Kâf suresi

Kâf suresi, 11. ayet

Kâf suresi, 11. ayet. رِّزْقًا لِّلْعِبَادِ وَأَحْيَيْنَا بِهِۦ بَلْدَةً مَّيْتًا كَذَٰلِكَ ٱلْخُرُوجُ

rizḳal lil`ibâdi veaḥyeynâ bihî beldetem meytâ. keẕâlike-lḫurûc.

Diyanet İşleri

(9-11) Gökten de bereketli bir su indirip onunla kullar için rızık olarak bahçeler ve biçilecek taneler (ekinler), birbirine girmiş kat kat tomurcukları olan yüksek hurma ağaçları bitirdik ve böylece onunla ölü bir beldeye hayat verdik. İşte (dirilip kabirlerden) çıkış da böyledir.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Kâf 8–14 · surenin 11. ayeti / 45

Konu Dirilişe itiraz; gök, yer ve bitkilerdeki deliller Kâf 1–11 3

  1. Kâf 8

    Bütün bunlar, içtenlikle Allah'a yönelen her kulun gönül gözünü açmak ve ona öğüt ve ibret vermek içindir.

  2. 9–11

    (9-11) Gökten de bereketli bir su indirip onunla kullar için rızık olarak bahçeler ve biçilecek taneler (ekinler), birbirine girmiş kat kat tomurcukları olan yüksek hurma ağaçları bitirdik ve böylece onunla ölü bir beldeye hayat verdik. İşte (dirilip kabirlerden) çıkış da böyledir.

  3. Kâf 12–14

    (12-14) Onlardan önce Nuh kavmi, Ress halkı ve Semud kavmi, Ad ve Firavun, Lut'un kardeşleri, Eykeliler, Tübba'ın kavmi de yalanlamıştı. Bütün bunlar (kendilerine gönderilen) peygamberleri yalanladılar, böylece kendilerini uyardığım şey gerçekleşti.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 8–11. ayetler için yazılmıştır.

8-11. Bu faydalı bitkiler arasındanda özellikle üzüm, nar, turunç, elma vb. gibi çeşitli lezzetli meyveleri ihtiva eden bahçeleri zikretmiştir. Yine uzun boylu hurma ağaçları da bunlardandır ki oların hem uzun süre faydaları vardır hem de gövdeleri göğe doğru alabildiğine yükselir, boy atarlar. Çoğu ağaçlar ise bu kadar uzun değildir. Salkımlarından taze tomurcuklar çıkar. Kullar da bunlardan katık ve meyve olarak rızıklanırlar, yararlanırlar. Kimisini yerler, kimisini de kendileri ve davarları için saklarlar. Yüce Allah’ın yağmur ile ve bu yağmurun bir neticesi olan yeryüzündeki ve yer altındaki nehirler ile çıkarttığı buğday, arpa, mısır, pirinç, darı ve buna benzer “biçilen ekin taneleri” de bu bitkilerdendir.

İşte bütün bu varlıklara bakmak, cahilliğin körlüğünden kurtulmayı sağlayana bir “basiret”tir. Bunlar ayrıca “öğüt” için yaratılmıştır. Kul, bunlar vasıtası ile din ve dünyasında kendisi ile yararlanacağı şeyleri düşünüp öğüt alır. Allah’ın ve peygamberlerinin verdiği haberleri hatırlar, bunlar üzerinde ibretle düşünür. Ancak bu, herkes için böyle değildir. Aksine bunlar “Allah'a yönelen her bir kul” için böyledir. Allah’a muhabbet, korku ve ümit ile, O’nun davetçisinin çağrısını kabul ederek yönelenler için böyledir. Yalanlayıp yüz çevirene gelince âyetlerin ve uyarıların iman etmeyen bir kavme fayda vermediği açıktır.

Özetle bunlardaki göz kamaştırıcı yaratılış, güç ve sağlamlık, Yüce Allah’ın kudretinin kemaline delildir. Bunlardaki güzellik, her şeyin sağlam yapılmış olması, harikulade yaratılış, Allah’ın “ahkemu’l-hakimîn” olduğunu gösterir ve her şeyi bildiğini ortaya koyar.

Bunlardaki kulların menfaatine ve maslahatına olan şeyler, Yüce Allah’ın her şeyi kuşatmış olan rahmetine, bütün canlıları kaplamış olan cömertliğine delildir. Bunlardaki yaratılışın azameti, olağanüstü güzellik, Yüce Allah’ın tek, eşsiz ve samed olduğuna, hiçbir eş ve evlat edinmediğine, hiçbir kimsenin O’nun dengi olmadığına, ibadetin, önünde zilletle eğilmenin, sevgi ile bağlanmanın, kendisinden başkası için asla söz konusu olamayacağına delildir. Ölümünden sonra yeryüzünün hayat bulması da Allah’ın, amellerin karşılıklarını vermek üzere ölüleri dirilteceğine delildir. İşte bundan dolayı Yüce Allah, şöyle buyurmaktadır: “Bir de o suyla ölü bir beldeye hayat veririz. İşte (kabirlerden) çıkış da böyledir.”

Yüce Allah, gökteki ve yerdeki âyetleri/delilleri hatırlattıktan sonra daha önceki ümmetlerin azapla yakalanışlarını hatırlatarak muhataplara yalanlamalarını sürdürmemelerini bildirmekte ve onları uyarmaktadır. Böyle devam edecek olurlarsa, kendilerinden önceki inkarcı benzerlerinin başına gelen musibetler, onların da başına gelecektir. Yüce Allah şöyle buyurmaktadır:

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Bunlardan kullara rızık olarak yedikleri bitkileri bitirdik. O su ile bitki bitmeyen beldeye hayat verdik. İçerisinde bitki olmayan beldeye yağmur ile hayat verdiğimiz gibi ölüleri de dirilteceğiz. Böylece onlar kabirlerinden diri bir şekilde çıkacaklardır.

Kelimeler

8 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. رِّزْقًۭا rizkan rızıktır kök: رزق
  2. لِّلْعِبَادِ ۖ lil'ibadi kullar için kök: عبد
  3. وَأَحْيَيْنَا ve ehyeyna ve can verdik kök: حيي
  4. بِهِۦ bihi onunla (su ile)
  5. بَلْدَةًۭ beldeten bir ülkeye kök: بلد
  6. مَّيْتًۭا ۚ meyten ölü kök: موت
  7. كَذَٰلِكَ kezalike işte öyledir
  8. ٱلْخُرُوجُ l-hurucu çıkış kök: خرج

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: بلد (19 geçiş) · Aynı kök: رزق (123 geçiş) · Ortak kavram: Rızık

    Hani İbrahim, "Rabbim! Bu şehri güvenli bir şehir kıl. Halkından Allah'a ve ahiret gününe iman edenleri her türlü ürünle rızıklandır" demişti. Allah…

  • Aynı kök: بلد (19 geçiş) · Aynı kök: رزق (123 geçiş) · Ortak kavram: Rızık

    Andolsun, Sebe' halkı için kendi yurtlarında bir ibret vardı: Biri sağda biri solda iki bahçe bulunuyordu. Onlara şöyle denilmişti: "Rabbinizin…

  • Aynı kök: رزق (123 geçiş) · Ortak kavram: Rızık · Ortak kavram: Ölüm

    "Geceyi gündüze sokarsın, gündüzü geceye sokarsın. Ölüden diriyi çıkarırsın, diriden ölüyü çıkarırsın. Dilediğine de hesapsız rızık verirsin."

  • Aynı kök: رزق (123 geçiş) · Ortak kavram: Rızık · Ortak kavram: Ölüm

    (169-170) Allah yolunda öldürülenleri sakın ölüler sanma. Bilakis onlar diridirler, Rableri katında Allah'ın, lütfundan kendilerine verdiği…

  • Aynı kök: رزق (123 geçiş) · Ortak kavram: Rızık · Ortak kavram: Ölüm

    De ki: "Sizi gökten ve yerden kim rızıklandırıyor? Ya da işitme ve görme yetisi üzerinde kim mutlak hakimdir? Ölüden diriyi, diriden ölüyü kim…

  • Aynı kök: بلد (19 geçiş) · Ortak kavram: Ölüm · Ortak kavram: Hayat

    (48-49) O, rahmetinin önünde rüzgarları müjdeci olarak gönderendir. Ölü toprağı canlandıralım, yarattıklarımızdan birçok hayvanları ve insanları…

  • Ortak kavram: Ölüm · Ortak kavram: Hayat

    Siz cansız (henüz yok) iken sizi dirilten (dünyaya getiren) Allah'ı nasıl inkar ediyorsunuz? Sonra sizleri öldürecek, sonra yine diriltecektir. En…

  • Ortak kavram: Ölüm · Ortak kavram: Hayat

    "Sığırın bir parçası ile öldürülene vurun" dedik. (Denileni yaptılar ve ölü dirildi.) İşte, Allah ölüleri böyle diriltir, düşünesiniz diye…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

63 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

(10, 11) Kullara rızık olması için tomurcukları üst üste uzun hurma ağaçları (yetiştirdik). Onunla (suyla) ölü bir şehri (toprağı) canlandırdık. İşte (mahşerdeki) çıkış da böyledir. dipnot 1

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Benzer mesajlar: A‘râf 7:25; Tâhâ 20:55; Hacc 22:6; Rûm 30:19; Fâtır 35:9; Kâf 50:42; Zuhruf 43:11; Nûh 71:18.

Mustafa İslamoğlu

bütün kullara bir rızık olarak (verdik): Evet, Biz ölü bir beldeye o (su) ile can verdik; işte (insanın) yeniden dirilişi de böyle olacaktır.

Muhammed Esed

insanlara tahsis edilmiş rızk olarak; ve bun(lar)la ölü toprağa hayat veririz; işte (insanın) ölümden (sonra) yeniden vücuda gelmesi de böyle (olacak)tır.

Ahmed Hulusi

Kullara yaşam gıdası olması için. . . Onunla ölü bir beldeyi dirilttik. . . İşte huruç (dünyalarından - kozalarından çıkış) böylecedir.

Ali Bulaç

Kullara rızık olmak üzere. Ve onunla (o suyla) ölü bir şehri dirilttik. İşte (ölümden sonra) diriliş de böyledir.

Ali Özek ve heyeti

Kullara rızık olması için. Ve o su ile ölü toprağa can verdik. İşte hayata yeniden çıkış da böyledir.

Ali Rıza Safa

Kullara geçimlik olsun diye. Ve onunla, ölü bir yöreye yaşam verdik. İşte, çıkış da böyledir.

Bayraktar Bayraklı

- Yarattıklarımıza rızık olarak salkımları birbirine geçmiş yüksek hurma ağaçlarını da onlar için yarattık. O su ile ölü toprağa can verdik. Kabirden çıkış da işte böyledir.

Edip Yüksel

Kullara bir besin olarak. Onunla bölgeyi dirilttik. Çıkış (diriliş) de böyledir.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Kullara bir besin olarak. Onunla bölgeyi dirilttik. Çıkış (diriliş) de böyledir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Bunlar, kullara rızık olmak üzeredir. Onunla ölü bir bölgeyi de diriltmekteyiz, işte o dirilip çıkış da böyledir.

Elmalılı Hamdi Yazır

Kullara rızk için ve onunla ölü bir beldeye hayat vermekteyiz, işte o huruc da böyledir.

Erhan Aktaş

Kullar için rızık olarak. Onunla ölü bir beldeye hayat verdik. İşte yeniden diriliş de böyledir.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Kullar için rızık olarak. Onunla ölü bir beldeye hayat verdik. İşte yeniden diriliş de böyledir.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Kullar için rızık olarak. Onunla ölü bir beldeye hayat verdik. İşte yeniden diriliş de böyledir.

Gültekin Onan

Kullara rızık olmak üzere. Ve onunla (o suyla) ölü bir şehri dirilttik. İşte (ölümden sonra) diriliş de böyledir.

Hasan Basri Çantay

ki (bunlar) kullarına rızık olmak için (yaratılmışlardır). Biz onunla ölü bir memlekete can verdik, işte (kabirden) çıkış da böyledir.

İbni Kesir

Kullara rızık olması için. Ve onunla ölü bir beldeye can verdik. İşte çıkış da böyledir.

Mehmet Alagaş

(5-11) Bilakis gerçeği/gerçekleşeni tamda geldiği vakit yalanladılar. Karmakarışık bir iş içindeler. Hiç bakmadılar mı / nazar etmediler mi üzerlerindeki göğe ki onu nasıl kubbeleştirmişiz / bina etmişiz. Onu nasıl süslemişiz / ziynetlendirmişiz. Onda bir çatlaklık ta / gedik te yok. Yeri / Arzı yaygın uzatıp döşemişiz. Oraya Sabiteler yerleştirmişiz /ilga etmişiz. Onda/yerde, görünüşü güzel her türden bitki yetiştirmişiz. Allah’a yönelen her bir kul için basiret ve zikir olsun. (Nazar bakmak basiret görmek râe ise iradeli, tercihli görmek, sonradan görmek) Semadan bereketli su indirdik ve onu nla bahçeler, hasat edilen ekinler yetiştirdik. Onunla (suyla) baş aşağı uza dıkça uzamış salkım salkım tomurcuklanm ış hurmalar, kullar için rızık yetiştirdik ve onunla ölü beldelerl /memleketleri dirilttik, işte çıkışta böyledir.

Rowwad Tercüme Merkezi

Kullara rızık olarak. O su ile ölü beldeye hayat verdik. İşte (kabirden) çıkış da böyledir.

Süleyman Ateş

Kullara rızık olması için. Ve o su ile, ölü bir ülkeye can verdik. İşte çıkış da öyledir.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Bunları, kullarımıza rızık olsun diye yaptık. O su ile ölü bir yeri canlandırdık. Tekrar diriliş de böyle olacaktır.

Şaban Britch

Kullara rızık olarak… O su ile ölü beldeye hayat verdik. İşte (kabirden) çıkış da böyledir.

Şaban Piriş

Kullara rızık olarak... O su ile ölü beldeye hayat verdik. İşte kabirden çıkış da böyledir.

Yaşar Nuri Öztürk

Kullara rızık olsun diye. Ve o suyla ölü bir beldeye hayat verdik. İşte böyledir topraktan fışkırış.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

And how with rain We produce victuals for the people and restore life to a dead land ! and so also shall be Resurrection!.

Abdul Haleem

as a provision for everyone; how with water We give [new] life to a land that is dead? This is how the dead will emerge [from their graves].

Abdullah Yusuf Ali

As sustenance for (Allah's) Servants;- and We give (new) life therewith to land that is dead: Thus will be the Resurrection.

Abul A'la Maududi

all this as sustenance for Our servants. And thus We do bring the dead land back to life with water. dipnot 1 Such shall be the coming forth (of human beings from the earth). dipnot 2

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    For explanation, set(E.Ns 73, 74, 81 of Surah An-Naml), (E.Ns 25, 33, 35 of Surah Ar-Room) and(E.N. 29 of Surah YaSeen).
  2. metne dön, dipnot 2
    The reasoning is this: Your conjecture about God Who made this sphere of the earth a suitable home for living creatures and Who by combining the lifeless clay of the earth with the lifeless water from the sky produced such a fine vegetable life that you witness flourishing in the form of your gardens and crops, and Who made the vegetation a means of sustenance for both man and beast, that He has no power to resurrect you after death, is a foolish and absurd conjecture. You witness almost daily the phenomenon that a land is lying barren and lifeless; then as soon as it receives a shower of rain, it gives birth to an endless chain of life all of a sudden, the roots lying dead for ages sprout up and a variety of insects emerge playfully from the layers of the earth. This is a manifest proof that life after death is not impossible. When you cannot deny this express observation of yours, how can you deny that when Allah wills, you too will sprout up from the earth as the vegetation sprouts up. In this connection, one may note that in many parts of Arabia it does not sometimes rain for as long as five years at a stretch and sometimes even for longer periods the land does not receive even a drop of rain. For such long intervals in the burning deserts it is not conceivable that the roots of grass and the insects of the earth would survive. In spite of this when a little of the rain falls at some place, grass sprouts up and the insects of the earth return to life. Therefore, the inhabitants of Arabia can understand this reasoning much better than those people who do not have to experience such long periods of drought.

Aisha Bewley

as provision for Our slaves; by it We brought a dead land to life. That is how the Emergence will take place.

Al-Hilali & Khan

A provision for (Allâh’s) slaves. And We give life therewith to a dead land. Thus will be the resurrection (of the dead).

Ali Quli Qarai

as a provision for servants; and with it We revive a dead country. Likewise will be the rising [from the dead].

Amatul Rahman Omar

To serve Our servants for sustenance. And by means of this (water) We raise the dead land to life. That is how the Resurrection shall come to be.

Arthur John Arberry

a provision for the servants, and thereby We revived a land that was dead. Even so is the coming forth.

Bijan Moeinian

He will bring you back to life.

E. Henry Palmer

for a provision to (our) servants; and we quickened thereby a dead land; thus shall the resurrection be!

Edip-Layth

A provision for the servants, and We gave life with it to the land which was dead. Such is the resurrection.

George Sale

as a provision for mankind; and We thereby quicken a dead country: So shall be the coming forth of the dead from their graves.

Hamid S. Aziz

A sustenance for the servants (of Allah), and We give life thereby to a dead land; thus is the Resurrection.

Mahmoud Ghali

A provision for the bondmen; and therewith We give life to a deceased country. Thus is the going out (of the graves).

Marmaduke Pickthall

Provision (made) for men; and therewith We quicken a dead land. Even so will be the resurrection of the dead.

Mohamed Ahmed - Samira

As a provision for men, and enlivened a region that was dead. Even thus will be the life after death.

Muhammad Asad

as sustenance apportioned to men; and by [all] this We bring dead land to life: [and] even so will be [man’s] coming-forth from death.

Mustafa Khattab

˹as˺ a provision for ˹Our˺ servants. And with this ˹rain˺ We revive a lifeless land. Similar is the emergence ˹from the graves˺.

Progressive Muslims

A provision for the servants, and We gave life with it to the land which was dead. Such is the resurrection.

Rashad Khalifa

Provisions for the people. And we revive with it dead lands; you are similarly resurrected.

Sahih International

As provision for the servants, and We have given life thereby to a dead land. Thus is the resurrection.

Sam Gerrans

As a provision for the servants. And therewith gave We life to a dead land. Thus will be the Emergence.

Shabbir Ahmed

A provision for My servants. And by all this We revive a dead land. Thus it is: (your) coming forth.

Syed Vickar Ahamed

As sustenance for (Allah’s) servants— And We give (new) life with it to land that is dead. Thus the New Life (resurrection) begins.

Taqi Usmani

as a provision to the servants (of Allah). And We gave life with it to a dead land. Similar will be the exit (of the dead from their graves).

The Monotheist Group

A provision for the servants, and We gave life with it to the land which was dead. Such is the resurrection.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Kâf suresi, 11. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Kâf suresi, 11. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Kâf suresi, 11. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩