Diyanet İşleri
De ki: "Rabbimiz hepimizi kıyamet günü bir araya toplayacak, sonra da aramızda hak ile hüküm verecektir. O, gerçeği apaçık ortaya koyan, hakkıyla bilendir."
Sebe' suresi
Sebe' suresi, 26. ayet. قُلْ يَجْمَعُ بَيْنَنَا رَبُّنَا ثُمَّ يَفْتَحُ بَيْنَنَا بِٱلْحَقِّ وَهُوَ ٱلْفَتَّاحُ ٱلْعَلِيمُ
ḳul yecme`u beynenâ rabbünâ ŝümme yefteḥu beynenâ bilḥaḳḳ. vehüve-lfettâḥu-l`alîm.
De ki: "Rabbimiz hepimizi kıyamet günü bir araya toplayacak, sonra da aramızda hak ile hüküm verecektir. O, gerçeği apaçık ortaya koyan, hakkıyla bilendir."
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Şefaat, rızık ve bütün insanlara gönderilen peygamber Sebe' 22–30 3
Allah katında, O'nun izin verdiği kimseden başkasının şefaati yarar sağlamaz. (Şefaat için izin verilip de) kalplerinden korku giderilince birbirlerine, "Rabbiniz ne söyledi?" diye sorarlar. Onlar da "Gerçeği" diye cevap verirler. O, yücedir, büyüktür.
De ki: "Size göklerden ve yerden kim rızık verir?" De ki: "Allah. O halde, ya biz hidayet veya apaçık bir sapıklık üzereyiz, ya da siz!"
De ki: "Bizim işlediğimiz suçlardan siz sorumlu tutulmazsınız. Sizin işlediklerinizden de biz sorumlu tutulmayız."
De ki: "Rabbimiz hepimizi kıyamet günü bir araya toplayacak, sonra da aramızda hak ile hüküm verecektir. O, gerçeği apaçık ortaya koyan, hakkıyla bilendir."
De ki: "Allah'a ortak tuttuklarınızı bana gösterin! Hayır! (Hiçbir şey Allah'a ortak olamaz.) Aksine O, mutlak güç sahibi, hüküm ve hikmet sahibi Allah'tır."
Biz, seni ancak bütün insanlara müjdeleyici ve uyarıcı olarak gönderdik. Fakat insanların çoğu bilmezler.
"Eğer doğru söyleyenler iseniz, bu tehdit ne zaman gerçekleşecek" diyorlar.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
26. “De ki: Rabbimiz bizi bir araya toplayacak sonra aramızda” kimin doğru, kimin yalancı olduğunu, kimin mükâfatı, kimin de cezayı hak ettiğini açıkça ortaya koyacak şekilde “hak ile hüküm verecektir.” İçinden çıkılamayan davaları gereken şekilde hükme bağlayacaktır. O, davaları çözenlerin en hayırlısıdır.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Onlara de ki: "Kıyamet günü Allah hepimizi bir araya toplayacak, sonra da sizinle bizim aramızda adaletle hükmedecektir. Böylece (Allah) hak ehlini batıl ehlinden ayırıp ortaya çıkarır. O; adalet ile hükmeden ve hükmettiği şeyi hakkıyla bilendir."
Aynı kök: فتح (38 geçiş)
Onlar iman edenlerle karşılaşınca, "İman ettik" derler. Birbirleriyle baş başa kaldıklarında da şöyle derler: "Rabbinizin huzurunda delil olarak…
Aynı kök: فتح (38 geçiş)
Kendilerine ellerindekini (Tevrat'ı) tasdik eden bir kitap (Kur'an) gelince onu inkar ettiler. Oysa, daha önce (bu kitabı getirecek peygamber ile)…
Aynı kök: فتح (38 geçiş)
Onlar sizi gözetleyip duran kimselerdir. Eğer Allah tarafından size bir fetih (zafer) nasip olursa, "Biz sizinle beraber değil miydik?" derler. Şayet…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
De ki: "Rabbimiz hepimizi bir araya toplayacak, sonra aramızda hak ile (adaletle) hükmedecektir. O, (hükmü) apaçık (adil) verendir, bilendir."
De ki: "Rabbimiz bizi (bir gün) bir araya getirecek ve aramızda hükmünü hakkıyla verecektir: zira O her hükmü hakkıyla verendir, her şeyi ayrıntısıyla bilendir."
De ki: "Rabbimiz (Hesap Günü) hepimizi bir araya toplayacak ve sonra aramızda adaletle hüküm verecektir; O, hakikati apaçık ortaya koyan, her şeyi hakkıyla bilendir!"
De ki: "Rabbimiz bizi bir araya getirecek ve Hak olarak aramızı (isabet edenler ve yanılanlar olarak) açacaktır. . . "HU"; Fettah'tır, Aliym'dir. "
De ki: "Rabbimiz (kıyamet günü) bizi bir arada toplayacak, sonra da hak ile aramızı ayıracaktır. O, (gerçek hükmünü vererek hak ile batılın arasını) açandır, (her şeyi hakkıyla) bilendir."
De ki: Rabbimiz hepimizi bir araya toplayacak, sonra aramızda hak ile hükmedecektir. O, en âdil hüküm veren, (her şeyi) hakkıyla bilendir.
De ki: "Efendimiz, hepimizi bir araya toplayacaktır. Sonra, aramızda gerçek yargıyı verecektir. Çünkü O, Adaletli Yargı Verendir; Bilendir!"
De ki: "Rabbimiz bizi bir araya getirecek, sonra aramızda adaletle hüküm verecektir. O, adaletle hüküm veren ve her şeyi bilendir."
De ki: "Efendimiz hepimizi toplar ve sonra aramızda gerçeğe göre hüküm verir. O Yargıçtır, Bilendir."
De ki, 'Rabbimiz hepimizi toplar ve sonra aramızda gerçeğe göre hüküm verir. O Yargıçtır, Bilendir.'
De ki: "Rabbimiz, hepimizi bir araya toplayacak, sonra da aramızı hak hükmü ile ayıracak. O, öyle yegane hüküm veren, öyle herşeyi bilendir."
De ki: rabbımız hepimizi bir araya toplıyacak, sonra da hak hukmü ile aramızı ayıracak, o öyle fettah, öyle alimdir
De ki: "Rabb'imiz hepimizi bir araya toplayacak sonra da aramızda adaletle yargıda bulunacaktır. O; Mutlak Adil Olan Yargıç'tır, Her Şeyi Bilen'dir."
De ki: "Rabb'imiz hepimizi bir araya toplayacak sonra da aramızda adaletle yargıda bulunacaktır. O; En Adil Yargıç'tır, Her Şeyi Bilen'dir."
De ki: "Rabb'imiz hepimizi bir araya toplayacak sonra da aramızda adaletle yargıda bulunacaktır. O; En Adil Yargıç'tır, Her Şeyi Bilen'dir."
De ki: "Rabbimiz (kıyamet günü) bizi bir arada toplayacak, sonra da hak ile aramızı ayıracaktır. O, (gerçek hükmünü vererek hak ile batılın arasını) açandır, (her şeyi hakkıyla) bilendir."
De ki: "Rabbimiz (kıyamet günü) hepimizi bir araya toplayacak, sonra beynimizde hak ile hükmedecekdir. O, (her şey'i) kemaliyle bilen en büyük haakimdir".
De ki: Rabbımız aramızı birleştirir, sonra da aramızda hak ile hükmeder. Fettah, Alim O'dur.
(22-33) Deki; Allah dışında iddia ettiklerinize çağrıda / duada bulunun, göklerde ve yerde küçük bir parçacık miktarında / zerre miskal dahi bir şeye malik değildirler. (Elinde olanla ilgili özgürce tasarrufta bulunma hakkı ) O ikisinde (gökler ve yer) herhangi bir ortakl ıkları yoktur, O’nun, onlardan (Allah’a ortak koştu klarınızdan) herhangi bir destekçisi / arka çıkanı da yoktur. Onun (Allah’ın) yanında, izin verdiği kimse hariç aracılığın / şefaatin bir faydası yoktur , kalplerde ki telaşe / panik giderildiği vakit dediler ki Rabbiniz ne dedi? Dediler ki gerçeği söyledi, O yücedir büyüktür. De ki sizi semalardan ve arzdan kim rızıklandırıyor? De ki Allah! Belki biz ya da belki siz yol üzereyiz / hidayet üzereyiz yahut apaçık bir biçimde yoldan sapmışız. De ki; suçlarımızdan / cürümlerimizden siz sorgulanmayacaksınız, sizin yaptıklarınızdan da bize bir şey sorulmayacak. De ki; Rabbimiz hepimizi bir araya getirecek sonra da aramızı da gerçek olarak açacak. O açandır / fettahtır, bilendir / alimdir. De ki; hakikat olarak kabul ettiğiniz ve O’na (Allah’a) ortak koştuklarınızı gösterin bana! Asla! Bilakis O Allah saygıdeğerdir, yargıçtır / hâkimdir / gerekçeli hüküm kararları verir. Seni biz ancak insanların tümü için müjdeci ve uyarıcı olarak gönderdik ve fakat insanların çoğu bilmiyorlar. Ve diyorlar ki eğer sözüne bağlıysan ne zaman bu vaat edilen? Deki o gün sizin tespit edilen son gününüzdür / miadınızdır , o saat ne ötelenir / tehir edilir ne de / erkene alınır. Kafirler dediler ki, biz bu Kur’an’a ve önümüze getirdiklerine inanmayız. Eğer zalimlerin Rableri yanındaki duruşlarını bir görebilsen? Bazısı bazısına dönüp laf atar, zayıf bırakılanlar büyüklük taslayanlara diyecekler ki siz olmasaydınız bizler iman edecektik, büyüklenenler de zayıf bırakılanlara dedi ki sizleri yola girme vakti geldiğinde yola girmekten biz mi çevirdik? Bilakis siz suçlularsınız, zayıf bırakılanlar / mustazaflar da büyüklenenlere dedi ki o vakit sabah akşam tuzak planlardınız ve bize de Allah’ı inkârı , Ona denk başkalarını edinmemizi emrediyordunuz. Azabı gördüklerin de pişmanlığa yakalandılar, yok sayanların / kafirlerin boyunlarına halkalar / tasmalar yaptık, onlar ancak yaptıklarının karşılıklarını almıyorlar mı?
De ki: "Rabbimiz hepimizi bir araya toplayacak, sonra aramızda hak ile hükmedecektir. O, hüküm veren, (her şeyi) hakkıyla bilendir.
De ki: "Rabbimiz (kıyamet günü), hepimizi bir araya toplayacak, sonra aramızdaki sorunu çözecektir. O sorunları en güzel çözümleyendir, bilendir."
De ki: "Rabbimiz sizinle bizi bir araya getirecek, sonra hakka uygun bir şekilde aramızı ayıracaktır dipnot 1 . O, iyi ile kötüyü ayıran ve her şeyi bilendir."
De ki: "Sahibimiz hepimizi bir araya getirecek, sonra doğru kararlarıyla aramızı ayıracaktır. Ayrışmayı yapacak olan ve her şeyi bilen odur."
De ki: Rabbimiz bizi bir araya toplayacak, sonra da aramızda hak ile hüküm verecektir. Hüküm veren, her şeyi bilen O’dur.
De ki: -Rabbi'miz bizi bir araya toplayacak, sonra da aramızda hak ile hüküm verecektir. En büyük hakim, her şeyi bilen O'dur.
De ki: "Rabbimiz hepimizi biraraya toplayacak, sonra da aramızı hak ile ayıracak. O'dur Fettah, O'dur Alim."
And say to them: "Allah shall bring us all to assemble before Him together in Day of Judgement and then He decides our case with equity and justice; He is AL-Fattah (the One Who resolves matters and brings them to a decision) and He is AL-'Alim (the Omniscient).
Say, ‘Our Lord will gather us together, then He will judge justly between us; He alone is the All Knowing Judge.’
Say: "Our Lord will gather us together and will in the end decide the matter between us (and you) in truth and justice: and He is the one to decide, the One Who knows all."
Say: "Our Lord will bring us together and then He will rightly judge between us. He is the Great Judge, the All-Knowing." dipnot 1
Say: ‘Our Lord will bring us all together and then will judge between us with the truth. He is the Just Decider, the All-Knowing.’
Say: "Our Lord will assemble us all together (on the Day of Resurrection), then He will judge between us with truth. And He is the Just Judge, the All-Knower of the true state of affairs [Tafsir Ibn Kathir]
Say, ‘Our Lord will bring us together, then He will judge between us with justice, and He is the All-knowing Judge. ’
Say, `Our Lord will bring us together (in a battle-field as opponents) and then He will judge between us with truth for He alone is the Supreme Judge, the All-Knowing.
Say: 'Our Lord will bring us together, then make deliverance between us by the truth. He is the Deliverer, the All-knowing.'
Say: "God will gather us all together one day and judge between us with full justice. He knows everything and will be the best judge."
'Our Lord shall assemble us together; then He shall open between us in truth, for He is the opener who knows. '
Say, "Our Lord will gather us together then He will judge between us with truth. He is the Judge, the Knowledgeable."
Say, our Lord will assemble us together at the last day: Then will He judge between us with truth; and He is the judge, the knowing.
Say, "You will not be questioned as to what we are guilty of, nor shall we be questioned as to what you do. "
Say, "Our Lord will gather us together; (Literally: "between" us) thereafter He will arbitrate between us with the Truth, and He is The Superb Arbiter, The Ever- Knowing. "
Say: Our Lord will bring us all together, then He will judge between us with truth. He is the All-knowing Judge.
Say: "Our Lord will gather us together and judge between us equitably, for He is the Judge all-knowing. "
Say: "Our Sustainer will bring us all together [on Judgment Day], and then He will lay open the truth between us, in justice - for He alone is the One who opens all truth, the All-Knowing!"
Say, "Our Lord will gather us together, then He will judge between us with the truth. For He is the All-Knowing Judge."
Say: "Our Lord will gather us together then He will judge between us with truth. He is the Judge, the Knowledgeable."
Say, "Our Lord will gather us all together before Him, then He will judge between us equitably. He is the Judge, the Omniscient."
Say, "Our Lord will bring us together; then He will judge between us in truth. And He is the Knowing Judge."
Say thou: “Our Lord will bring us together, then will He decide between us with justice”; and He is the Knowing Judge.
Say, "Our Lord will bring us all together, then He will lay open the Truth between us. Verily, He is the Exponent of truth, All-Knowing."
Say: "Our Lord will bring (all of) us together and in the end, (He) will judge the matter between us in truth and justice: And He is the One to judge (Al-Fatta'h), the All Knowing (Al-Aleem, of the true status of all affairs). "
Say, "Our Lord will assemble us together, then will judge between us with truth. He is the best Judge, the All-Knowing."
Say: "Our Lord will gather us together then He will judge between us with the truth. He is the Judge, the Knowledgeable."