Diyanet İşleri
(23-24) Semud kavmi de uyarıcıları yalanlamış ve şöyle demişlerdi: "İçimizden bir insana mı uyacağız? (Asıl) o takdirde biz apaçık bir sapıklık ve delilik içine düşmüş oluruz."
Kamer suresi
Kamer suresi, 23. ayet. كَذَّبَتْ ثَمُودُ بِٱلنُّذُرِ
keẕẕebet ŝemûdü binnüẕür.
(23-24) Semud kavmi de uyarıcıları yalanlamış ve şöyle demişlerdi: "İçimizden bir insana mı uyacağız? (Asıl) o takdirde biz apaçık bir sapıklık ve delilik içine düşmüş oluruz."
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Semûd kavmi Kamer 23–32 3
İnsanları köklerinden sökülmüş hurma kütükleri gibi kaldırıp atıyordu.
Azabım ve uyarılarım nasılmış, (gördüler)!
Andolsun biz, Kur'an'ı düşünüp öğüt almak için kolaylaştırdık. Var mı düşünüp öğüt alan?
(23-24) Semud kavmi de uyarıcıları yalanlamış ve şöyle demişlerdi: "İçimizden bir insana mı uyacağız? (Asıl) o takdirde biz apaçık bir sapıklık ve delilik içine düşmüş oluruz."
"Bizim aramızdan vahiy ona mı verildi? Hayır o, yalancının, şımarığın biridir."
Onlar yarın bilecekler: Kimmiş yalancı, kimmiş şımarık!
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
23. “Semûd kavmi” Hicr topraklarında bilinen ünlü bir kabiledir. Peygamberleri Salih aleyhisselam kendilerini Allah’a, O’na hiçbir şeyi ortak koşmaksızın tek olarak ibadet etmeye davet edip de başlarına gelecek azabı haber vererek uyardığında, onlar da ona karşı çıktılar.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Semûd kavmi kendilerini uyaran resulleri Salih -aleyhisselam-'ı yalanladı.
Aynı kıssa: Hz. Sâlih · Aynı kök: نذر (130 geçiş) · Ortak kavram: Uyarı (Nezâret)
Fakat azabım ve uyarılarım nasılmış!
Aynı kök: نذر (130 geçiş) · Ortak kavram: Uyarı (Nezâret)
Küfre saplananlara gelince, onları uyarsan da, uyarmasan da, onlar için birdir, inanmazlar.
Aynı kök: نذر (130 geçiş) · Ortak kavram: Uyarı (Nezâret)
Şüphesiz biz seni hak ile; müjdeleyici ve uyarıcı olarak gönderdik. Sen cehennemlik olanlardan sorumlu tutulacak değilsin.
Aynı kök: نذر (130 geçiş) · Ortak kavram: Uyarı (Nezâret)
İnsanlar tek bir ümmetti. Allah, müjdeciler ve uyarıcılar olarak peygamberler gönderdi ve beraberlerinde, insanların anlaşmazlığa düştükleri şeyler…
Aynı kıssa: Hz. Sâlih
Semud kavmine de kardeşleri Salih'i Peygamber olarak gönderdik. Dedi ki: "Ey kavmim! Allah'a kulluk edin. Sizin için O'ndan başka bir ilah yoktur.…
Aynı kıssa: Hz. Sâlih
"Hatırlayın ki Allah Ad kavminden sonra, sizi onların yerine getirdi ve sizi yeryüzünde yerleştirdi. Yerin ovalarında köşkler kuruyor, dağları oyup…
Tamamı: yazma kataloğu
Arkeoloji
Nabatî dönemi yapılarıdır; Semûd ile özdeşliği kanıtlanmamıştır.
Ayet: Hicr 80-84 · Kamer 23-31
Ahmad AlHasanat · Own work · CC BY-SA 4.0
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
(23, 24) Semûd (kavmi) de uyarı(cı)ları yalanlamıştı ve "Aramızdan bir insana mı uyacağız? dipnot 1 Bu durumda biz sapkınlık ve çılgınlık içinde oluruz!" demişlerdi.
Semud da bütün uyarıları yalanladı;
Semud (kavmi de) bütün uyarılarımızı yalanlamıştı;
Semud da uyarıcıları yalanladı.
Semud (kavmi) de uyarıları yalanladı.
Semûd kavmi de uyarıcıları yalanladı.
Semud da uyarıları yalanlamıştı.
Semud kavmi de uyarıcıları yalanladı.
Semud da uyarıları yalanladı.
Semud da uyarıları yalanladı.
Semud da o uyarıları yalanladılar,
Semud o inzarları tekzib ettiler
Semud da uyarıcıları yalanladı.
Semud da uyarıcıları yalanladı.
Semud da uyarıcıları yalanladı.
Semud (kavmi) de uyarıları yalanladı.
Semud (kavmi, kendilerini azab ile) korkutan (emir) leri yalan saydı (lar) da,
Semud kavmi de uyarıları yalanladı.
(23-32) Semûd ta uyarıları yalanladı. Dediler ki bizden beşer birine / bizim gibi derili birine mi uyacağız. (Melek falan olsaydı belki, fakat, bu bir beşer) Kesinlikle işte o zaman, sapmışlık ve çılgınlık içindeyiz demektir. Kur’an / Zikir içimizden gele gele ona mı geldi? Bilâkis o çok yalancı ve de şımarık biridir. İleride kim yalancı ve kim şımarmış bilecekler. Şimdi onlara, onları sınayıp ayrıştıracak / onlara fitne olacak bir deve gönderiyoruz, sen onları gözlemle ve de sabret. Onlara suyun aralarında (deve v e kavim arasında) bölüştürülmüş / ta ksimatlı olduğunu haber ver, her biri içeceği zaman hazır bulunsun. Onlar da arkadaşlarını yardıma çağırdılar, o da gaddarlaştı ve deveyi kesti. Azabım ve uyarılarım nasıl oldu? Biz de onlara tekbir ses gönderdik. Onlar da ağıllarda hayvanlara serilen ağıl çırpıntısı gibi oldular. Kesin olan şu ki biz, Kuranı hatıra gelebilmesi için kolaylaştırdık, ders alabilen var mı?
Semûd kavmi de uyarıcıları yalanladı.
Semud da uyarıları yalandı:
(Salih'in toplumu) Semud da uyarılar karşısında yalana sarılmıştı dipnot 1 .
Semud toplumu da bütün uyarıları yalan saymıştı.
Semûd da o uyarıları yalanladılar.
Semud da tehdidine kulak asmadı.
Semud da uyarıları yalanlamıştı.
And likewise acted -the Thamudites-; they disbelieved their Messenger and they obstinately refused to listen to the warning against impending danger and misfortune.
The people of Thamud also rejected the warnings:
The Thamud (also) rejected (their) Warners.
Thamud gave the lie to the warnings,
Thamud denied the warnings.
Thamûd (people also) belied the warnings.
[The people of] Thamūd denied the warnings,
(The tribe of) Thamûd (too in rejecting Sâlih) cried lies to all the (Divine) Warners.
Thamood cried lies to the warnings
The tribe of Thamud also denied their warnings.
Thamud called the warnings lies,
Thamud rejected the warnings.
Thamud charged the admonitions of their prophet with falsehood,
Thamud rejected the warning.
Thamûd cried lies to the warnings.
(The tribe of) Thamud rejected warnings
The Thamud rejected the warnings,
[AND the tribe of] Thamud gave the lie to all [Our] warnings;
Thamûd rejected the warnings ˹as well˺,
Thamud rejected the warnings.
Thamoud rejected the warnings.
Thamud denied the warning
Thamūd denied the warnings.
Thamud also rejected the warnings. (Thamud and Saleh (7:73-79), (11:61-68), (26:141), (26:158)).
The (people of) Samood (Thamud), also rejected (their) Warners.
(The people of) Thamūd rejected the warners.
Thamud rejected the warnings.