Diyanet İşleri
Ad kavmi de (Hud'u) yalanladı. Azabım ve uyarılarım nasılmış!
Kamer suresi
Kamer suresi, 18. ayet. كَذَّبَتْ عَادٌ فَكَيْفَ كَانَ عَذَابِى وَنُذُرِ
keẕẕebet `âdün fekeyfe kâne `aẕâbî venüẕür.
Ad kavmi de (Hud'u) yalanladı. Azabım ve uyarılarım nasılmış!
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Âd kavmi Kamer 18–22 3
Andolsun, biz onu (tufan olayını) bir ibret olarak bıraktık. Var mı düşünüp öğüt alan?
Benim azabım ve uyarılarım nasılmış (gördüler)!
Andolsun biz, Kur'an'ı düşünüp öğüt almak için kolaylaştırdık. Var mı düşünüp öğüt alan?
Ad kavmi de (Hud'u) yalanladı. Azabım ve uyarılarım nasılmış!
Biz onların üstüne, uğursuzluğu sürekli bir günde gürültülü ve dondurucu bir rüzgar gönderdik.
İnsanları köklerinden sökülmüş hurma kütükleri gibi kaldırıp atıyordu.
Azabım ve uyarılarım nasılmış, (gördüler)!
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
Bu metin 18–19. ayetler için yazılmıştır.
18-19. Âd, Yemen’de bilinen bir kabilenin adıdır. Yüce Allah onlara Hûd aleyhisselam’ı Allah’ı tevhid etmeye ve yalnız O’na ibadet etmeye davet etmek üzere peygamber olarak göndermişti. Kavmi onu yalanladı. Bunun üzerine Yüce Allah üzerlerine “uğursuz sürekli olan” yani azabı çok çetin ve onları bedbaht edecek özellikte “bir günde (uğultusu ve soğuğu) şiddetli olan bir kasırga” gönderdi. Bu kasırga üzerlerinde kesintisiz olarak yedi gece sekiz gün devam etti.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Âd kavmi peygamberleri Hûd -aleyhisselam-'ı yalanladı. -Ey Mekke Halkı!- Onlara olan azabım nasılmış bir düşünün! Onların azabı ile başkalarını uyarmam nasılmış?
Aynı kıssa: Hz. Hûd · Aynı kök: عود (63 geçiş) · Aynı kök: نذر (130 geçiş)
Kendisinden önce ve sonra uyarıcıların gelip geçmiş olan Ad kavminin kardeşini (Hud'u) hatırla. Hani Ahkaf'taki kavmini, "Ancak Allah'a ibadet edin,…
Aynı kıssa: Hz. Hûd · Aynı kök: كيف (83 geçiş) · Aynı kök: نذر (130 geçiş)
Azabım ve uyarılarım nasılmış, (gördüler)!
Aynı kıssa: Hz. Hûd · Aynı kök: عود (63 geçiş) · Aynı kök: كيف (83 geçiş)
(6-10) (Ey Muhammed!) Rabbinin, (Hud'un kavmi) Ad'e, şehirler içinde benzeri kurulmamış olan, sütunlarla dolu İrem'e, vadide kayaları oyan (Salih'in…
Aynı kök: عود (63 geçiş) · Aynı kök: نذر (130 geçiş) · Ortak kavram: Uyarı (Nezâret)
Eğer yüz çevirirlerse, onlara de ki: "Ben sizi Ad ve Semud kavimlerini çarpan yıldırım gibi bir yıldırıma karşı uyardım."
Aynı kök: كيف (83 geçiş) · Aynı kök: نذر (130 geçiş) · Ortak kavram: Uyarı (Nezâret)
Onu yine de yalanladılar. Biz de onu ve onunla beraber gemide bulunanları kurtardık ve onları ötekilerin yerine geçirdik. Ayetlerimizi yalanlayanları…
Aynı kök: كيف (83 geçiş) · Aynı kök: نذر (130 geçiş) · Ortak kavram: Uyarı (Nezâret)
Bak, uyarılanların sonu nasıl oldu!
Aynı kök: كيف (83 geçiş) · Aynı kök: نذر (130 geçiş) · Ortak kavram: Uyarı (Nezâret)
Benim azabım ve uyarılarım nasılmış (gördüler)!
Aynı kök: عود (63 geçiş) · Aynı kök: كيف (83 geçiş)
Onlar, Allah'ın başlangıçta yaratmayı nasıl yaptığını, sonra onu nasıl tekrarladığını görmüyorlar mı? Şüphesiz bu, Allah'a göre kolaydır.
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Âd (halkı) da (Hud'u) yalanlamıştı. Benim azabım ve benim uyarılarım (bak) nasıl olmuştu!
'Ad (kavmi) de yalanlamıştı: fakat uyarımın (dinlenilmemesi) halinde azabım nasıl olurmuş, (gördüler).
Ad (kavmi de) hakikati yalanlamıştı ve uyarılarım gözardı edildiğinde verdiğim azap ne şiddetliydi!
Ad da yalanladı! (Peki) benim azabım ve uyarmalarım nasıl oldu?
Ad (kavmi) de yalanladı. Şu halde Benim azabım ve uyarmam nasılmış?
Âd kavmi (Peygamberleri Hûd'u) yalanladı da azabım ve tehdidim nasılmış (gördüler).
Âd da yalanlamıştı. Sonunda, cezalandırmam ve uyarılarım nasıl oldu?
'Ad toplumu da yalanlamıştı. Benim cezalandırmam ve uyarmam nasıl oldu?
Ad da yalanladı. Cezalandırmam ve uyarılarım nasılmış!
Ad da yalanladı. Cezalandırmam ve uyarılarım nasılmış!
Ad kavmi de yalanladı, azabım ve uyarılarım nasıl oldu?
Tekzib etti de Ad nasıl oldu azabım ve inzarlarım?
Ad da yalanladı. Ama azabım ve uyarılarım nasıl oldu?
Âd da yalanladı. Ama azabım ve uyarılarım nasıl oldu?
Ad da yalanladı. Ama azabım ve uyarılarım nasıl oldu?
Ad (kavmi) de yalanladı. Şu halde Benim azabım ve uyarmam nasılmış?
Aad (kavmi, peygamberleri Hud'ü) tekzib etdi. İşte benim azabım (ve bundan evvel) tehdidlerim nice imiş (düşünün).
Ad kavmi de tekzib etti. Benim azabım ve tehdidim nasılmış?
(18-22) Âd kavmi de yalanladı , azabım ve uyarım nasıl oldu? Onların üzerine, uğursuzluğu kesilmeyen bir günde uğultulu / gürültülü bir rüzg âr gönderdik. İnsanları söküp savuruyordu. Sanki onlar kökünden sökük hurma kütükleri gibiydiler. Azabım ve uyarılarım nasıl oldu? Kesin olan şu ki biz, Kuranı hatıra gelebilmesi için kolaylaştırdık, ders alabilen var mı?
Âd (kavmi) de yalanladı. İşte (bakın) benim azabım ve uyarılarım nasılmış?
'Ad da yalanladı, ama azabım ve uyarılarım nasıl oldu?
(Hud'un toplumu) Ad da yalana sarılmıştı dipnot 1 . (Bakın bakalım) benim azabım ve uyarılarım nasıl olmuş dipnot 2 !
Ad toplumu da yalana sarılmıştı. Yapılan uyarılar ve ardından gelen azabım nasılmış!
Âd da (Hud'u) yalanlamıştı. Benim azabım ve uyarılarım nasılmış?
Ad da yalanlanmıştı. Benim azabım ve uyarılarım nasılmış?
Ad da yalanlamıştı. Ama nasıl oldu azabım ve uyarılarım!
So did the people of 'Ad - the 'Adites -; they refused to admit the truth of Our message and they renounced their Messenger. How painful was My punishment on those who counselled deaf to admonition and wasted their lives and refused to acknowledge their Messenger!
The people of 'Ad also rejected the truth. How [terrible] was My punishment and [the fulfilment of] My warnings!
The 'Ad (people) (too) rejected (Truth): then how terrible was My Penalty and My Warning?
'Ad also gave the lie (to Hud). So how awesome were My chastisement and My warnings!
‘Ad denied the truth. How terrible were My punishment and warnings!
‘Âd (people) belied (their Prophet, Hûd); then how (terrible) was My Torment and My Warnings?
[The people of] ‘Ād impugned [their apostle]. So how were My punishment and My warnings?
(The tribe of) `âd (too) cried lies (to the warning of the Prophet, Hûd) and behold, how (terrible) was My punishment and (how true) My warning!
Ad cried lies. How then were My chastisement and My warnings?
The tribe of Ad also denied their prophet. How true was my warning and how awful my punishment.
'Ad called the apostles liars, and how was my punishment and my warning?
Aad rejected. So how was My retribution after the warnings!
Ad charged their prophet with imposture: But how severe was my vengeance, and my threatening!
A'ad treated the truth as a lie, so how great was My punishment after My warning!
Aad cried lies. How then were My torment and My warnings?
(The tribe of) A'ad rejected warnings. Then how (dreadful) was My punishment after My warnings.
The 'Ad had also disavowed. How was then My punishment and My commination!
TO THE TRUTH gave the lie [the tribe of] Ad: and how severe was the suffering which I inflicted when My warnings were disregarded!
’Ȃd ˹also˺ rejected ˹the truth˺. Then how ˹dreadful˺ were My punishment and warnings!
'Aad disbelieved. So how was My retribution after the warnings!
'Aad disbelieved. Consequently, how terrible was My retribution after the warnings.
'Aad denied; and how [severe] were My punishment and warning.
ʿĀd denied. Then how were My punishment and My warnings?
The tribe of Aad had also belied the Message. Then see how was My retribution after My warnings! (7:65)
The ‘Ad (people also) rejected (the Truth): Then! How terrible was my Penalty and My Warning?
(The people of) ‘Ād rejected (their prophet). So how was My torment and My warnings?
'Aad disbelieved. So how was My retribution after the warnings!