Diyanet İşleri
"Onlara, suyun (deve ile) kendileri arasında (nöbetleşe) paylaştırıldığını, bildir. Her su nöbetinde sahibi hazır bulunsun."
Kamer suresi
Kamer suresi, 28. ayet. وَنَبِّئْهُمْ أَنَّ ٱلْمَآءَ قِسْمَةٌۢ بَيْنَهُمْ كُلُّ شِرْبٍ مُّحْتَضَرٌ
venebbi'hüm enne-lmâe ḳismetüm beynehüm. küllü şirbim muḥteḍar.
"Onlara, suyun (deve ile) kendileri arasında (nöbetleşe) paylaştırıldığını, bildir. Her su nöbetinde sahibi hazır bulunsun."
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Semûd kavmi Kamer 23–32 3
"Bizim aramızdan vahiy ona mı verildi? Hayır o, yalancının, şımarığın biridir."
Onlar yarın bilecekler: Kimmiş yalancı, kimmiş şımarık!
(Salih'e şöyle demiştik:) "Şüphesiz biz, onlara bir imtihan olmak üzere, o dişi deveyi göndereceğiz. Şimdi onları gözetle ve sabret."
"Onlara, suyun (deve ile) kendileri arasında (nöbetleşe) paylaştırıldığını, bildir. Her su nöbetinde sahibi hazır bulunsun."
Derken, (kavmin en azgını olan) arkadaşlarını çağırdılar. O da işe koyuldu ve deveyi kesti.
Fakat azabım ve uyarılarım nasılmış!
Şüphesiz biz, onların üzerine tek bir korkunç ses gönderdik de, onlar, ağıldaki hayvanların çiğneyip ufaladıkları kuru çöpler gibi oldular.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
28. “Onlara suyun aralarında pay edilmiş olduğunu haber ver.” Onların güzel ve tatlı olan sularının, kendileri ile dişi deve arasında pay edilmiş olduğunu bildir. Onun su içeceği belli bir günü olduğu gibi, kendilerinin de su içecekleri belli bir günleri vardır.
"Herkes kendi su içme sırasında hazır olacaktır.” Su içme sırası gelen o günde hazır bulunacaktır. Çünkü o gün sudan payı olmayana su içmek yasaktır.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Onlara kuyularından çıkan suyun kendileri ve dişi deve arasında ortak olduğunu haber ver. Sıra bir gün dişi devenin, bir gün onlarındır. Kendine tahsis edilen günü geldiğinde herkes tek başına orada hazır bulunsun.
Aynı kök: شرب (39 geçiş) · Aynı kök: موه (63 geçiş) · Ortak kavram: Su
O, gökten sizin için su indirendir. İçilecek su ondandır. Hayvanlarınızı otlattığınız bitkiler de onunla meydana gelir.
Aynı kök: شرب (39 geçiş) · Aynı kök: موه (63 geçiş) · Ortak kavram: Su
De ki: "Hak, Rabbinizdendir. Artık dileyen iman etsin, dileyen inkar etsin." Biz zalimlere öyle bir ateş hazırladık ki, onun alevden duvarları…
Aynı kök: شرب (39 geçiş) · Aynı kök: موه (63 geçiş) · Ortak kavram: Su
Allah'a karşı gelmekten sakınanlara söz verilen cennetin durumu şöyledir: Orada bozulmayan su ırmakları, tadı değişmeyen süt ırmakları, içenlere zevk…
Aynı kök: حضر (25 geçiş) · Aynı kök: قسم (33 geçiş)
Miras taksiminde (kendilerine pay düşmeyen) akrabalar, yetimler ve fakirler hazır bulunurlarsa, onlara da maldan bir şeyler verin ve onlara…
Aynı kök: حضر (25 geçiş) · Aynı kök: قسم (33 geçiş)
Ey iman edenler! Birinizin ölümü yaklaştığı zaman, vasiyet sırasında aranızda şahitlik (edecek olanlar) sizden adaletli iki kişidir. Yahut; seferde…
Aynı kıssa: Hz. Sâlih · Aynı kök: قسم (33 geçiş)
Aralarında Allah adına and içerek şöyle dediler: "Mutlaka onu ve ailesini geceleyin öldüreceğiz, sonra da velisine; 'Biz onun ailesinin öldürülüşüne…
Aynı kıssa: Hz. Sâlih · Aynı kök: شرب (39 geçiş)
Salih, şöyle dedi: "İşte bir dişi deve! Onun (belli bir gün) su içme hakkı var, sizin de belli bir gün su içme hakkınız vardır."
Aynı kök: موه (63 geçiş) · Ortak kavram: Su
O, yeri sizin için döşek, göğü de bina yapan, gökten su indirip onunla size rızık olarak çeşitli ürünler çıkarandır. Öyleyse siz de bile bile Allah'a…
Tamamı: yazma kataloğu
Arkeoloji
Nabatî dönemi yapılarıdır; Semûd ile özdeşliği kanıtlanmamıştır.
Ayet: Hicr 80-84 · Kamer 23-31
Ahmad AlHasanat · Own work · CC BY-SA 4.0
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Onlara, her biri kendi nöbetinde sudan yararlanacak şekilde suyun aralarında paylaşılarak kullanılacağını bildir!
Ve onlara suyun aralarında taksim edildiğini haber ver: her sulama nöbetleşe yapılacaktır."
Onlara (kuyu) sularının aralarında paylaştırılacağını bildir; her birine eşit paylar (şeklinde.)"
Onlara haber ver ki, su aralarında paylaştırılmıştır. . . Her kısım sudan, nöbetleşe payını alsın.
"Ve onlara, suyun aralarında kesin olarak pay edildiğini haber ver. Su alış sırası (kiminse, o) hazır bulunsun."
Onlara, suyun aralarında paylaştırdığını haber ver. Her biri kendi içme sırasında gelsin.
"Ve suyun aralarında paylaştırılacağını onlara haber ver; içecek olan hazır bulunsun!"
Onlara, suyun aralarında paylaştırdığını haber ver! Her biri, kendi içme sırasında gelsin.
Onlara, suyun (deveyle) aralarında paylaşılacağını bildir. Her içim sırayla sunulacaktır.
Onlara, suyun (deveyle) aralarında paylaşılacağını bildir. Her içim sırayla sunulacaktır.
Onlara haber ver ki su aralarında nöbetleşe taksim edilmiştir. Herkes suyu sırasına göre alacaktır.
Hem haber ver onlara ki su aralarında nevbetle taksim ve her su alış huzur iledir
Onlara, suyun bölüşüldüğünü haber ver. Her içiş hazır kılınmıştır.
Onlara, suyun bölüşüldüğünü haber ver. Her içiş hazır kılınmıştır.
Onlara, suyun bölüşüldüğünü dipnot 1 haber ver. Her içiş hazır kılınmıştır. dipnot 2
"Ve onlara, suyun aralarında kesin olarak pay edildiğini haber ver. Su alış sırası (kiminse, o) hazır bulunsun."
"Bir de suyun her halde aralarında taksimli olduğunu kendilerine haber ver. Her su nevbetinde (saahibi) haazır (bulunsun" dedik.)
Onlara, suyun aralarında taksim olunduğunu da haber ver. Her biri su nöbetinde hazır bulunsun.
(23-32) Semûd ta uyarıları yalanladı. Dediler ki bizden beşer birine / bizim gibi derili birine mi uyacağız. (Melek falan olsaydı belki, fakat, bu bir beşer) Kesinlikle işte o zaman, sapmışlık ve çılgınlık içindeyiz demektir. Kur’an / Zikir içimizden gele gele ona mı geldi? Bilâkis o çok yalancı ve de şımarık biridir. İleride kim yalancı ve kim şımarmış bilecekler. Şimdi onlara, onları sınayıp ayrıştıracak / onlara fitne olacak bir deve gönderiyoruz, sen onları gözlemle ve de sabret. Onlara suyun aralarında (deve v e kavim arasında) bölüştürülmüş / ta ksimatlı olduğunu haber ver, her biri içeceği zaman hazır bulunsun. Onlar da arkadaşlarını yardıma çağırdılar, o da gaddarlaştı ve deveyi kesti. Azabım ve uyarılarım nasıl oldu? Biz de onlara tekbir ses gönderdik. Onlar da ağıllarda hayvanlara serilen ağıl çırpıntısı gibi oldular. Kesin olan şu ki biz, Kuranı hatıra gelebilmesi için kolaylaştırdık, ders alabilen var mı?
Onlara suyun aralarında taksim edildiğini de haber ver. Her biri kendi içme sırasında gelsin.
Onlara, suyun aralarında paylaştırılacağını, (bir gün devenin, bir gün de kendilerinin su içme nöbeti olacağını) haber ver; içme sırası kiminse o gelip suyunu alsın.
Onlara suyun, o deve ile aralarında paylaştırıldığını bildir. İçme sırası gelen, suyun başında bulunsun dipnot 1 ."
Suyu içme hakkının (deve ile kendi) aralarında paylaştırıldığını bildir. Sırası gelen suyun başında bulunsun.
Onlara suyun aralarında taksim edildiğini de haber ver. Su içme sırası gelen hazır bulunsun.
Onlara suyun aralarında taksim edildiğini de haber ver. Su içme sırası gelen hazır bulunsun.
Suyun, aralarında bölüştürüleceğini onlara bildir. Her su alış/içiş nöbetledir/içilecek her miktar hazırlanmıştır.
"And tell them that the water is to be distributed among their number including the she-camel, and that each share falls to each in turn. "
Tell them the water is to be shared between them: each one should drink in turn.’
And tell them that the water is to be divided between them: Each one's right to drink being brought forward (by suitable turns).
Let them know that the water should be divided between them and the she-camel, each availing their turn." dipnot 1
Inform them that the water is to be shared out between them, each drinking by turn. ’
And inform them that the water is to be shared between (her and) them, each one’s right to drink being established (by turns).
Inform them that the water is to be dispensed between them; every drinking will be attended. ’
`And inform them that their water is to be shared by them (and the she-camel), each time of drinking to be attended (by everyone) in turns. '
And tell them that the water is to be divided between them, each drink for each in turn.
Let them know that they have to share their spring water with the camel. "
and inform them that the water is shared between them (and her); each draught shall be sought by turns. '
Inform them that the water shall be divided between them; each shall be allowed to drink in the specified time.
And prophesy unto them that the water shall be divided between them, and each portion shall be sat down to alternately.
And inform them that the water is to be shared between them; every drinking shall be regulated.
And fully inform them that the water is to a (fair) division between them; (i. e., between the she-camel and them) each drinking is for each presented in turn.
And inform them that the water is to be shared between (her and) them. Every drinking will be witnessed.
Tell them that the water is to be apportioned between them (and her); and every turn of drinking will be fixed (for each). "
And let them know that the water [of their wells] is to be divided between them, with each share of water equitably apportioned. "
And tell them that the ˹drinking˺ water must be divided between them ˹and her˺, each taking a turn to drink ˹every other day˺."
And inform them that the water shall be divided between them; each shall be allowed to drink in the specified time.
Inform them that the water shall be divided among them; (the camel) shall be allowed to drink on her designated day.
And inform them that the water is shared between them, each [day of] drink attended [by turn].
“And inform thou them that the water is to be divided between them — each drink attended.”
And let them know that the water must be shared by all. Every drinking will be witnessed. (The she-camel was a symbol of obedience for them.)
And tell them that the water is to be divided between them: Each ones right to drink being brought forward (by suitable turns).
and tell them that water (of the well) is to be shared between them (and the she-camel), so as the right of having water shall be attended by each (alternatively).
And inform them that the water shall be divided between them; each shall be allowed to drink in turn.