Sebe' suresi

Sebe' suresi, 13. ayet

Sebe' suresi, 13. ayet. يَعْمَلُونَ لَهُۥ مَا يَشَآءُ مِن مَّحَٰرِيبَ وَتَمَٰثِيلَ وَجِفَانٍ كَٱلْجَوَابِ وَقُدُورٍ رَّاسِيَٰتٍ ٱعْمَلُوٓا۟ ءَالَ دَاوُۥدَ شُكْرًا وَقَلِيلٌ مِّنْ عِبَادِىَ ٱلشَّكُورُ

ya`melûne lehû mâ yeşâü mim meḥârîbe vetemâŝîle vecifânin kelcevâbi veḳudûrir râsiyât. i`melû âle dâvûde şükrâ. veḳalîlüm min `ibâdiye-şşekûr.

Diyanet İşleri

Cinler, Süleyman için dilediği biçimde kaleler, heykeller, havuz gibi çanaklar ve sabit kazanlar yapıyorlardı. Ey Davud ailesi, şükredin! Kullarımdan şükredenler pek azdır.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Sebe' 10–16 · surenin 13. ayeti / 54
  1. Sebe' 10–11

    (10-11) Andolsun, Davud'a tarafımızdan bir lütuf verdik. "Ey dağlar! Kuşların eşliğinde onunla birlikte tespih edin" dedik ve "(Bütün vücudu örtecek) zırhlar yap, işçilikte de ölçüyü tuttur diye demiri ona yumuşattık. "Salih amel işleyin. Çünkü ben sizin yaptıklarınızı görürüm" diye vahyettik.

  2. Sebe' 12

    Süleyman'ın emrine de, sabah esişi bir ay, akşam esişi de bir ay(lık yol) olan rüzgarı verdik. Erimiş bakır ocağını da ona sel gibi akıttık. Cinlerden de Rabbinin izniyle onun önünde çalışanlar vardı. İçlerinden kim bizim emrimizden çıkarsa, ona alevli ateş azabını tattırırız.

  3. 13

    Cinler, Süleyman için dilediği biçimde kaleler, heykeller, havuz gibi çanaklar ve sabit kazanlar yapıyorlardı. Ey Davud ailesi, şükredin! Kullarımdan şükredenler pek azdır.

  4. Sebe' 14

    Süleyman'ın ölümüne hükmettiğimiz zaman, onun ölümünü onlara ancak değneğini yemekte olan bir kurt gösterdi. Süleyman'ın cesedi yıkılınca cinler anladılar ki, eğer gaybı bilmiş olsalardı aşağılayıcı azap içinde kalmamış olacaklardı.

  5. Sebe' 15

    Andolsun, Sebe' halkı için kendi yurtlarında bir ibret vardı: Biri sağda biri solda iki bahçe bulunuyordu. Onlara şöyle denilmişti: "Rabbinizin rızkından yiyin ve O'na şükredin. Beldeniz güzel bir belde, Rabbiniz de çok bağışlayıcı bir Rabdir."

  6. Sebe' 16

    Fakat onlar yüz çevirdiler. Biz de üzerlerine Arim selini gönderdik. Onların bahçelerini ekşi meyveli ağaçlar, acı ılgın ve biraz da sedir ağacı bulunan iki bahçeye çevirdik.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

13. Onların yaptıkları işler, Süleyman aleyhisselam’ın yapmalarını dilediği her türlü işti.

“Kaleler” (diye meali verilen) “محاريب” kelimesi, inşa edilen ve kendisi vasıtası ile binaların muhkem kılındığı her türlü yapı demektir. Bu ifadeyle oldukça muhteşem binaların yapıldığı anlatılmak istenmektedir. “Heykeller” yani bu işi sağlam yapmaları ve bu konuda güçleri dolayısı ile canlı cansız varlıkların suretlerini yaparlardı. “Büyük havuzları andıran çanaklar” Süleyman aleyhisselam, başkasının ihtiyaç duymadığı şeylere ihtiyaç duyduğundan dolayı onlara bu kadar büyük çanakları yemek pişirmek için yaptırıyordu.

“Ve” onun için “yerlerinde sabit” büyüklükleri sebebi ile yerlerinden kıpırdatılamayan “kazanlar gibi dilediği şeyleri yaparlardı.” Allah, onlara olan lütfunu söz konusu ettikten sonra bu nimet ve lütfuna şükretmelerini emrederek şöyle buyurmaktadır:

“Ey Dâvûd Hanedanı” bunlar, Dâvûd, onun çocukları ve aile halkıdır, “şükre çalışın.” Yüce Allah burada hepsine seslendi, çünkü bu lütuf onların hepsine yönelik idi ve bu fayda ve maslahatların pek çoğundan hepsi istifade edebiliyorlardı. O nedenle Allah’ın kendilerine verdiği şeylere ve onlara ihsan ettiklerine karşılık olmak üzere şükretmeleri istenmiştir. “Kullarımdan şükredenler pek azdır.” Onların çoğunluğu, Yüce Allah’a, kendilerine ihsan etmiş olduğu nimetlere, onlardan uzaklaştırmış olduğu musibetlere karşı şükretmezler.

Şükür, kalbin Allah’ın lütfunu itiraf etmesi, bu nimet ve lütufları onlara muhtaç olduğu şuuru ile Yüce Allah’a itaat yönünde kullanması, onları masiyet için kullanmaktan sakınması demektir.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Bu cinler; Süleyman -aleyhisselam-'ın istediği namaz kılınan mescitleri, sarayları, istediği surları, çanaklardan büyük su havuzlarını, büyüklüğü sebebi ile yerinden hareket etmeyen sabit yemek kazanları yaparlardı. Onlara şöyle dedik: "Ey Dâvûd ailesi! Size verdiği nimetler için Allah'a şükür için çalışıp, amel işleyin. Zira verdiğim nimetlere kullarımdan şükredenler azdır."

Kelimeler

19 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. يَعْمَلُونَ yea'melune yaparlardı kök: عمل
  2. لَهُۥ lehu ona
  3. مَا ma ne
  4. يَشَآءُ yeşa'u diliyorsa kök: شيا
  5. مِن min -den
  6. مَّحَـٰرِيبَ meharibe kaleler- kök: حرب
  7. وَتَمَـٰثِيلَ ve temasile ve heykeller(den) kök: مثل
  8. وَجِفَانٍۢ ve cifanin ve leğenler(den) kök: جفن
  9. كَٱلْجَوَابِ kalcevabi havuzlar kadar (geniş) kök: جبي
  10. وَقُدُورٍۢ ve kudurin ve kazanlar(dan) kök: قدر
  11. رَّاسِيَـٰتٍ ۚ rasiyatin sabit kök: رسو
  12. ٱعْمَلُوٓا۟ a'melu yapın kök: عمل
  13. ءَالَ ale (ey) ailesi kök: اول
  14. دَاوُۥدَ davude Davud
  15. شُكْرًۭا ۚ şukran şükredin kök: شكر
  16. وَقَلِيلٌۭ vekalilun ve azdır kök: قلل
  17. مِّنْ min -dan
  18. عِبَادِىَ ibadiye kullarım- kök: عبد
  19. ٱلشَّكُورُ ş-şekuru şükreden kök: شكر

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: جبي (12 geçiş) · Aynı kök: شكر (75 geçiş) · Ortak kavram: Şükür

    O'nun nimetlerine şükreden bir önderdi. Allah, onu seçmiş ve doğru yola iletmişti.

  • Aynı kıssa: Hz. Süleyman · Aynı kök: شكر (75 geçiş) · Ortak kavram: Şükür

    Süleyman, onun bu sözüne tebessüm ile gülerek dedi ki: "Ey Rabbim! Beni; bana ve ana babama verdiğin nimetlere şükretmeye ve razı olacağın salih…

  • Aynı kıssa: Hz. Süleyman · Aynı kök: شكر (75 geçiş) · Ortak kavram: Şükür

    Kitaptan bilgisi olan biri, "Ben onu, gözünü kapayıp açmadan önce sana getiririm" dedi. Süleyman, tahtı yanında yerleşmiş halde görünce şöyle dedi:…

  • Aynı kök: رسو (14 geçiş) · Ortak kavram: Kader · Ortak kavram: Kudret ve Ölçü

    O, dört gün içinde (dört evrede), yeryüzünde yükselen sabit dağlar yarattı, orada bolluk ve bereket meydana getirdi ve orada rızık arayanların…

  • Aynı kök: شكر (75 geçiş) · Aynı kök: قلل (76 geçiş) · Ortak kavram: Şükür

    Andolsun, size yeryüzünde imkan ve iktidar verdik. Sizin için orada birçok geçim imkanları da yarattık. Ama siz ne kadar az şükrediyorsunuz!

  • Aynı kök: شكر (75 geçiş) · Aynı kök: قلل (76 geçiş) · Ortak kavram: Şükür

    O vakti hatırlayın ki siz yeryüzünde güçsüz ve zayıf idiniz. İnsanların sizi kapıp götürmesinden korkuyordunuz. Derken Allah sizi barındırdı,…

  • Aynı kök: شكر (75 geçiş) · Aynı kök: قلل (76 geçiş) · Ortak kavram: Şükür

    Halbuki O, sizin için kulakları, gözleri ve gönülleri yaratandır. Ne kadar az şükrediyorsunuz!

  • Ortak kavram: Kader · Ortak kavram: Kudret ve Ölçü · Ortak kavram: Mesel (örnek)

    Biz herhangi bir ayetin hükmünü yürürlükten kaldırır veya onu unutturur (ya da ertelersek), yerine daha hayırlısını veya mislini getiririz. Allah'ın…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

75 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Onlar (cinler) Süleyman için mabedlerden, heykellerden, havuzlar gibi (geniş) leğenlerden, sabit (ağır) kazanlardan ne dilerse yaparlardı. Ey Davud ailesi! Şükür için çalışın! Kullarımdan şükreden(ler) ne kadar da azdır!

Mustafa İslamoğlu

Onlar arzusuna göre ona mabedler, heykeller, göletler gibi yekpare dökümden havuzlar ve yere tesbit edilmiş dev küvetler yapıyorlardı. (Biz de dedik ki): "Ey Davud'un inanç ailesi; şükretmek için çok çalışın! Ne ki, samimi kullarım arasında bile hakkıyla şükreden pek azdır.

Muhammed Esed

o'nun için isteğine göre mabedler, heykeller, büyük tekneler kadar (geniş) havuzlar ve sağlamca tesbit edilmiş kazanlar yaptılar. (Ve dedik ki:) "Ey Davud kavmi, (Bana karşı) şükür (duygusu) içinde çalışın; ve (unutmayın ki) kullarım arasında (bile) hakkıyla şükredenler çok azdır!"

Ahmed Hulusi

Onun (Süleyman) için, mabetler, heykeller, geniş çok büyük havuzlar ve yerlerinde sabit kazanlardan ne dilese yaparlardı. . . "Davud nesli şükre çalışın! Kullarımdan şükreden (değerlendiren) azdır!"

Ali Bulaç

Ona dilediği şekilde kaleler, heykeller, havuz büyüklüğünde çanaklar ve yerinden sökülmeyen kazanlar yaparlardı. "Ey Davud ailesi, şükrederek çalışın." Kullarımdan şükredenler azdır.

Ali Özek ve heyeti

Onlar Süleyman’a kalelerden, heykellerden, havuzlar kadar (geniş) leğenlerden, sabit kazanlardan ne dilerse yaparlardı. "Ey Dâvûd ailesi! Şükür olmak üzere Allah'ın itaatına çalışın. Zira kullarımdan şükredenler azdır."

Ali Rıza Safa

Onun dilediği biçimde, yakarış yerleri, resimler-heykeller, derin havuzlar ve yerinden kaldırılamayan kazanlar yaptılar. "Ey Davut ailesi; şükrederek çalışın!" Oysa kullarımın arasında, şükredenler çok azdır. dipnot 361

Ali Rıza Safa — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 361
    "Resimler-Heykeller" olarak yazdığımız "Temasile" sözcüğü, kimi Kur'an çevirilerinde, "Timsaller-Simgeler" veya "Suretler" veya "Heykeller" biçiminde çevrilmiştir. Müslüman toplumlar, Kur'an'ı okusalardı, Allah'ın peygamberlerinin güzel sanatlara olan ilgilerini ve Kur'an'da bundan övgüyle söz edildiğini öğreneceklerdi. Oysa "Resim ve heykeller putlardır!" fetvaları yüzünden güzel sanatlara düşman edilen Müslüman toplumlar, İslam Resim ve Heykel Sanatı olarak tanımlanacak bir birikim oluşturamamışlardır. Mollalar, "Resim ve heykel yapmak ve bulundurmak haramdır." fetvaları verirken, Osmanlı sarayının İtalyan ressamları, Fatih Sultan Mehmet'in resimlerini yapıyorlardı. Osmanlı padişahları, kendi resimlerini yaptırmış, ama toplumun önünü açmamışlardır. Osmanlı'nın kuruluşundan beş yüz yetmiş yıl sonra yaptırılan ilk heykeller de verilen fetvalar yüzünden sarayın dışına bile çıkarılamamış; altı yüzyıl süren Osmanlı döneminde ve toplam on bir yüzyıl süren Müslüman Türk devletleri döneminde olduğu gibi, resim ve heykel sanatına sırt çevrilmiştir.

Bayraktar Bayraklı

Cinler Süleyman'a, istediği gösterişli yapılar, heykeller, havuz gibi büyük kazanlar ve ağır tencereler yaparlardı. "Ey Davud ailesi, şükretmek için çalışınız." Kullarımdan gereği gibi şükredenler azdır.

Edip Yüksel

O ne dilerse onun için yaparlardı: Mihraplar, heykeller, derin havuzlar ve ağır kazanlar... Ey Davut ailesi, şükür göstergesi olarak çalışın. Kullarımdan pek azı şükredicidir. dipnot 1

Edip Yüksel — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    * Bir peygamber ve devlet başkanı olan Süleyman aynı zamanda sanatı takdir eden birisiydi. Kabe'nin yanındaki Hajerül Esved denilen siyah taşa tapan, türbeleri ibadethanelere çeviren, ölülerden şefaat medet uman Hadisçi Sünnetçi din adamlarının sanat amacıyla yapılmış heykellere alerji duymaları ilginç bir tavırdır.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

O ne dilerse onun için yaparlardı: Mihraplar, heykeller, derin havuzlar ve ağır kazanlar... Ey Davut ailesi, şükür göstergesi olarak çalışın. Kullarımdan pek azı şükredicidir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Onlar, ona mihraplar, heykeller, havuzlar gibi çanaklar ve sabit kazanlardan her ne isterse yaparlardı. Çalışın ey Davud hanedanı, şükür için çalışın! Kullarım arasında şükreden azdır.

Elmalılı Hamdi Yazır

Onlar ona, mihrablar, timsaller ve havuzlar gibi çanaklar ve sabit kazanlardan her ne isterse yaparlardı. Çalışın ey Davud hanedanı şükr için çalışın, maamafih kullarım içinde şekur olan azdır.

Gültekin Onan

Ona dilediği şekilde kaleler, heykeller, havuz büyüklüğünde çanaklar ve yerinden sökülmeyen kazanlar yaparlardı. "Ey Davud ailesi, şükrederek çalışın." Kullarımdan şükredenler azdır.

Hasan Basri Çantay

O, kafalardan, heykellerden, büyük havuzlar gibi çanaklardan, sabit sabit kazanlardan ne dilerse kendisine yaparlardı. Ey Davud haanedanı, siz (Allaha) şükr için çalışın. Kullarımdan (hakkıyle) şükreden azdır.

İbni Kesir

Onlar; kalelerden, heykellerden, büyük havuzlara benzer çanaklardan ve taşınması güç kazanlardan ne dilerse kendisine yaparlardı. Ey Davud hanedanı; şükrederek çalışın. Kullarımdan pek azı şükredicidir.

Mehmet Alagaş

(10-14) Davud’a maddi ve manevi hazinemizden / fazlımızdan verdik, ey dağlar ve de kuşlar onunla beraber bana ses verin, O’na demiri yumuşattık , geniş zırhlar yap , dokumasını ayarla / takdir et, s alih amel işle , muhakkak ki yaptıklarınızı görürüm. Süleyman’a da rüzgâr , sabah gidişi bir ay, akşam dönmesi de bir ay , Kıtır / eriyik katran gözesini onun için akıttık, Rabbinin izniyle elinin altında cinler çalışır, onlardan kim bizim emrimizin dışına çıkarsa / başka işe kayarsa, ateş azabını ona tattırırız. Onun istediği mihrapları , temsilleri/resimleri, havuz şeklinde çanakları , yere sabit tencereler / kazanlar yaparlardı , Davud’un ailesine te şekkür için çalışın , kullarımdan teşekkür eden azdır. Onun ölümü gerçekleştiğinde, bir yer canlısı sopasını yiyinceye kadar, onun öldüğünü belli eden / belirten olmadı, ne zaman ki düştü, cinler anladılar, eğer ki cinler gaybı biliyor olsalardı, onur kırıcı / mühin azabı giymezlerdi.

Rowwad Tercüme Merkezi

Cinler, Süleyman için dilediği biçimde kaleler, heykeller, havuz gibi çanaklar ve sabit kazanlar yapıyorlardı. Ey Dâvud ailesi! Şükür için çalışın. Kullarımdan şükredenler pek azdır.

Süleyman Ateş

Ona dilediği gibi kaleler, heykeller, havuzlar kadar (geniş) leğenler, sabit kazanlar yaparlardı. "Ey Davud ailesi, şükredin!" kullarımdan şükreden azdır.

Süleymaniye Vakfı

Süleyman ne isterse onu yaparlardı; has odalar, heykeller dipnot 1 , havuz gibi çanaklar ve sabit kazanlar dipnot 2 . Ey Davud ailesi! Görevlerinizi yerine getirmek için çalışın! Kullarımdan görevlerini yerine getirenler pek azdır.

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bu ayet, tapınma maksatlı olmayan heykellerin yapılabileceğini gösterir. Çünkü İbrahim aleyhisselam tapınma maksadıyla yapılan heykelleri kırmıştı (Enbiya 21/52).
  2. metne dön, dipnot 2
    Sebe 34/12 -13 ayetlerindeki erimiş bakırdan heykeller, havuz gibi çanaklar ve bu çanakları taşıyan hayvan şeklindeki ayaklardan, Tevrat'ta
    1. Krallar 7:13-45 — Eski Ahit, 1. Krallar; alıntıyı aç

    Eski Ahit · 1. Krallar 7:13

    Kral Süleyman haber gönderip Surdan Hiramı getirtti.

    Kutsal Kitap (Yeni Çeviri) — Kitab-ı Mukaddes Şirketi · Yeni Yaşam Yayınları. tam metin

    pasajlarında bahsedilmektedir (Enbiya 21/82, Sad 38/37-38).

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Süleyman ne isterse onu yapıyorlardı; değerli meskenler, kalıplar, büyük havuzlara benzer çanaklar ve sabit kazanlar yaparlardı. Ey Davut ailesi! Şükredin! Kullarımdan şükredenler pek azdır.

Şaban Britch

Onlar, onun için ne dilerse; (tapınak) yüksek binalar, heykeller, büyük havuzlar gibi çanaklar ve sabit kazanlar yaparlardı. Ey Davud ailesi; şükrederek amel edin. Kullarımdan şükredenler çok azdır.

Şaban Piriş

Onlar, onun için, ne dilerse; kaleler, heykeller, büyük havuzlar gibi çanaklar ve sabit kazanlar yaparlardı. -Ey Davud Ailesi; şükrederek çalışın. Kullarımdan şükredenler çok azdır.

Yaşar Nuri Öztürk

Onlar Süleyman için, mihraplardan/kalelerden, heykellerden, havuzlar gibi çanaklardan, yerinden kaldırılamaz kazanlardan ne dilerse yaparlardı. Ey Davud ailesi, şükür olarak iş yapın! Kullarım içinden şükredenler o kadar az ki!

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

They -the Jinn- were assigned to work for him and do as they were told and produce, build and construct for him what he willed of sanctuaries and places of worship in the form of curved structures of firm material; some bearing weight and others merely ornamental. Also to make for him images and statue and all kinds of pots and vessels of rounded form, broad and deep serving various purposes, some being large enough to be reservoirs and others as fixed huge copper vessels. And We said: "Work righteousness O you the sons of Dawud and let your deeds reflect gratitude and gratefulness to Me". But it is only a few of My servants who do this and impel themselves to the feeling of gratitude and gratefulness.

Abdul Haleem

They made him whatever he wanted- palaces, statues, basins as large as water troughs, fixed cauldrons. We said, ‘Work thankfully, family of David, for few of my servants are truly thankful.’

Abdullah Yusuf Ali

They worked for him as he desired, (making) arches, images, basons as large as reservoirs, and (cooking) cauldrons fixed (in their places): "Work ye, sons of David, with thanks! but few of My servants are grateful!"

Abul A'la Maududi

They made for him whatever he would desire: stately buildings, images, dipnot 1 basins like water-troughs and huge, built-in-cauldrons: dipnot 2 "Work, O house of David, in thankfulness (to your Lord). dipnot 3 Few of My servants are truly thankful."

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    The word tamatheel in the text is the plural of timthal, which in Arabic is used for every such thing as is made to resemble a natural thing, whether it is a human being, an animal, a tree, a flower, a river, or some inanimate object. Timthal is the name of every artificial thing which may have been made to resemble something made by God. (Lisan al-Arab). Timthal is every such picture which may have been made to resemble the likeness of something else, whether living or dead." (The commentary, Al-Kashshaf). On this basis the statement of the Quran does not necessarily imply that the images made for the Prophet Solomon (peace be upon him) were the pictures or images of human beings and animals. They might have been floral designs or natural landscape or different kinds of decorations with which the Prophet Solomon might have decorated his buildings and works.
  2. metne dön, dipnot 2
    The misunderstanding has been created by some commentators who have stated that the Prophet Solomon (peace be upon him) had gotten the pictures of the Prophets and the angels made for himself. They took such things from the Israelite traditions and then explained them saying that in the former Shariahs it was not forbidden to make the pictures. But while accepting and citing these traditions without question, these scholars did not keep in mind the fact that the Prophet Solomon (peace be upon him) was a follower of the Mosaic law and in that law making of the pictures and images of human beings and animals was also forbidden as it is in the Shariah of Muhammad (peace be upon him). And they also did not remember that because of the enmity which a section of the Israelites bore against the Prophet Solomon (peace be upon him), they have accused him of crimes like polytheism, idolatry, sorcery and adultery. Therefore. one should not place reliance on the Israelite traditions and accept anything about this great Prophet, which might contradict any Shariah enjoined by God. Everyone knows that all the Prophets who came after the Prophet Moses (peace be upon him) till the Prophet Jesus (peace be upon him) among the Israelites were the followers of the Torah, and none of them had brought forth a new law, which might have abrogated the law of the Torah. Now the Torah clearly enjoins repeatedly that making of the pictures and images of human beings and animals is absolutely forbidden.
  3. metne dön, dipnot 3
    "Thou shalt not make unto thee any graven image, or any likeness of any thing that is in the heaven above, or that is in the earth beneath, or that is in the water under the earth." (Exod. 20: 4) “Ye shall make you no idols nor graven image, nor rear you up a standing image, neither shall ye set up any image of stone in your land, to bow down unto it.” (Levit. 26: 1).

Aisha Bewley

They made for him anything he wished: high arches and statues, huge dishes like cisterns, great built-in cooking vats. ‘Work, family of Dawud, in thankfulness!’ But very few of My slaves are thankful.

Al-Hilali & Khan

They worked for him as he desired, (making) high rooms, images, basins as large as reservoirs, and (cooking) cauldrons fixed (in their places). "Work you, O family of Dâwûd (David), with thanks!" But few of My slaves are grateful.

Ali Quli Qarai

They built for him as many temples as he wished, and figures, basins like cisterns, and caldrons fixed [in the ground]. ‘O House of David, observe thanksgiving, and few of My servants are grateful.’

Amatul Rahman Omar

Those (jinns -handy craftsmen) made for him (- Solomon) whatever he desired, places for worship and plans and basins (as large) as the tanks and large and heavy cooking pots well-set (on their trivets due to their large size). (And We said,) `Act gratefully, O people of David.' Yet few are My people who are (really) grateful.

Arthur John Arberry

fashioning for him whatsoever he would -- places of worship, statues, porringers like water-troughs, and anchored cooking-pots. 'Labour, O House of David, in thankfulness; for few indeed are those that are thankful among My servants.'

Bijan Moeinian

The Extra-terrestrials would build for him anything he wanted: buildings with statues and paintings, deep pools, heavy cooking instruments, etc. O’ people of David (the Jews) be grateful [for what God endowed your culture with], in fact only a few of My servants are grateful.

E. Henry Palmer

and they made for him what he pleased of chambers, and images, and dishes like troughs, and firm pots;- work, O ye family of David! thankfully; few is it of my servants who are thankful.

Edip-Layth

They made for him what he desired of enclosures, and statues, and pools of deep reservoirs, and heavy pots. "O family of David, work to show thanks." Only a few of My servants are appreciative.

George Sale

They made for him whatever he pleased, of palaces, and statues, and large dishes like fishponds, and cauldrons standing firm on their trevets; and We said, work righteousness, O family of David, with thanksgiving; for few of my servants are thankful.

Hamid S. Aziz

And We made the wind (subservient) unto Solomon, which made a month's journey in the morning and a month's journey in the evening, and We made a fountain of molten copper to flow out for him, and of the Jinn (foreigners or ingenious skilled workers?) there were those who worked before him by the command of his Lord; and whoever turned aside from Our command from among them, We made him taste of the punishment of flaming Fire.

Mahmoud Ghali

Making (Literally: between) for him whatever he decided: chambers and statues, and bowls like water-troughs, and anchored cauldrons. "Do (righteousness), House of Dawûd, in thankfulness; and few of My bondmen are constantly thankful."

Marmaduke Pickthall

They made for him what he willed: synagogues and statues, basins like wells and boilers built into the ground. Give thanks, O House of David! Few of My bondmen are thankful.

Mohamed Ahmed - Samira

They made for him whatever he wished, synagogues and statues, dishes large as water-troughs, and cauldrons firmly fixed (on ovens; and We said): "O House of David, act, and give thanks. " But few among My creatures are thankful.

Muhammad Asad

they made for him whatever he wished of sanctuaries, and statues, and basins as [large as] great watering - troughs, and cauldrons firmly anchored. [And We said:] "Labour, O David’s people, in gratitude [towards Me] and [remember that] few are the truly grateful [even] among My servants!"

Mustafa Khattab

They made for him whatever he desired of sanctuaries, statues,[1] basins as large as reservoirs, and cooking pots fixed ˹into the ground˺. ˹We ordered:˺ "Work gratefully, O  family of David!" ˹Only˺ a few of My servants are ˹truly˺ grateful.

Progressive Muslims

They made for him what he desired of enclosures, and statues, and pools of deep reservoirs, and heavy pots. "O family of David, work to show thanks." Only a few of My servants are appreciative.

Rashad Khalifa

They made for him anything he wanted - niches, statues, deep pools, and heavy cooking pots. O family of David, work (righteousness) to show your appreciation. Only a few of My servants are appreciative.

Sahih International

They made for him what he willed of elevated chambers, statues, bowls like reservoirs, and stationary kettles. [We said], "Work, O family of David, in gratitude." And few of My servants are grateful.

Sam Gerrans

They made for him what he willed of sanctuaries, and statues, and basins like pools, and vessels firmly fixed. “Work, house of David, in gratitude!” And few are the grateful among My servants.

Shabbir Ahmed

They worked for him as he desired, making forts, sculptures and images, pools, and boilers well-dug into the ground. We said, "Labor O Children of David, in gratitude for what you have been given. Few of My servants are truly grateful in practice."

Syed Vickar Ahamed

They (the jinns') worked for him as he wished (making) arches, images, basins (to hold liquids) as large as ponds (of water) and (large cooking vats or) kettles held (firmly in places): "Family of Dawood (David), you work with thanks! But only a few of My servants are thankful!"

Taqi Usmani

They used to make for him whatever he wished of castles, images, basins as (large as) tanks, and big cookware fixed (in their places). "Do good, O family of Dawūd, in thankfulness. Very few from My slaves are thankful."

The Monotheist Group

They made for him what he desired of enclosures, and images and pools of deep reservoirs, and heavy pots. "O family of David, work to give thanks." Only a few of My servants are thankful.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Sebe' suresi, 13. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Sebe' suresi, 13. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Sebe' suresi, 13. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩