

Kelimeler

13 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. قُلْ kul de ki kök: قول
  2. إِنَّ inne şüphesiz
  3. رَبِّى rabbi Rabbim kök: ربب
  4. يَبْسُطُ yebsutu yayar kök: بسط
  5. ٱلرِّزْقَ r-rizka rızkı kök: رزق
  6. لِمَن limen kimseye
  7. يَشَآءُ yeşa'u dilediği kök: شيا
  8. وَيَقْدِرُ ve yekdiru ve kısar kök: قدر
  9. وَلَـٰكِنَّ velakinne fakat
  10. أَكْثَرَ eksera çoğu kök: كثر
  11. ٱلنَّاسِ n-nasi insanların kök: نوس
  12. لَا la
  13. يَعْلَمُونَ yea'lemune bilmezler kök: علم

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: بسط (25 geçiş) · Aynı kök: رزق (123 geçiş) · Ortak kavram: Rızık

    Allah, rızkı dilediğine bol verir, (dilediğine de) kısar. Onlar ise dünya hayatı ile sevinmektedirler. Halbuki dünya hayatı, ahiretin yanında çok az…

  • Aynı kök: بسط (25 geçiş) · Aynı kök: رزق (123 geçiş) · Ortak kavram: Rızık

    Şüphesiz Rabbin, dilediğine rızkı bol bol verir ve (dilediğine) kısar. Çünkü O, gerçekten kullarından haberdardır ve onları görmektedir.

  • Aynı kök: بسط (25 geçiş) · Aynı kök: رزق (123 geçiş) · Ortak kavram: Rızık

    Daha dün onun yerinde olmayı arzu edenler, "Vay! Demek ki Allah, kullarından dilediği kimselere rızkı bol verir ve (dilediğine) kısarmış. Allah, bize…

  • Aynı kök: رزق (123 geçiş) · Ortak kavram: Rızık · Ortak kavram: Kader

    Allah, hiçbir şeye gücü yetmeyen ve başkasının malı olan bir köle ile, kendisine verdiğimiz güzel rızıktan gizli ve açık olarak Allah yolunda…

  • Aynı kök: رزق (123 geçiş) · Ortak kavram: Rızık · Ortak kavram: Kader

    Onu beklemediği yerden rızıklandırır. Kim Allah'a tevekkül ederse, O kendisine yeter. Şüphesiz Allah, emrini yerine getirendir. Allah, her şeye bir…

  • Aynı kök: رزق (123 geçiş) · Ortak kavram: Rızık · Ortak kavram: Kader

    Eli geniş olan, elinin genişliğine göre nafaka versin. Rızkı dar olan da, Allah'ın ona verdiğinden (o ölçüde) harcasın. Allah, bir kimseyi ancak…

  • Ortak kavram: Kader · Ortak kavram: Kudret ve Ölçü

    Şimşek neredeyse gözlerini alıverecek. Önlerini her aydınlatışında ışığında yürürler. Karanlık çökünce dikilip kalırlar. Allah dileseydi, elbette…

  • Ortak kavram: Kader · Ortak kavram: Kudret ve Ölçü

    Biz herhangi bir ayetin hükmünü yürürlükten kaldırır veya onu unutturur (ya da ertelersek), yerine daha hayırlısını veya mislini getiririz. Allah'ın…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

78 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

De ki: "Rabbim rızkı dilediğine (layık olana) açarak (bol) da verir, kısarak (dar) da verir fakat insanların çoğu bilmezler."

Mustafa İslamoğlu

De ki: "Şüphe yok ki isteyene rızkı açmayı da, sınırlandırmayı da dileyen benim Rabbimdir; fakat insanların çoğu bunu(n hikmetini) dahi kavrayamaz."

Muhammed Esed

De ki: "Rabbim dilediğine bol rızık verir, (dilediğine) az. Fakat insanların çoğu (Allah'ın yol ve yöntemlerini) anlamazlar".

Ahmed Hulusi

De ki: "Muhakkak ki Rabbim yaşam gıdasını (rızkı), dilediğine genişletir veya daraltır (zenginlik kazanılmaz Allah vergisidir). . . Ne var ki insanların çoğunluğu (bu gerçeği) bilmezler. "

Ali Bulaç

De ki: "Şüphesiz benim Rabbim rızkı dilediğine genişletir, yayar ve kısar da. Ancak insanların çoğu bilmiyorlar."

Ali Özek ve heyeti

De ki: Rabbim, dilediğine bol rızık verir ve (dilediğinden) kısar; fakat insanların çoğu bilmezler.

Ali Rıza Safa

De ki: "Aslında, benim Efendim, dilediğinin geçimini hem genişletir hem de daraltır. Fakat insanların çoğu bilmez!"

Bayraktar Bayraklı

De ki: "Şüphesiz ki Rabbim, rızkı dilediğine bolca da verir, kısar da. Fakat, insanların çoğu bunu bilmezler."

Edip Yüksel

De ki: "Efendim nimetleri dilediğine bol verir veya kısar. Ama halkın çoğu bilmez."

Edip Yüksel (Eski Baskı)

De ki, 'Rabbim nimetleri dilediğine bol verir veya kısar. Ama halkın çoğu bilmez.'

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

De ki: "Rabbim, rızkı dilediğine döşer (bol verir), dilediğine de sıkar (kısar); fakat insanların çoğu bilmezler.

Elmalılı Hamdi Yazır

De ki rabbım rızkı dilediğine döşer dilediğine sıkar ve lakin nasın ekserisi bilmezler

Erhan Aktaş

De ki: "Benim Rabb'im, dilediği kimseye rızkı genişletir ve takdir eder. Fakat insanların çoğu idrak etmezler."

Erhan Aktaş (10. Baskı)

De ki: "Benim Rabb'im, dilediği kimseye rızkı genişletir ve takdir eder. Fakat insanların çoğu idrak etmezler."

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

De ki: "Benim Rabb'im, dilediği kimseye rızkı genişletir ve takdir eder. Fakat insanların çoğu idrak etmezler."

Gültekin Onan

De ki: "Şüphesiz benim rabbim rızkı dilediğine genişletir / yayar veya kısar / daraltır / kısıtlar. Ancak insanların çoğu bilmiyorlar."

Hasan Basri Çantay

De ki: "Şübhesiz Rabbim kimi dilerse onun rızkını genişletir, (kimi de dilerse onunkini) daraltır. Fakat insanların çoğu (bunu) bilmezler".

İbni Kesir

De ki: Rabbım dilediğinin rızkını genişletir ve kısar, ama insanların çoğu bilmezler.

Mehmet Alagaş

(4, 34, 35, 36, 37, 38, 39, 40, 41, 42, 43, 44, 45, 46, 47, 49, 50, 51, 52, 53, 54) Biz bir memlekete u yarıcı gönderdiysek , rahat hayatı olanlar / refah içinde olanlar dediler ki , biz kesinlikle size gönderilenleri gönderilmemiş sayıyoruz / yok sayıyoruz. Dediler ki bizler malca ve evlatça daha çoğuz, biz azap olunmayız / bize azap edilmez. De ki muhakkak Rabbim rızkı kime isterse genişletir / basitleştirir ve de daraltır / sınırlandırır ve lakin insanların çoğu / ekserisi bilmiyorlar. Sizin mallarınız da evlatlarınız da bizim yanımızda yakınlık sağlamaz, ancak kim iman eder salih amel işlerse o hariç (asıl o kişi yakınlık kazanır) ve işte onlar için amellerinin iki katı karşılık vardır ve onlar iman etmiş halde odalardadırlar. Ayetlerimizi aciz düşürmek için koşuşturanlar, işte onlar, hazır edilmiş haldeki azaptadırlar. (İhzar; yüzleşmek üzere birini bir yerde hazır bulundurmak) De ki muhakkak ki Rabbim rızkı kullarından kime isterse genişletir / basitleştirir ve de ona daraltır / sınırlandırır , neyi Allah yolunda harcarsanız / infak ederseniz Allah onun halefini yaratır / yerini doldurur. O, rızık verenlerin / erzak verenlerin en hayırlısıdır. O gün onları topluca bir araya getirecek, sonra meleklere size ibadet edenler bunlar mıydı? diyecektir. D ediler ki seni üstün tutarı / tesbih ederiz, onların sana denk tuttukları değil, sen bizim dostumuzsun, bilakis onlar cinlere ibadet ediyorlar, onların çoğu onlara (cinlere) güveniyorlar / iman ediyorlar. O gün bazılarınız bazılarınıza bir fayda sağlayamaya ve de zarar vermeye güç yetiremeyecek, zalimlere yalanladığınız ateş azabını tadın / zevklenin diyeceğiz. Apaçık ayetlerimiz onlara sıralı şekilde okunduğunda dediler ki kimdir bu? Sadece bir adamdır, babalarınızın ibadet ediyor olduklarından sizi alıkoymak istiyor , dediler ki nedir bu? Sadece uydurulmuş bir iftiradır , onlara geldiğinde, gerçek için / hak için, kafirler dediler ki bu sadece açık / seçik bir sihirdir / büyüdür. Onlara kitaplardan vermedik ki onunla ders etsinler , onlara senden önce uyarıcı göndermedik ki! Onlardan öncekiler de yalanladılar, onlara verdiklerimizin onda birine dahi eremediler / ulaşamadılar, elçimizi yalanladılar , İnkâr etmek / belirsizleştirmek nasıl olmuş? De ki size tek bir vaaz da bulunacağım eğer ki Allah için ikili yahut ferden / tek tek kalk ın / kıyam edin , sonrada düşünün, arkadaşınızda bir cinlenme durumu yok, O şiddetli bir azap öncesi sizin için sadece bir uyarıcıdır, Deki size bir ücret sormuyorum / sual etmiyorum (nerede benim ücretim demiyorum) O sizin olsun, benim ücretim Allah’a aittir ve O da her şeye tanıktır / şahittir. De ki muhakkak ki Rabbim hakikati vura vura ortaya atar. Yitiklerin / gaybların bilenidir. De ki Hak geldi ve batıl ortaya bir şey çıkaramaz ve gerisin geri getirebilir. D e ki eğer ki saparsam kendi adıma saparım (kendim kendimi saptırmışımdır) eğer ki yola girersem de / hidayete ererse m de Rabbimin bana vahyi sayesindedir. O muhakkak ki işitendir, yakındır. Paniklediklerinde / telaşlandıklarında bir görsen ki, kaçamazlar! yakın bir yerden / mekândan yakalanmışlardır. Dediler ki ona iman ettik! Uzak bir yerde iken artık onu (imanı) nasıl elde edecekler. Kesinlikle öncesinde onu yok saymışlardı, uzak bir yerden gayb hakkında ileri geri konuşuyorlardı. İştahları / arzuları ile aralarında artık bir set çekilmiştir, tıpkı bunlardan önceki taraftarlarına / şialarına da yapıldığı gibi, muhakkak ki onlar bunda çelişki içindeydiler.

Rowwad Tercüme Merkezi

De ki: “Şüphesiz Rabbim, rızkı dilediğine bol verir ve (dilediğine) kısar. Fakat insanların çoğu bilmezler.”

Süleyman Ateş

De ki: "Rabbim dilediğine rızkı yayar ve (dilediğine) kısar; fakat insanların çoğu bilmezler, (sanırlar ki mal ve evlad çokluğu şeref ve büyüklük sebebidir.)"

Süleymaniye Vakfı

De ki: "Rabbim, tercih ettiği kişi için dipnot 1 rızkı genişletir de daraltır da dipnot 2 . Ama insanların çoğu bunu bilmez."

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Şae (شاء) fiili, "bir şey yapmak" anlamındaki şey (شيء) mastarından türemiştir. Allah'ın yapması o şeyi var etmesi, insanın yapması da o şey için gereken çabayı göstermesidir (Müfredat). Allah, her şeyi bir ölçüye göre var eder (Kamer 54/49, Ra'd 13/8). İmtihanla ilgili şeyleri iyi ve kötü diye ikiye ayırmıştır (Enbiya 21/35). Allah, herkesin doğru yolda olmasını ister (Nisa 4/26) ama sadece doğru şeyler yapanı doğru yolda sayar (Nur 24/46). Yaptığının doğru veya yanlış olduğunu da kişiye ilham eder. Onun için doğru davrananın içi rahat, yanlış davrananın içi de sıkıntılı olur (Şems 91/7-10). Buna göre şae (شاء) fiilinin öznesi Allah olursa "gerekeni yaptı veya yarattı", insan olursa "gerekeni yaptı" anlamında olur. Allah insanlara, tercihlerine göre davranma hürriyeti vermeseydi hiç kimse yanlış bir şey yapamaz ve imtihan diye bir şey de olmazdı (Nahl 16/93). Yanlış kader anlayışını imanın bir esası gibi İslam'a yerleştirmek isteyenler, büyük bir çarpıtma yaparak şae (شاء) fiiline irade yani isteme ve dileme anlamı vermiş; bunu, tefsirlere hatta sözlüklere bile yerleştirerek birçok ayetin mealini bozmuşlardır. Bkz: https://www.suleymaniyevakfi.org/akaid-arastirmalari/kuranda-sey-mesiet-irade-ve-fitrat.html
  2. metne dön, dipnot 2

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

De ki: "Sahibim rızkı, çalışan ve yeterli donanıma sahip olan için yayar. Ama çoğu insan bunu böyle bilmez."

Şaban Britch

De ki: Rabbim, dilediğine rızkı yayar, dilediğine de daraltır. Fakat, insanların çoğu bilmez.

Şaban Piriş

De ki: -Rabbim, dilediğine rızkı yayar, dilediğine de daraltır. Fakat, insanların çoğu bilmez.

Yaşar Nuri Öztürk

De ki: "Rabbim, dilediğine rızkı genişletip açar, dilediğine ölçülü verir/kısar. Fakat insanların çokları bilmiyorlar."

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Say to them "It is Allah, my Creator Who gives livelihood generously and confers support gratuitously to whom He will and He also gives with restraint and by measure to whom He will but most people fail to realize this fact. "

Abdul Haleem

Say [Prophet], ‘My Lord gives in abundance to whoever He will and sparingly to whoever He will, though most people do not understand.

Abdullah Yusuf Ali

Say: "Verily my Lord enlarges and restricts the Provision to whom He pleases, but most men understand not."

Abul A'la Maududi

(O Prophet), say to them: "My Lord grants provision abundantly to whomsoever He pleases and straitens it for whomsoever He pleases. But most people do not know this. dipnot 1

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    They do not understand the wisdom on which the system of the distribution of provisions is based in the world, and are thus involved in the misunderstanding that whoever is being given abundantly is a beloved of Allah and whoever is being given sparingly is under His wrath. The fact, however, is that if a person looks around with open eyes he will see that in most cases the people with filthy and repulsive character are prosperous, and many good and noble people, who are known and recognized as morally pure, are found living in poverty. Now, how can a sensible person say that Allah dislikes the people of pure character and favors the wicked wrongdoers?

Aisha Bewley

Say: ‘My Lord expands the provision of anyone He wills or restricts it. But the majority of mankind do not know it.’

Al-Hilali & Khan

Say (O Muhammad صلى الله عليه وسلم): "Verily, my Lord enlarges the provision to whom He wills and restricts, but most men know not."

Ali Quli Qarai

Say, ‘Indeed my Lord expands the provision for whomever He wishes and He tightens it, but most people do not know. ’

Amatul Rahman Omar

Say, `Verily, my Lord multiplies the means of livelihood for whom He will and makes them scant (for whom He pleases), but most people do not know (the reason behind).

Arthur John Arberry

Say: 'My Lord outspreads and straitens His provision to whomsoever He will, but most men do not know it. '

Bijan Moeinian

Say: "There is a wisdom in the distribution of wealth [the wealthy ones are not necessarily the favored one and vice versa. Actually, the wealthy ones are usually the wicked ones.] but most people they do not understand it."

E. Henry Palmer

Say, 'Verily, my Lord extends provision to whom He pleases or doles it out, but most men do not know;

Edip-Layth

Say, "My Lord gives provisions to whomever He wishes, or He restricts them, but most people do not know."

George Sale

Answer, verily my Lord will bestow provision in abundance unto whom he pleaseth, and will be sparing unto whom he pleaseth: But the greater part of men know not this.

Hamid S. Aziz

And they say, "We have more wealth and children, and we shall not be punished. "

Mahmoud Ghali

Say, "Surely my Lord outspreads the provision for whomever He decides and estimates (it); but most of mankind do not know it. "

Marmaduke Pickthall

Say (O Muhammad): Lo! my Lord enlargeth the provision for whom He will and narroweth it (for whom He will). But most of mankind know not.

Mohamed Ahmed - Samira

Say: "Verily my Lord increases or restricts the provision of whosoever He will;" but most men do not understand.

Muhammad Asad

Say: "Behold, my Sustainer grants abundant sustenance, or gives it in scant measure, unto whomever He wills: but most men do not understand [God’s ways]. "

Mustafa Khattab

Say, ˹O Prophet,˺ "Surely ˹it is˺ my Lord ˹Who˺ gives abundant or limited provisions to whoever He wills. But most people do not know."

Progressive Muslims

Say: "My Lord gives provisions to whomever He wishes, or He restricts them, but most people do not know. "

Rashad Khalifa

Say, "My Lord is the One who controls all provisions; He grants the provisions to whomever He wills, or reduces them, but most people do not know."

Sahih International

Say, "Indeed, my Lord extends provision for whom He wills and restricts [it], but most of the people do not know. "

Sam Gerrans

Say thou: “My Lord expands provision for whom He wills, and He straitens.” But most men know not.

Shabbir Ahmed

Say, "Behold, my Lord enlarges and narrows the provision to people according to His Laws (and hence, you see the change in fortunes). But most people are not aware (that the Divine System ensures prosperity for all). "

Syed Vickar Ahamed

Say: "Surely, my Lord gives more or less things to whom He pleases, but most men do not understand. "

Taqi Usmani

Say, "In fact, my Lord extends provision to whom He wills, and straitens (it for whom He wills), but most of the people do not know".

The Monotheist Group

Say: "My Lord gives provisions to whoever He wishes, or He restricts them, but most of the people do not know."

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Sebe' suresi, 36. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Sebe' suresi, 36. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Sebe' suresi, 36. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩