50. sure

Kâf Suresi ق

Bu sureyi dinle — okunan kelime işaretlenir

Konu dizini 6 konu
  1. Dirilişe itiraz; gök, yer ve bitkilerdeki deliller 1–11 karşılaştır — Dirilişe itiraz; gök, yer ve bitkilerdeki deliller
  2. Helâk edilen kavimler ve ilk yaratmanın delili 12–15 karşılaştır — Helâk edilen kavimler ve ilk yaratmanın delili
  3. Şah damarından yakınlık, iki melek ve ölüm sarhoşluğu 16–19 karşılaştır — Şah damarından yakınlık, iki melek ve ölüm sarhoşluğu
  4. Sûr, hesap ve cehennem 20–30 karşılaştır — Sûr, hesap ve cehennem
  5. Cennet ve altı günde yaratılış 31–38 karşılaştır — Cennet ve altı günde yaratılış
  6. Sabret, tespih et; çağırıcının sesi 39–45 karşılaştır — Sabret, tespih et; çağırıcının sesi

Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır.

بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ

Dirilişe itiraz; gök, yer ve bitkilerdeki deliller 1–11

  1. Kâf suresi, 1. ayet — tek başına aç

    Kâf suresi, 1. ayet. قٓ وَٱلْقُرْءَانِ ٱلْمَجِيدِ

    ḳâf. velḳur'âni-lmecîd.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    KAF! Bu şanlı Kuran önemlidir.

    Ayet detayı — Kâf suresi, 1. ayet

  2. Kâf suresi, 2. ayet — tek başına aç

    Kâf suresi, 2. ayet. بَلْ عَجِبُوٓا۟ أَن جَآءَهُم مُّنذِرٌ مِّنْهُمْ فَقَالَ ٱلْكَٰفِرُونَ هَٰذَا شَىْءٌ عَجِيبٌ

    bel `acibû en câehüm münẕirum minhüm feḳâle-lkâfirûne hâẕâ şey'ün `acîb.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Bunları asıl şaşırtan içlerinden bir uyarıcının gelmesidir. Ayetleri görmezlikten gelenler (kafirler): "Bu şaşılacak bir şey" dediler.

    Ayet detayı — Kâf suresi, 2. ayet

  3. Kâf suresi, 3. ayet — tek başına aç

    Kâf suresi, 3. ayet. أَءِذَا مِتْنَا وَكُنَّا تُرَابًا ذَٰلِكَ رَجْعٌۢ بَعِيدٌ

    eiẕâ mitnâ vekünnâ türâbâ. ẕâlike rac`um be`îd.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    "Ölüp toprak haline geldikten sonra tekrar geri dönmek, öyle mi? Uzak bir ihtimal."

    Ayet detayı — Kâf suresi, 3. ayet

  4. Kâf suresi, 4. ayet — tek başına aç

    Kâf suresi, 4. ayet. قَدْ عَلِمْنَا مَا تَنقُصُ ٱلْأَرْضُ مِنْهُمْ وَعِندَنَا كِتَٰبٌ حَفِيظٌۢ

    ḳad `alimnâ mâ tenḳuṣu-l'arḍu minhüm. ve`indenâ kitâbün ḥafîż.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Toprağın onlardan neyi eksilttiğini iyi biliriz. Bizde her şeyi saklayan bir defter vardır.

    Ayet detayı — Kâf suresi, 4. ayet

  5. Kâf suresi, 5. ayet — tek başına aç

    Kâf suresi, 5. ayet. بَلْ كَذَّبُوا۟ بِٱلْحَقِّ لَمَّا جَآءَهُمْ فَهُمْ فِىٓ أَمْرٍ مَّرِيجٍ

    bel keẕẕebû bilḥaḳḳi lemmâ câehüm fehüm fî emrim merîc.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Hayır! Kendilerine gelen bu gerçek karşısında yalan söylediler; tam bir tereddüt içindeler.

    Ayet detayı — Kâf suresi, 5. ayet

  6. Kâf suresi, 6. ayet — tek başına aç

    Kâf suresi, 6. ayet. أَفَلَمْ يَنظُرُوٓا۟ إِلَى ٱلسَّمَآءِ فَوْقَهُمْ كَيْفَ بَنَيْنَٰهَا وَزَيَّنَّٰهَا وَمَا لَهَا مِن فُرُوجٍ

    efelem yenżurû ile-ssemâi fevḳahüm keyfe beneynâhâ vezeyyennâhâ vemâ lehâ min fürûc.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Üstlerindeki göğe bakmazlar mı, nasıl yükseltmişiz ve nasıl süslemişiz. Onda çatlaklıklar yoktur.

    Ayet detayı — Kâf suresi, 6. ayet

  7. Kâf suresi, 7. ayet — tek başına aç

    Kâf suresi, 7. ayet. وَٱلْأَرْضَ مَدَدْنَٰهَا وَأَلْقَيْنَا فِيهَا رَوَٰسِىَ وَأَنۢبَتْنَا فِيهَا مِن كُلِّ زَوْجٍۭ بَهِيجٍ

    vel'arḍa medednâhâ veelḳaynâ fîhâ ravâsiye veembetnâ fîhâ min külli zevcim behîc.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Yeryüzünü de yayıp uzattık, oturaklı dağları içine kazık gibi çaktık. Orayı güzelleştiren her bitkinin erkeğini de dişisini de bitirdik.

    Ayet detayı — Kâf suresi, 7. ayet

  8. Kâf suresi, 8. ayet — tek başına aç

    Kâf suresi, 8. ayet. تَبْصِرَةً وَذِكْرَىٰ لِكُلِّ عَبْدٍ مُّنِيبٍ

    tebṣiratev veẕikrâ likülli `abdim münîb.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Gerçeği göstersin dipnot 1 , O'na yönelen her kul için doğru bilgi (zikir) kaynağı olsun dipnot 2 diye.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Arkasında olan gerçekleri görsünler diye mana verdiğimiz kelime " تَبْصِرَةً : tebsıraten" dir. Türkçe'ye basiret olarak geçen bu kelime, görmek anlamından daha fazla anlam içerir. Gerçekleri yanılmadan görebilme yeteneği, uzağı görüş, seziş, anlayış, kavrayış, vizyon anlamlarını kapsar. Basiretli bir şekilde Allah'ın yarattığı ayetler incelenirse, O'nun yazılı ayetleri (Kur'an) ile tam bir uyum olduğu anlaşılacaktır. Bu ancak ilmi çalışmalar yaparak ve sağlam durarak yapılabilir (Bakara 2/269, Al-i İmran 3/190, Ra'd 13/19, İbrahim 14/52). Allah'ın yarattıkları ile Kur'an arasındaki bu kusursuz uyum sayesinde bu kitabın Allah'ın kitabı olduğunu anlayabiliriz. (Fussilet 41/53)
    2. metne dön, dipnot 2
      ...

    Ayet detayı — Kâf suresi, 8. ayet

  9. Kâf suresi, 9. ayet — tek başına aç

    Kâf suresi, 9. ayet. وَنَزَّلْنَا مِنَ ٱلسَّمَآءِ مَآءً مُّبَٰرَكًا فَأَنۢبَتْنَا بِهِۦ جَنَّٰتٍ وَحَبَّ ٱلْحَصِيدِ

    venezzelnâ mine-ssemâi mâem mübâraken feembetnâ bihî cennâtiv veḥabbe-lḥaṣîd.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Gökten bereketli bir su indirerek onunla bahçeler ve biçilecek daneli bitkiler bitirdik.

    Ayet detayı — Kâf suresi, 9. ayet

  10. Kâf suresi, 10. ayet — tek başına aç

    Kâf suresi, 10. ayet. وَٱلنَّخْلَ بَاسِقَٰتٍ لَّهَا طَلْعٌ نَّضِيدٌ

    vennaḫle bâsiḳâtil lehâ ṭal`un neḍîd.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Tomurcuklu salkımlarıyla boy atmış hurma ağaçları da bitirdik.

    Ayet detayı — Kâf suresi, 10. ayet

  11. Kâf suresi, 11. ayet — tek başına aç

    Kâf suresi, 11. ayet. رِّزْقًا لِّلْعِبَادِ وَأَحْيَيْنَا بِهِۦ بَلْدَةً مَّيْتًا كَذَٰلِكَ ٱلْخُرُوجُ

    rizḳal lil`ibâdi veaḥyeynâ bihî beldetem meytâ. keẕâlike-lḫurûc.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Bunları, kullarımıza rızık olsun diye yaptık. O su ile ölü bir yeri canlandırdık. Tekrar diriliş de böyle olacaktır.

    Ayet detayı — Kâf suresi, 11. ayet

Helâk edilen kavimler ve ilk yaratmanın delili 12–15

  1. Kâf suresi, 12. ayet — tek başına aç

    Kâf suresi, 12. ayet. كَذَّبَتْ قَبْلَهُمْ قَوْمُ نُوحٍ وَأَصْحَٰبُ ٱلرَّسِّ وَثَمُودُ

    keẕẕebet ḳablehüm ḳavmü nûḥiv veaṣḥâbü-rrassi veŝemûd.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Bunlardan önce Nuh halkı, Ress dipnot 1 'liler ve Semud da yalana sarıldı

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      ...

    Ayet detayı — Kâf suresi, 12. ayet

  2. Kâf suresi, 13. ayet — tek başına aç

    Kâf suresi, 13. ayet. وَعَادٌ وَفِرْعَوْنُ وَإِخْوَٰنُ لُوطٍ

    ve`âdüv vefir`avnü veiḫvânü lûṭ.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Ad halkı, Firavun ve Lut'un kardeşleri de öyleydi.

    Ayet detayı — Kâf suresi, 13. ayet

  3. Kâf suresi, 14. ayet — tek başına aç

    Kâf suresi, 14. ayet. وَأَصْحَٰبُ ٱلْأَيْكَةِ وَقَوْمُ تُبَّعٍ كُلٌّ كَذَّبَ ٱلرُّسُلَ فَحَقَّ وَعِيدِ

    veaṣḥâbü-l'eyketi veḳavmü tübba`. küllün keẕẕebe-rrusüle feḥaḳḳa ve`îd.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Eykeliler ile Tubba dipnot 1 halkı da aynısını yaptı. Bunların hepsi elçilerini yalanladı ve tehdit edildikleri cezayı hak ettiler.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      ...

    Ayet detayı — Kâf suresi, 14. ayet

  4. Kâf suresi, 15. ayet — tek başına aç

    Kâf suresi, 15. ayet. أَفَعَيِينَا بِٱلْخَلْقِ ٱلْأَوَّلِ بَلْ هُمْ فِى لَبْسٍ مِّنْ خَلْقٍ جَدِيدٍ

    efe`ayînâ bilḫalḳi-l'evvel. bel hüm fî lebsim min ḫalḳin cedîd.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    İlk yaratma bizi yormuş mu? Aslında onlar, yeniden yaratılış konusunu kapatmaya çalışıyorlar.

    Ayet detayı — Kâf suresi, 15. ayet

Şah damarından yakınlık, iki melek ve ölüm sarhoşluğu 16–19

  1. Kâf suresi, 16. ayet — tek başına aç

    Kâf suresi, 16. ayet. وَلَقَدْ خَلَقْنَا ٱلْإِنسَٰنَ وَنَعْلَمُ مَا تُوَسْوِسُ بِهِۦ نَفْسُهُۥ وَنَحْنُ أَقْرَبُ إِلَيْهِ مِنْ حَبْلِ ٱلْوَرِيدِ

    veleḳad ḫalaḳne-l'insâne vena`lemü mâ tüvesvisü bihî nefsüh. venaḥnü aḳrabü ileyhi min ḥabli-lverîd.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    İnsanı biz yarattık; içinden neler geçtiğini biliriz. Biz ona sinir uçlarından da yakınız.

    Ayet detayı — Kâf suresi, 16. ayet

  2. Kâf suresi, 17. ayet — tek başına aç

    Kâf suresi, 17. ayet. إِذْ يَتَلَقَّى ٱلْمُتَلَقِّيَانِ عَنِ ٱلْيَمِينِ وَعَنِ ٱلشِّمَالِ قَعِيدٌ

    iẕ yeteleḳḳe-lmüteleḳḳiyâni `ani-lyemîni ve`ani-şşimâli ḳa`îd.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Oturan iki alıcı, (bütün yaptıklarını) sağından ve solundan alırken,

    Ayet detayı — Kâf suresi, 17. ayet

  3. Kâf suresi, 18. ayet — tek başına aç

    Kâf suresi, 18. ayet. مَّا يَلْفِظُ مِن قَوْلٍ إِلَّا لَدَيْهِ رَقِيبٌ عَتِيدٌ

    mâ yelfiżu min ḳavlin illâ ledeyhi raḳîbün `atîd.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Ağzından çıkan her sözü kaydeden bir gözcü yanında bekler dipnot 1 .

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      kiramen katibin Tekvir 81/10

    Ayet detayı — Kâf suresi, 18. ayet

  4. Kâf suresi, 19. ayet — tek başına aç

    Kâf suresi, 19. ayet. وَجَآءَتْ سَكْرَةُ ٱلْمَوْتِ بِٱلْحَقِّ ذَٰلِكَ مَا كُنتَ مِنْهُ تَحِيدُ

    vecâet sekratü-lmevt bilḥaḳḳ. ẕâlike mâ künte minhü teḥîd.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Ölüm sarhoşluğu, o gerçeği (ölümü) getirir; işte kaçıp durduğun şey!

    Ayet detayı — Kâf suresi, 19. ayet

Sûr, hesap ve cehennem 20–30

  1. Kâf suresi, 20. ayet — tek başına aç

    Kâf suresi, 20. ayet. وَنُفِخَ فِى ٱلصُّورِ ذَٰلِكَ يَوْمُ ٱلْوَعِيدِ

    venüfiḫa fi-ṣṣûr. ẕâlike yevmü-lve`îd.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Sura üflenir; işte bu tehdit edildiğin gündür.

    Ayet detayı — Kâf suresi, 20. ayet

  2. Kâf suresi, 21. ayet — tek başına aç

    Kâf suresi, 21. ayet. وَجَآءَتْ كُلُّ نَفْسٍ مَّعَهَا سَآئِقٌ وَشَهِيدٌ

    vecâet küllü nefsim me`ahâ sâiḳuv veşehîd.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Herkes yanında, biri rehber diğeri şahit (kaydı tutan), iki melekle gelir.

    Ayet detayı — Kâf suresi, 21. ayet

  3. Kâf suresi, 22. ayet — tek başına aç

    Kâf suresi, 22. ayet. لَّقَدْ كُنتَ فِى غَفْلَةٍ مِّنْ هَٰذَا فَكَشَفْنَا عَنكَ غِطَآءَكَ فَبَصَرُكَ ٱلْيَوْمَ حَدِيدٌ

    leḳad künte fî gafletim min hâẕâ fekeşefnâ `anke giṭâeke febeṣaruke-lyevme ḥadîd.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    (Ona denir ki:) "Bunu hesaba katmıyordun; perdeni açtık; artık bugün gözün keskindir."

    Ayet detayı — Kâf suresi, 22. ayet

  4. Kâf suresi, 23. ayet — tek başına aç

    Kâf suresi, 23. ayet. وَقَالَ قَرِينُهُۥ هَٰذَا مَا لَدَىَّ عَتِيدٌ

    veḳâle ḳarînühû hâẕâ mâ ledeyye `atîd.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Beraberinde olan (ve kaydı tutan melek) der ki "İşte bendeki tüm kayıtlar! dipnot 1 ."

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Melekler kalpte olanı bilmez. Sadece yapılan eylemleri ve ağızdan çıkan sözleri bilirler(Bkz.: Kaf 50/17-18). İçimizde (kalbimizde, ruhumuzda, göğsümüzde) olanı bilen sadece Allah'tır (Bkz.: Bakara 2/256 ve dipnotu, Al-i İmran 3/154, Al-i İmran 3/167, Ahzab 33/51, Fetih 48/18, Kaf 50/16, Mülk 67/13). İnsanlar içlerinden geçenden değil içlerinde olandan, oraya yerleştirdiklerinden sorumludur (Bkz. Bakara 2/284 ve dipnotu).

    Ayet detayı — Kâf suresi, 23. ayet

  5. Kâf suresi, 24. ayet — tek başına aç

    Kâf suresi, 24. ayet. أَلْقِيَا فِى جَهَنَّمَ كُلَّ كَفَّارٍ عَنِيدٍ

    elḳiyâ fî cehenneme külle keffârin `anîd.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    (Onlara:) Ayetleri görmezlikte direnen bütün inatçıları cehenneme atın (denir).

    Ayet detayı — Kâf suresi, 24. ayet

  6. Kâf suresi, 25. ayet — tek başına aç

    Kâf suresi, 25. ayet. مَّنَّاعٍ لِّلْخَيْرِ مُعْتَدٍ مُّرِيبٍ

    mennâ`il lilḫayri mü`tedim mürîbün.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Atın o iyiliğe engel olup duranı; saldırgan(aşırılık yapan) ve şüphe içinde olanı.

    Ayet detayı — Kâf suresi, 25. ayet

  7. Kâf suresi, 26. ayet — tek başına aç

    Kâf suresi, 26. ayet. ٱلَّذِى جَعَلَ مَعَ ٱللَّهِ إِلَٰهًا ءَاخَرَ فَأَلْقِيَاهُ فِى ٱلْعَذَابِ ٱلشَّدِيدِ

    elleẕî ce`ale me`a-llâhi ilâhen âḫara feelḳiyâhü fi-l`aẕâbi-şşedîd.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Allah ile beraber başka bir ilah oluşturanı ise en ağır azaba atın.

    Ayet detayı — Kâf suresi, 26. ayet

  8. Kâf suresi, 27. ayet — tek başına aç

    Kâf suresi, 27. ayet. قَالَ قَرِينُهُۥ رَبَّنَا مَآ أَطْغَيْتُهُۥ وَلَٰكِن كَانَ فِى ضَلَٰلٍۭ بَعِيدٍ

    ḳâle ḳarînühû rabbenâ mâ aṭgaytühû velâkin kâne fî ḍalâlim be`îd.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Beraberinde olan (suç ortağı) der ki: "Rabbimiz! Onu ben azdırmadım, ama o derin bir sapıklıktaydı".

    Ayet detayı — Kâf suresi, 27. ayet

  9. Kâf suresi, 28. ayet — tek başına aç

    Kâf suresi, 28. ayet. قَالَ لَا تَخْتَصِمُوا۟ لَدَىَّ وَقَدْ قَدَّمْتُ إِلَيْكُم بِٱلْوَعِيدِ

    ḳâle lâ taḫteṣimû ledeyye veḳad ḳaddemtü ileyküm bilve`îd.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Allah der ki "Huzurumda çekişmeyin; size bu tehdidi önceden yapmıştım.

    Ayet detayı — Kâf suresi, 28. ayet

  10. Kâf suresi, 29. ayet — tek başına aç

    Kâf suresi, 29. ayet. مَا يُبَدَّلُ ٱلْقَوْلُ لَدَىَّ وَمَآ أَنَا۠ بِظَلَّٰمٍ لِّلْعَبِيدِ

    mâ yübeddelü-lḳavlü ledeyye vemâ ene biżallâmil lil`abîd.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Benim katımda, verilmiş bir söz başka bir sözle değiştirilmez; kullarıma asla haksızlık yapmam."

    Ayet detayı — Kâf suresi, 29. ayet

  11. Kâf suresi, 30. ayet — tek başına aç

    Kâf suresi, 30. ayet. يَوْمَ نَقُولُ لِجَهَنَّمَ هَلِ ٱمْتَلَأْتِ وَتَقُولُ هَلْ مِن مَّزِيدٍ

    yevme neḳûlü licehenneme heli-mtele'ti veteḳûlü hel mim mezîd.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    O gün cehenneme: "Doldun mu?" deriz, o da "Daha mı var dipnot 1 !" der.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Benzeşik (müteşabih) ayet için bkz.:Hud 11/119

    Ayet detayı — Kâf suresi, 30. ayet

Cennet ve altı günde yaratılış 31–38

  1. Kâf suresi, 31. ayet — tek başına aç

    Kâf suresi, 31. ayet. وَأُزْلِفَتِ ٱلْجَنَّةُ لِلْمُتَّقِينَ غَيْرَ بَعِيدٍ

    veüzlifeti-lcennetü lilmütteḳîne gayra be`îd.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Allah'tan çekinerek kendini korumuş dipnot 1 olanlara uzak olmayan Cennet ise yaklaştırılır.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Mütteki (Kendini koruyanlar, takva sahipleri): Allah'tan çekinerek korunan, kendini (fıtratını) bozmamış olanlar. Detaylı açıklama için bkz. Bakara 2/2 ve dipnotu.

    Ayet detayı — Kâf suresi, 31. ayet

  2. Kâf suresi, 32. ayet — tek başına aç

    Kâf suresi, 32. ayet. هَٰذَا مَا تُوعَدُونَ لِكُلِّ أَوَّابٍ حَفِيظٍ

    hâẕâ mâ tû`adûne likülli evvâbin ḥafîż.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Hep doğruya yönelen ve kendini koruyanlara verilen söz, işte budur.

    Ayet detayı — Kâf suresi, 32. ayet

  3. Kâf suresi, 33. ayet — tek başına aç

    Kâf suresi, 33. ayet. مَّنْ خَشِىَ ٱلرَّحْمَٰنَ بِٱلْغَيْبِ وَجَآءَ بِقَلْبٍ مُّنِيبٍ

    men ḫaşiye-rraḥmâne bilgaybi vecâe biḳalbim münîb.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    (Bu ödül) İçten içe Rahman'dan korkan ve O'na bağlı bir kalp ile gelenleredir.

    Ayet detayı — Kâf suresi, 33. ayet

  4. Kâf suresi, 34. ayet — tek başına aç

    Kâf suresi, 34. ayet. ٱدْخُلُوهَا بِسَلَٰمٍ ذَٰلِكَ يَوْمُ ٱلْخُلُودِ

    üdḫulûhâ biselâm. ẕâlike yevmü-lḫulûd.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Haydi, oraya esenlik ve güven (selamet) içinde girin. Bu, ölümsüzlüğün başladığı gündür.

    Ayet detayı — Kâf suresi, 34. ayet

  5. Kâf suresi, 35. ayet — tek başına aç

    Kâf suresi, 35. ayet. لَهُم مَّا يَشَآءُونَ فِيهَا وَلَدَيْنَا مَزِيدٌ

    lehüm mâ yeşâûne fîhâ veledeynâ mezîd.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Orada beğendikleri her şey onlarındır; Yanımızda daha neler neler var.

    Ayet detayı — Kâf suresi, 35. ayet

  6. Kâf suresi, 36. ayet — tek başına aç

    Kâf suresi, 36. ayet. وَكَمْ أَهْلَكْنَا قَبْلَهُم مِّن قَرْنٍ هُمْ أَشَدُّ مِنْهُم بَطْشًا فَنَقَّبُوا۟ فِى ٱلْبِلَٰدِ هَلْ مِن مَّحِيصٍ

    vekem ehleknâ ḳablehüm min ḳarnin hüm eşeddü minhüm baṭşen feneḳḳabû fi-lbilâd. hel mim meḥîṣ.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Onlardan önce, daha üstün vurucu güce sahip nicelerini etkisizleştirdik (gücünü kırdık) dipnot 1 . Ülkelerinde kazmadık yer bırakmamışlardı. Onlardan geriye kalan var mı?

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Önceki nesillere ait yerleri gezip görmek (kültür gezileri), araştırıp incelemek (arkeoloji ve tarih), Allah'ın bize emirlerindendir. Pek çok ayette bu göreve dikkat çekilmektedir. Bunlardan biri Muhammed 47/8-11 sureleridir.

    Ayet detayı — Kâf suresi, 36. ayet

  7. Kâf suresi, 37. ayet — tek başına aç

    Kâf suresi, 37. ayet. إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَذِكْرَىٰ لِمَن كَانَ لَهُۥ قَلْبٌ أَوْ أَلْقَى ٱلسَّمْعَ وَهُوَ شَهِيدٌ

    inne fî ẕâlike leẕikrâ limen kâne lehû ḳalbün ev elḳa-ssem`a vehüve şehîd.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Bunda, kalp dipnot 1 sahibi olan veya gidip (oraları bizzat) görerek anlatılanları dinleyen birinin aklından çıkmayacak bilgiler vardır.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Kalp (sağduyu) sahibi : İnsanın karar verme organı kalbidir (ruhudur). İçindeki sese kulak verenler, aklıselim ve hissiselim ile doğru sonuçlara ulaşabilir. Önceki nesillerin ve medeniyetlerin bize kalan bilgilerini ve kalıntılarını inceleyenler, gerçeklerden (ayetlerden) uzaklaşan toplumların nasıl ve neden gücünü yitirdiği, okuyup araştırarak (ilmel yakin) veya gezip görerek (aynel yakin) öğrenilebilir.

    Ayet detayı — Kâf suresi, 37. ayet

  8. Kâf suresi, 38. ayet — tek başına aç

    Kâf suresi, 38. ayet. وَلَقَدْ خَلَقْنَا ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضَ وَمَا بَيْنَهُمَا فِى سِتَّةِ أَيَّامٍ وَمَا مَسَّنَا مِن لُّغُوبٍ

    veleḳad ḫalaḳne-ssemâvâti vel'arḍa vemâ beynehümâ fî sitteti eyyâm. vemâ messenâ mil lügûb.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Gökleri, yeri ve ikisinin arasında bulunanları tam altı günde (altı evrede) yarattık; Bize bir sıkıntısı olmadı.

    Ayet detayı — Kâf suresi, 38. ayet

Sabret, tespih et; çağırıcının sesi 39–45

  1. Kâf suresi, 39. ayet — tek başına aç

    Kâf suresi, 39. ayet. فَٱصْبِرْ عَلَىٰ مَا يَقُولُونَ وَسَبِّحْ بِحَمْدِ رَبِّكَ قَبْلَ طُلُوعِ ٱلشَّمْسِ وَقَبْلَ ٱلْغُرُوبِ

    faṣbir `alâ mâ yeḳûlûne vesebbiḥ biḥamdi rabbike ḳable ṭulû`i-şşemsi veḳable-lgurûb.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Ne derlerse desinler sen sabret. Güneş doğmadan önce (akşam, yatsı ve sabah vakitlerinde) bir de batmadan önce (öğle ve ikindi vakitlerinde) dipnot 1 , her şeyi güzel yaptığından dolayı Rabbine (Sahibine) ibadet et.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bkz. İsra 17/78 ve Hud 11/114.

    Ayet detayı — Kâf suresi, 39. ayet

  2. Kâf suresi, 40. ayet — tek başına aç

    Kâf suresi, 40. ayet. وَمِنَ ٱلَّيْلِ فَسَبِّحْهُ وَأَدْبَٰرَ ٱلسُّجُودِ

    vemine-lleyli fesebbiḥhü veedbâra-ssücûd.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Gecenin bir bölümünde ve secdelerin ardında da ibadet et (kulluk etmeye devam et) dipnot 1 .

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Her rekatta bir kere oturup zikirde bulunmak gerekir, bu iki secdeyi ayıran oturmadır (Nisa 4/103 gereği). Ayette geçen secdeler çoğuldur. Arapçada çoğul en az üçtür. Her rekattaki secde sayısı iki olduğu için bu ayete emredilen tesbih eyleminin, iki rekattan yani dört secdeden sonra olması gerekir. Namazlarda secdelerin ardından okuduğumuz Tahiyyat ve benzeri duaların bu ayettin gereği olduğu açıktır.

    Ayet detayı — Kâf suresi, 40. ayet

  3. Kâf suresi, 41. ayet — tek başına aç

    Kâf suresi, 41. ayet. وَٱسْتَمِعْ يَوْمَ يُنَادِ ٱلْمُنَادِ مِن مَّكَانٍ قَرِيبٍ

    vestemi` yevme yünâdi-lmünâdi mim mekânin ḳarîb.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    O çağrıcının yakın bir yerden sesleneceği gün neler olacağına kulak ver.

    Ayet detayı — Kâf suresi, 41. ayet

  4. Kâf suresi, 42. ayet — tek başına aç

    Kâf suresi, 42. ayet. يَوْمَ يَسْمَعُونَ ٱلصَّيْحَةَ بِٱلْحَقِّ ذَٰلِكَ يَوْمُ ٱلْخُرُوجِ

    yevme yesme`ûne-ṣṣayḥate bilḥaḳḳ. ẕâlike yevmü-lḫurûc.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    O gün o dehşetli sesi, bütün gerçekliği dipnot 1 ile duyarlar. İşte o gün, (topraktan) çıkış günüdür.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Hem sesin kendisi gerçekti hem de o ses gerçekleri ortaya çıkardı."el hakkı(الْحَقِّ)" kelimesinin bu özelliği Türkçe açısından tek kelime ile çevrilemeyecek bir özellik olduğundan bu açıklamaya ihtiyaç duyulmuştur. Örneğin Kuran-ı Kerim hem kendisi gerçek bir kitaptır hem de gerçekleri ortaya çıkarır.

    Ayet detayı — Kâf suresi, 42. ayet

  5. Kâf suresi, 43. ayet — tek başına aç

    Kâf suresi, 43. ayet. إِنَّا نَحْنُ نُحْىِۦ وَنُمِيتُ وَإِلَيْنَا ٱلْمَصِيرُ

    innâ naḥnü nuḥyî venümîtü veileyne-lmeṣîr.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Hayat veren ve öldüren Biziz; dönüşünüz dipnot 1 de Bizedir.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      buradaki elif lam, muzafun ileyhten ıvaz sayılmıştır.

    Ayet detayı — Kâf suresi, 43. ayet

  6. Kâf suresi, 44. ayet — tek başına aç

    Kâf suresi, 44. ayet. يَوْمَ تَشَقَّقُ ٱلْأَرْضُ عَنْهُمْ سِرَاعًا ذَٰلِكَ حَشْرٌ عَلَيْنَا يَسِيرٌ

    yevme teşeḳḳaḳu-l'arḍu `anhüm sirâ`â. ẕâlike ḥaşrun `aleynâ yesîr.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    O gün yer dipnot 1 hızla çatlayıp onları dışarı atar. Bu, bizim için kolay bir toplamadır.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Yerde olan kabirlerdir. Yeniden diriliş bu dünyada ve bu topraktan olacaktır. Ancak kıyamet (diriliş ve hesap verme günü) öncesi safhada, Dünya, Allah'ın emri ile önce farklı bir yapıya dönüştürülecek(Süra birinci üflenmesi) daha sonra kabirlerdeki kimselere ait yeni bedenler bizim saymakta olduğumuz ellibin yıllık sürede bitki gibi toprakta yetişecek, nihayet ikinci defa süra üflenmesiyle bu yeni bedenlerle ölüm sırasında alınan ruhlar birleştirilecek ve diriliş günü hareketleri başlayacaktır. Halk arasında Kıyamet günü olarak bilinen bu uzun sürecin kronolojik olarak birbirini takip eden olaylar silsilesi çok iyi bilinmediğinden, Kur'anın ilgili ayetlerini kavramak zor olmaktadır. Ruh ve bedenin birbirinden ayrı olması durumu ancak uyku veya vefat hallerinde mümkündür. Uyku veya vefat halinde olan kimse zamanı algılayamayacağından bilinen Dünya'nın yıkıma uğrayarak yeniden diriliş için elverişli bir yapıya kavuşması ile yeniden diriliş arasında geçen süre insanlar açısından çok kısa algılanacaktır.Uykuda olan insanların bekledikleri süreyi hissedemedikleri ile ilgili ayetler: Mağarada uyuyan gençlerin uykuda geçirdikleri zamanı sayamaması Kehf 18/19, yüz yıl kadar ölü tutulduktan sonra diriltilen bir kişinin, uyuduğu süreyi hesaplayamaması Bakara 2/259 ‘da anlatılmıştır.

    Ayet detayı — Kâf suresi, 44. ayet

  7. Kâf suresi, 45. ayet — tek başına aç

    Kâf suresi, 45. ayet. نَّحْنُ أَعْلَمُ بِمَا يَقُولُونَ وَمَآ أَنتَ عَلَيْهِم بِجَبَّارٍ فَذَكِّرْ بِٱلْقُرْءَانِ مَن يَخَافُ وَعِيدِ

    naḥnü a`lemü bimâ yeḳûlûne vemâ ente `aleyhim bicebbârin feẕekkir bilḳur'âni mey yeḫâfü ve`îd.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Biz onların ne dediğini iyi biliriz. Sen üstlerinde bir zorba değilsin; tehdidimden korkanları Kur'an ile bilgilendir.

    Ayet detayı — Kâf suresi, 45. ayet