Diyanet İşleri
Bütün bunlar, içtenlikle Allah'a yönelen her kulun gönül gözünü açmak ve ona öğüt ve ibret vermek içindir.
Kâf suresi
Kâf suresi, 8. ayet. تَبْصِرَةً وَذِكْرَىٰ لِكُلِّ عَبْدٍ مُّنِيبٍ
tebṣiratev veẕikrâ likülli `abdim münîb.
Bütün bunlar, içtenlikle Allah'a yönelen her kulun gönül gözünü açmak ve ona öğüt ve ibret vermek içindir.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Dirilişe itiraz; gök, yer ve bitkilerdeki deliller Kâf 1–11 3
Hatta gerçek kendilerine gelince onu yalanladılar. Artık onlar kararsız bir haldedirler.
Üstlerindeki göğe bakmazlar mı? Onu nasıl bina ettik, nasıl donattık! Onda hiçbir düzensizlik ve eksiklik yoktur.
Yeryüzünü de yaydık ve orada sabit dağlar yerleştirdik. Orada her türden iç açıcı çift bitkiler bitirdik.
Bütün bunlar, içtenlikle Allah'a yönelen her kulun gönül gözünü açmak ve ona öğüt ve ibret vermek içindir.
(9-11) Gökten de bereketli bir su indirip onunla kullar için rızık olarak bahçeler ve biçilecek taneler (ekinler), birbirine girmiş kat kat tomurcukları olan yüksek hurma ağaçları bitirdik ve böylece onunla ölü bir beldeye hayat verdik. İşte (dirilip kabirlerden) çıkış da böyledir.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
Bu metin 8–11. ayetler için yazılmıştır.
8-11. Bu faydalı bitkiler arasındanda özellikle üzüm, nar, turunç, elma vb. gibi çeşitli lezzetli meyveleri ihtiva eden bahçeleri zikretmiştir. Yine uzun boylu hurma ağaçları da bunlardandır ki oların hem uzun süre faydaları vardır hem de gövdeleri göğe doğru alabildiğine yükselir, boy atarlar. Çoğu ağaçlar ise bu kadar uzun değildir. Salkımlarından taze tomurcuklar çıkar. Kullar da bunlardan katık ve meyve olarak rızıklanırlar, yararlanırlar. Kimisini yerler, kimisini de kendileri ve davarları için saklarlar. Yüce Allah’ın yağmur ile ve bu yağmurun bir neticesi olan yeryüzündeki ve yer altındaki nehirler ile çıkarttığı buğday, arpa, mısır, pirinç, darı ve buna benzer “biçilen ekin taneleri” de bu bitkilerdendir.
İşte bütün bu varlıklara bakmak, cahilliğin körlüğünden kurtulmayı sağlayana bir “basiret”tir. Bunlar ayrıca “öğüt” için yaratılmıştır. Kul, bunlar vasıtası ile din ve dünyasında kendisi ile yararlanacağı şeyleri düşünüp öğüt alır. Allah’ın ve peygamberlerinin verdiği haberleri hatırlar, bunlar üzerinde ibretle düşünür. Ancak bu, herkes için böyle değildir. Aksine bunlar “Allah'a yönelen her bir kul” için böyledir. Allah’a muhabbet, korku ve ümit ile, O’nun davetçisinin çağrısını kabul ederek yönelenler için böyledir. Yalanlayıp yüz çevirene gelince âyetlerin ve uyarıların iman etmeyen bir kavme fayda vermediği açıktır.
Özetle bunlardaki göz kamaştırıcı yaratılış, güç ve sağlamlık, Yüce Allah’ın kudretinin kemaline delildir. Bunlardaki güzellik, her şeyin sağlam yapılmış olması, harikulade yaratılış, Allah’ın “ahkemu’l-hakimîn” olduğunu gösterir ve her şeyi bildiğini ortaya koyar.
Bunlardaki kulların menfaatine ve maslahatına olan şeyler, Yüce Allah’ın her şeyi kuşatmış olan rahmetine, bütün canlıları kaplamış olan cömertliğine delildir. Bunlardaki yaratılışın azameti, olağanüstü güzellik, Yüce Allah’ın tek, eşsiz ve samed olduğuna, hiçbir eş ve evlat edinmediğine, hiçbir kimsenin O’nun dengi olmadığına, ibadetin, önünde zilletle eğilmenin, sevgi ile bağlanmanın, kendisinden başkası için asla söz konusu olamayacağına delildir. Ölümünden sonra yeryüzünün hayat bulması da Allah’ın, amellerin karşılıklarını vermek üzere ölüleri dirilteceğine delildir. İşte bundan dolayı Yüce Allah, şöyle buyurmaktadır: “Bir de o suyla ölü bir beldeye hayat veririz. İşte (kabirlerden) çıkış da böyledir.”
Yüce Allah, gökteki ve yerdeki âyetleri/delilleri hatırlattıktan sonra daha önceki ümmetlerin azapla yakalanışlarını hatırlatarak muhataplara yalanlamalarını sürdürmemelerini bildirmekte ve onları uyarmaktadır. Böyle devam edecek olurlarsa, kendilerinden önceki inkarcı benzerlerinin başına gelen musibetler, onların da başına gelecektir. Yüce Allah şöyle buyurmaktadır:
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Bütün bunları Rabbine taatle yönelen her kula göstermek ve öğüt vermek için yarattık.
Aynı kök: نوب (18 geçiş)
Çünkü İbrahim çok içli ve Allah'a yönelen bir kimseydi.
Aynı kök: نوب (18 geçiş)
Şu'ayb, şöyle dedi: "Ey kavmim! Söyleyin bakayım, ya ben Rabbimden gelen açık bir delil üzere isem ve katından bana güzel bir rızık vermişse!. Ben…
Aynı kök: نوب (18 geçiş)
İnkar edenler diyorlar ki: "Ona (Muhammed'e) Rabbinden bir mucize indirilseydi ya!" De ki: "Şüphesiz Allah dilediğini saptırır, kendisine yöneleni de…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
(Bütün bunlar, Allah'a) yönelen her kulun öngörülü olması ve (gerçeği) hatırlaması içindir.
gönüllü olarak O'na yönelen her kul için bir bilinç kaynağı ve bir uyarı vesilesi olsun.
isteyerek Allah'a yönelen her insana bir basiret ve uyarı vesilesi olarak.
(Hakikatine) dönen her kula basiretini açmak ve hatırlatıp öğüt vermek için.
(Bunlar,) 'İçten Allah'a yönelen' her kul için 'hikmetle bakan bir iç göz' ve bir zikirdir.
Allah'a yönelen her kula gönül gözünü açmak ve ibret vermek için (bütün bunları yaptık).
İçtenlikle yönelen her kul için, bir aydınlatma ve bir öğreti olarak.
Bunları, yönelen her kul için bir aydınlatma ve öğüt yaptık.
Her yönelen kul için bu bir aydınlatma ve mesajdır.
Her yönelen kul için bu bir aydınlatma ve mesajdır.
Hakka yüz tutan her kulun gözünü, gönlünü açmak ve ibret almasını sağlamak için.
Gözler gönüller açar, yaradanın kudretini ıhtar eder, dersler verir birer nişane-i basiret ve nümune-i ıbret olmak üzere, hakka yüz tutan her kul için
Bunları, Allah'a yönelen kulların basiretini dipnot 1 açmak ve öğüt olması için yaptık.
Bunları, Allah'a yönelen kulların basiretini dipnot 1 açmak ve öğüt olması için yaptık.
Bunları, Allah'a yönelen kulların basiretini dipnot 1 açmak ve öğüt olması için yaptık.
(Bunlar,) 'içten Tanrı'ya yönelen' her kul için 'hikmetle bakan bir iç göz' ve bir zikirdir.
(Biz, bütün bunları) taatımıza dönen her kulun kalb gözünü açmak, (ona) ibret vermek için (yapdık).
Allah'a yönelen her kula öğüt ve ibret olsun diye.
(5-11) Bilakis gerçeği/gerçekleşeni tamda geldiği vakit yalanladılar. Karmakarışık bir iş içindeler. Hiç bakmadılar mı / nazar etmediler mi üzerlerindeki göğe ki onu nasıl kubbeleştirmişiz / bina etmişiz. Onu nasıl süslemişiz / ziynetlendirmişiz. Onda bir çatlaklık ta / gedik te yok. Yeri / Arzı yaygın uzatıp döşemişiz. Oraya Sabiteler yerleştirmişiz /ilga etmişiz. Onda/yerde, görünüşü güzel her türden bitki yetiştirmişiz. Allah’a yönelen her bir kul için basiret ve zikir olsun. (Nazar bakmak basiret görmek râe ise iradeli, tercihli görmek, sonradan görmek) Semadan bereketli su indirdik ve onu nla bahçeler, hasat edilen ekinler yetiştirdik. Onunla (suyla) baş aşağı uza dıkça uzamış salkım salkım tomurcuklanm ış hurmalar, kullar için rızık yetiştirdik ve onunla ölü beldelerl /memleketleri dirilttik, işte çıkışta böyledir.
(Bize) yönelen bütün kullar için (bunları) bir basiret ve öğüt kıldık.
(Bütün bunları) Allah'a yönelen her kulun, gönül gözünü açmak için ve (ona) ibret vermek için (yaptık).
Bunlar, bize yönelen her kula gerçeği göstermek dipnot 1 ve doğru bilgi vermek içindir dipnot 2 .
Gerçeği göstersin dipnot 1 , O'na yönelen her kul için doğru bilgi (zikir) kaynağı olsun dipnot 2 diye.
(Bize) yönelen bütün kullar için (bunları) bir basiret ve öğüt kıldık.
(Bize) yönelen bütün kullar için bir öğüt ve ibret olarak...
İbretle bakılası, gönüller açıcı şeyler olarak; hakka yönelen her kula öğüt olarak.
To impart insight of the mind and an admonition to be put in mind of every votary devoted to religious observances with breast filled with reverential awe,
as a lesson and reminder for every servant who turns to God;
To be observed and commemorated by every devotee turning (to Allah).
All these are to serve as eye openers and as a lesson to every being who is prone to turn (to the Truth).
an instruction and a reminder for every penitent human being.
An insight and a Reminder for every slave who turns to Allâh in repentance (i.e. the one who believes in the Oneness of Allâh and performs deeds of His obedience, and always begs His pardon).
[In this there is] an insight and admonition for every penitent servant.
(We have done all this so that it may serve as) a source of enlightenment and a means of admonition to every servant (of Ours) who turns to Us.
for an insight and a reminder to every penitent servant.
species that grow in it and appreciate God’s realm of creation?
An insight and a reminder to every servant who repents!
Something to see and a reminder for every pious servant.
for a subject of meditation, and an admonition unto every man who turneth unto Us.
As a vision (observation or spectacle) and a reminder to every penitent servant (for his delight or awe and instruction).
For a clear demonstration, and a Reminding for every penitent bondman.
A vision and a reminder for every penitent slave.
As instruction and reminder to every penitent creature.
thus offering an insight and a reminder unto every human being who willingly turns unto God.
˹all as˺ an insight and a reminder to every servant who turns ˹to Allah˺.
Something to see and a reminder for every pious servant.
This is an enlightenment, and a reminder for every pious worshiper.
Giving insight and a reminder for every servant who turns [to Allah ].
As means of insight and a reminder for every repenting servant.
A Vision and an enlightening Reminder for every servant who wishes to turn (to Allah).
To be observed and remembered by every servant turning (to Allah and seeking forgiveness).
as a source of vision and as a lesson to every servant (of Allah) who turns (to Him for guidance).
Something to see and a reminder for every pious servant.