Kamer suresi

Kamer suresi, 31. ayet

Kamer suresi, 31. ayet. إِنَّآ أَرْسَلْنَا عَلَيْهِمْ صَيْحَةً وَٰحِدَةً فَكَانُوا۟ كَهَشِيمِ ٱلْمُحْتَظِرِ

innâ erselnâ `aleyhim ṣayḥatev vâḥideten fekânû keheşîmi-lmuḥteżir.

Diyanet İşleri

Şüphesiz biz, onların üzerine tek bir korkunç ses gönderdik de, onlar, ağıldaki hayvanların çiğneyip ufaladıkları kuru çöpler gibi oldular.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Kamer 28–34 · surenin 31. ayeti / 55

Konu Semûd kavmi Kamer 23–32 3

  1. Kamer 28

    "Onlara, suyun (deve ile) kendileri arasında (nöbetleşe) paylaştırıldığını, bildir. Her su nöbetinde sahibi hazır bulunsun."

  2. Kamer 29

    Derken, (kavmin en azgını olan) arkadaşlarını çağırdılar. O da işe koyuldu ve deveyi kesti.

  3. Kamer 30

    Fakat azabım ve uyarılarım nasılmış!

  4. 31

    Şüphesiz biz, onların üzerine tek bir korkunç ses gönderdik de, onlar, ağıldaki hayvanların çiğneyip ufaladıkları kuru çöpler gibi oldular.

  5. Kamer 32

    Andolsun biz, Kur'an'ı düşünüp öğüt almak için kolaylaştırdık. Var mı düşünüp öğüt alan?

  6. Kamer 33

    Lut kavmi de uyarıcıları yalanladı.

  7. Kamer 34

    (34-35) Şüphesiz biz de üzerlerine taşlar savuran bir rüzgar gönderdik. Yalnız Lut'un ailesi başka. Katımızdan bir nimet olarak bir seher vakti onları kurtardık. Şükredenleri işte böyle mükafatlandırırız.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 30–32. ayetler için yazılmıştır.

30-32. “Nasılmış Benim azabım ve uyarılarım?” Bu, çok şiddetli bir azap idi. Allah, üzerlerine hem bir çığlık, hem de bir sarsıntı göndermişti. Onlardan bir fert kalmamak üzere hepsini helâk etmişti. Allah, Salih aleyhisselam’ı ve onunla birlikte iman edenleri ise kurtarmıştı. “Andolsun ki Biz Kur’ân’ı düşünüp öğüt alınması için kolaylaştırdık. Yok mu düşünüp öğüt alan?”

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Onların üzerine tek bir ses gönderdik de, bu ses onları helak ediverdi. Koyun ağılı için kullanılan kuru ot gibi oldular.

Kelimeler

8 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. إِنَّآ inna elbette biz
  2. أَرْسَلْنَا erselna gönderdik kök: رسل
  3. عَلَيْهِمْ aleyhim onların üzerine
  4. صَيْحَةًۭ sayhaten sayha (korkunç bir ses) kök: صيح
  5. وَٰحِدَةًۭ vahideten tek kök: وحد
  6. فَكَانُوا۟ fe kanu oldular kök: كون
  7. كَهَشِيمِ keheşimi kuru ot gibi kök: هشم
  8. ٱلْمُحْتَظِرِ l-muhteziri ağıldaki kök: حظر

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: حظر (2 geçiş)

    Rabbinin lütfundan her birine; onlara da, bunlara da veririz. Rabbinin lütfu (hiç kimseye) yasaklanmış değildir.

  • Aynı kök: هشم (2 geçiş)

    Onlara dünya hayatının örneğini ver: (Dünya hayatı), gökten indirdiğimiz yağmur gibidir ki, onun sebebiyle yeryüzünün bitkileri boy verip birbirine…

  • Aynı kök: صيح (13 geçiş) · Aynı kök: وحد (68 geçiş) · Ortak kavram: Tevhid

    Sadece korkunç bir ses oldu. Bir anda sönüp gittiler.

  • Aynı kök: صيح (13 geçiş) · Aynı kök: وحد (68 geçiş) · Ortak kavram: Tevhid

    Onlar ancak, çekişip dururlarken kendilerini yakalayacak korkunç bir ses bekliyorlar.

  • Aynı kök: صيح (13 geçiş) · Aynı kök: وحد (68 geçiş) · Ortak kavram: Tevhid

    Sadece korkunç bir ses olur. Bir de bakarsın, hepsi birden toplanıp huzurumuza çıkarılmışlardır.

  • Aynı kıssa: Hz. Sâlih · Aynı kök: وحد (68 geçiş) · Ortak kavram: Tevhid

    (23-24) Semud kavmi de uyarıcıları yalanlamış ve şöyle demişlerdi: "İçimizden bir insana mı uyacağız? (Asıl) o takdirde biz apaçık bir sapıklık ve…

  • Aynı kök: وحد (68 geçiş) · Ortak kavram: Tevhid

    Hani, "Ey Musa! Biz bir çeşit yemeğe asla katlanamayız. O halde, bizim için Rabbine yalvar da, o bize yerden biten sebze, kabak, sarımsak, mercimek,…

  • Aynı kök: وحد (68 geçiş) · Ortak kavram: Tevhid

    Yoksa siz Yakub'un, ölüm döşeğinde iken çocuklarına, "Benden sonra kime ibadet edeceksiniz?" dediği, onların da, "Senin ilahına ve ataların İbrahim,…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

59 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Keşfet — bu ayetin medyası

Gerçek belgeler1

Arkeoloji1
  • Hegra kaya mezarları

    Arkeoloji

    Hegra kaya mezarları

    Nabatî dönemi yapılarıdır; Semûd ile özdeşliği kanıtlanmamıştır.

    Ayet: Hicr 80-84 · Kamer 23-31

    Kaynak
    Wikimedia Commons
    Yazar
    Ahmad AlHasanat
    Tarih
    2017-02-16 17:38:22
    Lisans
    CC BY-SA

    Ahmad AlHasanat · Own work · CC BY-SA 4.0

    Kaynağı görüntüle

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mustafa İslamoğlu

Elbet Biz de onlara tek bir bela sayhası gönderdik: sonunda çürüyüp un-ufak olmuş odun talaşına döndüler.

Muhammed Esed

Biz onlara (ceza olarak) bir tek darbe vurduk ve bir çiftliğin kurumuş, kırılmış fidanlarına döndüler.

Ahmed Hulusi

Muhakkak ki biz onların üzerine sayha-i vahide (bir tek şiddetli titreşimli ses) irsal ettik de (davarların önüne) konmuş çöp kırıntısı gibi oldular.

Ali Bulaç

Çünkü Biz onların üzerine bir tek çığlık gönderdik. Böylece onlar, ağıldaki çalı çırpı olan kuru ot gibi oluverdiler.

Ali Özek ve heyeti

Biz onların üzerlerine korkunç bir ses gönderdik. Hemen hayvan ağılına konan kuru ot gibi oluverdiler.

Ali Rıza Safa

Aslında, benzersiz bir gürlemeyi, onların üzerine gönderdik. Hayvan barınaklarındaki ufalanmış kuru otlar gibi oldular.

Bayraktar Bayraklı

Biz onların üzerine korkunç bir ses gönderdik. Hemen hayvan ağılına konan kuru ot gibi oluverdiler.

Edip Yüksel

Üzerlerine bir tek patlama gönderdik ve onlar ağılcının topladığı saman yığınına döndüler.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Üzerlerine bir tek patlama gönderdik ve onlar ağılcının topladığı saman yığınına döndüler.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Çünkü Biz üzerlerine tek bir sayha gönderiverdik; ağılcı çırpısı gibi kırılıp dökülüverdiler.

Elmalılı Hamdi Yazır

Çünkü biz üzerlerine tek bir sayha salıverdik, ağılcı çırpısı gibi kırılıp döküle kaldılar

Erhan Aktaş

Biz, onların üzerlerine tek bir sayha gönderdik. Böylece ağıldaki ufalanmış kuru ot gibi oldular.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Biz, onların üzerlerine tek bir sayha gönderdik. Böylece ağıldaki ufalanmış kuru ot gibi oldular.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Biz, onların üzerlerine tek bir sayha gönderdik. Böylece ağılcıların topladığı ufalanmış kuru ot gibi oldular.

Gültekin Onan

Çünkü biz onların üzerine bir tek çığlık gönderdik. Böylece onlar, ağıldaki çalı çırpı olan kuru ot gibi oluverdiler.

Hasan Basri Çantay

Çünkü biz onların üzerine korkunç bir ses gönderdik de hayvan ağılına konan kuru çalı çırpı ve otlar gibi oluverdiler.

İbni Kesir

Nitekim üzerlerine bir tek çığlık gönderdik de ağılcıların kullandığı kurumuş ot gibi oldular.

Mehmet Alagaş

(23-32) Semûd ta uyarıları yalanladı. Dediler ki bizden beşer birine / bizim gibi derili birine mi uyacağız. (Melek falan olsaydı belki, fakat, bu bir beşer) Kesinlikle işte o zaman, sapmışlık ve çılgınlık içindeyiz demektir. Kur’an / Zikir içimizden gele gele ona mı geldi? Bilâkis o çok yalancı ve de şımarık biridir. İleride kim yalancı ve kim şımarmış bilecekler. Şimdi onlara, onları sınayıp ayrıştıracak / onlara fitne olacak bir deve gönderiyoruz, sen onları gözlemle ve de sabret. Onlara suyun aralarında (deve v e kavim arasında) bölüştürülmüş / ta ksimatlı olduğunu haber ver, her biri içeceği zaman hazır bulunsun. Onlar da arkadaşlarını yardıma çağırdılar, o da gaddarlaştı ve deveyi kesti. Azabım ve uyarılarım nasıl oldu? Biz de onlara tekbir ses gönderdik. Onlar da ağıllarda hayvanlara serilen ağıl çırpıntısı gibi oldular. Kesin olan şu ki biz, Kuranı hatıra gelebilmesi için kolaylaştırdık, ders alabilen var mı?

Rowwad Tercüme Merkezi

Şüphesiz biz, onların üzerine tek bir korkunç ses gönderdik de onlar, ağıldaki (hayvanların çiğneyip ufaladıkları) kuru çöpler gibi oldular.

Süleyman Ateş

Biz onların üzerine tek sayha (korkunç bir ses) gönderdik; ağılcının topladığı kuru ot gibi kırılıp döküldüler.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Üzerlerine yüksek bir ses saldık; hayvan barınağına serilmiş kuru otlar gibi oldular.

Şaban Britch

Onların üstüne tek bir çığlık gönderdik. Hemen hayvan ağılına (çit olarak) konan kuru ot gibi oluverdiler.

Şaban Piriş

Onların üstüne tek bir çığlık gönderdik de deve ağılındaki kuru ot gibi oldular.

Yaşar Nuri Öztürk

Biz, onlar üzerine bir tek ses gönderdik de ağılcının serptiği kuru ot gibi kırılıp ufalandılar.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

And how great and direful was the one cry* We sent against them from the realm of heaven that they came to be like the bristly stubbles of grain stalks that are left in the ground.

Abdul Haleem

We released a single mighty blast against them and they ended up like a fencemaker’s dry sticks.

Abdullah Yusuf Ali

For We sent against them a single Mighty Blast, and they became like the dry stubble used by one who pens cattle.

Abul A'la Maududi

Behold, We sent a single Blast against them, and they became like the trampled twigs of a sheep pen-builder. dipnot 1

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    The crushed and rotten bodies of the people of Thamud have been compared to the trampled and trodden twigs and pieces of bush lying around an enclosure for cattle.

Aisha Bewley

We sent a single Blast against them and they were just like a thatcher’s reeds.

Al-Hilali & Khan

Verily, We sent against them a single Saihah (torment - awful cry), and they became like the stubble of a fold-builder.

Ali Quli Qarai

We sent against them a single Cry, and they became like the dry sticks of a corral builder.

Amatul Rahman Omar

And We let loose a single and sudden blast against them and they became crushed like dry twigs whittled down by an enclosure-maker.

Arthur John Arberry

We loosed against them one Cry, and they were as the wattles of a pen-builder.

Bijan Moeinian

I sent them only one blow which made them look like harvested hay.

E. Henry Palmer

Verily, we sent against them one noise, and they were like the dry sticks of him who builds a fold.

Edip-Layth

We sent upon them one scream, whereupon they became like harvested hay.

George Sale

For We sent against them one cry of the angel Gabriel, and they became like the dry sticks used by him who buildeth a fold for cattle.

Hamid S. Aziz

Surely We sent upon them a single Shout (or Blast), so they became like the dry stubble which the maker of an enclosure collects.

Mahmoud Ghali

Surely We sent against them one Shout; so they were as the chaff of a pen-builder.

Marmaduke Pickthall

Lo! We sent upon them one Shout, and they became as the dry twigs (rejected by) the builder of a cattle-fold.

Mohamed Ahmed - Samira

We sent a single blast against them, and they were reduced to husks of a decayed fence.

Muhammad Asad

Behold, We let loose upon them one single blast [of Our punishment], and they became like the dried-up, crumbling twigs of a sheepfold.

Mustafa Khattab

Indeed, We sent against them ˹only˺ one ˹mighty˺ blast, leaving them like the twigs of fence-builders.

Progressive Muslims

We sent upon them one scream, whereupon they became like harvested hay.

Rashad Khalifa

We sent upon them one blow, whereupon they became like harvested hay.

Sahih International

Indeed, We sent upon them one blast from the sky, and they became like the dry twig fragments of an [animal] pen.

Sam Gerrans

We sent upon them one Blast, and they were like the dry stalks of the fence-maker.

Shabbir Ahmed

Behold, We sent upon them a single mighty Blast whereupon they crumbled to chaff.

Syed Vickar Ahamed

Verily, We sent against them a single Mighty Blast, and they became like the dry stubble used by one that keeps the cattle.

Taqi Usmani

We sent upon them a single Cry, and they were like crushed leafs of a hedge-builder.

The Monotheist Group

We sent upon them one scream, whereupon they became like harvested hay.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Kamer suresi, 31. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Kamer suresi, 31. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Kamer suresi, 31. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩