Diyanet İşleri
O halde onların söylediklerine sabret ve güneşin doğuşundan önce de, batışından önce de Rabbini hamd ederek tespih et.
Kâf suresi
Kâf suresi, 39. ayet. فَٱصْبِرْ عَلَىٰ مَا يَقُولُونَ وَسَبِّحْ بِحَمْدِ رَبِّكَ قَبْلَ طُلُوعِ ٱلشَّمْسِ وَقَبْلَ ٱلْغُرُوبِ
faṣbir `alâ mâ yeḳûlûne vesebbiḥ biḥamdi rabbike ḳable ṭulû`i-şşemsi veḳable-lgurûb.
O halde onların söylediklerine sabret ve güneşin doğuşundan önce de, batışından önce de Rabbini hamd ederek tespih et.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Sabret, tespih et; çağırıcının sesi Kâf 39–45 3
Biz onlardan önce, kendilerinden daha zorlu nice nesilleri helak ettik de ülke ülke dolaşıp kaçacak delik aradılar. Kaçacak bir yer mi var?
Şüphesiz bunda, aklı olan yahut hazır bulunup kulak veren kimseler için bir öğüt vardır.
Andolsun, gökleri, yeri ve ikisi arasında bulunanları altı günde (altı evrede) yarattık. Bize bir yorgunluk da dokunmadı.
O halde onların söylediklerine sabret ve güneşin doğuşundan önce de, batışından önce de Rabbini hamd ederek tespih et.
Gecenin bir kısmında ve secdelerin ardından da O'nu tespih et.
(Ey Muhammed!) Çağırıcının yakın bir yerden sesleneceği gün, (o sese) kulak ver.
O gün insanlar hakka çağıran o korkunç sesi işiteceklerdir. İşte bu, (kabirlerden) çıkış günüdür.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
Bu metin 39–40. ayetler için yazılmıştır.
39-40. “O halde onların söylediklerine” seni yermelerine ve yalanlamalarına “sabret!” Onların eziyetleri ile uğraşacak yerde Rabbine itaat et, günün başında ve sonunda, gecenin çeşitli vakitlerinde ve namazların akabinde Rabbini tesbih et. Çünkü Yüce Allah’ı anmak, nefislere teselli verir, ünsiyet kazandırır ve sabrı kolaylaştırır.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
-Ey Peygamber!- Yahudilerin ve diğerlerinin dediklerine sabret. Rabbin için Güneş'in doğuşundan önce sabah namazını kıl. Batmasından önce ikindi namazını da Rabbine hamt ederek kıl.
Aynı kök: غرب (19 geçiş) · Aynı kök: طلع (19 geçiş) · Aynı kök: شمس (33 geçiş)
O halde, onların söylediklerine sabret ve güneşin doğuşundan ve batışından önce Rabbini hamd ile tespih et. Gece vakitlerinde ve gündüzün uçlarında…
Aynı kök: حمد (68 geçiş) · Aynı kök: سبح (92 geçiş) · Aynı kök: صبر (103 geçiş)
Ey Muhammed! Sabret. Allah'ın va'di şüphesiz gerçektir. Günahının bağışlanmasını iste. Akşam sabah Rabbini hamd ederek tespih et!
Aynı kök: حمد (68 geçiş) · Aynı kök: سبح (92 geçiş) · Aynı kök: صبر (103 geçiş)
Rabbinin hükmüne sabret. Çünkü sen gözlerimizin önündesin, kalktığında Rabbini hamd ile tespih et.
Aynı kök: غرب (19 geçiş) · Aynı kök: طلع (19 geçiş) · Aynı kök: شمس (33 geçiş)
(Orada olsaydın) güneş doğduğunda onun; mağaralarının sağ tarafına kaydığını, batarken de onlara dokunmadan sol tarafa gittiğini görürdün. Kendileri…
Aynı kök: حمد (68 geçiş) · Aynı kök: سبح (92 geçiş) · Ortak kavram: Hamd
Hani, Rabbin meleklere, "Ben yeryüzünde bir halife yaratacağım" demişti. Onlar, "Orada bozgunculuk yapacak, kan dökecek birini mi yaratacaksın? Oysa…
Aynı kök: غرب (19 geçiş) · Aynı kök: صبر (103 geçiş) · Ortak kavram: Sabır
İyilik, yüzlerinizi doğu ve batı taraflarına çevirmeniz(den ibaret) değildir. Asıl iyilik, Allah'a, ahiret gününe, meleklere, kitap ve peygamberlere…
Aynı kök: شمس (33 geçiş) · Aynı kök: سبح (92 geçiş) · Ortak kavram: Tesbih
O, geceyi, gündüzü, güneşi ve ayı yaratandır. Her biri bir yörüngede yüzmektedirler.
Aynı kök: شمس (33 geçiş) · Aynı kök: سبح (92 geçiş) · Ortak kavram: Tesbih
Ne güneş aya yetişebilir, ne de gece gündüzü geçebilir. Her biri bir yörüngede yüzmektedir.
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
(39, 40) Onların dediklerine sabret! Güneşin doğuşundan önce de batışından önce de gecenin bir bölümünde ve secdelerin ardından da Rabbini hamd (övgü) ile tesbih et (yücelt)! dipnot 1
Öyleyse artık onların söyleyeceklerine karşı sabırlı ol! Bir de güneşin doğuşundan ve batıştan önce Rabbinin aşkın olan yüce zatını (namaz kılarak) hamd ile an;
O halde (ey müminler!) Onların söyleyebilecekleri her şeye karşı sabırlı olun ve güneşin doğmasından ve batmasından önce Rabbinizin sınırsız ihtişamını yüceltin ve hamd edin!
Onların dediklerine sabret! Güneş'in doğuşundan önce de gurubundan önce de Rabbinin Hamdi olarak (işlevini yerine getirip) tespih et!
Öyleyse sen, onların dediklerine karşılık sabret ve Rabbini güneşin doğuşundan önce ve batışından önce hamd ile tesbih et.
(Rasûlüm!) Onların dediklerine sabret. Güneşin doğuşundan önce de, batışından önce de Rabbini hamd ile tesbih et.
Artık, onların söylediklerine karşı dirençli ol ve güneşin doğuşundan önce de batışından önce de övgülerle yücelterek Efendini an.
Onların dediklerine sabret! Güneşin doğumundan önce ve batışından önce Rabbini hamd ile teşbih et/namaz kıl!
Onların söylediklerine sabret ve güneşin doğuşundan ve batışından önce Efendini överek yücelt.
Onların söylediklerine sabret ve güneşin doğuşundan ve batışından önce Rabbini överek yücelt.
O halde onların laflarına karşı sabret ve Rabbini güneş doğmadan önce ve batmadan önce hamd ile tesbih et!
O halde onların laflarına karşı sabret de rabbına hamd ile tesbih eyle güneş doğmadan evvel ve batmadan evvel
Onların söyledikleri şeylere sabret. Güneş'in doğmasından önce ve batmasından önce Rabb'ini hamd dipnot 1 ile tesbih dipnot 2 et.
Onların söyledikleri şeylere sabret. Güneş'in doğmasından önce ve batmasından önce Rabb'ini hamd dipnot 1 ile tesbih dipnot 2 et.
Onların söyledikleri şeylere sabret. Güneş'in doğmasından önce ve batmasından önce Rabb'ini hamd dipnot 1 ile tesbih dipnot 2 et.
Öyleyse sen, onların dediklerine karşılık sabret ve rabbini güneşin doğuşundan önce ve batışından önce hamd ile tesbih et.
(Habibim) ne derlerse sen (şimdilik) sabret. Rabbini, güneşin doğuşundan evvel ve batışından önce, hamd ile tesbih (ve tenbih) et.
Ne derlerse sabret sen. Güneşin doğuşundan evvel ve batışından önce Rabbını hamd ile tesbih et.
(36-45) Onlardan önce memleketlerden nicelerini helak ettik. Onlar tutuş / güç olarak onlardan daha şiddetli idiler. Beldelerde kaçılacak yer arardılar şimdi sığınacak yerleri var mı? Kesinlikle bunda kalbi olan biri için , şahit olduğuna kulak veren kişi için hatırlatma / zikir vardır. Kesin olan şu ki, semaları ve arzı ve her ikisi arasındakileri altı günde yarattık. Ve bize yorgunluk dokunmadı / temas etmedi. Ne diyorlarsa sen sabret, Rabbini hamd ederek, güneş doğmadan önce ve güneş batmadan önce (ikindi) ve de geceleyin, onu üstün tut, (suphanallah de) ardından da secdeler et. Yakın bir mekândan çağrıcının / dellalin çağırdığı gün sen de dinle. O gün gerçek bir ses / sayha işitilirler ve işte o gün çıkarılış günüdür. Muhakkak ki biz diriltir ve öldürürüz, geri dönüş te bizedir. O gün yarılan yerden süratle çıkarlar, bu bize göre kolay bir toplayış / bir araya getiriştir. Ne dediklerini çok iyi biliyoruz, sen onlara zorla kabul ettirici / Cabbar değilsin. Vadimden korkanlara Okunanla / Kuranla hatırlat / zikret.
Onların dediklerine karşı sabret. Güneş doğmadan önce ve batmadan önce Rabbini hamdederek tesbih et!
Onların dediklerine sabret ve Rabbini övgü ile an! Güneş doğmadan önce, batmadan önce,
Sen onların söylediklerine sabret /duruşunu bozma! Güneşin doğmasından önce de batmasından önce dipnot 1 de her şeyi güzel yapmasına karşılık Rabbine ibadet et dipnot 2 .
Ne derlerse desinler sen sabret. Güneş doğmadan önce (akşam, yatsı ve sabah vakitlerinde) bir de batmadan önce (öğle ve ikindi vakitlerinde) dipnot 1 , her şeyi güzel yaptığından dolayı Rabbine (Sahibine) ibadet et.
Onların dediklerine karşı sabret. Güneş doğmadan önce ve batmadan önce Rabbini hamd ederek tesbih et!
Onların dediklerine karşı sabret. Güneş doğmadan önce ve batmadan önce Rabb'ini hamd ederek tesbih et!
Artık onların söylediklerine sabret ve Güneş'in doğuşundan önce de batışından önce de Rabbinin hamdiyle tespih et!
Therefore in patience O Muhammad possess you your soul; praise the glory of your Creator and extoll His glorious attributes before sunrise and before sunset,
So [Prophet], bear everything they say with patience; celebrate the praise of your Lord before the rising and setting of the sun;
Bear, then, with patience, all that they say, and celebrate the praises of thy Lord, before the rising of the sun and before (its) setting.
Hence bear with patience whatever they say, dipnot 1 and celebrate your Lord's glory before the rising of the sun and before its setting;
So be patient in the face of what they say and glorify your Lord with praise before the rising of the sun and before it sets.
So bear with patience (O Muhammad صلى الله عليه وسلم) all that they say, and glorify the Praises of your Lord, before the rising of the sun and before (its) setting (i.e. the Fajr, Zuhr, and ‘Asr prayers)[1].
So be patient over what they say, and celebrate the praise of your Lord before the rising of the sun and before the sunset,
So bear with patience what they say, and glorify your Lord with His praises and extol His Holiness before sunrise and sunset,
So be thou patient under what they say, and proclaim thy Lord's praise before the rising of the sun, and before its setting,
Deal with patience with the disbelievers and let them say whatever nonsense they may and worship your Lord before sunrise and before sunset
Be thou patient then of what they say, and celebrate the praises of thy Lord before the rising of the sun and before the setting.
So be patient to what they are saying, and glorify the grace of your Lord before the rising of the sun and before the setting.
Wherefore patiently suffer what they say; and celebrate the praise of thy Lord before sun-rise, and before sun-set,
Therefore be patient of what they say, and sing the praise of your Lord before the rising of the sun and before its setting.
So (endure) patiently what they say and extol with the praise of your Lord before the rising of the sun and before (its) setting;
Therefor (O Muhammad) bear with what they say, and hymn the praise of thy Lord before the rising and before the setting of the sun;
So you bear with patience what they say, and sing the praises of your Lord before the rising of the sun and its setting,
HENCE, [O believer,] bear thou with patience whatever they may say, and extol thy Sustainer’s limitless glory and praise before the rising of the sun and before its setting;
So be patient ˹O Prophet˺ with what they say. And glorify the praises of your Lord before sunrise and before sunset.
So be patient to what they are saying, and glorify the grace of your Lord before the rising of the sun and before the setting.
Therefore, be patient in the face of their utterances, and praise and glorify your Lord before sunrise, and before sunset.
So be patient, [O Muúammad], over what they say and exalt [ Allah ] with praise of your Lord before the rising of the sun and before its setting,
So be thou patient over what they say, and give thou glory with the praise of thy Lord before the rising of the sun, and before its setting.
Hence, bear with patience whatever they say, and keep doing your best from before the rising of the sun to after it sets, for establishing the Glory and Praise of your Lord.
Then bear with patience, all that they say, and celebrate the Praises of your Lord, before the rising of the sun (Faj’r) and before (its) setting (Zuh’r and ‘Asr),
So, (O Prophet,) endure with patience what they say, and proclaim His purity, along with your Lord’s praise, before sunrise and before sunset.
So be patient to what they are saying, and glorify the grace of your Lord before the rising of the sun and before the setting.