Diyanet İşleri
Biz Nuh'u çivilerle perçinli levhalardan oluşan gemiye bindirdik.
Kamer suresi
Kamer suresi, 13. ayet. وَحَمَلْنَٰهُ عَلَىٰ ذَاتِ أَلْوَٰحٍ وَدُسُرٍ
veḥamelnâhü `alâ ẕâti elvâḥiv vedüsür.
Biz Nuh'u çivilerle perçinli levhalardan oluşan gemiye bindirdik.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Nûh kavmi Kamer 9–17 3
O da Rabbine, "Ey Rabbim! Ben yenilgiye uğradım, yardım et" diye dua etti.
Biz de göğün kapılarını dökülürcesine yağan bir yağmurla açtık.
Yeryüzünü pınar pınar fışkırttık. Derken sular takdir edilmiş bir iş için birleşti.
Biz Nuh'u çivilerle perçinli levhalardan oluşan gemiye bindirdik.
Gemi, inkar edilen kimseye (Nuh'a) bir mükafat olarak gözetimimiz altında yüzüyordu.
Andolsun, biz onu (tufan olayını) bir ibret olarak bıraktık. Var mı düşünüp öğüt alan?
Benim azabım ve uyarılarım nasılmış (gördüler)!
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
13. Kulumuz Nûh’u levhaları ve çivileri bulunan gemi üzerinde taşıyarak kurtardık. Bu geminin tahtaları birbirine çivilerle sağlam bir şekilde bağlanmış ve sapasağlam bir bütün haline getirilmişti.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Biz Nuh'u çivilerle perçinli levhalardan oluşan gemiye bindirdik. Onu ve yanındakileri boğulmaktan kurtardık.
Aynı kıssa: Hz. Nûh · Aynı kök: حمل (64 geçiş)
Nihayet emrimiz gelip, tandır kaynamaya başlayınca (sular coşup taşınca) Nuh'a dedik ki: "Her cins canlıdan (erkekli dişili) birer çift, bir de…
Aynı kök: لوح (6 geçiş)
Musa için, Tevrat levhalarında her şeye dair bir öğüt ve her şeyin bir açıklamasını yazdık ve ona şöyle dedik: "Şimdi onları kuvvetle tut, kavmine de…
Aynı kök: لوح (6 geçiş)
Musa, kavmine kızgın ve üzgün olarak döndüğünde, "Benden sonra arkamdan ne kötü işler yaptınız! Rabbinizin emrini beklemeyip acele mi ettiniz?" dedi.…
Aynı kök: لوح (6 geçiş)
Musa'nın öfkesi dinince (attığı) levhaları aldı. Onların yazısında Rableri için korku duyanlara bir hidayet ve bir rahmet vardı.
Aynı kıssa: Hz. Nûh
Andolsun, Nuh'u kendi kavmine peygamber olarak gönderdik de, "Ey kavmim! Allah'a kulluk edin. Sizin için O'ndan başka hiçbir ilah yoktur. Şüphesiz…
Aynı kıssa: Hz. Nûh
Kavminin ileri gelenleri, "Biz seni açıkça bir sapıklık içinde görüyoruz" dediler.
Aynı kök: حمل (64 geçiş)
Peygamberleri onlara şöyle dedi: "Onun hükümdarlığının alameti, size o sandığın gelmesidir. Onda Rabbinizden bir güven duygusu ve huzur ile Musa…
Aynı kök: حمل (64 geçiş)
Allah, bir kimseyi ancak gücünün yettiği şeyle yükümlü kılar. Onun kazandığı iyilik kendi yararına, kötülük de kendi zararınadır. (Şöyle diyerek dua…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Onu (Nuh'u) levhalar ve çivilerle (çakılmış gemide) taşımıştık.
Ama onu (malzemesi) ahşap ve çiviler olan bir (gemi ile) taşıdık:
ama o'nu (sadece) tahtalar ve çivilerden yapılmış o (gemi) ile taşıdık,
Onu (Nuh'u) tahta ve çivilerle oluşmuş (tekne) ile taşıdık.
Ve onu da tahtalar ve çiviler(le inşa edilmiş gemi) üzerinde taşıdık;
Nuh’u da tahtalardan yapılmış, çivilerle çakılmış gemiye bindirdik.
Onu, tahtalar ve çivilerden yapılmış şey üzerinde taşıdık. dipnot 471
Nuh'u da, tahtadan yapılmış, çivilerle çakılmış gemiye bindirdik.
Onu ağaç lifleri ile (bağlanmış) kütükler üzerinde taşıdık. dipnot 1
Onu ağaç lifleri ile (bağlanmış) kütükler üzerinde taşıdık.
Ve onu elvahlı ve kenetli (tahta ve çivilerden yapılı) bir gemi üzerinde taşıdık,
Onu ise taşıdık elvahlı ve kenetli bir hamule üzerinde ki akar
Onu ağaç lifi ile birbirine bağlanmış tahtalar üzerinde taşıdık.
Onu ağaç lifi ile birbirine bağlanmış tahtalar üzerinde taşıdık.
Onu ağaç lifi ile birbirine bağlanmış tahtalar üzerinde taşıdık.
Ve onu da tahtalar ve çiviler(le inşa edilmiş gemi) üzerinde taşıdık;
Onu (Nuuhu) levhalar ve mıhlarla yapılmış (gemiy) e yükledik,
Onu tahtadan yapılmış, mıhla çakılmışa bindirdik.
(9-17) Onlardan önce Nuh kavmi de yalanladı. Kulumuzu yalanladılar ve dediler ki, mecnun / cinli, durdurun onu. O da Rabbine ben yenildim / mağlup oldum bana yardım et çağrısında / duasında bulundu. Bizde semanın kapılarını sağanak su yla açtık. Arzdan da kaynaklar / gözeler fışkırttık. Ve de takdir ettiğimiz iş üzere sular /gök ve yer suları birbiriyle karışarak birleşti. Perçinli ve levha tahtalı üzerinde / gemi üzerinde O’nu taşıdık. Tanınmayanlara / inkâr edilenlere bir ceza / bir ödül olarak gözetimimizde cereyan ediyordu / akıyordu. Kesin olan şu ki, Onu bir gösterge / bir ayet olarak bıraktık / terkettik. Azabım ve uyarım nasıl oldu? Kesin olan şu ki biz Kuranı hatıra ge lebilmesi için kolaylaştırdık, ders alabilen var mı?
Onu levhaları ve çivileri olan (gemi) üzerinde taşıdık.
Nuh'u da tahtalar ve çiviler(le yapılmış gemi) üzerinde taşıdık.
Nuh'u, levhalı ve perçinli bir gemide taşıdık dipnot 1 .
Nuh'u, levhaları birbirine perçinlenmiş bir gemiye bindirmiştik.
Onu gözümüzün önünde akıp giden tahta ve mıhtan yapılmış (gemide) taşıdık.
Onu gözümüzün önünde akıp giden tahta ve mıhtan yapılmış (gemi)de taşıdık.
Ve taşıdık onu levhalar ve çivilerden oluşturulan şey üstünde.
And We carried him Nuh on an ark constructed with planks fittest together and trusted to save him and his crew from shipwreck.
We carried him along on a vessel of planks and nails
But We bore him on an (Ark) made of broad planks and caulked with palm-fibre:
And We bore Noah on the vessel built of planks and nails, dipnot 1
We bore him on a planked and well-caulked ship,
And We carried him on a (ship) made of planks and nails,
We bore him on a vessel made of planks and nails,
And We bore him (- Noah) on that (Ark which was made) of planks and nails.
And We bore him upon a well-planked vessel well-caulked
I (God) carried Noah, then, on a bunch of planks fastened by palm fibers.
But we bore him on the thing of planks and nails;
We carried him on a craft made of slabs and mortar.
And We bare him on a vessel composed of planks and nails;
And We bore him on that (the Ark) which was made of planks and nails (or ties of palm-fibre)
And We carried him upon (an Ark), well planked and well caulked, (Literally: comprising planks and caulks, with nails)
And We carried him upon a thing of planks and nails,
But We bore him on a (vessel made) of planks and oakum,
but him We bore on that [vessel] made of [mere] planks and nails,
We carried him on that ˹Ark made˺ of planks and nails,
We carried him on a craft made of slabs and mortar.
We carried him on a watercraft made of logs and ropes.
And We carried him on a [construction of] planks and nails,
And We bore him upon that of planks and nails,
And We carried him on a watercraft made of mere planks and nails.
And We bore him on an (Ark) made of broad planks held together with palm-fiber:
And We caused him (NūH) to board that (ship) which had planks and nails,
We carried him on a craft made of slabs and mortar.