Kamer suresi

Kamer suresi, 7. ayet

Kamer suresi, 7. ayet. خُشَّعًا أَبْصَٰرُهُمْ يَخْرُجُونَ مِنَ ٱلْأَجْدَاثِ كَأَنَّهُمْ جَرَادٌ مُّنتَشِرٌ

ḫuşşe`an ebṣâruhüm yaḫrucûne mine-l'ecdâŝi keennehüm cerâdüm münteşir.

Diyanet İşleri

(6-7) O halde sen de onlardan yüz çevir. Onlar, o davetçinin (İsrafil'in benzeri görülmemiş) bilinmedik (korkunç) bir şeye çağırdığı gün, gözleri düşmüş bir halde dağılmış çekirgeler gibi kabirlerden çıkarlar.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Kamer 4–10 · surenin 7. ayeti / 55

Konu Ayın yarılması ve davetçinin günü Kamer 1–8 3

  1. Kamer 4

    Andolsun, onlara içinde caydırıcı tehditlerin bulunduğu haberler geldi.

  2. Kamer 5

    Bu haberler, zirveye ulaşmış birer hikmettir! Fakat uyarılar fayda vermiyor!

  3. 6–7

    (6-7) O halde sen de onlardan yüz çevir. Onlar, o davetçinin (İsrafil'in benzeri görülmemiş) bilinmedik (korkunç) bir şeye çağırdığı gün, gözleri düşmüş bir halde dağılmış çekirgeler gibi kabirlerden çıkarlar.

  4. Kamer 8

    Davetçiye doğru koşarlarken kafirler, "Bu zor bir gün" derler.

  5. Kamer 9

    Onlardan önce Nuh'un kavmi de yalanlamıştı. Onlar kulumuzu yalanlayıp "Bu bir delidir" dediler ve kulumuz (tebliğ görevinden) alıkonuldu.

  6. Kamer 10

    O da Rabbine, "Ey Rabbim! Ben yenilgiye uğradım, yardım et" diye dua etti.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

7. “Zilletleri gözlerinden okunur bir halde” yani kalplerine ulaşan dehşet ve korkudan dolayı gözleri zilletle öne eğilmiş olacaktır “kabirlerinden çıkarlar; tıpkı (yeryüzüne) yayılmış çekirgeler gibi.” Onlar çokluklarından ve dalgalar halinde iç içe gireceklerinden dolayı oldukça çok sayıda ve yeryüzünde dağılmış olan çekirgeleri andıracaklardır.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Bakışları zelildir. Kabirlerinden çıkarak etrafa dağılmış çekirgeler gibi hesaplarının görülmesi için bir toplanma yerine giderler.

Kelimeler

8 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. خُشَّعًا huşşean korkarak kök: خشع
  2. أَبْصَـٰرُهُمْ ebsaruhum gözleri kök: بصر
  3. يَخْرُجُونَ yehrucune çıkarlar kök: خرج
  4. مِنَ mine -den
  5. ٱلْأَجْدَاثِ l-ecdasi kabirler- kök: جدث
  6. كَأَنَّهُمْ keennehum tıpkı gibidirler
  7. جَرَادٌۭ ceradun çekirgeler kök: جرد
  8. مُّنتَشِرٌۭ munteşirun yayılan kök: نشر

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: جرد (2 geçiş)

    Biz de, her biri ayrı ayrı birer mucize olmak üzere başlarına tufan, çekirge, ürün güvesi (haşarat), kurbağalar ve kan gönderdik. (Hiçbirinden ders…

  • Aynı kök: جدث (3 geçiş)

    Sura üfürülür. Bir de bakarsın, kabirlerden çıkmış, Rablerine doğru akın akın gitmektedirler.

  • Aynı kök: جدث (3 geçiş)

    (43-44) Dikili putlara akın akın gidercesine, gözleri inmiş, kendilerini zillet kaplamış bir halde mezarlarından süratle çıkacakları o günü hatırla!…

  • Aynı kök: خشع (17 geçiş)

    Sabrederek ve namaz kılarak (Allah'tan) yardım dileyin. Şüphesiz namaz, Allah'a derinden saygı duyanlardan başkasına ağır gelir.

  • Aynı kök: خشع (17 geçiş)

    Kitap ehlinden öyleleri var ki, Allah'a, size indirilene ve kendilerine indirilene, Allah'a derinden saygı duyarak inanırlar. Allah'ın ayetlerini az…

  • Aynı kök: خشع (17 geçiş)

    Onlar ağlayarak yüzüstü yere kapanırlar. Bu da onların derin saygısını artırır.

  • Aynı kök: نشر (21 geçiş)

    Her insanın amelini boynuna yükledik. Kıyamet günü kendisine, açılmış olarak karşılaşacağı bir kitap çıkaracağız.

  • Aynı kök: نشر (21 geçiş)

    (İçlerinden biri şöyle dedi:) "Mademki onlardan ve Allah'tan başkasına tapmakta olduklarından yüz çevirip ayrıldınız, o halde mağaraya çekilin ki,…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

55 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Etrafa yayılmış çekirgeler gibi bakışları perişan bir hâlde mezarlardan çıkacaklar.

Mustafa İslamoğlu

onlar yılgın ve bitkin gözlerle, savrulmuş çekirge sürüleri gibi mevzilerinden çıkacaklar;

Muhammed Esed

onlar kederli gözlerle, (rüzgarın) dağıtıp savurduğu çekirgeler gibi mezarlarından kalkacaklar,

Ahmed Hulusi

Gözleri dehşetten önlerine eğik halde, sanki yayılan çekirge sürüsü misali, cedeslerinden (kozalarından) çıkıyorlar.

Ali Bulaç

Gözleri 'zillet ve dehşetten düşmüş olarak', sanki 'yayılan' çekirgeler gibi kabirlerinden çıkarlar.

Ali Özek ve heyeti

Sanki etrafa yayılmış çekirge sürüsü gibi bakışları perişan (utançtan yere bakar) bir halde

Ali Rıza Safa

Alçalmış bakışlarla, yayılan çekirgeler gibi mezarlarından çıkarlar. dipnot 470

Ali Rıza Safa — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 470
    Çekirgeler, yumurtalarını toprağın içine yerleştirirler ve toprak altında uzun bir süre kaldıktan sonra, kurtçuklar yeryüzüne çıkarlar. Milyarlarca çekirgenin bir araya geldiği çekirge sürüleri, beş kilometreye dek uzayan alanlarda kapkara bir yoğunluk biçiminde görünürler.

Bayraktar Bayraklı

Gözleri korkudan perişan bir vaziyette, etrafa saçılmış çekirgeler gibi bulundukları yerden çıkarlar.

Edip Yüksel

Gözleri zillet içinde mezarlardan çıkarlar; tıpkı saçılmış çekirgeler gibi... dipnot 1

Edip Yüksel — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    * Diriliş için verilen çekirge örneği ilginçtir, zira bazı çekirge cinslerinin ormanlarda bıraktıkları yumurtalar yıllar sonra aynı günde kırılıp yavru çekirgeler doğururlar. Örneğin, Amerika'nın Kuzey bölgesinde Periodic Cicadas olarak bilinen çekirgeler yıllar boyu ağaç kökleriyle beslendikleri bir bekleme döneminden sonra kalabalıklar halinde ortaya çıkarlar. Bazı cinsler için bu 13 yıl, bazıları içinde 17 yıldır. * Yıllar süren bir kayboluştan sonra, şarkılar kakofonisi eşliğinde hep birlikte ortaya çıkarak Tanrı'nın doğadaki ayetlerine görebilenler için diriliş gününe bir örnek vererek tanıklık ederler. Bu ve daha nice bilimsel konuyu tartıştığım ilk kitabım Kuran En Büyük Mucize'de (1981-1982 ve eklemelerle 1983-1986), bu konuyla ilgili şunları yazmıştım: "Çekirgeler, toprağın altından, uzun müddet kaldıktan sonra, topluca, çok kalabalık olarak yeryüzüne çıkarlar. İnsanlar da, toprağın altında, uzun müddet kaldıktan sonra, topluca, çok kalabalık olarak, yeryüzüne çıkarlar. Tabii, benzeyen ile benzetilen arasında bazı farklılıklar olacaktır. Nitekim çekirgeler toprağın altında diridirler. İnsan vücudu ise ceset halindedir..." * Bak: 24:35; 29:43 ve 4:82.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Gözleri zillet içinde mezarlardan çıkarlar; tıpkı saçılmış çekirgeler gibi...

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Gözleri düşkün düşkün sanki yayılan çekirgeler gibi kabirlerden çıkarlar.

Elmalılı Hamdi Yazır

Gözleri düşgün düşgün kabirlerden çıkarlar, sanki çıvgın çekirgeler gibi

Erhan Aktaş

Kabirlerinden baygın gözlerle çıkarlar. Etrafa dağılmış çekirgeler gibidirler.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Kabirlerinden baygın gözlerle çıkarlar. Etrafa dağılmış çekirgeler gibidirler.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Kabirlerinden baygın gözlerle çıkarlar. Etrafa dağılmış çekirgeler gibidirler.

Gültekin Onan

Gözleri 'zillet ve dehşetten düşmüş olarak', sanki 'yayılan' çekirgeler gibi kabirlerinden çıkarlar.

Hasan Basri Çantay

gözleri zelil ve hakıyr (dönüş) olarak, (hepsi de) çıvgın (ve yaygın) çekirgeler gibi, kabirler (in) den çıkacaklar,

İbni Kesir

Gözleri hor ve hakir olarak, yaygın çekirgeler gibi kabirlerinden çıkarlar.

Mehmet Alagaş

(1-8) Saat / zaman yaklaştı ve ay yarıldı. Ayet gördüklerinde yüz çevirirler ve bu süreklilik arz eden bir büyüdür / bir sihirdir / etkileme sanatıdır derler. Yalanladılar ve keyflerine / h evalarına uydular. Her işin varacağı bir kararı / ulaşacağı bir amacı var. Kesin olan şu ki onlara içinde caydırıcılık olan haberler ve tam bir gerekçe / hikmet geldi. Ama uyarmak fayda vermiyor. Onlardan yüz çevir. Çağrıcı o gün tanıma dıklarına / inkâr ettiklerine doğru çağırdığı nda, o nlar, bakışları yılgın / düşkün, etrafa yayılmış çekirge sürüleri gibi cesetlerinden çıkarlar. Çağırana doğru koşarlarken/ seğirtirlerken kafirler, bugün zorlu gün, bugün zorlu gün, derler.

Rowwad Tercüme Merkezi

Gözleri düşkün (zillet içinde), sanki yayılan çekirgeler gibi kabirlerinden çıkarlar.

Süleyman Ateş

Gözleri düşkün düşkün (zillet ve dehşet içinde) kabirlerden çıkarlar; tıpkı yayılan çekirgeler gibidirler.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Gözleri saygıyla öne eğik olarak kabirlerinden çıkar, çekirge sürüleri gibi olurlar.

Şaban Britch

Gözleri yere yıkık çekirgeler gibi yayılmış kabirlerinden çıkarlar.

Şaban Piriş

(7-8) Gözleri yere yıkık çekirgeler gibi yayılmış o çağırana koşarak kabirlerinden çıkarlar. Kafirler: -Bu, zor bir gün! derler.

Yaşar Nuri Öztürk

Kaymış olarak gözleri, çıkarlar kabirlerden. Sanki çekirgelerdir, çıvgın mı çıvgın!

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Incensed by humiliation reflecting their multiplied wrongs, they will emerge from the graves with downcast eyes in throngs like locusts clustering in myriads,

Abdul Haleem

eyes downcast, they will come out of their graves like swarming locusts

Abdullah Yusuf Ali

They will come forth,- their eyes humbled - from (their) graves, (torpid) like locusts scattered abroad,

Aisha Bewley

they will emerge from their graves with downcast eyes, like swarming locusts,

Al-Hilali & Khan

They will come forth, with humbled eyes from (their) graves as if they were locusts spread abroad,

Ali Quli Qarai

with a humbled look [in their eyes], they will emerge from the graves as if they were scattered locusts,

Amatul Rahman Omar

While (with the sense of remorse) their eyes will be downcast, they will come forth from (their) graves as though they were (swarms of) locusts being scattered about,

Arthur John Arberry

abasing their eyes, they shall come forth from the tombs as if they were scattered grasshoppers,

Bijan Moeinian

They will come out of their graves with the most horrified eyes resembling to a bunch of locusts.

E. Henry Palmer

Humbly casting down their looks shall they come forth from their graves, as though they were locusts scattered abroad!

Edip-Layth

With their eyes humiliated, they come out of the graves like scattered cicadas.

George Sale

they shall come forth from their graves with down-cast looks: Numerous as locusts scattered far abroad;

Hamid S. Aziz

With downcast eyes, they come forth from their graves as if they were scattered locusts,

Mahmoud Ghali

With most submissive be holdings, they will go out of the graves as if they were locusts spread abroad,

Marmaduke Pickthall

With downcast eyes, they come forth from the graves as they were locusts spread abroad,

Mohamed Ahmed - Samira

They will come out of the graves with downcast eyes like an expanding swarm of locusts.

Muhammad Asad

they will come forth from their graves, with their eyes downcast, [swarming about] like locusts scattered [by the wind],

Mustafa Khattab

With eyes downcast, they will come forth from the graves as if they were swarming locusts,

Progressive Muslims

With their eyes humiliated, they come out of the graves like scattered locusts.

Rashad Khalifa

With their eyes humiliated, they come out of the graves like scattered locusts.

Sahih International

Their eyes humbled, they will emerge from the graves as if they were locusts spreading,

Sam Gerrans

Their eyes humbled, they will come forth from the graves like locusts spreading,

Shabbir Ahmed

They will come forth from their places of rest like a swarm of locusts, but will be thoroughly dispersed with their eyes downcast.

Syed Vickar Ahamed

They will come forth— Their eyes humbled—. From (their) graves, (dazed) like locusts scattered aboard.

Taqi Usmani

With their eyes humbled, they will come out of the graves like locusts spread all over,

The Monotheist Group

With their eyes humiliated, they come out of the graves like scattered locusts.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Kamer suresi, 7. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Kamer suresi, 7. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Kamer suresi, 7. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩