Kâf suresi

Kâf suresi, 39. ayet

Kâf suresi, 39. ayet. فَٱصْبِرْ عَلَىٰ مَا يَقُولُونَ وَسَبِّحْ بِحَمْدِ رَبِّكَ قَبْلَ طُلُوعِ ٱلشَّمْسِ وَقَبْلَ ٱلْغُرُوبِ

faṣbir `alâ mâ yeḳûlûne vesebbiḥ biḥamdi rabbike ḳable ṭulû`i-şşemsi veḳable-lgurûb.

Diyanet İşleri

O halde onların söylediklerine sabret ve güneşin doğuşundan önce de, batışından önce de Rabbini hamd ederek tespih et.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Kâf 36–42 · surenin 39. ayeti / 45

Konu Sabret, tespih et; çağırıcının sesi Kâf 39–45 3

  1. Kâf 36

    Biz onlardan önce, kendilerinden daha zorlu nice nesilleri helak ettik de ülke ülke dolaşıp kaçacak delik aradılar. Kaçacak bir yer mi var?

  2. Kâf 37

    Şüphesiz bunda, aklı olan yahut hazır bulunup kulak veren kimseler için bir öğüt vardır.

  3. Kâf 38

    Andolsun, gökleri, yeri ve ikisi arasında bulunanları altı günde (altı evrede) yarattık. Bize bir yorgunluk da dokunmadı.

  4. 39

    O halde onların söylediklerine sabret ve güneşin doğuşundan önce de, batışından önce de Rabbini hamd ederek tespih et.

  5. Kâf 40

    Gecenin bir kısmında ve secdelerin ardından da O'nu tespih et.

  6. Kâf 41

    (Ey Muhammed!) Çağırıcının yakın bir yerden sesleneceği gün, (o sese) kulak ver.

  7. Kâf 42

    O gün insanlar hakka çağıran o korkunç sesi işiteceklerdir. İşte bu, (kabirlerden) çıkış günüdür.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 39–40. ayetler için yazılmıştır.

39-40. “O halde onların söylediklerine” seni yermelerine ve yalanlamalarına “sabret!” Onların eziyetleri ile uğraşacak yerde Rabbine itaat et, günün başında ve sonunda, gecenin çeşitli vakitlerinde ve namazların akabinde Rabbini tesbih et. Çünkü Yüce Allah’ı anmak, nefislere teselli verir, ünsiyet kazandırır ve sabrı kolaylaştırır.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

-Ey Peygamber!- Yahudilerin ve diğerlerinin dediklerine sabret. Rabbin için Güneş'in doğuşundan önce sabah namazını kıl. Batmasından önce ikindi namazını da Rabbine hamt ederek kıl.

Kelimeler

12 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. فَٱصْبِرْ fesbir o halde sabret kök: صبر
  2. عَلَىٰ ala üzerine
  3. مَا ma
  4. يَقُولُونَ yekulune onların dedikleri kök: قول
  5. وَسَبِّحْ ve sebbih ve tesbih et kök: سبح
  6. بِحَمْدِ bihamdi övgü ile kök: حمد
  7. رَبِّكَ rabbike Rabbini kök: ربب
  8. قَبْلَ kable önce kök: قبل
  9. طُلُوعِ tului doğmadan kök: طلع
  10. ٱلشَّمْسِ ş-şemsi güneş kök: شمس
  11. وَقَبْلَ ve kable ve önce kök: قبل
  12. ٱلْغُرُوبِ l-gurubi batmadan kök: غرب

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: غرب (19 geçiş) · Aynı kök: طلع (19 geçiş) · Aynı kök: شمس (33 geçiş)

    O halde, onların söylediklerine sabret ve güneşin doğuşundan ve batışından önce Rabbini hamd ile tespih et. Gece vakitlerinde ve gündüzün uçlarında…

  • Aynı kök: حمد (68 geçiş) · Aynı kök: سبح (92 geçiş) · Aynı kök: صبر (103 geçiş)

    Ey Muhammed! Sabret. Allah'ın va'di şüphesiz gerçektir. Günahının bağışlanmasını iste. Akşam sabah Rabbini hamd ederek tespih et!

  • Aynı kök: حمد (68 geçiş) · Aynı kök: سبح (92 geçiş) · Aynı kök: صبر (103 geçiş)

    Rabbinin hükmüne sabret. Çünkü sen gözlerimizin önündesin, kalktığında Rabbini hamd ile tespih et.

  • Aynı kök: غرب (19 geçiş) · Aynı kök: طلع (19 geçiş) · Aynı kök: شمس (33 geçiş)

    (Orada olsaydın) güneş doğduğunda onun; mağaralarının sağ tarafına kaydığını, batarken de onlara dokunmadan sol tarafa gittiğini görürdün. Kendileri…

  • Aynı kök: حمد (68 geçiş) · Aynı kök: سبح (92 geçiş) · Ortak kavram: Hamd

    Hani, Rabbin meleklere, "Ben yeryüzünde bir halife yaratacağım" demişti. Onlar, "Orada bozgunculuk yapacak, kan dökecek birini mi yaratacaksın? Oysa…

  • Aynı kök: غرب (19 geçiş) · Aynı kök: صبر (103 geçiş) · Ortak kavram: Sabır

    İyilik, yüzlerinizi doğu ve batı taraflarına çevirmeniz(den ibaret) değildir. Asıl iyilik, Allah'a, ahiret gününe, meleklere, kitap ve peygamberlere…

  • Aynı kök: شمس (33 geçiş) · Aynı kök: سبح (92 geçiş) · Ortak kavram: Tesbih

    O, geceyi, gündüzü, güneşi ve ayı yaratandır. Her biri bir yörüngede yüzmektedirler.

  • Aynı kök: شمس (33 geçiş) · Aynı kök: سبح (92 geçiş) · Ortak kavram: Tesbih

    Ne güneş aya yetişebilir, ne de gece gündüzü geçebilir. Her biri bir yörüngede yüzmektedir.

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

55 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

(39, 40) Onların dediklerine sabret! Güneşin doğuşundan önce de batışından önce de gecenin bir bölümünde ve secdelerin ardından da Rabbini hamd (övgü) ile tesbih et (yücelt)! dipnot 1

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Namaz vakitleriyle ilgili ayrıca bkz. Bakara 2:238; Hûd 11:114; İsrâ 17:78; Tâhâ 20:130; Rûm 30:17-18.

Mustafa İslamoğlu

Öyleyse artık onların söyleyeceklerine karşı sabırlı ol! Bir de güneşin doğuşundan ve batıştan önce Rabbinin aşkın olan yüce zatını (namaz kılarak) hamd ile an;

Muhammed Esed

O halde (ey müminler!) Onların söyleyebilecekleri her şeye karşı sabırlı olun ve güneşin doğmasından ve batmasından önce Rabbinizin sınırsız ihtişamını yüceltin ve hamd edin!

Ahmed Hulusi

Onların dediklerine sabret! Güneş'in doğuşundan önce de gurubundan önce de Rabbinin Hamdi olarak (işlevini yerine getirip) tespih et!

Ali Bulaç

Öyleyse sen, onların dediklerine karşılık sabret ve Rabbini güneşin doğuşundan önce ve batışından önce hamd ile tesbih et.

Ali Özek ve heyeti

(Rasûlüm!) Onların dediklerine sabret. Güneşin doğuşundan önce de, batışından önce de Rabbini hamd ile tesbih et.

Ali Rıza Safa

Artık, onların söylediklerine karşı dirençli ol ve güneşin doğuşundan önce de batışından önce de övgülerle yücelterek Efendini an.

Bayraktar Bayraklı

Onların dediklerine sabret! Güneşin doğumundan önce ve batışından önce Rabbini hamd ile teşbih et/namaz kıl!

Edip Yüksel

Onların söylediklerine sabret ve güneşin doğuşundan ve batışından önce Efendini överek yücelt.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Onların söylediklerine sabret ve güneşin doğuşundan ve batışından önce Rabbini överek yücelt.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

O halde onların laflarına karşı sabret ve Rabbini güneş doğmadan önce ve batmadan önce hamd ile tesbih et!

Elmalılı Hamdi Yazır

O halde onların laflarına karşı sabret de rabbına hamd ile tesbih eyle güneş doğmadan evvel ve batmadan evvel

Erhan Aktaş

Onların söyledikleri şeylere sabret. Güneş'in doğmasından önce ve batmasından önce Rabb'ini hamd dipnot 1 ile tesbih dipnot 2 et.

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Övgüye ve teşekküre layık yegane varlık. Bir nimetin ve güzelliğin kaynağı ve sahibi olan gücü, övgü ve yüceltme sözleriyle anmaktır. Bu anlamıyla "hamd", verilen bir nimetten yararlanma veya yapılan bir yardımla feraha çıkma karşılığı olmaktan çok, o nimeti veren Yaratıcı'nın sonsuz güç ve kuvvetine duyulan hayranlık sebebiyle dile getirilen bir övgüdür. Hamid: Övgüye ve teşekküre layık yegane varlık.
  2. metne dön, dipnot 2
    Allah'ın, her türlü kusur ve eksiklikten arınık, bütün mükemmel niteliklere sahip olduğunu bilmek; Allah'ı kendisine özgü nitelikleri ile tanımak ve tanıtmak demektir. Tesbih, tevhid inancının ve anlayışının kavranmasıdır. Allah'ı şirk içeren her türlü düşünce ve inançtan arındırarak, Kendisine özgü nitelikleri ile yüceltmek demektir (20:130). Tesbihi, bazı sözlerin (Subhanallah, Elhamdulillah vb.) belli sayılarla tekrar edilmesine indirgemek hurafeden başka bir şey değildir.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Onların söyledikleri şeylere sabret. Güneş'in doğmasından önce ve batmasından önce Rabb'ini hamd dipnot 1 ile tesbih dipnot 2 et.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Övgüye ve teşekküre layık yegane varlık. Bir nimetin ve güzelliğin kaynağı ve sahibi olan gücü, övgü ve yüceltme sözleriyle anmaktır. Bu anlamıyla "hamd", verilen bir nimetten yararlanma veya yapılan bir yardımla feraha çıkma karşılığı olmaktan çok, o nimeti veren yaratıcının sonsuz güç ve kuvvetine duyulan hayranlık sebebiyle dile getirilen bir övgüdür.
  2. metne dön, dipnot 2
    Allah'ın, her türlü kusur ve eksiklikten arınık, bütün mükemmel niteliklere sahip olduğunu bilmek; Allah'ı kendisine özgü nitelikleri ile tanımak ve tanıtmak. Tesbih, tevhid inancının ve anlayışının kavranması ve Yaratıcının tüm nitelikleri ile tanınması ve tanıtılmasıdır. Allah'ı tesbih etmek; O'nu şirk içeren her türlü düşünce ve inançtan arındırarak, Kendisine özgü nitelikleri ile yüceltmek demektir. (20:130). Tesbihi, namazda tesbih çekmeye indirgemek bidat ve hurafedir.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Onların söyledikleri şeylere sabret. Güneş'in doğmasından önce ve batmasından önce Rabb'ini hamd dipnot 1 ile tesbih dipnot 2 et.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Yüceltme, övgü.
  2. metne dön, dipnot 2
    Her türlü noksanlıktan arındırarak, övgü ile yüceltmek. Allah'ın, her türlü noksanlıktan arınık, tüm mükemmel niteliklere sahip olduğunu bilmek; Allah'ı kendisine özgü nitelikleri ile tanımak ve tanıtmak.

Gültekin Onan

Öyleyse sen, onların dediklerine karşılık sabret ve rabbini güneşin doğuşundan önce ve batışından önce hamd ile tesbih et.

Hasan Basri Çantay

(Habibim) ne derlerse sen (şimdilik) sabret. Rabbini, güneşin doğuşundan evvel ve batışından önce, hamd ile tesbih (ve tenbih) et.

İbni Kesir

Ne derlerse sabret sen. Güneşin doğuşundan evvel ve batışından önce Rabbını hamd ile tesbih et.

Mehmet Alagaş

(36-45) Onlardan önce memleketlerden nicelerini helak ettik. Onlar tutuş / güç olarak onlardan daha şiddetli idiler. Beldelerde kaçılacak yer arardılar şimdi sığınacak yerleri var mı? Kesinlikle bunda kalbi olan biri için , şahit olduğuna kulak veren kişi için hatırlatma / zikir vardır. Kesin olan şu ki, semaları ve arzı ve her ikisi arasındakileri altı günde yarattık. Ve bize yorgunluk dokunmadı / temas etmedi. Ne diyorlarsa sen sabret, Rabbini hamd ederek, güneş doğmadan önce ve güneş batmadan önce (ikindi) ve de geceleyin, onu üstün tut, (suphanallah de) ardından da secdeler et. Yakın bir mekândan çağrıcının / dellalin çağırdığı gün sen de dinle. O gün gerçek bir ses / sayha işitilirler ve işte o gün çıkarılış günüdür. Muhakkak ki biz diriltir ve öldürürüz, geri dönüş te bizedir. O gün yarılan yerden süratle çıkarlar, bu bize göre kolay bir toplayış / bir araya getiriştir. Ne dediklerini çok iyi biliyoruz, sen onlara zorla kabul ettirici / Cabbar değilsin. Vadimden korkanlara Okunanla / Kuranla hatırlat / zikret.

Rowwad Tercüme Merkezi

Onların dediklerine karşı sabret. Güneş doğmadan önce ve batmadan önce Rabbini hamdederek tesbih et!

Süleyman Ateş

Onların dediklerine sabret ve Rabbini övgü ile an! Güneş doğmadan önce, batmadan önce,

Süleymaniye Vakfı

Sen onların söylediklerine sabret /duruşunu bozma! Güneşin doğmasından önce de batmasından önce dipnot 1 de her şeyi güzel yapmasına karşılık Rabbine ibadet et dipnot 2 .

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Güneşin doğmasından öncesi gece, batmasından öncesi de gündüzdür. Akşam, yatsı ve sabah namazları gece, öğle ve ikindi namazları da gündüz kılınır.
  2. metne dön, dipnot 2
    Farz namazların vakitlerini gösteren iki ayet "Namazı kıl!" emriyle başlar (Hud 11/114, İsra 17/78). Farz ve nafile namazların vakitlerini birlikte ifade eden ayetlerde ise "tesbih et" ifadesi kullanılır (Taha 20/130, Rum 30/17-18, Tur 52/48-49, İnsan 76/26). Türkçede tesbih etme fiili yalnızca belli sözlerin tekrar tekrar söylenmesi şeklinde anlaşıldığı için bu sözcük yerine "ibadet et" fiili kullanılmıştır.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Ne derlerse desinler sen sabret. Güneş doğmadan önce (akşam, yatsı ve sabah vakitlerinde) bir de batmadan önce (öğle ve ikindi vakitlerinde) dipnot 1 , her şeyi güzel yaptığından dolayı Rabbine (Sahibine) ibadet et.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bkz. İsra 17/78 ve Hud 11/114.

Şaban Britch

Onların dediklerine karşı sabret. Güneş doğmadan önce ve batmadan önce Rabbini hamd ederek tesbih et!

Şaban Piriş

Onların dediklerine karşı sabret. Güneş doğmadan önce ve batmadan önce Rabb'ini hamd ederek tesbih et!

Yaşar Nuri Öztürk

Artık onların söylediklerine sabret ve Güneş'in doğuşundan önce de batışından önce de Rabbinin hamdiyle tespih et!

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Therefore in patience O Muhammad possess you your soul; praise the glory of your Creator and extoll His glorious attributes before sunrise and before sunset,

Abdul Haleem

So [Prophet], bear everything they say with patience; celebrate the praise of your Lord before the rising and setting of the sun;

Abdullah Yusuf Ali

Bear, then, with patience, all that they say, and celebrate the praises of thy Lord, before the rising of the sun and before (its) setting.

Abul A'la Maududi

Hence bear with patience whatever they say, dipnot 1 and celebrate your Lord's glory before the rising of the sun and before its setting;

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    That is, the fact of the matter is that We have made this entire universe in six days and We did not become weary at the end so that We might be powerless to reconstruct it Now, if these ignorant people mock you when they hear the news of the life-after-death from you and call you a madman, have patience at it, listen to whatever nonsense they utter with a cool mind, and continue to preach the truth that you have been appointed to spread.

Aisha Bewley

So be patient in the face of what they say and glorify your Lord with praise before the rising of the sun and before it sets.

Al-Hilali & Khan

So bear with patience (O Muhammad صلى الله عليه وسلم) all that they say, and glorify the Praises of your Lord, before the rising of the sun and before (its) setting (i.e. the Fajr, Zuhr, and ‘Asr prayers)[1].

Ali Quli Qarai

So be patient over what they say, and celebrate the praise of your Lord before the rising of the sun and before the sunset,

Amatul Rahman Omar

So bear with patience what they say, and glorify your Lord with His praises and extol His Holiness before sunrise and sunset,

Arthur John Arberry

So be thou patient under what they say, and proclaim thy Lord's praise before the rising of the sun, and before its setting,

Bijan Moeinian

Deal with patience with the disbelievers and let them say whatever nonsense they may and worship your Lord before sunrise and before sunset

E. Henry Palmer

Be thou patient then of what they say, and celebrate the praises of thy Lord before the rising of the sun and before the setting.

Edip-Layth

So be patient to what they are saying, and glorify the grace of your Lord before the rising of the sun and before the setting.

George Sale

Wherefore patiently suffer what they say; and celebrate the praise of thy Lord before sun-rise, and before sun-set,

Hamid S. Aziz

Therefore be patient of what they say, and sing the praise of your Lord before the rising of the sun and before its setting.

Mahmoud Ghali

So (endure) patiently what they say and extol with the praise of your Lord before the rising of the sun and before (its) setting;

Marmaduke Pickthall

Therefor (O Muhammad) bear with what they say, and hymn the praise of thy Lord before the rising and before the setting of the sun;

Mohamed Ahmed - Samira

So you bear with patience what they say, and sing the praises of your Lord before the rising of the sun and its setting,

Muhammad Asad

HENCE, [O believer,] bear thou with patience whatever they may say, and extol thy Sustainer’s limitless glory and praise before the rising of the sun and before its setting;

Mustafa Khattab

So be patient ˹O Prophet˺ with what they say. And glorify the praises of your Lord before sunrise and before sunset.

Progressive Muslims

So be patient to what they are saying, and glorify the grace of your Lord before the rising of the sun and before the setting.

Rashad Khalifa

Therefore, be patient in the face of their utterances, and praise and glorify your Lord before sunrise, and before sunset.

Sahih International

So be patient, [O Muúammad], over what they say and exalt [ Allah ] with praise of your Lord before the rising of the sun and before its setting,

Sam Gerrans

So be thou patient over what they say, and give thou glory with the praise of thy Lord before the rising of the sun, and before its setting.

Shabbir Ahmed

Hence, bear with patience whatever they say, and keep doing your best from before the rising of the sun to after it sets, for establishing the Glory and Praise of your Lord.

Syed Vickar Ahamed

Then bear with patience, all that they say, and celebrate the Praises of your Lord, before the rising of the sun (Faj’r) and before (its) setting (Zuh’r and ‘Asr),

Taqi Usmani

So, (O Prophet,) endure with patience what they say, and proclaim His purity, along with your Lord’s praise, before sunrise and before sunset.

The Monotheist Group

So be patient to what they are saying, and glorify the grace of your Lord before the rising of the sun and before the setting.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Kâf suresi, 39. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Kâf suresi, 39. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Kâf suresi, 39. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩