Kâf suresi · 39–45. ayetler

Sabret, tespih et; çağırıcının sesi

Bu bölümün ayetleri 4 mealde yan yana açılıyor; yukarıdaki listeden 27 Türkçe mealin herhangi birini açıp kapatabilirsiniz. Aralarındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz.

Hangi mealler görünsün? 4 / 27 açık

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir bölüme geçince öntanımlıya döner. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

  1. Kâf suresi, 39. ayet — bütün mealleriyle aç

    Kâf suresi, 39. ayet. فَٱصْبِرْ عَلَىٰ مَا يَقُولُونَ وَسَبِّحْ بِحَمْدِ رَبِّكَ قَبْلَ طُلُوعِ ٱلشَّمْسِ وَقَبْلَ ٱلْغُرُوبِ

    Diyanet İşleri

    O halde onların söylediklerine sabret ve güneşin doğuşundan önce de, batışından önce de Rabbini hamd ederek tespih et.

    Mehmet Okuyan

    (39, 40) Onların dediklerine sabret! Güneşin doğuşundan önce de batışından önce de gecenin bir bölümünde ve secdelerin ardından da Rabbini hamd (övgü) ile tesbih et (yücelt)! dipnot 1

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Namaz vakitleriyle ilgili ayrıca bkz. Bakara 2:238; Hûd 11:114; İsrâ 17:78; Tâhâ 20:130; Rûm 30:17-18.

    Mustafa İslamoğlu

    Öyleyse artık onların söyleyeceklerine karşı sabırlı ol! Bir de güneşin doğuşundan ve batıştan önce Rabbinin aşkın olan yüce zatını (namaz kılarak) hamd ile an;

    Muhammed Esed

    O halde (ey müminler!) Onların söyleyebilecekleri her şeye karşı sabırlı olun ve güneşin doğmasından ve batmasından önce Rabbinizin sınırsız ihtişamını yüceltin ve hamd edin!

    Ahmed Hulusi

    Onların dediklerine sabret! Güneş'in doğuşundan önce de gurubundan önce de Rabbinin Hamdi olarak (işlevini yerine getirip) tespih et!

    Ali Bulaç

    Öyleyse sen, onların dediklerine karşılık sabret ve Rabbini güneşin doğuşundan önce ve batışından önce hamd ile tesbih et.

    Ali Özek ve heyeti

    (Rasûlüm!) Onların dediklerine sabret. Güneşin doğuşundan önce de, batışından önce de Rabbini hamd ile tesbih et.

    Ali Rıza Safa

    Artık, onların söylediklerine karşı dirençli ol ve güneşin doğuşundan önce de batışından önce de övgülerle yücelterek Efendini an.

    Bayraktar Bayraklı

    Onların dediklerine sabret! Güneşin doğumundan önce ve batışından önce Rabbini hamd ile teşbih et/namaz kıl!

    Edip Yüksel

    Onların söylediklerine sabret ve güneşin doğuşundan ve batışından önce Efendini överek yücelt.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Onların söylediklerine sabret ve güneşin doğuşundan ve batışından önce Rabbini överek yücelt.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    O halde onların laflarına karşı sabret ve Rabbini güneş doğmadan önce ve batmadan önce hamd ile tesbih et!

    Elmalılı Hamdi Yazır

    O halde onların laflarına karşı sabret de rabbına hamd ile tesbih eyle güneş doğmadan evvel ve batmadan evvel

    Erhan Aktaş

    Onların söyledikleri şeylere sabret. Güneş'in doğmasından önce ve batmasından önce Rabb'ini hamd dipnot 1 ile tesbih dipnot 2 et.

    Erhan Aktaş — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Övgüye ve teşekküre layık yegane varlık. Bir nimetin ve güzelliğin kaynağı ve sahibi olan gücü, övgü ve yüceltme sözleriyle anmaktır. Bu anlamıyla "hamd", verilen bir nimetten yararlanma veya yapılan bir yardımla feraha çıkma karşılığı olmaktan çok, o nimeti veren Yaratıcı'nın sonsuz güç ve kuvvetine duyulan hayranlık sebebiyle dile getirilen bir övgüdür. Hamid: Övgüye ve teşekküre layık yegane varlık.
    2. metne dön, dipnot 2
      Allah'ın, her türlü kusur ve eksiklikten arınık, bütün mükemmel niteliklere sahip olduğunu bilmek; Allah'ı kendisine özgü nitelikleri ile tanımak ve tanıtmak demektir. Tesbih, tevhid inancının ve anlayışının kavranmasıdır. Allah'ı şirk içeren her türlü düşünce ve inançtan arındırarak, Kendisine özgü nitelikleri ile yüceltmek demektir (20:130). Tesbihi, bazı sözlerin (Subhanallah, Elhamdulillah vb.) belli sayılarla tekrar edilmesine indirgemek hurafeden başka bir şey değildir.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Onların söyledikleri şeylere sabret. Güneş'in doğmasından önce ve batmasından önce Rabb'ini hamd dipnot 1 ile tesbih dipnot 2 et.

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Övgüye ve teşekküre layık yegane varlık. Bir nimetin ve güzelliğin kaynağı ve sahibi olan gücü, övgü ve yüceltme sözleriyle anmaktır. Bu anlamıyla "hamd", verilen bir nimetten yararlanma veya yapılan bir yardımla feraha çıkma karşılığı olmaktan çok, o nimeti veren yaratıcının sonsuz güç ve kuvvetine duyulan hayranlık sebebiyle dile getirilen bir övgüdür.
    2. metne dön, dipnot 2
      Allah'ın, her türlü kusur ve eksiklikten arınık, bütün mükemmel niteliklere sahip olduğunu bilmek; Allah'ı kendisine özgü nitelikleri ile tanımak ve tanıtmak. Tesbih, tevhid inancının ve anlayışının kavranması ve Yaratıcının tüm nitelikleri ile tanınması ve tanıtılmasıdır. Allah'ı tesbih etmek; O'nu şirk içeren her türlü düşünce ve inançtan arındırarak, Kendisine özgü nitelikleri ile yüceltmek demektir. (20:130). Tesbihi, namazda tesbih çekmeye indirgemek bidat ve hurafedir.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Onların söyledikleri şeylere sabret. Güneş'in doğmasından önce ve batmasından önce Rabb'ini hamd dipnot 1 ile tesbih dipnot 2 et.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Yüceltme, övgü.
    2. metne dön, dipnot 2
      Her türlü noksanlıktan arındırarak, övgü ile yüceltmek. Allah'ın, her türlü noksanlıktan arınık, tüm mükemmel niteliklere sahip olduğunu bilmek; Allah'ı kendisine özgü nitelikleri ile tanımak ve tanıtmak.

    Gültekin Onan

    Öyleyse sen, onların dediklerine karşılık sabret ve rabbini güneşin doğuşundan önce ve batışından önce hamd ile tesbih et.

    Hasan Basri Çantay

    (Habibim) ne derlerse sen (şimdilik) sabret. Rabbini, güneşin doğuşundan evvel ve batışından önce, hamd ile tesbih (ve tenbih) et.

    İbni Kesir

    Ne derlerse sabret sen. Güneşin doğuşundan evvel ve batışından önce Rabbını hamd ile tesbih et.

    Mehmet Alagaş

    (36-45) Onlardan önce memleketlerden nicelerini helak ettik. Onlar tutuş / güç olarak onlardan daha şiddetli idiler. Beldelerde kaçılacak yer arardılar şimdi sığınacak yerleri var mı? Kesinlikle bunda kalbi olan biri için , şahit olduğuna kulak veren kişi için hatırlatma / zikir vardır. Kesin olan şu ki, semaları ve arzı ve her ikisi arasındakileri altı günde yarattık. Ve bize yorgunluk dokunmadı / temas etmedi. Ne diyorlarsa sen sabret, Rabbini hamd ederek, güneş doğmadan önce ve güneş batmadan önce (ikindi) ve de geceleyin, onu üstün tut, (suphanallah de) ardından da secdeler et. Yakın bir mekândan çağrıcının / dellalin çağırdığı gün sen de dinle. O gün gerçek bir ses / sayha işitilirler ve işte o gün çıkarılış günüdür. Muhakkak ki biz diriltir ve öldürürüz, geri dönüş te bizedir. O gün yarılan yerden süratle çıkarlar, bu bize göre kolay bir toplayış / bir araya getiriştir. Ne dediklerini çok iyi biliyoruz, sen onlara zorla kabul ettirici / Cabbar değilsin. Vadimden korkanlara Okunanla / Kuranla hatırlat / zikret.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Onların dediklerine karşı sabret. Güneş doğmadan önce ve batmadan önce Rabbini hamdederek tesbih et!

    Süleyman Ateş

    Onların dediklerine sabret ve Rabbini övgü ile an! Güneş doğmadan önce, batmadan önce,

    Süleymaniye Vakfı

    Sen onların söylediklerine sabret /duruşunu bozma! Güneşin doğmasından önce de batmasından önce dipnot 1 de her şeyi güzel yapmasına karşılık Rabbine ibadet et dipnot 2 .

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Güneşin doğmasından öncesi gece, batmasından öncesi de gündüzdür. Akşam, yatsı ve sabah namazları gece, öğle ve ikindi namazları da gündüz kılınır.
    2. metne dön, dipnot 2
      Farz namazların vakitlerini gösteren iki ayet "Namazı kıl!" emriyle başlar (Hud 11/114, İsra 17/78). Farz ve nafile namazların vakitlerini birlikte ifade eden ayetlerde ise "tesbih et" ifadesi kullanılır (Taha 20/130, Rum 30/17-18, Tur 52/48-49, İnsan 76/26). Türkçede tesbih etme fiili yalnızca belli sözlerin tekrar tekrar söylenmesi şeklinde anlaşıldığı için bu sözcük yerine "ibadet et" fiili kullanılmıştır.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Ne derlerse desinler sen sabret. Güneş doğmadan önce (akşam, yatsı ve sabah vakitlerinde) bir de batmadan önce (öğle ve ikindi vakitlerinde) dipnot 1 , her şeyi güzel yaptığından dolayı Rabbine (Sahibine) ibadet et.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bkz. İsra 17/78 ve Hud 11/114.

    Şaban Britch

    Onların dediklerine karşı sabret. Güneş doğmadan önce ve batmadan önce Rabbini hamd ederek tesbih et!

    Şaban Piriş

    Onların dediklerine karşı sabret. Güneş doğmadan önce ve batmadan önce Rabb'ini hamd ederek tesbih et!

    Yaşar Nuri Öztürk

    Artık onların söylediklerine sabret ve Güneş'in doğuşundan önce de batışından önce de Rabbinin hamdiyle tespih et!

  2. Kâf suresi, 40. ayet — bütün mealleriyle aç

    Kâf suresi, 40. ayet. وَمِنَ ٱلَّيْلِ فَسَبِّحْهُ وَأَدْبَٰرَ ٱلسُّجُودِ

    Diyanet İşleri

    Gecenin bir kısmında ve secdelerin ardından da O'nu tespih et.

    Mehmet Okuyan

    (39, 40) Onların dediklerine sabret! Güneşin doğuşundan önce de batışından önce de gecenin bir bölümünde ve secdelerin ardından da Rabbini hamd (övgü) ile tesbih et (yücelt)! dipnot 1

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Namaz vakitleriyle ilgili ayrıca bkz. Bakara 2:238; Hûd 11:114; İsrâ 17:78; Tâhâ 20:130; Rûm 30:17-18.

    Mustafa İslamoğlu

    yine geceleri ve secdelerin ardından O'nun aşkın olan zatını an!

    Muhammed Esed

    Geceleri ve her namazın sonunda O'nun şanını yüceltin.

    Ahmed Hulusi

    Gecede O'nu tespih et, secdelerin ardından da!

    Ali Bulaç

    Gecenin bir bölümünde ve secdelerin arkasından da O'nu tesbih et.

    Ali Özek ve heyeti

    Gecenin bir bölümünde ve secdelerin ardından da O'nu tesbih et.

    Ali Rıza Safa

    Gecenin bir bölümünde ve secdelerin arkasından da yücelterek O'nu an.

    Bayraktar Bayraklı

    Gecenin bir kısmında ve secdelerin ardından da O'nu an!

    Edip Yüksel

    Geceleyin O'nu yücelt ve secdelerin ardından da...

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Geceleyin O'nu yücelt ve secdelerin ardından da...

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Geceleyin de onu tesbih et, secdelerin ardından da.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Geceden de tesbih et ona hem de secde arkalarında

    Erhan Aktaş

    Geceleyin ve secdelerin ardından O'nu tesbih et.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Geceleyin ve secdelerin ardından O'nu tesbih et.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Geceleyin ve secdelerin dipnot 1 ardından O'nu tesbih et.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Saygı gösterip, değerini takdir etme. Saygı sunma. Selama durma. Secde sözcüğü, yer aldığı ayetlerin tamamında bu anlama gelmekte olup, namazdaki secde ile bir ilgisi yoktur.

    Gültekin Onan

    Gecenin bir bölümünde ve secdelerin arkasından da O'nu tesbih et.

    Hasan Basri Çantay

    Gecenin bir cüz'ünde ve secdelerin arkalarında da onu tesbih et.

    İbni Kesir

    Gecenin bir bölümünde ve secdelerinin ardından da O'nu tesbih et.

    Mehmet Alagaş

    (36-45) Onlardan önce memleketlerden nicelerini helak ettik. Onlar tutuş / güç olarak onlardan daha şiddetli idiler. Beldelerde kaçılacak yer arardılar şimdi sığınacak yerleri var mı? Kesinlikle bunda kalbi olan biri için , şahit olduğuna kulak veren kişi için hatırlatma / zikir vardır. Kesin olan şu ki, semaları ve arzı ve her ikisi arasındakileri altı günde yarattık. Ve bize yorgunluk dokunmadı / temas etmedi. Ne diyorlarsa sen sabret, Rabbini hamd ederek, güneş doğmadan önce ve güneş batmadan önce (ikindi) ve de geceleyin, onu üstün tut, (suphanallah de) ardından da secdeler et. Yakın bir mekândan çağrıcının / dellalin çağırdığı gün sen de dinle. O gün gerçek bir ses / sayha işitilirler ve işte o gün çıkarılış günüdür. Muhakkak ki biz diriltir ve öldürürüz, geri dönüş te bizedir. O gün yarılan yerden süratle çıkarlar, bu bize göre kolay bir toplayış / bir araya getiriştir. Ne dediklerini çok iyi biliyoruz, sen onlara zorla kabul ettirici / Cabbar değilsin. Vadimden korkanlara Okunanla / Kuranla hatırlat / zikret.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Gecenin bir kısmında ve secdelerin arkasından O'nu tesbih et.

    Süleyman Ateş

    Gecenin bir kısmında ve secde arkalarında O'nu tesbih et.

    Süleymaniye Vakfı

    Gecenin bir bölümünde ve secdelerin ardından da ibadet et dipnot 1 .

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Ayette geçen "secdeler" ifadesi çoğuldur. Arapçada çoğul, üç ve daha fazlasını gösterir. Her rekatta iki secde yapıldığı için (Nisa 4/103) bu ayette verilen tesbih/ibadet emri, iki rekattan yani en az dört secdeden sonra yapılan (ilk ve son) oturuşlarda yerine getirilir. Nebimizin, secdelerin ardından oturduğunda Tahiyyatı okuması ve bunu ümmetine de öğretmesi, ayetteki bu tesbih/ibadet emrinden dolayıdır. "Gecenin bir bölümünde" yapılan tesbih/ibadet ise bir miktar uyuyup uyandıktan sonra kılınan teheccüd namazıdır (Secde 32/16). Bu namaz Nebimize farzdır (İsra 17/79).

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Gecenin bir bölümünde ve secdelerin ardında da ibadet et (kulluk etmeye devam et) dipnot 1 .

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Her rekatta bir kere oturup zikirde bulunmak gerekir, bu iki secdeyi ayıran oturmadır (Nisa 4/103 gereği). Ayette geçen secdeler çoğuldur. Arapçada çoğul en az üçtür. Her rekattaki secde sayısı iki olduğu için bu ayete emredilen tesbih eyleminin, iki rekattan yani dört secdeden sonra olması gerekir. Namazlarda secdelerin ardından okuduğumuz Tahiyyat ve benzeri duaların bu ayettin gereği olduğu açıktır.

    Şaban Britch

    Gecenin bir bölümünde de onu tesbih et, secdelerin ardından da...

    Şaban Piriş

    Gecenin bir bölümünde de onu tesbih et, secdelerin ardından da...

    Yaşar Nuri Öztürk

    Gecenin bir kısmında ve secdelerin arkalarından O'nu tespih et!

  3. Kâf suresi, 41. ayet — bütün mealleriyle aç

    Kâf suresi, 41. ayet. وَٱسْتَمِعْ يَوْمَ يُنَادِ ٱلْمُنَادِ مِن مَّكَانٍ قَرِيبٍ

    Diyanet İşleri

    (Ey Muhammed!) Çağırıcının yakın bir yerden sesleneceği gün, (o sese) kulak ver.

    Mehmet Okuyan

    (Diriltilme için) seslenenin yakın bir yerden sesleneceği güne kulak ver(in)!

    Mustafa İslamoğlu

    İmdi sen (ey insanoğlu); sana çok çok yakın bir yerden o güne ilişkin çağrı yapan Allah'ın nidasına kulak ver!

    Muhammed Esed

    Ve (ölüm) çağrısında bulunan Allah'ın (sizi) yakından çağıracağı o Güne (daima) kulak verin;

    Ahmed Hulusi

    Seslenenin, içinden sesleneceği süreçte dinle!

    Ali Bulaç

    Çağırıcının, yakın bir yerden çağrıda bulunacağı güne kulak ver;

    Ali Özek ve heyeti

    Seslenenin yakın bir yerden sesleneceği güne kulak ver.

    Ali Rıza Safa

    Çağrıcının yakın bir yerden çağıracağı güne kulak ver!

    Bayraktar Bayraklı

    Seslenenin yakın bir yerden sesleneceği güne kulak ver!

    Edip Yüksel

    Çağırıcının yakın bir yerden çağıracağı güne kulak ver.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Çağırıcının yakın bir yerden çağıracağı güne kulak ver.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Ve o seslenenin yakın bir yerden bağıracağı günü dinle!

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Ve dinle o münadinin bağıracağı günü yakın bir yerden

    Erhan Aktaş

    Çağırıcının, yakın bir yerden çağıracağı güne kulak ver.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Çağırıcının, yakın bir yerden çağıracağı güne kulak ver.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Çağırıcının, yakın bir yerden çağıracağı güne kulak ver.

    Gültekin Onan

    Çağırıcının, yakın bir yerden çağrıda bulunacağı güne kulak ver;

    Hasan Basri Çantay

    Nida edenin yakın bir yerden ünleyeceği güne kulak ver.

    İbni Kesir

    Bir münadinin yakın bir yerden çağıracağı güne, kulak ver.

    Mehmet Alagaş

    (36-45) Onlardan önce memleketlerden nicelerini helak ettik. Onlar tutuş / güç olarak onlardan daha şiddetli idiler. Beldelerde kaçılacak yer arardılar şimdi sığınacak yerleri var mı? Kesinlikle bunda kalbi olan biri için , şahit olduğuna kulak veren kişi için hatırlatma / zikir vardır. Kesin olan şu ki, semaları ve arzı ve her ikisi arasındakileri altı günde yarattık. Ve bize yorgunluk dokunmadı / temas etmedi. Ne diyorlarsa sen sabret, Rabbini hamd ederek, güneş doğmadan önce ve güneş batmadan önce (ikindi) ve de geceleyin, onu üstün tut, (suphanallah de) ardından da secdeler et. Yakın bir mekândan çağrıcının / dellalin çağırdığı gün sen de dinle. O gün gerçek bir ses / sayha işitilirler ve işte o gün çıkarılış günüdür. Muhakkak ki biz diriltir ve öldürürüz, geri dönüş te bizedir. O gün yarılan yerden süratle çıkarlar, bu bize göre kolay bir toplayış / bir araya getiriştir. Ne dediklerini çok iyi biliyoruz, sen onlara zorla kabul ettirici / Cabbar değilsin. Vadimden korkanlara Okunanla / Kuranla hatırlat / zikret.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    O gün yakın bir yerden seslenecek olanın çağrısına kulak ver.

    Süleyman Ateş

    Dinle, o gün o ünleyici, yakın bir yerden çağırır.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    O çağrıcının yakın bir yerden sesleneceği gün neler olacağına kulak ver.

    Şaban Britch

    Kulak ver, o gün yakın bir yerden seslenecek olanın çağrısına..

    Şaban Piriş

    Kulak ver, o gün yakın bir yerden seslenecek olanın çağrısına..

    Yaşar Nuri Öztürk

    Haykıranın çok yakın bir yerden sesleneceği günü dinle!

  4. Kâf suresi, 42. ayet — bütün mealleriyle aç

    Kâf suresi, 42. ayet. يَوْمَ يَسْمَعُونَ ٱلصَّيْحَةَ بِٱلْحَقِّ ذَٰلِكَ يَوْمُ ٱلْخُرُوجِ

    Diyanet İşleri

    O gün insanlar hakka çağıran o korkunç sesi işiteceklerdir. İşte bu, (kabirlerden) çıkış günüdür.

    Mustafa İslamoğlu

    Tüm gerçekliğiyle o malum çığlığı (herkesin) işiteceği güne... İşte bu, bir (başka hayata) çıkış günüdür.

    Muhammed Esed

    (ve kendi kendinize düşünün) bütün (insanoğlunun) nihai çağrıyı gerçekten duyacağı Gün(ü), (ölümden) hayata dönecekleri Günü.

    Ahmed Hulusi

    Hak olarak o sayhayı işitecekleri süreçtir! İşte o, (kozalarının dışındaki gerçekliği fark etme) çıkış sürecidir!

    Ali Bulaç

    O gün, o çığlığı bir gerçek (hak) olarak işitirler. İşte bu, (dirilip kabirlerden) çıkış günüdür.

    Ali Özek ve heyeti

    O gün insanlar bu sesi gerçekten işiteceklerdir. İşte bu, çıkış günüdür.

    Ali Rıza Safa

    O gün, o gürlemeyi, gerçek olarak duyacaklardır. İşte bu, Çıkış Günü'dür.

    Bayraktar Bayraklı

    O gün insanlar bu sesi gerçekten işiteceklerdir. İşte bu, çıkış günüdür.

    Edip Yüksel

    O gün o çığlığı kesinlikle duyarlar; bu, çıkış günüdür.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    O gün o çığlığı kesinlikle duyarlar; bu, çıkış günüdür.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Hakka çağıran o sayhayı (haykırışı) işitecekleri gün, işte o kabirlerden çıkış günüdür.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Hakka çağıran o sayhayı işidecekleri gün, işte o, huruc günüdür

    Erhan Aktaş

    O Gün, gerçek olan o çığlığı duyarlar. İşte bu yeniden diriliş günüdür.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    O gün, gerçek olan o çığlığı duyarlar. İşte bu yeniden diriliş günüdür.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    O gün, gerçek olan o çığlığı duyarlar. İşte bu yeniden diriliş günüdür.

    Gültekin Onan

    O gün, o çığlığı bir gerçek (hak) olarak işitirler. İşte bu, (dirilip kabirlerden) çıkış günüdür.

    Hasan Basri Çantay

    O gün (bütün halk) o hak sayhayı işideceklerdir. İşte bu (kabirden) çıkış günüdür.

    İbni Kesir

    O gün; bu sayhayı gerçekten işiteceklerdir. İşte bu, çıkış günüdür.

    Mehmet Alagaş

    (36-45) Onlardan önce memleketlerden nicelerini helak ettik. Onlar tutuş / güç olarak onlardan daha şiddetli idiler. Beldelerde kaçılacak yer arardılar şimdi sığınacak yerleri var mı? Kesinlikle bunda kalbi olan biri için , şahit olduğuna kulak veren kişi için hatırlatma / zikir vardır. Kesin olan şu ki, semaları ve arzı ve her ikisi arasındakileri altı günde yarattık. Ve bize yorgunluk dokunmadı / temas etmedi. Ne diyorlarsa sen sabret, Rabbini hamd ederek, güneş doğmadan önce ve güneş batmadan önce (ikindi) ve de geceleyin, onu üstün tut, (suphanallah de) ardından da secdeler et. Yakın bir mekândan çağrıcının / dellalin çağırdığı gün sen de dinle. O gün gerçek bir ses / sayha işitilirler ve işte o gün çıkarılış günüdür. Muhakkak ki biz diriltir ve öldürürüz, geri dönüş te bizedir. O gün yarılan yerden süratle çıkarlar, bu bize göre kolay bir toplayış / bir araya getiriştir. Ne dediklerini çok iyi biliyoruz, sen onlara zorla kabul ettirici / Cabbar değilsin. Vadimden korkanlara Okunanla / Kuranla hatırlat / zikret.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    O gün, o çığlığı bir gerçek (hak) olarak işitirler. İşte o gün (kabirlerden) çıkış günüdür.

    Süleyman Ateş

    O gün o çağrıyı gerçek olarak duyarlar. İşte bu, (dirilip) çıkış günüdür.

    Süleymaniye Vakfı

    Yani (insanların) o yüksek sesi bütün gerçekliği ile duyacakları gün (hepsi kabirlerden çıkacaktır). İşte bu, çıkış günüdür dipnot 1 ."

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    O gün o dehşetli sesi, bütün gerçekliği dipnot 1 ile duyarlar. İşte o gün, (topraktan) çıkış günüdür.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Hem sesin kendisi gerçekti hem de o ses gerçekleri ortaya çıkardı."el hakkı(الْحَقِّ)" kelimesinin bu özelliği Türkçe açısından tek kelime ile çevrilemeyecek bir özellik olduğundan bu açıklamaya ihtiyaç duyulmuştur. Örneğin Kuran-ı Kerim hem kendisi gerçek bir kitaptır hem de gerçekleri ortaya çıkarır.

    Şaban Britch

    O gün, o çığlığı bir gerçek (hak) olarak işitirler. İşte o gün (kabirlerden) çıkış günüdür.

    Şaban Piriş

    O gün korkunç haykırışı tam olarak duyacaklar. İşte o gün çıkış günüdür.

    Yaşar Nuri Öztürk

    O gün o müthiş sesi hak olarak dinleyecekler. Ortaya çıkış/diriliş günüdür bu.

  5. Kâf suresi, 43. ayet — bütün mealleriyle aç

    Kâf suresi, 43. ayet. إِنَّا نَحْنُ نُحْىِۦ وَنُمِيتُ وَإِلَيْنَا ٱلْمَصِيرُ

    Diyanet İşleri

    Şüphesiz biz diriltir ve öldürürüz. Dönüş de ancak bizedir.

    Mehmet Okuyan

    Şüphesiz ki dirilten de öldüren de biziz. Dönüş sadece bize olacaktır.

    Mustafa İslamoğlu

    Kesin olan şu ki, ölümü ve hayatı yaratan Biziz ve her yol sonunda Bize çıkar.

    Muhammed Esed

    Gerçek şu ki, hayat veren ve ölümü getiren Biziz; her yol, Bizim katımızda menziline varır,

    Ahmed Hulusi

    Muhakkak ki biz, evet biziz dirilten, öldüren! Dönüş de bizedir!

    Ali Bulaç

    Gerçek şu ki, dirilten ve öldüren Biziz, Biz. Ve dönüş de Bizedir.

    Ali Özek ve heyeti

    Şüphesiz biz diriltir ve öldürürüz. Dönüş de ancak bizedir.

    Ali Rıza Safa

    Kuşkusuz, Biz, yaşam verir ve öldürürüz. Çünkü dönüş, Bize olacaktır.

    Bayraktar Bayraklı

    Şüphesiz biz diriltir ve öldürürüz. Dönüş ancak bizedir.

    Edip Yüksel

    Biz diriltiriz, öldürürüz ve dönüş de bizedir.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Biz diriltiriz, öldürürüz ve dönüş de bizedir.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Şüphesiz ki, Biz Biziz! Hem diriltiriz, hem öldürürüz ve dönüş de Bizedir.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Şübhesiz ki biz biziz, hem diriltiriz, hem öldürürüz ve dönüş bizedir.

    Erhan Aktaş

    Biz; ancak Biz hayat veririz ve öldürürüz. Ve dönüş Biz'edir.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Biz; ancak Biz hayat veririz ve öldürürüz. Ve dönüş Bizedir.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Biz; ancak Biz hayat veririz ve öldürürüz. Ve dönüş Biz'edir.

    Gültekin Onan

    Gerçek şu ki, dirilten ve öldüren biziz, biz. Ve dönüş de bizedir.

    Hasan Basri Çantay

    Öldürecek de, diriltecek de şübhesiz ki biziz, biz. Dönüş de ancak bizedir.

    İbni Kesir

    Muhakkak ki öldürecek de, diriltecek de Biziz Biz. Ve dönüş de ancak Bizedir.

    Mehmet Alagaş

    (36-45) Onlardan önce memleketlerden nicelerini helak ettik. Onlar tutuş / güç olarak onlardan daha şiddetli idiler. Beldelerde kaçılacak yer arardılar şimdi sığınacak yerleri var mı? Kesinlikle bunda kalbi olan biri için , şahit olduğuna kulak veren kişi için hatırlatma / zikir vardır. Kesin olan şu ki, semaları ve arzı ve her ikisi arasındakileri altı günde yarattık. Ve bize yorgunluk dokunmadı / temas etmedi. Ne diyorlarsa sen sabret, Rabbini hamd ederek, güneş doğmadan önce ve güneş batmadan önce (ikindi) ve de geceleyin, onu üstün tut, (suphanallah de) ardından da secdeler et. Yakın bir mekândan çağrıcının / dellalin çağırdığı gün sen de dinle. O gün gerçek bir ses / sayha işitilirler ve işte o gün çıkarılış günüdür. Muhakkak ki biz diriltir ve öldürürüz, geri dönüş te bizedir. O gün yarılan yerden süratle çıkarlar, bu bize göre kolay bir toplayış / bir araya getiriştir. Ne dediklerini çok iyi biliyoruz, sen onlara zorla kabul ettirici / Cabbar değilsin. Vadimden korkanlara Okunanla / Kuranla hatırlat / zikret.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Şüphesiz biz diriltir ve öldürürüz. Dönüş de ancak bizedir.

    Süleyman Ateş

    Yaşatan ve öldüren ancak biziz, biz. Dönüş de bizedir.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Hayat veren ve öldüren Biziz; dönüşünüz dipnot 1 de Bizedir.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      buradaki elif lam, muzafun ileyhten ıvaz sayılmıştır.

    Şaban Britch

    Şüphesiz biz, diriltiriz ve öldürürüz. Dönüş de bizedir.

    Şaban Piriş

    Şüphesiz biz, diriltiriz ve öldürürüz. Dönüş de bizedir.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Biz, evet biz hayat veriyoruz, biz öldürüyoruz. Ve dönüş yalnız bizedir.

  6. Kâf suresi, 44. ayet — bütün mealleriyle aç

    Kâf suresi, 44. ayet. يَوْمَ تَشَقَّقُ ٱلْأَرْضُ عَنْهُمْ سِرَاعًا ذَٰلِكَ حَشْرٌ عَلَيْنَا يَسِيرٌ

    Diyanet İşleri

    O gün yer, onların üzerinden süratle yarılıp açılır. Bu, (hesap için) bir toplamadır, bize göre kolaydır.

    Mehmet Okuyan

    O gün yer, onlar nedeniyle (insanların diriltilmesi için) çabucak yarılacaktır. Bu, bizim için kolay bir toplamadır.

    Mustafa İslamoğlu

    Yer ayaklarının altında kayıp paramparça olduğu gün (her şey) son sürattir: işte bu akıl sır ermez bir toparlanıştır, Bizim için çok kolay olacaktır.

    Muhammed Esed

    Onlar (Allah'ın hükmüne doğru hızla) koşarken yeryüzünün çepeçevre yarılıp parçalanacağı Gün, bu toplanma, Bizim için kolay olacaktır.

    Ahmed Hulusi

    O süreçte arz (beden) onlardan hızla kopup ayrılır! İşte bu bizim üzerimize kolay bir haşr'dır.

    Ali Bulaç

    O gün yer, onlardan çatlayıp ayrılır da (onlar,) hızla koşarlar. İşte bu, Bize göre oldukça kolay olan bir haşir (sizi bir arada toplama)dır.

    Ali Özek ve heyeti

    O gün yer yarılır, onların üzerinden süratle yarılıp açılır. Bu, bize göre kolay olan bir haşirdir.

    Ali Rıza Safa

    O gün, yeryüzü çepeçevre yarılarak, onlardan hızla uzaklaşacaktır. İşte bu, Bizim için kolay bir toplanmadır.

    Bayraktar Bayraklı

    O gün yer, onlardan dolayı yarılır da onlar hızla oradan çıkarlar. İşte bu, bize kolay gelen bir toplanmadır.

    Edip Yüksel

    O gün yer onlardan dolayı yarılıverir. Bu, bizim için kolay bir toparlamadır.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    O gün yer onlardan dolayı yarılıverir. Bu, bizim için kolay bir toparlamadır

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Yerin kendilerinden çatlayıp yarılacağı ve süratle koşacakları o gün. Bu ancak Bize kolay gelen bir toplamadır.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    O gün ki Arz onlardan ayrılır sür'atle koşarlar, o, bir haşirdir ki ancak bize kolaydır

    Erhan Aktaş

    O Gün yer yarılır, onlar topraktan çabukça ayrılırlar. İşte bu, Biz'im için kolay bir toplamadır.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    O gün yer yarılır, onlar topraktan çabukça ayrılırlar. İşte bu, Bizim için kolay bir toplamadır.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    O gün yer yarılır, onlar topraktan çabukça ayrılırlar. İşte bu, Bizim için kolay bir toplamadır.

    Gültekin Onan

    O gün yer, onlardan çatlayıp ayrılır da (onlar,) hızla koşarlar. İşte bu, bize göre oldukça kolay olan bir haşir (sizi bir arada toplama)dır.

    Hasan Basri Çantay

    O gün hepsi sür'atle çıkmak üzere arz kendilerinden ayrılır. İşte bu, bize göre kolay olan bir haşirdir.

    İbni Kesir

    O gün; yer yarılır, onlar çabucak çıkarlar. İşte bu, Bize göre kolay olan bir haşirdir.

    Mehmet Alagaş

    (36-45) Onlardan önce memleketlerden nicelerini helak ettik. Onlar tutuş / güç olarak onlardan daha şiddetli idiler. Beldelerde kaçılacak yer arardılar şimdi sığınacak yerleri var mı? Kesinlikle bunda kalbi olan biri için , şahit olduğuna kulak veren kişi için hatırlatma / zikir vardır. Kesin olan şu ki, semaları ve arzı ve her ikisi arasındakileri altı günde yarattık. Ve bize yorgunluk dokunmadı / temas etmedi. Ne diyorlarsa sen sabret, Rabbini hamd ederek, güneş doğmadan önce ve güneş batmadan önce (ikindi) ve de geceleyin, onu üstün tut, (suphanallah de) ardından da secdeler et. Yakın bir mekândan çağrıcının / dellalin çağırdığı gün sen de dinle. O gün gerçek bir ses / sayha işitilirler ve işte o gün çıkarılış günüdür. Muhakkak ki biz diriltir ve öldürürüz, geri dönüş te bizedir. O gün yarılan yerden süratle çıkarlar, bu bize göre kolay bir toplayış / bir araya getiriştir. Ne dediklerini çok iyi biliyoruz, sen onlara zorla kabul ettirici / Cabbar değilsin. Vadimden korkanlara Okunanla / Kuranla hatırlat / zikret.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    O günde yer üzerlerinden yarılır, hızlıca çıkarlar. Bu bizim için kolay olan bir toplamadır.

    Süleyman Ateş

    O gün yer onlar(ın üstün)den yarıl(ıp açıl)ır, (çağırana doğru) sür'atle koşarlar. İşte bu, toplamadır; bize göre kolaydır.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    O gün yer dipnot 1 hızla çatlayıp onları dışarı atar. Bu, bizim için kolay bir toplamadır.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Yerde olan kabirlerdir. Yeniden diriliş bu dünyada ve bu topraktan olacaktır. Ancak kıyamet (diriliş ve hesap verme günü) öncesi safhada, Dünya, Allah'ın emri ile önce farklı bir yapıya dönüştürülecek(Süra birinci üflenmesi) daha sonra kabirlerdeki kimselere ait yeni bedenler bizim saymakta olduğumuz ellibin yıllık sürede bitki gibi toprakta yetişecek, nihayet ikinci defa süra üflenmesiyle bu yeni bedenlerle ölüm sırasında alınan ruhlar birleştirilecek ve diriliş günü hareketleri başlayacaktır. Halk arasında Kıyamet günü olarak bilinen bu uzun sürecin kronolojik olarak birbirini takip eden olaylar silsilesi çok iyi bilinmediğinden, Kur'anın ilgili ayetlerini kavramak zor olmaktadır. Ruh ve bedenin birbirinden ayrı olması durumu ancak uyku veya vefat hallerinde mümkündür. Uyku veya vefat halinde olan kimse zamanı algılayamayacağından bilinen Dünya'nın yıkıma uğrayarak yeniden diriliş için elverişli bir yapıya kavuşması ile yeniden diriliş arasında geçen süre insanlar açısından çok kısa algılanacaktır.Uykuda olan insanların bekledikleri süreyi hissedemedikleri ile ilgili ayetler: Mağarada uyuyan gençlerin uykuda geçirdikleri zamanı sayamaması Kehf 18/19, yüz yıl kadar ölü tutulduktan sonra diriltilen bir kişinin, uyuduğu süreyi hesaplayamaması Bakara 2/259 ‘da anlatılmıştır.

    Şaban Britch

    O gün yer, onlara hızlı bir şekilde yarılacaktır. Bu, bizim için çok kolay olan bir toplamadır.

    Şaban Piriş

    O gün yer, onlara hızlı bir şekilde yarılacaktır. Bu, bizim için çok kolay olan bir toplamadır.

    Yaşar Nuri Öztürk

    O gün, yer çatır çatır yarılıp onlardan çabucak uzaklaşır. Bu yalnız bizim için kolay olan bir haşretmedir.

  7. Kâf suresi, 45. ayet — bütün mealleriyle aç

    Kâf suresi, 45. ayet. نَّحْنُ أَعْلَمُ بِمَا يَقُولُونَ وَمَآ أَنتَ عَلَيْهِم بِجَبَّارٍ فَذَكِّرْ بِٱلْقُرْءَانِ مَن يَخَافُ وَعِيدِ

    Diyanet İşleri

    Biz onların ne dediklerini çok iyi biliyoruz. Sen, onlara karşı bir zorba değilsin. O halde sen, benim uyarımdan korkan kimselere Kur'an ile öğüt ver.

    Mustafa İslamoğlu

    Biz onların neler söylediğini çok iyi biliyoruz; ne ki sen onları zorla (inandıracak) bir zorba değilsin: şu halde sen, Benim tehditlerimden korkanları bu Kur'an aracılığıyla uyarmaya devam et!

    Muhammed Esed

    Biz onların, (o yeniden dirilmeyi inkar edenlerin) ne söylediklerini iyi biliyoruz; ve sen onları hiçbir şekilde (inanmaya) zorlayamazsın. Ama sen yine de Benim uyarımdan korkabileceklere bu Kuran aracılığıyla hatırlatmada bulun.

    Ahmed Hulusi

    Biz, onlarda olarak, neler söylediklerini daha iyi biliriz! Sen onlar üzerinde zorla yaptırıcı değilsin! Azap uyarımdan korkana, Kur'an olarak (hakikati) hatırlat!

    Ali Bulaç

    Biz onların neler söylediklerini daha iyi biliriz. Sen onların üzerinde bir zorba değilsin; şu halde, Benim kesin tehdidimden korkanlara Kur'an ile öğüt ver.

    Ali Özek ve heyeti

    Biz onların dediklerini çok iyi biliriz. Sen onların üzerinde bir zorlayıcı değilsin. Tehdidimden korkanlara Kur'an'la öğüt ver.

    Ali Rıza Safa

    Onların ne söylediklerini biliyoruz. Sen, onların üzerine zorlayıcı değilsin. Sözünü verdiğimden korkanlara, artık, Kur'an ile hatırlat!

    Bayraktar Bayraklı

    O halde onların ne dediklerini en iyi biz biliriz. Sen onların üzerinde bir zorba değilsin. Sen, benim tehdidimden korkanlara Kur'an ile öğüt ver!

    Edip Yüksel

    Biz onların ne konuştuğunu iyi biliyoruz. Sen onların üzerinde bir zorba değilsin. Uyarılarımdan korkanlara sen bu Kuran ile öğüt ver.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Biz onların ne konuştuğunu iyi biliyoruz. Sen onların üzerinde bir zorba değilsin. Uyarılarımdan korkanlara sen bu Kuran ile öğüt ver.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Biz onların ne söylediklerini çok iyi biliyoruz. Sen de onlara karşı bir zorba değilsin. Şimdi benim tehditlerimden korkacaklara bu Kur'an ile öğüt ver!

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Biz pek a'la biliyoruz ki ne diyorlar, maamafih sen onlara karşı bir cebbar değilsin, şimdi sen benim veidlerimden korkacaklara bu Kur'an ile öğüd ver

    Erhan Aktaş

    Onların ne dediklerini en iyi Bilen'iz. Sen, onları zorla yola getirecek değilsin. O halde Ben'im uyarımdan korkan kimselere Kur'an'la öğüt ver.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Onların ne dediklerini en iyi bileniz. Sen, onları zorla yola getirecek değilsin. O halde Benim uyarımdan korkan kimselere Kur'an'la öğüt ver.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Onların ne dediklerini en iyi Bileniz. Sen, onları zorla yola getirecek değilsin. O halde Benim uyarımdan korkan kimselere Kur'an'la öğüt ver.

    Gültekin Onan

    Biz onların neler söylediklerini daha iyi biliriz. Sen onların üzerinde bir zorba değilsin; şu halde, benim kesin tehdidimden korkanlara Kuran ile öğüt ver.

    Hasan Basri Çantay

    Biz onların neler demekde olduklarını çok iyi bileniz. Onların üstünde bir zorba değilsin sen. Onun için benim tehdidimden korkacaklara (sadece) Kur'an ile öğüt ver.

    İbni Kesir

    Biz; onların dediklerini çok iyi biliriz. Sen, onların üstünde bir zorba değilsin. Tehdidimden korkacaklara Kur'an'la öğüt ver.

    Mehmet Alagaş

    (36-45) Onlardan önce memleketlerden nicelerini helak ettik. Onlar tutuş / güç olarak onlardan daha şiddetli idiler. Beldelerde kaçılacak yer arardılar şimdi sığınacak yerleri var mı? Kesinlikle bunda kalbi olan biri için , şahit olduğuna kulak veren kişi için hatırlatma / zikir vardır. Kesin olan şu ki, semaları ve arzı ve her ikisi arasındakileri altı günde yarattık. Ve bize yorgunluk dokunmadı / temas etmedi. Ne diyorlarsa sen sabret, Rabbini hamd ederek, güneş doğmadan önce ve güneş batmadan önce (ikindi) ve de geceleyin, onu üstün tut, (suphanallah de) ardından da secdeler et. Yakın bir mekândan çağrıcının / dellalin çağırdığı gün sen de dinle. O gün gerçek bir ses / sayha işitilirler ve işte o gün çıkarılış günüdür. Muhakkak ki biz diriltir ve öldürürüz, geri dönüş te bizedir. O gün yarılan yerden süratle çıkarlar, bu bize göre kolay bir toplayış / bir araya getiriştir. Ne dediklerini çok iyi biliyoruz, sen onlara zorla kabul ettirici / Cabbar değilsin. Vadimden korkanlara Okunanla / Kuranla hatırlat / zikret.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Onların söylediklerini biz daha iyi biliriz. Sen, onların üzerinde bir zorlayıcı değilsin. Tehdidimden korkanlara Kur'an'la öğüt ver.

    Süleyman Ateş

    Biz onların ne dediklerini biliyoruz. Sen onların üstünde bir zorlayıcı değilsin, sadece tehdidimden korkanlara Kur'an ile öğüt ver.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Biz onların ne dediğini iyi biliriz. Sen üstlerinde bir zorba değilsin; tehdidimden korkanları Kur'an ile bilgilendir.

    Şaban Britch

    Onların söylediklerini biz daha iyi biliriz. Sen, onların üzerinde bir zorlayıcı değilsin. Tehdidimden korkanlara Kur'an'la öğüt ver.

    Şaban Piriş

    Onların söylediklerini biz daha iyi biliriz. Sen, onları zorlayacak değilsin. Bu sebeple tehdidimden korkanlara Kur'an ile öğüt ver.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Biz onların neler söylediklerini çok iyi biliyoruz. Sen onların üstüne bir zorba değilsin. O halde, benim tehdidimden korkanlara sadece Kur'an'la öğüt ver.

Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. Öntanımlı açık dört meal öncelik sırasına göredir; listeden hepsi açılabilir.