Diyanet İşleri
İnkar edenler diyorlar ki: "Ona (Muhammed'e) Rabbinden bir mucize indirilseydi ya!" De ki: "Şüphesiz Allah dilediğini saptırır, kendisine yöneleni de doğru yola eriştirir."
Ra'd suresi
Ra'd suresi, 27. ayet. وَيَقُولُ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ لَوْلَآ أُنزِلَ عَلَيْهِ ءَايَةٌ مِّن رَّبِّهِۦ قُلْ إِنَّ ٱللَّهَ يُضِلُّ مَن يَشَآءُ وَيَهْدِىٓ إِلَيْهِ مَنْ أَنَابَ
veyeḳûlü-lleẕîne keferû levlâ ünzile `aleyhi âyetüm mir rabbih. ḳul inne-llâhe yüḍillü mey yeşâü veyehdî ileyhi men enâb.
İnkar edenler diyorlar ki: "Ona (Muhammed'e) Rabbinden bir mucize indirilseydi ya!" De ki: "Şüphesiz Allah dilediğini saptırır, kendisine yöneleni de doğru yola eriştirir."
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Kalpler Allah'ı anmakla huzur bulur; mucize isteği Ra'd 27–31 3
"Sabretmenize karşılık selam sizlere. Dünya yurdunun sonucu (olan cennet) ne güzeldir!"
Allah'a verdikleri sözü, pekiştirilmesinden sonra bozanlar, Allah'ın korunmasını emrettiği şeyleri (akrabalık bağlarını) koparanlar ve yeryüzünde fesat çıkaranlar var ya; işte lanet onlara, yurdun kötüsü (cehennem) de onlaradır.
Allah, rızkı dilediğine bol verir, (dilediğine de) kısar. Onlar ise dünya hayatı ile sevinmektedirler. Halbuki dünya hayatı, ahiretin yanında çok az bir yararlanmadan ibarettir.
İnkar edenler diyorlar ki: "Ona (Muhammed'e) Rabbinden bir mucize indirilseydi ya!" De ki: "Şüphesiz Allah dilediğini saptırır, kendisine yöneleni de doğru yola eriştirir."
Onlar, inananlar ve kalpleri Allah'ı anmakla huzura kavuşanlardır. Biliniz ki, kalpler ancak Allah'ı anmakla huzur bulur.
İnanan ve salih amel işleyenler için, mutluluk ve güzel bir dönüş yeri vardır.
(Ey Muhammed!) Böylece seni, kendilerinden önce nice ümmetlerin geçmiş olduğu bir ümmete gönderdik ki, onlar Rahman'ı inkar ederken sana vahyettiğimizi kendilerine okuyasın. De ki: "O, benim Rabbimdir. O'ndan başka hiçbir ilah yoktur. Ben yalnız O'na tevekkül ettim, dönüşüm de yalnız O'nadır."
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
27. Yüce Allah, Allah’ın âyetlerini inkâr edenlerin, Allah Rasûlüne karşı inatlaşarak birtakım mucize taleplerinde bulunup şöyle dediklerini haber vermektedir: “Ona Rabbinden bir mucize indirilmeli değil miydi?” Onlar böyle bir mucize görecek olursa iman edeceklerini iddia ediyorlardı. Yüce Allah da onlara şöylece cevap vermektedir: “De ki: Şüphesiz Allah dilediğini saptırır ve kendisine yönelenleri” O’nun rızasını isteyenleri “de doğru yola iletir.” Hidâyet bulmak ve sapıklık, kulların ellerinde değildir, o halde nasıl onlar bunu, gösterilmesini istedikleri mucizelere bağlı kabul ediyorlar? Bununla birlikte onlar, bu iddialarında da yalancıdırlar. Zira “Eğer biz (istedikleri gibi) onlara melekleri indirseydik, ölüler de onlarla konuşsaydı ve her şeyi karşılarına toplasaydık onlar yine de -Allah dilemedikçe- iman etmezlerdi. Fakat onların çoğu bilmezler.” (el-Enâm, 6/111)
Diğer taraftan Allah Rasûlünün de onların teklif ettikleri mucizeleri getirme yükümlülüğü yoktur. Aksine onlara herhangi bir mucize getirip de getirdiği dinin hak olduğu açıkça ortaya çıkacak olursa bu kadarı yeterlidir ve bununla maksat hasıl olur. Üstelik bu, onların tayin ederek mucize istemelerinden onlar için daha faydalıdır. Çünkü teklif ettikleri şekilde mucize gelecek olur da ona inanmazlarsa bu sefer azap derhal gelip onları bulur.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Allah'ı ve ayetlerini inkâr edenler şöyle diyorlar: Muhammed'in doğruluğuna Rabbi katından somut mucizeler indirilseydi de ona iman etseydik ya! -Ey Resul!- Bu öneride bulunanlara şöyle de: Şüphesiz Allah adaleti ile dilediğini saptırır ve lütfu ile kendisine tövbe ederek dönen kimseye de hidayet eder. Mucize indirilmesi ile bağlantı kurdukları hidayet onların elinde değildir.
Aynı kök: نوب (18 geçiş) · Ortak kavram: Dalâlet (Sapma)
İnsana bir zarar dokunduğu zaman Rabbine yönelerek O'na yalvarır. Sonra kendi tarafından ona bir nimet verdiği zaman daha önce O'na yalvardığını…
Aynı kök: نوب (18 geçiş)
Çünkü İbrahim çok içli ve Allah'a yönelen bir kimseydi.
Aynı kök: نوب (18 geçiş)
Şu'ayb, şöyle dedi: "Ey kavmim! Söyleyin bakayım, ya ben Rabbimden gelen açık bir delil üzere isem ve katından bana güzel bir rızık vermişse!. Ben…
Ortak kavram: Dalâlet (Sapma)
(6-7) Bizi doğru yola, kendilerine nimet verdiklerinin yoluna ilet; gazaba uğrayanlarınkine ve sapıklarınkine değil.
Ortak kavram: Dalâlet (Sapma)
İşte onlar, hidayete karşılık sapıklığı satın almış kimselerdir. Bu yüzden alışverişleri onlara kar getirmemiş ve (sonuçta) doğru yolu…
Ortak kavram: Dalâlet (Sapma)
Allah, bir sivrisineği, ondan daha da ötesi bir varlığı örnek olarak vermekten çekinmez. İman edenler onun, Rablerinden (gelen) bir gerçek olduğunu…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Kâfir olanlar diyorlar ki: "Ona Rabbinden bir ayet (mucize) indirilseydi ya!" De ki: "Şüphesiz ki Allah dileyeni (layık gördüğünü) saptırır (sapkınlığını onaylar); kendisine yöneleni ise doğru yola ulaştırır." dipnot 1
Yine inkarda direnenler, "Ona Rabbinden bir mucize indirilmesi gerekmez miydi?" derler. De ki: "Allah dileyen kimsenin sapmasını diler, kendisine yönelen kimseyi ise doğru yola yönlendirir";
İmdi, (Peygamber'in getirdiği mesajın) doğruluğunu inkar edenler, "Ona Rabbinden mucizevi bir alamet indirilmeli değil miydi?" diyorlar. Sen de şöyle de: "Bilin ki, (sapmayı) dileyeni saptıran da, O'na yöneleni Kendisine yaklaştıran da, şüphesiz Allah'tır;
O hakikat bilgisini inkar edenler: "O'na Rabbinden bir mucize inzal edilseydi ya?" derler. . . De ki: "Muhakkak ki Allah dilediğini saptırır, kendisine dönüp yöneleni de hakikate erdirir. "
İnkar edenler: "Ona Rabbinden bir ayet (mucize) indirilseydi ya!" derler. De ki: "Şüphesiz Allah, dilediğini şaşırtıp saptırır, kendisine katıksızca yöneleni de dosdoğru yola yöneltip iletir."
Kâfir olanlar diyorlar ki: «Ona Rabbinden bir mucize indirilmeli değil miydi?» De ki: Kuşkusuz Allah dilediğini saptırır, kendisine yöneleni de hidayete erdirir.
Nankörlük edenler, üstelik şöyle dediler: "Efendisinden, Ona, bir mucize indirilmeliydi; öyle değil mi?" De ki: "Kuşkusuz, Allah, dilediğini saptırır; Kendisine yöneleni de doğru yola eriştirir!"
İnkar edenler,"Rabbinden ona bir mucize indirilmeli değil miydi?" derler. De ki: "Doğrusu, Allah dileyeni saptırır, bütün benliğiyle kendisine yöneleni de doğru yola iletir."
İnkar edenler, "Ona Efendinden bir mucize indirilmeli değil miydi?" diyorlar. De ki: "ALLAH dileyeni saptırır ve yöneleni doğruya ulaştırır."
İnkar edenler, 'Ona Rabbinden bir mucize indirilmeli değil miydi,' diyorlar. De ki: 'ALLAH dileyeni saptırır ve yöneleni doğruya ulaştırır.'
Yine o küfredenler diyorlar ki: "Ona Rabbinden bir mucize indirilseydi ya! De ki: "Gerçekten Allah dilediği kimseyi şaşırtıyor, kendisine gönül vereni de hidayete eriştiriyor.
Yine o küfredenler diyorlar ki: Ona Rabbından bir ayet indirilseydi ya!.. De ki, hakikat Allah dilediği kimseyi şaşırtıyor, kim de gönül verirse kendini hidayet buyuruyor
Kafirler: "Rabb'inden ona bir ayet dipnot 1 indirilseydi ya!" diyorlar. De ki: "Allah, hak edeni saptırır dipnot 2 , kendisine yönelen kimseyi de doğru yola iletir."
Kafirler: "Rabb'inden ona bir ayet dipnot 1 indirilseydi ya!" diyorlar. De ki: "Allah, hak edeni saptırır dipnot 2 , kendisine yönelen kimseyi de doğru yola iletir."
Gerçeği yalanlayan nankörler: "Rabb'inden ona bir ayet dipnot 1 indirilseydi ya!" diyorlar. De ki: "Allah, dileyen kimseyi dalalette dipnot 2 bırakır, kendisine yönelen kimseyi de doğru yola iletir."
Küfredenler: "Ona rabbinden bir ayet indirilseydi ya!" derler. De ki: "Şüphesiz Tanrı dilediğini şaşırtıp saptırır, kendisine katıksızca yöneleni de dosdoğru yola yöneltip iletir."
O küfredenler: "Ona (peygambere) Rabbinden bir (azab) mu'cize (si) indirilmeli değil miydi"? derler. De ki: "Şübhesiz Allah kimi dilerse onu dalalete götürür, gönlünü kendine çevirdiklerini ise doğru yola iletir".
Küfredenler dediler ki: Rabbından kendisine bir ayet inidirilmeli değil miydi? De ki: Allah dilediğini saptırır, kendisine yöneleni de doğru yola eriştirir.
(18-28) Rablerine icabet edenlere, daha güzeli vardır, O’na icabet etmeyenler ise yerdeki olanların tümünü ve bir o kadarını da fidye olarak verirlerdi, hesabın kötü olanı işte onlar içindir, varacakları yer de cehennemdir, ne kötü oturulacak yerdir / mahattır. Rabbinden sana indirilenin gerçek olduğunu bilen kimse kör biri mi gibidir? Muhakkak ki akıl uluları bunu düşünürler. Allah’a verdiği söze vefalı davrananlar, sözleşmelerini bozmazlar. (Yunqızu, enkaz, yıkmak) Allah’ın ulaştırılmasını emrettiği şeyin ulaştır ılmasını sağlarlar, Rablerinden tedirgin olurlar ve hesabın kötüsünden korkarlar , Allah’ın yüzüne kavuşmak amacıyla sabredenler, namazı kılarlar, onları rızıklandırdıklarımızdan gizli ve aleni harcarlar , kötülüğü güzellikle savarlar , n etice yurdu / akıbet yurdu işte onlar içindir , Adn cennetleri, oraya girecekler ve babalarından zevcelerinden ve soylarından ıslah olanlar da oraya girecekler , melekler de onların yanına her kapıdan girerler, selam sabrınızdan dolayı size, akıbet yurdu bir nimettir. Allah’a verdikleri sözü, sözleştikten sonra bozanlar ve ulaştırılması gereken Allah’ın emrini koparanlar ve arzda bozgunculuk yapanlar, işte onlara lanet vardır, onlara yurdun kötüsü vardır, Allah rızkı istediğine basitleştirir ve de sınırlandırır, dünya hayatı ile sevindiler, dünya hayatı ise ahiret hayatı için ancak tüketim / geçim malzemedir. Kafirler, keşke Onun Rabbinden üzerine bir ayet indirilseydi ya derler de ki Muhakkak ki Allah istediğini saptırır , O’na yöneleni de yola sokar , o kimseler iman etmişlerdir ve Allah’ı hatırla yıp anmayla kalpleri doygunluğa ermiştir / tatmin olmuştur. Dikkat edin kalpler ancak Allah’ı hatırlayıp anmakla / zikir ile tatmin olur.
Kâfir olanlar: “Kendisine Rabbinden bir âyet (mûcize) indirilmeli değil miydi?” derler. De ki: “Şüphesiz Allah dilediğini saptırır ve kendisine yönelenleri de doğru yola iletir.”
İnkar edenler: "Ona Rabbinden bir ayet indirilmeli değil miydi?" diyorlar. De ki: "Allah, dilediğini (bu tür sözlerle) saptırır. Yöneleni de kendisine iletir."
Kafirlik edenler: "Rabbinden ona bir ayet /mucize indirilseydi ya!" derler dipnot 1 . De ki: "Allah, (sapıklığın) gereğini yapanı sapık sayar, kendisine yöneleni de yoluna kabul eder dipnot 2 ."
Ayetleri görmezlikten gelenler (kafirler) derler ki "Rabbinden ona bir mucize indirilseydi ya." De ki "Allah, sapıklığı tercih edeni saptırır, doğruya yöneleni de kendine yöneltir dipnot 1 ."
Kâfirler: O’na Rabbinden bir ayet/mucize indirilmeli değil miydi? derler. De ki: Kuşkusuz Allah dilediğini saptırır ve Kendisine yöneleni doğru yola eriştirir.
İnkar edenler: -O'na Rabbinden bir mucize indirilmeli değil miydi? derler. De ki: -Kuşkusuz Allah dileyeni saptırır ve Kendisine yöneleni doğru yola eriştirir.
Küfre sapanlar derler ki: "Rabbinden ona bir mucize indirilseydi ya!" De ki: "Allah dilediğini/dileyeni saptırır. Doğruya yöneleni de kendisine iletir."
Yet the infidels insolently say: "If only a sign other than the Quran be revealed to him from Allah, his Creator, to evince both his wisdom and the truth of his mission! Say to them: "Indeed, Allah misleads whom He pleases and He guides those who lift to Him their inward sight,"
The disbelievers say, ‘Why has no miracle been sent down to him from his Lord?’ [Prophet], say, ‘God leaves whoever He will to stray, and guides to Himself those who turn towards Him,
The Unbelievers say: "Why is not a sign sent down to him from his Lord?" Say: "Truly Allah leaveth, to stray, whom He will; But He guideth to Himself those who turn to Him in penitence,-
Those who have rejected (the message of Muhammad) say: "Why has no sign been sent down upon him from his Lord?" dipnot 1 Tell them: "Allah lets go astray those whom He wills, and guides to Himself those who turn to Him." dipnot 2
Those who are kafir say, ‘Why has a Sign not been sent down to him from his Lord?’ Say: ‘Allah misguides whoever He wills and guides to Himself all who turn to Him:
And those who disbelieved say: "Why is not a sign sent down to him (Muhammad صلى الله عليه و سلم) from his Lord?" Say: "Verily, Allâh sends astray whom He wills and guides unto Himself those who turn to Him in repentance."
The faithless say, ‘Why has not some sign been sent down to him from his Lord?’ Say, ‘Indeed Allah leads astray whomever He wishes, and guides to Himself those who turn penitently [to Him]
And those who disbelieve say, `Why has no sign (of the destruction of his opponents) been revealed to this (Prophet) from his Lord?' Say, `Verily, Allâh lets him go astray who wishes (to be left in error) and guides to Himself (only) those who turn again and again (to Him);
The unbelievers say, 'Why has a sign not been sent down upon him from his Lord?' Say: 'God leads astray whomsoever He will, and He guides to Him all who are penitent. '
The disbelievers (make a joke and) say: "How come God has not blessed this Prophet with a miracle?" Say: “God will lead to the loss whoever He wills (for the simple token that no miracle in the past has proven to change an obdurate mind) and He guides whoever (who is willing to listen to this message which by itself is the greatest miracle and) who submits (to the messages contained in this Book. )
Those who 'misbelieve say, 'Unless a sign is sent down upon him from his Lord. . . ' Say, 'God leads whom He will astray, but guides unto Him those who turn again.
Those who have rejected say, "If only a sign were sent down to him from his Lord!" Say, "God misguides whom He wishes and guides to Him whoever is repenting."
The infidels say, unless a sign be sent down unto him from his Lord, we will not believe. Answer, verily God will lead into error whom He pleaseth, and will direct unto Himself him who repenteth,
Allah expands his bounty freely to whomsoever He will, or He restricts its measure; and they rejoice in the life of this world, but the life of this world is naught but a temporary comfort compared with the Hereafter.
And the ones who have disbelieved say, "If only a sign had been sent down upon him from his Lord!" Say, "Surely Allah leads into error whomever He decides and He guides to Him whomever has turned penitent. "
Those who disbelieve say: If only a portent were sent down upon him from his Lord! Say: Lo! Allah sendeth whom He will astray, and guideth unto Himself all who turn (unto Him),
The unbelievers say: "How is it that no miracle was sent down to him by his Lord?" Say: "God leads whosoever He wills astray, and guides whoever turns to Him in repentance.
NOW THOSE who are bent on denying the truth [of the Prophet's message] say, "Why has no miraculous sign ever been bestowed upon him from on high by his Sustainer?" Say: "Behold, God lets go astray him who wills [to go astray], just as He guides unto Himself all who turn unto Him-
The disbelievers say, "If only a sign could be sent down to him from his Lord."[1] Say, ˹O Prophet,˺ “Indeed, Allah leaves to stray whoever He wills, and guides to Himself whoever turns to Him—
And those who have rejected Say: "If only a sign were sent down to him from his Lord!" Say: "God misguides whom He wishes and guides to Him whoever is repenting. "
Those who disbelieve would say, "If only a miracle could come down to him from his Lord (we would believe)." Say, "GOD sends astray whomever He wills, and guides to Him only those who obey."
And those who disbelieved say, "Why has a sign not been sent down to him from his Lord?" Say, [O Muúammad], "Indeed, Allah leaves astray whom He wills and guides to Himself whoever turns back [to Him] -
And those who ignore warning say: “Oh, that a proof were but sent down upon him from his Lord!” Say thou: “God leads astray whom He wills, and guides to Him such as turn back:
(These Laws are unwavering. ) Now those who are bent upon denying say, "Why has no miracle ever been bestowed upon him from his Lord?" Say, "People go astray according to Allah's Laws, and attain guidance according to His Laws. (4:88). (Man has been endowed with free will and there is no compulsion or coercion in Religion, whether physical, emotional or intellectual (2:256), (12:108)).
The disbelievers say (about the Prophet): "Why is not a Sign sent down to him from his Lord?" Say: "Truly Allah leaves to wander whom He wills; But He guides to Himself those who turn to Him in patience (and repentance)—
The disbelievers say, "Why is it that no sign (of their choice) has been sent down to him from his Lord?" Say, “Allah lets go astray whom He wills and gives guidance to those who turn to Him,
Andthose who have rejected say: "If only a sign were sent down to him from his Lord!" Say: "God misguides whom He wishes and guides to Him whoever is repenting."