50. sure

Kâf Suresi ق

Bu sureyi dinle — okunan kelime işaretlenir

Konu dizini 6 konu
  1. Dirilişe itiraz; gök, yer ve bitkilerdeki deliller 1–11 karşılaştır — Dirilişe itiraz; gök, yer ve bitkilerdeki deliller
  2. Helâk edilen kavimler ve ilk yaratmanın delili 12–15 karşılaştır — Helâk edilen kavimler ve ilk yaratmanın delili
  3. Şah damarından yakınlık, iki melek ve ölüm sarhoşluğu 16–19 karşılaştır — Şah damarından yakınlık, iki melek ve ölüm sarhoşluğu
  4. Sûr, hesap ve cehennem 20–30 karşılaştır — Sûr, hesap ve cehennem
  5. Cennet ve altı günde yaratılış 31–38 karşılaştır — Cennet ve altı günde yaratılış
  6. Sabret, tespih et; çağırıcının sesi 39–45 karşılaştır — Sabret, tespih et; çağırıcının sesi

Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır.

بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ

Dirilişe itiraz; gök, yer ve bitkilerdeki deliller 1–11

  1. Kâf suresi, 1. ayet — tek başına aç

    Kâf suresi, 1. ayet. قٓ وَٱلْقُرْءَانِ ٱلْمَجِيدِ

    ḳâf. velḳur'âni-lmecîd.

    Muhammed Esed

    Kaf. Düşün bu yüce ve özlü Kuran'ı!

    Ayet detayı — Kâf suresi, 1. ayet

  2. Kâf suresi, 2. ayet — tek başına aç

    Kâf suresi, 2. ayet. بَلْ عَجِبُوٓا۟ أَن جَآءَهُم مُّنذِرٌ مِّنْهُمْ فَقَالَ ٱلْكَٰفِرُونَ هَٰذَا شَىْءٌ عَجِيبٌ

    bel `acibû en câehüm münẕirum minhüm feḳâle-lkâfirûne hâẕâ şey'ün `acîb.

    Muhammed Esed

    Onlar içlerinden bir uyarıcının kendilerine gelmesine şaştılar; ve bu hakikat inkarcıları: "Ne tuhaf bir şey bu!" diyorlar,

    Ayet detayı — Kâf suresi, 2. ayet

  3. Kâf suresi, 3. ayet — tek başına aç

    Kâf suresi, 3. ayet. أَءِذَا مِتْنَا وَكُنَّا تُرَابًا ذَٰلِكَ رَجْعٌۢ بَعِيدٌ

    eiẕâ mitnâ vekünnâ türâbâ. ẕâlike rac`um be`îd.

    Muhammed Esed

    "Neden (ve nasıl olur da) biz öldükten ve toz toprak haline geldikten sonra (yeniden diriliriz)? Bu, gerçekleşmesi mümkün ve muhtemel olmayan bir dönüştür!"

    Ayet detayı — Kâf suresi, 3. ayet

  4. Kâf suresi, 4. ayet — tek başına aç

    Kâf suresi, 4. ayet. قَدْ عَلِمْنَا مَا تَنقُصُ ٱلْأَرْضُ مِنْهُمْ وَعِندَنَا كِتَٰبٌ حَفِيظٌۢ

    ḳad `alimnâ mâ tenḳuṣu-l'arḍu minhüm. ve`indenâ kitâbün ḥafîż.

    Muhammed Esed

    Biz toprağın onların bedenlerini nasıl çürütüp yok ettiğini iyi biliriz, çünkü katımızda şaşmaz bir sicil vardır.

    Ayet detayı — Kâf suresi, 4. ayet

  5. Kâf suresi, 5. ayet — tek başına aç

    Kâf suresi, 5. ayet. بَلْ كَذَّبُوا۟ بِٱلْحَقِّ لَمَّا جَآءَهُمْ فَهُمْ فِىٓ أَمْرٍ مَّرِيجٍ

    bel keẕẕebû bilḥaḳḳi lemmâ câehüm fehüm fî emrim merîc.

    Muhammed Esed

    Buna rağmen onlar, (yeniden dirilmeyi inkar edenler,) ne zaman kendilerine tebliğ edildiyse hakikati yalanladılar; ve şimdi bir şaşkınlık içindeler.

    Ayet detayı — Kâf suresi, 5. ayet

  6. Kâf suresi, 6. ayet — tek başına aç

    Kâf suresi, 6. ayet. أَفَلَمْ يَنظُرُوٓا۟ إِلَى ٱلسَّمَآءِ فَوْقَهُمْ كَيْفَ بَنَيْنَٰهَا وَزَيَّنَّٰهَا وَمَا لَهَا مِن فُرُوجٍ

    efelem yenżurû ile-ssemâi fevḳahüm keyfe beneynâhâ vezeyyennâhâ vemâ lehâ min fürûc.

    Muhammed Esed

    Onlar tepelerindeki gökyüzüne hiç bakmıyorlar mı? Onu nasıl inşa ettik, güzelleştirdik ve nasıl bütün kusurlardan, eksikliklerden arındırdık?

    Ayet detayı — Kâf suresi, 6. ayet

  7. Kâf suresi, 7. ayet — tek başına aç

    Kâf suresi, 7. ayet. وَٱلْأَرْضَ مَدَدْنَٰهَا وَأَلْقَيْنَا فِيهَا رَوَٰسِىَ وَأَنۢبَتْنَا فِيهَا مِن كُلِّ زَوْجٍۭ بَهِيجٍ

    vel'arḍa medednâhâ veelḳaynâ fîhâ ravâsiye veembetnâ fîhâ min külli zevcim behîc.

    Muhammed Esed

    Ve yeryüzü ki; Biz onu genişletip yaydık, üzerine sağlam dağlar yerleştirdik ve üstünde her cins güzel bitki yeşerttik,

    Ayet detayı — Kâf suresi, 7. ayet

  8. Kâf suresi, 8. ayet — tek başına aç

    Kâf suresi, 8. ayet. تَبْصِرَةً وَذِكْرَىٰ لِكُلِّ عَبْدٍ مُّنِيبٍ

    tebṣiratev veẕikrâ likülli `abdim münîb.

    Muhammed Esed

    isteyerek Allah'a yönelen her insana bir basiret ve uyarı vesilesi olarak.

    Ayet detayı — Kâf suresi, 8. ayet

  9. Kâf suresi, 9. ayet — tek başına aç

    Kâf suresi, 9. ayet. وَنَزَّلْنَا مِنَ ٱلسَّمَآءِ مَآءً مُّبَٰرَكًا فَأَنۢبَتْنَا بِهِۦ جَنَّٰتٍ وَحَبَّ ٱلْحَصِيدِ

    venezzelnâ mine-ssemâi mâem mübâraken feembetnâ bihî cennâtiv veḥabbe-lḥaṣîd.

    Muhammed Esed

    Biz gökten bereketli bir su indiririz ve onunla bahçelerin yeşerip büyümesini sağlarız; ve ekin tarlalarının,

    Ayet detayı — Kâf suresi, 9. ayet

  10. Kâf suresi, 10. ayet — tek başına aç

    Kâf suresi, 10. ayet. وَٱلنَّخْلَ بَاسِقَٰتٍ لَّهَا طَلْعٌ نَّضِيدٌ

    vennaḫle bâsiḳâtil lehâ ṭal`un neḍîd.

    Muhammed Esed

    ve salkım salkım meyveleriyle uzun hurma ağaçlarının,

    Ayet detayı — Kâf suresi, 10. ayet

  11. Kâf suresi, 11. ayet — tek başına aç

    Kâf suresi, 11. ayet. رِّزْقًا لِّلْعِبَادِ وَأَحْيَيْنَا بِهِۦ بَلْدَةً مَّيْتًا كَذَٰلِكَ ٱلْخُرُوجُ

    rizḳal lil`ibâdi veaḥyeynâ bihî beldetem meytâ. keẕâlike-lḫurûc.

    Muhammed Esed

    insanlara tahsis edilmiş rızk olarak; ve bun(lar)la ölü toprağa hayat veririz; işte (insanın) ölümden (sonra) yeniden vücuda gelmesi de böyle (olacak)tır.

    Ayet detayı — Kâf suresi, 11. ayet

Helâk edilen kavimler ve ilk yaratmanın delili 12–15

  1. Kâf suresi, 12. ayet — tek başına aç

    Kâf suresi, 12. ayet. كَذَّبَتْ قَبْلَهُمْ قَوْمُ نُوحٍ وَأَصْحَٰبُ ٱلرَّسِّ وَثَمُودُ

    keẕẕebet ḳablehüm ḳavmü nûḥiv veaṣḥâbü-rrassi veŝemûd.

    Muhammed Esed

    Bu (şimdi yeniden dirilmeyi inkar ede)nlerden önce Nuh'un kavmi de bu hakikati yalanladı ve Ress ve Semud halkı da,

    Ayet detayı — Kâf suresi, 12. ayet

  2. Kâf suresi, 13. ayet — tek başına aç

    Kâf suresi, 13. ayet. وَعَادٌ وَفِرْعَوْنُ وَإِخْوَٰنُ لُوطٍ

    ve`âdüv vefir`avnü veiḫvânü lûṭ.

    Muhammed Esed

    'Ad, Firavun ve Lut'un kardeşleri,

    Ayet detayı — Kâf suresi, 13. ayet

  3. Kâf suresi, 14. ayet — tek başına aç

    Kâf suresi, 14. ayet. وَأَصْحَٰبُ ٱلْأَيْكَةِ وَقَوْمُ تُبَّعٍ كُلٌّ كَذَّبَ ٱلرُّسُلَ فَحَقَّ وَعِيدِ

    veaṣḥâbü-l'eyketi veḳavmü tübba`. küllün keẕẕebe-rrusüle feḥaḳḳa ve`îd.

    Muhammed Esed

    ve (Medyen'in) yemyeşil vadilerinin sakinleri ve Tubbe' halkı. Onların hepsi elçileri yalanladılar; ve bunun üzerine (onları) uyardığım şey başlarına geldi.

    Ayet detayı — Kâf suresi, 14. ayet

  4. Kâf suresi, 15. ayet — tek başına aç

    Kâf suresi, 15. ayet. أَفَعَيِينَا بِٱلْخَلْقِ ٱلْأَوَّلِ بَلْ هُمْ فِى لَبْسٍ مِّنْ خَلْقٍ جَدِيدٍ

    efe`ayînâ bilḫalḳi-l'evvel. bel hüm fî lebsim min ḫalḳin cedîd.

    Muhammed Esed

    O halde, Biz(im) yoktan var etme ile yorgun düş(tüğümüz nasıl düşün)ülebilir? Hayır, ama bazı insanlar yeni bir yaratma(nın mümkün olduğun)dan (hala) şüphe duymaktalar!

    Ayet detayı — Kâf suresi, 15. ayet

Şah damarından yakınlık, iki melek ve ölüm sarhoşluğu 16–19

  1. Kâf suresi, 16. ayet — tek başına aç

    Kâf suresi, 16. ayet. وَلَقَدْ خَلَقْنَا ٱلْإِنسَٰنَ وَنَعْلَمُ مَا تُوَسْوِسُ بِهِۦ نَفْسُهُۥ وَنَحْنُ أَقْرَبُ إِلَيْهِ مِنْ حَبْلِ ٱلْوَرِيدِ

    veleḳad ḫalaḳne-l'insâne vena`lemü mâ tüvesvisü bihî nefsüh. venaḥnü aḳrabü ileyhi min ḥabli-lverîd.

    Muhammed Esed

    Gerçek şu ki, insanı yaratan Biziz ve onun iç benliğinin ona ne fısıldadığını Biz biliriz çünkü Biz ona şah damarından daha yakınız.

    Ayet detayı — Kâf suresi, 16. ayet

  2. Kâf suresi, 17. ayet — tek başına aç

    Kâf suresi, 17. ayet. إِذْ يَتَلَقَّى ٱلْمُتَلَقِّيَانِ عَنِ ٱلْيَمِينِ وَعَنِ ٱلشِّمَالِ قَعِيدٌ

    iẕ yeteleḳḳe-lmüteleḳḳiyâni `ani-lyemîni ve`ani-şşimâli ḳa`îd.

    Muhammed Esed

    (Ve böylece,) ne zaman (tabiatında mevcut) iki eğilim, sağdan soldan çatışarak karşı karşıya gelseler,

    Ayet detayı — Kâf suresi, 17. ayet

  3. Kâf suresi, 18. ayet — tek başına aç

    Kâf suresi, 18. ayet. مَّا يَلْفِظُ مِن قَوْلٍ إِلَّا لَدَيْهِ رَقِيبٌ عَتِيدٌ

    mâ yelfiżu min ḳavlin illâ ledeyhi raḳîbün `atîd.

    Muhammed Esed

    insanın söylediği her şeyde yanıbaşında mutlaka bir gözetleyici bulunur.

    Ayet detayı — Kâf suresi, 18. ayet

  4. Kâf suresi, 19. ayet — tek başına aç

    Kâf suresi, 19. ayet. وَجَآءَتْ سَكْرَةُ ٱلْمَوْتِ بِٱلْحَقِّ ذَٰلِكَ مَا كُنتَ مِنْهُ تَحِيدُ

    vecâet sekratü-lmevt bilḥaḳḳ. ẕâlike mâ künte minhü teḥîd.

    Muhammed Esed

    Ve (sonra,) ölüm kabusu, kendisiyle beraber (asıl) gerçeği de ortaya koyacaktır -işte bu, (ey insan,) senin her zaman kaçtığın şeydir!-

    Ayet detayı — Kâf suresi, 19. ayet

Sûr, hesap ve cehennem 20–30

  1. Kâf suresi, 20. ayet — tek başına aç

    Kâf suresi, 20. ayet. وَنُفِخَ فِى ٱلصُّورِ ذَٰلِكَ يَوْمُ ٱلْوَعِيدِ

    venüfiḫa fi-ṣṣûr. ẕâlike yevmü-lve`îd.

    Muhammed Esed

    ve (yeniden diriliş) suru, (sonunda) üflenecektir. İşte o, bir uyarının gerçek olacağı Gün'dür.

    Ayet detayı — Kâf suresi, 20. ayet

  2. Kâf suresi, 21. ayet — tek başına aç

    Kâf suresi, 21. ayet. وَجَآءَتْ كُلُّ نَفْسٍ مَّعَهَا سَآئِقٌ وَشَهِيدٌ

    vecâet küllü nefsim me`ahâ sâiḳuv veşehîd.

    Muhammed Esed

    Her insan, (kendi geçmiş) iç dürtüleri ve vicdanı ile ortaya çıkacak,

    Ayet detayı — Kâf suresi, 21. ayet

  3. Kâf suresi, 22. ayet — tek başına aç

    Kâf suresi, 22. ayet. لَّقَدْ كُنتَ فِى غَفْلَةٍ مِّنْ هَٰذَا فَكَشَفْنَا عَنكَ غِطَآءَكَ فَبَصَرُكَ ٱلْيَوْمَ حَدِيدٌ

    leḳad künte fî gafletim min hâẕâ fekeşefnâ `anke giṭâeke febeṣaruke-lyevme ḥadîd.

    Muhammed Esed

    (ve ona,) "Sen," (denilecek,) "bu (Hesap Günü)nü umursamıyordun, ama şimdi Biz senin (gözündeki) perdeni kaldırdık, bakışın bugün artık daha keskindir!"

    Ayet detayı — Kâf suresi, 22. ayet

  4. Kâf suresi, 23. ayet — tek başına aç

    Kâf suresi, 23. ayet. وَقَالَ قَرِينُهُۥ هَٰذَا مَا لَدَىَّ عَتِيدٌ

    veḳâle ḳarînühû hâẕâ mâ ledeyye `atîd.

    Muhammed Esed

    Ve onun (kişiliğinin) bir parçası: "Her zaman benimle olan işte budur!" diyecek.

    Ayet detayı — Kâf suresi, 23. ayet

  5. Kâf suresi, 24. ayet — tek başına aç

    Kâf suresi, 24. ayet. أَلْقِيَا فِى جَهَنَّمَ كُلَّ كَفَّارٍ عَنِيدٍ

    elḳiyâ fî cehenneme külle keffârin `anîd.

    Muhammed Esed

    (Bunun üzerine Allah:) "Atın, atın cehenneme bütün (bu tür) inatçı hakikat düşmanlarını!" diye emredecek,

    Ayet detayı — Kâf suresi, 24. ayet

  6. Kâf suresi, 25. ayet — tek başına aç

    Kâf suresi, 25. ayet. مَّنَّاعٍ لِّلْخَيْرِ مُعْتَدٍ مُّرِيبٍ

    mennâ`il lilḫayri mü`tedim mürîbün.

    Muhammed Esed

    "Bu (her) hayra engel olanları, günahkar saldırganları (ve insanlar arasında) güvensizlik ve şüphe yayanları,

    Ayet detayı — Kâf suresi, 25. ayet

  7. Kâf suresi, 26. ayet — tek başına aç

    Kâf suresi, 26. ayet. ٱلَّذِى جَعَلَ مَعَ ٱللَّهِ إِلَٰهًا ءَاخَرَ فَأَلْقِيَاهُ فِى ٱلْعَذَابِ ٱلشَّدِيدِ

    elleẕî ce`ale me`a-llâhi ilâhen âḫara feelḳiyâhü fi-l`aẕâbi-şşedîd.

    Muhammed Esed

    Allah'ın yanısıra başka ilahlar edinenleri. O halde atın bunları şiddetli azabın içine!"

    Ayet detayı — Kâf suresi, 26. ayet

  8. Kâf suresi, 27. ayet — tek başına aç

    Kâf suresi, 27. ayet. قَالَ قَرِينُهُۥ رَبَّنَا مَآ أَطْغَيْتُهُۥ وَلَٰكِن كَانَ فِى ضَلَٰلٍۭ بَعِيدٍ

    ḳâle ḳarînühû rabbenâ mâ aṭgaytühû velâkin kâne fî ḍalâlim be`îd.

    Muhammed Esed

    İnsanın öteki kişiliği: "Ya Rabbi!" diyecek, "Onun aklını, bilincini kötülüğe bulaştıran ben değilim; (hayır,) ama o (kendi yüzünden) sapıklığa düştü!"

    Ayet detayı — Kâf suresi, 27. ayet

  9. Kâf suresi, 28. ayet — tek başına aç

    Kâf suresi, 28. ayet. قَالَ لَا تَخْتَصِمُوا۟ لَدَىَّ وَقَدْ قَدَّمْتُ إِلَيْكُم بِٱلْوَعِيدِ

    ḳâle lâ taḫteṣimû ledeyye veḳad ḳaddemtü ileyküm bilve`îd.

    Muhammed Esed

    (Ve) Allah: "Benim önümde çekişmeyin (ey günahkarlar!)" diyecek, "Çünkü Ben sizi (bu Hesap Günü'ne karşı) uyarmıştım,

    Ayet detayı — Kâf suresi, 28. ayet

  10. Kâf suresi, 29. ayet — tek başına aç

    Kâf suresi, 29. ayet. مَا يُبَدَّلُ ٱلْقَوْلُ لَدَىَّ وَمَآ أَنَا۠ بِظَلَّٰمٍ لِّلْعَبِيدِ

    mâ yübeddelü-lḳavlü ledeyye vemâ ene biżallâmil lil`abîd.

    Muhammed Esed

    Benim verdiğim hüküm değişmeyecek; ve Ben kullarıma asla zulmetmem!"

    Ayet detayı — Kâf suresi, 29. ayet

  11. Kâf suresi, 30. ayet — tek başına aç

    Kâf suresi, 30. ayet. يَوْمَ نَقُولُ لِجَهَنَّمَ هَلِ ٱمْتَلَأْتِ وَتَقُولُ هَلْ مِن مَّزِيدٍ

    yevme neḳûlü licehenneme heli-mtele'ti veteḳûlü hel mim mezîd.

    Muhammed Esed

    O Gün, cehenneme: "Doldun mu?" diye soracağız; o, "(Hayır)" diyecek, "başka yok mu (bana göndereceğin)?"

    Ayet detayı — Kâf suresi, 30. ayet

Cennet ve altı günde yaratılış 31–38

  1. Kâf suresi, 31. ayet — tek başına aç

    Kâf suresi, 31. ayet. وَأُزْلِفَتِ ٱلْجَنَّةُ لِلْمُتَّقِينَ غَيْرَ بَعِيدٍ

    veüzlifeti-lcennetü lilmütteḳîne gayra be`îd.

    Muhammed Esed

    (O Gün) cennet, Allah'a karşı sorumluluk bilinci duyanların görüş sahasına getirilecek ve hiç uzaklaştırılmayacaktır; (ve onlara;)

    Ayet detayı — Kâf suresi, 31. ayet

  2. Kâf suresi, 32. ayet — tek başına aç

    Kâf suresi, 32. ayet. هَٰذَا مَا تُوعَدُونَ لِكُلِّ أَوَّابٍ حَفِيظٍ

    hâẕâ mâ tû`adûne likülli evvâbin ḥafîż.

    Muhammed Esed

    "Size vaad edilen (yer) budur!" (denilecek,) -"Allah'a yönelen ve O'nu her zaman aklında tutanlara (vaad edilen)-

    Ayet detayı — Kâf suresi, 32. ayet

  3. Kâf suresi, 33. ayet — tek başına aç

    Kâf suresi, 33. ayet. مَّنْ خَشِىَ ٱلرَّحْمَٰنَ بِٱلْغَيْبِ وَجَآءَ بِقَلْبٍ مُّنِيبٍ

    men ḫaşiye-rraḥmâne bilgaybi vecâe biḳalbim münîb.

    Muhammed Esed

    insan kavrayışının dışında olduğu halde Rahman'ın ürpertisini duyan ve pişmanlık dolu bir kalp ile (O'na) gelmiş olan (herkese).

    Ayet detayı — Kâf suresi, 33. ayet

  4. Kâf suresi, 34. ayet — tek başına aç

    Kâf suresi, 34. ayet. ٱدْخُلُوهَا بِسَلَٰمٍ ذَٰلِكَ يَوْمُ ٱلْخُلُودِ

    üdḫulûhâ biselâm. ẕâlike yevmü-lḫulûd.

    Muhammed Esed

    Bu (cennete) huzur içinde girin; bu, ebedi hayatın başladığı Gündür!"

    Ayet detayı — Kâf suresi, 34. ayet

  5. Kâf suresi, 35. ayet — tek başına aç

    Kâf suresi, 35. ayet. لَهُم مَّا يَشَآءُونَ فِيهَا وَلَدَيْنَا مَزِيدٌ

    lehüm mâ yeşâûne fîhâ veledeynâ mezîd.

    Muhammed Esed

    Onlar orada arzu ettikleri her şeye sahip olacaklar, ama (bilsinler ki) katımızda daha fazlası da var.

    Ayet detayı — Kâf suresi, 35. ayet

  6. Kâf suresi, 36. ayet — tek başına aç

    Kâf suresi, 36. ayet. وَكَمْ أَهْلَكْنَا قَبْلَهُم مِّن قَرْنٍ هُمْ أَشَدُّ مِنْهُم بَطْشًا فَنَقَّبُوا۟ فِى ٱلْبِلَٰدِ هَلْ مِن مَّحِيصٍ

    vekem ehleknâ ḳablehüm min ḳarnin hüm eşeddü minhüm baṭşen feneḳḳabû fi-lbilâd. hel mim meḥîṣ.

    Muhammed Esed

    Bu (gün hakikati inkar ede)nlerden önce -onlardan çok daha güçlü olan- kaç nesli yok ettik ama (her ne zaman azabımız başlarına geldiyse) yeryüzünde gezginler gibi dolaşıp sığınacak bir yer aradılar.

    Ayet detayı — Kâf suresi, 36. ayet

  7. Kâf suresi, 37. ayet — tek başına aç

    Kâf suresi, 37. ayet. إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَذِكْرَىٰ لِمَن كَانَ لَهُۥ قَلْبٌ أَوْ أَلْقَى ٱلسَّمْعَ وَهُوَ شَهِيدٌ

    inne fî ẕâlike leẕikrâ limen kâne lehû ḳalbün ev elḳa-ssem`a vehüve şehîd.

    Muhammed Esed

    Bunda şüphesiz kalpleri açık olanlar, (yani) uyanık bir zihinle kulak verenler için bir uyarı vardır;

    Ayet detayı — Kâf suresi, 37. ayet

  8. Kâf suresi, 38. ayet — tek başına aç

    Kâf suresi, 38. ayet. وَلَقَدْ خَلَقْنَا ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضَ وَمَا بَيْنَهُمَا فِى سِتَّةِ أَيَّامٍ وَمَا مَسَّنَا مِن لُّغُوبٍ

    veleḳad ḫalaḳne-ssemâvâti vel'arḍa vemâ beynehümâ fî sitteti eyyâm. vemâ messenâ mil lügûb.

    Muhammed Esed

    ve Bizim gökleri ve yeri ve aralarındaki her şeyi altı devrede yarattığ(ımızı) ve bizi hiçbir yorgunluğun etkilemedi(ğini bilenler için).

    Ayet detayı — Kâf suresi, 38. ayet

Sabret, tespih et; çağırıcının sesi 39–45

  1. Kâf suresi, 39. ayet — tek başına aç

    Kâf suresi, 39. ayet. فَٱصْبِرْ عَلَىٰ مَا يَقُولُونَ وَسَبِّحْ بِحَمْدِ رَبِّكَ قَبْلَ طُلُوعِ ٱلشَّمْسِ وَقَبْلَ ٱلْغُرُوبِ

    faṣbir `alâ mâ yeḳûlûne vesebbiḥ biḥamdi rabbike ḳable ṭulû`i-şşemsi veḳable-lgurûb.

    Muhammed Esed

    O halde (ey müminler!) Onların söyleyebilecekleri her şeye karşı sabırlı olun ve güneşin doğmasından ve batmasından önce Rabbinizin sınırsız ihtişamını yüceltin ve hamd edin!

    Ayet detayı — Kâf suresi, 39. ayet

  2. Kâf suresi, 40. ayet — tek başına aç

    Kâf suresi, 40. ayet. وَمِنَ ٱلَّيْلِ فَسَبِّحْهُ وَأَدْبَٰرَ ٱلسُّجُودِ

    vemine-lleyli fesebbiḥhü veedbâra-ssücûd.

    Muhammed Esed

    Geceleri ve her namazın sonunda O'nun şanını yüceltin.

    Ayet detayı — Kâf suresi, 40. ayet

  3. Kâf suresi, 41. ayet — tek başına aç

    Kâf suresi, 41. ayet. وَٱسْتَمِعْ يَوْمَ يُنَادِ ٱلْمُنَادِ مِن مَّكَانٍ قَرِيبٍ

    vestemi` yevme yünâdi-lmünâdi mim mekânin ḳarîb.

    Muhammed Esed

    Ve (ölüm) çağrısında bulunan Allah'ın (sizi) yakından çağıracağı o Güne (daima) kulak verin;

    Ayet detayı — Kâf suresi, 41. ayet

  4. Kâf suresi, 42. ayet — tek başına aç

    Kâf suresi, 42. ayet. يَوْمَ يَسْمَعُونَ ٱلصَّيْحَةَ بِٱلْحَقِّ ذَٰلِكَ يَوْمُ ٱلْخُرُوجِ

    yevme yesme`ûne-ṣṣayḥate bilḥaḳḳ. ẕâlike yevmü-lḫurûc.

    Muhammed Esed

    (ve kendi kendinize düşünün) bütün (insanoğlunun) nihai çağrıyı gerçekten duyacağı Gün(ü), (ölümden) hayata dönecekleri Günü.

    Ayet detayı — Kâf suresi, 42. ayet

  5. Kâf suresi, 43. ayet — tek başına aç

    Kâf suresi, 43. ayet. إِنَّا نَحْنُ نُحْىِۦ وَنُمِيتُ وَإِلَيْنَا ٱلْمَصِيرُ

    innâ naḥnü nuḥyî venümîtü veileyne-lmeṣîr.

    Muhammed Esed

    Gerçek şu ki, hayat veren ve ölümü getiren Biziz; her yol, Bizim katımızda menziline varır,

    Ayet detayı — Kâf suresi, 43. ayet

  6. Kâf suresi, 44. ayet — tek başına aç

    Kâf suresi, 44. ayet. يَوْمَ تَشَقَّقُ ٱلْأَرْضُ عَنْهُمْ سِرَاعًا ذَٰلِكَ حَشْرٌ عَلَيْنَا يَسِيرٌ

    yevme teşeḳḳaḳu-l'arḍu `anhüm sirâ`â. ẕâlike ḥaşrun `aleynâ yesîr.

    Muhammed Esed

    Onlar (Allah'ın hükmüne doğru hızla) koşarken yeryüzünün çepeçevre yarılıp parçalanacağı Gün, bu toplanma, Bizim için kolay olacaktır.

    Ayet detayı — Kâf suresi, 44. ayet

  7. Kâf suresi, 45. ayet — tek başına aç

    Kâf suresi, 45. ayet. نَّحْنُ أَعْلَمُ بِمَا يَقُولُونَ وَمَآ أَنتَ عَلَيْهِم بِجَبَّارٍ فَذَكِّرْ بِٱلْقُرْءَانِ مَن يَخَافُ وَعِيدِ

    naḥnü a`lemü bimâ yeḳûlûne vemâ ente `aleyhim bicebbârin feẕekkir bilḳur'âni mey yeḫâfü ve`îd.

    Muhammed Esed

    Biz onların, (o yeniden dirilmeyi inkar edenlerin) ne söylediklerini iyi biliyoruz; ve sen onları hiçbir şekilde (inanmaya) zorlayamazsın. Ama sen yine de Benim uyarımdan korkabileceklere bu Kuran aracılığıyla hatırlatmada bulun.

    Ayet detayı — Kâf suresi, 45. ayet