Diyanet İşleri
Bu haberler, zirveye ulaşmış birer hikmettir! Fakat uyarılar fayda vermiyor!
Kamer suresi
Kamer suresi, 5. ayet. حِكْمَةٌۢ بَٰلِغَةٌ فَمَا تُغْنِ ٱلنُّذُرُ
ḥikmetüm bâligatün femâ tugni-nnüẕür.
Bu haberler, zirveye ulaşmış birer hikmettir! Fakat uyarılar fayda vermiyor!
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Ayın yarılması ve davetçinin günü Kamer 1–8 3
Onlar bir mucize görseler yüz çevirirler ve "Süregelen bir sihirdir" derler.
Peygamberi yalanladılar, nefislerinin arzularına uydular. Halbuki her iş, (Allah nasıl takdir ettiyse öylece) gerçekleşecek (değişmeyecek)tir.
Andolsun, onlara içinde caydırıcı tehditlerin bulunduğu haberler geldi.
Bu haberler, zirveye ulaşmış birer hikmettir! Fakat uyarılar fayda vermiyor!
(6-7) O halde sen de onlardan yüz çevir. Onlar, o davetçinin (İsrafil'in benzeri görülmemiş) bilinmedik (korkunç) bir şeye çağırdığı gün, gözleri düşmüş bir halde dağılmış çekirgeler gibi kabirlerden çıkarlar.
Davetçiye doğru koşarlarken kafirler, "Bu zor bir gün" derler.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
5. Bu, Yüce Allah tarafından gönderilmiş “en yüksek seviyede ve yeterli bir hikmettir.” Böylelikle onun bütün âlemlere karşı delili ortaya konulmuştur. Peygamberleri gönderdikten sonra hiçbir kimsenin Allah’a karşı hiçbir bahanesi kalmamıştır.
“Ne var ki uyarılar fayda vermiyor.” Çünkü Allah şöyle buyurmuştur: “Doğrusu üzerlerine Rabbinin (azap) sözü hak olmuş olanlar, kendilerine her türlü âyet/mucize gelse bile acıklı azabı görmedikçe iman etmezler.” (Yûnûs, 10/96-97)
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Üzerilerine hüccetin ikame edilmesi için tam bir hikmet gelmiştir. Allah'a ve ahiret gününe iman etmeyen kimseler için uyarılar fayda sağlamaz.
Aynı kök: غني (73 geçiş) · Aynı kök: نذر (130 geçiş) · Ortak kavram: Uyarı (Nezâret)
De ki: "Göklerde ve yerde neler var, bir baksanıza." Fakat ayetler ve uyarılar, inanmayan bir topluma hiçbir fayda sağlamaz.
Aynı kök: بلغ (77 geçiş) · Aynı kök: نذر (130 geçiş) · Ortak kavram: Uyarı (Nezâret)
De ki: "Şahitlik bakımından hangi şey daha büyüktür?" De ki: "Allah benimle sizin aranızda şahittir. İşte bu Kur'an bana, onunla sizi ve eriştiği…
Aynı kök: بلغ (77 geçiş) · Aynı kök: نذر (130 geçiş) · Ortak kavram: Uyarı (Nezâret)
Bu Kur'an; kendisiyle uyarılsınlar, Allah'ın ancak tek ilah olduğunu bilsinler ve akıl sahipleri düşünüp öğüt alsınlar diye insanlara bir bildiridir.
Aynı kök: نذر (130 geçiş) · Ortak kavram: Uyarı (Nezâret) · Ortak kavram: Hikmet
İnsanlar tek bir ümmetti. Allah, müjdeciler ve uyarıcılar olarak peygamberler gönderdi ve beraberlerinde, insanların anlaşmazlığa düştükleri şeyler…
Aynı kök: نذر (130 geçiş) · Ortak kavram: Uyarı (Nezâret) · Ortak kavram: Hikmet
Müjdeleyiciler ve uyarıcılar olarak peygamberler gönderdik ki, peygamberlerden sonra insanların Allah'a karşı bir bahaneleri olmasın. Allah, mutlak…
Aynı kök: غني (73 geçiş) · Aynı kök: بلغ (77 geçiş)
Yetimleri deneyin. Evlenme çağına (buluğa) erdiklerinde, eğer reşid olduklarını görürseniz, mallarını kendilerine verin. Büyüyecekler (ve mallarını…
Aynı kök: غني (73 geçiş) · Ortak kavram: Hikmet
Eğer ayrılırlarsa, Allah bol lütuf ve nimetiyle onların her birini zengin kılar (başkalarına muhtaç bırakmaz). Allah, lütfu geniş olandır. O, hüküm…
Aynı kök: بلغ (77 geçiş) · Ortak kavram: Hikmet
Kadınları boşadığınız ve onlar da bekleme sürelerini bitirdikleri zaman, ya onları iyilikle tutun yahut iyilikle bırakın. Haklarına tecavüz edip…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
(4, 5) Yemin olsun ki onlara tastamam doğru hükümler içeren, (kendilerini) kötülükten engelleyecek haberler gelmiştir. (Yüz çevirene) uyarılar yarar sağlamaz.
hedefe tam ulaştıracak çapta bir hikmet; fakat uyarının hiçbir yararı olmadı.
(ve onlara aslında) kapsayıcı hikmet (verilmişti) ama bütün uyarılar boşa gitti(ğinden),
Hikmeti baliğa (amacı tam açıklayan hikmetli anlatım) verilmiştir! Ne var ki uyarmalar (anlayışı kıtlara) fayda vermiyor!
(Ki her biri) Doruğunda, olgunlaşmış hikmettir. Fakat uyarmalar bir yarar sağlamıyor.
Bu büyük bir hikmettir. Fakat (yüz çevirene) uyarılar ne fayda verir!
Üstün bir bilgeliktir. Yine de uyarılar yarar sağlamıyor.
Bunlar son derece hikmetli haberlerdir, ama uyarılar işe yaramıyor.
Bu üstün bir hikmettir; ancak uyarılar yarar sağlamıyor.
Bu üstün bir hikmettir; ancak uyarılar yarar sağlamıyor.
Bir hikmet-i baliğa (hedefe ulaşmanın en yüksek derecesine ermiş bir hikmet) fakat uyarılar fayda vermiyor.
Bir hikmet-i baliga, fakat inzarlar faide vermiyor.
Yüksek seviyede hikmetli haberler. Buna rağmen uyarıların bir yararı olmadı.
Yüksek seviyede hikmetli haberler. Buna rağmen uyarıların bir yararı olmadı.
Yüksek seviyede hikmetli dipnot 1 haberler. Buna rağmen uyarıların bir yararı olmadı.
(Ki her biri) Doruğunda, olgunlaşmış hikmettir. Fakat uyarmalar bir yarar sağlamıyor.
Ki (her biri) gaayesine ermiş bir hikmet (ve ibret) dir. Fakat (onları) tehdid eden (bütün bu haadise) ler asla faide vermiyor.
Ki bunlar gayesine ermiş bir hikmettir. Fakat uyarılar fayda vermiyor.
(1-8) Saat / zaman yaklaştı ve ay yarıldı. Ayet gördüklerinde yüz çevirirler ve bu süreklilik arz eden bir büyüdür / bir sihirdir / etkileme sanatıdır derler. Yalanladılar ve keyflerine / h evalarına uydular. Her işin varacağı bir kararı / ulaşacağı bir amacı var. Kesin olan şu ki onlara içinde caydırıcılık olan haberler ve tam bir gerekçe / hikmet geldi. Ama uyarmak fayda vermiyor. Onlardan yüz çevir. Çağrıcı o gün tanıma dıklarına / inkâr ettiklerine doğru çağırdığı nda, o nlar, bakışları yılgın / düşkün, etrafa yayılmış çekirge sürüleri gibi cesetlerinden çıkarlar. Çağırana doğru koşarlarken/ seğirtirlerken kafirler, bugün zorlu gün, bugün zorlu gün, derler.
(Kur'an) büyük bir hikmettir. Fakat uyarılar bir yarar sağlamadı.
Bunlar üstün hikmettir! Ama uyarılar fayda vermiyor.
son derece doğru hükümler (geldi) dipnot 1 . Ama uyarılar bir işe yaramıyor dipnot 2 .
Doğruluğu su götürmez haberlerdir bunlar. Ama uyarılar bir işe yaramıyor.
(Kur'an) büyük bir hikmettir. Fakat uyarılar bir yarar sağlamadı.
Tam bir adalet ile.. Fakat uyarılar bir yarar sağlamadı.
Doruk noktaya çıkmış, isabeti tartışmasız bir hikmettir o. Ama uyarılar yarar sağlamıyor.
But what good is an utmost wisdom or a wise dispensation providence to people devoid of insight and their hearts' ears are deaf and their minds' eyes are blind!
farreaching wisdom––but these warnings do not help:
Mature wisdom;- but (the preaching of) Warners profits them not.
narratives that are full of consummate wisdom. But warnings do not avail them.
consummate wisdom – but warnings are profitless.
Perfect wisdom (this Qur’ân), but (the preaching of) warners benefit them not.
[and representing] far-reaching wisdom; but warnings are of no avail!
(And wherein is) profound and perfect wisdom but the warnings were of no avail (to them).
a Wisdom far-reaching; yet warnings do not avail.
Unfortunately, they do not take these wise admonitions seriously.
wisdom far-reaching - but warners avail not!
A perfect wisdom; but the warnings are of no benefit.
the same being consummate wisdom: But warners profit them not;
Consummate wisdom - but warnings avail not;
A consummate Wisdom; yet in no way do warnings avail.
Effective wisdom; but warnings avail not.
Containing consummate wisdom; yet warnings were of no avail.
far-reaching wisdom [was held out to them]: but [since] all warnings have been of no avail,
˹This Quran is˺ profound ˹in˺ wisdom, but warnings are of no benefit ˹to them˺.
A perfect wisdom; but the warnings are of no benefit.
Great wisdom; but all the warnings have been in vain.
Extensive wisdom - but warning does not avail [them].
Far-reaching wisdom; but the warnings avail not.
And profound Wisdom! But all the warnings have been of no avail.
Perfect wisdom (in this Quran)— But (the preaching of) warners does not profit them.
(containing) a perfect wisdom. But the warnings are of no avail (to them).
A perfect wisdom; but the warnings are of no benefit.