Kamer suresi

Kamer suresi, 15. ayet

Kamer suresi, 15. ayet. وَلَقَد تَّرَكْنَٰهَآ ءَايَةً فَهَلْ مِن مُّدَّكِرٍ

veleḳat teraknâhâ âyeten fehel mim müddekir.

Diyanet İşleri

Andolsun, biz onu (tufan olayını) bir ibret olarak bıraktık. Var mı düşünüp öğüt alan?

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Kamer 12–18 · surenin 15. ayeti / 55

Konu Nûh kavmi Kamer 9–17 3

  1. Kamer 12

    Yeryüzünü pınar pınar fışkırttık. Derken sular takdir edilmiş bir iş için birleşti.

  2. Kamer 13

    Biz Nuh'u çivilerle perçinli levhalardan oluşan gemiye bindirdik.

  3. Kamer 14

    Gemi, inkar edilen kimseye (Nuh'a) bir mükafat olarak gözetimimiz altında yüzüyordu.

  4. 15

    Andolsun, biz onu (tufan olayını) bir ibret olarak bıraktık. Var mı düşünüp öğüt alan?

  5. Kamer 16

    Benim azabım ve uyarılarım nasılmış (gördüler)!

  6. Kamer 17

    Andolsun biz, Kur'an'ı düşünüp öğüt almak için kolaylaştırdık. Var mı düşünüp öğüt alan?

  7. Kamer 18

    Ad kavmi de (Hud'u) yalanladı. Azabım ve uyarılarım nasılmış!

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

15. Andolsun Biz Nuh’un kavmi ile başından geçenlere dair kıssayı, öğüt alan kimselerin öğüt almaları için bir delil olarak bıraktık. Şöyle ki peygamberlere isyan edip onlara karşı inatla direnenleri Allah, kapsamlı ve çok çetin bir ceza ile helâk eder.

Buradaki zamirin gemiye ve gemi türüne ait olma ihtimali de vardır. Zira onun asıl yapımı, Allah tarafından rasûlü Nuh aleyhisselam'a öğretmesi sonucu gerçekleşmiştir. Daha sonra Yüce Allah, bu gemi yapma sanatını ve gemi türünü insanlar arasında baki kılmıştır ki, bunun hikmeti de O’nun kullarına olan rahmetini, inâyetini, kudretinin kemâlini ve sanatının harikuladeliğini onlara göstermesidir.

“Yok mu düşünüp ibret alan?” Âyetleri ibret alıp düşünen, öğüt alan, zihnini ve fikrini kendisine gelen bu ibretlere açan bir kimse yok mu? Çünkü bunlar son derece açık ve son derece kolaydırlar.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Kendilerini cezalandırdığımız bu azabı öğüt ve ibret olması için bıraktık. Bundan düşünüp öğüt alan var mıdır?

Kelimeler

6 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَلَقَد velekad ve andolsun
  2. تَّرَكْنَـٰهَآ teraknaha onu bıraktık kök: ترك
  3. ءَايَةًۭ ayeten bir ibret olarak kök: ايي
  4. فَهَلْ fehel yok mudur?
  5. مِن min hiç
  6. مُّدَّكِرٍۢ muddekirin ibret alan kök: ذكر

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 6 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: ترك (43 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Nûh

    Sonradan gelenler arasında ona güzel bir ad bıraktık.

  • Aynı kök: ترك (43 geçiş)

    Onların durumu, (geceleyin) ateş yakan kimsenin durumuna benzer: Ateş tam çevresini aydınlattığı sırada Allah ışıklarını yok ediverir de onları…

  • Aynı kök: ترك (43 geçiş)

    Sizden birinize ölüm gelip çattığı zaman, eğer geride bir hayır (mal) bırakmışsa, anaya, babaya ve yakın akrabaya meşru bir tarzda vasiyette…

  • Aynı kıssa: Hz. Nûh

    Andolsun, Nuh'u kendi kavmine peygamber olarak gönderdik de, "Ey kavmim! Allah'a kulluk edin. Sizin için O'ndan başka hiçbir ilah yoktur. Şüphesiz…

  • Aynı kıssa: Hz. Nûh

    Kavminin ileri gelenleri, "Biz seni açıkça bir sapıklık içinde görüyoruz" dediler.

  • Aynı kıssa: Hz. Nûh

    (Nuh onlara) şöyle dedi: "Ey kavmim! Bende herhangi bir sapıklık yok. Aksine ben, alemlerin Rabbi tarafından gönderilmiş bir peygamberim."

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

57 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Yemin olsun ki onu (gemiyi) bir ibret olarak bırakmıştık; hani gerçeği hatırlayan var mı?

Mustafa İslamoğlu

Doğrusu Biz, bu (kıssayı) bir (ibret) belgesi olarak bıraktık: öyleyse yok mudur ders alan?

Muhammed Esed

Ve böyle (yüzen gemi)leri (insana rahmetimizin) ebedi bir işareti kıldık. Öyleyse, yok mudur ondan ders almak isteyen?

Ahmed Hulusi

Andolsun ki onu (tekneyi insanlar için) bir işaret olarak (geride) bıraktık! Düşünen yok mu?

Ali Bulaç

Andolsun, Biz bunu bir ayet olarak bıraktık. Fakat öğüt alıp düşünen var mı?

Ali Özek ve heyeti

Andolsun ki onu bir ibret olarak bıraktık, ibret alan yok mudur?

Ali Rıza Safa

Üstelik gerçek şu ki, onu, bir kanıt olarak bıraktık. Artık, öğüt alan var mı? dipnot 472

Ali Rıza Safa — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 472
    "Onu, bir kanıt olarak bıraktık." bildirimi, Nuh peygamberin gemisinin yeryüzünde bir yerlerde olması olasılığını güçlendirmektedir. 11:37-44 ayetleri arasında anlatılan öyküden, Nuh'un ailesiyle birlikte diğer inananları ve her türden birer çifti taşıyacak kapasitede ve dağ gibi dalgalara dayanacak sağlamlıkta olan Nuh'un gemisinin, çok büyük bir gemi olduğu anlaşılmaktadır. Nuh'un, hayvan türlerinden hangilerini gemisine aldığı ve yeryüzünün hangi bölgelerinin sularla kaplandığı bilinmese de yeryüzünde iki milyon ile on milyon arasında hayvan türünün yaşadığı düşünülürse, bunların çok az bir bölümünün bile bir gemiye bindirilmesi, bilinen boyutlarla açıklanabilecek bir durum değildir; evrenlerdeki boyutların açıklanamadığı gibi...

Bayraktar Bayraklı

Andolsun ki, gemiyi bir ibret olarak bıraktık, ibret alan yok mudur?

Edip Yüksel

Bunu bir ders olarak bıraktık. Öğüt alan yok mudur?

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Bunu bir ders olarak bıraktık. Öğüt alan yok mudur?

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Andolsun ki, o gemiyi bir ibret olarak bıraktık. Fakat düşünen mi var ki,

Elmalılı Hamdi Yazır

Celalim hakkı için bıraktık ta onu bir ayet olarak, fakat düşünen mi var?

Gültekin Onan

Andolsun, biz bunu bir ayet olarak bıraktık. Fakat öğüt alıp düşünen var mı?

Hasan Basri Çantay

Andolsun ki biz bunu bir ayet olarak bırakmışızdır. O halde bir düşünüb ibret alan var mı?

İbni Kesir

Andolsun ki Biz, onu bir ayet olarak bıraktık. Düşünüp ibret alan var mı?

Mehmet Alagaş

(9-17) Onlardan önce Nuh kavmi de yalanladı. Kulumuzu yalanladılar ve dediler ki, mecnun / cinli, durdurun onu. O da Rabbine ben yenildim / mağlup oldum bana yardım et çağrısında / duasında bulundu. Bizde semanın kapılarını sağanak su yla açtık. Arzdan da kaynaklar / gözeler fışkırttık. Ve de takdir ettiğimiz iş üzere sular /gök ve yer suları birbiriyle karışarak birleşti. Perçinli ve levha tahtalı üzerinde / gemi üzerinde O’nu taşıdık. Tanınmayanlara / inkâr edilenlere bir ceza / bir ödül olarak gözetimimizde cereyan ediyordu / akıyordu. Kesin olan şu ki, Onu bir gösterge / bir ayet olarak bıraktık / terkettik. Azabım ve uyarım nasıl oldu? Kesin olan şu ki biz Kuranı hatıra ge lebilmesi için kolaylaştırdık, ders alabilen var mı?

Rowwad Tercüme Merkezi

Andolsun, biz onu (tufan olayını) bir ibret olarak bıraktık. Var mı düşünüp öğüt alan?

Süleyman Ateş

Bunu bir ibret olarak bıraktık, ibret alan yok mudur?

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Gemiyi, bir belge olarak bıraktık. Hiç öğüt alan var mı?

Şaban Britch

Onu bir ayet (işaret) olarak bırakmıştık. İbret alan var mı?

Şaban Piriş

Onu bir ayet (işaret) olarak bırakmıştık. İbret alan var mı?

Yaşar Nuri Öztürk

Yemin olsun ki, biz onu bir ibret ve işaret olarak arkaya bıraktık. Yok mu araştırıp öğüt alacak?

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

And We left it as a sign serving to convey an intimation; an act of a miraculous nature serving to demonstrate Divine power and omnipotence and so, is there any who will open his heart's ears and his mind's eyes?

Abdul Haleem

We have left this as a sign: will anyone take heed?

Abdullah Yusuf Ali

And We have left this as a Sign (for all time): then is there any that will receive admonition?

Abul A'la Maududi

And We left the Ark as a Sign. dipnot 1 Is there, then, any who will take heed?

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    It may also mean: We left this dreadful punishment as a sign of warning, but in our opinion the preferable meaning is that the Ark was left as a sign of warning. Its resting and existence on a high mountain continued to warn the later generations of the wrath of God for thousand of years and kept on reminding them how the people who had disobeyed God on this earth had met their fall, and how the believers had been rescued from it. Imam Bukhari, Ibn Abi Hatim, Abdur Razzaq and Ibn Jarir have related traditions on the authority of Qatadah saying that at the time the Muslims conquered Iraq and al-Jazirah, this Ark still existed on Mount Judi (and according to a tradition, near the settlement of Baqirda), and the early Muslims had seen it. In the modern times also some people during their flights in the airplanes have sighted an Ark-like object on a peak in this region, which is suspected to be the Ark of Noah, and on the basis of the same, expeditions have been sent from time to time to search it out. (For further details, see (E.N. 47 of Surah Al-Aaraf); (E.N. 46 of Surah Houd), and ( E.N. 25 of Surah Al-Ankabut).

Aisha Bewley

We left it as a Sign. But is there any rememberer there?

Al-Hilali & Khan

And indeed, We have left this as a sign. Then is there any that will remember (or receive admonition)?

Ali Quli Qarai

Certainly We have left it as a sign; so is there anyone who will be admonished?

Amatul Rahman Omar

And We left this (incident of deluge for the succeeding generations to serve them) as a sign. But is there anyone who would take heed?

Arthur John Arberry

And We left it for a sign. Is there any that will remember?

Bijan Moeinian

This is left as a warning sign; is there anyone who minds an admonition?

E. Henry Palmer

And we left it a sign;- but is there any one who will mind?

Edip-Layth

We have left it as a sign. Do any of you wish to learn?

George Sale

And We left the said vessel for a sign: But is any one warned thereby?

Hamid S. Aziz

And certainly We left it as a sign, but is there anyone that remembers (or takes heed).

Mahmoud Ghali

And indeed We have already left it for a sign. Is there then any that will recollect?

Marmaduke Pickthall

And verily We left it as a token; but is there any that remembereth?

Mohamed Ahmed - Samira

And We left it as a sign. Is there anyone who will be warned?

Muhammad Asad

And, indeed, We have caused such [floating vessels] to remain forever a sign [of Our grace unto man]: who, then, is willing to take it to heart?

Mustafa Khattab

We certainly left this[1] as a sign. So is there anyone who will be mindful?

Progressive Muslims

And We have left it as a sign. Do any of you wish to learn

Rashad Khalifa

We have set it up as a lesson. Does any of you wish to learn?

Sahih International

And We left it as a sign, so is there any who will remember?

Sam Gerrans

And We left it as a proof; so is there any who will remember?

Shabbir Ahmed

And verily, We left this event as a lesson. Then, is there any who will learn?

Syed Vickar Ahamed

And indeed, We have left this as a Sign (for all time): Then is there any who will receive the teachings?

Taqi Usmani

And We left it (the ship) as a sign. So, is there one to take lesson?

The Monotheist Group

And We have left it as a sign. Are there any who want to learn?

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Kamer suresi, 15. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Kamer suresi, 15. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Kamer suresi, 15. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩