Sebe' suresi

Sebe' suresi, 27. ayet

Sebe' suresi, 27. ayet. قُلْ أَرُونِىَ ٱلَّذِينَ أَلْحَقْتُم بِهِۦ شُرَكَآءَ كَلَّا بَلْ هُوَ ٱللَّهُ ٱلْعَزِيزُ ٱلْحَكِيمُ

ḳul erûniye-lleẕîne elḥaḳtüm bihî şürakâe kellâ. bel hüve-llâhü-l`azîzü-lḥakîm.

Diyanet İşleri

De ki: "Allah'a ortak tuttuklarınızı bana gösterin! Hayır! (Hiçbir şey Allah'a ortak olamaz.) Aksine O, mutlak güç sahibi, hüküm ve hikmet sahibi Allah'tır."

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Sebe' 24–30 · surenin 27. ayeti / 54

Konu Şefaat, rızık ve bütün insanlara gönderilen peygamber Sebe' 22–30 3

  1. Sebe' 24

    De ki: "Size göklerden ve yerden kim rızık verir?" De ki: "Allah. O halde, ya biz hidayet veya apaçık bir sapıklık üzereyiz, ya da siz!"

  2. Sebe' 25

    De ki: "Bizim işlediğimiz suçlardan siz sorumlu tutulmazsınız. Sizin işlediklerinizden de biz sorumlu tutulmayız."

  3. Sebe' 26

    De ki: "Rabbimiz hepimizi kıyamet günü bir araya toplayacak, sonra da aramızda hak ile hüküm verecektir. O, gerçeği apaçık ortaya koyan, hakkıyla bilendir."

  4. 27

    De ki: "Allah'a ortak tuttuklarınızı bana gösterin! Hayır! (Hiçbir şey Allah'a ortak olamaz.) Aksine O, mutlak güç sahibi, hüküm ve hikmet sahibi Allah'tır."

  5. Sebe' 28

    Biz, seni ancak bütün insanlara müjdeleyici ve uyarıcı olarak gönderdik. Fakat insanların çoğu bilmezler.

  6. Sebe' 29

    "Eğer doğru söyleyenler iseniz, bu tehdit ne zaman gerçekleşecek" diyorlar.

  7. Sebe' 30

    De ki: "Sizin için belirlenen bir gün vardır ki, ondan ne bir saat geri kalabilirsiniz, ne de ileri geçebilirsiniz."

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

27. Ey Peygamber ve senin görevini ifa etmek durumunda olanlar! “De ki: O’na koştuğunuz ortakları bana gösterin bakalım.” Nerededirler? Onları bilmenin yolu nedir? Yerde midirler, gökte midirler? Zira gizliyi ve açığı bilen zat, bize varlık aleminde kendisinin hiçbir ortağının bulunmadığını haber vermiştir: “Onlar Allah’ın dışında kendilerine ne bir zarar ne de bir fayda veremeyecek şeylere taparlar. Bir de: Bunlar Allah katında bizim şefaatçilerimizdir, derler. De ki: Allah’a göklerde ve yerde bilmediği bir şeyi mi haber veriyorsunuz? O, ortak tutmakta oldukları her şeyden münezzeh ve yücedir.” (Yunus, 10/18); “Allah’tan başkasına tapanlar dahi Allah’a koştukları ortaklara uymuyorlar. Onlar ancak zanna uyuyor ve sadece yalan söylüyorlar.” (Yunus, 10/66)

Aynı şekilde Allah’ın has kulları olan peygamberler ve rasûller de O’nun bir ortağının olmadığını biliyorlar. O halde ey müşrikler, sizler kendi batıl kanaatlerinize dayanarak Allah’a “koştuğunuz ortakları bana gösterin.” Onların böyle bir soruya cevap verme imkânları yoktur. Bundan dolayı: “Asla!” buyrulmuştur. Yani Allah’ın ortağı, eşi benzeri ve zıddı yoktur. “Bilakis O, Azîz” her şeyi emri altına alan, bütün varlıkların emrine boyun eğdiği, O’nun tarafından idare edilip amade kılındığı, işleri çekip çeviren “ve Hakîm olan” yarattıklarını sağlam ve güçlü kılan, indirdiği şer’î hükümleri en güzel hikmetlerle donatan, kendisinden başka hiçbir kimsenin ilâhlığa ve ma’bud edinilmeye layık olmadığı “Allah’tır.”

Eğer O’nun şeriatında, tevhidin, dinin kendisine halis kılınmasını emretmesinin, bunu sevmesinin ve bunu kurtuluş yolu kılmasının; kendisine ortak koşmayı ve O’nun dışındaki varlıkları O’na eşler edinmeyi yasaklamasının, bunu da bedbahtlığın ve helâk oluşun yolu olarak tespit etmiş olmasının dışında hiçbir hikmet bulunmamış olsaydı dahi bu, bile O’nun hikmetinin kemâline yeterli, açık ve kesin bir delil olurdu. Peki O’nun vermiş olduğu bütün emirler ve yasaklar aynı şekilde hikmeti ihtiva ettiğine göre daha ne söylenebilir?!

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Ey Resul! Onlara de ki: "İbadette kendilerini Allah'a ortak koştuklarınızı bana gösterin." Hayır! Durum sizin tasavvur ettiğiniz gibi değildir, O'nun (Allah'ın) ortakları yoktur. O; hiç kimsenin kendisine galip gelemediği Yüce Allah'tır. O; yaratmasında, kudretinde ve idare edip düzenlemesinde çok hikmet sahibidir.

Kelimeler

12 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. قُلْ kul de ki kök: قول
  2. أَرُونِىَ eruniye bana gösterin kök: راي
  3. ٱلَّذِينَ ellezine
  4. أَلْحَقْتُم elhaktum kattığınız kök: لحق
  5. بِهِۦ bihi O'na
  6. شُرَكَآءَ ۖ şuraka'e ortakları kök: شرك
  7. كَلَّا ۚ kella hayır
  8. بَلْ bel doğrusu
  9. هُوَ huve O
  10. ٱللَّهُ llahu Allah'tır kök: اله
  11. ٱلْعَزِيزُ l-azizu galib kök: عزز
  12. ٱلْحَكِيمُ l-hakimu hüküm ve hikmet sahibi kök: حكم

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: لحق (6 geçiş) · Aynı kök: عزز (120 geçiş) · Ortak kavram: İzzet

    (Allah, o peygamberi) onlardan henüz kendilerine katılmayan başkalarına da göndermiştir. O, mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.

  • Aynı kök: لحق (6 geçiş) · Ortak kavram: Hikmet

    "Ey Rabbim! Bana bir hikmet bahşet ve beni salih kimseler arasına kat."

  • Aynı kök: عزز (120 geçiş) · Ortak kavram: İzzet · Ortak kavram: Şirk

    "Siz beni Allah'ı inkar etmeye ve hakkında hiçbir bilgim olmayan şeyleri O'na ortak koşmaya çağırıyorsunuz. Ben ise sizi mutlak güç sahibine, çok…

  • Aynı kök: عزز (120 geçiş) · Ortak kavram: İzzet · Ortak kavram: Şirk

    O, kendisinden başka hiçbir ilah bulunmayan Allah'tır. O, mülkün gerçek sahibi, kutsal (her türlü eksiklikten uzak), barış ve esenliğin kaynağı,…

  • Aynı kök: لحق (6 geçiş)

    (169-170) Allah yolunda öldürülenleri sakın ölüler sanma. Bilakis onlar diridirler, Rableri katında Allah'ın, lütfundan kendilerine verdiği…

  • Aynı kök: عزز (120 geçiş) · Ortak kavram: İzzet · Ortak kavram: Hikmet

    "Rabbimiz! İçlerinden onlara bir peygamber gönder; onlara ayetlerini okusun, kitabı ve hikmeti öğretsin ve onları her kötülükten arındırsın.…

  • Ortak kavram: Şirk · Ortak kavram: Hikmet

    Allah'ın yarattığı ekinlerden ve hayvanlardan O'na bir pay ayırdılar ve akıllarınca, "Şu, Allah için, şu da bizim ortaklarımız (putlarımız) için"…

  • Ortak kavram: Şirk · Ortak kavram: Hikmet

    Bir de dediler ki: "Şu hayvanların karınlarındaki yavrular (canlı olursa) sırf erkeklerimize aittir. Karılarımıza ise haramdır." Eğer ölü olursa, o…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

78 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

De ki: "O'na (Allah'a) kattığınız ortaklarınızı dipnot 1 bana gösterin!" Hayır, aksine! Güçlü, doğru hüküm veren yalnızca Allah'tır.

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    "O'na kattığınız ortaklarınız" ifadesi O'na atfettiğiniz ortaklarınız demektir. Yüce Allah müşriklere meydan okumakta ve kendisine ortaklar koşup ilah gibi kabul ettikleri varlıkları Hz. Muhammed'e göstermelerini istemektedir.

Mustafa İslamoğlu

De ki: "Ona ortak olarak tasavvur ettiklerinizi bana bir gösterin bakayım! Asla yapamazsınız! Aksine O mutlak üstün ve yüce olan, her hükmünde tam isabet kaydeden Allah'tır."

Muhammed Esed

De ki: "(Zihninizde) O'na ortak koştuğunuz (varlıklar)ı bana gösterin! Hayır hayır, (yalnız) O'dur kudret ve hikmet Sahibi!"

Ahmed Hulusi

De ki: "O yanı sıra var sandığınız ortaklarınızı gösterin bana! Hayır, haşa! Bilakis yalnızca "HU"; Aziyz, Hakiym (olan) Allah'tır. "

Ali Bulaç

De ki: "O'na (kulluk etmede) eklemekte olduğunuz ortakları bana gösterin. Asla (onlar ona gerçek ortak olamazlar); hayır, O, güçlü ve üstün olan, hüküm ve hikmet sahibi olan Allah'tır."

Ali Özek ve heyeti

De ki: O'na (Allah'a) kattığınız ortaklarınızı bana gösterin. Hayır! Bilakis, yegâne galip ve her şeyi hikmetle idare eden ancak Allah'tır.

Ali Rıza Safa

De ki: "O'nun yanına ortaklar olarak kattıklarınızı bana gösterin!" Hayır, asla! O Allah ki, Üstündür; Bilgelik ve Adaletle Yönetendir.

Bayraktar Bayraklı

De ki: "Allah'a ortak kabul ettiklerinizi bana gösteriniz." Hayır! Doğrusu galip ve her şeyi hikmetle idare eden ancak Allah'tır.

Edip Yüksel

De ki: "O'na kattığınız ortakları bana gösteriniz. Asla! O Üstün ve Bilge olan ALLAH'tır."

Edip Yüksel (Eski Baskı)

De ki, 'O'na kattığınız ortakları bana gösteriniz. Asla! O Üstün ve Bilge olan ALLAH'tır.'

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

De ki: "O'na ortak diye kattıklarınızı bana gösterin bakayım! Hayır, öyle şey yok! doğrusu, bu: Güçlü ve hikmet sahibi olan ancak Allah'tır."

Elmalılı Hamdi Yazır

De ki: ona şerik diye takıştırdıklarınızı bana gösterin bakayım, hayır öyle şey yok, doğrusu bu: Allah yegane aziz, yegane hakimdir

Erhan Aktaş

De ki: "O'na ortak kabul ettiklerinizi bana gösterin! Asla böyle bir şey olamaz. O, Allah ki; Mutlak Üstün Olan'dır, En İyi Hüküm Veren'dir."

Erhan Aktaş (10. Baskı)

De ki: "O'na ortak kabul ettiklerinizi bana gösterin! Asla böyle bir şey olamaz. O, Allah ki; Mutlak Üstün Olan'dır, En İyi Hüküm Veren'dir."

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

De ki: "O'na ortak kabul ettiklerinizi bana gösterin! Asla böyle bir şey olamaz. O, Allah ki; Mutlak Üstün Olan'dır, En İyi Hüküm Veren'dir.

Gültekin Onan

De ki: "O'na (kulluk etmede) eklemekte olduğunuz ortakları bana gösterin. Asla (onlar ona gerçek ortak olamazlar); hayır, O, güçlü ve üstün olan, hüküm ve hikmet sahibi olan Tanrı'dır."

Hasan Basri Çantay

De ki: "Ona (ibadetde) kardığınız ortakları bana gösterin. Haaşa (böyle bir şey yokdur). Bil'akis (hakıykat şudur ki emrinde) mutlak gaalib, (tedbirinde yegane) hikmet saahibi olan ancak Allahdır.

İbni Kesir

De ki: O'na, haşa ortaklar olarak iliştirdiklerinizi gösterin bana. Hayır, O; Allah'tır, Aziz'dir, Hakim'dir.

Mehmet Alagaş

(22-33) Deki; Allah dışında iddia ettiklerinize çağrıda / duada bulunun, göklerde ve yerde küçük bir parçacık miktarında / zerre miskal dahi bir şeye malik değildirler. (Elinde olanla ilgili özgürce tasarrufta bulunma hakkı ) O ikisinde (gökler ve yer) herhangi bir ortakl ıkları yoktur, O’nun, onlardan (Allah’a ortak koştu klarınızdan) herhangi bir destekçisi / arka çıkanı da yoktur. Onun (Allah’ın) yanında, izin verdiği kimse hariç aracılığın / şefaatin bir faydası yoktur , kalplerde ki telaşe / panik giderildiği vakit dediler ki Rabbiniz ne dedi? Dediler ki gerçeği söyledi, O yücedir büyüktür. De ki sizi semalardan ve arzdan kim rızıklandırıyor? De ki Allah! Belki biz ya da belki siz yol üzereyiz / hidayet üzereyiz yahut apaçık bir biçimde yoldan sapmışız. De ki; suçlarımızdan / cürümlerimizden siz sorgulanmayacaksınız, sizin yaptıklarınızdan da bize bir şey sorulmayacak. De ki; Rabbimiz hepimizi bir araya getirecek sonra da aramızı da gerçek olarak açacak. O açandır / fettahtır, bilendir / alimdir. De ki; hakikat olarak kabul ettiğiniz ve O’na (Allah’a) ortak koştuklarınızı gösterin bana! Asla! Bilakis O Allah saygıdeğerdir, yargıçtır / hâkimdir / gerekçeli hüküm kararları verir. Seni biz ancak insanların tümü için müjdeci ve uyarıcı olarak gönderdik ve fakat insanların çoğu bilmiyorlar. Ve diyorlar ki eğer sözüne bağlıysan ne zaman bu vaat edilen? Deki o gün sizin tespit edilen son gününüzdür / miadınızdır , o saat ne ötelenir / tehir edilir ne de / erkene alınır. Kafirler dediler ki, biz bu Kur’an’a ve önümüze getirdiklerine inanmayız. Eğer zalimlerin Rableri yanındaki duruşlarını bir görebilsen? Bazısı bazısına dönüp laf atar, zayıf bırakılanlar büyüklük taslayanlara diyecekler ki siz olmasaydınız bizler iman edecektik, büyüklenenler de zayıf bırakılanlara dedi ki sizleri yola girme vakti geldiğinde yola girmekten biz mi çevirdik? Bilakis siz suçlularsınız, zayıf bırakılanlar / mustazaflar da büyüklenenlere dedi ki o vakit sabah akşam tuzak planlardınız ve bize de Allah’ı inkârı , Ona denk başkalarını edinmemizi emrediyordunuz. Azabı gördüklerin de pişmanlığa yakalandılar, yok sayanların / kafirlerin boyunlarına halkalar / tasmalar yaptık, onlar ancak yaptıklarının karşılıklarını almıyorlar mı?

Rowwad Tercüme Merkezi

De ki: O’na ortak koştuklarınızı bana gösterin. Asla gösteremezsiniz. Bilâkis yegâne galip ve her şeyi hikmetle idare eden ancak Allah'tır.

Süleyman Ateş

De ki: "O'na kattığınız ortakları bana gösterin (bakayım, onlar tanrı olabilirler mi?). Hayır (böyle şey olamaz.) Doğrusu O, galib, hüküm ve hikmet sahibi olan Allah'tır."

Süleymaniye Vakfı

De ki: "Allah'a ortak saydıklarınızı gösterin bana!". Hayır, asla gösteremezsiniz dipnot 1 ! O, daima üstün olan ve bütün kararları doğru olan Allah'tır.

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

De ki: "Onun seviyesine çıkardığınız ortakları gösterin bana." Asla gösteremezler. Hayır sizi toplayacak olan Allah'tır. O güçlüdür, doğru karar verir.

Şaban Britch

De ki: O’na (şirk koşmada) kattığınız ortakları bana gösterin. Asla gösteremezsiniz. Çok güçlü ve hakim olan, O Allah’tır.

Şaban Piriş

De ki: -O'na kattığınız ortakları bana gösterin. Asla gösteremezsiniz. Güçlü ve hakim olan, O Allah'tır.

Yaşar Nuri Öztürk

De ki: "Ortaklar olarak O'nun yanına koymaya kalktıklarınızı bana gösterin! Hayır, iş sandığınız gibi değil! O, Allah'tır; Aziz'dir, Hakim'dir."

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

And say to them: Would you show me those deities whom or which you incorporate with Him and share, as you presume, His divine nature! How repulsive to the imagination and how unpleasant to contemplate! But He is Allah, AL-Aziz and AL-Hakim.

Abdul Haleem

Say, ‘Show me those you joined to Him as partners. No indeed! He alone is God, the Almighty, the All Wise.’

Abdullah Yusuf Ali

Say: "Show me those whom ye have joined with Him as partners: by no means (can ye). Nay, He is Allah, the Exalted in Power, the Wise."

Abul A'la Maududi

Say: "Show me those whom you have attached to Him as His associates (in Divinity)." dipnot 1 Nay, Allah alone is Most Mighty, Most Wise.

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    That is, before you take the great risk due to your reliance on these deities, just tell me here who among them is so powerful as to arise in the court of Allah as your supporter and save you from His punishment.

Aisha Bewley

Say: ‘Show me those you have joined to Him as associates. No indeed! He is Allah, the Almighty, the All-Wise.’

Al-Hilali & Khan

Say (O Muhammad صلى الله عليه وسلم to polytheists and pagans): "Show me those whom you have joined with Him as partners. Nay (there are not at all any partners with Him)! But He is Allâh (Alone), the All-Mighty, the All-Wise."

Ali Quli Qarai

Say, ‘Show me those whom you associate with Him as partners. ’ No indeed! [They can never show any such partner]. Rather He is Allah, the All-mighty, the All-wise.

Amatul Rahman Omar

Say, `Show me those beings whom you number with Him as (His) associates. By no means (should you associate partners with Him) for it is Allâh (alone) Who is the All-Mighty, the All-Wise.

Arthur John Arberry

Say: 'Show me those you have joined to Him as associates. No indeed; rather He is God, the All-mighty, the All-wise.'

Bijan Moeinian

Say: "Show me the ones whom you worship beside God [show me their power. ] No [they are powerless as you see], it is only God who is the Almighty, the Most Wise.

E. Henry Palmer

Say, 'Show me those whom ye have added to Him as partners; not so! nay, but He is God, the mighty, the wise!'

Edip-Layth

Say, "Show me those whom you have set up as partners with Him! No; He is but God, the Noble, and the Wise."

George Sale

Say, shew me those whom ye have joined as partners with Him? Nay; rather He is the mighty, the wise God.

Hamid S. Aziz

Say, "Our Lord will gather us together, then will He judge between us with the truth; and He is the greatest Judge, the All-knowing. "

Mahmoud Ghali

Say, "Show me (the ones) you have joined to Him as associates! Not at all. No indeed, He is Allah, The Ever-Mighty, The Ever-Wise."

Marmaduke Pickthall

Say: Show me those whom ye have joined unto Him as partners. Nay (ye dare not)! For He is Allah, the Mighty, the Wise.

Mohamed Ahmed - Samira

Say: "Just show me those you associate with Him as compeers. " No, (you cannot), for He is God, the all-mighty and all-wise."

Muhammad Asad

Say: "Point out to me those [beings] that you have joined with Him [in your minds] as partners [in His divinity]! Nay - nay, but He [alone] is God, the Almighty, the Wise!"

Mustafa Khattab

Say, "Show me those ˹idols˺ you have joined with Him as partners. No! In fact, He ˹alone˺ is Allah—the Almighty, All-Wise."

Progressive Muslims

Say: "Show me those whom you have set up as partners with Him! No; He is but God, the Noble, the Wise. "

Rashad Khalifa

Say, "Show me the idols you have set up as partners with Him!" Say, "No; He is the one GOD, the Almighty, Most Wise."

Sahih International

Say, "Show me those whom you have attached to Him as partners. No! Rather, He [alone] is Allah, the Exalted in Might, the Wise."

Sam Gerrans

Say thou: “Show me those whom you have joined with Him as partners.” No, indeed! The truth is, He is God, the Exalted in Might, the Wise.

Shabbir Ahmed

Say, "Point out to me those whom you associate with Him as partners. Nay - nay, but He alone is God, the Almighty, the Wise."

Syed Vickar Ahamed

Say: "Show me those whom you have joined with Him as 'partners' (to Him): Nay! But He is Allah, the Almighty (Al-Aziz), All Wise (Al-Hakeem). "

Taqi Usmani

Say, "Show me the ones whom you have associated with Him as partners. Never! (You can never produce such partners.) He is but Allah, the Mighty, the Wise."

The Monotheist Group

Say: "Show me those whom you have set up as partners with Him! No; He is but God, the Noble, the Wise."

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Sebe' suresi, 27. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Sebe' suresi, 27. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Sebe' suresi, 27. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩