50. sure

Kâf Suresi ق

Bu sureyi dinle — okunan kelime işaretlenir

Konu dizini 6 konu
  1. Dirilişe itiraz; gök, yer ve bitkilerdeki deliller 1–11 karşılaştır — Dirilişe itiraz; gök, yer ve bitkilerdeki deliller
  2. Helâk edilen kavimler ve ilk yaratmanın delili 12–15 karşılaştır — Helâk edilen kavimler ve ilk yaratmanın delili
  3. Şah damarından yakınlık, iki melek ve ölüm sarhoşluğu 16–19 karşılaştır — Şah damarından yakınlık, iki melek ve ölüm sarhoşluğu
  4. Sûr, hesap ve cehennem 20–30 karşılaştır — Sûr, hesap ve cehennem
  5. Cennet ve altı günde yaratılış 31–38 karşılaştır — Cennet ve altı günde yaratılış
  6. Sabret, tespih et; çağırıcının sesi 39–45 karşılaştır — Sabret, tespih et; çağırıcının sesi

Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır.

بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ

Dirilişe itiraz; gök, yer ve bitkilerdeki deliller 1–11

  1. Kâf suresi, 1. ayet — tek başına aç

    Kâf suresi, 1. ayet. قٓ وَٱلْقُرْءَانِ ٱلْمَجِيدِ

    ḳâf. velḳur'âni-lmecîd.

    Ayet detayı — Kâf suresi, 1. ayet

  2. Kâf suresi, 2. ayet — tek başına aç

    Kâf suresi, 2. ayet. بَلْ عَجِبُوٓا۟ أَن جَآءَهُم مُّنذِرٌ مِّنْهُمْ فَقَالَ ٱلْكَٰفِرُونَ هَٰذَا شَىْءٌ عَجِيبٌ

    bel `acibû en câehüm münẕirum minhüm feḳâle-lkâfirûne hâẕâ şey'ün `acîb.

    Edip Yüksel

    İçlerinden bir uyarıcının kendilerine gelmesini tuhaf karşıladılar! Kafirler, "Bu tuhaf bir şey" dediler,

    Ayet detayı — Kâf suresi, 2. ayet

  3. Kâf suresi, 3. ayet — tek başına aç

    Kâf suresi, 3. ayet. أَءِذَا مِتْنَا وَكُنَّا تُرَابًا ذَٰلِكَ رَجْعٌۢ بَعِيدٌ

    eiẕâ mitnâ vekünnâ türâbâ. ẕâlike rac`um be`îd.

    Edip Yüksel

    "Ölüp toprak olduktan sonra mı? Bu imkansız bir dönüştür."

    Ayet detayı — Kâf suresi, 3. ayet

  4. Kâf suresi, 4. ayet — tek başına aç

    Kâf suresi, 4. ayet. قَدْ عَلِمْنَا مَا تَنقُصُ ٱلْأَرْضُ مِنْهُمْ وَعِندَنَا كِتَٰبٌ حَفِيظٌۢ

    ḳad `alimnâ mâ tenḳuṣu-l'arḍu minhüm. ve`indenâ kitâbün ḥafîż.

    Edip Yüksel

    Yeryüzünün onlardan kimi alıp götürdüğünü bilmişizdir. Yanımızda koruyan bir kayıt vardır.

    Ayet detayı — Kâf suresi, 4. ayet

  5. Kâf suresi, 5. ayet — tek başına aç

    Kâf suresi, 5. ayet. بَلْ كَذَّبُوا۟ بِٱلْحَقِّ لَمَّا جَآءَهُمْ فَهُمْ فِىٓ أَمْرٍ مَّرِيجٍ

    bel keẕẕebû bilḥaḳḳi lemmâ câehüm fehüm fî emrim merîc.

    Edip Yüksel

    Oysa onlar gerçek kendilerine geldiği zaman onu yalanladılar; kararsızlık içindedirler.

    Ayet detayı — Kâf suresi, 5. ayet

  6. Kâf suresi, 6. ayet — tek başına aç

    Kâf suresi, 6. ayet. أَفَلَمْ يَنظُرُوٓا۟ إِلَى ٱلسَّمَآءِ فَوْقَهُمْ كَيْفَ بَنَيْنَٰهَا وَزَيَّنَّٰهَا وَمَا لَهَا مِن فُرُوجٍ

    efelem yenżurû ile-ssemâi fevḳahüm keyfe beneynâhâ vezeyyennâhâ vemâ lehâ min fürûc.

    Edip Yüksel

    Üstlerindeki göğe bakmadılar mı, onu hiçbir çatlağı olmadan nasıl yaptık ve onu nasıl süsledik?

    Ayet detayı — Kâf suresi, 6. ayet

  7. Kâf suresi, 7. ayet — tek başına aç

    Kâf suresi, 7. ayet. وَٱلْأَرْضَ مَدَدْنَٰهَا وَأَلْقَيْنَا فِيهَا رَوَٰسِىَ وَأَنۢبَتْنَا فِيهَا مِن كُلِّ زَوْجٍۭ بَهِيجٍ

    vel'arḍa medednâhâ veelḳaynâ fîhâ ravâsiye veembetnâ fîhâ min külli zevcim behîc.

    Edip Yüksel

    Yeri ise yaydık, içine dağlar yerleştirdik ve içinde her çeşit güzel bitkiler yetiştirdik.

    Ayet detayı — Kâf suresi, 7. ayet

  8. Kâf suresi, 8. ayet — tek başına aç

    Kâf suresi, 8. ayet. تَبْصِرَةً وَذِكْرَىٰ لِكُلِّ عَبْدٍ مُّنِيبٍ

    tebṣiratev veẕikrâ likülli `abdim münîb.

    Edip Yüksel

    Her yönelen kul için bu bir aydınlatma ve mesajdır.

    Ayet detayı — Kâf suresi, 8. ayet

  9. Kâf suresi, 9. ayet — tek başına aç

    Kâf suresi, 9. ayet. وَنَزَّلْنَا مِنَ ٱلسَّمَآءِ مَآءً مُّبَٰرَكًا فَأَنۢبَتْنَا بِهِۦ جَنَّٰتٍ وَحَبَّ ٱلْحَصِيدِ

    venezzelnâ mine-ssemâi mâem mübâraken feembetnâ bihî cennâtiv veḥabbe-lḥaṣîd.

    Edip Yüksel

    Ve gökten kutlu bir su indirerek onunla bahçeler ve biçilecek taneler bitirdik.

    Ayet detayı — Kâf suresi, 9. ayet

  10. Kâf suresi, 10. ayet — tek başına aç

    Kâf suresi, 10. ayet. وَٱلنَّخْلَ بَاسِقَٰتٍ لَّهَا طَلْعٌ نَّضِيدٌ

    vennaḫle bâsiḳâtil lehâ ṭal`un neḍîd.

    Edip Yüksel

    Küme küme tomurcuklara sahip yüksek hurma ağaçları yetiştirdik.

    Ayet detayı — Kâf suresi, 10. ayet

  11. Kâf suresi, 11. ayet — tek başına aç

    Kâf suresi, 11. ayet. رِّزْقًا لِّلْعِبَادِ وَأَحْيَيْنَا بِهِۦ بَلْدَةً مَّيْتًا كَذَٰلِكَ ٱلْخُرُوجُ

    rizḳal lil`ibâdi veaḥyeynâ bihî beldetem meytâ. keẕâlike-lḫurûc.

    Edip Yüksel

    Kullara bir besin olarak. Onunla bölgeyi dirilttik. Çıkış (diriliş) de böyledir.

    Ayet detayı — Kâf suresi, 11. ayet

Helâk edilen kavimler ve ilk yaratmanın delili 12–15

  1. Kâf suresi, 12. ayet — tek başına aç

    Kâf suresi, 12. ayet. كَذَّبَتْ قَبْلَهُمْ قَوْمُ نُوحٍ وَأَصْحَٰبُ ٱلرَّسِّ وَثَمُودُ

    keẕẕebet ḳablehüm ḳavmü nûḥiv veaṣḥâbü-rrassi veŝemûd.

    Edip Yüksel

    Onlardan önce Nuh'un halkı, Res'liler ve Semud da yalanlamıştı.

    Ayet detayı — Kâf suresi, 12. ayet

  2. Kâf suresi, 13. ayet — tek başına aç

    Kâf suresi, 13. ayet. وَعَادٌ وَفِرْعَوْنُ وَإِخْوَٰنُ لُوطٍ

    ve`âdüv vefir`avnü veiḫvânü lûṭ.

    Edip Yüksel

    Ad, Firavun ve Lut'un kardeşleri...

    Ayet detayı — Kâf suresi, 13. ayet

  3. Kâf suresi, 14. ayet — tek başına aç

    Kâf suresi, 14. ayet. وَأَصْحَٰبُ ٱلْأَيْكَةِ وَقَوْمُ تُبَّعٍ كُلٌّ كَذَّبَ ٱلرُّسُلَ فَحَقَّ وَعِيدِ

    veaṣḥâbü-l'eyketi veḳavmü tübba`. küllün keẕẕebe-rrusüle feḥaḳḳa ve`îd.

    Edip Yüksel

    Eyke'liler ve Tubba' halkı da... Hepsi elçileri yalanladılar. Bunun üzerine tehdidim gerçekleşti.

    Ayet detayı — Kâf suresi, 14. ayet

  4. Kâf suresi, 15. ayet — tek başına aç

    Kâf suresi, 15. ayet. أَفَعَيِينَا بِٱلْخَلْقِ ٱلْأَوَّلِ بَلْ هُمْ فِى لَبْسٍ مِّنْ خَلْقٍ جَدِيدٍ

    efe`ayînâ bilḫalḳi-l'evvel. bel hüm fî lebsim min ḫalḳin cedîd.

    Edip Yüksel

    İlk yaratılıştan yorulduk mu ki? Doğrusu onlar yeni bir yaratılıştan kuşku içindedirler.

    Ayet detayı — Kâf suresi, 15. ayet

Şah damarından yakınlık, iki melek ve ölüm sarhoşluğu 16–19

  1. Kâf suresi, 16. ayet — tek başına aç

    Kâf suresi, 16. ayet. وَلَقَدْ خَلَقْنَا ٱلْإِنسَٰنَ وَنَعْلَمُ مَا تُوَسْوِسُ بِهِۦ نَفْسُهُۥ وَنَحْنُ أَقْرَبُ إِلَيْهِ مِنْ حَبْلِ ٱلْوَرِيدِ

    veleḳad ḫalaḳne-l'insâne vena`lemü mâ tüvesvisü bihî nefsüh. venaḥnü aḳrabü ileyhi min ḥabli-lverîd.

    Edip Yüksel

    İnsanı biz yarattık ve onun kendi kendine neyi fısıldadığını iyi biliriz. Biz ona şahdamarından daha yakınız.

    Ayet detayı — Kâf suresi, 16. ayet

  2. Kâf suresi, 17. ayet — tek başına aç

    Kâf suresi, 17. ayet. إِذْ يَتَلَقَّى ٱلْمُتَلَقِّيَانِ عَنِ ٱلْيَمِينِ وَعَنِ ٱلشِّمَالِ قَعِيدٌ

    iẕ yeteleḳḳe-lmüteleḳḳiyâni `ani-lyemîni ve`ani-şşimâli ḳa`îd.

    Edip Yüksel

    Sağında ve solunda iki alıcı melek oturmuş kaydetmektedirler.

    Ayet detayı — Kâf suresi, 17. ayet

  3. Kâf suresi, 18. ayet — tek başına aç

    Kâf suresi, 18. ayet. مَّا يَلْفِظُ مِن قَوْلٍ إِلَّا لَدَيْهِ رَقِيبٌ عَتِيدٌ

    mâ yelfiżu min ḳavlin illâ ledeyhi raḳîbün `atîd.

    Edip Yüksel

    Yanında gözetleyen tanıklar olmaksızın ağzından bir söz çıkmaz.

    Ayet detayı — Kâf suresi, 18. ayet

  4. Kâf suresi, 19. ayet — tek başına aç

    Kâf suresi, 19. ayet. وَجَآءَتْ سَكْرَةُ ٱلْمَوْتِ بِٱلْحَقِّ ذَٰلِكَ مَا كُنتَ مِنْهُ تَحِيدُ

    vecâet sekratü-lmevt bilḥaḳḳ. ẕâlike mâ künte minhü teḥîd.

    Edip Yüksel

    Sonunda ölüm sarhoşluğu gerçekten gelmiştir; işte senin kendisinden kaçıp durduğun şey budur.

    Ayet detayı — Kâf suresi, 19. ayet

Sûr, hesap ve cehennem 20–30

  1. Kâf suresi, 20. ayet — tek başına aç

    Kâf suresi, 20. ayet. وَنُفِخَ فِى ٱلصُّورِ ذَٰلِكَ يَوْمُ ٱلْوَعِيدِ

    venüfiḫa fi-ṣṣûr. ẕâlike yevmü-lve`îd.

    Edip Yüksel

    Boruya üflenmiştir. Bu, söz verilen gündür.

    Ayet detayı — Kâf suresi, 20. ayet

  2. Kâf suresi, 21. ayet — tek başına aç

    Kâf suresi, 21. ayet. وَجَآءَتْ كُلُّ نَفْسٍ مَّعَهَا سَآئِقٌ وَشَهِيدٌ

    vecâet küllü nefsim me`ahâ sâiḳuv veşehîd.

    Edip Yüksel

    Her can yanında bir sürücü ve bir tanık ile gelir.

    Ayet detayı — Kâf suresi, 21. ayet

  3. Kâf suresi, 22. ayet — tek başına aç

    Kâf suresi, 22. ayet. لَّقَدْ كُنتَ فِى غَفْلَةٍ مِّنْ هَٰذَا فَكَشَفْنَا عَنكَ غِطَآءَكَ فَبَصَرُكَ ٱلْيَوْمَ حَدِيدٌ

    leḳad künte fî gafletim min hâẕâ fekeşefnâ `anke giṭâeke febeṣaruke-lyevme ḥadîd.

    Edip Yüksel

    Sen tümüyle bundan gafildin. Şimdi biz örtünü kaldırdık; bugün gözün çelik gibi keskindir.

    Ayet detayı — Kâf suresi, 22. ayet

  4. Kâf suresi, 23. ayet — tek başına aç

    Kâf suresi, 23. ayet. وَقَالَ قَرِينُهُۥ هَٰذَا مَا لَدَىَّ عَتِيدٌ

    veḳâle ḳarînühû hâẕâ mâ ledeyye `atîd.

    Edip Yüksel

    Yanındaki arkadaşı, "İşte yanımdaki hazır" der.

    Ayet detayı — Kâf suresi, 23. ayet

  5. Kâf suresi, 24. ayet — tek başına aç

    Kâf suresi, 24. ayet. أَلْقِيَا فِى جَهَنَّمَ كُلَّ كَفَّارٍ عَنِيدٍ

    elḳiyâ fî cehenneme külle keffârin `anîd.

    Edip Yüksel

    Haydi ikiniz atın cehenneme her inatçı kafiri,

    Ayet detayı — Kâf suresi, 24. ayet

  6. Kâf suresi, 25. ayet — tek başına aç

    Kâf suresi, 25. ayet. مَّنَّاعٍ لِّلْخَيْرِ مُعْتَدٍ مُّرِيبٍ

    mennâ`il lilḫayri mü`tedim mürîbün.

    Edip Yüksel

    İyiliği engelleyen, azgın, kuşkucuyu...

    Ayet detayı — Kâf suresi, 25. ayet

  7. Kâf suresi, 26. ayet — tek başına aç

    Kâf suresi, 26. ayet. ٱلَّذِى جَعَلَ مَعَ ٱللَّهِ إِلَٰهًا ءَاخَرَ فَأَلْقِيَاهُ فِى ٱلْعَذَابِ ٱلشَّدِيدِ

    elleẕî ce`ale me`a-llâhi ilâhen âḫara feelḳiyâhü fi-l`aẕâbi-şşedîd.

    Edip Yüksel

    O ki ALLAH ile birlikte başka tanrı edindi. Onu o çetin cezanın içine atın.

    Ayet detayı — Kâf suresi, 26. ayet

  8. Kâf suresi, 27. ayet — tek başına aç

    Kâf suresi, 27. ayet. قَالَ قَرِينُهُۥ رَبَّنَا مَآ أَطْغَيْتُهُۥ وَلَٰكِن كَانَ فِى ضَلَٰلٍۭ بَعِيدٍ

    ḳâle ḳarînühû rabbenâ mâ aṭgaytühû velâkin kâne fî ḍalâlim be`îd.

    Edip Yüksel

    Arkadaşı, "Efendim, ben onu azdırmadım; fakat o kendisi derin bir sapıklık içindeydi" der.

    Ayet detayı — Kâf suresi, 27. ayet

  9. Kâf suresi, 28. ayet — tek başına aç

    Kâf suresi, 28. ayet. قَالَ لَا تَخْتَصِمُوا۟ لَدَىَّ وَقَدْ قَدَّمْتُ إِلَيْكُم بِٱلْوَعِيدِ

    ḳâle lâ taḫteṣimû ledeyye veḳad ḳaddemtü ileyküm bilve`îd.

    Edip Yüksel

    O da der ki, "Huzurumda çekişmeyin. Size daha önceden uyarı göndermiştim."

    Ayet detayı — Kâf suresi, 28. ayet

  10. Kâf suresi, 29. ayet — tek başına aç

    Kâf suresi, 29. ayet. مَا يُبَدَّلُ ٱلْقَوْلُ لَدَىَّ وَمَآ أَنَا۠ بِظَلَّٰمٍ لِّلْعَبِيدِ

    mâ yübeddelü-lḳavlü ledeyye vemâ ene biżallâmil lil`abîd.

    Edip Yüksel

    "Benim katımda söz değiştirilmez ve ben kullara asla haksızlık etmem."

    Ayet detayı — Kâf suresi, 29. ayet

  11. Kâf suresi, 30. ayet — tek başına aç

    Kâf suresi, 30. ayet. يَوْمَ نَقُولُ لِجَهَنَّمَ هَلِ ٱمْتَلَأْتِ وَتَقُولُ هَلْ مِن مَّزِيدٍ

    yevme neḳûlü licehenneme heli-mtele'ti veteḳûlü hel mim mezîd.

    Edip Yüksel

    O gün cehenneme, "Doldun mu?" deriz. O, "Daha yok mu?" der.

    Ayet detayı — Kâf suresi, 30. ayet

Cennet ve altı günde yaratılış 31–38

  1. Kâf suresi, 31. ayet — tek başına aç

    Kâf suresi, 31. ayet. وَأُزْلِفَتِ ٱلْجَنَّةُ لِلْمُتَّقِينَ غَيْرَ بَعِيدٍ

    veüzlifeti-lcennetü lilmütteḳîne gayra be`îd.

    Edip Yüksel

    Erdemlilere ise bahçe yaklaştırılır, uzak değildir.

    Ayet detayı — Kâf suresi, 31. ayet

  2. Kâf suresi, 32. ayet — tek başına aç

    Kâf suresi, 32. ayet. هَٰذَا مَا تُوعَدُونَ لِكُلِّ أَوَّابٍ حَفِيظٍ

    hâẕâ mâ tû`adûne likülli evvâbin ḥafîż.

    Edip Yüksel

    Bu, size söz verilendir. Her yönelen ve her koruyana,

    Ayet detayı — Kâf suresi, 32. ayet

  3. Kâf suresi, 33. ayet — tek başına aç

    Kâf suresi, 33. ayet. مَّنْ خَشِىَ ٱلرَّحْمَٰنَ بِٱلْغَيْبِ وَجَآءَ بِقَلْبٍ مُّنِيبٍ

    men ḫaşiye-rraḥmâne bilgaybi vecâe biḳalbim münîb.

    Edip Yüksel

    Onlar yalnız başınayken bile Rahman'ı sayarlar ve içtenlikle gelirler.

    Ayet detayı — Kâf suresi, 33. ayet

  4. Kâf suresi, 34. ayet — tek başına aç

    Kâf suresi, 34. ayet. ٱدْخُلُوهَا بِسَلَٰمٍ ذَٰلِكَ يَوْمُ ٱلْخُلُودِ

    üdḫulûhâ biselâm. ẕâlike yevmü-lḫulûd.

    Edip Yüksel

    Oraya esenlikle girin; bu, sonsuz yaşama günüdür.

    Ayet detayı — Kâf suresi, 34. ayet

  5. Kâf suresi, 35. ayet — tek başına aç

    Kâf suresi, 35. ayet. لَهُم مَّا يَشَآءُونَ فِيهَا وَلَدَيْنَا مَزِيدٌ

    lehüm mâ yeşâûne fîhâ veledeynâ mezîd.

    Edip Yüksel

    Diledikleri her şeyi elde ederler ve hatta katımızda fazlası da vardır.

    Ayet detayı — Kâf suresi, 35. ayet

  6. Kâf suresi, 36. ayet — tek başına aç

    Kâf suresi, 36. ayet. وَكَمْ أَهْلَكْنَا قَبْلَهُم مِّن قَرْنٍ هُمْ أَشَدُّ مِنْهُم بَطْشًا فَنَقَّبُوا۟ فِى ٱلْبِلَٰدِ هَلْ مِن مَّحِيصٍ

    vekem ehleknâ ḳablehüm min ḳarnin hüm eşeddü minhüm baṭşen feneḳḳabû fi-lbilâd. hel mim meḥîṣ.

    Edip Yüksel

    Onlardan önce, onlardan daha güçlü nice nesilleri yok etmiştik. Ülke ülke dolaşmışlardı; kurtuluşu var mı?

    Ayet detayı — Kâf suresi, 36. ayet

  7. Kâf suresi, 37. ayet — tek başına aç

    Kâf suresi, 37. ayet. إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَذِكْرَىٰ لِمَن كَانَ لَهُۥ قَلْبٌ أَوْ أَلْقَى ٱلسَّمْعَ وَهُوَ شَهِيدٌ

    inne fî ẕâlike leẕikrâ limen kâne lehû ḳalbün ev elḳa-ssem`a vehüve şehîd.

    Edip Yüksel

    Bunda, zeka sahibi olan yahut tanık olarak kulak veren herkes için bir mesaj vardır.

    Ayet detayı — Kâf suresi, 37. ayet

  8. Kâf suresi, 38. ayet — tek başına aç

    Kâf suresi, 38. ayet. وَلَقَدْ خَلَقْنَا ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضَ وَمَا بَيْنَهُمَا فِى سِتَّةِ أَيَّامٍ وَمَا مَسَّنَا مِن لُّغُوبٍ

    veleḳad ḫalaḳne-ssemâvâti vel'arḍa vemâ beynehümâ fî sitteti eyyâm. vemâ messenâ mil lügûb.

    Edip Yüksel

    Gökleri, yeri ve aralarındakileri altı günde yarattık. Hiçbir yorgunluk da duymadık. dipnot 1

    Edip Yüksel — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      * Tevrat'ın
      Tekvin 2:2 — Eski Ahit, Yaratılış; alıntıyı aç

      Eski Ahit · Yaratılış 2:2

      Yedinci güne gelindiğinde Tanrı yapmakta olduğu işi bitirdi. Yaptığı işten o gün dinlendi.

      Kutsal Kitap (Yeni Çeviri) — Kitab-ı Mukaddes Şirketi · Yeni Yaşam Yayınları. tam metin

      ' deki tahrifata gönderme yapılıyor.

    Ayet detayı — Kâf suresi, 38. ayet

Sabret, tespih et; çağırıcının sesi 39–45

  1. Kâf suresi, 39. ayet — tek başına aç

    Kâf suresi, 39. ayet. فَٱصْبِرْ عَلَىٰ مَا يَقُولُونَ وَسَبِّحْ بِحَمْدِ رَبِّكَ قَبْلَ طُلُوعِ ٱلشَّمْسِ وَقَبْلَ ٱلْغُرُوبِ

    faṣbir `alâ mâ yeḳûlûne vesebbiḥ biḥamdi rabbike ḳable ṭulû`i-şşemsi veḳable-lgurûb.

    Edip Yüksel

    Onların söylediklerine sabret ve güneşin doğuşundan ve batışından önce Efendini överek yücelt.

    Ayet detayı — Kâf suresi, 39. ayet

  2. Kâf suresi, 40. ayet — tek başına aç

    Kâf suresi, 40. ayet. وَمِنَ ٱلَّيْلِ فَسَبِّحْهُ وَأَدْبَٰرَ ٱلسُّجُودِ

    vemine-lleyli fesebbiḥhü veedbâra-ssücûd.

    Edip Yüksel

    Geceleyin O'nu yücelt ve secdelerin ardından da...

    Ayet detayı — Kâf suresi, 40. ayet

  3. Kâf suresi, 41. ayet — tek başına aç

    Kâf suresi, 41. ayet. وَٱسْتَمِعْ يَوْمَ يُنَادِ ٱلْمُنَادِ مِن مَّكَانٍ قَرِيبٍ

    vestemi` yevme yünâdi-lmünâdi mim mekânin ḳarîb.

    Edip Yüksel

    Çağırıcının yakın bir yerden çağıracağı güne kulak ver.

    Ayet detayı — Kâf suresi, 41. ayet

  4. Kâf suresi, 42. ayet — tek başına aç

    Kâf suresi, 42. ayet. يَوْمَ يَسْمَعُونَ ٱلصَّيْحَةَ بِٱلْحَقِّ ذَٰلِكَ يَوْمُ ٱلْخُرُوجِ

    yevme yesme`ûne-ṣṣayḥate bilḥaḳḳ. ẕâlike yevmü-lḫurûc.

    Edip Yüksel

    O gün o çığlığı kesinlikle duyarlar; bu, çıkış günüdür.

    Ayet detayı — Kâf suresi, 42. ayet

  5. Kâf suresi, 43. ayet — tek başına aç

    Kâf suresi, 43. ayet. إِنَّا نَحْنُ نُحْىِۦ وَنُمِيتُ وَإِلَيْنَا ٱلْمَصِيرُ

    innâ naḥnü nuḥyî venümîtü veileyne-lmeṣîr.

    Edip Yüksel

    Biz diriltiriz, öldürürüz ve dönüş de bizedir.

    Ayet detayı — Kâf suresi, 43. ayet

  6. Kâf suresi, 44. ayet — tek başına aç

    Kâf suresi, 44. ayet. يَوْمَ تَشَقَّقُ ٱلْأَرْضُ عَنْهُمْ سِرَاعًا ذَٰلِكَ حَشْرٌ عَلَيْنَا يَسِيرٌ

    yevme teşeḳḳaḳu-l'arḍu `anhüm sirâ`â. ẕâlike ḥaşrun `aleynâ yesîr.

    Edip Yüksel

    O gün yer onlardan dolayı yarılıverir. Bu, bizim için kolay bir toparlamadır.

    Ayet detayı — Kâf suresi, 44. ayet

  7. Kâf suresi, 45. ayet — tek başına aç

    Kâf suresi, 45. ayet. نَّحْنُ أَعْلَمُ بِمَا يَقُولُونَ وَمَآ أَنتَ عَلَيْهِم بِجَبَّارٍ فَذَكِّرْ بِٱلْقُرْءَانِ مَن يَخَافُ وَعِيدِ

    naḥnü a`lemü bimâ yeḳûlûne vemâ ente `aleyhim bicebbârin feẕekkir bilḳur'âni mey yeḫâfü ve`îd.

    Edip Yüksel

    Biz onların ne konuştuğunu iyi biliyoruz. Sen onların üzerinde bir zorba değilsin. Uyarılarımdan korkanlara sen bu Kuran ile öğüt ver.

    Ayet detayı — Kâf suresi, 45. ayet