Diyanet İşleri
İnsanları köklerinden sökülmüş hurma kütükleri gibi kaldırıp atıyordu.
Kamer suresi
Kamer suresi, 20. ayet. تَنزِعُ ٱلنَّاسَ كَأَنَّهُمْ أَعْجَازُ نَخْلٍ مُّنقَعِرٍ
tenzi`u-nnâse keennehüm a`câzü naḫlim münḳa`ir.
İnsanları köklerinden sökülmüş hurma kütükleri gibi kaldırıp atıyordu.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Âd kavmi Kamer 18–22 3
Andolsun biz, Kur'an'ı düşünüp öğüt almak için kolaylaştırdık. Var mı düşünüp öğüt alan?
Ad kavmi de (Hud'u) yalanladı. Azabım ve uyarılarım nasılmış!
Biz onların üstüne, uğursuzluğu sürekli bir günde gürültülü ve dondurucu bir rüzgar gönderdik.
İnsanları köklerinden sökülmüş hurma kütükleri gibi kaldırıp atıyordu.
Azabım ve uyarılarım nasılmış, (gördüler)!
Andolsun biz, Kur'an'ı düşünüp öğüt almak için kolaylaştırdık. Var mı düşünüp öğüt alan?
(23-24) Semud kavmi de uyarıcıları yalanlamış ve şöyle demişlerdi: "İçimizden bir insana mı uyacağız? (Asıl) o takdirde biz apaçık bir sapıklık ve delilik içine düşmüş oluruz."
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
20. “O (kasırga)” oldukça şiddetli estiğinden dolayı “insanları kaldırıp tıpkı kökünden sökülüp devrilmiş hurma kütükleri gibi yere seriyordu.” Havaya kaldırıyor sonra da onları yere fırlatıp helâk ediyordu. Helâk edilmelerinden sonra onların cesetleri, adeta rüzgarın kökünden koparıp yere serdiği hurma kütüğünü andırıyordu.
Emrine karşı gelmeleri halinde insanlar, Allah nezdinde ne kadar da değersiz oluyorlar!
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
İnsanları yerden söküp, onları başları üzerine atıyordu. Sanki onlar yerinden sökülmüş hurma kütükleri gibiydiler.
Aynı kök: نخل (20 geçiş) · Aynı kök: عجز (26 geçiş)
Allah, onu kesintisiz olarak yedi gece, sekiz gün onların üzerine musallat etti. Öyle ki (eğer orada olsaydın), o kavmi, içi boş hurma kütükleri gibi…
Aynı kök: نخل (20 geçiş)
Herhangi biriniz ister mi ki, içerisinde her türlü meyveye sahip bulunduğu, içinden ırmaklar akan, hurma ve üzüm ağaçlarından oluşan bir bahçesi…
Aynı kök: نزع (20 geçiş)
De ki: "Ey mülkün sahibi olan Allah'ım! Sen mülkü dilediğine verirsin. Dilediğinden de mülkü çeker alırsın. Dilediğini aziz edersin, dilediğini zelil…
Aynı kök: نزع (20 geçiş)
Andolsun, Allah, izniyle, onları (müşrikleri) kırıp geçirdiğiniz sırada size olan va'dini gerçekleştirdi. Nihayet sevdiğiniz şeyi (zaferi) size…
Aynı kök: نزع (20 geçiş)
Ey iman edenler! Allah'a itaat edin. Peygamber'e itaat edin ve sizden olan ulu'l-emre (idarecilere) de. Herhangi bir hususta anlaşmazlığa düştüğünüz…
Aynı kök: نخل (20 geçiş)
O, gökten su indirendir. İşte biz onunla her türlü bitkiyi çıkarıp onlardan yeşillik meydana getirir ve o yeşil bitkilerden, üst üste binmiş taneler,…
Aynı kıssa: Hz. Hûd
Ad kavmine de kardeşleri Hud'u peygamber olarak gönderdik. Onlara, "Ey kavmim! Allah'a kulluk edin. Sizin için O'ndan başka hiçbir ilah yoktur.…
Aynı kıssa: Hz. Hûd
Kavminin ileri gelenlerinden inkar edenler dediler ki: "Şüphesiz, biz seni akıl kıtlığı içinde görüyoruz. Biz senin mutlaka yalancılardan biri…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
(19, 20) Sürekliliği olan kara bir günde onların üzerine, insanları sökülmüş hurma kütükleri gibi yere seren bir kasırga göndermiştik.[1]
insanları öyle savuruyordu ki, sanki onlar kökünden sökülmüş hurma kütükleri gibi (yere serildiler).
(bu kasırga,) insanları köklerinden koparılmış hurma kütükleri gibi savurup attı.
İnsanları, sanki sökülmüş hurma kütükleri gibi koparıp atıyordu.
İnsanları söküp atıyordu; sanki onlar, kökünden sökülüp kopmuş hurma kütükleriymiş gibi.
O rüzgâr, insanları, sökülmüş hurma kütükleri gibi yere seriyordu.
Köklerinden koparılmış hurma kütükleri gibi insanları savurup attı.
O rüzgar, insanları, sanki köklerinden koparılmış, hurma kütükleri gibi yere seriyordu.
İnsanları, sanki köklerinden koparılmış hurma kütükleriymiş gibi yıkıyordu.
İnsanları, sanki köklerinden koparılmış hurma kötükleriymiş gibi yıkıyordu.
İnsanları, kökünden devrilen hurma kütükleri gibi yoluyordu.
İnsanları kökünden devrilen hurma kütükleri gibi yolar
İnsanları, kökünden sökülmüş hurma kütükleri gibi savurup atıyordu.
İnsanları, kökünden sökülmüş hurma kütükleri gibi savurup atıyordu.
İnsanları, kökünden sökülmüş hurma kütükleri gibi savurup atıyordu.
İnsanları söküp atıyordu; sanki onlar, kökünden sökülüp kopmuş hurma kütükleriymiş gibi.
(Öyle bir fırtına ki) insanları, sanki onlar köklerinden sökülmüş hurma kütükleri imiş gibi, ta temelinden kopar (ıb helake uğrat) ıyordu.
İnsanları, sökülmüş hurma kütükleri gibi koparıp yere seriyordu.
(18-22) Âd kavmi de yalanladı , azabım ve uyarım nasıl oldu? Onların üzerine, uğursuzluğu kesilmeyen bir günde uğultulu / gürültülü bir rüzg âr gönderdik. İnsanları söküp savuruyordu. Sanki onlar kökünden sökük hurma kütükleri gibiydiler. Azabım ve uyarılarım nasıl oldu? Kesin olan şu ki biz, Kuranı hatıra gelebilmesi için kolaylaştırdık, ders alabilen var mı?
İnsanları koparıp atıyordu. Sanki onlar kökünden kopmuş hurma kütükleri idiler.
İnsanları sanki köklerinden sökülmüş hurma kütükleri imişler gibi koparıp deviriyordu.
insanları kaldırıp atıyordu. Sanki onlar köklerinden sökülmüş hurma kütükleri gibiydiler dipnot 1 .
İnsanları, sökülmüş hurma kütükleri gibi kaldırıp atıyordu.
Sanki kökünden sökülmüş hurma ağacının kökleri gibi insanları yerlerinden koparıp atıyordu.
Sanki kökünden sökülmüş hurma ağacının kökleri gibi insanları yerlerinden koparıp atıyordu.
İnsanları, köklerinden sökülmüş hurma kütükleri gibi kaldırıp atıyordu.
Setting people flying and springing upon the ground with violence, plucking towns out and leaving nothing standing as if they were palm- trees torn up by the roots.
it swept people away like uprooted palm trunks.
Plucking out men as if they were roots of palm-trees torn up (from the ground).
which tore people away and hurled them as though they were trunks of uprooted palm-trees.
It plucked up men like uprooted stumps.
Plucking out men as if they were uprooted stems of date-palms.
knocking down people as if they were trunks of uprooted palm trees.
It (- the howling wind) tore the people away as though they were the hollowed stumps of uprooted palm-trees.
plucking up men as if they were stumps of uprooted palm-trees.
The storm was tossing people around as though they were decayed palm tree trunks.
It reft men away as though they had been palm stumps torn up!
It snatched people away as if they were palm tree trunks; uprooted.
It carried men away, as though they had been roots of palm-trees forcibly torn up.
Tearing men away as if they were the trunks of palm-trees uprooted.
Plucking up mankind as if they were the stumps of uprooted palm-trees.
Sweeping men away as though they were uprooted trunks of palm-trees.
Which snatched away men as though they were palm trees pulled out by the roots.
it swept the people away as though they were palm-trunks uprooted:
that snatched people up, leaving them like trunks of uprooted palm trees.
It uprooted the people as if they were decayed palm tree trunks.
It tossed the people around as if they were decayed palm tree trunks.
Extracting the people as if they were trunks of palm trees uprooted.
Removing men as if they were stumps of uprooted date-palms.
Tossing people around like empty, uprooted palm-trunks.
Plucking out men as if they were roots of palm-trees torn up (from the ground).
plucking people away, as if they were trunks of uprooted palm-trees.
It uprooted the people as if they were decayed palm tree trunks.