Kâf suresi

Kâf suresi, 33. ayet

Kâf suresi, 33. ayet. مَّنْ خَشِىَ ٱلرَّحْمَٰنَ بِٱلْغَيْبِ وَجَآءَ بِقَلْبٍ مُّنِيبٍ

men ḫaşiye-rraḥmâne bilgaybi vecâe biḳalbim münîb.

Diyanet İşleri

(32-33) (Onlara şöyle denir:) "İşte bu, size (dünyada) vaad edilmekte olan şeydir. O, her tövbe eden, O'nun emrini gözeten için, görmediği halde sırf saygıdan dolayı Rahman'dan korkan ve O'na yönelmiş bir kalp ile gelen kimseler içindir."

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Kâf 30–36 · surenin 33. ayeti / 45

Konu Cennet ve altı günde yaratılış Kâf 31–38 3

  1. Kâf 30

    O gün Cehenneme, "Doldun mu?" deriz. O da, "daha var mı?" der.

  2. Kâf 31

    Cennet, Allah'a karşı gelmekten sakınanlara uzak olmayacak şekilde yaklaştırılacak.

  3. 32–33

    (32-33) (Onlara şöyle denir:) "İşte bu, size (dünyada) vaad edilmekte olan şeydir. O, her tövbe eden, O'nun emrini gözeten için, görmediği halde sırf saygıdan dolayı Rahman'dan korkan ve O'na yönelmiş bir kalp ile gelen kimseler içindir."

  4. Kâf 34

    "Oraya esenlikle girin. İşte bu, ebedilik günüdür."

  5. Kâf 35

    Orada kendileri için diledikleri her şey vardır. Katımızda daha fazlası da vardır.

  6. Kâf 36

    Biz onlardan önce, kendilerinden daha zorlu nice nesilleri helak ettik de ülke ülke dolaşıp kaçacak delik aradılar. Kaçacak bir yer mi var?

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

33. “Gıyaben Rahmân’dan korkan” Yani Rabbini tanıyarak ve rahmetini umarak O’ndna korkan ve bu korkuyu gıyaben, yani insanların gözlerinden uzakta iken de sürdüren demektir. İşte gerçek korku/haşyet budur. İnsanların gördüğü ve hazır bulundukları bir haldeki haşyete gelince, bu bazen riyakârlık ve gösteriş için yapılabilir. O bakımdan bu, haşyetin varlığına delil olmaz. Asıl faydalı olan haşyet, kulun hem insanların görmediği yerde, hem de görebileceği yerde haşyet duymasıdır. Gıyaben Allah'tan korkmaktan kasıt, gıyaben iman etmekteki mana olabilir. Buna göre buradaki gıyab/gayb, şehadetin/görünenin karşıt anlamı olur ki azap ve Allah'ın ayetlerinin geldiği görüldüğünde sahip olunan iman ve korku, ihtiyari değil, zaruri/mecburidir ve hiçbir faydası yoktur. Burada daha açık olan anlam da bu sonuncusudur. “ve (hakka) dönen bir kalp ile gelen” yani Mevlâsına dönen ve O’nu razı eden hususlara doğru yönelen.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Kendisini Yüce Allah'tan başka hiç kimsenin görmediği (gizli) hallerde dahi Rabbinden korkan ve selim bir kalp ile Rabbine çokça yönelen kimseler içindir.

Kelimeler

7 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. مَّنْ men kimse(lere)
  2. خَشِىَ haşiye saygı gösteren kök: خشي
  3. ٱلرَّحْمَـٰنَ r-rahmane Rahman'a kök: رحم
  4. بِٱلْغَيْبِ bil-gaybi görmeden kök: غيب
  5. وَجَآءَ ve ca'e ve getiren kök: جيا
  6. بِقَلْبٍۢ bikalbin bir yürek kök: قلب
  7. مُّنِيبٍ munibin (Hakka) dönük kök: نوب

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: خشي (48 geçiş) · Aynı kök: غيب (60 geçiş)

    Onlar, görmedikleri halde Rablerinden içten içe korkarlar. Onlar kıyamet gününden de korkarlar.

  • Aynı kök: خشي (48 geçiş) · Aynı kök: غيب (60 geçiş)

    Hiçbir günahkar başka bir günahkarın yükünü yüklenmez. Günah yükü ağır olan kimse, (bir başkasını), günahını yüklenmeye çağırırsa, ondan hiçbir şey…

  • Aynı kök: خشي (48 geçiş) · Aynı kök: غيب (60 geçiş)

    Sen ancak Zikr'e (Kur'an'a) uyanı ve görmediği halde Rahman'dan korkan kimseyi uyarırsın. İşte onu bir bağışlanma ve güzel bir mükafatla müjdele.

  • Aynı kök: نوب (18 geçiş)

    Çünkü İbrahim çok içli ve Allah'a yönelen bir kimseydi.

  • Aynı kök: نوب (18 geçiş)

    Şu'ayb, şöyle dedi: "Ey kavmim! Söyleyin bakayım, ya ben Rabbimden gelen açık bir delil üzere isem ve katından bana güzel bir rızık vermişse!. Ben…

  • Aynı kök: نوب (18 geçiş)

    İnkar edenler diyorlar ki: "Ona (Muhammed'e) Rabbinden bir mucize indirilseydi ya!" De ki: "Şüphesiz Allah dilediğini saptırır, kendisine yöneleni de…

  • Aynı kök: غيب (60 geçiş)

    Onlar gaybe inanırlar, namazı dosdoğru kılarlar, kendilerine rızık olarak verdiğimizden de Allah yolunda harcarlar.

  • Aynı kök: غيب (60 geçiş)

    Allah, şöyle dedi: "Ey Adem! Onlara bunların isimlerini söyle." Adem, meleklere onların isimlerini bildirince Allah, "Size, göklerin ve yerin gaybını…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

60 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mustafa İslamoğlu

idraki aşan bir hakikat olduğu halde, O sonsuz rahmet sahibi karşısında içi titreyen ve O'nun huzuruna adanmış bir yürekle gelen herkese:

Muhammed Esed

insan kavrayışının dışında olduğu halde Rahman'ın ürpertisini duyan ve pişmanlık dolu bir kalp ile (O'na) gelmiş olan (herkese).

Ahmed Hulusi

Gaybı olarak Rahman'dan haşyet eden ve (hakikatine) dönük şuurla gelen kimse için.

Ali Bulaç

Görmediği halde Rahman'a karşı 'içi titreyerek korku duyan' ve 'içten Allah'a yönelmiş' bir kalb ile gelen içindir.

Ali Özek ve heyeti

görmediği halde yönelmiş bir kalp ile gelen kimselere mahsustur .

Ali Rıza Safa

"Görmemesine karşın, Bağışlayana derin saygı duyan ve yönelmiş bir yürekle gelenler için!"

Bayraktar Bayraklı

Görmediği halde Rahman'a saygı duyan ve yönelmiş bir kalple gelen herkese mahsustur.

Edip Yüksel

Onlar yalnız başınayken bile Rahman'ı sayarlar ve içtenlikle gelirler.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Onlar yalnız başınayken bile Rahman'ı sayarlar ve içtenlikle gelirler.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

görmediği halde Rahman'dan korkup O'na yönelen bir kalple gelen kimselere.

Elmalılı Hamdi Yazır

Gaybde rahmana haşyet duyan ve inabeli bir kalb ile gelen kimselere

Erhan Aktaş

Gaybda Allah'a huşu duyanların, gönülden bağlı olanların ödülüdür.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Gaybda dipnot 1 Allah'a huşu dipnot 2 duyanların, gönülden bağlı olanların ödülüdür.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Kimsenin olmadığı, görmediği, bilmediği yerlerde.
  2. metne dön, dipnot 2
    Allah'a karşı derin saygı, içten sevgi duymak, cani gönülden Allah'a yönelmek,  alçak gönüllü, bilinçli ve duyarlı olmak. Derin saygı ve içten sevgi beslediği; üstün ve yüce görmenin sonucu olarak hayranlık duyduğu yüce varlıktan ayrı düşme, uzak kalma endişesini/korkusunu taşımak.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Gaybda dipnot 1 Allah'a huşu dipnot 2 duyanların, gönülden bağlı olanların ödülüdür.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Kimsenin olmadığı, görmediği, bilmediği yerlerde.
  2. metne dön, dipnot 2
    Derin saygı ve içten sevgi beslediği; üstün ve yüce görmenin sonucu olarak hayranlık duyduğu yüce varlıktan ayrı düşme, uzak kalma endişesini taşıyan.

Gültekin Onan

Görmediği halde Rahmana karşı 'içi titreyerek korku duyan' ve 'içten Tanrı'ya yönelmiş' bir kalp ile gelen içindir.

Hasan Basri Çantay

Çok esirgeyici Allaha (bütün samimiyyetiyle) gıyabi saygı gösteren, Hakkın taatına yönelmiş bir kalb ile gelen kimselere haasdır.

İbni Kesir

Görmediği halde Rahman'dan korkan ve Allah'a yönelik bir kalb ile gelenlere.

Mehmet Alagaş

(30-35) O gün cehenneme denir ki doldun mu? Der ki ilavesi / ziyadesi / daha fazlası var mı? Muttakilere sakınanlara uzak olmadıkları cennet yaklaştırılır. Bu, tüm tövbesini muhafaza edenlere vaad ettiğimizdir. Gaybta olan Allah’tan tedirgin olanlara ve yönelmiş bir kalp ile gelenleredir. Selam ile / selametle girin. Ebedilik günü bu gündür. Neyi uygun görüyorsanız sizindir. Yanımızda ziyadesi /daha fazlası da vardır.

Rowwad Tercüme Merkezi

Görmediği halde Rahman’dan korkan ve (O'na) yönelmiş bir kalp ile gelen kimseler içindir.

Süleyman Ateş

Görmeden Rahman'a saygı gösteren ve (Hakka) dönük bir yürek getiren herkesin (mükafatı budur)!"

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

(Bu ödül) İçten içe Rahman'dan korkan ve O'na bağlı bir kalp ile gelenleredir.

Şaban Britch

Görmediği halde Rahman’dan korkan ve (O'na) yönelmiş bir kalp ile gelen kimseler...

Şaban Piriş

Görmediği halde Rahman'dan korkan ve ona teslim olmuş bir kalp ile gelen kimseler...

Yaşar Nuri Öztürk

Görmediği halde Rahman'dan ürperen ve Allah'a yönelik bir kalp getiren herkese...

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

c) Who is influenced by profound respect and reverence and stands in awe of Allah Whom he cannot apprehend by sight and departs this life with a clean heart that has been impressed with wisdom and piety.

Abdul Haleem

who held the Most Gracious in awe, though He is unseen, who comes before Him with a heart turned to Him in devotion-

Abdullah Yusuf Ali

"Who feared (Allah) Most Gracious Unseen, and brought a heart turned in devotion (to Him):

Abul A'la Maududi

to everyone who feared the Merciful One though He is beyond the reach of perception, dipnot 1 to everyone who has come with a heart ever wont to turn (to Him). dipnot 2

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    That is, although he could not see the Merciful God and could not perceive Him by his senses in any way, yet he feared His disobedience. His heart was more dominated by the fear of the unseen Merciful God than the fear of other perceptible powers and visible and mighty beings, and in spite of knowing that He is All-Merciful, he did not become a sinner, trusting His Mercy, but feared His displeasure in whatever he said and did. Thus, this verse points to two of the believer’s important and basic characteristics: First, that he fears God although he cannot see and perceive Him; second, that he does not persist in sin in spite of his full awareness of God’s quality of mercy. These very two characteristics make him worthy of honor in the sight of Allah. Besides, there is another subtle point also in it, which Imam Razi has pointed out. In Arabic, there are two words for fear, khauf and khashiyyat, which have a difference in their shade of meaning. The word khauf is generally used for the fear that a man feels in his heart on account of his sense of weakness as against someone’s superior power and strength, and the word khashiyyat is used for the dread and awe with which a man is filled and inspired because of somebody’s glory and grandeur and greatness. Here, the word khashiyyat has been used instead of khauf, which is meant to point out that a believer does not fear Allah only on account of the fear of His punishment, but it is the sense of Allah’s glory and greatness that keeps him awe inspired at all times.
  2. metne dön, dipnot 2
    The word munib in the original is derived from inabat, which means to turn to one direction and to turn to the same again and again, just like the needle of the compass that points to the magnetic north persistently, however one may try to turn it away from that direction. Therefore, qalb-i-munib would mean such a heart as has turned away from every other direction and turned towards One Allah alone and then kept on turning towards Him again and again throughout life. The same sense has been conveyed by the devoted heart. This shows that in the sight of Allah the man of real worth is he who remains attached and devoted to Allah alone not merely verbally but also truly and sincerely.

Aisha Bewley

those who fear the All-Merciful in the Unseen and come with a contrite heart.

Al-Hilali & Khan

"Who feared the Most Gracious (Allâh) in the Ghaib (Unseen) and brought a heart turned in repentance (to Him and absolutely free from each and every kind of polytheism).

Ali Quli Qarai

who fears the All-beneficent in secret and comes with a penitent heart.

Amatul Rahman Omar

`Those who stood in awe of the Gracious (God) in the heart of their hearts, even unseen and came to Him with a heart turned in sincere devotion (to Him).

Arthur John Arberry

Whosoever fears the All-merciful in the Unseen, and comes with a penitent heart:

Bijan Moeinian

"To every one who minded his Lord, the unseen and submitted with a sincere devotion. "

E. Henry Palmer

who fears the Merciful in secret and brings a repentant heart.

Edip-Layth

The one who feared the Gracious while unseen, and came with a repenting heart

George Sale

who feared the Merciful in secret, and came unto Him with a converted heart:

Hamid S. Aziz

Who fears the Beneficent One in secret (or unseen or inwardly) and comes with a penitent (or devoted) heart:

Mahmoud Ghali

Who is apprehensive of The All-Merciful in the Unseen and comes with a penitent heart.

Marmaduke Pickthall

Who feareth the Beneficent in secret and cometh with a contrite heart.

Mohamed Ahmed - Samira

Who feared Ar-Rahman in secret, and came with a penitent heart:

Muhammad Asad

[everyone] who stood in awe of the Most Gracious although He is beyond the reach of human perception, and who has come [unto Him] with a heart full of contrition.

Mustafa Khattab

who were in awe of the Most Compassionate without seeing ˹Him˺,[1] and have come with a heart turning ˹only to Him˺.

Progressive Muslims

The one who feared the Almighty while unseen, and came with a repenting heart

Rashad Khalifa

They reverenced the Most Gracious, in their privacy, and came wholeheartedly.

Sahih International

Who feared the Most Merciful unseen and came with a heart returning [in repentance].

Sam Gerrans

“Who feared the Almighty unseen, and came with a repentant heart:

Shabbir Ahmed

Everyone who feared violating the Laws of the Beneficent even in privacy and came with a heart that kept turning to Him.

Syed Vickar Ahamed

"(Those) who feared (Allah), Most Gracious, Unseen, (Rahmán-bil-Ghaib) and brought a heart turned in repentance (and love for Him):

Taqi Usmani

the one who feared the RaHmān (The All-Merciful Allah), without seeing Him, and came up with a heart oriented towards Him.

The Monotheist Group

Who is concerned towards the Almighty while unseen, and came with a repenting heart

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Kâf suresi, 33. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Kâf suresi, 33. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Kâf suresi, 33. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩