Diyanet İşleri
Kıyamet yaklaştı ve ay yarıldı.
Kamer suresi
Kamer suresi, 1. ayet. ٱقْتَرَبَتِ ٱلسَّاعَةُ وَٱنشَقَّ ٱلْقَمَرُ
iḳterabeti-ssâ`atü venşeḳḳa-lḳamer.
Kıyamet yaklaştı ve ay yarıldı.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Ayın yarılması ve davetçinin günü Kamer 1–8 3
Kıyamet yaklaştı ve ay yarıldı.
Onlar bir mucize görseler yüz çevirirler ve "Süregelen bir sihirdir" derler.
Peygamberi yalanladılar, nefislerinin arzularına uydular. Halbuki her iş, (Allah nasıl takdir ettiyse öylece) gerçekleşecek (değişmeyecek)tir.
Andolsun, onlara içinde caydırıcı tehditlerin bulunduğu haberler geldi.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
1-2. Yüce Allah, Kıyametin gerçekleşme zamanının yaklaşmış olduğunu, geleceği vaktin yakınlaştığını haber vermektedir. Bununla birlikte bu yalanlayıcılar, hâlâ onu yalanlamaya devam etmekte, bu Kıyamet’in kopuşuna hazırlık yapmamaktadırlar. Allah ise bu Kıyamet’in kopuşuna delil teşkil eden ve benzerini gören insanların iman etmelerini sağlayacak türden pek büyük âyetler/mucizeler göstermektedir.
Abdullah’ın oğlu Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem’in getirdiklerinin doğruluğuna delil teşkil eden en büyük delil ve mucizelerden birisi de şudur: İnkarcılar, kendilerine getirdiklerinin doğruluğuna, kendisinin de doğru söylediğine delil teşkil edecek şekilde olağanüstü bir iş göstermesini istediklerinde Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem, aya işaret etmiş, o da Allah’ın izni ile birisi Ebu Kubeys dağı üzerinde diğeri de Kuaykı’ân dağı üzerinde olmak üzere iki parçaya ayrılmış idi.
İnsanların herhangi bir şekilde göz boyamakla ve olduğundan farklı göstermekle yapamayacakları ulvî âlemde gerçekleşen bu pek büyük mucizeyi müşrikler de başkaları da görmüşler, benzeri görülmedik bir olaya tanık olmuşlardır. Hatta kendisinden önceki herhangi bir peygamber tarafından benzerinin gösterildiğini işitmedikleri bir olaya şahit olmuşlardı.
Bundan dolayı gözleri kamaştı, ama yine de iman kalplerine girmedi. Allah da onlar için hayır murat etmedi. Bu sefer iftiralarına ve azgınlıklarına yönelip şöyle dediler: “Muhammed bizi büyüledi. Bunun doğru olup olmadığının tek alâmeti şudur: Sizler uzak yerlerden yolculuk yapıp gelenlere soracaksınız. Çünkü o sizi büyülemiş olsa da sizin gibi burada hazır bulunmayan kimseleri büyülemiş olamaz.”
Gelen herkese sordular. Gelen yolcular da onlara bu işin gerçekleştiğini haber verince bu sefer de: “Öteden beri süregelen bir sihirdir” dediler. Muhammed bizi büyülediği gibi başkalarını da büyülemiştir, dediler. Bu ise ancak insanların en akılsızlarının, hidâyetten en uzak olanlarının ve en şaşkınlarının kabul edebileceği türden bir iftiradır.
Bununla onlar yalnızca bu mucizeyi inkâr etmiş olmuyorlardı. Aksine onlar kendilerine gelen her türlü âyet ve mucizeyi yalanlamakta ve hepsine ret karşılığı vermeye hazır kimselerdi. Bundan dolayı Yüce Allah şöyle buyurmaktadır: “Ama onlar bir âyet/mucize görseler yüz çevirirler.” Çünkü onların maksatları hakka ve hidâyete tabi olmak değildir. Onların maksadı hevâya uymaktır. Bundan dolayı Yüce Allah şöyle buyurmaktadır:
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Kıyametin gelişi yaklaştı ve Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'in zamanında Ay yarıldı. Ay'ın yarılması Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-'in gözle görülen mucizelerindendir.
Aynı kök: شقق (28 geçiş) · Aynı kök: قرب (96 geçiş)
Eğer yakın bir dünya menfaati ve kolay bir yolculuk olsaydı, (sefere katılmayan münafıklar da) mutlaka sana uyarlardı. Fakat meşakkatli yol, onlara…
Aynı kök: سوع (49 geçiş) · Aynı kök: قرب (96 geçiş)
Göklerin ve yerin gaybı Allah'a aittir. Kıyamet'in kopması, bir göz kırpması gibi veya daha az bir zamandır. Şüphesiz Allah, her şeye hakkıyla gücü…
Aynı kök: سوع (49 geçiş) · Aynı kök: قرب (96 geçiş)
İnsanlar sana kıyametin vaktini soruyorlar. De ki: "Onun ilmi ancak Allah katındadır." Ne bilirsin, belki de kıyamet yakında gerçekleşir.
Aynı kök: سوع (49 geçiş) · Aynı kök: قرب (96 geçiş)
Allah, hak olarak Kitab'ı ve mizanı indirendir. Sen nereden bileceksin belki de o saat (kıyamet) yakındır.
Aynı kök: شقق (28 geçiş)
Sonra bunun ardından kalpleriniz yine katılaştı; taş gibi, hatta daha katı oldu. Çünkü taş vardır ki, içinden ırmaklar fışkırır. Taş vardır ki…
Aynı kök: شقق (28 geçiş)
Eğer onlar böyle sizin iman ettiğiniz gibi iman ederlerse, gerçekten doğru yolu bulmuş olurlar; yüz çevirirlerse onlar elbette derin bir ayrılığa…
Aynı kök: قمر (27 geçiş)
Ay'ı doğarken görünce de, "İşte Rabbim!" dedi. Ay da batınca, "Andolsun ki, Rabbim bana doğru yolu göstermezse, mutlaka ben de sapıklardan olurum"…
Aynı kök: قمر (27 geçiş)
O, karanlığı yarıp sabahı çıkarandır. Geceyi dinlenme zamanı, güneşi ve ayı da ince birer hesap ölçüsü kıldı. Bütün bunlar mutlak güç sahibinin,…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
O (Son) Saat yaklaşmıştır ve (o zaman geldiğinde) ay yarılmış (olacak)tır. dipnot 1
Son saat yaklaşacak ve ay yarılacak.
Son saat yaklaşacak ve ay yarılacak!
Yaklaştı o saat ve Kamer (Ay) yarıldı!
Saat (kıyamet vakti) yakınlaştı ve ay yarıldı.
Kıyamet yaklaştı ve ay yarıldı.
Evrenlerin sonu yaklaştı ve Ay yarıldı! dipnot 469
- Kıyamet yaklaşıp ay yarılsa, onlar da bu oluşumu gözleriyle görseler, "Bu devamlı yapılan bir büyüdür" diyerek yüz çevirirler.
O an yaklaştı ve ay yarıldı. dipnot 1
Saat (dünyanın sonu) yaklaştı ve ay yarıldı.
Yaklaştı kıyamet, ay yarıldı!
Yaklaştı Saat, yarıldı Kamer
Sa'at dipnot 1 yaklaştı ve Ay yarıldı. dipnot 2
Sa'at dipnot 1 yaklaştı ve Ay yarıldı. dipnot 2
Sa'at dipnot 1 yaklaştı ve Kamer yarıldı. dipnot 2
Saat (kıyamet vakti) yakınlaştı ve ay yarıldı.
Saat yaklaşdı. Ay (ikiye) ayrıldı.
Saat yaklaştı ve ay yarıldı.
(1-8) Saat / zaman yaklaştı ve ay yarıldı. Ayet gördüklerinde yüz çevirirler ve bu süreklilik arz eden bir büyüdür / bir sihirdir / etkileme sanatıdır derler. Yalanladılar ve keyflerine / h evalarına uydular. Her işin varacağı bir kararı / ulaşacağı bir amacı var. Kesin olan şu ki onlara içinde caydırıcılık olan haberler ve tam bir gerekçe / hikmet geldi. Ama uyarmak fayda vermiyor. Onlardan yüz çevir. Çağrıcı o gün tanıma dıklarına / inkâr ettiklerine doğru çağırdığı nda, o nlar, bakışları yılgın / düşkün, etrafa yayılmış çekirge sürüleri gibi cesetlerinden çıkarlar. Çağırana doğru koşarlarken/ seğirtirlerken kafirler, bugün zorlu gün, bugün zorlu gün, derler.
O saat/Kıyamet yaklaştı ve Ay yarıldı.
O sa'at yaklaştı, ay yarıldı.
O saat /yeniden diriliş saati yaklaştı dipnot 1 . Her şey ayan beyan ortaya çıktı dipnot 2 .
Vakit yaklaştı, her şey ay gibi ortaya çıktı.
Kıyamet yaklaştı. Ay yarıldı.
Kıyamet yaklaştı. Ay yarıldı/gerçek ortaya çıktı.
Saat yaklaştı, Ay yarıldı.
The final hour, (that is the Day of Judgment), is drawing near and the moon will be cleft asunder, lose orbit and be disrupted.
The Hour draws near; the moon is split in two.
The Hour (of Judgment) is nigh, and the moon is cleft asunder.
The Hour of Resurrection drew near and the moon split asunder. dipnot 1
The Hour has drawn near and the moon has split.
The Hour has drawn near, and the moon has been cleft asunder (the people of Makkah requested Prophet Muhammad صلى الله عليه وسلم to show them a miracle, so he showed them the splitting of the moon).[1]
The Hour has drawn near and the moon is split.
The Hour (of doom of the enemies of the Prophet) has drawn nigh and (to indicate it) the moon is rent asunder.
The Hour has drawn nigh: the moon is split.
The hour (of judgment) approaches as moon is being split.
The Hour draws nigh, and the moon is split asunder.
The moment drew near, and the moon was split.
The hour of judgment approacheth; and the moon hath been split in sunder:
The hour drew nigh (or is nigh) and the moon was rent in twain (or is rent).
The Hour (The Arabic noun is feminine) has drawn near, and the moon (The Arabic noun is masculine) is cloven.
The hour drew nigh and the moon was rent in twain.
THE HOUR HAS come and split is the moon.
THE LAST HOUR draws near, and the moon is split asunder!
The Hour has drawn near and the moon was split ˹in two˺.[1]
The Hour draws near, and the moon is breached.
The Hour has come closer, and the moon has split.,
The Hour has come near, and the moon has split [in two].
“Drawn nigh has the Hour, and the moon is split asunder!”
The Hour of Revolution is fast approaching. And the moon bearing banner is torn asunder.
The Hour (of Judgment) has drawn nearer, and the moon has been torn apart (cleft asunder. )
The Hour (of doom) has drawn near, and the moon has split asunder.
The Hour draws near, and the moon is breached.