Ra'd suresi

Ra'd suresi, 32. ayet

Ra'd suresi, 32. ayet. وَلَقَدِ ٱسْتُهْزِئَ بِرُسُلٍ مِّن قَبْلِكَ فَأَمْلَيْتُ لِلَّذِينَ كَفَرُوا۟ ثُمَّ أَخَذْتُهُمْ فَكَيْفَ كَانَ عِقَابِ

veleḳadi-stühzie birusülim min ḳablike feemleytü lilleẕîne keferû ŝümme eḫaẕtühüm. fekeyfe kâne `iḳâb.

Diyanet İşleri

Andolsun, senden önce de nice peygamberler alaya alındı da ben inkar edenlere bir süre (mühlet) verdim, sonra da onları yakalayıverdim. Benim cezalandırmam nasılmış!

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Ra'd 29–35 · surenin 32. ayeti / 43

Konu Alaya alınan peygamberler ve Arapça hüküm Ra'd 32–37 3

  1. Ra'd 29

    İnanan ve salih amel işleyenler için, mutluluk ve güzel bir dönüş yeri vardır.

  2. Ra'd 30

    (Ey Muhammed!) Böylece seni, kendilerinden önce nice ümmetlerin geçmiş olduğu bir ümmete gönderdik ki, onlar Rahman'ı inkar ederken sana vahyettiğimizi kendilerine okuyasın. De ki: "O, benim Rabbimdir. O'ndan başka hiçbir ilah yoktur. Ben yalnız O'na tevekkül ettim, dönüşüm de yalnız O'nadır."

  3. Ra'd 31

    Kendisiyle dağların yürütüleceği veya yeryüzünün parçalanacağı, ya da ölülerin konuşturulacağı bir Kur'an olacak olsaydı (o yine bu kitap olurdu). Fakat bütün emir yalnız Allah'ındır. İman edenler anlamadılar mı ki, Allah dileseydi bütün insanları doğru yola eriştirirdi. Allah'ın sözü yerine gelinceye kadar, inkar edenlere yaptıkları işler sebebiyle devamlı olarak, ya büyük bir felaket gelecek veya o felaket yurtlarının yakınına inecektir. Şüphesiz Allah, verdiği sözden dönmez.

  4. 32

    Andolsun, senden önce de nice peygamberler alaya alındı da ben inkar edenlere bir süre (mühlet) verdim, sonra da onları yakalayıverdim. Benim cezalandırmam nasılmış!

  5. Ra'd 33

    Herkesin kazandığını görüp gözeten Allah inkar edilir mi? Halbuki onlar, Allah'a ortaklar koştular. De ki: "Onların isimlerini açıklayın. Yoksa siz (bununla) O'na yeryüzünde bilmediği bir şeyi mi haber vermiş olacaksınız, yoksa boş söz mü etmiş olacaksınız?" Hayır, inkar edenlere hileleri güzel gösterildi ve onlar doğru yoldan saptırıldılar. Allah, kimi saptırırsa artık onu doğru yola iletecek yoktur.

  6. Ra'd 34

    Onlara dünya hayatında bir azap vardır. Ahiret azabı ise daha ağırdır ve onları Allah'ın azabından koruyacak kimse de yoktur.

  7. Ra'd 35

    Allah'a karşı gelmekten sakınanlara va'dolunan cennetin durumu şudur: Onun içinden ırmaklar akar, yemişleri ve gölgeleri devamlıdır. İşte bu, Allah'a karşı gelmekten sakınanların sonudur. İnkar edenlerin sonu ise ateştir.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

32. Allah, Rasûlüne sebat vermek ve onu teselli etmek amacıyla şöyle buyurmaktadır: “Andolsun senden önceki peygamberlerle de alay edilmişti.” Yalanlanan ve kendisine eziyet edilen ilk peygamber sen değilsin. “Ben de o kâfirlere” peygamberlerini inkâr edenlere “mühlet verdim.” Onlara bir süre tanıdım. Öyle ki azaba uğratılmayacaklarını sandılar. “Sonra da onları” çeşitli azaplar ile “yakalayıverdim. Benim cezalandırmam nasılmış?” Elbette ki oldukça şiddetli bir ceza ve can yakıcı bir azap idi. Bu yüzden seni yalanlayan ve seninle alay eden bu kimseler, bizim kendilerine mühlet verişimize sakın aldanmasınlar. Çünkü önceki ümmetler arasında da benzeri durumda olanlar vardı. O halde bunlar da kendilerine geçmişlerine yapıldığı gibi yapılmasından sakınmalıdırlar.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Kavminin yalanladığı ve alaya aldığı ilk resul sen değilsin. -Ey Resul!- Senden önce nice kavimler resulleri ile alay edip onları yalanladılar. Resullerini inkâr edenlere mühlet verdim. Benim onları helak etmeyeceğimi zannettiler. Bu müddet tamamlandıktan sonra çeşitli azaplarla onları yakalayıverdim. Onları cezalandırmamı nasıl buldun? O çok şiddetli bir cezalandırma oldu.

Kelimeler

13 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَلَقَدِ velekadi ve andolsun
  2. ٱسْتُهْزِئَ stuhzie alay edildi kök: هزا
  3. بِرُسُلٍۢ birusulin resullerle kök: رسل
  4. مِّن min
  5. قَبْلِكَ kablike senden önceki kök: قبل
  6. فَأَمْلَيْتُ feemleytu fakat bir süre verdim kök: ملو
  7. لِلَّذِينَ lillezine kimselere
  8. كَفَرُوا۟ keferu inkar eden(lere) kök: كفر
  9. ثُمَّ summe sonra
  10. أَخَذْتُهُمْ ۖ ehaztuhum onları yakaladım kök: اخذ
  11. فَكَيْفَ fe keyfe nasıl kök: كيف
  12. كَانَ kane imiş kök: كون
  13. عِقَابِ ikabi cezam kök: عقب

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: ملو (10 geçiş) · Aynı kök: كيف (83 geçiş)

    (43-44) İbrahim'in kavmi ile Lut'un kavmi ve Medyen halkı da (yalanlamışlardı). Musa da yalanlandı ve nihayet o inkarcılara mühlet verdim, sonra da…

  • Aynı kök: هزا (34 geçiş) · Aynı kök: عقب (80 geçiş)

    Sonra, Allah'ın ayetlerini yalanladıkları ve onlarla alay etmekte oldukları için, kötülük işleyenin sonu daha da kötü oldu.

  • Aynı kök: عقب (80 geçiş) · Aynı kök: كيف (83 geçiş)

    Sizden önce(ki milletlerin başından) nice olaylar gelip geçmiştir. Yeryüzünde gezin dolaşın da yalanlayanların sonunun nasıl olduğunu bir görün.

  • Aynı kök: عقب (80 geçiş) · Aynı kök: كيف (83 geçiş)

    De ki: "Yeryüzünde gezin dolaşın da (Peygamberleri) yalanlayanların sonu nasıl olmuş bir görün."

  • Aynı kök: عقب (80 geçiş) · Aynı kök: كيف (83 geçiş)

    Onların üstüne bir azap yağmuru yağdırdık." Bak, suçluların akıbeti nasıl oldu.

  • Aynı kök: ملو (10 geçiş)

    İnkar edenler, kendilerine vermiş olduğumuz mühletin, sakın kendileri için hayırlı olduğunu sanmasınlar. Biz, onlara ancak günahları artsın diye…

  • Aynı kök: ملو (10 geçiş)

    Ben onlara mühlet veririm. Şüphesiz benim tuzağım çetindir.

  • Aynı kök: هزا (34 geçiş)

    İman edenlerle karşılaştıkları zaman, "İnandık" derler. Fakat şeytanlarıyla (münafık dostlarıyla) yalnız kaldıkları zaman, "Şüphesiz, biz sizinle…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

69 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Şüphesiz ki senden önceki elçilerle de alay edilmişti de ben kâfir olanlara zaman tanımış, sonra da onları yakalamıştım. dipnot 1 Benim azabım (bak) nasıl olmuştu!

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Benzer mesajlar: En‘âm 6:10; Ra‘d 13:32; Hicr 15:11, 95; Enbiyâ 21:41.

Mustafa İslamoğlu

Doğrusu, senden önceki elçiler de alaya alınmışlardı. Bu yüzden, inkarda ısrar eden o kimselere (önce) süre tanıdım, sonunda onları yakaladım. Cezalandırma nasıl olurmuş, (görsünler bakayım)!

Muhammed Esed

Gerçek şu ki, senden önceki elçilerle de alay edilmişti; buna rağmen, Biz o hakkı inkara şartlanmış kimseleri bir süre kendi hallerine bıraktık; ama sonunda kıskıvrak yakaladık. Ve (böylece) Benim cezalandırmam nasıl olurmuş, (gördüler)!

Ahmed Hulusi

Andolsun, senden önceki Rasuller ile de alay edilmiştir. . . Ben o hakikat bilgisini inkar edenlere mühlet verdim, sonra onları yakaladım. . . Yaptıklarının sonucu olarak oluşan azap nasılmış!

Ali Bulaç

Andolsun, senden önceki elçilerle de alay edildi, bunun üzerine Ben de o inkara sapanlara bir süre tanıdım, sonra onları (kıskıvrak) yakalayıverdim. İşte nasıldı sonuçlandırma?

Ali Özek ve heyeti

Andolsun, senden önceki peygamberlerle de alay edildi de ben inkâr edenlere mühlet verdim, sonra da onları yakaladım. (Görseydin ki) azabım nasılmış!

Ali Rıza Safa

Gerçek şu ki, senden önce de elçilerle alay edilmişti. Bunun üzerine, nankörlük edenlere süre verdim; sonra onları yakaladım. Sonunda, cezalandırmam nasıl oldu?

Bayraktar Bayraklı

Andolsun, senden önceki peygamberlerle de alay edildi;ancak ben inkar edenlere mühlet verdim; sonra da onları yakaladım. Azabım nasılmış!

Edip Yüksel

Senden önceki elçilerle de alay edildi. İnkarcılara fırsat verdim ve sonunda onları yakaladım. Sonuç nasıldı?

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Senden önceki elçilerle de alay edildi. İnkarcılara fırsat verdim ve sonunda onları yakaladım. Sonuç nasıldı?

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Andolsun ki senden önceki peygamberlerle alay edildi. Ben de o küfredenlere bir süre için meydan verdim. Sonra da tuttum cezalandırdım! O vakit azabım nasıl olmuştu?

Elmalılı Hamdi Yazır

Kasem olsun ki senden evvel ki peygamberlerle istihza edildi de ben o küfredenlere bir müddet meydan verdim sonra da tuttum ıkaba çektim, o vakıt ıkabım nasıl oldu?

Erhan Aktaş

Ant olsun senden önceki Resullerle de alay edildi. Kafirlere süre tanıdım. Sonra zamanı gelince onları yakalayıverdim. Benim cezam nasıl olurmuş gördüler.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Ant olsun senden önceki resullerle de alay edildi. Kafirlere süre tanıdım. Sonra zamanı gelince onları yakalayıverdim. Benim cezam nasıl olurmuş gördüler.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Ant olsun senden önceki rasullerle de alay edildi. Gerçeği yalanlayan o nankörlere süre tanıdım. Sonra zamanı gelince onları yakalayıverdim. Benim cezam nasıl olurmuş gördüler.

Gültekin Onan

Andolsun, senden önceki elçilerle de alay edildi, bunun üzerine Ben de o küfredenlere bir süre tanıdım, sonra onları (kıskıvrak) yakalayıverdim. İşte nasıldı sonuçlandırma?

Hasan Basri Çantay

Andolsun ki (Habibim) senden evvelki peygamberlerle de istihza edilmişdir de ben o küfredenler (e bir zaman) için meydan vermişimdir. Sonra ise onları yakalayıverdim. Bu, benim nasıl (ve ne müdhiş) bir ıkaabımdr!

İbni Kesir

Andolsun ki; senden önce de nice peygamberlerle alay edilmişti. Küfredenleri önce tehir ettim, sonra cezalarını verdim. Cezalandırmam nasıldı?

Mehmet Alagaş

(29-34) İman edenler ve ıslah edici faaliyetler yapan kimselere, mutluluk / tuba vardır ve gelinen güzel bir yer vardır. Böyle ce seni bir toplum içine gönderdik, onlardan önce de toplumlar geldi geçti, seni onlara, sana vahyettiğimizi sesli okuman için gönderdik. Onlar sa rahmanı yok sayıyorlardı , de ki O benim Rabbimdir , O’ndan başka ilah yoktur. (Ondan başka yönelinebilecek üçüncü şahıs yoktur) Onu vekil tayin ettim (vekaletim ondadır) tövbem de / vazgeçmelerim de O’nadır. Oysa ki bu Kuran, Onunla dağların yürütüldüğü yahut arzın onunla kesildiği / parçalandığı veya ölülerin onunla konuşturulduğu bir kuran olsa. (Ki öyle değil) Hayır bilakis işlerin hepsi Allah’ındır , iman edenler ümitsizliğe mi kapıldılar? Oysa Allah istese, insanların hepsi yola iletilir / hidayet bulurdu. Kafir kimselere ürettiklerinden dolayı çarpıcı / vurucu şeyler isabet etmeye devam edecek veya Allah’ın vaadi yerine gelince, yurtlarının yakınında halledilecekler, muhakkak ki Allah sözünden dönmez / söz ünün hilafına / karşıtı bir şey yapmaz . Kesin olan şu ki s enden önce de Resullerle alay edildi. / dalga geçildi. (Alış bunlara) Kafirlere süre verdim / süre tanıdım , sonra onları yakaladım / ele geçirdim, misillemem nasıl oldu? Herkesin yaptıklarının başında durup gözleyen biri, başka kim olabilir? Allah’a ortaklar yaptılar, onların isimlerini dile getirin. (Varsa Allah’a ortak söyleyin) yoksa Allah’a bilmediği bir şeyi mi haber vereceksiniz. (Allah, bunu da kullarım sayesinde öğrendim mi diyecek) Yoksa ortaya çıkmış boş bir laf mı? (Laf olsun diye mi konuşuyorsunuz) Evet, kafirler için tuzak kurmak süslendi / zevkli hale getirildi , yoldan saptırıldılar, Allah kimi saptırırsa ona artık kılavuzluktan / rehberlikten bir şey yoktur, onlara dünya hayatında bir azap vardır ve ahirette de daha parçalayıcı / ayırıcı olan azap vardır. Onları Allah’tan kurtaracak yoktur.

Rowwad Tercüme Merkezi

Andolsun, senden önce de nice peygamberler alaya alındı da ben inkâr edenlere bir süre (mühlet) verdim, sonra da onları yakalayıverdim. Benim cezalandırmam nasılmış!

Süleyman Ateş

Senden önceki peygamberlerle alay edildi de inkar edenlere bir süre meydan verdim, sonra onları yakaladım. Cezam nasılmış, (gördüler)!

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Ant olsun ki senden önceki elçilerle de eğlenilmişti. Ancak ben, ayetleri görmezlikten gelenlere önce süre verdim sonra onları çarptım. Azabım nasılmış (gördüler)!

Şaban Britch

Senden önce de nice rasûllerle alay edilmişti. Kâfirler önce erteledim, sonra da (azap ile) yakaladım. Azabım nasılmış?

Şaban Piriş

Senden önce de nice peygamberlerle alay edilmişti. İnkar edenleri önce erteledim, sonra tuttum. Cezalandırmam nasıl oldu?

Yaşar Nuri Öztürk

Yemin olsun, senden önceki resullerle de alay edildi. İnkar edenlere biraz süre verdim ama sonunda hepsini yakaladım. Gördüler nasılmış azap!

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Messengers sent before you O Muhammad were also bombarded with foul epithets. The infidels mocked them and gave them a lick with the rough side of their tongues, and called them everything they could lay their tongues to. But despite their wickedness, I put their punishment in respite, then I cast them down from a position of prosperity and power and brought them to ruin, and how unbearable was the retribution.

Abdul Haleem

Many messengers before you [Muhammad] were mocked, but I granted respite to the disbelievers: in the end, I took them to task- how terrible My punishment was!

Abdullah Yusuf Ali

Mocked were (many) messengers before thee: but I granted respite to the unbelievers, and finally I punished them: Then how (terrible) was my requital!

Abul A'la Maududi

Surely the Messengers before you were ridiculed, but I always initially granted respite to those who disbelieved, and then I seized them (with chastisement). Then, how awesome was My chastisement!

Aisha Bewley

Messengers before you were mocked. I gave those who were kafir a little more time and then I seized them. How terrible was My retribution!

Al-Hilali & Khan

And indeed (many) Messengers were mocked at before you (O Muhammad صلى الله عليه و سلم), but I granted respite to those who disbelieved, and finally I punished them. Then how (terrible) was My punishment!

Ali Quli Qarai

Apostles were certainly derided before you. But then I gave respite to those who were faithless, then I seized them; so how was My retribution?

Amatul Rahman Omar

And surely Messengers before you were treated scornfully. But (at first) I granted respite to those who disbelieved, after that I took them to task; and (behold) how (exemplary) was then My punishment.

Arthur John Arberry

Messengers indeed were scoffed at before thee, and I respited the unbelievers; then I seized them -- and how was my retribution?

Bijan Moeinian

The prophets before you also were subject to the disbelievers’ mockery. I put up with them for a while and then subjected them to my punishment; how awful was my punishment.

E. Henry Palmer

Before thee have apostles been mocked at; and those who misbelieved have I allowed to range at large; and then it caught them up! How then was my punishment?

Edip-Layth

Messengers before you were ridiculed, but I gave time to those who rejected, then I took them. Then how was My punishment?

George Sale

Apostles before thee have been laughed to scorn; and I permitted the infidels to enjoy a long and happy life: But afterwards I punished them; and how severe was the punishment which I inflicted on them!

Hamid S. Aziz

And if there were a Quran by which the mountains were moved, or by which the earth was torn asunder, or the dead made to speak (this would be the one, but what would be the point) - Nay, Allah's is the whole command! Did not those who believe know that if Allah had pleased He would have guided all mankind? As for those who disbelieve calamity (disaster) does not cease to overtake them for what they do, or it dwells close by their homes until Allah's promise comes to pass. Verily, Allah fails not in His promise.

Mahmoud Ghali

And Messengers indeed were readily mocked at even before you; so I reprieved the ones who disbelieved; thereafter I took them (away). So how was My punishment!

Marmaduke Pickthall

And verily messengers (of Allah) were mocked before thee, but long I bore with those who disbelieved. At length I seized them, and how (awful) was My punishment!

Mohamed Ahmed - Samira

Many an apostle have they mocked before you; but I allowed the unbelievers respite, then I seized them. How severe was My punishment then!

Muhammad Asad

And, indeed, [even] before thy time have [God's] apostles been derided, and for a while I gave rein to those who were [thus] bent on denying the truth: but then I took them to task - and how awesome was My retribution!

Mustafa Khattab

Other messengers had already been ridiculed before you, but I delayed the disbelievers ˹for a while˺ then seized them. And how ˹horrible˺ was My punishment!

Progressive Muslims

And messengers before you were ridiculed, but I gave time to those who rejected, then I took them. Then how was My punishment

Rashad Khalifa

Messengers before you have been ridiculed; I permitted the disbelievers to carry on, then I punished them. How terrible was My retribution!

Sahih International

And already were [other] messengers ridiculed before you, and I extended the time of those who disbelieved; then I seized them, and how [terrible] was My penalty.

Sam Gerrans

And mocked were messengers before thee; and I granted those who ignored warning respite; then I seized them — and how was My retribution!

Shabbir Ahmed

And verily, Messengers were mocked before you, but I gave the rejecters plenty of Respite. At length I seized them, and how awesome was My Requital!

Syed Vickar Ahamed

And indeed (many) messengers (of Allah) were mocked before you: But I (Allah) gave (a short) relief to the disbelievers, and finally I (Allah) punished them: Them how (terrible) was My (Allah’s) punishment!

Taqi Usmani

Messengers have been mocked at before you, so I let the disbelievers go on for a while. Then I seized them. So, how was My punishment?

The Monotheist Group

Andmessengers before you were mocked, but I gave time to those who had rejected, then I took them; so how was My punishment?

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Ra'd suresi, 32. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Ra'd suresi, 32. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Ra'd suresi, 32. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩