Sebe' suresi

Sebe' suresi, 1. ayet

Sebe' suresi, 1. ayet. ٱلْحَمْدُ لِلَّهِ ٱلَّذِى لَهُۥ مَا فِى ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَمَا فِى ٱلْأَرْضِ وَلَهُ ٱلْحَمْدُ فِى ٱلْـَٔاخِرَةِ وَهُوَ ٱلْحَكِيمُ ٱلْخَبِيرُ

elḥamdü lillâhi-lleẕî lehû mâ fi-ssemâvâti vemâ fi-l'arḍi velehü-lḥamdü fi-l'âḫirah. vehüve-lḥakîmü-lḫabîr.

Diyanet İşleri

Hamd, göklerdeki ve yerdeki her şey kendisinin olan Allah'a mahsustur. Hamd ahirette de O'na mahsustur. O, hüküm ve hikmet sahibidir, (her şeyden) hakkıyla haberdardır.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Sebe' 1–4 · surenin 1. ayeti / 54

Konu Kıyamet gelecektir; inkâr edenlerin iddiaları Sebe' 1–9 3

  1. 1

    Hamd, göklerdeki ve yerdeki her şey kendisinin olan Allah'a mahsustur. Hamd ahirette de O'na mahsustur. O, hüküm ve hikmet sahibidir, (her şeyden) hakkıyla haberdardır.

  2. Sebe' 2

    Allah, yere gireni, yerden çıkanı; gökten ineni ve oraya yükseleni bilir. O, çok merhamet edicidir, çok bağışlayıcıdır.

  3. Sebe' 3

    İnkar edenler, "Kıyamet bize gelmeyecektir" dediler. De ki: "Hayır, öyle değil, gaybı bilen Rabbime andolsun ki, Kıyamet size mutlaka gelecektir. Ne göklerde ve ne de yerde zerre ağırlığında bir şey bile O'ndan gizli kalmaz. Bundan daha küçük ve daha büyük ne varsa, hepsi apaçık bir kitaptadır."

  4. Sebe' 4

    Allah'ın, iman edip salih amel işleyenleri mükafatlandırması için (her şey o kitapta tespit edilmiştir.) İşte onlar için bir bağışlanma ve bereketli bir rızık vardır.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

1. Hamd, övgüye değer sıfatlar ve güzel fiiller sebebiyle övgüde bulunmak demektir. Hamd yalnız Yüce Allah’a mahsustur. O, bütün sıfatları dolayısı ile övülür. Zira bu sıfatlar, eksikliğin söz konusu olmadığı kemal sıfatlarıdır. Fiilleri dolayısıyla da övülür. Çünkü bu fiiller, lütuf ve adalet dairesinde döner durur. Lütfu sebebiyle O’na övgüler düzülür ve şükredilir, adaleti sebebi ile de övülür ve hikmeti itiraf edilir. O, burada kendi zatını övmektedir. Çünkü “göklerde ve yerde ne varsa hepsi yalnız” O’nundur. Yani bütün bu varlıklar üzerinde hükümranlık O’na aittir. Hepsi, O’nun kullarıdır. O onlar üzerinde övülmeyi gerektirecek şekilde tasarrufta bulunmaktadır.

“Âhirette de hamd yalnız O’na mahsustur.” Övgüsü ve yüceltilmesi, dünyada olduğundan çok daha ileri derecede ahirette açığa çıkacaktır. Yüce Allah, yaratılmışlar arasındaki hükmünü verince insanlar ve diğer bütün yaratılmışlar, O’nun verdiği hükmü, adaletinin mükemmelliğini, hükmündeki hikmetinin eşsizliğini görecekler ve bundan dolayı O’na övgüde bulunacaklardır. Hatta cehennem ile cezalandırılacak kimseler dahi kalpleri ile O’na övgüde bulunup boyun eğeceklerdir. Azaplarının, amellerinin bir neticesi olduğunu, O’nun cezalandırılmalarına dair hükmünün adaletli olduğunu kabul edeceklerdir.

Nimet ve mükâfat yurdunda (cennette) onun hamdinin ortaya çıkışına gelince bu husustaki haberler sayılamayacak kadar çoktur ve bu konuda nakli ve aklî deliller birbiri ile uyum arzetmektedir. Cennetlikler cennette Yüce Allah’ın ardı arkası kesilmeyen nimetlerini, kesintisiz hayırlarını, bereketlerinin çokluğunu, bağışlarının uçsuz bucaksız olacağını göreceklerdir. Öyle ki cennet ehlinin kalbinde ne kadar temenni, ne kadar istek varsa her birisine, temenni edip istediklerinden çok daha fazlası verilecektir. Hatta temennilerinin ulaşamayacağı, kalplerinden geçmeyen pek çok hayırlara ereceklerdir.

Böyle bir durumda Rablerine nasıl hamd edecekleri/övgüde bulunacakları tasavvur edilebilir mi? Cennette Allah’ı hakkı ile tanımaya engel teşkil eden arızi sebepler, O’nu sevmenin, O’ndan övgü ile söz etmenin önündeki engeller tamamen ortadan kalkmış olacaktır. Bu da cennet ehli tarafından her türlü nimetten daha çok sevilecek bir şey ve her bir zevkten daha lezzetlidir.

Bundan dolayı cennet ehli Yüce Allah’ı görüp de kendilerine hitap edeceği vakit, O’nun sözünü işiteceklerinde, içinde bulundukları bütün nimetleri unuturlar. Cennette Allah’ı zikretmeleri, bütün vakitlerde tıpkı nefes alıp vermeleri gibi kesintisiz olur. Buna bir de O’na hamd-u senalarda bulunmalarını gerektirecek şekilde cennette her vakit Rablerinin azametini, celalini, cemalini, kemalinin genişliğininin ortaya çıkacağını ekleyecek olursak durumu varın siz düşünün.

“O Hakîmdir.” Yani yönetiminde ve idaresinde, verdiği emir ve yasaklarında hikmeti sonsuz olandır. “Habîrdir.” Bütün işlerin gizliliklerini, saklı olan hallerini bilir, hepsinden haberdardır. Yüce Allah daha sonra ilminin genişliğini etraflı bir şekilde dile getirerek şöyle buyurmaktadır:

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Hamt; yaratma, sahip olma ve idare etme bakımından göklerde ve yerde bulunanların hepsinin sahibi olan Allah'a mahsustur. Ahirette de övgü O'nadır. O, yaratmasında ve idare etmesinde çok hikmet sahibidir ve kullarının hallerinden hakkıyla haberdardır. Bu hususta hiçbir şey O'na gizli kalmaz.

Kelimeler

17 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. ٱلْحَمْدُ el-hamdu hamd kök: حمد
  2. لِلَّهِ lillahi Allah'a mahsustur kök: اله
  3. ٱلَّذِى llezi öyle ki
  4. لَهُۥ lehu onundur
  5. مَا ma ne varsa
  6. فِى fi
  7. ٱلسَّمَـٰوَٰتِ s-semavati göklerde kök: سمو
  8. وَمَا ve ma ve ne varsa
  9. فِى fi
  10. ٱلْأَرْضِ l-erdi yerde kök: ارض
  11. وَلَهُ velehu ve O'na mahsustur
  12. ٱلْحَمْدُ l-hamdu hamd kök: حمد
  13. فِى fi
  14. ٱلْـَٔاخِرَةِ ۚ l-ahirati ahirette kök: اخر
  15. وَهُوَ ve huve ve O
  16. ٱلْحَكِيمُ l-hakimu hüküm ve hikmet sahibidir kök: حكم
  17. ٱلْخَبِيرُ l-habiru haber alandır kök: خبر

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: خبر (52 geçiş) · Aynı kök: حمد (68 geçiş) · Ortak kavram: Hamd

    Sen, o ölümsüz ve daima diri olana (Allah'a) tevekkül et. O'nu her türlü övgüyle yücelterek tesbih et. Kullarının günahlarından hakkıyla haberdar…

  • Aynı kök: حمد (68 geçiş) · Ortak kavram: Hamd · Ortak kavram: Hikmet

    O, Allah'tır. O'ndan başka hiçbir ilah yoktur. Dünyada da ahirette de hamd O'na mahsustur. Hüküm yalnızca O'nundur. Kesinlikle O'na döndürüleceksiniz.

  • Aynı kök: حمد (68 geçiş) · Ortak kavram: Hamd · Ortak kavram: Hikmet

    Andolsun, biz Lokman'a "Allah'a şükret" diye hikmet verdik. Kim şükrederse, ancak kendisi için şükretmiş olur. Kim de nankörlük ederse, bilsin ki…

  • Aynı kök: حمد (68 geçiş) · Ortak kavram: Hamd · Ortak kavram: Hikmet

    Ona ne önünden ne de ardından batıl gelemez. O, hüküm ve hikmet sahibi, övülmeye layık olan Allah tarafından indirilmiştir.

  • Aynı kök: خبر (52 geçiş) · Ortak kavram: Hikmet

    Eğer karı-kocanın arasının açılmasından endişe ederseniz, erkeğin ailesinden bir hakem, kadının ailesinden bir hakem gönderin. İki taraf (arayı)…

  • Aynı kök: خبر (52 geçiş) · Ortak kavram: Hikmet

    O, kullarının üstünde mutlak hakimiyet sahibidir. O, hüküm ve hikmet sahibidir, (her şeyden) hakkıyla haberdardır.

  • Ortak kavram: Hikmet

    Melekler, "Seni bütün eksikliklerden uzak tutarız. Senin bize öğrettiklerinden başka bizim hiçbir bilgimiz yoktur. Şüphesiz her şeyi hakkıyla bilen,…

  • Ortak kavram: Hikmet

    Yahudiler, "Hıristiyanlar bir temel üzerinde değiller" dediler. Hıristiyanlar da, "Yahudiler bir temel üzerinde değiller" dediler. Oysa hepsi Kitab'ı…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

76 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Hamd (övgü), göklerde ve yerde bulunanlar kendisine ait olan Allah içindir. Ahirette de hamd (övgü) yalnızca O'na aittir. dipnot 1 O, doğru hüküm verendir, haberdardır.

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Benzer mesaj: Kasas 28:70.

Mustafa İslamoğlu

Hamd, tümüyle göklerde ve yerde var olan her şeyin gerçek sahibi Allah'a mahsustur; yine hamd öteki alemde de, tümüyla O'na mahsus olacaktır: zira yalnız O'dur her hükmünde tam isabet kaydeden, her şeyden haberdar olan.

Muhammed Esed

Hamd, göklerde ve yerde ne varsa tümünün gerçek maliki olan Allah'a mahsustur; ahirette de hamd O'na mahsus olacaktır. Yalnız O'dur hikmet sahibi, her şeyden haberdar olan.

Ahmed Hulusi

Hamd, semalarda (bilinç mertebeleri) ve arzda (beden) ne varsa kendisi için olan Allah'a aittir! Sonsuz gelecek yaşamda dahi Hamd O'na aittir! "HU"; Hakiym'dir, Habiyr'dir.

Ali Bulaç

Hamd, göklerde ve yerde olanların tümü kendisine ait olan Allah'ındır; ahirette de hamd O'nundur. O, hüküm ve hikmet sahibidir, haber alandır.

Ali Özek ve heyeti

Hamd, göklerde ve yerde bulunanların hepsinin sahibi olan Allah’a mahsustur. Ahirette de hamd O’na mahsustur. O, hikmet sahibidir, (her şeyden) haberi olandır.

Ali Rıza Safa

Göklerde ve yeryüzünde olan her şeyin egemeni olan Allah'a övgüler olsun! Övgüler, sonsuz yaşamda da O'na özgüdür. Çünkü O, Bilgelik ve Adaletle Yönetendir; Haberlidir.

Bayraktar Bayraklı

Bütün övgüler, göklerde ve yerde bulunan her şeyin sahibi olan Allah'adır. Ahirette de bütün övgüler O'na olacaktır. O'nun her işinde hikmet vardır ve O, her şeyden haberdardır.

Edip Yüksel

Övgü, göklerde ve yerde ne varsa kendisine ait bulunan ALLAH'adır. Ahirette de övgü O'nadır. O Bilgedir, Haber Alandır.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Övgü, göklerde ve yerde ne varsa kendisine ait bulunan ALLAH'adır. Ahirette de övgü O'nadır. O Bilgedir, Haber Alandır.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Hamd O Allah'adır ki, göklerde ve yerde ne varsa hep O'nundur, ahirette de hamd O'nun. O, hikmet sahibidir, herşeyi bilendir.

Elmalılı Hamdi Yazır

Hamd o Allahındır ki göklerde ne var, yerde ne varsa hep onun, Ahırette de hamd onun ve o öyle hakim öyle habir ki.

Erhan Aktaş

Hamd, dipnot 1 göklerde ve yerde olan şeyler kendisine ait olan Allah içindir. Hamd, Ahiret'te de O'na aittir. O, En İyi Hüküm Veren'dir, Her Şeyden Haberdar'dır.

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Övgüye ve teşekküre layık yegane varlık. Bir nimetin ve güzelliğin kaynağı ve sahibi olan gücü, övgü ve yüceltme sözleriyle anmaktır. Bu anlamıyla "hamd," verilen bir nimetten yararlanma veya yapılan bir yardımla feraha çıkma karşılığı olmaktan çok, o nimeti veren Yaratıcı'nın sonsuz güç ve kuvvetine duyulan hayranlık sebebiyle dile getirilen bir övgüdür. Hamid: Övgüye ve teşekküre layık yegane varlık.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Hamd dipnot 1 , göklerde ve yerde olan şeyler kendisine ait olan Allah içindir. Hamd, ahirette de O'na aittir. O, En İyi Hüküm Veren'dir, Her Şeyden Haberdar'dır.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Övgüye ve teşekküre layık yegane varlık. Bir nimetin ve güzelliğin kaynağı ve sahibi olan gücü, övgü ve yüceltme sözleriyle anmaktır. Bu anlamıyla "hamd", verilen bir nimetten yararlanma veya yapılan bir yardımla feraha çıkma karşılığı olmaktan çok, o nimeti veren yaratıcının sonsuz güç ve kuvvetine duyulan hayranlık sebebiyle dile getirilen bir övgüdür.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Hamd dipnot 1 , göklerde ve yerde olan şeyler kendisine ait olan Allah içindir. Hamd, ahirette de O'na aittir. O, En İyi Hüküm Veren'dir, Her Şeyden Haberdar'dır.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Övgünün tamamı.

Gültekin Onan

Hamd, göklerde ve yerde olanların tümü kendisine ait olan Tanrı'nındır; ahirette de hamd O'nundur. O, hüküm ve hikmet sahibidir, haber alandır.

Hasan Basri Çantay

Göklerde ne var, yerde ne varsa kendisinin olan Allaha hamdolsun. Ahiretde de hamd Onundur. O, yegane hukum ve hikmet saahibidir, (her şeyden de) hakkıyle haberdardır.

İbni Kesir

Hamd, O Allah'a ki; göklerde ve yerde bulunanlar kendisine aittir. Ahirette de hamd O'nadır. O; Hakim'dir, Habir'dir.

Mehmet Alagaş

(1-9) Hamd Allah içindir, semalar ve yerde ne varsa onundur, diğer hayatta da / ahirette de hamd onundur, (Verince şükredilir, verince yahut alınca, iki durumda da hamdedilir. Her şey onundur, verdiğinin bir kısmını geri alır, sende geri kalan yine onundur, daha fazla vermek için almış olabilir, yeniden verebilecek olan da yine O’dur.) ve o gerekçeli karar verir / hakimdir, haberdardır. Yere / Arza giren ne varsa ve ondan çıkan ne varsa bilir, (Gökten inenler ve arzdan çıkanlar; nüzul -miraç ikilisi, yağmur -filiz ikilisi, vahiy -dua ikilisi, melek -ruh ikilisi, gazap -isyan ikilisi ) O esirgeyendir, bağışlayandır. Kafirler saat bize gelmeyecek dediler, deki Bilakis gayb olanı bilen Rabbim sizlere onu getirecek, göklerde ve yerde zerre miktar da olsa onun aklından gitmez / gözünden kaçmaz, bundan daha küçük te olsa büyükte olsa muhakkak apaçık bir kitaptadır. İman edip ıslah edici ameller yapanlar için işte onlar için bağışlanma / mağfiret ve ikram edilen bir rızık vardır. Ayetlerimizde bizi aciz bırakmak için koşuşturan lar, onlar için de acıtıcı pislikten bir azap vardır. İlim verilenler, Rabbinden sana indirilenin gerçek olduğunu / hak olduğunu ve saygın olanın, övülenin yoluna ilettiğini görüyorlar. Kafirler dediler ki; her bir parçalanan gibi sizde parçalandığınız vakit kesinlikle yeni bir yaratılış içinde olacağınızı haber veren adamı sizlere belli edelim mi? Allah’a iftira mı atıyor? yoksa onda bir cinnet hali mi var? Bilakis sonraki hayata / ahirete iman etmeyenler azap içindedirler, uzak bir sapıklık içindedirler. Önlerindekileri, arkalarındakileri, göktekileri ve yerdekileri görmediler mi? Eğer istersek biz, inanmayanları yere geçiririz / batırırız, ya da gökten üzerlerine parçacıklar dökeriz, işte bunda kesinlikle gönülden yönelen / münib kul için ayetler vardır.

Rowwad Tercüme Merkezi

Hamt, göklerde ve yerde bulunanların hepsinin sahibi olan Allah’a mahsustur. Ahirette de hamt O’na mahsustur. O, hikmet sahibidir, (her şeyden) haberdardır.

Süleyman Ateş

Hamd, göklerde ve yerde bulunanların hepsi kendisinin olan Allah'a mahsustur. Ahirette de hamd O'na mahsustur. O, hüküm ve hikmet sahibidir; (her şeyi) haber alandır.

Süleymaniye Vakfı

Yaptığını mükemmel yapmak dipnot 1 , göklerde ve yerdeki her şey kendisine ait olan Allah'a özgüdür dipnot 2 . Yaptığını mükemmel yapmak, Ahirette de ona özgüdür. O, kararları doğru olan, her şeyin iç yüzünü bilendir.

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Hamd, birini yaptığı şeyden dolayı övmektir. "Güzel yemek yapar, arkadaşlığı iyidir." gibi sözler buna girer. "Her şeyi mükemmel yapmak Allah'a özgüdür." demek, en üstün övgüdür. Övgünün bir diğer çeşidi olan "şükür" ise kendine iyilik yapanı övmek veya yapılan iyiliğe iyilikle karşılık vermektir. Yaptığı her şeyi güzel yapan sadece Allah'tır. Allah'ın yaptığı ile insanların yaptığı arasındaki farkı göstermek için 'güzel' yerine 'mükemmel' kelimesini kullandık.
  2. metne dön, dipnot 2

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Herşeyi güzel yapmak Allah'a mahsustur. Göklerde ve yerde olan her şey onundur. Herşeyi güzel yapmak, Ahirette de ona mahsustur. O, doğru karar verir, her şeyin iç yüzünü bilir.

Şaban Britch

Hamd, göklerde ve yerde olanların tümü kendisine ait olan Allah'ındır; Ahirette de hamd O’nun içindir. O, hakimdir, (herşeyden) haberdardır.

Şaban Piriş

Hamd, göklerdekilerin ve yerdekilerin sahibi Allah içindir. Ahirette de hamd O'nun içindir. O, hakimdir, (herşeyden) haberdardır.

Yaşar Nuri Öztürk

Hamt, göklerde ve yerde bulunanlar kendisine ait olan Allah'adır. Ölüm ötesi alemde de hamt O'nadır. Hakim'dir O, Habir'dir.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Praise be to Allah to Whom our bosoms surge forth and answer thanks for His exclusive individuality in possessing all the animate and the inanimate existing in the heavens and on earth past, present and those to come and extolled are His glorious attributes Hereafter as He is AL-Hakim (the Source of wisdom and wise mysterious dispensations) and AL-Khabir (the Omniscient).

Abdul Haleem

Praise be to God, to whom belongs all that is in the heavens and earth, and praise be to Him in the life to come. He is the All Wise, the All Aware.

Abdullah Yusuf Ali

Praise be to Allah, to Whom belong all things in the heavens and on earth: to Him be Praise in the Hereafter: and He is Full of Wisdom, acquainted with all things.

Abul A'la Maududi

All praise be to Allah to Whom belongs all that is in the heavens and all that is in the earth, dipnot 1 and all praise be to Him in the World to Come. dipnot 2 He is Most Wise, All-Aware. dipnot 3

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    The Arabic word hamd is used both for praise and for gratitude and both the meanings are implied here. When Allah alone is the Owner of the whole universe and of everything in it, then inevitably He alone deserves to be praised for every beauty, perfection, wisdom, power and excellent skill and design shown and manifested by it. Therefore, every inhabitant of the world must thank Allah alone for any benefit and pleasure that he draws from anything here. For when no one else is a partner in the ownership of these things, no one else deserves to be praised or thanked.
  2. metne dön, dipnot 2
    That is, "Just as every blessing in this world is granted by Allah alone, so also in the Hereafter whatever a person will get, he will get from His treasures and by His grace. Therefore, in the Hereafter too, Allah alone deserves to be praised as well as thanked."
  3. metne dön, dipnot 3
    That is, "All His works are based on perfect wisdom and knowledge. Whatever He does, He does right. He has full knowledge about every creation of His as to where it is, in what state it is, what are its requirements, what precisely needs to be done for its well-being, what it has done so far and what it will do in the future. He is not unaware of the world created by Him, but is fully aware of the condition and state of every particle in it."

Aisha Bewley

Praise be to Allah, to Whom everything in the heavens and everything in the earth belongs, and praise be to Him in the Next World. He is the All-Wise, the All-Aware.

Al-Hilali & Khan

All the praises and thanks be to Allâh, to Whom belongs all that is in the heavens and all that is in the earth. His is all the praises and thanks in the Hereafter, and He is the All-Wise, the All-Aware.

Ali Quli Qarai

All praise belongs to Allah to whom belongs whatever is in the heavens and whatever is in the earth. To Him belongs all praise in the Hereafter, and He is the All-wise, the All-aware.

Amatul Rahman Omar

All kind of true and perfect praise is due to Allâh, to Whom belongs whatsoever lies in the heavens and whatsoever lies in the earth. To Him alone shall all praise belong in the Here-after. And He is the All-Wise, the All-Aware.

Arthur John Arberry

Praise belongs to God to whom belongs whatsoever is in the heavens and whatsoever is in the earth. To Him belongs praise also in the Hereafter; He is the All-wise, the All-aware.

Bijan Moeinian

One should be grateful to God to Whom belongs everything in the heavens and in the earth. Praise is also for the Lord in the Hereafter. God is the Most Wise and the Most knowledgeable.

E. Henry Palmer

Praise belongs to God, whose is whatsoever is in the heavens and whatsoever is in the earth; His is the praise in the next world, and He is the wise and well aware!

Edip-Layth

Praise be to God, to whom belongs everything in the heavens and the earth; and to Him is the praise in the Hereafter. He is the Wise, the Ever-aware.

George Sale

Praise be to God, unto Whom belongeth whatever is in the heavens and on earth: And unto Him be praise in the world to come; for He is wise and intelligent.

Hamid S. Aziz

So Allah will chastise the hypocritical men and the hypocritical women and the idolatrous men and the idolatrous women, and Allah will turn to (forgive and help) the believing men and women, and Allah is Forgiving, Merciful.

Mahmoud Ghali

Praise be to Allah, to Whom belongs whatever is in the heavens and whatever is in the earth, and to Him be praise in the Hereafter; and He is The Ever-Wise, The Ever-Cognizant.

Marmaduke Pickthall

Praise be to Allah, unto Whom belongeth whatsoever is in the heavens and whatsoever is in the earth. His is the praise in the Hereafter, and He is the Wise, the Aware.

Mohamed Ahmed - Samira

ALL PRAISE BE to God to whom belongs whatsoever is in the heavens and the earth, and His the praise in the world to come. He is all-wise and all-knowing.

Muhammad Asad

ALL PRAISE is due to God, to whom all that is in the heavens and all that is on earth belongs; and to Him will be due all praise in the life to come. For He alone is truly wise, all-aware:

Mustafa Khattab

All praise is for Allah, to Whom belongs whatever is in the heavens and whatever is on the earth. And praise be to Him in the Hereafter. He is the All-Wise, All-Aware.

Progressive Muslims

Praise be to God, to whom belongs everything in the heavens and the Earth; and to Him is the praise in the Hereafter. He is the Wise, the Expert.

Rashad Khalifa

Praise be to GOD - to whom belongs everything in the heavens and the earth; all praise is also due to Him in the Hereafter. He is the Most Wise, the Cognizant.

Sahih International

[All] praise is [due] to Allah, to whom belongs whatever is in the heavens and whatever is in the earth, and to Him belongs [all] praise in the Hereafter. And He is the Wise, the Acquainted.

Sam Gerrans

Praise belongs to God, to whom belongs what is in the heavens and what is in the earth — and to Him belongs the praise in the Hereafter; and He is the Wise, the Aware.

Shabbir Ahmed

All Praise is due to Allah to Whom belong all things in the heavens and all things in the earth. The entire Universe manifests His Praise in its design, action, discipline and splendor. And for Him is the Praise in the Hereafter, and He is the Wise, the Aware.

Syed Vickar Ahamed

All the Praise, (admiration and gratitude) be to Allah, to Whom belong all that is in the heavens and all that is on earth: To Him be Praise in the Hereafter: And He is the All Wise (Al-Hakeem), the All Aware (Al-Khabir).

Taqi Usmani

Praise be to Allah, to whom belongs all that is in the heavens and all that is on the earth; and for Him is the praise in the Hereafter, and He is the Wise, the All-Aware.

The Monotheist Group

Praise be to God, to whom belongs everything in the heavens and the earth; and to Him is the praise in the Hereafter. He is the Wise, the Expert.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Sebe' suresi, 1. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Sebe' suresi, 1. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Sebe' suresi, 1. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩