Diyanet İşleri
İnsan hiçbir söz söylemez ki onun yanında (yaptıklarını) gözetleyen (ve kaydeden) hazır bir melek bulunmasın.
Kâf suresi
Kâf suresi, 18. ayet. مَّا يَلْفِظُ مِن قَوْلٍ إِلَّا لَدَيْهِ رَقِيبٌ عَتِيدٌ
mâ yelfiżu min ḳavlin illâ ledeyhi raḳîbün `atîd.
İnsan hiçbir söz söylemez ki onun yanında (yaptıklarını) gözetleyen (ve kaydeden) hazır bir melek bulunmasın.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Şah damarından yakınlık, iki melek ve ölüm sarhoşluğu Kâf 16–19 3
İlk yaratmada acizlik mi gösterdik ki (yeniden yaratamayalım)? Doğrusu onlar, yeniden yaratılış konusunda şüphe içindedirler.
Andolsun, insanı biz yarattık ve nefsinin ona verdiği vesveseyi de biz biliriz. Çünkü biz, ona şah damarından daha yakınız.
Üstelik, biri insanın sağ tarafında, biri sol tarafında oturmuş iki alıcı melek de (onun yaptıklarını) alıp kaydetmektedir.
İnsan hiçbir söz söylemez ki onun yanında (yaptıklarını) gözetleyen (ve kaydeden) hazır bir melek bulunmasın.
Ölüm sarhoşluğu bir hakikat olarak insana gelir de ona, "İşte bu, senin öteden beri kaçıp durduğun şeydir" denir.
(İnsanlar öldükten sonra tekrar dirilmeleri için) Sur'a üfürülecek. İşte bu, tehdidin gerçekleşeceği gündür.
Herkes beraberinde bir sevk edici, bir de şahitlik edici (melek) ile gelir.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
18. Hayır veya şer türünden insanın “ağzından tek bir söz çıkmaz ki mutlaka yanında” onu gözetleyen, durumunu gören “hazır bir gözcü (melek) olmasın.” Nitekim Yüce Allah bir başka yerde şöyle buyurmaktadır: “Şüphe yok ki üzerinizde bekçiler, çok şerefli yazıcılar vardır. Onlar ne yaparsanız bilirler.” (el-İnfitâr, 82/10-12)
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
İnsan bir söz söylediğinde yanında bulunup onu gözetleyen melek onun söylediklerini yazmaya hazırdır.
Aynı kök: عتد (16 geçiş)
Yoksa (makbul) tövbe, kötülükleri (günahları) yapıp yapıp da kendisine ölüm gelip çatınca, "İşte ben şimdi tövbe ettim" diyen kimseler ile kafir…
Aynı kök: عتد (16 geçiş)
Bunlar cimrilik eden, insanlara da cimriliği emreden ve Allah'ın, lütfundan kendilerine verdiği nimeti gizleyen kimselerdir. Biz de o nankörlere…
Aynı kök: عتد (16 geçiş)
(150-151) Şüphesiz, Allah'ı ve peygamberlerini inkar edenler, Allah'a inanıp peygamberlerine inanmayarak ayrım yapmak isteyenler, "(Peygamberlerin)…
Aynı kök: رقب (24 geçiş)
İyilik, yüzlerinizi doğu ve batı taraflarına çevirmeniz(den ibaret) değildir. Asıl iyilik, Allah'a, ahiret gününe, meleklere, kitap ve peygamberlere…
Aynı kök: رقب (24 geçiş)
Ey insanlar! Sizi bir tek nefisten yaratan ve ondan da eşini yaratan; ikisinden birçok erkek ve kadın (meydana getirip) yayan Rabbinize karşı…
Aynı kök: رقب (24 geçiş)
Bir mü'minin bir mü'mini öldürmesi olacak şey değildir. Ancak yanlışlıkla olması başka. Kim bir mü'mini yanlışlıkla öldürürse, bir mü'min köleyi azad…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Kişinin her bir sözünün (davranışının) yanında hazır bir gözetleyici, bir kaydedici mutlaka vardır. dipnot 1
insandan herhangi bir söz çıkmaya görsün; illa ki, kendi içinde bile onu gözetleyip kaydeden Biri vardır.
insanın söylediği her şeyde yanıbaşında mutlaka bir gözetleyici bulunur.
(İnsanın) her düşüncesini gözleyen (kaydeden) bir gözcüsü vardır!
O, söz olarak (herhangi bir şey) söylemeyiversin, mutlaka yanında hazır bir gözetleyici vardır.
İnsan hiçbir söz söylemez ki, yanında gözetleyen yazmaya hazır bir melek bulunmasın.
Söylemiş olduğu bir söz yoktur ki, onun yanında bir gözetleyici hazır bulunmamış olsun.
İnsan hiçbir söz söylemez ki, yanında gözetleyen, yazmaya hazır bir melek bulunmasın.
Yanında gözetleyen tanıklar olmaksızın ağzından bir söz çıkmaz.
Yanında gözetleyen tanıklar olmaksızın ağzından bir söz çıkmaz.
Her ne söz söylerse, mutlaka yanında hazır bir gözcü vardır.
Her ne söz atarsa mutlak yanında hazır bir gözcü vardır
Söylediği her söz, yanındaki hazır gözleyicilerce gözlenmektedir.
Söylediği her söz, yanındaki hazır gözleyicilerce gözlenmektedir.
Söylediği her söz, yanındaki hazır gözleyicilerce gözlenmektedir.
O, söz olarak (herhangi bir şey) söylemeyiversin, mutlaka yanında hazır bir gözetleyici vardır.
O, bir söz atmaya dursun, mutlak yanında haazır bir gözcü vardır.
O, bir söz atmaya dursun; mutlaka yanında hazır bir gözcü vardır.
(16-20) Kesin şu ki insanı biz yarattık ve kendisinin / nefsinin ona verdiği vesveseleri de biliyoruz. Biz ona şah damarından daha yakınız. (Hablul verid, vird varmak demek) Sağında ve solunda oturan ikili , ne işliyorsa onu kaydediyorlar. (Kirâmen Kâtibin) Söz olarak ne söyler ise / ne laf atarsa mutlaka yanı başında hazır bir gözlemci yi bulur. Artık ölüm sarhoşluğu gerçekleşmek üzere gelmiştir, bu ondan kaçmış olduğun şeydir. Sur' a üfürülür. Bu da vadedilen o gündür.
İnsan hiçbir söz söylemez ki, yanında gözetleyen yazmaya hazır bir melek bulunmasın.
(İnsan,) Hiçbir söz söylemez ki yanında kendisini gözetleyen, dediklerini zapteden (bir melek) hazır bulunmasın.
kişi ne söylerse söylesin, yanında mutlaka hazır bir gözcü bulunur dipnot 1 .
Ağzından çıkan her sözü kaydeden bir gözcü yanında bekler dipnot 1 .
İnsan hiçbir söz söylemez ki, yanında gözetleyen yazmaya hazır bir melek bulunmasın.
Hiçbir şey söylemez ki onu gözleyen, tesbit eden biri bulunmasın.
Bir söz sarfetmeye dursun, yanındaki gözcü hemen zaptediverir.
Nothing he utters and expresses in words, be it under his breath or openly disclosed but is related in writing by the two angels who keep a watchful guard.
he does not utter a single word without an ever-present watcher.
Not a word does he utter but there is a sentinel by him, ready (to note it).
He utters not a word, but there is a vigilant watcher at hand. dipnot 1
He does not utter a single word, without a watcher by him, pen in hand!
Not a word does he (or she) utter but there is a watcher by him ready (to record it).[1]
he says no word but that there is a ready observer beside him.
He utters not a word but (it is noted down by) a guardian (angel of his who) stands ready by his side (to record his words).
not a word he utters, but by him is an observer ready.
Not even a word spoken is being missed in their registration.
not a word does he utter, but a watcher is by him ready!
He does not utter a word except with having a constant recorder.
He uttereth not a word, but there is with him a watcher, ready to note it.
He utters not a word but there is by him a watcher (sentinel, one who censors) at hand.
In no way does he utter a saying except that close to him is a (Guardian) constantly ready.
He uttereth no word but there is with him an observer ready.
There is not a word he utters but an observer is ready (to make note of it).
not even a word can he utter but there is a watcher with him, ever-present.
not a word does a person utter without having a ˹vigilant˺ observer ready ˹to write it down˺.[1]
He does not utter a word except with having a constant recorder.
Not an utterance does he utter without an alert witness.
Man does not utter any word except that with him is an observer prepared [to record].
He utters not a word save with him is a watcher ready.
Not even a word can he utter but there is an ever-vigilant watcher with him. (The Law of Requital makes a meticulous record).
Not a word does he (each angel) say, but there is a guard by him, ready (to note the deeds).
Not a single word is uttered by one but there is a watcher near him, ready (to record).
He does not utter a word except a watcher is constantly with him.