Sebe' suresi

Sebe' suresi, 4. ayet

Sebe' suresi, 4. ayet. لِّيَجْزِىَ ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ وَعَمِلُوا۟ ٱلصَّٰلِحَٰتِ أُو۟لَٰٓئِكَ لَهُم مَّغْفِرَةٌ وَرِزْقٌ كَرِيمٌ

liyecziye-lleẕîne âmenû ve`amilu-ṣṣâliḥâti. ülâike lehüm magfiratüv verizḳun kerîm.

Diyanet İşleri

Allah'ın, iman edip salih amel işleyenleri mükafatlandırması için (her şey o kitapta tespit edilmiştir.) İşte onlar için bir bağışlanma ve bereketli bir rızık vardır.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Sebe' 1–7 · surenin 4. ayeti / 54

Konu Kıyamet gelecektir; inkâr edenlerin iddiaları Sebe' 1–9 3

  1. Sebe' 1

    Hamd, göklerdeki ve yerdeki her şey kendisinin olan Allah'a mahsustur. Hamd ahirette de O'na mahsustur. O, hüküm ve hikmet sahibidir, (her şeyden) hakkıyla haberdardır.

  2. Sebe' 2

    Allah, yere gireni, yerden çıkanı; gökten ineni ve oraya yükseleni bilir. O, çok merhamet edicidir, çok bağışlayıcıdır.

  3. Sebe' 3

    İnkar edenler, "Kıyamet bize gelmeyecektir" dediler. De ki: "Hayır, öyle değil, gaybı bilen Rabbime andolsun ki, Kıyamet size mutlaka gelecektir. Ne göklerde ve ne de yerde zerre ağırlığında bir şey bile O'ndan gizli kalmaz. Bundan daha küçük ve daha büyük ne varsa, hepsi apaçık bir kitaptadır."

  4. 4

    Allah'ın, iman edip salih amel işleyenleri mükafatlandırması için (her şey o kitapta tespit edilmiştir.) İşte onlar için bir bağışlanma ve bereketli bir rızık vardır.

  5. Sebe' 5

    Ayetlerimizi geçersiz kılmak için yarışırcasına çaba harcayanlar var ya; işte onlar için elem dolu, çok kötü bir azap vardır.

  6. Sebe' 6

    Kendilerine ilim verilenler, Rabbinden sana indirilen Kur'an'ın gerçek olduğunu ve onun, mutlak güç sahibi ve övgüye layık Allah'ın yoluna ilettiğini görürler.

  7. Sebe' 7

    Yine inkar edenler şöyle dediler: "Çürüyüp ufalandıktan sonra sizin yeniden diriltileceğinizi söyleyen bir adamı size gösterelim mi?

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

4. Daha sonra Yüce Allah, öldükten sonra dirilişin maksadını söz konusu ederek şöyle buyurmaktadır:

“Bu, iman edip” yani kalpleri ile Allah’ı ve peygamberlerini kesin olarak tasdik edip imanlarını tasdik etmek üzere de “salih ameller işleyenleri mükâfatlandırması içindir. İşte onlar için” iman ve amelleri dolayısı ile günahları için “mağfiret” vardır ki bununla her türlü kötülük ve ceza bertaraf edilir; ihsanları sebebi ile de “tükenmez bir rızık vardır.” Bununla da her türlü istek ve arzuları, dilek ve temennileri gerçekleşir.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Allah; kendisine iman eden ve salih amel işleyen kullarını mükâfatlandırmak için Levh-i Mahfûz'da belirlediklerini kaydetmiştir. İşte bu özelliklere sahip olan kimselere Allah'tan günahları için bir bağışlanma vardır. Yüce Allah onları günahlarından dolayı cezalandırmaz. Yine onlar için güzel bir rızık vardır. Bu rızık, Yüce Allah'ın kıyamet günündeki cennetidir.

Kelimeler

10 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. لِّيَجْزِىَ liyecziye mükafatlandırması için kök: جزي
  2. ٱلَّذِينَ ellezine kimseleri
  3. ءَامَنُوا۟ amenu inanan(ları) kök: امن
  4. وَعَمِلُوا۟ ve amilu ve yapanları kök: عمل
  5. ٱلصَّـٰلِحَـٰتِ ۚ s-salihati iyi işler kök: صلح
  6. أُو۟لَـٰٓئِكَ ulaike işte
  7. لَهُم lehum onlar için vardır
  8. مَّغْفِرَةٌۭ megfiratun mağfiret kök: غفر
  9. وَرِزْقٌۭ ve rizkun ve rızık kök: رزق
  10. كَرِيمٌۭ kerimun güzel kök: كرم

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: رزق (123 geçiş) · Aynı kök: جزي (118 geçiş) · Ortak kavram: Karşılık (cezâ)

    (Bütün bunları) Allah, kendilerini yaptıklarının en güzeli ile mükafatlandırsın ve lütfundan onlara daha da fazlasını versin diye (yaparlar). Allah,…

  • Aynı kök: رزق (123 geçiş) · Aynı kök: جزي (118 geçiş) · Ortak kavram: Karşılık (cezâ)

    "Kim bir kötülük yaparsa, ancak onun kadar ceza görür. Kadın veya erkek, kim, mü'min olarak salih bir amel işlerse, işte onlar cennete girecek ve…

  • Aynı kök: كرم (47 geçiş) · Aynı kök: رزق (123 geçiş) · Ortak kavram: Rızık

    İşte onlar gerçekten mü'minlerdir. Onlara, Rableri katında yüksek mertebeler, bağışlanma ve cömertçe verilmiş rızık vardır.

  • Aynı kök: كرم (47 geçiş) · Aynı kök: رزق (123 geçiş) · Ortak kavram: Rızık

    İman edip hicret eden ve Allah yolunda cihad edenler ve (muhacirleri) barındırıp (onlara) yardım edenler var ya; işte onlar gerçek mü'minlerdir.…

  • Aynı kök: كرم (47 geçiş) · Aynı kök: رزق (123 geçiş) · Ortak kavram: Rızık

    Andolsun, biz insanoğlunu şerefli kıldık. Onları karada ve denizde taşıdık. Kendilerini en güzel ve temiz şeylerden rızıklandırdık ve onları…

  • Aynı kök: رزق (123 geçiş) · Ortak kavram: Rızık

    Onlar gaybe inanırlar, namazı dosdoğru kılarlar, kendilerine rızık olarak verdiğimizden de Allah yolunda harcarlar.

  • Aynı kök: جزي (118 geçiş) · Ortak kavram: Karşılık (cezâ)

    Öyle bir günden sakının ki, o gün hiç kimse bir başkası adına bir şey ödeyemez. Hiçbir kimseden herhangi bir şefaat kabul olunmaz, fidye alınmaz.…

  • Aynı kök: جزي (118 geçiş) · Ortak kavram: Karşılık (cezâ)

    Ama siz, birbirinizi öldüren, içinizden bir kesime karşı kötülük ve zulümde yardımlaşarak; size haram olduğu halde onları yurtlarından çıkaran, size…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

78 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

(Allah) iman edip iyi işler yapanlara karşılık vermek için (bunu yapacaktır). Onlar için bağışlanma ve değerli bir rızık vardır.

Mustafa İslamoğlu

Ki böylece O, iman eden ve imanla uyumlu eylem üretenleri ödüllendirecektir: işte böylelerini sınırsız bir bağış ve tarifsiz güzellikte bir rızık beklemektedir.

Muhammed Esed

O, böylece, inanan ve iyi işler yapanları ödüllendirir, onlar için mağfiret ve muhteşem bir rızık vardır;

Ahmed Hulusi

İman edip imanının gereğini uygulayanları cezalandırması içindir (bu)! İşte onlar için mağfiret ve kerim yaşam gıdası vardır.

Ali Bulaç

(Çünkü O) İman edip salih amellerde bulunanları ödüllendirecek. İşte mağfiret ve üstün rızık onlarındır.

Ali Özek ve heyeti

Allah, inanıp salih ameller işleyenleri mükâfatlandırmak için (her şeyi açık bir kitapta tespit etmiştir). Onlar için büyük bir mağfiret ve güzel bir rızık vardır.

Ali Rıza Safa

İnanmış olarak erdemli edimler yapanları ödüllendirecektir. İşte onlar için, bağışlanma ve bol geçimlik vardır.

Bayraktar Bayraklı

Allah, inanıp iyi işler yapanları ödüllendirmek için her şeyi bir kitapta toplamıştır. Onlar için bir af ve güzel bir rızık vardır.

Edip Yüksel

Böylece, iman edenleri ve erdemli davrananları ödüllendirir. Onlar için bir bağışlanma ve bol rızık vardır.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Böylece, inananları ve erdemli davrananları ödüllendirir. Onlar için bir bağışlanma ve bol rızık vardır.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Çünkü iman edip iyi işler yapanlara mükafat verecektir, işte onlar için bir bağışlama ve bol bir rızık vardır.

Elmalılı Hamdi Yazır

çünkü iyman edip iyi ameller işliyenlere mükafat verecek, işte onlar için bir mağrifet ve bir "rızkı kerim" var

Erhan Aktaş

O Gün; iman edip, salihatı yapanları dipnot 1 ödüllendirecektir. Onlar için bağışlanma ve cömertçe rızık vardır.

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    "İman edip, salihatı yapanlar" terkibini "iman edip iyi işler yapanlar" diye çevirmek doğru değildir. Salihat, davranış yolu ile bütünüyle dışa yansıyan imandır. Salihat, bozgunculuk ve kötülükle mücadele etmek, bozuk olan şeyi düzeltmeye çalışmak, yapıcı olmak, iyi olmak ve iyiye yönlendirmek demektir. Bu kelimenin karşıtı "seyyiat" yani kötülük ve "fesad" yani bozgunculuk kelimeleridir.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

O gün; iman edip, salihatı yapanları dipnot 1 ödüllendirecektir. Onlar için bağışlanma ve cömertçe rızık vardır.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    "İman edip, salihatı yapanlar" terkibini "İman edip iyi işler yapanlar" diye çevirmek doğru değildir. Salihatı yapmak iyi işler yapmaktan farklı anlama sahiptir. Salihat, davranış yolu ile bütünüyle dışa yansıyan imandır. Bu sözcüğün karşıtı "seyyiat" yani kötülük sözcüğüdür. Salihat, kötülüğe karşı mücadele etmek, bozuk olan şeyi düzeltmeye çalışmak, yapıcı olmak, iyi olmak ve iyiye yönlendirmek demektir.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

O gün; iman edip, salihatı yapanları ödüllendirecektir. Onlar için bağışlanma ve cömertçe rızık vardır.

Gültekin Onan

(Çünkü O) İnanıp salih amellerde bulunanları ödüllendirecek. İşte mağfiret ve üstün rızık onlarındır.

Hasan Basri Çantay

(Kıyametin gelib çatmasının hikmeti de şudur) "Çünkü (Allah) iman edib de güzel güzel amel (ve hareket) lerde bulunanları mükafatlandıracakdır. Bunlar (yok mu?) mağfiret de, şerefli rızık da onlarındır.

İbni Kesir

İman etmiş olup da salih amel işleyenleri mükafatlandırması için. İşte onlara mağfiret ve cömertçe verilmiş bir rızık vardır.

Mehmet Alagaş

(1-9) Hamd Allah içindir, semalar ve yerde ne varsa onundur, diğer hayatta da / ahirette de hamd onundur, (Verince şükredilir, verince yahut alınca, iki durumda da hamdedilir. Her şey onundur, verdiğinin bir kısmını geri alır, sende geri kalan yine onundur, daha fazla vermek için almış olabilir, yeniden verebilecek olan da yine O’dur.) ve o gerekçeli karar verir / hakimdir, haberdardır. Yere / Arza giren ne varsa ve ondan çıkan ne varsa bilir, (Gökten inenler ve arzdan çıkanlar; nüzul -miraç ikilisi, yağmur -filiz ikilisi, vahiy -dua ikilisi, melek -ruh ikilisi, gazap -isyan ikilisi ) O esirgeyendir, bağışlayandır. Kafirler saat bize gelmeyecek dediler, deki Bilakis gayb olanı bilen Rabbim sizlere onu getirecek, göklerde ve yerde zerre miktar da olsa onun aklından gitmez / gözünden kaçmaz, bundan daha küçük te olsa büyükte olsa muhakkak apaçık bir kitaptadır. İman edip ıslah edici ameller yapanlar için işte onlar için bağışlanma / mağfiret ve ikram edilen bir rızık vardır. Ayetlerimizde bizi aciz bırakmak için koşuşturan lar, onlar için de acıtıcı pislikten bir azap vardır. İlim verilenler, Rabbinden sana indirilenin gerçek olduğunu / hak olduğunu ve saygın olanın, övülenin yoluna ilettiğini görüyorlar. Kafirler dediler ki; her bir parçalanan gibi sizde parçalandığınız vakit kesinlikle yeni bir yaratılış içinde olacağınızı haber veren adamı sizlere belli edelim mi? Allah’a iftira mı atıyor? yoksa onda bir cinnet hali mi var? Bilakis sonraki hayata / ahirete iman etmeyenler azap içindedirler, uzak bir sapıklık içindedirler. Önlerindekileri, arkalarındakileri, göktekileri ve yerdekileri görmediler mi? Eğer istersek biz, inanmayanları yere geçiririz / batırırız, ya da gökten üzerlerine parçacıklar dökeriz, işte bunda kesinlikle gönülden yönelen / münib kul için ayetler vardır.

Rowwad Tercüme Merkezi

Bu, iman edip salih amel işleyenleri mükâfatlandırması içindir. İşte Onlar için büyük bir mağfiret ve güzel bir rızık vardır.

Süleyman Ateş

(Her şeyi apaçık bir Kitapta tesbit etmiştir) Ki, inanıp iyi işler yapanları mükafatlandırsın. Onlar için mağfiret ve güzel rızık vardır.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Bunlar, inanıp iyi işler yapanları ödüllendirmek içindir. Suçların örtülmesi ve değerli rızık onlar içindir.

Şaban Britch

İman edenleri ve salih amellerde bulunanları ödüllendirmek için. İşte onlar! Onlar için bağışlama ve güzel bir rızık vardır.

Şaban Piriş

İman edenleri ve doğruları yapanları ödüllendirmek için. İşte onlar! Onlar için bağışlama, bol ve güzel bir rızık vardır.

Yaşar Nuri Öztürk

Ki Allah, iman edip hayra ve barışa yönelik işler sergileyenleri ödüllendirsin. İşte bunlar için bir bağışlanma ve kutlu, bereketli bir rızık vardır."

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

So that He justly requites those who conformed to His system of faith and worship and imprinted their deeds with wisdom and piety. He shall extend to them forgiveness and a gracefully blessed provision.

Abdul Haleem

so that He can reward those who believe and do good deeds: they will have forgiveness and generous provision.’

Abdullah Yusuf Ali

That He may reward those who believe and work deeds of righteousness: for such is Forgiveness and a Sustenance Most Generous."

Abul A'la Maududi

(The Hour shall come) that He may reward those who believe and do righteous deeds. Theirs shall be forgiveness and a generous provision.

Aisha Bewley

This is so that He may recompense those who have iman and do right actions. They will have forgiveness and generous provision.

Al-Hilali & Khan

That He may recompense those who believe (in the Oneness of Allâh - Islâmic Monotheism) and do righteous good deeds. Those, theirs is forgiveness and Rizq Karîm (generous provision, i.e. Paradise).

Ali Quli Qarai

that He may reward those who have faith and do righteous deeds. For such there will be forgiveness and a noble provision.

Amatul Rahman Omar

(The Hour shall come) so that He may reward those who believe and do deeds of righteousness. It is they for whom there awaits protection (from the consequences of sin), and honourable and generous provision.

Arthur John Arberry

that He may recompense those who believe, and do righteous deeds; theirs shall be forgiveness and generous provision.

Bijan Moeinian

With such an incomparable knowledge, God is going to reward those who believe and do good things. They will receive His forgiveness and a generous provision in the Paradise.

E. Henry Palmer

and that He may reward those who believe and do right; these, - for them is forgiveness and a noble provision.

Edip-Layth

That He may reward those who acknowledge and promote reforms. To them will be forgiveness and a generous provision.

George Sale

that He may recompense those who shall have believed, and wrought righteousness: They shall receive pardon, and an honourable provision.

Hamid S. Aziz

And those who disbelieve say, "The hour shall not come upon us. " Say, "Yea! By my Lord, the Knower of the Unseen, it shall certainly come upon you; not the weight of an atom becomes absent from Him, in the heavens or in the earth, and neither less than that nor greater, but all is in a Clear Record.

Mahmoud Ghali

That He may recompense (the ones) who have believed and done deeds of righteousness; those will have forgiveness and an honorable provision. "

Marmaduke Pickthall

That He may reward those who believe and do good works. For them is pardon and a rich provision.

Mohamed Ahmed - Samira

In order that He may recompense those who have believed and done the right. For them will be forgiveness and worthy sustenance.

Muhammad Asad

to the end that He may reward those who believe and do righteous deeds: [for] it is they whom forgiveness of sins awaits, and a most excellent sustenance

Mustafa Khattab

So He may reward those who believe and do good. It is they who will have forgiveness and an honourable provision.

Progressive Muslims

That He may reward those who believe and do good works. To them will be a forgiveness and a generous provision.

Rashad Khalifa

Most certainly, He will reward those who believe and lead a righteous life. These have deserved forgiveness and a generous provision.

Sahih International

That He may reward those who believe and do righteous deeds. Those will have forgiveness and noble provision.

Sam Gerrans

That He might reward those who heed warning and do righteous deeds; those have pardon and a noble provision.

Shabbir Ahmed

That He may reward those who attain belief and serve others with wealth and person, and thus grow their own personality. For them is the protection of forgiveness and honorable provision of mind and body."

Syed Vickar Ahamed

"That He may reward those who believe and work deeds of righteousness: For such (persons there) is forgiveness and most generous ways (and means) to live. "

Taqi Usmani

(The Hour will come,) so that He rewards those who believed and did righteous deeds. For such people, there is forgiveness (from Allah) and a noble provision.

The Monotheist Group

That He may reward those who believe and do good works. To them will be a forgiveness and a generous provision.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Sebe' suresi, 4. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Sebe' suresi, 4. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Sebe' suresi, 4. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩