13. sure

Ra'd Suresi الرعد

Bu sureyi dinle — okunan kelime işaretlenir

Konu dizini 6 konu
  1. Direksiz yükselen gökler ve dirilişe itiraz 1–6 karşılaştır — Direksiz yükselen gökler ve dirilişe itiraz
  2. Her kavme bir yol gösterici; sel ve köpük meseli 7–18 karşılaştır — Her kavme bir yol gösterici; sel ve köpük meseli
  3. Akıl sahiplerinin vasıfları ve Adn cennetleri 19–26 karşılaştır — Akıl sahiplerinin vasıfları ve Adn cennetleri
  4. Kalpler Allah'ı anmakla huzur bulur; mucize isteği 27–31 karşılaştır — Kalpler Allah'ı anmakla huzur bulur; mucize isteği
  5. Alaya alınan peygamberler ve Arapça hüküm 32–37 karşılaştır — Alaya alınan peygamberler ve Arapça hüküm
  6. "Her ecelin bir kitabı vardır"; şahitlik 38–43 karşılaştır — "Her ecelin bir kitabı vardır"; şahitlik

Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır.

بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ

Direksiz yükselen gökler ve dirilişe itiraz 1–6

  1. Ra'd suresi, 1. ayet — tek başına aç

    Ra'd suresi, 1. ayet. الٓمٓر تِلْكَ ءَايَٰتُ ٱلْكِتَٰبِ وَٱلَّذِىٓ أُنزِلَ إِلَيْكَ مِن رَّبِّكَ ٱلْحَقُّ وَلَٰكِنَّ أَكْثَرَ ٱلنَّاسِ لَا يُؤْمِنُونَ

    elif-lâm-mîm-râ. tilke âyâtü-lkitâb. velleẕî ünzile ileyke mir rabbike-lḥaḳḳu velâkinne ekŝera-nnâsi lâ yü'minûn.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    ELİF! LAM! MİM! RA! Bunlar, o Kitabın ayetleridir; Rabbinden dipnot 1 sana indirilen, gerçeğin tam kendisidir ama insanların çoğu ona inanmazlar.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Sahibinden

    Ayet detayı — Ra'd suresi, 1. ayet

  2. Ra'd suresi, 2. ayet — tek başına aç

    Ra'd suresi, 2. ayet. ٱللَّهُ ٱلَّذِى رَفَعَ ٱلسَّمَٰوَٰتِ بِغَيْرِ عَمَدٍ تَرَوْنَهَا ثُمَّ ٱسْتَوَىٰ عَلَى ٱلْعَرْشِ وَسَخَّرَ ٱلشَّمْسَ وَٱلْقَمَرَ كُلٌّ يَجْرِى لِأَجَلٍ مُّسَمًّى يُدَبِّرُ ٱلْأَمْرَ يُفَصِّلُ ٱلْـَٔايَٰتِ لَعَلَّكُم بِلِقَآءِ رَبِّكُمْ تُوقِنُونَ

    allâhü-lleẕî rafe`a-ssemâvâti bigayri `amedin teravnehâ ŝümme-stevâ `ale-l`arşi veseḫḫara-şşemse velḳamer. küllüy yecrî liecelim müsemmâ. yüdebbiru-l'emra yüfeṣṣilü-l'âyâti le`alleküm biliḳâi rabbiküm tûḳinûn.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Allah, gökleri görünür bir direk olmadan yükseltmiştir. Sonra arşa (yönetim merkezine) geçmiş, güneş ve ayı düzenlemiştir. Her biri, belli bir süreye kadar akar gider. İşi çekip çeviren ve bu ayetleri açıklayan O'dur dipnot 1 . Belki Rabbinizle yüzleşme konusunda kesin kanaate varırsınız.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Ayetleri yanlızca Allah'ın açıklaması konusu ile ilgili olarak bkz: Hud 11/1-2, Al-i İmran 3/7, Fussilet 41/3.

    Ayet detayı — Ra'd suresi, 2. ayet

  3. Ra'd suresi, 3. ayet — tek başına aç

    Ra'd suresi, 3. ayet. وَهُوَ ٱلَّذِى مَدَّ ٱلْأَرْضَ وَجَعَلَ فِيهَا رَوَٰسِىَ وَأَنْهَٰرًا وَمِن كُلِّ ٱلثَّمَرَٰتِ جَعَلَ فِيهَا زَوْجَيْنِ ٱثْنَيْنِ يُغْشِى ٱلَّيْلَ ٱلنَّهَارَ إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَـَٔايَٰتٍ لِّقَوْمٍ يَتَفَكَّرُونَ

    vehüve-lleẕî medde-l'arḍa vece`ale fîhâ ravâsiye veenhârâ. vemin külli-ŝŝemerâti ce`ale fîhâ zevceyni-ŝneyni yugşi-lleyle-nnehâr. inne fî ẕâlike leâyâtil liḳavmiy yetefekkerûn.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Yeryüzünü uzatan, içindeki oturaklı dağları, ırmakları, her üründen iki eşi oluşturan O'dur. Gündüzü de gece ile örter. Bunda düşünen bir topluluk için ayetler vardır.

    Ayet detayı — Ra'd suresi, 3. ayet

  4. Ra'd suresi, 4. ayet — tek başına aç

    Ra'd suresi, 4. ayet. وَفِى ٱلْأَرْضِ قِطَعٌ مُّتَجَٰوِرَٰتٌ وَجَنَّٰتٌ مِّنْ أَعْنَٰبٍ وَزَرْعٌ وَنَخِيلٌ صِنْوَانٌ وَغَيْرُ صِنْوَانٍ يُسْقَىٰ بِمَآءٍ وَٰحِدٍ وَنُفَضِّلُ بَعْضَهَا عَلَىٰ بَعْضٍ فِى ٱلْأُكُلِ إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَـَٔايَٰتٍ لِّقَوْمٍ يَعْقِلُونَ

    vefi-l'arḍi ḳiṭa`um mütecâvirâtüv vecennâtüm min a`nâbiv vezer`uv veneḫîlün ṣinvânüv vegayru ṣinvâniy yüsḳâ bimâiv vâḥid. venüfeḍḍilü ba`ḍahâ `alâ ba`ḍin fi-l'ükül. inne fî ẕâlike leâyâtil liḳavmiy ya`ḳilûn.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Yeryüzünde birbirine komşu toprak parçaları dipnot 1 , üzüm bağları, ekinler, çatallı, çatalsız hurmalar vardır. Hepsi de bir su ile sulanır ama yeme konusunda birini ötekinden üstün kılarız. Bunda, aklını kullanan bir topluluk için ayetler vardır.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Toprak parçaları anlamı verdiğimiz kelimenin Arapçası kıtadır. "Birbirine komşu kıtalar" çevirisi de doğrudur.

    Ayet detayı — Ra'd suresi, 4. ayet

  5. Ra'd suresi, 5. ayet — tek başına aç

    Ra'd suresi, 5. ayet. وَإِن تَعْجَبْ فَعَجَبٌ قَوْلُهُمْ أَءِذَا كُنَّا تُرَٰبًا أَءِنَّا لَفِى خَلْقٍ جَدِيدٍ أُو۟لَٰٓئِكَ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ بِرَبِّهِمْ وَأُو۟لَٰٓئِكَ ٱلْأَغْلَٰلُ فِىٓ أَعْنَاقِهِمْ وَأُو۟لَٰٓئِكَ أَصْحَٰبُ ٱلنَّارِ هُمْ فِيهَا خَٰلِدُونَ

    vein ta`ceb fe`acebün ḳavlühüm eiẕâ künnâ türâben einnâ lefî ḫalḳin cedîd. ülâike-lleẕîne keferû birabbihim. veülâike-l'aglâlü fî a`nâḳihim. veülâike aṣḥâbü-nnâr. hüm fîhâ ḫâlidûn.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Hayret ediyorsan asıl hayret onların şu sözlerinedir: "Toprak olduğumuz zaman mı? Biz gerçekten yeni yaratılmış bir bedende mi olacağız?" Rablerini görmezlikten gelenler işte onlardır. Halkalar onların boyunlarında olacaktır. Onlar o ateşin ahalisidir. Hep orada kalacaklardır.

    Ayet detayı — Ra'd suresi, 5. ayet

  6. Ra'd suresi, 6. ayet — tek başına aç

    Ra'd suresi, 6. ayet. وَيَسْتَعْجِلُونَكَ بِٱلسَّيِّئَةِ قَبْلَ ٱلْحَسَنَةِ وَقَدْ خَلَتْ مِن قَبْلِهِمُ ٱلْمَثُلَٰتُ وَإِنَّ رَبَّكَ لَذُو مَغْفِرَةٍ لِّلنَّاسِ عَلَىٰ ظُلْمِهِمْ وَإِنَّ رَبَّكَ لَشَدِيدُ ٱلْعِقَابِ

    veyesta`cilûneke bisseyyieti ḳable-lḥaseneti veḳad ḫalet min ḳablihimü-lmeŝülât. veinne rabbeke leẕû magfiratil linnâsi `alâ żulmihim. veinne rabbeke leşedîdü-l`iḳâb.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Onlar iyilikten önce hemen kötülüğü getirmeni isterler. Oysa bunun örnekleri daha önce geçmiştir. Senin Rabbin insanları, yanlışlarına rağmen (durumların düzeltir) bağışlar ama Rabbinin cezası da pek ağırdır.

    Ayet detayı — Ra'd suresi, 6. ayet

Her kavme bir yol gösterici; sel ve köpük meseli 7–18

  1. Ra'd suresi, 7. ayet — tek başına aç

    Ra'd suresi, 7. ayet. وَيَقُولُ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ لَوْلَآ أُنزِلَ عَلَيْهِ ءَايَةٌ مِّن رَّبِّهِۦٓ إِنَّمَآ أَنتَ مُنذِرٌ وَلِكُلِّ قَوْمٍ هَادٍ

    veyeḳûlü-lleẕîne keferû levlâ ünzile `aleyhi âyetüm mir rabbih. innemâ ente münẕiruv velikülli ḳavmin hâd.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Ayetleri görmezlikten gelenler (kafirler) derler ki "Ona Rabbinden bir mucize (ayet) indirilseydi ya!" Sen sadece uyarıcısın. Her topluluğun bir yol göstericisi vardır.

    Ayet detayı — Ra'd suresi, 7. ayet

  2. Ra'd suresi, 8. ayet — tek başına aç

    Ra'd suresi, 8. ayet. ٱللَّهُ يَعْلَمُ مَا تَحْمِلُ كُلُّ أُنثَىٰ وَمَا تَغِيضُ ٱلْأَرْحَامُ وَمَا تَزْدَادُ وَكُلُّ شَىْءٍ عِندَهُۥ بِمِقْدَارٍ

    allâhü ya`lemü mâ taḥmilü küllü ünŝâ vemâ tegîḍu-l'erḥâmü vemâ tezdâd. veküllü şey'in `indehû bimiḳdâr.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Allah her dişinin ne taşıdığını, rahimlerin neyi eksilttiğini ve neyi artırdığını bilir. O'nun yanında her şey bir ölçüye bağlanmıştır dipnot 1 .

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      İşte kader budur. Allah herşeye bir ölçü koymuştur.

    Ayet detayı — Ra'd suresi, 8. ayet

  3. Ra'd suresi, 9. ayet — tek başına aç

    Ra'd suresi, 9. ayet. عَٰلِمُ ٱلْغَيْبِ وَٱلشَّهَٰدَةِ ٱلْكَبِيرُ ٱلْمُتَعَالِ

    `âlimü-lgaybi veşşehâdeti-lkebîru-lmüte`âl.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    O, görünmeyeni de görüneni de bilir; büyüktür, yücedir.

    Ayet detayı — Ra'd suresi, 9. ayet

  4. Ra'd suresi, 10. ayet — tek başına aç

    Ra'd suresi, 10. ayet. سَوَآءٌ مِّنكُم مَّنْ أَسَرَّ ٱلْقَوْلَ وَمَن جَهَرَ بِهِۦ وَمَنْ هُوَ مُسْتَخْفٍۭ بِٱلَّيْلِ وَسَارِبٌۢ بِٱلنَّهَارِ

    sevâüm minküm men eserra-lḳavle vemen cehera bihî vemen hüve müstaḫfim billeyli vesâribüm binnehâr.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    İçinizden sözü gizleyen, açığa vuran, gece saklanan ve gündüz dışarı çıkan O'nun için aynıdır.

    Ayet detayı — Ra'd suresi, 10. ayet

  5. Ra'd suresi, 11. ayet — tek başına aç

    Ra'd suresi, 11. ayet. لَهُۥ مُعَقِّبَٰتٌ مِّنۢ بَيْنِ يَدَيْهِ وَمِنْ خَلْفِهِۦ يَحْفَظُونَهُۥ مِنْ أَمْرِ ٱللَّهِ إِنَّ ٱللَّهَ لَا يُغَيِّرُ مَا بِقَوْمٍ حَتَّىٰ يُغَيِّرُوا۟ مَا بِأَنفُسِهِمْ وَإِذَآ أَرَادَ ٱللَّهُ بِقَوْمٍ سُوٓءًا فَلَا مَرَدَّ لَهُۥ وَمَا لَهُم مِّن دُونِهِۦ مِن وَالٍ

    lehû mü`aḳḳibâtüm mim beyni yedeyhi vemin ḫalfihî yaḥfeżûnehû min emri-llâh. inne-llâhe lâ yügayyiru mâ biḳavmin ḥattâ yügayyirû mâ bienfüsihim. veiẕâ erâde-llâhü biḳavmin sûen felâ meradde leh. vemâ lehüm min dûnihî miv vâl.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Kişiyi önünden ve arkasından takip eden (melekler) vardır; Allah'ın emriyle onu (ve yaptıklarını) koruma altına alırlar dipnot 1 . Bir toplum kendinde olanı bozmazsa, onu Allah da bozmaz. Allah bir topluma sıkıntı vermek isterse, kimse engel olamaz. Onların Allah ile kendi aralarına girecek bir dostları yoktur.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Oturan iki alıcı, (bütün yaptıklarını) sağından ve solundan kayda alırken ağzından çıkan her sözü kaydeden bir gözcü de yanında bekler. (Kaf 50/17-18) "Üzerinizde koruyucular, değerli yazıcılar vardır. Onlar yaptığınız her şeyi bilirler." (İnfitar, 82/10-12)

    Ayet detayı — Ra'd suresi, 11. ayet

  6. Ra'd suresi, 12. ayet — tek başına aç

    Ra'd suresi, 12. ayet. هُوَ ٱلَّذِى يُرِيكُمُ ٱلْبَرْقَ خَوْفًا وَطَمَعًا وَيُنشِئُ ٱلسَّحَابَ ٱلثِّقَالَ

    hüve-lleẕî yürîkümü-lberḳa ḫavfev veṭame`av veyünşiü-sseḥâbe-ŝŝiḳâl.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Bir korku ve bir umut olsun diye size şimşeği gösteren ve yağmur yüklü bulutları oluşturan, O'dur.

    Ayet detayı — Ra'd suresi, 12. ayet

  7. Ra'd suresi, 13. ayet — tek başına aç

    Ra'd suresi, 13. ayet. وَيُسَبِّحُ ٱلرَّعْدُ بِحَمْدِهِۦ وَٱلْمَلَٰٓئِكَةُ مِنْ خِيفَتِهِۦ وَيُرْسِلُ ٱلصَّوَٰعِقَ فَيُصِيبُ بِهَا مَن يَشَآءُ وَهُمْ يُجَٰدِلُونَ فِى ٱللَّهِ وَهُوَ شَدِيدُ ٱلْمِحَالِ

    veyüsebbiḥu-rra`dü biḥamdihî velmelâiketü min ḫîfetih. veyürsilu-ṣṣavâ`iḳa feyüṣîbü bihâ mey yeşâü vehüm yücâdilûne fi-llâh. vehüve şedîdü-lmiḥâl.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Gök gürültüsü, her şeyi güzel yapması sebebiyle, melekler de saygı ile O'na boyun eğerler. Yıldırımları o gönderir ve onlar, ölçüsüne denk düşenlere çarpar. Bunlar, Allah konusunda tartışıp duruyorlar. Halbuki Allah, çok güçlü ve engellenemezdir.

    Ayet detayı — Ra'd suresi, 13. ayet

  8. Ra'd suresi, 14. ayet — tek başına aç

    Ra'd suresi, 14. ayet. لَهُۥ دَعْوَةُ ٱلْحَقِّ وَٱلَّذِينَ يَدْعُونَ مِن دُونِهِۦ لَا يَسْتَجِيبُونَ لَهُم بِشَىْءٍ إِلَّا كَبَٰسِطِ كَفَّيْهِ إِلَى ٱلْمَآءِ لِيَبْلُغَ فَاهُ وَمَا هُوَ بِبَٰلِغِهِۦ وَمَا دُعَآءُ ٱلْكَٰفِرِينَ إِلَّا فِى ضَلَٰلٍ

    lehû da`vetü-lḥaḳḳ. velleẕîne yed`ûne min dûnihî lâ yestecîbûne lehüm bişey'in illâ kebâsiṭi keffeyhi ile-lmâi liyeblüga fâhü vemâ hüve bibâligih. vemâ dü`âü-lkâfirîne illâ fî ḍalâl.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Doğru çağrı, Allah'a yapılan çağrıdır. Allah ile aralarına koyup yardıma çağırdıkları bunlara hiçbir şekilde karşılık veremezler. Onlar, ağzına su ulaşsın diye iki elini suyun üstüne yayan kimseye benzerler; su, bu şekilde ağza ulaşmaz. Ayetleri görmezlikten gelenlerin (kafirlerin) çağrısı boş bir çağrıdır.

    Ayet detayı — Ra'd suresi, 14. ayet

  9. Ra'd suresi, 15. ayet — tek başına aç

    Ra'd suresi, 15. ayet. وَلِلَّهِ يَسْجُدُ مَن فِى ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ طَوْعًا وَكَرْهًا وَظِلَٰلُهُم بِٱلْغُدُوِّ وَٱلْـَٔاصَالِ secde ayeti

    velillâhi yescüdü men fi-ssemâvâti vel'arḍi ṭav`av vekerhev veżilâlühüm bilgudüvvi vel'eṣâl.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Göklerde ve yerde kim varsa, ister istemez Allah'a boyun eğerler (secde) dipnot 1 . Gölgeleri de bunu öğle ve ikindide yapar.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Secde esasen boyun eğmedir. Yaygın anlamı, anlı saygıyla yere koymaktır. Burada boyun eğme anlamı tercih edilmiştir. İnsanlar Allah'a iki türlü kulluk ederler; biri zorunlu diğeri de gönüllüdür. Zorunlu olarak Allah'ın koyduğu yasalara uyarlar. Gönüllü olarak uymaları gereken konularda ise isyankarlık ve tembellik yaparlar.  Bkz. Nahl 16/48-49

    Ayet detayı — Ra'd suresi, 15. ayet

  10. Ra'd suresi, 16. ayet — tek başına aç

    Ra'd suresi, 16. ayet. قُلْ مَن رَّبُّ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ قُلِ ٱللَّهُ قُلْ أَفَٱتَّخَذْتُم مِّن دُونِهِۦٓ أَوْلِيَآءَ لَا يَمْلِكُونَ لِأَنفُسِهِمْ نَفْعًا وَلَا ضَرًّا قُلْ هَلْ يَسْتَوِى ٱلْأَعْمَىٰ وَٱلْبَصِيرُ أَمْ هَلْ تَسْتَوِى ٱلظُّلُمَٰتُ وَٱلنُّورُ أَمْ جَعَلُوا۟ لِلَّهِ شُرَكَآءَ خَلَقُوا۟ كَخَلْقِهِۦ فَتَشَٰبَهَ ٱلْخَلْقُ عَلَيْهِمْ قُلِ ٱللَّهُ خَٰلِقُ كُلِّ شَىْءٍ وَهُوَ ٱلْوَٰحِدُ ٱلْقَهَّٰرُ

    ḳul mer rabbü-ssemâvâti vel'arḍ. ḳuli-llâh. ḳul efetteḫaẕtüm min dûnihî evliyâe lâ yemlikûne lienfüsihim nef`av velâ ḍarrâ. ḳul hel yestevi-l'a`mâ velbeṣîru em hel testevi-żżulümâtü vennûr. em ce`alû lillâhi şürakâe ḫaleḳû keḫalḳihî feteşâbehe-lḫalḳu `aleyhim. ḳuli-llâhü ḫâliḳu külli şey'iv vehüve-lvâḥidü-lḳahhâr.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    De ki "Göklerin ve yerin Sahibi dipnot 1 kimdir?" De ki "Allah'tır dipnot 2 !" De ki "Allah ile aranıza, kendilerine bile faydası veya zararı olmayacak dostlar mı koydunuz?" De ki "Körle gören ya da karanlıklarla ışık bir olur mu?" Yoksa Allah'a, Allah gibi yaratan ve (bu nedenle) yarattıkları, aynen Allah'ın yarattıkları gibi, aralarında benzerlik dipnot 3 (uyum, ahenk) olan, ortaklar mı bulmuşlar?" De ki "Her varlığın yaratıcısı Allah'tır. O, bir tektir ve her şey O'nun hakimiyetindedir."

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Rabbi
    2. metne dön, dipnot 2
      Allah elçiden hem soruyu sormasını hem de doğru cevabı onlara bırakmadan hemen vermesini istemektedir. Bu cevap onlara bırakıldığı takdirde göklerde ve yerde yetkisi olan başka varlıklar da iddia edecek, Allah'a ortaklar oluşturacak olmalarındandır.
    3. metne dön, dipnot 3
      İnsan insana, bitki bitkiye, hayvan hayvana benzer ama hepside birbirinden farklıdır (Arapça: beri). Tek bir ressamın elinden çıkan sanat eserlerinin benzerliği ya da usta bir edebiyatçının eserlerindeki uslup benzerliği gibi herşeyi güzel yapan Allah'ın tek olduğunu, O'nun yarattıkları arasındaki bu benzerlik veya tüm kainatta geçerli olan değişmez kanunlar ve uyum aracılığı ile gözlemleyebilir ve akıl yoluyla tek yaratan olduğunu kavrayabiliriz. Birden fazla ilah (tanrı) olsaydı yaptığımız gözlemlerde zıtlıklar fark ederdik. Konu ile ilgili benzer ayetler için bakınız: (.......)

    Ayet detayı — Ra'd suresi, 16. ayet

  11. Ra'd suresi, 17. ayet — tek başına aç

    Ra'd suresi, 17. ayet. أَنزَلَ مِنَ ٱلسَّمَآءِ مَآءً فَسَالَتْ أَوْدِيَةٌۢ بِقَدَرِهَا فَٱحْتَمَلَ ٱلسَّيْلُ زَبَدًا رَّابِيًا وَمِمَّا يُوقِدُونَ عَلَيْهِ فِى ٱلنَّارِ ٱبْتِغَآءَ حِلْيَةٍ أَوْ مَتَٰعٍ زَبَدٌ مِّثْلُهُۥ كَذَٰلِكَ يَضْرِبُ ٱللَّهُ ٱلْحَقَّ وَٱلْبَٰطِلَ فَأَمَّا ٱلزَّبَدُ فَيَذْهَبُ جُفَآءً وَأَمَّا مَا يَنفَعُ ٱلنَّاسَ فَيَمْكُثُ فِى ٱلْأَرْضِ كَذَٰلِكَ يَضْرِبُ ٱللَّهُ ٱلْأَمْثَالَ

    enzele mine-ssemâi mâen fesâlet evdiyetüm biḳaderihâ faḥtemele-sseylü zebeder râbiyâ. vemimmâ yûḳidûne `aleyhi fi-nnâri-btigâe ḥilyetin ev metâ`in zebedüm miŝlüh. keẕâlike yaḍribü-llâhü-lḥaḳḳa velbâṭil. feemme-zzebedü feyeẕhebü cüfââ. veemmâ mâ yenfe`u-nnâse feyemküŝü fi-l'arḍ. keẕâlike yaḍribü-llâhü-l'emŝâl.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Allah gökten su indirir, dereler ölçülerine göre akarlar. O akışın üzerine bir köpük çıkar. Süs veya eşya yapmak için ateşte erittiklerinizin üzerinde de benzeri bir köpük oluşur. Allah, doğru ile yanlışı böyle örnekler. Köpük (yanlış) kaybolur gider, insanlara yararı olan (doğru) da yerde kalır. İşte Allah'ın örnek vermesi böyledir. dipnot 1

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bir cevheri rafine etmek için onu ateşte eritip saflaştırma (fitne) örneği ile insanları, mallardan ve canlardan yıpratıcı bir imtihandan (fitne) geçirmek olayları emsaldir. Allah'ın, bu iki örneği birbiri ile benzetim yaparak anlatması Arapça'da çok kullanılan darebe(يَضْرِبُ) fiilin anlamlarından biridir. Türkçe'ye, örnek vermek, örneklemek, modellemek, benzetim yapmak şeklinde çevrilebilir. Edebiyatta bu yönteme benzetme veya teşbih sanatı adı verilir. Her dilin kendine özgü teşbih sanatı vardır.

    Ayet detayı — Ra'd suresi, 17. ayet

  12. Ra'd suresi, 18. ayet — tek başına aç

    Ra'd suresi, 18. ayet. لِلَّذِينَ ٱسْتَجَابُوا۟ لِرَبِّهِمُ ٱلْحُسْنَىٰ وَٱلَّذِينَ لَمْ يَسْتَجِيبُوا۟ لَهُۥ لَوْ أَنَّ لَهُم مَّا فِى ٱلْأَرْضِ جَمِيعًا وَمِثْلَهُۥ مَعَهُۥ لَٱفْتَدَوْا۟ بِهِۦٓ أُو۟لَٰٓئِكَ لَهُمْ سُوٓءُ ٱلْحِسَابِ وَمَأْوَىٰهُمْ جَهَنَّمُ وَبِئْسَ ٱلْمِهَادُ

    lilleẕîne-stecâbû lirabbihimü-lḥusnâ. velleẕîne lem yestecîbû lehû lev enne lehüm mâ fi-l'arḍi cemî`av vemiŝlehû me`ahû leftedev bih. ülâike lehüm sûü-lḥisâbi veme'vâhüm cehennem. vebi'se-lmihâd.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Rablerinin çağrısına uyanlara en güzeli vardır. Çağrıya uymayanlar ise yeryüzündeki her şeye ve bir o kadarına sahip olsalar verip kurtulmak isterler. Onları kötü bir hesaplaşma bekler. Varacakları yer Cehennem'dir. Ne kötü yataktır o!

    Ayet detayı — Ra'd suresi, 18. ayet

Akıl sahiplerinin vasıfları ve Adn cennetleri 19–26

  1. Ra'd suresi, 19. ayet — tek başına aç

    Ra'd suresi, 19. ayet. أَفَمَن يَعْلَمُ أَنَّمَآ أُنزِلَ إِلَيْكَ مِن رَّبِّكَ ٱلْحَقُّ كَمَنْ هُوَ أَعْمَىٰٓ إِنَّمَا يَتَذَكَّرُ أُو۟لُوا۟ ٱلْأَلْبَٰبِ

    efemey ya`lemü ennemâ ünzile ileyke mir rabbike-lḥaḳḳu kemen hüve a`mâ. innemâ yeteẕekkeru ülü-l'elbâb.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Rabbinden sana indirilenin doğruları içerdiğinin bilincinde olan, ona karşı körlük edenle bir olur mu? O doğru bilgiden yararlananlar dipnot 1 sadece sağlam duruşlu dipnot 2 olanlardır.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Zikir doğru bilgi anlamına gelir. Kur'an'ın ve bütün kitapların ortak özelliği ve adıdır.
    2. metne dön, dipnot 2
      Bkz Bakara 2/269 ve dipnotu

    Ayet detayı — Ra'd suresi, 19. ayet

  2. Ra'd suresi, 20. ayet — tek başına aç

    Ra'd suresi, 20. ayet. ٱلَّذِينَ يُوفُونَ بِعَهْدِ ٱللَّهِ وَلَا يَنقُضُونَ ٱلْمِيثَٰقَ

    elleẕîne yûfûne bi`ahdi-llâhi velâ yenḳuḍûne-lmîŝâḳa.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Bunlar, Allah'a verdikleri sözü dipnot 1 yerine getiren ve antlaşmayı bozmayan kimselerdir.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Her insan ergenlik çağına girerken Allah'ın kendisinin Rabbi olduğuna şahit tutulur ve Allah'tan başkasına kulluk etmeyeceğine söz verir. Bkz. Araf 7/172

    Ayet detayı — Ra'd suresi, 20. ayet

  3. Ra'd suresi, 21. ayet — tek başına aç

    Ra'd suresi, 21. ayet. وَٱلَّذِينَ يَصِلُونَ مَآ أَمَرَ ٱللَّهُ بِهِۦٓ أَن يُوصَلَ وَيَخْشَوْنَ رَبَّهُمْ وَيَخَافُونَ سُوٓءَ ٱلْحِسَابِ

    velleẕîne yeṣilûne mâ emera-llâhü bihî ey yûṣale veyaḫşevne rabbehüm veyeḫâfûne sûe-lḥisâb.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Bunlar, Allah'ın kurulmasını istediği bağı kuran, Rablerinden korkan ve verecekleri hesabın kötü olmasından endişe edenlerdir.

    Ayet detayı — Ra'd suresi, 21. ayet

  4. Ra'd suresi, 22. ayet — tek başına aç

    Ra'd suresi, 22. ayet. وَٱلَّذِينَ صَبَرُوا۟ ٱبْتِغَآءَ وَجْهِ رَبِّهِمْ وَأَقَامُوا۟ ٱلصَّلَوٰةَ وَأَنفَقُوا۟ مِمَّا رَزَقْنَٰهُمْ سِرًّا وَعَلَانِيَةً وَيَدْرَءُونَ بِٱلْحَسَنَةِ ٱلسَّيِّئَةَ أُو۟لَٰٓئِكَ لَهُمْ عُقْبَى ٱلدَّارِ

    velleẕîne ṣaberü-btigâe vechi rabbihim veeḳâmu-ṣṣalâte veenfeḳû mimmâ razaḳnâhüm sirrav ve`alâniyetev veyedraûne bilḥaseneti-sseyyiete ülâike lehüm `uḳbe-ddâr.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Yine bunlar, Rableri yüzlerine baksın diye sabreden dipnot 1 , namazı tam kılan, kendilerine verdiğimiz rızıktan, gizli açık harcayan ve kötülüğü iyilikle savan kimselerdir. O son yurt işte onlarındır.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Sabır: Zorluklara göğüs germek, katlanmak, dayanmak. Bkz Bakara 2/45 ve dipnotu

    Ayet detayı — Ra'd suresi, 22. ayet

  5. Ra'd suresi, 23. ayet — tek başına aç

    Ra'd suresi, 23. ayet. جَنَّٰتُ عَدْنٍ يَدْخُلُونَهَا وَمَن صَلَحَ مِنْ ءَابَآئِهِمْ وَأَزْوَٰجِهِمْ وَذُرِّيَّٰتِهِمْ وَٱلْمَلَٰٓئِكَةُ يَدْخُلُونَ عَلَيْهِم مِّن كُلِّ بَابٍ

    cennâtü `adniy yedḫulûnehâ vemen ṣaleḥa min âbâihim veezvâcihim veẕürriyyâtihim velmelâiketü yedḫulûne `aleyhim min külli bâb.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Orada kalıcı bahçeler bulunur. Babalarından, eşlerinden ve evlatlarından uygun durumda olanlarla dipnot 1 beraber olurlar. Melekler her kapıdan yanlarına girerler.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Şirk günahı ile ölmemiş olanlar.

    Ayet detayı — Ra'd suresi, 23. ayet

  6. Ra'd suresi, 24. ayet — tek başına aç

    Ra'd suresi, 24. ayet. سَلَٰمٌ عَلَيْكُم بِمَا صَبَرْتُمْ فَنِعْمَ عُقْبَى ٱلدَّارِ

    selâmün `aleyküm bimâ ṣabertüm feni`me `uḳbe-ddâr.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    "Esenlik ve güvenlik sizedir (Selamun aleykum)! Bu, sabrınızın karşılığıdır. O dünyanın sonu ne güzel oldu!" derler.

    Ayet detayı — Ra'd suresi, 24. ayet

  7. Ra'd suresi, 25. ayet — tek başına aç

    Ra'd suresi, 25. ayet. وَٱلَّذِينَ يَنقُضُونَ عَهْدَ ٱللَّهِ مِنۢ بَعْدِ مِيثَٰقِهِۦ وَيَقْطَعُونَ مَآ أَمَرَ ٱللَّهُ بِهِۦٓ أَن يُوصَلَ وَيُفْسِدُونَ فِى ٱلْأَرْضِ أُو۟لَٰٓئِكَ لَهُمُ ٱللَّعْنَةُ وَلَهُمْ سُوٓءُ ٱلدَّارِ

    velleẕîne yenḳuḍûne `ahde-llâhi mim ba`di mîŝâḳihî veyaḳṭa`ûne mâ emera-llâhü bihî ey yûṣale veyüfsidûne fi-l'arḍi ülâike lehümü-lla`netü velehüm sûü-ddâr.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Allah'a kesin söz verdikten sonra cayan, Allah'ın kurulmasını istediği bağı koparan ve doğal düzeni bozanlar var ya; işte onların karşılığı dışlanmadır (lanettir), yurdun en kötüsü onlarındır.

    Ayet detayı — Ra'd suresi, 25. ayet

  8. Ra'd suresi, 26. ayet — tek başına aç

    Ra'd suresi, 26. ayet. ٱللَّهُ يَبْسُطُ ٱلرِّزْقَ لِمَن يَشَآءُ وَيَقْدِرُ وَفَرِحُوا۟ بِٱلْحَيَوٰةِ ٱلدُّنْيَا وَمَا ٱلْحَيَوٰةُ ٱلدُّنْيَا فِى ٱلْـَٔاخِرَةِ إِلَّا مَتَٰعٌ

    allâhü yebsüṭu-rrizḳa limey yeşâü veyaḳdir. veferiḥû bilḥayâti-ddünyâ. veme-lḥayâtü-ddünyâ fi-l'âḫirati illâ metâ`.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Allah, düzenine uyan ve gerekli güce sahip olan için rızkı yayar. Onlar da dünya hayatıyla mutlu olurlar. Dünya hayatı ahirete göre sadece bir kez yararlanmadır.

    Ayet detayı — Ra'd suresi, 26. ayet

Kalpler Allah'ı anmakla huzur bulur; mucize isteği 27–31

  1. Ra'd suresi, 27. ayet — tek başına aç

    Ra'd suresi, 27. ayet. وَيَقُولُ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ لَوْلَآ أُنزِلَ عَلَيْهِ ءَايَةٌ مِّن رَّبِّهِۦ قُلْ إِنَّ ٱللَّهَ يُضِلُّ مَن يَشَآءُ وَيَهْدِىٓ إِلَيْهِ مَنْ أَنَابَ

    veyeḳûlü-lleẕîne keferû levlâ ünzile `aleyhi âyetüm mir rabbih. ḳul inne-llâhe yüḍillü mey yeşâü veyehdî ileyhi men enâb.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Ayetleri görmezlikten gelenler (kafirler) derler ki "Rabbinden ona bir mucize indirilseydi ya." De ki "Allah, sapıklığı tercih edeni saptırır, doğruya yöneleni de kendine yöneltir dipnot 1 ."

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bkz. Ankebut 29/69

    Ayet detayı — Ra'd suresi, 27. ayet

  2. Ra'd suresi, 28. ayet — tek başına aç

    Ra'd suresi, 28. ayet. ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ وَتَطْمَئِنُّ قُلُوبُهُم بِذِكْرِ ٱللَّهِ أَلَا بِذِكْرِ ٱللَّهِ تَطْمَئِنُّ ٱلْقُلُوبُ

    elleẕîne âmenû vetaṭmeinnü ḳulûbühüm biẕikri-llâh. elâ biẕikri-llâhi taṭmeinnü-lḳulûb.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    O'na yönelenler, inanıp güvenen ve Allah'ın zikri (Kitabı) ile kalpleri dipnot 1 yatışanlardır. Kalpler ancak Allah'ın zikri ile yatışır.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Kalpte (göğüste) olan ruhtur. Ruh sağlığı Kur'an'a uygun yaşam (takva) ile korunur veya Kur'an'a ve fıtrata uygun yaşam şekline ve Allah'a dönüş (tevbe) ile iyileştirilebilir.

    Ayet detayı — Ra'd suresi, 28. ayet

  3. Ra'd suresi, 29. ayet — tek başına aç

    Ra'd suresi, 29. ayet. ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ وَعَمِلُوا۟ ٱلصَّٰلِحَٰتِ طُوبَىٰ لَهُمْ وَحُسْنُ مَـَٔابٍ

    elleẕîne âmenû ve`amilu-ṣṣâliḥâti ṭûbâ lehüm veḥusnü meâb.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    İnanıp güvenen ve iyi iş yapanlara güzellikler ve mutlu son vardır.

    Ayet detayı — Ra'd suresi, 29. ayet

  4. Ra'd suresi, 30. ayet — tek başına aç

    Ra'd suresi, 30. ayet. كَذَٰلِكَ أَرْسَلْنَٰكَ فِىٓ أُمَّةٍ قَدْ خَلَتْ مِن قَبْلِهَآ أُمَمٌ لِّتَتْلُوَا۟ عَلَيْهِمُ ٱلَّذِىٓ أَوْحَيْنَآ إِلَيْكَ وَهُمْ يَكْفُرُونَ بِٱلرَّحْمَٰنِ قُلْ هُوَ رَبِّى لَآ إِلَٰهَ إِلَّا هُوَ عَلَيْهِ تَوَكَّلْتُ وَإِلَيْهِ مَتَابِ

    keẕâlike erselnâke fî ümmetin ḳad ḫalet min ḳablihâ ümemül litetlüve `aleyhimü-lleẕî evḥaynâ ileyke vehüm yekfürûne birraḥmân. ḳul hüve rabbî lâ ilâhe illâ hû. `aleyhi tevekkeltü veileyhi metâb.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Hep böyle olur. Seni bir topluma elçi gönderdik ki sana vahyettiğimiz şeyi onlara okuyasın. Onlardan önce de nice toplumlar gelip geçmişti. Onlar, Rahman'ı görmezlikten geliyorlar. De ki "O benim Rabbimdir (Sahibimdir). O'ndan başka ilah yoktur. O'na güvenip dayandım. Dönüş O'nadır."

    Ayet detayı — Ra'd suresi, 30. ayet

  5. Ra'd suresi, 31. ayet — tek başına aç

    Ra'd suresi, 31. ayet. وَلَوْ أَنَّ قُرْءَانًا سُيِّرَتْ بِهِ ٱلْجِبَالُ أَوْ قُطِّعَتْ بِهِ ٱلْأَرْضُ أَوْ كُلِّمَ بِهِ ٱلْمَوْتَىٰ بَل لِّلَّهِ ٱلْأَمْرُ جَمِيعًا أَفَلَمْ يَا۟يْـَٔسِ ٱلَّذِينَ ءَامَنُوٓا۟ أَن لَّوْ يَشَآءُ ٱللَّهُ لَهَدَى ٱلنَّاسَ جَمِيعًا وَلَا يَزَالُ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ تُصِيبُهُم بِمَا صَنَعُوا۟ قَارِعَةٌ أَوْ تَحُلُّ قَرِيبًا مِّن دَارِهِمْ حَتَّىٰ يَأْتِىَ وَعْدُ ٱللَّهِ إِنَّ ٱللَّهَ لَا يُخْلِفُ ٱلْمِيعَادَ

    velev enne ḳur'ânen süyyirat bihi-lcibâlü ev ḳuṭṭi`at bihi-l'arḍu ev küllime bihi-lmevtâ. bel lillâhi-l'emru cemî`â. efelem yey'esi-lleẕîne âmenû el lev yeşâü-llâhü lehede-nnâse cemî`â. velâ yezâlü-lleẕîne keferû tüṣîbühüm bimâ ṣane`û ḳâri`atün ev teḥullü ḳarîbem min dârihim ḥattâ ye'tiye va`dü-llâh. inne-llâhe lâ yuḫlifü-lmî`âd.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Kur'an'la dağlar yürütülseydi, yer yarılsaydı, ya da ölülerle konuşulsaydı dipnot 1 ... Hayır! Her iş Allah'ın elindedir. İnanıp güvenenler bilmiyorlar mı ki eğer Allah tercih etseydi, bütün insanları yola getirirdi. Ayetleri görmezlikten gelenlerin yaptıkları sebebiyle başlarına ya da yakınlarına büyük bir şey gelince, işlediklerinden dolayı Allah'ın sözü yerine gelinceye kadar azap onların başlarına birdenbire inmekten ya da bu azap evlerinin yakınlarına kadar sokulmaktan geri kalmayacaktır. Allah sözünden dönmez.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Ayet Kur'an'dan olağanüstü olaylara ve mucizelere neden olabilecek bilgiler beklentisi olanların durumunu anlatıyor.

    Ayet detayı — Ra'd suresi, 31. ayet

Alaya alınan peygamberler ve Arapça hüküm 32–37

  1. Ra'd suresi, 32. ayet — tek başına aç

    Ra'd suresi, 32. ayet. وَلَقَدِ ٱسْتُهْزِئَ بِرُسُلٍ مِّن قَبْلِكَ فَأَمْلَيْتُ لِلَّذِينَ كَفَرُوا۟ ثُمَّ أَخَذْتُهُمْ فَكَيْفَ كَانَ عِقَابِ

    veleḳadi-stühzie birusülim min ḳablike feemleytü lilleẕîne keferû ŝümme eḫaẕtühüm. fekeyfe kâne `iḳâb.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Ant olsun ki senden önceki elçilerle de eğlenilmişti. Ancak ben, ayetleri görmezlikten gelenlere önce süre verdim sonra onları çarptım. Azabım nasılmış (gördüler)!

    Ayet detayı — Ra'd suresi, 32. ayet

  2. Ra'd suresi, 33. ayet — tek başına aç

    Ra'd suresi, 33. ayet. أَفَمَنْ هُوَ قَآئِمٌ عَلَىٰ كُلِّ نَفْسٍۭ بِمَا كَسَبَتْ وَجَعَلُوا۟ لِلَّهِ شُرَكَآءَ قُلْ سَمُّوهُمْ أَمْ تُنَبِّـُٔونَهُۥ بِمَا لَا يَعْلَمُ فِى ٱلْأَرْضِ أَم بِظَٰهِرٍ مِّنَ ٱلْقَوْلِ بَلْ زُيِّنَ لِلَّذِينَ كَفَرُوا۟ مَكْرُهُمْ وَصُدُّوا۟ عَنِ ٱلسَّبِيلِ وَمَن يُضْلِلِ ٱللَّهُ فَمَا لَهُۥ مِنْ هَادٍ

    efemen hüve ḳâimün `alâ külli nefsim bimâ kesebet. vece`alû lillâhi şürakâ'. ḳul semmûhüm. em tünebbiûnehû bimâ lâ ya`lemü fi-l'arḍi em biżâhirim mine-lḳavl. bel züyyine lilleẕîne keferû mekruhüm veṣuddû `ani-ssebîl. vemey yuḍlili-llâhü femâ lehû min hâd.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Ayetleri görmezlikten gelmeyi (kafirliği), herkesin kazancını takip eden Allah'a ortaklar oluşturarak mı yapıyorlar? De ki "Onları yüceltin bakalım. Yoksa siz Allah'a, bu yerde bilmediği bir şeyi haber veriyor ya da içi boş sözler mi söylüyorsunuz? " Ayetleri görmezlikten gelenlerin oyunları kendilerine güzel görünür de Allah'ın yolundan çıkıverirler. Allah'ın sapık dediğini yola gelmiş sayacak yoktur.

    Ayet detayı — Ra'd suresi, 33. ayet

  3. Ra'd suresi, 34. ayet — tek başına aç

    Ra'd suresi, 34. ayet. لَّهُمْ عَذَابٌ فِى ٱلْحَيَوٰةِ ٱلدُّنْيَا وَلَعَذَابُ ٱلْـَٔاخِرَةِ أَشَقُّ وَمَا لَهُم مِّنَ ٱللَّهِ مِن وَاقٍ

    lehüm `aẕâbün fi-lḥayâti-ddünyâ vele`aẕâbü-l'âḫirati eşeḳḳ. vemâ lehüm mine-llâhi miv vâḳ.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Onlar için dünya hayatında bir azap dipnot 1 vardır. Ahiretteki azab ise daha sıkıntılıdır. Onları Allah'a karşı koruyacak biri de yoktur.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Allah kimin yola gelmesine karar verirse gönlünü İslam'a açar. Kimin de sapıklığına karar verirse onun da içini daraltır; sanki göğe yükseliyor gibi olur. Allah o pisliği inanmayanların üstüne işte böyle yükler.(Bkz: En'am 6/125) Sapmakta olan kişiyi Allah çeşitli, yollarla uyarır. Dünya hayatında verilen azap bu hedefe yöneliktir. İlgili ayetlerin bir kısmı şöyledir: "Allah, bir topluluğu yoluna kabul ettikten sonra sakınmaları gereken şeyi onlara açıkça göstermeden yoldan çıkışlarını onaylamaz. Her şeyi bilen Allah'tır." (Tevbe 9/115) "O, kişinin içine davranışlarının yanlışlığını da doğruluğunu da fısıldar. Kim kendini geliştirirse umduğuna kavuşur. Kim de kendini pis işlere sokarsa kaybeder." (Şems 91/8-10)

    Ayet detayı — Ra'd suresi, 34. ayet

  4. Ra'd suresi, 35. ayet — tek başına aç

    Ra'd suresi, 35. ayet. مَّثَلُ ٱلْجَنَّةِ ٱلَّتِى وُعِدَ ٱلْمُتَّقُونَ تَجْرِى مِن تَحْتِهَا ٱلْأَنْهَٰرُ أُكُلُهَا دَآئِمٌ وَظِلُّهَا تِلْكَ عُقْبَى ٱلَّذِينَ ٱتَّقَوا۟ وَّعُقْبَى ٱلْكَٰفِرِينَ ٱلنَّارُ

    meŝelü-lcenneti-lletî vu`ide-lmütteḳûn. tecrî min taḥtihe-l'enhâr. ükülühâ dâimüv veżillühâ. tilke `uḳbe-lleẕîne-tteḳav. ve`uḳbe-lkâfirîne-nnâr.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Allah'tan çekinerek kendini korumuş olanlara söz verilen bahçe (cennet), içinden ırmaklar akan, yiyecekleri ve gölgeleri bitmez tükenmez bir bahçe gibidir. Allah'tan çekinenler, sonunda oraya varırlar. Ayetleri görmezlikten gelenlerin (kafirlerin) yolu da ateşte biter.

    Ayet detayı — Ra'd suresi, 35. ayet

  5. Ra'd suresi, 36. ayet — tek başına aç

    Ra'd suresi, 36. ayet. وَٱلَّذِينَ ءَاتَيْنَٰهُمُ ٱلْكِتَٰبَ يَفْرَحُونَ بِمَآ أُنزِلَ إِلَيْكَ وَمِنَ ٱلْأَحْزَابِ مَن يُنكِرُ بَعْضَهُۥ قُلْ إِنَّمَآ أُمِرْتُ أَنْ أَعْبُدَ ٱللَّهَ وَلَآ أُشْرِكَ بِهِۦٓ إِلَيْهِ أَدْعُوا۟ وَإِلَيْهِ مَـَٔابِ

    velleẕîne âteynâhümü-lkitâbe yefraḥûne bimâ ünzile ileyke vemine-l'aḥzâbi mey yünkiru ba`ḍah. ḳul innemâ ümirtü en a`büde-llâhe velâ üşrike bih. ileyhi ed`û veileyhi meâb.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Kendilerine kitap verdiklerimiz, sana indirilenle sevinirler. İçlerinde onun (Kitabın) bir kısmından hoşlanmayan topluluklar vardır. De ki "Bana emredilen, yalnız Allah'a kul olmam ve O'na ortak oluşturmamamdır. Ben insanları Allah'a çağırırım; varıp gideceğim yer O'nun huzurudur."

    Ayet detayı — Ra'd suresi, 36. ayet

  6. Ra'd suresi, 37. ayet — tek başına aç

    Ra'd suresi, 37. ayet. وَكَذَٰلِكَ أَنزَلْنَٰهُ حُكْمًا عَرَبِيًّا وَلَئِنِ ٱتَّبَعْتَ أَهْوَآءَهُم بَعْدَ مَا جَآءَكَ مِنَ ٱلْعِلْمِ مَا لَكَ مِنَ ٱللَّهِ مِن وَلِىٍّ وَلَا وَاقٍ

    vekeẕâlike enzelnâhü ḥukmen `arabiyyâ. veleini-tteba`te ehvâehüm ba`de mâ câeke mine-l`ilmi mâ leke mine-llâhi miv veliyyiv velâ vâḳ.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Kural böyledir dipnot 1 ; Kur'an'ı Arapça hükümler olarak indirdik. Bu bilgi sana geldikten sonra onların arzularına uyarsan, Allah'a karşı senin ne bir dostun ne de koruyucun olur.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Her elçiye verilen kitap, kendi toplumunun diliyle olur(Bkz: İbrahim 14/4)

    Ayet detayı — Ra'd suresi, 37. ayet

"Her ecelin bir kitabı vardır"; şahitlik 38–43

  1. Ra'd suresi, 38. ayet — tek başına aç

    Ra'd suresi, 38. ayet. وَلَقَدْ أَرْسَلْنَا رُسُلًا مِّن قَبْلِكَ وَجَعَلْنَا لَهُمْ أَزْوَٰجًا وَذُرِّيَّةً وَمَا كَانَ لِرَسُولٍ أَن يَأْتِىَ بِـَٔايَةٍ إِلَّا بِإِذْنِ ٱللَّهِ لِكُلِّ أَجَلٍ كِتَابٌ

    veleḳad erselnâ rusülem min ḳablike vece`alnâ lehüm ezvâcev veẕürriyyeh. vemâ kâne lirasûlin ey ye'tiye biâyetin illâ biiẕni-llâh. likülli ecelin kitâb.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Senden önce de elçiler gönderdik. Onlara eşler, evlatlar vermiştik. Hiçbir elçi, Allah'ın izni olmadan bir ayet (belge, mucize) getiremez. Her çağın (dönemin) bir Kitap'ı vardır.

    Ayet detayı — Ra'd suresi, 38. ayet

  2. Ra'd suresi, 39. ayet — tek başına aç

    Ra'd suresi, 39. ayet. يَمْحُوا۟ ٱللَّهُ مَا يَشَآءُ وَيُثْبِتُ وَعِندَهُۥٓ أُمُّ ٱلْكِتَٰبِ

    yemḥü-llâhü mâ yeşâü veyüŝbit. ve`indehû ümmü-lkitâb.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Allah, düzenine göre süreyi kısaltır veya sabitler dipnot 1 . Ana Kitap O'nun yanındadır.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bu Allah'ın kanunudur. Ölçüsünü kendisi koymuştur. Toplumlar açısından, Rad 13/11:Bir toplum kendinde olan bir şeyi bozmazsa onu Allah da bozmaz. Allah bir topluma sıkıntı vermek isterse kimse engel olamaz. Araf 7/34: Her toplumun bir eceli vardır. Ecelleri gelince ne bir an geri kalırlar nede öne geçerler. Bireyler açısından, Fatır 35/11: "Yaşayanın yaşatılması ve ömrünün kısaltılması bir deftere kayıtlıdır. Bu Allah'a kolaydır. Ahkaf 46/3: Gökleri, yeri ve bu ikisinin arasında olanları başka değil; belli bir ömrü olan gerçek varlıklar olarak yarattık. Ayetleri görmezlikte gelenler, yapılan uyarılara kulak asmazlar. En'am 6/2: Sizi tinden yaratan O'dur. Sonra bir ecel belirlemiştir. O'nun katında bir de ecel-i müsemma vardır.

    Ayet detayı — Ra'd suresi, 39. ayet

  3. Ra'd suresi, 40. ayet — tek başına aç

    Ra'd suresi, 40. ayet. وَإِن مَّا نُرِيَنَّكَ بَعْضَ ٱلَّذِى نَعِدُهُمْ أَوْ نَتَوَفَّيَنَّكَ فَإِنَّمَا عَلَيْكَ ٱلْبَلَٰغُ وَعَلَيْنَا ٱلْحِسَابُ

    veim mâ nüriyenneke ba`ḍa-lleẕî ne`idühüm ev neteveffeyenneke feinnemâ `aleyke-lbelâgu ve`aleyne-lḥisâb.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Onları tehdit ettiğimiz şeyin dipnot 1 bir kısmını sana göstersek de seni vefat ettirsek de sana düşen yalnızca tebliğdir. Hesabını sormak bizim işimizdir.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bir topluluğun Kitap karşısında görmezlikten gelmesi, yalan yanlış şeylere sarılması, Kitabın hükümlerini uygulamaktan kaçınmaları durumunda tehdit edildikleri şeyler Ra'd 13/31 ve En'am 6/65-67'de bildirilmiştir. Bu ayetlerde geçen tehditler Dünya hayatına ilişkin olanlardır. Ahiret hayatı için cehennem cezası pek çok ayette ayrıca belirtilmiştir.

    Ayet detayı — Ra'd suresi, 40. ayet

  4. Ra'd suresi, 41. ayet — tek başına aç

    Ra'd suresi, 41. ayet. أَوَلَمْ يَرَوْا۟ أَنَّا نَأْتِى ٱلْأَرْضَ نَنقُصُهَا مِنْ أَطْرَافِهَا وَٱللَّهُ يَحْكُمُ لَا مُعَقِّبَ لِحُكْمِهِۦ وَهُوَ سَرِيعُ ٱلْحِسَابِ

    evelem yerav ennâ ne'ti-l'arḍa nenḳuṣuhâ min aṭrâfihâ. vellâhü yaḥkümü lâ mü`aḳḳibe liḥukmih. vehüve serî`u-lḥisâb.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Onlar görmüyorlar mı ki yurtlarını çevresinden sürekli daraltıyoruz dipnot 1 . Hükmü Allah verir. O'nun hükmünü bozacak yoktur. O, hesabı çok hızlı görür.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Müslümanların toprakları genişliyor, onların toprakları (Mekke egemenliğindekiler) daralıyor.

    Ayet detayı — Ra'd suresi, 41. ayet

  5. Ra'd suresi, 42. ayet — tek başına aç

    Ra'd suresi, 42. ayet. وَقَدْ مَكَرَ ٱلَّذِينَ مِن قَبْلِهِمْ فَلِلَّهِ ٱلْمَكْرُ جَمِيعًا يَعْلَمُ مَا تَكْسِبُ كُلُّ نَفْسٍ وَسَيَعْلَمُ ٱلْكُفَّٰرُ لِمَنْ عُقْبَى ٱلدَّارِ

    veḳad mekera-lleẕîne min ḳablihim felillâhi-lmekru cemî`â. ya`lemü mâ teksibü küllü nefs. veseya`lemü-lküffâru limen `uḳbe-ddâr.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Bunlardan öncekiler oyunlar kurdular. Bütün oyunlar Allah'ın elindedir. Kimin ne kazandığını bilir. Ayetleri görmezlikten gelenler, son yurdun kimin olacağını öğreneceklerdir.

    Ayet detayı — Ra'd suresi, 42. ayet

  6. Ra'd suresi, 43. ayet — tek başına aç

    Ra'd suresi, 43. ayet. وَيَقُولُ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ لَسْتَ مُرْسَلًا قُلْ كَفَىٰ بِٱللَّهِ شَهِيدًۢا بَيْنِى وَبَيْنَكُمْ وَمَنْ عِندَهُۥ عِلْمُ ٱلْكِتَٰبِ

    veyeḳûlü-lleẕîne keferû leste mürselâ. ḳul kefâ billâhi şehîdem beynî vebeyneküm vemen `indehû `ilmü-lkitâb.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Ayetleri görmezlikten gelenler (kafirler): "Sen elçi olarak gönderilmiş değilsin" derler. De ki "Aramızda Allah'ın ve o Kitab'ın dipnot 1 bilgisine sahip olanların dipnot 2 şahit olması yeter."

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Daha önce indirilmiş kitaplar
    2. metne dön, dipnot 2
      Ellerinde önceki kitaplar olup ta bu konuda bilgin ve ehil olanlar bu kitabın da Allah'ın kitabı olduğuna şahitlik ederler. Çünkü Allah'ın indirdiği bütün kitaplarda ayetlerin ayetleri açıkladığı özel bir düzen vardır. İşte bu özellik Kitab'ın ancak Allah'ın kitabı olduğunun delilidir. Bu özellik sayesinde sınırlı sayıda ayet sınırsız sayıda soruya cevap verecek bereketi ve hikmeti içerir. Daha detaylı bilgi için Bkz. Al-i İmran 3/7 ve dipnotları

    Ayet detayı — Ra'd suresi, 43. ayet