Kamer suresi

Kamer suresi, 19. ayet

Kamer suresi, 19. ayet. إِنَّآ أَرْسَلْنَا عَلَيْهِمْ رِيحًا صَرْصَرًا فِى يَوْمِ نَحْسٍ مُّسْتَمِرٍّ

innâ erselnâ `aleyhim rîḥan ṣarṣaran fî yevmi naḥsim müstemirr.

Diyanet İşleri

Biz onların üstüne, uğursuzluğu sürekli bir günde gürültülü ve dondurucu bir rüzgar gönderdik.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Kamer 16–22 · surenin 19. ayeti / 55

Konu Âd kavmi Kamer 18–22 3

  1. Kamer 16

    Benim azabım ve uyarılarım nasılmış (gördüler)!

  2. Kamer 17

    Andolsun biz, Kur'an'ı düşünüp öğüt almak için kolaylaştırdık. Var mı düşünüp öğüt alan?

  3. Kamer 18

    Ad kavmi de (Hud'u) yalanladı. Azabım ve uyarılarım nasılmış!

  4. 19

    Biz onların üstüne, uğursuzluğu sürekli bir günde gürültülü ve dondurucu bir rüzgar gönderdik.

  5. Kamer 20

    İnsanları köklerinden sökülmüş hurma kütükleri gibi kaldırıp atıyordu.

  6. Kamer 21

    Azabım ve uyarılarım nasılmış, (gördüler)!

  7. Kamer 22

    Andolsun biz, Kur'an'ı düşünüp öğüt almak için kolaylaştırdık. Var mı düşünüp öğüt alan?

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 18–19. ayetler için yazılmıştır.

18-19. Âd, Yemen’de bilinen bir kabilenin adıdır. Yüce Allah onlara Hûd aleyhisselam’ı Allah’ı tevhid etmeye ve yalnız O’na ibadet etmeye davet etmek üzere peygamber olarak göndermişti. Kavmi onu yalanladı. Bunun üzerine Yüce Allah üzerlerine “uğursuz sürekli olan” yani azabı çok çetin ve onları bedbaht edecek özellikte “bir günde (uğultusu ve soğuğu) şiddetli olan bir kasırga” gönderdi. Bu kasırga üzerlerinde kesintisiz olarak yedi gece sekiz gün devam etti.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Biz, onların üzerine soğuk, şiddetli olan bir rüzgârı kesintisiz bir şekilde kötü ve uğursuz gördükleri günde cehenneme ulaşana kadar gönderdik.

Kelimeler

9 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. إِنَّآ inna elbette biz
  2. أَرْسَلْنَا erselna gönderdik kök: رسل
  3. عَلَيْهِمْ aleyhim onların üstüne
  4. رِيحًۭا rihen bir kasırga kök: روح
  5. صَرْصَرًۭا sarsaran uğultulu kök: صرصر
  6. فِى fi
  7. يَوْمِ yevmi bir günde kök: يوم
  8. نَحْسٍۢ nehsin uğursuzluğu kök: نحس
  9. مُّسْتَمِرٍّۢ mustemirrin devam eden kök: مرر

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: صرصر (3 geçiş) · Aynı kök: نحس (3 geçiş) · Aynı kök: روح (57 geçiş)

    Biz de onlara dünya hayatında zillet azabını tattırmak için o mutsuz kara günlerde üzerlerine dondurucu bir rüzgar gönderdik. Ahiret azabı elbette…

  • Aynı kök: صرصر (3 geçiş) · Aynı kök: روح (57 geçiş)

    Ad kavmine gelince, onlar da uğultulu ve dondurucu şiddetli bir rüzgarla helak edildi.

  • Aynı kök: نحس (3 geçiş)

    Üstünüze ateşten yalın bir alevle kıpkızıl bir duman gönderilir de kendinizi koruyamazsınız.

  • Aynı kıssa: Hz. Hûd · Aynı kök: روح (57 geçiş)

    O azabı vadilerine doğru yayılan bir bulut olarak gördüklerinde, "Bu, bize yağmur getiren bir buluttur" dediler. Hud, "Hayır, o sizin acele gelmesini…

  • Aynı kıssa: Hz. Hûd

    Ad kavmine de kardeşleri Hud'u peygamber olarak gönderdik. Onlara, "Ey kavmim! Allah'a kulluk edin. Sizin için O'ndan başka hiçbir ilah yoktur.…

  • Aynı kıssa: Hz. Hûd

    Kavminin ileri gelenlerinden inkar edenler dediler ki: "Şüphesiz, biz seni akıl kıtlığı içinde görüyoruz. Biz senin mutlaka yalancılardan biri…

  • Aynı kök: مرر (35 geçiş)

    (Dönüş yapılabilecek) boşama iki defadır. Sonrası, ya iyilikle geçinmek, ya da güzellikle bırakmaktır. (Evlilikte) tarafların Allah'ın belirlediği…

  • Aynı kök: مرر (35 geçiş)

    Yahut altı üstüne gelmiş (ıpıssız duran) bir şehre uğrayan kimseyi görmedin mi? O, "Allah, burayı ölümünden sonra nasıl diriltecek (acaba)?" demişti.…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

58 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

(19, 20) Sürekliliği olan kara bir günde onların üzerine, insanları sökülmüş hurma kütükleri gibi yere seren bir kasırga göndermiştik.[1]

Mustafa İslamoğlu

Elbet Biz de onların üzerine kapkara bir günde gürültülü bir kasırga gönderdik:

Muhammed Esed

Biz onların üstüne müthiş uğursuz bir günde şiddetli bir kasırga gönderdik,

Ahmed Hulusi

Muhakkak ki biz onların üzerine, uğursuz bir gün içinde sürekli helak edici bir kasırga irsal ettik.

Ali Bulaç

Biz, o uğursuz (felaket yüklü ve) sürekli bir günde üzerlerine 'kulakları patlatan bir kasırga' gönderdik.

Ali Özek ve heyeti

Biz onların üstüne, uğursuzluğu devamlı bir günde dondurucu bir rüzgâr gönderdik.

Ali Rıza Safa

Uğursuzluğu gün boyunca süren, uğultulu bir kasırgayı, onların üzerine gönderdik.

Bayraktar Bayraklı

Biz onların üzerine, uğursuzluğu devamlı bir günde, dondurucu bir rüzgar gönderdik.

Edip Yüksel

Uğursuzluk üstüne uğursuzluğa sahip bir günde üzerlerine vahşi bir rüzgar gönderdik.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Uğursuzluk üstüne uğursuzluğa sahip bir günde üzerlerine vahşi bir rüzgar gönderdik.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Çünkü üzerlerine uğursuzluğu devam eden bir günde dondurucu bir rüzgar salıverdik.

Elmalılı Hamdi Yazır

çünkü salıverdik üzerlerine müstemirr, nühusetli bir günde bir soğuk rüzgar ki sarsar

Erhan Aktaş

Biz, onların üzerine felaketleri gün boyu süren çok sarsıcı rüzgarı gönderdik.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Biz, onların üzerine felaketleri gün boyu süren çok sarsıcı rüzgarı gönderdik.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Biz, onların üzerine felaketleri gün boyu süren çok sarsıcı rüzgarı gönderdik.

Gültekin Onan

Biz, o uğursuz (felaket yüklü ve) sürekli bir günde üzerlerine 'kulakları patlatan bir kasırga' gönderdik.

Hasan Basri Çantay

Çünkü biz (haklarında) uğursuz (ve uğursuzluğu) sürekli bir günde onların üstüne çok gürültülü fırtına gönderdik.

İbni Kesir

Nitekim uğursuz günde üzerlerine şiddetli bir rüzgarı devamlı olarak gönderdik.

Mehmet Alagaş

(18-22) Âd kavmi de yalanladı , azabım ve uyarım nasıl oldu? Onların üzerine, uğursuzluğu kesilmeyen bir günde uğultulu / gürültülü bir rüzg âr gönderdik. İnsanları söküp savuruyordu. Sanki onlar kökünden sökük hurma kütükleri gibiydiler. Azabım ve uyarılarım nasıl oldu? Kesin olan şu ki biz, Kuranı hatıra gelebilmesi için kolaylaştırdık, ders alabilen var mı?

Rowwad Tercüme Merkezi

Biz onların üstüne, uğursuzluğu devamlı bir günde dondurucu bir rüzgâr gönderdik.

Süleyman Ateş

Biz onların üstüne uğursuz mu uğursuz bir günde uğultulu bir kasırga saldık.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Her şeyin ters gittiği bir günde üstlerine çok sert bir fırtına göndermiştik.

Şaban Britch

Biz onların üstüne, uğursuzluğu devamlı bir günde dondurucu sert bir rüzgar gönderdik.

Şaban Piriş

Onların üzerine zor ve meşakkatli baskın süren bir günde kavuran rüzgarları göndermiştik.

Yaşar Nuri Öztürk

Biz onların üzerine uğursuzluğu kesiksiz bir günde, dondurucu/uğultulu bir kasırga gönderdik.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

We drove against them, on an unlucky and a miserable day, a fierce cold wind swallowing the ground with fierceness and rage, vehement and merciless, roaring for punishing crime,

Abdul Haleem

We released a howling wind against them on a day of terrible disaster;

Abdullah Yusuf Ali

For We sent against them a furious wind, on a Day of violent Disaster,

Abul A'la Maududi

We sent a tumultuous wind against them on a day of unremitting misfortune, dipnot 1

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    That is, on a day the ill omen of which continued to rage for several days. In Surah HaMim As-Sajdah, Ayat 16, the words are: fi ayyam in nahisat, in a few ill-omened days, and in (Surah Al-Haqqah, Ayat 7), it has been said: This wind storm continued to rage for seven nights and eight days. It is said that the day on which the storm started was Wednesday. From this the idea spread that Wednesday was a day of ill-luck, and no work should be started on this day. Some very weak traditions also have been cited to support this view, which have further strengthened the idea that this day is ill-omened. For example, there is Ibn Marduyah and Khatib al-Baghdadi’s tradition that the last Wednesday of the month is ill-omened, the ill-omen of which is endless. Ibn Jauzi regards this tradition as fabricated and Ibn Rajab as unauthentic. Hafiz Sakhavi says that all the methods through which this tradition has been reported, are weak. Likewise, Tabarani’s tradition (Wednesday is a day of perpetual ill-luck) also has been declared as weak by the scholars of Hadith. In some other traditions one is also forbidden to start a journey, to do business transactions, to pare the nails, or to visit the sick on a Wednesday. They also say that leprosy starts on this day. But all these traditions are weak and these cannot be made the basis of any belief. The scholar Munawi says: To abandon Wednesday, taking it as ill-omened and to entertain the astrologer’s whims in this regard is forbidden, strictly forbidden. For, all days belong to Allah. no day is beneficial by itself nor harmful. Allama Alusi says: All days are equal, Wednesday has no peculiarity about it. There is no hour in the night or day which might be good for one person and bad for another. It is Allah Who creates favorable conditions for some people and adverse for others.

Aisha Bewley

We unleashed a howling wind against them on a day of unremitting horror.

Al-Hilali & Khan

Verily, We sent against them a furious wind of harsh voice on a day of evil omen and continuous calamity.

Ali Quli Qarai

Indeed We unleashed upon them an icy gale on an incessantly ill-fated day,

Amatul Rahman Omar

We let loose upon them a clamorous and alarmingly furious wind on a day (when) the sky remained red like copper till long.

Arthur John Arberry

We loosed against them a wind clamorous in a day of ill fortune continuous,

Bijan Moeinian

Then one day I sent them a strong storm; a nasty storm that brought them nothing but misery.

E. Henry Palmer

Verily, we sent on them a cold storm wind on a day of continuous ill-luck!

Edip-Layth

We sent upon them a violent wind, on a day of continuous misery.

George Sale

Verily We sent against them a roaring wind, on a day of continued ill-luck:

Hamid S. Aziz

Surely We sent on them a tornado in a day of violent disaster,

Mahmoud Ghali

Surely We sent against them a most clamorous wind in a day of ill-luck, continuous,

Marmaduke Pickthall

Lo! We let loose on them a raging wind on a day of constant calamity,

Mohamed Ahmed - Samira

We let loose against them a violent roaring wind on a day of ill omen, continuous,

Muhammad Asad

Behold, We let loose upon them a raging storm wind on a day of bitter misfortune:

Mustafa Khattab

Indeed, We sent against them a furious wind,[1] on a day of unrelenting misery,

Progressive Muslims

We sent upon them a violent wind, on a day of continuous misery.

Rashad Khalifa

We sent upon them violent winds, on a day of continuous misery.

Sahih International

Indeed, We sent upon them a screaming wind on a day of continuous misfortune,

Sam Gerrans

We sent against them a howling wind in a day of enduring calamity,

Shabbir Ahmed

Behold, We sent raging winds upon them on a day of relentless misery. (69:6-8).

Syed Vickar Ahamed

Verily, We sent against them a furious wind, on a Day of violent disaster,

Taqi Usmani

We did send to them a furious wind in a day of continuous misfortune,

The Monotheist Group

We sent upon them a violent wind, on a day of continuous misery.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Kamer suresi, 19. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Kamer suresi, 19. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Kamer suresi, 19. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩