50. sure

Kâf Suresi ق

Bu sureyi dinle — okunan kelime işaretlenir

Konu dizini 6 konu
  1. Dirilişe itiraz; gök, yer ve bitkilerdeki deliller 1–11 karşılaştır — Dirilişe itiraz; gök, yer ve bitkilerdeki deliller
  2. Helâk edilen kavimler ve ilk yaratmanın delili 12–15 karşılaştır — Helâk edilen kavimler ve ilk yaratmanın delili
  3. Şah damarından yakınlık, iki melek ve ölüm sarhoşluğu 16–19 karşılaştır — Şah damarından yakınlık, iki melek ve ölüm sarhoşluğu
  4. Sûr, hesap ve cehennem 20–30 karşılaştır — Sûr, hesap ve cehennem
  5. Cennet ve altı günde yaratılış 31–38 karşılaştır — Cennet ve altı günde yaratılış
  6. Sabret, tespih et; çağırıcının sesi 39–45 karşılaştır — Sabret, tespih et; çağırıcının sesi

Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır.

بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ

Dirilişe itiraz; gök, yer ve bitkilerdeki deliller 1–11

  1. Kâf suresi, 1. ayet — tek başına aç

    Kâf suresi, 1. ayet. قٓ وَٱلْقُرْءَانِ ٱلْمَجِيدِ

    ḳâf. velḳur'âni-lmecîd.

    Mehmet Alagaş

    (1-4) Kaf'a ve şanlı/şerefli/mecid Kurana and olsun . Bilakis, onlar kendilerinden bir uyarıcının gelmesini acayip karşıladılar. Kafirler dediler ki bu acayip bir şey / hayretengiz bir şey. Ölüp toprak olduğumuz zaman mı? Bu uzun sürecek bir dönüş. (Bu kadar eksikliği tekrar tam etmek uzun sürecektir. Bir hayli zaman alır) Tabi ki bizler, toprağın onlardan neleri eksilttiğini biliyoruz. Yanımızda ve muhafaza edilen bir kitapta.

    Ayet detayı — Kâf suresi, 1. ayet

  2. Kâf suresi, 2. ayet — tek başına aç

    Kâf suresi, 2. ayet. بَلْ عَجِبُوٓا۟ أَن جَآءَهُم مُّنذِرٌ مِّنْهُمْ فَقَالَ ٱلْكَٰفِرُونَ هَٰذَا شَىْءٌ عَجِيبٌ

    bel `acibû en câehüm münẕirum minhüm feḳâle-lkâfirûne hâẕâ şey'ün `acîb.

    Mehmet Alagaş

    (1-4) Kaf'a ve şanlı/şerefli/mecid Kurana and olsun . Bilakis, onlar kendilerinden bir uyarıcının gelmesini acayip karşıladılar. Kafirler dediler ki bu acayip bir şey / hayretengiz bir şey. Ölüp toprak olduğumuz zaman mı? Bu uzun sürecek bir dönüş. (Bu kadar eksikliği tekrar tam etmek uzun sürecektir. Bir hayli zaman alır) Tabi ki bizler, toprağın onlardan neleri eksilttiğini biliyoruz. Yanımızda ve muhafaza edilen bir kitapta.

    Ayet detayı — Kâf suresi, 2. ayet

  3. Kâf suresi, 3. ayet — tek başına aç

    Kâf suresi, 3. ayet. أَءِذَا مِتْنَا وَكُنَّا تُرَابًا ذَٰلِكَ رَجْعٌۢ بَعِيدٌ

    eiẕâ mitnâ vekünnâ türâbâ. ẕâlike rac`um be`îd.

    Mehmet Alagaş

    (1-4) Kaf'a ve şanlı/şerefli/mecid Kurana and olsun . Bilakis, onlar kendilerinden bir uyarıcının gelmesini acayip karşıladılar. Kafirler dediler ki bu acayip bir şey / hayretengiz bir şey. Ölüp toprak olduğumuz zaman mı? Bu uzun sürecek bir dönüş. (Bu kadar eksikliği tekrar tam etmek uzun sürecektir. Bir hayli zaman alır) Tabi ki bizler, toprağın onlardan neleri eksilttiğini biliyoruz. Yanımızda ve muhafaza edilen bir kitapta.

    Ayet detayı — Kâf suresi, 3. ayet

  4. Kâf suresi, 4. ayet — tek başına aç

    Kâf suresi, 4. ayet. قَدْ عَلِمْنَا مَا تَنقُصُ ٱلْأَرْضُ مِنْهُمْ وَعِندَنَا كِتَٰبٌ حَفِيظٌۢ

    ḳad `alimnâ mâ tenḳuṣu-l'arḍu minhüm. ve`indenâ kitâbün ḥafîż.

    Mehmet Alagaş

    (1-4) Kaf'a ve şanlı/şerefli/mecid Kurana and olsun . Bilakis, onlar kendilerinden bir uyarıcının gelmesini acayip karşıladılar. Kafirler dediler ki bu acayip bir şey / hayretengiz bir şey. Ölüp toprak olduğumuz zaman mı? Bu uzun sürecek bir dönüş. (Bu kadar eksikliği tekrar tam etmek uzun sürecektir. Bir hayli zaman alır) Tabi ki bizler, toprağın onlardan neleri eksilttiğini biliyoruz. Yanımızda ve muhafaza edilen bir kitapta.

    Ayet detayı — Kâf suresi, 4. ayet

  5. Kâf suresi, 5. ayet — tek başına aç

    Kâf suresi, 5. ayet. بَلْ كَذَّبُوا۟ بِٱلْحَقِّ لَمَّا جَآءَهُمْ فَهُمْ فِىٓ أَمْرٍ مَّرِيجٍ

    bel keẕẕebû bilḥaḳḳi lemmâ câehüm fehüm fî emrim merîc.

    Mehmet Alagaş

    (5-11) Bilakis gerçeği/gerçekleşeni tamda geldiği vakit yalanladılar. Karmakarışık bir iş içindeler. Hiç bakmadılar mı / nazar etmediler mi üzerlerindeki göğe ki onu nasıl kubbeleştirmişiz / bina etmişiz. Onu nasıl süslemişiz / ziynetlendirmişiz. Onda bir çatlaklık ta / gedik te yok. Yeri / Arzı yaygın uzatıp döşemişiz. Oraya Sabiteler yerleştirmişiz /ilga etmişiz. Onda/yerde, görünüşü güzel her türden bitki yetiştirmişiz. Allah’a yönelen her bir kul için basiret ve zikir olsun. (Nazar bakmak basiret görmek râe ise iradeli, tercihli görmek, sonradan görmek) Semadan bereketli su indirdik ve onu nla bahçeler, hasat edilen ekinler yetiştirdik. Onunla (suyla) baş aşağı uza dıkça uzamış salkım salkım tomurcuklanm ış hurmalar, kullar için rızık yetiştirdik ve onunla ölü beldelerl /memleketleri dirilttik, işte çıkışta böyledir.

    Ayet detayı — Kâf suresi, 5. ayet

  6. Kâf suresi, 6. ayet — tek başına aç

    Kâf suresi, 6. ayet. أَفَلَمْ يَنظُرُوٓا۟ إِلَى ٱلسَّمَآءِ فَوْقَهُمْ كَيْفَ بَنَيْنَٰهَا وَزَيَّنَّٰهَا وَمَا لَهَا مِن فُرُوجٍ

    efelem yenżurû ile-ssemâi fevḳahüm keyfe beneynâhâ vezeyyennâhâ vemâ lehâ min fürûc.

    Mehmet Alagaş

    (5-11) Bilakis gerçeği/gerçekleşeni tamda geldiği vakit yalanladılar. Karmakarışık bir iş içindeler. Hiç bakmadılar mı / nazar etmediler mi üzerlerindeki göğe ki onu nasıl kubbeleştirmişiz / bina etmişiz. Onu nasıl süslemişiz / ziynetlendirmişiz. Onda bir çatlaklık ta / gedik te yok. Yeri / Arzı yaygın uzatıp döşemişiz. Oraya Sabiteler yerleştirmişiz /ilga etmişiz. Onda/yerde, görünüşü güzel her türden bitki yetiştirmişiz. Allah’a yönelen her bir kul için basiret ve zikir olsun. (Nazar bakmak basiret görmek râe ise iradeli, tercihli görmek, sonradan görmek) Semadan bereketli su indirdik ve onu nla bahçeler, hasat edilen ekinler yetiştirdik. Onunla (suyla) baş aşağı uza dıkça uzamış salkım salkım tomurcuklanm ış hurmalar, kullar için rızık yetiştirdik ve onunla ölü beldelerl /memleketleri dirilttik, işte çıkışta böyledir.

    Ayet detayı — Kâf suresi, 6. ayet

  7. Kâf suresi, 7. ayet — tek başına aç

    Kâf suresi, 7. ayet. وَٱلْأَرْضَ مَدَدْنَٰهَا وَأَلْقَيْنَا فِيهَا رَوَٰسِىَ وَأَنۢبَتْنَا فِيهَا مِن كُلِّ زَوْجٍۭ بَهِيجٍ

    vel'arḍa medednâhâ veelḳaynâ fîhâ ravâsiye veembetnâ fîhâ min külli zevcim behîc.

    Mehmet Alagaş

    (5-11) Bilakis gerçeği/gerçekleşeni tamda geldiği vakit yalanladılar. Karmakarışık bir iş içindeler. Hiç bakmadılar mı / nazar etmediler mi üzerlerindeki göğe ki onu nasıl kubbeleştirmişiz / bina etmişiz. Onu nasıl süslemişiz / ziynetlendirmişiz. Onda bir çatlaklık ta / gedik te yok. Yeri / Arzı yaygın uzatıp döşemişiz. Oraya Sabiteler yerleştirmişiz /ilga etmişiz. Onda/yerde, görünüşü güzel her türden bitki yetiştirmişiz. Allah’a yönelen her bir kul için basiret ve zikir olsun. (Nazar bakmak basiret görmek râe ise iradeli, tercihli görmek, sonradan görmek) Semadan bereketli su indirdik ve onu nla bahçeler, hasat edilen ekinler yetiştirdik. Onunla (suyla) baş aşağı uza dıkça uzamış salkım salkım tomurcuklanm ış hurmalar, kullar için rızık yetiştirdik ve onunla ölü beldelerl /memleketleri dirilttik, işte çıkışta böyledir.

    Ayet detayı — Kâf suresi, 7. ayet

  8. Kâf suresi, 8. ayet — tek başına aç

    Kâf suresi, 8. ayet. تَبْصِرَةً وَذِكْرَىٰ لِكُلِّ عَبْدٍ مُّنِيبٍ

    tebṣiratev veẕikrâ likülli `abdim münîb.

    Mehmet Alagaş

    (5-11) Bilakis gerçeği/gerçekleşeni tamda geldiği vakit yalanladılar. Karmakarışık bir iş içindeler. Hiç bakmadılar mı / nazar etmediler mi üzerlerindeki göğe ki onu nasıl kubbeleştirmişiz / bina etmişiz. Onu nasıl süslemişiz / ziynetlendirmişiz. Onda bir çatlaklık ta / gedik te yok. Yeri / Arzı yaygın uzatıp döşemişiz. Oraya Sabiteler yerleştirmişiz /ilga etmişiz. Onda/yerde, görünüşü güzel her türden bitki yetiştirmişiz. Allah’a yönelen her bir kul için basiret ve zikir olsun. (Nazar bakmak basiret görmek râe ise iradeli, tercihli görmek, sonradan görmek) Semadan bereketli su indirdik ve onu nla bahçeler, hasat edilen ekinler yetiştirdik. Onunla (suyla) baş aşağı uza dıkça uzamış salkım salkım tomurcuklanm ış hurmalar, kullar için rızık yetiştirdik ve onunla ölü beldelerl /memleketleri dirilttik, işte çıkışta böyledir.

    Ayet detayı — Kâf suresi, 8. ayet

  9. Kâf suresi, 9. ayet — tek başına aç

    Kâf suresi, 9. ayet. وَنَزَّلْنَا مِنَ ٱلسَّمَآءِ مَآءً مُّبَٰرَكًا فَأَنۢبَتْنَا بِهِۦ جَنَّٰتٍ وَحَبَّ ٱلْحَصِيدِ

    venezzelnâ mine-ssemâi mâem mübâraken feembetnâ bihî cennâtiv veḥabbe-lḥaṣîd.

    Mehmet Alagaş

    (5-11) Bilakis gerçeği/gerçekleşeni tamda geldiği vakit yalanladılar. Karmakarışık bir iş içindeler. Hiç bakmadılar mı / nazar etmediler mi üzerlerindeki göğe ki onu nasıl kubbeleştirmişiz / bina etmişiz. Onu nasıl süslemişiz / ziynetlendirmişiz. Onda bir çatlaklık ta / gedik te yok. Yeri / Arzı yaygın uzatıp döşemişiz. Oraya Sabiteler yerleştirmişiz /ilga etmişiz. Onda/yerde, görünüşü güzel her türden bitki yetiştirmişiz. Allah’a yönelen her bir kul için basiret ve zikir olsun. (Nazar bakmak basiret görmek râe ise iradeli, tercihli görmek, sonradan görmek) Semadan bereketli su indirdik ve onu nla bahçeler, hasat edilen ekinler yetiştirdik. Onunla (suyla) baş aşağı uza dıkça uzamış salkım salkım tomurcuklanm ış hurmalar, kullar için rızık yetiştirdik ve onunla ölü beldelerl /memleketleri dirilttik, işte çıkışta böyledir.

    Ayet detayı — Kâf suresi, 9. ayet

  10. Kâf suresi, 10. ayet — tek başına aç

    Kâf suresi, 10. ayet. وَٱلنَّخْلَ بَاسِقَٰتٍ لَّهَا طَلْعٌ نَّضِيدٌ

    vennaḫle bâsiḳâtil lehâ ṭal`un neḍîd.

    Mehmet Alagaş

    (5-11) Bilakis gerçeği/gerçekleşeni tamda geldiği vakit yalanladılar. Karmakarışık bir iş içindeler. Hiç bakmadılar mı / nazar etmediler mi üzerlerindeki göğe ki onu nasıl kubbeleştirmişiz / bina etmişiz. Onu nasıl süslemişiz / ziynetlendirmişiz. Onda bir çatlaklık ta / gedik te yok. Yeri / Arzı yaygın uzatıp döşemişiz. Oraya Sabiteler yerleştirmişiz /ilga etmişiz. Onda/yerde, görünüşü güzel her türden bitki yetiştirmişiz. Allah’a yönelen her bir kul için basiret ve zikir olsun. (Nazar bakmak basiret görmek râe ise iradeli, tercihli görmek, sonradan görmek) Semadan bereketli su indirdik ve onu nla bahçeler, hasat edilen ekinler yetiştirdik. Onunla (suyla) baş aşağı uza dıkça uzamış salkım salkım tomurcuklanm ış hurmalar, kullar için rızık yetiştirdik ve onunla ölü beldelerl /memleketleri dirilttik, işte çıkışta böyledir.

    Ayet detayı — Kâf suresi, 10. ayet

  11. Kâf suresi, 11. ayet — tek başına aç

    Kâf suresi, 11. ayet. رِّزْقًا لِّلْعِبَادِ وَأَحْيَيْنَا بِهِۦ بَلْدَةً مَّيْتًا كَذَٰلِكَ ٱلْخُرُوجُ

    rizḳal lil`ibâdi veaḥyeynâ bihî beldetem meytâ. keẕâlike-lḫurûc.

    Mehmet Alagaş

    (5-11) Bilakis gerçeği/gerçekleşeni tamda geldiği vakit yalanladılar. Karmakarışık bir iş içindeler. Hiç bakmadılar mı / nazar etmediler mi üzerlerindeki göğe ki onu nasıl kubbeleştirmişiz / bina etmişiz. Onu nasıl süslemişiz / ziynetlendirmişiz. Onda bir çatlaklık ta / gedik te yok. Yeri / Arzı yaygın uzatıp döşemişiz. Oraya Sabiteler yerleştirmişiz /ilga etmişiz. Onda/yerde, görünüşü güzel her türden bitki yetiştirmişiz. Allah’a yönelen her bir kul için basiret ve zikir olsun. (Nazar bakmak basiret görmek râe ise iradeli, tercihli görmek, sonradan görmek) Semadan bereketli su indirdik ve onu nla bahçeler, hasat edilen ekinler yetiştirdik. Onunla (suyla) baş aşağı uza dıkça uzamış salkım salkım tomurcuklanm ış hurmalar, kullar için rızık yetiştirdik ve onunla ölü beldelerl /memleketleri dirilttik, işte çıkışta böyledir.

    Ayet detayı — Kâf suresi, 11. ayet

Helâk edilen kavimler ve ilk yaratmanın delili 12–15

  1. Kâf suresi, 12. ayet — tek başına aç

    Kâf suresi, 12. ayet. كَذَّبَتْ قَبْلَهُمْ قَوْمُ نُوحٍ وَأَصْحَٰبُ ٱلرَّسِّ وَثَمُودُ

    keẕẕebet ḳablehüm ḳavmü nûḥiv veaṣḥâbü-rrassi veŝemûd.

    Mehmet Alagaş

    (12-15) Onlardan önce Nuh topluluğu, Ras halkı, S emûd ve Âd ve Firav un halkı ve Lut’ un kardeşleri de / ihvanları da yalanlamıştı. Eyke halkı, Tubbağ topluluğu hepsi Elçileri / Resulleri yalanladılar ve vadedilen gerçekleşti. İlkinde / evvel yaratışta aciz miydi ki / beceriksiz miydi ki onlar yenisinin tekrar yaratılabilmesine bile isteye şüphe ile yaklaşıyorlar.

    Ayet detayı — Kâf suresi, 12. ayet

  2. Kâf suresi, 13. ayet — tek başına aç

    Kâf suresi, 13. ayet. وَعَادٌ وَفِرْعَوْنُ وَإِخْوَٰنُ لُوطٍ

    ve`âdüv vefir`avnü veiḫvânü lûṭ.

    Mehmet Alagaş

    (12-15) Onlardan önce Nuh topluluğu, Ras halkı, S emûd ve Âd ve Firav un halkı ve Lut’ un kardeşleri de / ihvanları da yalanlamıştı. Eyke halkı, Tubbağ topluluğu hepsi Elçileri / Resulleri yalanladılar ve vadedilen gerçekleşti. İlkinde / evvel yaratışta aciz miydi ki / beceriksiz miydi ki onlar yenisinin tekrar yaratılabilmesine bile isteye şüphe ile yaklaşıyorlar.

    Ayet detayı — Kâf suresi, 13. ayet

  3. Kâf suresi, 14. ayet — tek başına aç

    Kâf suresi, 14. ayet. وَأَصْحَٰبُ ٱلْأَيْكَةِ وَقَوْمُ تُبَّعٍ كُلٌّ كَذَّبَ ٱلرُّسُلَ فَحَقَّ وَعِيدِ

    veaṣḥâbü-l'eyketi veḳavmü tübba`. küllün keẕẕebe-rrusüle feḥaḳḳa ve`îd.

    Mehmet Alagaş

    (12-15) Onlardan önce Nuh topluluğu, Ras halkı, S emûd ve Âd ve Firav un halkı ve Lut’ un kardeşleri de / ihvanları da yalanlamıştı. Eyke halkı, Tubbağ topluluğu hepsi Elçileri / Resulleri yalanladılar ve vadedilen gerçekleşti. İlkinde / evvel yaratışta aciz miydi ki / beceriksiz miydi ki onlar yenisinin tekrar yaratılabilmesine bile isteye şüphe ile yaklaşıyorlar.

    Ayet detayı — Kâf suresi, 14. ayet

  4. Kâf suresi, 15. ayet — tek başına aç

    Kâf suresi, 15. ayet. أَفَعَيِينَا بِٱلْخَلْقِ ٱلْأَوَّلِ بَلْ هُمْ فِى لَبْسٍ مِّنْ خَلْقٍ جَدِيدٍ

    efe`ayînâ bilḫalḳi-l'evvel. bel hüm fî lebsim min ḫalḳin cedîd.

    Mehmet Alagaş

    (12-15) Onlardan önce Nuh topluluğu, Ras halkı, S emûd ve Âd ve Firav un halkı ve Lut’ un kardeşleri de / ihvanları da yalanlamıştı. Eyke halkı, Tubbağ topluluğu hepsi Elçileri / Resulleri yalanladılar ve vadedilen gerçekleşti. İlkinde / evvel yaratışta aciz miydi ki / beceriksiz miydi ki onlar yenisinin tekrar yaratılabilmesine bile isteye şüphe ile yaklaşıyorlar.

    Ayet detayı — Kâf suresi, 15. ayet

Şah damarından yakınlık, iki melek ve ölüm sarhoşluğu 16–19

  1. Kâf suresi, 16. ayet — tek başına aç

    Kâf suresi, 16. ayet. وَلَقَدْ خَلَقْنَا ٱلْإِنسَٰنَ وَنَعْلَمُ مَا تُوَسْوِسُ بِهِۦ نَفْسُهُۥ وَنَحْنُ أَقْرَبُ إِلَيْهِ مِنْ حَبْلِ ٱلْوَرِيدِ

    veleḳad ḫalaḳne-l'insâne vena`lemü mâ tüvesvisü bihî nefsüh. venaḥnü aḳrabü ileyhi min ḥabli-lverîd.

    Mehmet Alagaş

    (16-20) Kesin şu ki insanı biz yarattık ve kendisinin / nefsinin ona verdiği vesveseleri de biliyoruz. Biz ona şah damarından daha yakınız. (Hablul verid, vird varmak demek) Sağında ve solunda oturan ikili , ne işliyorsa onu kaydediyorlar. (Kirâmen Kâtibin) Söz olarak ne söyler ise / ne laf atarsa mutlaka yanı başında hazır bir gözlemci yi bulur. Artık ölüm sarhoşluğu gerçekleşmek üzere gelmiştir, bu ondan kaçmış olduğun şeydir. Sur' a üfürülür. Bu da vadedilen o gündür.

    Ayet detayı — Kâf suresi, 16. ayet

  2. Kâf suresi, 17. ayet — tek başına aç

    Kâf suresi, 17. ayet. إِذْ يَتَلَقَّى ٱلْمُتَلَقِّيَانِ عَنِ ٱلْيَمِينِ وَعَنِ ٱلشِّمَالِ قَعِيدٌ

    iẕ yeteleḳḳe-lmüteleḳḳiyâni `ani-lyemîni ve`ani-şşimâli ḳa`îd.

    Mehmet Alagaş

    (16-20) Kesin şu ki insanı biz yarattık ve kendisinin / nefsinin ona verdiği vesveseleri de biliyoruz. Biz ona şah damarından daha yakınız. (Hablul verid, vird varmak demek) Sağında ve solunda oturan ikili , ne işliyorsa onu kaydediyorlar. (Kirâmen Kâtibin) Söz olarak ne söyler ise / ne laf atarsa mutlaka yanı başında hazır bir gözlemci yi bulur. Artık ölüm sarhoşluğu gerçekleşmek üzere gelmiştir, bu ondan kaçmış olduğun şeydir. Sur' a üfürülür. Bu da vadedilen o gündür.

    Ayet detayı — Kâf suresi, 17. ayet

  3. Kâf suresi, 18. ayet — tek başına aç

    Kâf suresi, 18. ayet. مَّا يَلْفِظُ مِن قَوْلٍ إِلَّا لَدَيْهِ رَقِيبٌ عَتِيدٌ

    mâ yelfiżu min ḳavlin illâ ledeyhi raḳîbün `atîd.

    Mehmet Alagaş

    (16-20) Kesin şu ki insanı biz yarattık ve kendisinin / nefsinin ona verdiği vesveseleri de biliyoruz. Biz ona şah damarından daha yakınız. (Hablul verid, vird varmak demek) Sağında ve solunda oturan ikili , ne işliyorsa onu kaydediyorlar. (Kirâmen Kâtibin) Söz olarak ne söyler ise / ne laf atarsa mutlaka yanı başında hazır bir gözlemci yi bulur. Artık ölüm sarhoşluğu gerçekleşmek üzere gelmiştir, bu ondan kaçmış olduğun şeydir. Sur' a üfürülür. Bu da vadedilen o gündür.

    Ayet detayı — Kâf suresi, 18. ayet

  4. Kâf suresi, 19. ayet — tek başına aç

    Kâf suresi, 19. ayet. وَجَآءَتْ سَكْرَةُ ٱلْمَوْتِ بِٱلْحَقِّ ذَٰلِكَ مَا كُنتَ مِنْهُ تَحِيدُ

    vecâet sekratü-lmevt bilḥaḳḳ. ẕâlike mâ künte minhü teḥîd.

    Mehmet Alagaş

    (16-20) Kesin şu ki insanı biz yarattık ve kendisinin / nefsinin ona verdiği vesveseleri de biliyoruz. Biz ona şah damarından daha yakınız. (Hablul verid, vird varmak demek) Sağında ve solunda oturan ikili , ne işliyorsa onu kaydediyorlar. (Kirâmen Kâtibin) Söz olarak ne söyler ise / ne laf atarsa mutlaka yanı başında hazır bir gözlemci yi bulur. Artık ölüm sarhoşluğu gerçekleşmek üzere gelmiştir, bu ondan kaçmış olduğun şeydir. Sur' a üfürülür. Bu da vadedilen o gündür.

    Ayet detayı — Kâf suresi, 19. ayet

Sûr, hesap ve cehennem 20–30

  1. Kâf suresi, 20. ayet — tek başına aç

    Kâf suresi, 20. ayet. وَنُفِخَ فِى ٱلصُّورِ ذَٰلِكَ يَوْمُ ٱلْوَعِيدِ

    venüfiḫa fi-ṣṣûr. ẕâlike yevmü-lve`îd.

    Mehmet Alagaş

    (16-20) Kesin şu ki insanı biz yarattık ve kendisinin / nefsinin ona verdiği vesveseleri de biliyoruz. Biz ona şah damarından daha yakınız. (Hablul verid, vird varmak demek) Sağında ve solunda oturan ikili , ne işliyorsa onu kaydediyorlar. (Kirâmen Kâtibin) Söz olarak ne söyler ise / ne laf atarsa mutlaka yanı başında hazır bir gözlemci yi bulur. Artık ölüm sarhoşluğu gerçekleşmek üzere gelmiştir, bu ondan kaçmış olduğun şeydir. Sur' a üfürülür. Bu da vadedilen o gündür.

    Ayet detayı — Kâf suresi, 20. ayet

  2. Kâf suresi, 21. ayet — tek başına aç

    Kâf suresi, 21. ayet. وَجَآءَتْ كُلُّ نَفْسٍ مَّعَهَا سَآئِقٌ وَشَهِيدٌ

    vecâet küllü nefsim me`ahâ sâiḳuv veşehîd.

    Mehmet Alagaş

    (21-29) Her nefis beraberinde bir sürücü ile / sevk görevlisi ile ve bir de şahitle gelmiştir. (Kişiyi iletmekle görevli toplam iki görevli) Kesin olan şu ki sen bundan boş vermiş haldeydin / gafil idin. Şimdi sendeki perdeyi kaldırdık / açtık. Basiretin / görmen daha keskin. (Hz. Ali der ki insan bir tür uykudadır ölünce uyanır) Güdümüne girdiği yakın arkadaşı d er ki yanımda ki hazır. Her ikisini de inatçı her kafiri atın cehenneme denilir. Hayra engel olanı / hayrı önleyeni, haddi aşmış şüphe içinde olan ı, Öyle ki Allah ’tan başka ilahlar yaptı , Onu azabın şiddetlisine atın denilir. Yakın arkadaşı d er ki ; Rabbimiz, onu ben azdırmadım ve lakin o uzun uzadıya bir sapıklıkta idi / derin bir sapıklıkta idi. Der ki yanımda kavga etmeyin / hasımlaşmayın vadettiğim şeyleri size evvelden sunmuştum. Yanımda verilen söz, sözdür değiştirilmez / mübadele yoktur. Ben de kullarıma zaten zulmetmem.

    Ayet detayı — Kâf suresi, 21. ayet

  3. Kâf suresi, 22. ayet — tek başına aç

    Kâf suresi, 22. ayet. لَّقَدْ كُنتَ فِى غَفْلَةٍ مِّنْ هَٰذَا فَكَشَفْنَا عَنكَ غِطَآءَكَ فَبَصَرُكَ ٱلْيَوْمَ حَدِيدٌ

    leḳad künte fî gafletim min hâẕâ fekeşefnâ `anke giṭâeke febeṣaruke-lyevme ḥadîd.

    Mehmet Alagaş

    (21-29) Her nefis beraberinde bir sürücü ile / sevk görevlisi ile ve bir de şahitle gelmiştir. (Kişiyi iletmekle görevli toplam iki görevli) Kesin olan şu ki sen bundan boş vermiş haldeydin / gafil idin. Şimdi sendeki perdeyi kaldırdık / açtık. Basiretin / görmen daha keskin. (Hz. Ali der ki insan bir tür uykudadır ölünce uyanır) Güdümüne girdiği yakın arkadaşı d er ki yanımda ki hazır. Her ikisini de inatçı her kafiri atın cehenneme denilir. Hayra engel olanı / hayrı önleyeni, haddi aşmış şüphe içinde olan ı, Öyle ki Allah ’tan başka ilahlar yaptı , Onu azabın şiddetlisine atın denilir. Yakın arkadaşı d er ki ; Rabbimiz, onu ben azdırmadım ve lakin o uzun uzadıya bir sapıklıkta idi / derin bir sapıklıkta idi. Der ki yanımda kavga etmeyin / hasımlaşmayın vadettiğim şeyleri size evvelden sunmuştum. Yanımda verilen söz, sözdür değiştirilmez / mübadele yoktur. Ben de kullarıma zaten zulmetmem.

    Ayet detayı — Kâf suresi, 22. ayet

  4. Kâf suresi, 23. ayet — tek başına aç

    Kâf suresi, 23. ayet. وَقَالَ قَرِينُهُۥ هَٰذَا مَا لَدَىَّ عَتِيدٌ

    veḳâle ḳarînühû hâẕâ mâ ledeyye `atîd.

    Mehmet Alagaş

    (21-29) Her nefis beraberinde bir sürücü ile / sevk görevlisi ile ve bir de şahitle gelmiştir. (Kişiyi iletmekle görevli toplam iki görevli) Kesin olan şu ki sen bundan boş vermiş haldeydin / gafil idin. Şimdi sendeki perdeyi kaldırdık / açtık. Basiretin / görmen daha keskin. (Hz. Ali der ki insan bir tür uykudadır ölünce uyanır) Güdümüne girdiği yakın arkadaşı d er ki yanımda ki hazır. Her ikisini de inatçı her kafiri atın cehenneme denilir. Hayra engel olanı / hayrı önleyeni, haddi aşmış şüphe içinde olan ı, Öyle ki Allah ’tan başka ilahlar yaptı , Onu azabın şiddetlisine atın denilir. Yakın arkadaşı d er ki ; Rabbimiz, onu ben azdırmadım ve lakin o uzun uzadıya bir sapıklıkta idi / derin bir sapıklıkta idi. Der ki yanımda kavga etmeyin / hasımlaşmayın vadettiğim şeyleri size evvelden sunmuştum. Yanımda verilen söz, sözdür değiştirilmez / mübadele yoktur. Ben de kullarıma zaten zulmetmem.

    Ayet detayı — Kâf suresi, 23. ayet

  5. Kâf suresi, 24. ayet — tek başına aç

    Kâf suresi, 24. ayet. أَلْقِيَا فِى جَهَنَّمَ كُلَّ كَفَّارٍ عَنِيدٍ

    elḳiyâ fî cehenneme külle keffârin `anîd.

    Mehmet Alagaş

    (21-29) Her nefis beraberinde bir sürücü ile / sevk görevlisi ile ve bir de şahitle gelmiştir. (Kişiyi iletmekle görevli toplam iki görevli) Kesin olan şu ki sen bundan boş vermiş haldeydin / gafil idin. Şimdi sendeki perdeyi kaldırdık / açtık. Basiretin / görmen daha keskin. (Hz. Ali der ki insan bir tür uykudadır ölünce uyanır) Güdümüne girdiği yakın arkadaşı d er ki yanımda ki hazır. Her ikisini de inatçı her kafiri atın cehenneme denilir. Hayra engel olanı / hayrı önleyeni, haddi aşmış şüphe içinde olan ı, Öyle ki Allah ’tan başka ilahlar yaptı , Onu azabın şiddetlisine atın denilir. Yakın arkadaşı d er ki ; Rabbimiz, onu ben azdırmadım ve lakin o uzun uzadıya bir sapıklıkta idi / derin bir sapıklıkta idi. Der ki yanımda kavga etmeyin / hasımlaşmayın vadettiğim şeyleri size evvelden sunmuştum. Yanımda verilen söz, sözdür değiştirilmez / mübadele yoktur. Ben de kullarıma zaten zulmetmem.

    Ayet detayı — Kâf suresi, 24. ayet

  6. Kâf suresi, 25. ayet — tek başına aç

    Kâf suresi, 25. ayet. مَّنَّاعٍ لِّلْخَيْرِ مُعْتَدٍ مُّرِيبٍ

    mennâ`il lilḫayri mü`tedim mürîbün.

    Mehmet Alagaş

    (21-29) Her nefis beraberinde bir sürücü ile / sevk görevlisi ile ve bir de şahitle gelmiştir. (Kişiyi iletmekle görevli toplam iki görevli) Kesin olan şu ki sen bundan boş vermiş haldeydin / gafil idin. Şimdi sendeki perdeyi kaldırdık / açtık. Basiretin / görmen daha keskin. (Hz. Ali der ki insan bir tür uykudadır ölünce uyanır) Güdümüne girdiği yakın arkadaşı d er ki yanımda ki hazır. Her ikisini de inatçı her kafiri atın cehenneme denilir. Hayra engel olanı / hayrı önleyeni, haddi aşmış şüphe içinde olan ı, Öyle ki Allah ’tan başka ilahlar yaptı , Onu azabın şiddetlisine atın denilir. Yakın arkadaşı d er ki ; Rabbimiz, onu ben azdırmadım ve lakin o uzun uzadıya bir sapıklıkta idi / derin bir sapıklıkta idi. Der ki yanımda kavga etmeyin / hasımlaşmayın vadettiğim şeyleri size evvelden sunmuştum. Yanımda verilen söz, sözdür değiştirilmez / mübadele yoktur. Ben de kullarıma zaten zulmetmem.

    Ayet detayı — Kâf suresi, 25. ayet

  7. Kâf suresi, 26. ayet — tek başına aç

    Kâf suresi, 26. ayet. ٱلَّذِى جَعَلَ مَعَ ٱللَّهِ إِلَٰهًا ءَاخَرَ فَأَلْقِيَاهُ فِى ٱلْعَذَابِ ٱلشَّدِيدِ

    elleẕî ce`ale me`a-llâhi ilâhen âḫara feelḳiyâhü fi-l`aẕâbi-şşedîd.

    Mehmet Alagaş

    (21-29) Her nefis beraberinde bir sürücü ile / sevk görevlisi ile ve bir de şahitle gelmiştir. (Kişiyi iletmekle görevli toplam iki görevli) Kesin olan şu ki sen bundan boş vermiş haldeydin / gafil idin. Şimdi sendeki perdeyi kaldırdık / açtık. Basiretin / görmen daha keskin. (Hz. Ali der ki insan bir tür uykudadır ölünce uyanır) Güdümüne girdiği yakın arkadaşı d er ki yanımda ki hazır. Her ikisini de inatçı her kafiri atın cehenneme denilir. Hayra engel olanı / hayrı önleyeni, haddi aşmış şüphe içinde olan ı, Öyle ki Allah ’tan başka ilahlar yaptı , Onu azabın şiddetlisine atın denilir. Yakın arkadaşı d er ki ; Rabbimiz, onu ben azdırmadım ve lakin o uzun uzadıya bir sapıklıkta idi / derin bir sapıklıkta idi. Der ki yanımda kavga etmeyin / hasımlaşmayın vadettiğim şeyleri size evvelden sunmuştum. Yanımda verilen söz, sözdür değiştirilmez / mübadele yoktur. Ben de kullarıma zaten zulmetmem.

    Ayet detayı — Kâf suresi, 26. ayet

  8. Kâf suresi, 27. ayet — tek başına aç

    Kâf suresi, 27. ayet. قَالَ قَرِينُهُۥ رَبَّنَا مَآ أَطْغَيْتُهُۥ وَلَٰكِن كَانَ فِى ضَلَٰلٍۭ بَعِيدٍ

    ḳâle ḳarînühû rabbenâ mâ aṭgaytühû velâkin kâne fî ḍalâlim be`îd.

    Mehmet Alagaş

    (21-29) Her nefis beraberinde bir sürücü ile / sevk görevlisi ile ve bir de şahitle gelmiştir. (Kişiyi iletmekle görevli toplam iki görevli) Kesin olan şu ki sen bundan boş vermiş haldeydin / gafil idin. Şimdi sendeki perdeyi kaldırdık / açtık. Basiretin / görmen daha keskin. (Hz. Ali der ki insan bir tür uykudadır ölünce uyanır) Güdümüne girdiği yakın arkadaşı d er ki yanımda ki hazır. Her ikisini de inatçı her kafiri atın cehenneme denilir. Hayra engel olanı / hayrı önleyeni, haddi aşmış şüphe içinde olan ı, Öyle ki Allah ’tan başka ilahlar yaptı , Onu azabın şiddetlisine atın denilir. Yakın arkadaşı d er ki ; Rabbimiz, onu ben azdırmadım ve lakin o uzun uzadıya bir sapıklıkta idi / derin bir sapıklıkta idi. Der ki yanımda kavga etmeyin / hasımlaşmayın vadettiğim şeyleri size evvelden sunmuştum. Yanımda verilen söz, sözdür değiştirilmez / mübadele yoktur. Ben de kullarıma zaten zulmetmem.

    Ayet detayı — Kâf suresi, 27. ayet

  9. Kâf suresi, 28. ayet — tek başına aç

    Kâf suresi, 28. ayet. قَالَ لَا تَخْتَصِمُوا۟ لَدَىَّ وَقَدْ قَدَّمْتُ إِلَيْكُم بِٱلْوَعِيدِ

    ḳâle lâ taḫteṣimû ledeyye veḳad ḳaddemtü ileyküm bilve`îd.

    Mehmet Alagaş

    (21-29) Her nefis beraberinde bir sürücü ile / sevk görevlisi ile ve bir de şahitle gelmiştir. (Kişiyi iletmekle görevli toplam iki görevli) Kesin olan şu ki sen bundan boş vermiş haldeydin / gafil idin. Şimdi sendeki perdeyi kaldırdık / açtık. Basiretin / görmen daha keskin. (Hz. Ali der ki insan bir tür uykudadır ölünce uyanır) Güdümüne girdiği yakın arkadaşı d er ki yanımda ki hazır. Her ikisini de inatçı her kafiri atın cehenneme denilir. Hayra engel olanı / hayrı önleyeni, haddi aşmış şüphe içinde olan ı, Öyle ki Allah ’tan başka ilahlar yaptı , Onu azabın şiddetlisine atın denilir. Yakın arkadaşı d er ki ; Rabbimiz, onu ben azdırmadım ve lakin o uzun uzadıya bir sapıklıkta idi / derin bir sapıklıkta idi. Der ki yanımda kavga etmeyin / hasımlaşmayın vadettiğim şeyleri size evvelden sunmuştum. Yanımda verilen söz, sözdür değiştirilmez / mübadele yoktur. Ben de kullarıma zaten zulmetmem.

    Ayet detayı — Kâf suresi, 28. ayet

  10. Kâf suresi, 29. ayet — tek başına aç

    Kâf suresi, 29. ayet. مَا يُبَدَّلُ ٱلْقَوْلُ لَدَىَّ وَمَآ أَنَا۠ بِظَلَّٰمٍ لِّلْعَبِيدِ

    mâ yübeddelü-lḳavlü ledeyye vemâ ene biżallâmil lil`abîd.

    Mehmet Alagaş

    (21-29) Her nefis beraberinde bir sürücü ile / sevk görevlisi ile ve bir de şahitle gelmiştir. (Kişiyi iletmekle görevli toplam iki görevli) Kesin olan şu ki sen bundan boş vermiş haldeydin / gafil idin. Şimdi sendeki perdeyi kaldırdık / açtık. Basiretin / görmen daha keskin. (Hz. Ali der ki insan bir tür uykudadır ölünce uyanır) Güdümüne girdiği yakın arkadaşı d er ki yanımda ki hazır. Her ikisini de inatçı her kafiri atın cehenneme denilir. Hayra engel olanı / hayrı önleyeni, haddi aşmış şüphe içinde olan ı, Öyle ki Allah ’tan başka ilahlar yaptı , Onu azabın şiddetlisine atın denilir. Yakın arkadaşı d er ki ; Rabbimiz, onu ben azdırmadım ve lakin o uzun uzadıya bir sapıklıkta idi / derin bir sapıklıkta idi. Der ki yanımda kavga etmeyin / hasımlaşmayın vadettiğim şeyleri size evvelden sunmuştum. Yanımda verilen söz, sözdür değiştirilmez / mübadele yoktur. Ben de kullarıma zaten zulmetmem.

    Ayet detayı — Kâf suresi, 29. ayet

  11. Kâf suresi, 30. ayet — tek başına aç

    Kâf suresi, 30. ayet. يَوْمَ نَقُولُ لِجَهَنَّمَ هَلِ ٱمْتَلَأْتِ وَتَقُولُ هَلْ مِن مَّزِيدٍ

    yevme neḳûlü licehenneme heli-mtele'ti veteḳûlü hel mim mezîd.

    Mehmet Alagaş

    (30-35) O gün cehenneme denir ki doldun mu? Der ki ilavesi / ziyadesi / daha fazlası var mı? Muttakilere sakınanlara uzak olmadıkları cennet yaklaştırılır. Bu, tüm tövbesini muhafaza edenlere vaad ettiğimizdir. Gaybta olan Allah’tan tedirgin olanlara ve yönelmiş bir kalp ile gelenleredir. Selam ile / selametle girin. Ebedilik günü bu gündür. Neyi uygun görüyorsanız sizindir. Yanımızda ziyadesi /daha fazlası da vardır.

    Ayet detayı — Kâf suresi, 30. ayet

Cennet ve altı günde yaratılış 31–38

  1. Kâf suresi, 31. ayet — tek başına aç

    Kâf suresi, 31. ayet. وَأُزْلِفَتِ ٱلْجَنَّةُ لِلْمُتَّقِينَ غَيْرَ بَعِيدٍ

    veüzlifeti-lcennetü lilmütteḳîne gayra be`îd.

    Mehmet Alagaş

    (30-35) O gün cehenneme denir ki doldun mu? Der ki ilavesi / ziyadesi / daha fazlası var mı? Muttakilere sakınanlara uzak olmadıkları cennet yaklaştırılır. Bu, tüm tövbesini muhafaza edenlere vaad ettiğimizdir. Gaybta olan Allah’tan tedirgin olanlara ve yönelmiş bir kalp ile gelenleredir. Selam ile / selametle girin. Ebedilik günü bu gündür. Neyi uygun görüyorsanız sizindir. Yanımızda ziyadesi /daha fazlası da vardır.

    Ayet detayı — Kâf suresi, 31. ayet

  2. Kâf suresi, 32. ayet — tek başına aç

    Kâf suresi, 32. ayet. هَٰذَا مَا تُوعَدُونَ لِكُلِّ أَوَّابٍ حَفِيظٍ

    hâẕâ mâ tû`adûne likülli evvâbin ḥafîż.

    Mehmet Alagaş

    (30-35) O gün cehenneme denir ki doldun mu? Der ki ilavesi / ziyadesi / daha fazlası var mı? Muttakilere sakınanlara uzak olmadıkları cennet yaklaştırılır. Bu, tüm tövbesini muhafaza edenlere vaad ettiğimizdir. Gaybta olan Allah’tan tedirgin olanlara ve yönelmiş bir kalp ile gelenleredir. Selam ile / selametle girin. Ebedilik günü bu gündür. Neyi uygun görüyorsanız sizindir. Yanımızda ziyadesi /daha fazlası da vardır.

    Ayet detayı — Kâf suresi, 32. ayet

  3. Kâf suresi, 33. ayet — tek başına aç

    Kâf suresi, 33. ayet. مَّنْ خَشِىَ ٱلرَّحْمَٰنَ بِٱلْغَيْبِ وَجَآءَ بِقَلْبٍ مُّنِيبٍ

    men ḫaşiye-rraḥmâne bilgaybi vecâe biḳalbim münîb.

    Mehmet Alagaş

    (30-35) O gün cehenneme denir ki doldun mu? Der ki ilavesi / ziyadesi / daha fazlası var mı? Muttakilere sakınanlara uzak olmadıkları cennet yaklaştırılır. Bu, tüm tövbesini muhafaza edenlere vaad ettiğimizdir. Gaybta olan Allah’tan tedirgin olanlara ve yönelmiş bir kalp ile gelenleredir. Selam ile / selametle girin. Ebedilik günü bu gündür. Neyi uygun görüyorsanız sizindir. Yanımızda ziyadesi /daha fazlası da vardır.

    Ayet detayı — Kâf suresi, 33. ayet

  4. Kâf suresi, 34. ayet — tek başına aç

    Kâf suresi, 34. ayet. ٱدْخُلُوهَا بِسَلَٰمٍ ذَٰلِكَ يَوْمُ ٱلْخُلُودِ

    üdḫulûhâ biselâm. ẕâlike yevmü-lḫulûd.

    Mehmet Alagaş

    (30-35) O gün cehenneme denir ki doldun mu? Der ki ilavesi / ziyadesi / daha fazlası var mı? Muttakilere sakınanlara uzak olmadıkları cennet yaklaştırılır. Bu, tüm tövbesini muhafaza edenlere vaad ettiğimizdir. Gaybta olan Allah’tan tedirgin olanlara ve yönelmiş bir kalp ile gelenleredir. Selam ile / selametle girin. Ebedilik günü bu gündür. Neyi uygun görüyorsanız sizindir. Yanımızda ziyadesi /daha fazlası da vardır.

    Ayet detayı — Kâf suresi, 34. ayet

  5. Kâf suresi, 35. ayet — tek başına aç

    Kâf suresi, 35. ayet. لَهُم مَّا يَشَآءُونَ فِيهَا وَلَدَيْنَا مَزِيدٌ

    lehüm mâ yeşâûne fîhâ veledeynâ mezîd.

    Mehmet Alagaş

    (30-35) O gün cehenneme denir ki doldun mu? Der ki ilavesi / ziyadesi / daha fazlası var mı? Muttakilere sakınanlara uzak olmadıkları cennet yaklaştırılır. Bu, tüm tövbesini muhafaza edenlere vaad ettiğimizdir. Gaybta olan Allah’tan tedirgin olanlara ve yönelmiş bir kalp ile gelenleredir. Selam ile / selametle girin. Ebedilik günü bu gündür. Neyi uygun görüyorsanız sizindir. Yanımızda ziyadesi /daha fazlası da vardır.

    Ayet detayı — Kâf suresi, 35. ayet

  6. Kâf suresi, 36. ayet — tek başına aç

    Kâf suresi, 36. ayet. وَكَمْ أَهْلَكْنَا قَبْلَهُم مِّن قَرْنٍ هُمْ أَشَدُّ مِنْهُم بَطْشًا فَنَقَّبُوا۟ فِى ٱلْبِلَٰدِ هَلْ مِن مَّحِيصٍ

    vekem ehleknâ ḳablehüm min ḳarnin hüm eşeddü minhüm baṭşen feneḳḳabû fi-lbilâd. hel mim meḥîṣ.

    Mehmet Alagaş

    (36-45) Onlardan önce memleketlerden nicelerini helak ettik. Onlar tutuş / güç olarak onlardan daha şiddetli idiler. Beldelerde kaçılacak yer arardılar şimdi sığınacak yerleri var mı? Kesinlikle bunda kalbi olan biri için , şahit olduğuna kulak veren kişi için hatırlatma / zikir vardır. Kesin olan şu ki, semaları ve arzı ve her ikisi arasındakileri altı günde yarattık. Ve bize yorgunluk dokunmadı / temas etmedi. Ne diyorlarsa sen sabret, Rabbini hamd ederek, güneş doğmadan önce ve güneş batmadan önce (ikindi) ve de geceleyin, onu üstün tut, (suphanallah de) ardından da secdeler et. Yakın bir mekândan çağrıcının / dellalin çağırdığı gün sen de dinle. O gün gerçek bir ses / sayha işitilirler ve işte o gün çıkarılış günüdür. Muhakkak ki biz diriltir ve öldürürüz, geri dönüş te bizedir. O gün yarılan yerden süratle çıkarlar, bu bize göre kolay bir toplayış / bir araya getiriştir. Ne dediklerini çok iyi biliyoruz, sen onlara zorla kabul ettirici / Cabbar değilsin. Vadimden korkanlara Okunanla / Kuranla hatırlat / zikret.

    Ayet detayı — Kâf suresi, 36. ayet

  7. Kâf suresi, 37. ayet — tek başına aç

    Kâf suresi, 37. ayet. إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَذِكْرَىٰ لِمَن كَانَ لَهُۥ قَلْبٌ أَوْ أَلْقَى ٱلسَّمْعَ وَهُوَ شَهِيدٌ

    inne fî ẕâlike leẕikrâ limen kâne lehû ḳalbün ev elḳa-ssem`a vehüve şehîd.

    Mehmet Alagaş

    (36-45) Onlardan önce memleketlerden nicelerini helak ettik. Onlar tutuş / güç olarak onlardan daha şiddetli idiler. Beldelerde kaçılacak yer arardılar şimdi sığınacak yerleri var mı? Kesinlikle bunda kalbi olan biri için , şahit olduğuna kulak veren kişi için hatırlatma / zikir vardır. Kesin olan şu ki, semaları ve arzı ve her ikisi arasındakileri altı günde yarattık. Ve bize yorgunluk dokunmadı / temas etmedi. Ne diyorlarsa sen sabret, Rabbini hamd ederek, güneş doğmadan önce ve güneş batmadan önce (ikindi) ve de geceleyin, onu üstün tut, (suphanallah de) ardından da secdeler et. Yakın bir mekândan çağrıcının / dellalin çağırdığı gün sen de dinle. O gün gerçek bir ses / sayha işitilirler ve işte o gün çıkarılış günüdür. Muhakkak ki biz diriltir ve öldürürüz, geri dönüş te bizedir. O gün yarılan yerden süratle çıkarlar, bu bize göre kolay bir toplayış / bir araya getiriştir. Ne dediklerini çok iyi biliyoruz, sen onlara zorla kabul ettirici / Cabbar değilsin. Vadimden korkanlara Okunanla / Kuranla hatırlat / zikret.

    Ayet detayı — Kâf suresi, 37. ayet

  8. Kâf suresi, 38. ayet — tek başına aç

    Kâf suresi, 38. ayet. وَلَقَدْ خَلَقْنَا ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضَ وَمَا بَيْنَهُمَا فِى سِتَّةِ أَيَّامٍ وَمَا مَسَّنَا مِن لُّغُوبٍ

    veleḳad ḫalaḳne-ssemâvâti vel'arḍa vemâ beynehümâ fî sitteti eyyâm. vemâ messenâ mil lügûb.

    Mehmet Alagaş

    (36-45) Onlardan önce memleketlerden nicelerini helak ettik. Onlar tutuş / güç olarak onlardan daha şiddetli idiler. Beldelerde kaçılacak yer arardılar şimdi sığınacak yerleri var mı? Kesinlikle bunda kalbi olan biri için , şahit olduğuna kulak veren kişi için hatırlatma / zikir vardır. Kesin olan şu ki, semaları ve arzı ve her ikisi arasındakileri altı günde yarattık. Ve bize yorgunluk dokunmadı / temas etmedi. Ne diyorlarsa sen sabret, Rabbini hamd ederek, güneş doğmadan önce ve güneş batmadan önce (ikindi) ve de geceleyin, onu üstün tut, (suphanallah de) ardından da secdeler et. Yakın bir mekândan çağrıcının / dellalin çağırdığı gün sen de dinle. O gün gerçek bir ses / sayha işitilirler ve işte o gün çıkarılış günüdür. Muhakkak ki biz diriltir ve öldürürüz, geri dönüş te bizedir. O gün yarılan yerden süratle çıkarlar, bu bize göre kolay bir toplayış / bir araya getiriştir. Ne dediklerini çok iyi biliyoruz, sen onlara zorla kabul ettirici / Cabbar değilsin. Vadimden korkanlara Okunanla / Kuranla hatırlat / zikret.

    Ayet detayı — Kâf suresi, 38. ayet

Sabret, tespih et; çağırıcının sesi 39–45

  1. Kâf suresi, 39. ayet — tek başına aç

    Kâf suresi, 39. ayet. فَٱصْبِرْ عَلَىٰ مَا يَقُولُونَ وَسَبِّحْ بِحَمْدِ رَبِّكَ قَبْلَ طُلُوعِ ٱلشَّمْسِ وَقَبْلَ ٱلْغُرُوبِ

    faṣbir `alâ mâ yeḳûlûne vesebbiḥ biḥamdi rabbike ḳable ṭulû`i-şşemsi veḳable-lgurûb.

    Mehmet Alagaş

    (36-45) Onlardan önce memleketlerden nicelerini helak ettik. Onlar tutuş / güç olarak onlardan daha şiddetli idiler. Beldelerde kaçılacak yer arardılar şimdi sığınacak yerleri var mı? Kesinlikle bunda kalbi olan biri için , şahit olduğuna kulak veren kişi için hatırlatma / zikir vardır. Kesin olan şu ki, semaları ve arzı ve her ikisi arasındakileri altı günde yarattık. Ve bize yorgunluk dokunmadı / temas etmedi. Ne diyorlarsa sen sabret, Rabbini hamd ederek, güneş doğmadan önce ve güneş batmadan önce (ikindi) ve de geceleyin, onu üstün tut, (suphanallah de) ardından da secdeler et. Yakın bir mekândan çağrıcının / dellalin çağırdığı gün sen de dinle. O gün gerçek bir ses / sayha işitilirler ve işte o gün çıkarılış günüdür. Muhakkak ki biz diriltir ve öldürürüz, geri dönüş te bizedir. O gün yarılan yerden süratle çıkarlar, bu bize göre kolay bir toplayış / bir araya getiriştir. Ne dediklerini çok iyi biliyoruz, sen onlara zorla kabul ettirici / Cabbar değilsin. Vadimden korkanlara Okunanla / Kuranla hatırlat / zikret.

    Ayet detayı — Kâf suresi, 39. ayet

  2. Kâf suresi, 40. ayet — tek başına aç

    Kâf suresi, 40. ayet. وَمِنَ ٱلَّيْلِ فَسَبِّحْهُ وَأَدْبَٰرَ ٱلسُّجُودِ

    vemine-lleyli fesebbiḥhü veedbâra-ssücûd.

    Mehmet Alagaş

    (36-45) Onlardan önce memleketlerden nicelerini helak ettik. Onlar tutuş / güç olarak onlardan daha şiddetli idiler. Beldelerde kaçılacak yer arardılar şimdi sığınacak yerleri var mı? Kesinlikle bunda kalbi olan biri için , şahit olduğuna kulak veren kişi için hatırlatma / zikir vardır. Kesin olan şu ki, semaları ve arzı ve her ikisi arasındakileri altı günde yarattık. Ve bize yorgunluk dokunmadı / temas etmedi. Ne diyorlarsa sen sabret, Rabbini hamd ederek, güneş doğmadan önce ve güneş batmadan önce (ikindi) ve de geceleyin, onu üstün tut, (suphanallah de) ardından da secdeler et. Yakın bir mekândan çağrıcının / dellalin çağırdığı gün sen de dinle. O gün gerçek bir ses / sayha işitilirler ve işte o gün çıkarılış günüdür. Muhakkak ki biz diriltir ve öldürürüz, geri dönüş te bizedir. O gün yarılan yerden süratle çıkarlar, bu bize göre kolay bir toplayış / bir araya getiriştir. Ne dediklerini çok iyi biliyoruz, sen onlara zorla kabul ettirici / Cabbar değilsin. Vadimden korkanlara Okunanla / Kuranla hatırlat / zikret.

    Ayet detayı — Kâf suresi, 40. ayet

  3. Kâf suresi, 41. ayet — tek başına aç

    Kâf suresi, 41. ayet. وَٱسْتَمِعْ يَوْمَ يُنَادِ ٱلْمُنَادِ مِن مَّكَانٍ قَرِيبٍ

    vestemi` yevme yünâdi-lmünâdi mim mekânin ḳarîb.

    Mehmet Alagaş

    (36-45) Onlardan önce memleketlerden nicelerini helak ettik. Onlar tutuş / güç olarak onlardan daha şiddetli idiler. Beldelerde kaçılacak yer arardılar şimdi sığınacak yerleri var mı? Kesinlikle bunda kalbi olan biri için , şahit olduğuna kulak veren kişi için hatırlatma / zikir vardır. Kesin olan şu ki, semaları ve arzı ve her ikisi arasındakileri altı günde yarattık. Ve bize yorgunluk dokunmadı / temas etmedi. Ne diyorlarsa sen sabret, Rabbini hamd ederek, güneş doğmadan önce ve güneş batmadan önce (ikindi) ve de geceleyin, onu üstün tut, (suphanallah de) ardından da secdeler et. Yakın bir mekândan çağrıcının / dellalin çağırdığı gün sen de dinle. O gün gerçek bir ses / sayha işitilirler ve işte o gün çıkarılış günüdür. Muhakkak ki biz diriltir ve öldürürüz, geri dönüş te bizedir. O gün yarılan yerden süratle çıkarlar, bu bize göre kolay bir toplayış / bir araya getiriştir. Ne dediklerini çok iyi biliyoruz, sen onlara zorla kabul ettirici / Cabbar değilsin. Vadimden korkanlara Okunanla / Kuranla hatırlat / zikret.

    Ayet detayı — Kâf suresi, 41. ayet

  4. Kâf suresi, 42. ayet — tek başına aç

    Kâf suresi, 42. ayet. يَوْمَ يَسْمَعُونَ ٱلصَّيْحَةَ بِٱلْحَقِّ ذَٰلِكَ يَوْمُ ٱلْخُرُوجِ

    yevme yesme`ûne-ṣṣayḥate bilḥaḳḳ. ẕâlike yevmü-lḫurûc.

    Mehmet Alagaş

    (36-45) Onlardan önce memleketlerden nicelerini helak ettik. Onlar tutuş / güç olarak onlardan daha şiddetli idiler. Beldelerde kaçılacak yer arardılar şimdi sığınacak yerleri var mı? Kesinlikle bunda kalbi olan biri için , şahit olduğuna kulak veren kişi için hatırlatma / zikir vardır. Kesin olan şu ki, semaları ve arzı ve her ikisi arasındakileri altı günde yarattık. Ve bize yorgunluk dokunmadı / temas etmedi. Ne diyorlarsa sen sabret, Rabbini hamd ederek, güneş doğmadan önce ve güneş batmadan önce (ikindi) ve de geceleyin, onu üstün tut, (suphanallah de) ardından da secdeler et. Yakın bir mekândan çağrıcının / dellalin çağırdığı gün sen de dinle. O gün gerçek bir ses / sayha işitilirler ve işte o gün çıkarılış günüdür. Muhakkak ki biz diriltir ve öldürürüz, geri dönüş te bizedir. O gün yarılan yerden süratle çıkarlar, bu bize göre kolay bir toplayış / bir araya getiriştir. Ne dediklerini çok iyi biliyoruz, sen onlara zorla kabul ettirici / Cabbar değilsin. Vadimden korkanlara Okunanla / Kuranla hatırlat / zikret.

    Ayet detayı — Kâf suresi, 42. ayet

  5. Kâf suresi, 43. ayet — tek başına aç

    Kâf suresi, 43. ayet. إِنَّا نَحْنُ نُحْىِۦ وَنُمِيتُ وَإِلَيْنَا ٱلْمَصِيرُ

    innâ naḥnü nuḥyî venümîtü veileyne-lmeṣîr.

    Mehmet Alagaş

    (36-45) Onlardan önce memleketlerden nicelerini helak ettik. Onlar tutuş / güç olarak onlardan daha şiddetli idiler. Beldelerde kaçılacak yer arardılar şimdi sığınacak yerleri var mı? Kesinlikle bunda kalbi olan biri için , şahit olduğuna kulak veren kişi için hatırlatma / zikir vardır. Kesin olan şu ki, semaları ve arzı ve her ikisi arasındakileri altı günde yarattık. Ve bize yorgunluk dokunmadı / temas etmedi. Ne diyorlarsa sen sabret, Rabbini hamd ederek, güneş doğmadan önce ve güneş batmadan önce (ikindi) ve de geceleyin, onu üstün tut, (suphanallah de) ardından da secdeler et. Yakın bir mekândan çağrıcının / dellalin çağırdığı gün sen de dinle. O gün gerçek bir ses / sayha işitilirler ve işte o gün çıkarılış günüdür. Muhakkak ki biz diriltir ve öldürürüz, geri dönüş te bizedir. O gün yarılan yerden süratle çıkarlar, bu bize göre kolay bir toplayış / bir araya getiriştir. Ne dediklerini çok iyi biliyoruz, sen onlara zorla kabul ettirici / Cabbar değilsin. Vadimden korkanlara Okunanla / Kuranla hatırlat / zikret.

    Ayet detayı — Kâf suresi, 43. ayet

  6. Kâf suresi, 44. ayet — tek başına aç

    Kâf suresi, 44. ayet. يَوْمَ تَشَقَّقُ ٱلْأَرْضُ عَنْهُمْ سِرَاعًا ذَٰلِكَ حَشْرٌ عَلَيْنَا يَسِيرٌ

    yevme teşeḳḳaḳu-l'arḍu `anhüm sirâ`â. ẕâlike ḥaşrun `aleynâ yesîr.

    Mehmet Alagaş

    (36-45) Onlardan önce memleketlerden nicelerini helak ettik. Onlar tutuş / güç olarak onlardan daha şiddetli idiler. Beldelerde kaçılacak yer arardılar şimdi sığınacak yerleri var mı? Kesinlikle bunda kalbi olan biri için , şahit olduğuna kulak veren kişi için hatırlatma / zikir vardır. Kesin olan şu ki, semaları ve arzı ve her ikisi arasındakileri altı günde yarattık. Ve bize yorgunluk dokunmadı / temas etmedi. Ne diyorlarsa sen sabret, Rabbini hamd ederek, güneş doğmadan önce ve güneş batmadan önce (ikindi) ve de geceleyin, onu üstün tut, (suphanallah de) ardından da secdeler et. Yakın bir mekândan çağrıcının / dellalin çağırdığı gün sen de dinle. O gün gerçek bir ses / sayha işitilirler ve işte o gün çıkarılış günüdür. Muhakkak ki biz diriltir ve öldürürüz, geri dönüş te bizedir. O gün yarılan yerden süratle çıkarlar, bu bize göre kolay bir toplayış / bir araya getiriştir. Ne dediklerini çok iyi biliyoruz, sen onlara zorla kabul ettirici / Cabbar değilsin. Vadimden korkanlara Okunanla / Kuranla hatırlat / zikret.

    Ayet detayı — Kâf suresi, 44. ayet

  7. Kâf suresi, 45. ayet — tek başına aç

    Kâf suresi, 45. ayet. نَّحْنُ أَعْلَمُ بِمَا يَقُولُونَ وَمَآ أَنتَ عَلَيْهِم بِجَبَّارٍ فَذَكِّرْ بِٱلْقُرْءَانِ مَن يَخَافُ وَعِيدِ

    naḥnü a`lemü bimâ yeḳûlûne vemâ ente `aleyhim bicebbârin feẕekkir bilḳur'âni mey yeḫâfü ve`îd.

    Mehmet Alagaş

    (36-45) Onlardan önce memleketlerden nicelerini helak ettik. Onlar tutuş / güç olarak onlardan daha şiddetli idiler. Beldelerde kaçılacak yer arardılar şimdi sığınacak yerleri var mı? Kesinlikle bunda kalbi olan biri için , şahit olduğuna kulak veren kişi için hatırlatma / zikir vardır. Kesin olan şu ki, semaları ve arzı ve her ikisi arasındakileri altı günde yarattık. Ve bize yorgunluk dokunmadı / temas etmedi. Ne diyorlarsa sen sabret, Rabbini hamd ederek, güneş doğmadan önce ve güneş batmadan önce (ikindi) ve de geceleyin, onu üstün tut, (suphanallah de) ardından da secdeler et. Yakın bir mekândan çağrıcının / dellalin çağırdığı gün sen de dinle. O gün gerçek bir ses / sayha işitilirler ve işte o gün çıkarılış günüdür. Muhakkak ki biz diriltir ve öldürürüz, geri dönüş te bizedir. O gün yarılan yerden süratle çıkarlar, bu bize göre kolay bir toplayış / bir araya getiriştir. Ne dediklerini çok iyi biliyoruz, sen onlara zorla kabul ettirici / Cabbar değilsin. Vadimden korkanlara Okunanla / Kuranla hatırlat / zikret.

    Ayet detayı — Kâf suresi, 45. ayet