Sebe' suresi

Sebe' suresi, 50. ayet

Sebe' suresi, 50. ayet. قُلْ إِن ضَلَلْتُ فَإِنَّمَآ أَضِلُّ عَلَىٰ نَفْسِى وَإِنِ ٱهْتَدَيْتُ فَبِمَا يُوحِىٓ إِلَىَّ رَبِّىٓ إِنَّهُۥ سَمِيعٌ قَرِيبٌ

ḳul in ḍaleltü feinnemâ eḍillü `alâ nefsî. veini-htedeytü febimâ yûḥî ileyye rabbî. innehû semî`un ḳarîb.

Diyanet İşleri

De ki: "Ben eğer sapmışsam, ancak kendi aleyhime sapmış olurum. Eğer hidayete ermişsem, bu da Rabbimin bana vahyettiği sayesindedir. Şüphesiz O, hakkıyla işitendir, kuluna çok yakındır."

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Sebe' 47–53 · surenin 50. ayeti / 54

Konu "Size tek bir şeyi öğütlüyorum"; hak geldi Sebe' 46–54 3

  1. Sebe' 47

    De ki: "Sizden herhangi bir ücret istemişsem, o sizin olsun. Benim ücretim ancak Allah'a aittir. O, her şeye hakkıyla şahittir."

  2. Sebe' 48

    De ki: "Şüphesiz Rabbim gerçeği ortaya koyar. O, gaybleri hakkıyla bilendir."

  3. Sebe' 49

    De ki: "Hak geldi. Artık batıl yeni bir şey ortaya çıkaramaz, eskiyi de geri getiremez."

  4. 50

    De ki: "Ben eğer sapmışsam, ancak kendi aleyhime sapmış olurum. Eğer hidayete ermişsem, bu da Rabbimin bana vahyettiği sayesindedir. Şüphesiz O, hakkıyla işitendir, kuluna çok yakındır."

  5. Sebe' 51

    Sen onları, dehşetli bir korkuya kapılıp da kaçıp kurtulamayacakları ve yakın bir yerden yakalanacakları zaman bir görsen!

  6. Sebe' 52

    (Azabı görünce), "ona inandık derler" ama onlar için, artık uzak bir yerden (dünyadan) iman elde etmek nasıl mümkün olur?

  7. Sebe' 53

    Oysa daha önce onu inkar etmişlerdi ve uzak bir yerden gayb hakkında atıp tutuyorlardı.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

50. Rasûlün daveti sayesinde hak açıkça ortaya çıkmasına rağmen yalanlayanlar, onun sapık olduğunu söyleyince o, onlara hakkı haber verip açıkladı ve kendisine karşı durmaktan aciz olduklarını belirtti. Kendisini sapıklıkla itham etmelerinin hakka hiçbir şekilde zarar veremeyeceğini, getirdiği hakkı hiçbir şekilde bertaraf edemeyeceğini onlara haber verdi. Şöyle ki o -hâşâ- sapıtmış ise -ki bu tartışma esnasında karşı tarafın seviyesine inme kabilindendir- kendi aleyhine sapıtmış olur. Yani sapıklığının zararı yalnız kendisinedir. Bu zarar onu aşıp başkasına geçmez.

“Eğer doğru yoldaysam bu da” hidâyet ve doğru yolda oluşum benden, benim kendi gücümden kaynaklanan bir şey değildir. Benim hidâyet buluşum ancak “Rabbimin bana vahyettikleri sayesindedir.” Benden başkalarının hidâyet kaynağı O’ndan olduğu gibi, benim hidâyetimin kaynağı da O’ndandır.

“Şüphesiz O” benim Rabbim, bütün sözleri ve sesleri “işitendir”, kendisine dua eden, kendisinden bir şeyler isteyen ve kendisine ibadet eden kimselere de “pek yakındır.”

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Ey Resul! O yalanlayan müşriklere de ki: "Eğer ben size tebliğ ettiğim haktan saparsam sapmamın zararı banadır ve benimle sınırlıdır, ondan size hiçbir şey ulaşmaz. Eğer ben hakka hidayet edilirsem bu; Rabbimin bana vahyetmesi sebebiyledir. Şüphesiz O; kullarının sözlerini hakkıyla işitendir. O'nun benim söylediğim bir sözü işitmemesi mümkün değildir."

Kelimeler

16 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. قُلْ kul de ki kök: قول
  2. إِن in eğer
  3. ضَلَلْتُ deleltu saparsam kök: ضلل
  4. فَإِنَّمَآ feinnema şüphesiz
  5. أَضِلُّ edillu sapmış olurum kök: ضلل
  6. عَلَىٰ ala (zararıma)
  7. نَفْسِى ۖ nefsi kendi kök: نفس
  8. وَإِنِ veini ve eğer
  9. ٱهْتَدَيْتُ htedeytu yolu bulursam kök: هدي
  10. فَبِمَا febima şüphesiz sayesindedir
  11. يُوحِىٓ yuhi vahyettiği kök: وحي
  12. إِلَىَّ ileyye bana
  13. رَبِّىٓ ۚ rabbi Rabbimin kök: ربب
  14. إِنَّهُۥ innehu şüphesiz O
  15. سَمِيعٌۭ semiun işitendir kök: سمع
  16. قَرِيبٌۭ karibun yakındır kök: قرب

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: وحي (78 geçiş) · Ortak kavram: Vahiy

    (Ey Muhammed!) Bunlar sana vahyettiğimiz gayb haberlerindendir. Meryem'i kim himayesine alıp koruyacak diye kalemlerini (kur'a için) atarlarken sen…

  • Aynı kök: وحي (78 geçiş) · Ortak kavram: Vahiy

    Biz, Nuh'a ve ondan sonra gelen peygamberlere vahyettiğimiz gibi, sana da vahyettik. İbrahim'e, İsmail'e, İshak'a, Yakub'a, torunlarına, İsa'ya,…

  • Aynı kök: وحي (78 geçiş) · Ortak kavram: Vahiy

    Hani bir de, "Bana ve Peygamberime iman edin" diye havarilere ilham etmiştim. Onlar da "İman ettik. Bizim müslüman olduğumuza sen de şahit ol"…

  • Aynı kök: قرب (96 geçiş) · Ortak kavram: Dalâlet (Sapma)

    Allah'ı bırakıp O'na yakınlık sağlamaları için edindikleri ilahlar kendilerine yardım etseydi ya!? Aksine onları yüzüstü bırakarak uzaklaşıp…

  • Aynı kök: قرب (96 geçiş)

    Dedik ki: "Ey Adem! Sen ve eşin cennete yerleşin. Orada dilediğiniz gibi bol bol yiyin, ama şu ağaca yaklaşmayın, yoksa zalimlerden olursunuz."

  • Aynı kök: قرب (96 geçiş)

    Hani, biz İsrailoğulları'ndan, "Allah'tan başkasına ibadet etmeyeceksiniz, anne babaya, yakınlara, yetimlere, yoksullara iyilik edeceksiniz, herkese…

  • Ortak kavram: Dalâlet (Sapma)

    (6-7) Bizi doğru yola, kendilerine nimet verdiklerinin yoluna ilet; gazaba uğrayanlarınkine ve sapıklarınkine değil.

  • Ortak kavram: Dalâlet (Sapma)

    İşte onlar, hidayete karşılık sapıklığı satın almış kimselerdir. Bu yüzden alışverişleri onlara kar getirmemiş ve (sonuçta) doğru yolu…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

82 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

De ki: "(Gerçeklerden) saparsam, sadece kendi aleyhime sapmış olurum. Doğru yolu bulursam bu da Rabbimin bana vahyettiği (Kur'an) sayesindedir. dipnot 1 Şüphesiz ki O duyandır, yakındır."

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bu ayet hidayete erebilmenin yolunun vahiy ile buluşmaktan geçtiğinin açık delilidir. Benzer mesajlar: En‘âm 6:51, 70; İbrahim 14:52; Enbiyâ 21:45; Furkân 25:52; Kâf 50:45.

Mustafa İslamoğlu

De ki: "Eğer ben saparsam kendi aleyhime sapmış olurum; yok eğer doğru yoldaysam, bu yalnızca Rabbimin bana ilettiği vahiy sayesindedir: şüphesiz O her şeyi işitir, O (kuluna şah damarından) çok daha yakındır.

Muhammed Esed

De ki: "Eğer sapkınlığa düşmüş olsaydım (kendi yüzümden ve) kendi aleyhime sapmış olurdum; ama eğer doğru yoldaysam, yalnızca Rabbimin bana vahyi sayesindedir, kuşkusuz O, en yakın olan, her şeyi işitendir!"

Ahmed Hulusi

De ki: "Eğer (doğru inançtan) saparsam, bilincimin (yanıltışı) olur bu sapış! Eğer hakikate erersem, Rabbimin bana vahyettiği iledir. . . Muhakkak ki O, Semi'dir, Kariyb'dir. "

Ali Bulaç

De ki: "Eğer ben sapacak olsam, artık kendi nefsim aleyhine sapmış olurum; eğer hidayeti bulacak olsam, bu da Rabbimin bana vahyetmekte olduğu (Kur'an) sayesindedir. Şüphesiz O, işitendir, yakın olandır."

Ali Özek ve heyeti

Ve yine de ki: «Eğer yoldan saparsam, kendi aleyhime sapmış olurum. Eğer hidâyete erersem, bu da, Rabbımın bana vahyetmesi sebebiyledir. Şüphesiz O, hakkıyla işitendir; çok yakındır.»

Ali Rıza Safa

De ki: "Sapkınlığa sürüklenirsem, kendi benliğime karşı sapmış olurum. Ama doğru yola erişirsem, Efendimin bana bildirdiği sayesindedir. Kuşkusuz, O, Duyandır; Yakındır!"

Bayraktar Bayraklı

De ki: "Ben, bir yanlış yaparsam kendi aleyhime yapmış olurum. Eğer doğru bir iş yaparsam biliniz ki bu, Rabbimin bana vahyettiği Kur'an sayesindedir. Şüphesiz ki O, işitendir; yakındır."

Edip Yüksel

De ki: "Saparsam, kendi kusurumdandır, yolu bulursam Efendimin bana vahiy etmesindendir. O İşitendir, Yakındır."

Edip Yüksel (Eski Baskı)

De ki, 'Saparsam, kendi kusurumdandır, yolu bulursam Rabbimin bana vahyetmesindendir. O İşitendir, Bilendir.'

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

De ki: "Eğer ben yanılırsam, yalnız kendime kalarak yanılırım ve eğer doğru yolu bulmuşsam bilmeli ki Rabbimin bana vahiy vermesiyledir. Çünkü O, yakındır, işitir, işittirir.

Elmalılı Hamdi Yazır

De ki: eğer ben yanılırsam yalnız kendime kalarak yanılırım ve eğer hidayeti bulmuşsam bilmeli ki rabbımın bana vahiy vermesiyledir, çünkü o yakındır, işitir, işittirir

Erhan Aktaş

De ki: "Eğer yanlış yola sapmışsam sadece kendi zararıma sapmış olurum. Eğer doğru yoldaysam, bilesiniz ki Rabb'imin bana verdiği vahiy sayesindedir. O, Her Şeyi Duyan'dır, En Yakın Olan'dır.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

De ki: "Eğer yanlış yola sapmışsam sadece kendi zararıma sapmış olurum. Eğer doğru yoldaysam, bilesiniz ki Rabb'imin bana verdiği vahiy sayesindedir. O, Her Şeyi Duyan'dır, En Yakın Olan'dır.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

De ki: "Eğer yanlış yola sapmışsam sadece kendi zararıma sapmış olurum. Eğer doğru yoldaysam, bilesiniz ki Rabb'imin bana verdiği vahiy sayesindedir. O, Her Şeyi Duyan'dır, En Yakın Olan'dır.

Gültekin Onan

De ki: "Eğer ben sapacak olsam, artık kendi nefsim aleyhine sapmış olurum; eğer hidayeti bulacak olsam, bu da rabbimin bana vahyetmekte olduğu (Kuran) sayesindedir. Şüphesiz O işitendir, yakın olandır."

Hasan Basri Çantay

De ki: "Eğer ben (hakdan) sapmışsam bu sapışım (ın günahı) nefsime aiddir. Doğru yolu bulmuşsam bu da Rabbimin bana vahyetmekde olduğu (Kur'an ve hikmet) sayesindedir. Şübhesiz O, en yakın (tek) işidendir".

İbni Kesir

De ki: Eğer ben, sapacak olsam, ancak kendi aleyhime sapmış olurum. Şayet hidayete erersem, Rabbimin bana vahyetmesinden ötürü ererim. O, muhakkak ki Semi'dir. Karib'tir.

Mehmet Alagaş

(4, 34, 35, 36, 37, 38, 39, 40, 41, 42, 43, 44, 45, 46, 47, 49, 50, 51, 52, 53, 54) Biz bir memlekete u yarıcı gönderdiysek , rahat hayatı olanlar / refah içinde olanlar dediler ki , biz kesinlikle size gönderilenleri gönderilmemiş sayıyoruz / yok sayıyoruz. Dediler ki bizler malca ve evlatça daha çoğuz, biz azap olunmayız / bize azap edilmez. De ki muhakkak Rabbim rızkı kime isterse genişletir / basitleştirir ve de daraltır / sınırlandırır ve lakin insanların çoğu / ekserisi bilmiyorlar. Sizin mallarınız da evlatlarınız da bizim yanımızda yakınlık sağlamaz, ancak kim iman eder salih amel işlerse o hariç (asıl o kişi yakınlık kazanır) ve işte onlar için amellerinin iki katı karşılık vardır ve onlar iman etmiş halde odalardadırlar. Ayetlerimizi aciz düşürmek için koşuşturanlar, işte onlar, hazır edilmiş haldeki azaptadırlar. (İhzar; yüzleşmek üzere birini bir yerde hazır bulundurmak) De ki muhakkak ki Rabbim rızkı kullarından kime isterse genişletir / basitleştirir ve de ona daraltır / sınırlandırır , neyi Allah yolunda harcarsanız / infak ederseniz Allah onun halefini yaratır / yerini doldurur. O, rızık verenlerin / erzak verenlerin en hayırlısıdır. O gün onları topluca bir araya getirecek, sonra meleklere size ibadet edenler bunlar mıydı? diyecektir. D ediler ki seni üstün tutarı / tesbih ederiz, onların sana denk tuttukları değil, sen bizim dostumuzsun, bilakis onlar cinlere ibadet ediyorlar, onların çoğu onlara (cinlere) güveniyorlar / iman ediyorlar. O gün bazılarınız bazılarınıza bir fayda sağlayamaya ve de zarar vermeye güç yetiremeyecek, zalimlere yalanladığınız ateş azabını tadın / zevklenin diyeceğiz. Apaçık ayetlerimiz onlara sıralı şekilde okunduğunda dediler ki kimdir bu? Sadece bir adamdır, babalarınızın ibadet ediyor olduklarından sizi alıkoymak istiyor , dediler ki nedir bu? Sadece uydurulmuş bir iftiradır , onlara geldiğinde, gerçek için / hak için, kafirler dediler ki bu sadece açık / seçik bir sihirdir / büyüdür. Onlara kitaplardan vermedik ki onunla ders etsinler , onlara senden önce uyarıcı göndermedik ki! Onlardan öncekiler de yalanladılar, onlara verdiklerimizin onda birine dahi eremediler / ulaşamadılar, elçimizi yalanladılar , İnkâr etmek / belirsizleştirmek nasıl olmuş? De ki size tek bir vaaz da bulunacağım eğer ki Allah için ikili yahut ferden / tek tek kalk ın / kıyam edin , sonrada düşünün, arkadaşınızda bir cinlenme durumu yok, O şiddetli bir azap öncesi sizin için sadece bir uyarıcıdır, Deki size bir ücret sormuyorum / sual etmiyorum (nerede benim ücretim demiyorum) O sizin olsun, benim ücretim Allah’a aittir ve O da her şeye tanıktır / şahittir. De ki muhakkak ki Rabbim hakikati vura vura ortaya atar. Yitiklerin / gaybların bilenidir. De ki Hak geldi ve batıl ortaya bir şey çıkaramaz ve gerisin geri getirebilir. D e ki eğer ki saparsam kendi adıma saparım (kendim kendimi saptırmışımdır) eğer ki yola girersem de / hidayete ererse m de Rabbimin bana vahyi sayesindedir. O muhakkak ki işitendir, yakındır. Paniklediklerinde / telaşlandıklarında bir görsen ki, kaçamazlar! yakın bir yerden / mekândan yakalanmışlardır. Dediler ki ona iman ettik! Uzak bir yerde iken artık onu (imanı) nasıl elde edecekler. Kesinlikle öncesinde onu yok saymışlardı, uzak bir yerden gayb hakkında ileri geri konuşuyorlardı. İştahları / arzuları ile aralarında artık bir set çekilmiştir, tıpkı bunlardan önceki taraftarlarına / şialarına da yapıldığı gibi, muhakkak ki onlar bunda çelişki içindeydiler.

Rowwad Tercüme Merkezi

De ki: "Eğer yoldan saparsam, kendi aleyhime sapmış olurum. Eğer hidayete erersem, bu ise Rabbimin bana vahyetmesi sebebiyledir. Şüphesiz O; hakkıyla işitendir, pek yakındır."

Süleyman Ateş

De ki: "Eğer saparsam, kendi zararıma sapmış olurum. Eğer yolu bulursam, bu da Rabbimin bana vahyettiği (Kur'an) sayesindedir. Şüphesiz O, işitendir, yakındır."

Süleymaniye Vakfı

De ki: "Eğer sapmışsam, sapmam sadece kendi aleyhimedir. Doğru yola girmişsem bu da Rabbimin bana vahyettiği şey (Kur'an) sebebiyledir. O dinleyen, (kullarına) çok yakın olandır dipnot 1 ."

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

De ki:" Ben sapıtmışsam dipnot 1 , bu sadece beni etkiler. Doğru yolu bulmuşsam Sahibimin (Rabbimin) bana vahyettiği şey sebebiyledir O işitir, pek yakındadır."

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    ‘Delalet içerisindeysem' Delalet: Klavuzsuz kalmak, yanlı yolda olmak, sapıtmak

Şaban Britch

De ki: Eğer saparsam, sapmam ancak kendi aleyhimedir. Eğer doğru yola girersem, bu da Rabbim bana vahyettiği içindir. O, herşeyi işitir, o çok yakındır.

Şaban Piriş

De ki: -Eğer saparsam, sapmam ancak kendi aleyhimedir, eğer doğru yola girersem bu da Rabbim bana vahyettiği içindir. O, herşeyi işitir, o çok yakındır.

Yaşar Nuri Öztürk

De ki: "Eğer saparsam, öz benliğim aleyhine saparım. Doğruyu ve güzeli bulursam bu, Rabbimin bana vahyettiği sayesindedir. Çünkü O, Semi'dir, Karib'dir."

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Say to them: "If I should deviate from sense as to tread the wrong path leading into error, then I will have hurt my own soul. And if I should follow the path of righteousness leading into the truth, it is only because Providence is my guide. He inspires me with the spirit of truth guiding into all truth; He is Sami'un (His audition is unlimited) and Qaribun. His Omnipresence puts Him in the proximity of all His created beings.

Abdul Haleem

Say, ‘If I go astray, that is my loss, and if I am rightly guided, it is through what my Lord has revealed to me. He is all hearing, and ever near.’

Abdullah Yusuf Ali

Say: "If I am astray, I only stray to the loss of my own soul: but if I receive guidance, it is because of the inspiration of my Lord to me: it is He Who hears all things, and is (ever) near."

Abul A'la Maududi

Say: "If I go astray then the hurt of straying will come only upon me. But if I am rightly-guided, that is only because of the revelation that my Lord makes to me. He is All-Hearing, Ever Nigh." dipnot 1

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    From this verse some people of the modern age have argued thus: According to it the Prophet (peace be upon him) also could go astray: rather used to go astray. That is why Allah has made the Prophet (peace be upon him) himself say: "If I have gone astray, I am myself responsible for this. And I am on right guidance only when my Lord sends down revelation (i.e. verses of the Quran) to me." By this wrong interpretation these unjust people in fact want to prove that the Prophet’s (peace be upon him) life was, God forbid, a combination of guidance and error, and Allah had made him confess this before the disbelievers lest one should adopt his obedience completely, taking him to be wholly on right guidance. The fact however is that whoever considers the theme in its correct context will know that here the words, if I have gone astray, are not meant to give the meaning that the Prophet (peace be upon him) actually used to go astray, but it means: “If I have gone astray, as you accuse that I have, and my claim to Prophethood and my this invitation to Tauhid are the result of the same deviation, as you seem to imagine, then the burden of my going astray, will be on me alone; you will not be held responsible for it. But if I am on right guidance, as in fact I am, it is because I receive revelation from my Lord, by virtue of which I have obtained the knowledge of the guidance. My Lord is near at hand and is hearing everything. He knows whether I have gone astray or I am on right guidance from Him.”

Aisha Bewley

Say: ‘If I am misguided, it is only to my detriment. But if I am guided, it is by what my Lord reveals to me. He is All-Hearing, Close-at-hand.’

Al-Hilali & Khan

Say: "If (even) I go astray, I shall stray only to my own loss. But if I remain guided, it is because of the Revelation of my Lord to me. Truly, He is All-Hearer, Ever Near (to all things)."

Ali Quli Qarai

Say, ‘If I go astray, my going astray is only to my own harm, and if I am rightly guided that is because of what my Lord has revealed to me. Indeed He is all-hearing, nearmost.’

Amatul Rahman Omar

Say, `If I am lost, it is I who suffer the loss (for my own faults), but if I am rightly guided, it is entirely due to (the truth) that my Lord has revealed to me. Verily, He is All-Hearing, Ever Nigh.

Arthur John Arberry

Say: 'If I go astray, I go astray only to my own loss; if I am guided, it is by what my Lord reveals to me. He is All-hearing, Ever-nigh.'

Bijan Moeinian

Say: "If [as you say] I am on the wrong path, none but me have to pay for it. However, if I am on the right path, it is in account of my Lord’s favor who has revealed the truth to me [and not because that I have discovered the right path.] God hears everything and is Near [to answer the supplications.]"

E. Henry Palmer

Say, 'If I err I only err against myself; and if I am guided it is all what my Lord inspires me; verily, He is the hearing, the nigh!'

Edip-Layth

Say, "If I stray, then I stray to my own loss. If I am guided, then it is because of what my Lord inspired to me. He is Hearer, Near."

George Sale

Say, if I err, verily I shall err only against my own soul; But if I be rightly directed, it will be by that which my Lord revealeth unto me; for he is ready to hear, and nigh unto those who call upon him.

Hamid S. Aziz

Say, "The truth has come, and the falsehood shall vanish and shall not return (or falsehood neither creates nor restores). "

Mahmoud Ghali

Say, "In case I err, surely I will err away only against my (own) self; and in case I am guided, then it is by what my Lord reveals to me. Surely He is Ever-Hearing, Ever-Near."

Marmaduke Pickthall

Say: If I err, I err only to my own loss, and if I am rightly guided it is because of that which my Lord hath revealed unto me. Lo! He is Hearer, Nigh.

Mohamed Ahmed - Samira

Say: "If I am in error it is to my own loss; if I am on guidance that is so because of what my Lord reveals to me. He is all-hearing and all-too-near."

Muhammad Asad

Say: "Were I to go astray, I would but go astray [due to my own self, and] to the hurt of myself; but if I am on the right path, it is but by virtue of what my Sustainer reveals unto me: for, verily, He is all-hearing, ever-near!"

Mustafa Khattab

Say, "If I am astray, the loss is only mine. And if I am guided, it is ˹only˺ because of what my Lord reveals to me. He is indeed All-Hearing, Ever Near."

Progressive Muslims

Say: "If I stray, then I stray to my own loss. And if I am guided, then it is because of what my Lord inspired to me. He is Hearer, Near."

Rashad Khalifa

Say, "If I go astray, I go astray because of my own shortcomings. And if I am guided, it is because of my Lord's inspiration. He is Hearer, Near."

Sahih International

Say, "If I should err, I would only err against myself. But if I am guided, it is by what my Lord reveals to me. Indeed, He is Hearing and near."

Sam Gerrans

Say thou: “If I go astray, I but go astray against my soul; and if I am guided, it is because of what my Lord reveals to me. He is hearer and near.”

Shabbir Ahmed

Say, "When I was searching for the Truth, I was searching for the Truth for myself. And now I am rightly guided because of that which my Lord has revealed unto me (93:7). He is the Hearer, Ever-Near."

Syed Vickar Ahamed

Say: "If I am lost (from the Straight Way), my loss will only harm my own soul: But if I receive guidance, it is because of the inspiration from my Lord to me: Verily, He is All Hearing (Sami’), the Nearest (Khareeb to all). "

Taqi Usmani

Say, "If I go astray, I shall go astray only to my own detriment. And if I follow the right path, it is because of what my Lord reveals to me. Surely He is All-Hearer, Ever-Near."

The Monotheist Group

Say: "If I stray, then I stray to my own loss. And if I am guided, then it is because of what my Lord inspired to me. He is Hearer, Near."

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Sebe' suresi, 50. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Sebe' suresi, 50. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Sebe' suresi, 50. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩