Kamer suresi

Kamer suresi, 47. ayet

Kamer suresi, 47. ayet. إِنَّ ٱلْمُجْرِمِينَ فِى ضَلَٰلٍ وَسُعُرٍ

inne-lmücrimîne fî ḍalâliv vesü`ur.

Diyanet İşleri

Şüphesiz suçlular (müşrikler) sapıklık ve ateşler içindedirler.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Kamer 44–50 · surenin 47. ayeti / 55

Konu Ölçüyle yaratılış; suçlular ve sakınanlar Kamer 47–55 3

  1. Kamer 44

    Yoksa onlar, "Biz yardımlaşan (güçlü) bir topluluğuz" mu diyorlar?

  2. Kamer 45

    O topluluk yakında (Bedir'de) bozguna uğrayacak ve arkalarını dönüp kaçacaklardır.

  3. Kamer 46

    Hayır, kıyamet, onların (görecekleri asıl azabın) vaktidir. Kıyamet (azabı) ise daha müthiş ve daha acıdır.

  4. 47

    Şüphesiz suçlular (müşrikler) sapıklık ve ateşler içindedirler.

  5. Kamer 48

    Yüzüstü ateşe sürüklendikleri gün kendilerine, "Cehennemin dokunuşunu tadın!" denecek.

  6. Kamer 49

    Gerçekten biz, her şeyi bir ölçü ve dengede yarattık.

  7. Kamer 50

    Emrimiz ancak bir tek emirdir. Göz kırpması gibidir. (Anında gerçekleşir.)

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

47. “Şüphesiz” şirk ve onun dışındaki türlü masiyetlerden oluşan pek büyük günahları çokça işleyen “günahkârlar, sapıklıkta ve çılgın ateş içindedirler.” Onlar dünyada hem bilgi hem de kendilerini azaptan kurtaracak ameli işleme konusunda sapıtmış kimselerdir. Kıyamet gününde de can yakıcı bir azapta ve üzerlerinde tutuşturulacak olup cesetlerinden başlayıp ta kalplerine ulaşıncaya kadar durmadan yanacak olan bir ateş içerisinde olacaklardır.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Şüphesiz günahkârlar; küfür ve günahlar ile haktan uzak sapıklık, azap ve sıkıntı içindedir.

Kelimeler

5 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. إِنَّ inne şüphesiz
  2. ٱلْمُجْرِمِينَ l-mucrimine suçlular kök: جرم
  3. فِى fi içindedir
  4. ضَلَـٰلٍۢ delalin bir sapıklık kök: ضلل
  5. وَسُعُرٍۢ ve suurin ve çılgınlık kök: سعر

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: جرم (66 geçiş) · Ortak kavram: Cürüm (suç) · Ortak kavram: Dalâlet (Sapma)

    "Bizi ancak (önderlerimiz olan) suçlular saptırdı."

  • Aynı kök: سعر (19 geçiş) · Ortak kavram: Dalâlet (Sapma)

    Allah, kimi doğru yola iletirse işte o, doğru yolu bulmuştur. Kimi de saptırırsa, böyleleri için O'nun dışında dostlar bulamazsın. Onları kıyamet…

  • Aynı kök: سعر (19 geçiş) · Ortak kavram: Dalâlet (Sapma)

    Şeytan hakkında, "Her kim onu dost edinirse, mutlaka o kimseyi saptırır ve onu cehennem azabına sürükler" diye yazılmıştır.

  • Aynı kök: سعر (19 geçiş) · Ortak kavram: Dalâlet (Sapma)

    (23-24) Semud kavmi de uyarıcıları yalanlamış ve şöyle demişlerdi: "İçimizden bir insana mı uyacağız? (Asıl) o takdirde biz apaçık bir sapıklık ve…

  • Aynı kök: جرم (66 geçiş) · Ortak kavram: Cürüm (suç)

    Ey iman edenler! Allah'ın (koyduğu din) nişanelerine, haram aya, hac kurbanına, (bu kurbanlıklara takılı) gerdanlıklara ve de Rab'lerinden bol nimet…

  • Aynı kök: جرم (66 geçiş) · Ortak kavram: Cürüm (suç)

    Ey iman edenler! Allah için hakkı titizlikle ayakta tutan, adalet ile şahitlik eden kimseler olun. Bir topluma olan kininiz, sakın ha sizi…

  • Ortak kavram: Dalâlet (Sapma)

    (6-7) Bizi doğru yola, kendilerine nimet verdiklerinin yoluna ilet; gazaba uğrayanlarınkine ve sapıklarınkine değil.

  • Ortak kavram: Dalâlet (Sapma)

    İşte onlar, hidayete karşılık sapıklığı satın almış kimselerdir. Bu yüzden alışverişleri onlara kar getirmemiş ve (sonuçta) doğru yolu…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

57 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Şüphesiz ki suçlular sapkınlık ve çılgınlık içindedir.

Mustafa İslamoğlu

Çünkü günahı hayat tarzı edinenler, sapıklığa ve çılgınlığa mahkum olmuşlardır.

Muhammed Esed

çünkü, günaha batmış olanlar (o zaman, görecekler ki) sapıklıkta ve ahmaklıkta kaybolup gitmişler!

Ahmed Hulusi

Muhakkak ki suçlular bir sapma ve ahmaklık içindedirler.

Ali Bulaç

Hiç şüphesiz suçlular günahkarlar, bir sapmışlık (dalalet) ve çılgınlık içindedirler.

Ali Özek ve heyeti

Şüphesiz suçlular sapıklık ve çılgınlık içindedirler.

Ali Rıza Safa

Kuşkusuz, suçlular, sapkınlık ve çılgınlık içindeler.

Bayraktar Bayraklı

Şüphesiz suçlular bir sapıklık ve çılgınlık içerisindedirler.

Edip Yüksel

Suçlular bir sapıklık ve cehennem içindedir.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Suçlular bir sapıklık ve cehennem içindedir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Muhakkak ki, suçlular şaşkınlık ve çılgınlıklar içindedirler.

Elmalılı Hamdi Yazır

Muhakkak ki mücrimler şaşkınlık ve çılgınlıklar içindedirler

Erhan Aktaş

Kuşkusuz, mücrimler sapkınlık ve çılgınlık içindedirler.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Kuşkusuz, mücrimler dipnot 1 sapkınlık ve çılgınlık içindedirler.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    "Suçlu/Hakikat ile bağını koparmış" demek olan bu sözcük, "basit suçlu" anlamında değil; "gerçeği yalanlayan nankör, müşrik, sapkın" anlamına gelmektedir.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Kuşkusuz, mücrimler dipnot 1 sapkınlık ve çılgınlık içindedirler.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    İşledikleri suçlar, kendilerini kuşatmış olanlar.

Gültekin Onan

Hiç şüphesiz suçlular günahkarlar, bir sapmışlık (dalalet) ve çılgınlık içindedirler.

Hasan Basri Çantay

Şübhe yok ki günahkarlar (dünyada) sapıklık ve (ahiretde) çılgın ateşler içindedirler.

İbni Kesir

Muhakkak ki suçlular; sapıklık ve çılgın ateşler içindedirler.

Mehmet Alagaş

(43-48) Sizin kafirleriniz onlarınkinden daha mı hayırlı ? veya yazıt levhalarında / Zeburlarında, bir beraatleri mi var? / dokunulmazlık senetleri mi var? Yahut bizler kendi aralarında yardımlaşan bir topluluğuz / cemaatiz mi diyorlar. (Yardımlaşarak her şeyin üstesinden geliriz mi diyorlar) Toplulukları bozguna uğrayacak ve arkalarını dönüp kaçacaklar. Bilakis onlara saat vaadedildi. S aat, müthiş dehşetli ve acıtıcıdır. Suçlular hakiki bir sapma ve kavurucu bir ateş içindedirler. O gün ateşe yüz üstü sürüklenecekler, kavurucu ateşin /sekarın dokunuşunu tadın.

Rowwad Tercüme Merkezi

Şüphesiz günahkârlar sapıklık ve azap içindedirler.

Süleyman Ateş

Suçlular bir sapıklık ve çılgınlık içindedir.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Bu suçlular sapıklık ve çılgınlık içindeler.

Şaban Britch

Şüphesiz günahkârlar sapıklık ve çılgın alev içindedirler.

Şaban Piriş

Şüphesiz günahkarlar sapıklık ve çılgınlık içindedirler.

Yaşar Nuri Öztürk

Kuşkusuz, suçlular, şaşkınlık ve çılgınlık içindedir.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

In effect the wicked, given to sin, are embodied with bewildered souls and unsound minds.

Abdul Haleem

truly the wicked are misguided and quite insane––

Abdullah Yusuf Ali

Truly those in sin are the ones straying in mind, and mad.

Abul A'la Maududi

The evil-doers are victims of error and madness.

Aisha Bewley

The evildoers are indeed misguided and insane

Al-Hilali & Khan

Verily the Mujrimûn (polytheists, disbelievers, sinners, criminals) are in error (in this world) and will burn (in the Hell-fire in the Hereafter).

Ali Quli Qarai

Indeed the guilty are in error and madness.

Amatul Rahman Omar

Surely, the guilty are (involved) in clear error and (suffering from) insanity.

Arthur John Arberry

Surely the sinners are in error and insanity!

Bijan Moeinian

The wicked people who have chosen the wrong path will be chained and dragged into Hell.

E. Henry Palmer

Verily, the sinners are in error and excitement.

Edip-Layth

The criminals are in error and will burn.

George Sale

Verily the wicked wander in error, and shall be tormented hereafter in burning flames.

Hamid S. Aziz

Surely it is the guilty who are in error and madness.

Mahmoud Ghali

Surely the criminals are in error and insanity!

Marmaduke Pickthall

Lo! the guilty are in error and madness.

Mohamed Ahmed - Samira

Surely the sinners are misguided and insane.

Muhammad Asad

for, behold, those who are lost in sin [will at that time come to know that it is they who] were sunk in error and folly!

Mustafa Khattab

Indeed, the wicked are ˹entrenched˺ in misguidance, and ˹are bound for˺ blazes.

Progressive Muslims

The criminals are in error and will burn.

Rashad Khalifa

Certainly, the guilty are astray, and will end up in Hell.

Sahih International

Indeed, the criminals are in error and madness.

Sam Gerrans

The lawbreakers are in error and insanity!

Shabbir Ahmed

The violators of human rights are in grave error and loss.

Syed Vickar Ahamed

Truly, those in sin are the ones straying in mind, and mad.

Taqi Usmani

Surely the guilty ones are in error and madness.

The Monotheist Group

The criminals are in error and will burn.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Kamer suresi, 47. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Kamer suresi, 47. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Kamer suresi, 47. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩