Diyanet İşleri
Şüphesiz suçlular (müşrikler) sapıklık ve ateşler içindedirler.
Kamer suresi · 47–55. ayetler
Bu bölümün ayetleri 4 mealde yan yana açılıyor; yukarıdaki listeden 27 Türkçe mealin herhangi birini açıp kapatabilirsiniz. Aralarındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz.
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir bölüme geçince öntanımlıya döner. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Kamer suresi, 47. ayet. إِنَّ ٱلْمُجْرِمِينَ فِى ضَلَٰلٍ وَسُعُرٍ
Şüphesiz suçlular (müşrikler) sapıklık ve ateşler içindedirler.
Şüphesiz ki suçlular sapkınlık ve çılgınlık içindedir.
Çünkü günahı hayat tarzı edinenler, sapıklığa ve çılgınlığa mahkum olmuşlardır.
çünkü, günaha batmış olanlar (o zaman, görecekler ki) sapıklıkta ve ahmaklıkta kaybolup gitmişler!
Muhakkak ki suçlular bir sapma ve ahmaklık içindedirler.
Hiç şüphesiz suçlular günahkarlar, bir sapmışlık (dalalet) ve çılgınlık içindedirler.
Şüphesiz suçlular sapıklık ve çılgınlık içindedirler.
Kuşkusuz, suçlular, sapkınlık ve çılgınlık içindeler.
Şüphesiz suçlular bir sapıklık ve çılgınlık içerisindedirler.
Suçlular bir sapıklık ve cehennem içindedir.
Suçlular bir sapıklık ve cehennem içindedir.
Muhakkak ki, suçlular şaşkınlık ve çılgınlıklar içindedirler.
Muhakkak ki mücrimler şaşkınlık ve çılgınlıklar içindedirler
Kuşkusuz, mücrimler sapkınlık ve çılgınlık içindedirler.
Kuşkusuz, mücrimler dipnot 1 sapkınlık ve çılgınlık içindedirler.
Kuşkusuz, mücrimler dipnot 1 sapkınlık ve çılgınlık içindedirler.
Hiç şüphesiz suçlular günahkarlar, bir sapmışlık (dalalet) ve çılgınlık içindedirler.
Şübhe yok ki günahkarlar (dünyada) sapıklık ve (ahiretde) çılgın ateşler içindedirler.
Muhakkak ki suçlular; sapıklık ve çılgın ateşler içindedirler.
(43-48) Sizin kafirleriniz onlarınkinden daha mı hayırlı ? veya yazıt levhalarında / Zeburlarında, bir beraatleri mi var? / dokunulmazlık senetleri mi var? Yahut bizler kendi aralarında yardımlaşan bir topluluğuz / cemaatiz mi diyorlar. (Yardımlaşarak her şeyin üstesinden geliriz mi diyorlar) Toplulukları bozguna uğrayacak ve arkalarını dönüp kaçacaklar. Bilakis onlara saat vaadedildi. S aat, müthiş dehşetli ve acıtıcıdır. Suçlular hakiki bir sapma ve kavurucu bir ateş içindedirler. O gün ateşe yüz üstü sürüklenecekler, kavurucu ateşin /sekarın dokunuşunu tadın.
Şüphesiz günahkârlar sapıklık ve azap içindedirler.
Suçlular bir sapıklık ve çılgınlık içindedir.
Suça batanlar, gerçekten sapkınlık ve çılgınlık içindedirler dipnot 1 .
Bu suçlular sapıklık ve çılgınlık içindeler.
Şüphesiz günahkârlar sapıklık ve çılgın alev içindedirler.
Şüphesiz günahkarlar sapıklık ve çılgınlık içindedirler.
Kuşkusuz, suçlular, şaşkınlık ve çılgınlık içindedir.
Kamer suresi, 48. ayet. يَوْمَ يُسْحَبُونَ فِى ٱلنَّارِ عَلَىٰ وُجُوهِهِمْ ذُوقُوا۟ مَسَّ سَقَرَ
Yüzüstü ateşe sürüklendikleri gün kendilerine, "Cehennemin dokunuşunu tadın!" denecek.
O gün ateşe yüzüstü sürüklenip (kendilerine) "Sekar (cehennemin)in dokunuşunu tadın!" (denecektir).
O gün yüzükoyun ateşe sürüklenecekler (ve denilecek ki): "Tadın bakalım, değdiğinin fiyakasını bozan cehennemin okşayışını!"
Yüzükoyun ateşe sürüklenecekleri o Gün (onlara denilecek:) "Cehennem ateşinin dokunuşunu tadın bakalım şimdi!"
O süreçte yüzleri üzere ateşte sürüklenirler! "Sakar'ın (cehennemin) yakışını tadın!" (denilir).
Ateşin içinde yüzükoyun sürüklenecekleri gün "Cehennemin dokunuşunu tadın" (denecek.)
O gün yüzüstü ateşe sürüklendiklerinde «cehennemin elemini tadın!» denir.
O gün, yüzüstü ateşe sürüklenecekler: "Tadın, yakıcı ateşin dokunuşunu!"
Yüzüstü ateşe sürüklendikleri gün kendilerine: "Cehennemin dokunuşunu tadın!" denir.
Yüzükoyun ateşe sürüklenecekleri gün: "Sakar'ın dokunuşunu tadın." dipnot 1
Yüzükoyun ateşe sürüklenecekleri gün: 'Cehennemin dokunuşunu tadın.'
O gün yüz üstü ateşe sürüklenecekler! "Tadın neymiş cehennemin dokunuşu!" diye.
O gün ki yüzleri üstü ateşte sürüklenecekler tadın ne imiş diye messi Sakar
O Gün yüz üstü sürülerek ateşe atılırlar. "Cehennem ateşinin dokunuşunu tadın!"
O gün yüz üstü sürülerek ateşe atılırlar. "Cehennem ateşinin dokunuşunu tadın!"
O gün yüz üstü sürülerek ateşe atılırlar. "Cehennem ateşinin dokunuşunu tadın!"
Ateşin içinde yüzükoyun sürüklenecekleri gün; "cehennemin dokunuşunu tadın" (denecek).
O gün onlar yüzleri üstü ateşde sürüklenirler. (Onlara) "Tadın cehennemin dokunuşunu" (denilir).
O gün, yüzleri üstü ateşe sürüldüklerinde: Tadın cehennemin tadını, denir.
(43-48) Sizin kafirleriniz onlarınkinden daha mı hayırlı ? veya yazıt levhalarında / Zeburlarında, bir beraatleri mi var? / dokunulmazlık senetleri mi var? Yahut bizler kendi aralarında yardımlaşan bir topluluğuz / cemaatiz mi diyorlar. (Yardımlaşarak her şeyin üstesinden geliriz mi diyorlar) Toplulukları bozguna uğrayacak ve arkalarını dönüp kaçacaklar. Bilakis onlara saat vaadedildi. S aat, müthiş dehşetli ve acıtıcıdır. Suçlular hakiki bir sapma ve kavurucu bir ateş içindedirler. O gün ateşe yüz üstü sürüklenecekler, kavurucu ateşin /sekarın dokunuşunu tadın.
O gün yüzleri üstüne ateşe sürüklenecekler. "Cehennemin dokunuşunu tadın."
O gün yüzükoyun ateşe sürüklenecekler: "Cehennemin dokunuşunu tadın!" diye.
Ateşin içinde yüzüstü süründürülecekleri gün dipnot 1 onlara: "Sakarın dipnot 2 /Cehennemin dokunuşlarını tadın bakalım!" (denir).
Ateşin içinde yüzüstü süründürülecekleri gün: "cehennemin dokunuşlarını tadın!" denilir.
O gün Cehennem'e yüzüstü sürüleceklerdir. Tadın ateşin dokunuşunu!
O gün cehenneme yüzüstü sürüleceklerdir. -Tadın ateşin dokunuşunu!
O gün yüzleri üstüne ateşe sürüklenirler. "Cehennemin dokunuşunu tadın bakalım!"
Kamer suresi, 49. ayet. إِنَّا كُلَّ شَىْءٍ خَلَقْنَٰهُ بِقَدَرٍ
Gerçekten biz, her şeyi bir ölçü ve dengede yarattık.
Şüphesiz ki biz her şeyi bir ölçüyle yarattık. dipnot 1
Şüphe yok ki, her şeyi bir kaderle yaratan Biz'iz.
Bakın, Biz her şeyi gerekli ölçü ve nisbette yarattık;
Muhakkak ki biz her şeyi kaderiyle (yazılı - programlanmış) yarattık!
Hiç şüphesiz, biz her şeyi kader ile yarattık.
Biz, her şeyi bir ölçüye göre yarattık.
Kuşkusuz, her şeyi bir ölçüyle yarattık.
Şüphesiz biz, her şeyi bir ölçüye göre yarattık.
Biz her şeyi belli bir ölçüyle yaratmışızdır.
Biz her şeyi belli bir ölçüyle yaratmışızdır.
Haberiniz olsun ki, Biz her şeyi bir kaderle yaratmışızdır.
Haberiniz olsun ki biz her şey'i bir kaderle yaratmışızdır
Biz, her şeyi bir yasayla yarattık. dipnot 1
Biz, her şeyi bir yasayla yarattık. dipnot 1
Biz, her şeyi bir yasayla yarattık. dipnot 1
Hiç şüphesiz, biz her şeyi kader ile yarattık.
Şübhesiz ki biz herşey'i bir takdir ile yaratdık.
Muhakkak ki Biz, her şeyi bir ölçüye göre yaratmışızdır.
(49-55) Mutlaka biz, her şeyi bir kaderle / belli bir ayarla yaratmışızdır. (Kısıt ve serbestlik yazgısı / ayarlaması) Bizim işimiz tek bir göz kırpması gibidir. Kesin olan şu ki sizin benzerlerinizden / aynı kafa yapısında olanlardan helak ettik ders alan var mı? Yaptıkları her şey zübürdadır / kitaptadır. Küçük büyük her şey yazılıdır / satırlanmıştır. Sakınanlar / muttakiler, kesinlikle cennetlerde ve nehirlerdedirler. İktidar sahibi melikin yanında, sözüne bağlılık / sadakat tahtındadırlar. (Âdem Resulullah’ın mesajı; Adam olmak hatasızlık değil hatayı itiraf etmektir. Nuh Resulullah’ın mesajı; sen karada gemini yap lazım olursa Allah denizi ayağına getirir. Yakup Resulullah’ın mesajı; Saf sevgiyle iki göz verirsen bin gözün göremediği bir bu run sahibi olursun. Yusuf Resulullah’ın mesajı; Bir kişi sabır, sebat, ilim, hikmet, gayret, iffet ve hizmetle koca ülkenin kaderini değiştirir. İbrahim Resulullah’ın mesajı; Hiçbir nemrudun ateşi imanı yakamaz. İsmail Resulullah’ın mesajı; Sen Allah’a kur ban olursan varlık sana kurban olur. Musa Resulullah’ın mesajı; Firavunun zulmü anaların rahmine kadar uzanmışsa Musa’yı Firavunun sarayında arayınız.
Biz her şeyi bir kaderle yarattık.
Biz her şeyi bir kadere (bir düzene, ölçüye, plana) göre yarattık.
Şüphesiz ki biz, her şeyi bir ölçüye göre yarattık dipnot 1 .
Biz, yarattığımız her şeyi bir ölçüye göre yaratırız.
Biz her şeyi bir kaderle yarattık.
Biz her şeyi bir ölçüye göre yarattık.
Şu bir gerçek ki, biz herşeyi bir ölçüye göre/bir kaderle yarattık.
Kamer suresi, 50. ayet. وَمَآ أَمْرُنَآ إِلَّا وَٰحِدَةٌ كَلَمْحٍۭ بِٱلْبَصَرِ
Emrimiz ancak bir tek emirdir. Göz kırpması gibidir. (Anında gerçekleşir.)
Bizim (Son Saat) emrimiz, sadece göz açıp kapamak gibi tektir (bir anda olur). dipnot 1
Bizim emrimiz ise, sadece göz açıp kapamak gibi bir anlık iştir.
Bizim (bir şeyi) takdir etmemiz ve (onun meydana gelmesi) göz kırpması gibi bir anlık bir (fiil)dir.
Emrimiz (hüküm ve oluş) tektir; göz kırpması gibidir (Allah'a göre "AN" içinde olmuştur)!
Bizim emrimiz, bir göz kırpma gibi yalnızca 'bir keredir.'
Bizim buyruğumuz, bir anlık bakış gibi, bir tek sözden başka bir şey değildir.
Çünkü buyruğumuz göz kırpması gibi bir anlıktır.
Bizim buyruğumuz, göz açıp kapama gibi anlık bir iştir.
Buyruğumuz göz kırpması gibi anidir.
Buyruğumuz göz kırpması gibi anidir.
Emrimiz (işimiz, buyrultumuz) yalnız bir tekdir, göz açıp yumma gibidir!
Emrimiz de başka değil birdir, bir lemhi basar gibidir
Ve buyruğumuz bir tek buyruktur. Gözün bir anlık bakışı gibidir.
Ve buyruğumuz bir tek buyruktur. Gözün bir anlık bakışı gibidir.
Ve buyruğumuz bir tek buyruktur. Gözün bir anlık bakışı gibidir.
Bizim buyruğumuz bir göz kırpma gibi yalnızca 'bir keredir'.
Ve bizim emrimiz (başka değil), birdir, bir göz kırpması gibi (sür'atli) dir.
Ve Bizim emrimiz bir tektir; bir göz kırpması gibidir.
(49-55) Mutlaka biz, her şeyi bir kaderle / belli bir ayarla yaratmışızdır. (Kısıt ve serbestlik yazgısı / ayarlaması) Bizim işimiz tek bir göz kırpması gibidir. Kesin olan şu ki sizin benzerlerinizden / aynı kafa yapısında olanlardan helak ettik ders alan var mı? Yaptıkları her şey zübürdadır / kitaptadır. Küçük büyük her şey yazılıdır / satırlanmıştır. Sakınanlar / muttakiler, kesinlikle cennetlerde ve nehirlerdedirler. İktidar sahibi melikin yanında, sözüne bağlılık / sadakat tahtındadırlar. (Âdem Resulullah’ın mesajı; Adam olmak hatasızlık değil hatayı itiraf etmektir. Nuh Resulullah’ın mesajı; sen karada gemini yap lazım olursa Allah denizi ayağına getirir. Yakup Resulullah’ın mesajı; Saf sevgiyle iki göz verirsen bin gözün göremediği bir bu run sahibi olursun. Yusuf Resulullah’ın mesajı; Bir kişi sabır, sebat, ilim, hikmet, gayret, iffet ve hizmetle koca ülkenin kaderini değiştirir. İbrahim Resulullah’ın mesajı; Hiçbir nemrudun ateşi imanı yakamaz. İsmail Resulullah’ın mesajı; Sen Allah’a kur ban olursan varlık sana kurban olur. Musa Resulullah’ın mesajı; Firavunun zulmü anaların rahmine kadar uzanmışsa Musa’yı Firavunun sarayında arayınız.
Bizim buyruğumuz sadece bir tektir. Bir göz kırpmak gibidir.
Bizim buyruğumuz yalnız bir tektir, göz açıp yumma gibidir.
(Sizi öldürüp tekrar diriltme) İşimiz, bir tek emre bakar; (sizin için) göz açıp kapama gibidir dipnot 1 .
Emri bir kere veririz; göz kırpma gibidir.
Emrimiz ancak bir tek emirdir. Göz kırpması gibidir.
Emrimiz göz açıp kapaması gibidir.
Emrimiz bir tektir, bir göz kırpma gibidir.
Kamer suresi, 51. ayet. وَلَقَدْ أَهْلَكْنَآ أَشْيَاعَكُمْ فَهَلْ مِن مُّدَّكِرٍ
Andolsun, biz sizin gibileri hep helak ettik. Fakat var mı düşünüp öğüt alan?
Yemin olsun ki sizin gibi grupları helak etmiştik. Hatırlayan var mı?
Nitekim, geçmişte sizinle aynı kafaya sahip toplumları yok ettik: hala yok mudur ders alan?
Nitekim, (geçmişte) sizin gibi toplumları yok ettik. Öyleyse, yok mudur ondan ders almak isteyen?
Andolsun ki sizin benzerlerinizi helak ettik. . . Bunu bir düşünen yok mu?
Andolsun Biz sizin benzerlerinizi yıkıma uğrattık. Fakat öğüt alıp düşünen var mı?
Andolsun biz, sizin benzerlerinizi hep helâk etlik. Düşünüp ibret alan yok mu?
Üstelik gerçek şu ki, sizin gibi olanları yıkıma uğrattık. Artık, öğüt alan var mı?
Andolsun ki, sizin benzerlerinizi hep helak ettik. Düşünüp öğüt alan var mı?
Sizin benzerlerinizi yok etmiştik. Yok mu öğüt alan?
Sizin benzerlerinizi yok etmiştik. Yok mu öğüt alan?
Andolsun ki, emsalinizi hep helak ettik, fakat hani düşünen?
Celalim hakkiyçin emsalinizi hep helak da ettik fakat hani düşünen?
Ant olsun ki size benzer nicelerini yok ettik. Buna rağmen düşünen mi var?
Ant olsun ki size benzer nicelerini yok ettik. Buna rağmen düşünen mi var?
Ant olsun ki size benzer nicelerini yok ettik. Buna rağmen düşünen mi var?
Andolsun biz sizin benzerlerinizi yıkıma uğrattık. Fakat öğüt alıp düşünen var mı?
Andolsun ki biz, sizin benzerlerinizi helak etmişizdir. O halde bir düşünen var mı?
Andolsun ki; Biz, sizin benzerlerinizi hep helak etmişizdir. Şu halde bir düşünen var mı?
(49-55) Mutlaka biz, her şeyi bir kaderle / belli bir ayarla yaratmışızdır. (Kısıt ve serbestlik yazgısı / ayarlaması) Bizim işimiz tek bir göz kırpması gibidir. Kesin olan şu ki sizin benzerlerinizden / aynı kafa yapısında olanlardan helak ettik ders alan var mı? Yaptıkları her şey zübürdadır / kitaptadır. Küçük büyük her şey yazılıdır / satırlanmıştır. Sakınanlar / muttakiler, kesinlikle cennetlerde ve nehirlerdedirler. İktidar sahibi melikin yanında, sözüne bağlılık / sadakat tahtındadırlar. (Âdem Resulullah’ın mesajı; Adam olmak hatasızlık değil hatayı itiraf etmektir. Nuh Resulullah’ın mesajı; sen karada gemini yap lazım olursa Allah denizi ayağına getirir. Yakup Resulullah’ın mesajı; Saf sevgiyle iki göz verirsen bin gözün göremediği bir bu run sahibi olursun. Yusuf Resulullah’ın mesajı; Bir kişi sabır, sebat, ilim, hikmet, gayret, iffet ve hizmetle koca ülkenin kaderini değiştirir. İbrahim Resulullah’ın mesajı; Hiçbir nemrudun ateşi imanı yakamaz. İsmail Resulullah’ın mesajı; Sen Allah’a kur ban olursan varlık sana kurban olur. Musa Resulullah’ın mesajı; Firavunun zulmü anaların rahmine kadar uzanmışsa Musa’yı Firavunun sarayında arayınız.
Andolsun biz benzerlerinizi helak ettik. O halde var mı bir düşünen?
Andolsun biz sizin benzerlerinizi hep helak ettik. Öğüt alan yok mudur?
Sizin gibi gruplaşanları helak ettik. Peki, bu bilgiyi alan var mı dipnot 1 ?
Sizin gibi nicelerini etkisiz hale getirdik; ibret alan yok mu?
Andolsun ki benzerlerini helak ettik. İbret alan var mı?
Andolsun ki benzerlerinizi helak ettik. İbret alan var mı?
Yemin olsun, biz sizin benzerlerinizi hep yok ettik. Fakat düşünen mi var?
Kamer suresi, 52. ayet. وَكُلُّ شَىْءٍ فَعَلُوهُ فِى ٱلزُّبُرِ
İşledikleri her şey ise kitaplarda kayıtlıdır.
Yaptıkları her şey kitaplarda (amel defterlerinde) mevcuttur.
Ve yaptıkları her şey korunaklı sayfalarda kayıt altına alınmıştır;
(Onlar gerçekten suçluydular,) çünkü yaptıkları bütün (kötülükler), (ilahi) hikmetin (kadim) belgelerinde (kendilerine gösterilmiştir);
İşledikleri her şeyin bilgisi zeburlardadır (hikmet dolu bilgi metinlerinde).
Onların işlemiş oldukları her şey kitaplarda (yazılı)dır.
Yaptıkları her şey kitaplarda (amel defterlerinde) mevcuttur.
Ve yaptıklarının tümü, Kitaplarda yazılıdır.
Yaptıkları her şey kitaplarda mevcuttur.
Tüm yaptıkları kitaplarda kayıtlıdır.
Tüm yaptıkları kitaplarda kayıtlıdır.
Bununla beraber işledikleri herşey defterlerdedir.
Bununla beraber işledikleri her şey defterlerdedir
Onların yaptığı her şey kitaplardadır.
Onların yaptığı her şey kitaplardadır.
Onların yaptığı her şey kitaplardadır.
Onların işlemiş oldukları her şey kitaplarda (yazılı)dır.
Bununla beraber işledikleri her şey defterlerde (kayıdlı) dır.
Yaptıkları her şey kitablarda kayıtlıdır.
(49-55) Mutlaka biz, her şeyi bir kaderle / belli bir ayarla yaratmışızdır. (Kısıt ve serbestlik yazgısı / ayarlaması) Bizim işimiz tek bir göz kırpması gibidir. Kesin olan şu ki sizin benzerlerinizden / aynı kafa yapısında olanlardan helak ettik ders alan var mı? Yaptıkları her şey zübürdadır / kitaptadır. Küçük büyük her şey yazılıdır / satırlanmıştır. Sakınanlar / muttakiler, kesinlikle cennetlerde ve nehirlerdedirler. İktidar sahibi melikin yanında, sözüne bağlılık / sadakat tahtındadırlar. (Âdem Resulullah’ın mesajı; Adam olmak hatasızlık değil hatayı itiraf etmektir. Nuh Resulullah’ın mesajı; sen karada gemini yap lazım olursa Allah denizi ayağına getirir. Yakup Resulullah’ın mesajı; Saf sevgiyle iki göz verirsen bin gözün göremediği bir bu run sahibi olursun. Yusuf Resulullah’ın mesajı; Bir kişi sabır, sebat, ilim, hikmet, gayret, iffet ve hizmetle koca ülkenin kaderini değiştirir. İbrahim Resulullah’ın mesajı; Hiçbir nemrudun ateşi imanı yakamaz. İsmail Resulullah’ın mesajı; Sen Allah’a kur ban olursan varlık sana kurban olur. Musa Resulullah’ın mesajı; Firavunun zulmü anaların rahmine kadar uzanmışsa Musa’yı Firavunun sarayında arayınız.
Yaptıkları her şey kitaplarda (amel defterinde) mevcuttur.
İşledikleri her şey, Kitaplarda mevcuttur.
Yaptıkları her şey amel defterlerindedir dipnot 1 .
Yaptıkları her şey size gönderilen hikmet dolu sayfalardadır.
Onların yaptıkları her şey kitaplarda (kayıtlardadır).
Onların yaptıkları her şey kayıtlardadır.
Onların yapmış oldukları herşey defterlerdedir.
Kamer suresi, 53. ayet. وَكُلُّ صَغِيرٍ وَكَبِيرٍ مُّسْتَطَرٌ
Küçük, büyük her şey satır satır yazılmıştır.
Küçük büyük her şey satır satır yazılmıştır. dipnot 1
küçük olsun büyük olsun, her ne yapmışlarsa satırlara geçmiştir.
ve (insanın yaptığı) her şey, ister küçük isterse büyük olsun, (Allah'ın nezdinde) kaydedilmektedir.
Küçük - büyük hepsi satır satırdır!
Küçük, büyük her şey satır satır (yazılı)dır.
Küçük büyük her şey satır satır yazılmıştır.
Küçüğü de büyüğü de yazılmıştır.
Küçük büyük her şey, satır satır yazılmıştır.
Küçük ve büyük hepsi yazılmıştır.
Küçük ve büyük hepsi yazılmıştır.
Küçük, büyük hepsi satıra geçmiştir!
Ve küçük büyük hepsi satra geçmiştir
Ve küçük büyük her şey yazılmıştır.
Ve küçük büyük her şey yazılmıştır.
Ve küçük büyük her şey yazılmıştır.
Küçük, büyük her şey satır satır (yazılı)dır.
Küçük, büyük her şey yazılıdır.
Küçük, büyük her şey satır satırdır.
(49-55) Mutlaka biz, her şeyi bir kaderle / belli bir ayarla yaratmışızdır. (Kısıt ve serbestlik yazgısı / ayarlaması) Bizim işimiz tek bir göz kırpması gibidir. Kesin olan şu ki sizin benzerlerinizden / aynı kafa yapısında olanlardan helak ettik ders alan var mı? Yaptıkları her şey zübürdadır / kitaptadır. Küçük büyük her şey yazılıdır / satırlanmıştır. Sakınanlar / muttakiler, kesinlikle cennetlerde ve nehirlerdedirler. İktidar sahibi melikin yanında, sözüne bağlılık / sadakat tahtındadırlar. (Âdem Resulullah’ın mesajı; Adam olmak hatasızlık değil hatayı itiraf etmektir. Nuh Resulullah’ın mesajı; sen karada gemini yap lazım olursa Allah denizi ayağına getirir. Yakup Resulullah’ın mesajı; Saf sevgiyle iki göz verirsen bin gözün göremediği bir bu run sahibi olursun. Yusuf Resulullah’ın mesajı; Bir kişi sabır, sebat, ilim, hikmet, gayret, iffet ve hizmetle koca ülkenin kaderini değiştirir. İbrahim Resulullah’ın mesajı; Hiçbir nemrudun ateşi imanı yakamaz. İsmail Resulullah’ın mesajı; Sen Allah’a kur ban olursan varlık sana kurban olur. Musa Resulullah’ın mesajı; Firavunun zulmü anaların rahmine kadar uzanmışsa Musa’yı Firavunun sarayında arayınız.
Ve küçük, büyük her şey satır satır yazılmıştır.
Küçük, büyük hepsi satır satır yazılmıştır.
Küçük, büyük her şey satır satır yazılmıştır dipnot 1 .
Küçük, büyük demeden hepsi yazılmıştır.
Büyük, küçük; satır satır...
Büyük, küçük... satır, satır...
Küçük büyük tümü, satır satır yazılmıştır.
Kamer suresi, 54. ayet. إِنَّ ٱلْمُتَّقِينَ فِى جَنَّٰتٍ وَنَهَرٍ
Şüphesiz Allah'a karşı gelmekten sakınanlar cennetlerde, ırmak başlarındadırlar.
(54, 55) Muttakîler (duyarlı olanlar) ise güçlü hükümdarın (Allah'ın) huzurunda ‘doğruluk makamındaki' dipnot 1 bahçelerde ve ırmak(ların kenarların)da olacaklardır.
Ne var ki, sorumluluğunun bilincinde olanlar cennetlerde ve ırmaklar arasında (mest) olacaklar:
(Bu nedenle,) Allah'a karşı sorumluluklarının bilincinde olanlar, kendilerini bir bahçeler ve akarsular (cennetin)de bulacaklar,
Muhakkak ki korunanlar cennetlerde ve nehir kıyılarındadırlar.
Hiç şüphesiz muttakiler, cennetlerde ve nehir (çevresin)dedirler.
Takvâ sahipleri cennetlerde ve ırmakların kenarlarında,
Kuşkusuz, sorumluluk bilinci taşıyanlar, cennetlerde ve ırmaklardadır.
Takva sahipleri cennetlerde ve ırmakların kenarlarındadır.
Erdemliler, bahçeler ve ırmaklar içindedir.
Erdemliler, cennetler (bahçeler) ve ırmaklar içindedir.
Şüphesiz takva sahipleri cennetlerde nur içindedirler.
Şübhesiz müttekıler Cennetlerde nur içinde
Takva sahipleri cennetlerde dipnot 1 ve nehir kenarlarındadır.
Takva sahipleri cennetlerde dipnot 1 ve nehir kenarlarındadır.
Takva sahipleri cennetlerde dipnot 1 ve nehir kenarlarındadır.
Hiç şüphesiz muttakiler, cennetlerde ve nehir (çevresin)dedirler.
Şübhesiz ki takva saahibleri cennetlerde, ırmaklar (kenarların) da,
Muhakkak ki muttakiler, cennetlerde ve ırmaklardadırlar.
(49-55) Mutlaka biz, her şeyi bir kaderle / belli bir ayarla yaratmışızdır. (Kısıt ve serbestlik yazgısı / ayarlaması) Bizim işimiz tek bir göz kırpması gibidir. Kesin olan şu ki sizin benzerlerinizden / aynı kafa yapısında olanlardan helak ettik ders alan var mı? Yaptıkları her şey zübürdadır / kitaptadır. Küçük büyük her şey yazılıdır / satırlanmıştır. Sakınanlar / muttakiler, kesinlikle cennetlerde ve nehirlerdedirler. İktidar sahibi melikin yanında, sözüne bağlılık / sadakat tahtındadırlar. (Âdem Resulullah’ın mesajı; Adam olmak hatasızlık değil hatayı itiraf etmektir. Nuh Resulullah’ın mesajı; sen karada gemini yap lazım olursa Allah denizi ayağına getirir. Yakup Resulullah’ın mesajı; Saf sevgiyle iki göz verirsen bin gözün göremediği bir bu run sahibi olursun. Yusuf Resulullah’ın mesajı; Bir kişi sabır, sebat, ilim, hikmet, gayret, iffet ve hizmetle koca ülkenin kaderini değiştirir. İbrahim Resulullah’ın mesajı; Hiçbir nemrudun ateşi imanı yakamaz. İsmail Resulullah’ın mesajı; Sen Allah’a kur ban olursan varlık sana kurban olur. Musa Resulullah’ın mesajı; Firavunun zulmü anaların rahmine kadar uzanmışsa Musa’yı Firavunun sarayında arayınız.
Takva sahibi olanlar, Cennetler'de ve pınarlardadır.
Korunanlar cennetlerde ırmaklar(ın kenarın)dadırlar.
Kendini yanlışlardan koruyanlar bahçelerde ve ırmaklarda olacak dipnot 1 ,
Kendilerini koruyanlar bahçelerde, ırmak kıyılarında dolaşacak,
Takva sahipleri Cennetlerde ve ırmaklar içindedir.
Korunanlar ise cennetlerde ve ırmaklarda.
Korunup sakınanlar; bahçelerde, nehir kıyılarındadır.
Kamer suresi, 55. ayet. فِى مَقْعَدِ صِدْقٍ عِندَ مَلِيكٍ مُّقْتَدِرٍۭ
Muktedir bir hükümdarın katında, doğruluk meclisindedirler.
(54, 55) Muttakîler (duyarlı olanlar) ise güçlü hükümdarın (Allah'ın) huzurunda ‘doğruluk makamındaki' dipnot 1 bahçelerde ve ırmak(ların kenarların)da olacaklardır.
sadakat tahtında... sonsuz hükümranlık ve iktidar sahibinin yüce huzurunda...
her şeyin belirleyicisi olan Kudret Sahibi'nin huzurunda, (saf) gerçeğin tahtı üzerinde...
Melik-i Muktedir'in kuvveleriyle hakikati yaşam boyutundadırlar!
Çok kudretli, mülkünün sonu olmayan (Allah)ın yanında doğruluk makamındadırlar.
güçlü ve Yüce Allah'ın huzurunda hak meclisindedirler.
Egemen; Dilediğini Yapanın katında; doğruların konumunda.
Güçlü ve Yüce Allah'ın huzurunda, hak meclisindedirler/doğruluk makamındadırlar.
Güçlü Yönetici yanında onurlu makamlardadırlar.
Güçlü Kralın yanında onurlu makamlardadırlar.
Kudretine nihayet olmayan padişahlar padişahının yüce huzurunda doğrulara has mecliste!
Sadakat meclisinde, kudretine nihayet olmıyan bir şehinşahın huzurı kibriyasında
Sonsuz Güç Sahibi yöneticinin katında, sadakat makamındadırlar. dipnot 1
Sonsuz Güç Sahibi yöneticinin katında, sadakat makamındadırlar. dipnot 1
Sonsuz Güç Sahibi yöneticinin katında, sadakat makamındadırlar. dipnot 1
Çok kudretli, mülkünün sonu olmayan (Tanrı)nın yanında doğruluk makamındadırlar.
Hak meclisinde (ve) kudret saahibi, mülkü çok yüce olan (Allah) ın yanındadırlar.
Doğruluk makamında, güçlü bir hükümdarın katındadırlar.
(49-55) Mutlaka biz, her şeyi bir kaderle / belli bir ayarla yaratmışızdır. (Kısıt ve serbestlik yazgısı / ayarlaması) Bizim işimiz tek bir göz kırpması gibidir. Kesin olan şu ki sizin benzerlerinizden / aynı kafa yapısında olanlardan helak ettik ders alan var mı? Yaptıkları her şey zübürdadır / kitaptadır. Küçük büyük her şey yazılıdır / satırlanmıştır. Sakınanlar / muttakiler, kesinlikle cennetlerde ve nehirlerdedirler. İktidar sahibi melikin yanında, sözüne bağlılık / sadakat tahtındadırlar. (Âdem Resulullah’ın mesajı; Adam olmak hatasızlık değil hatayı itiraf etmektir. Nuh Resulullah’ın mesajı; sen karada gemini yap lazım olursa Allah denizi ayağına getirir. Yakup Resulullah’ın mesajı; Saf sevgiyle iki göz verirsen bin gözün göremediği bir bu run sahibi olursun. Yusuf Resulullah’ın mesajı; Bir kişi sabır, sebat, ilim, hikmet, gayret, iffet ve hizmetle koca ülkenin kaderini değiştirir. İbrahim Resulullah’ın mesajı; Hiçbir nemrudun ateşi imanı yakamaz. İsmail Resulullah’ın mesajı; Sen Allah’a kur ban olursan varlık sana kurban olur. Musa Resulullah’ın mesajı; Firavunun zulmü anaların rahmine kadar uzanmışsa Musa’yı Firavunun sarayında arayınız.
Muktedir bir hükümdarın katında, doğruluk meclisindedirler.
Güçlü padişahın huzurunda doğruluk koltuklarında (memnunluk içinde)dirler.
Doğru olanların makamında, iktidar sahibi hükümdarın /Allah'ın huzurunda bulunacaklardır.
Doğruluk meclisinde, ölçüleri koyan hükümdarın katında olacaklardır.
Güçlü bir hükümdarın hak meclisindedirler.
Doğruluk makamında, tüm gücü elinde bulunduran bir hükümdarın yanındadırlar.
Güçlü bir padişahın/bir Melik'in katında, özü sözü birlere has oturma yerlerinde...
Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. Öntanımlı açık dört meal öncelik sırasına göredir; listeden hepsi açılabilir.