Diyanet İşleri
Rabbinden sana indirilenin gerçek olduğunu bilen kimse, (onu bilemeyen) kör gibi olur mu? (Bunu) ancak akıl sahipleri anlar.
Ra'd suresi
Ra'd suresi, 19. ayet. أَفَمَن يَعْلَمُ أَنَّمَآ أُنزِلَ إِلَيْكَ مِن رَّبِّكَ ٱلْحَقُّ كَمَنْ هُوَ أَعْمَىٰٓ إِنَّمَا يَتَذَكَّرُ أُو۟لُوا۟ ٱلْأَلْبَٰبِ
efemey ya`lemü ennemâ ünzile ileyke mir rabbike-lḥaḳḳu kemen hüve a`mâ. innemâ yeteẕekkeru ülü-l'elbâb.
Rabbinden sana indirilenin gerçek olduğunu bilen kimse, (onu bilemeyen) kör gibi olur mu? (Bunu) ancak akıl sahipleri anlar.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Akıl sahiplerinin vasıfları ve Adn cennetleri Ra'd 19–26 3
De ki: "Göklerin ve yerin Rabbi kimdir?" "Allah'tır" de. De ki: "O'nu bırakıp da kendilerine (bile) bir faydası ve zararı olmayan dostlar (mabutlar) mı edindiniz?" De ki: "Kör ile gören bir olur mu? Ya da karanlıklarla aydınlık bir olur mu? Yoksa Allah'a, O'nun yarattığı gibi yaratan ortaklar buldular da bu yaratma ile Allah'ın yaratması onlara göre birbirine mi benzedi?" De ki: "Her şeyin yaratıcısı Allah'tır. O, birdir, mutlak hakimiyet sahibidir."
O, gökten su indirdi de dereler kendi ölçülerince dolup aktı ve sel üste çıkan köpüğü aldı götürdü. Süs eşyası veya yararlanılacak bir şey elde etmek için ateşte erittikleri şeylerden de böyle köpük olur. İşte Allah, hak ile batıla böyle misal getirir. Köpüğe gelince sönüp gider. İnsanlara yararlı olan ise yerde kalır. İşte Allah, böyle misaller verir.
Rablerinin emrine uyanlar için mükafatın en güzeli vardır. Ona uymayanlar ise, yeryüzünde olan her şey ve onun yanında bir katı daha kendilerinin olsa, kurtulmak için hepsini kurtuluş fidyesi olarak verirlerdi. İşte hesabın kötüsü bunlar içindir. Varacakları yer de cehennemdir. O ne kötü yataktır!
Rabbinden sana indirilenin gerçek olduğunu bilen kimse, (onu bilemeyen) kör gibi olur mu? (Bunu) ancak akıl sahipleri anlar.
Onlar, Allah'a verdikleri sözü yerine getiren ve sözleşmeyi bozmayanlardır.
Onlar, Allah'ın riayet edilmesini emrettiği haklara riayet eden, Rablerine saygı besleyen ve kötü hesaptan korkanlardır.
Onlar, Rablerinin rızasına ermek için sabreden, namazı dosdoğru kılan, kendilerine verdiğimiz rızıklardan gizli olarak ve açıktan Allah için harcayan ve kötülüğü iyilikle ortadan kaldıranlardır. İşte bunlar için dünya yurdunun iyi sonucu vardır.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
Bu metin 19–20. ayetler için yazılmıştır.
19. Allah, ilim ve amel sahibi kimseler ile onların zıddı olan kimseler arasındaki farkı belirterek şöyle buyurmaktadır: “Rabbinden sana indirilenin hak olduğunu bilen” bunu kavrayarak gereğince amel eden “kimse” hakkı bilmeyen ve gereğince amel etmeyen “hiç kör kimse gibi olur mu?” Bunlar arasında, gök ve yer arası kadar büyük bir fark vardır. O halde kulun, iki kesimden hangisinin daha iyi, âkıbetinin daha hayırlı olduğu üzerinde iyice düşünmesi, ibretle tefekkür etmesi ve daha iyi gördüğü yolu tercih edip o kesimin arkasından gitmesi gerekir. Ancak herkes kendisine neyin faydalı, neyin zararlı olduğunu düşünemez. “Ancak” âlemin özü, Âdem oğullarının seçkinleri olup sağlam akıl ve sağlıklı görüş sahibi olan “olgun akıl sahipleri düşünüp öğüt alır.” Eğer bu sağlam akıl sahiplerinin niteliklerinin ne olduğu sorulacak olursa bu konuda, Yüce Allah’ın onları nitelemiş olduğu şu buyruklarından daha güzelini bulmak mümkün değildir:
20. “Onlar ki Allah’a verdikleri sözü yerine getirirler” Allah’ın kendilerine emrettiği ve gereklerini eksiksiz ve mükemmel bir şekilde yerine getirmeleri hususunda kendileri ile ahitleştiği hususları eksiksiz yerine getirirler. Bunları yerine getirmek ise bu hakları tastamam icra etmek ve bu konuda ihlâs ve samimiyetle hareket etmek suretiyle onları dört dörtlük ifa etmek demektir. Bu ahitleri gereği gibi ifa etmenin tamamlayıcı bir unsuru olmak üzere de onlar “antlaşmayı bozmazlar.” Yani Allah’a verdikleri söz ve ahitleri yerine getirirler ki bunun kapsamına kulların yaptıkları antlaşmalar, sözleşmeler, yemin ve ahitler de girmektedir. Buna göre kulun, pek büyük mükâfatlara nail olacakları belirtilen olgun akıl sahiplerinden olması, ancak bu sayılanları eksiksiz olarak yerine getirmesi, onları bozmaması, gereklerini yerine getirirken de hiçbir şeyi eksiltmemesi ile mümkündür.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
-Ey Resul!- Allah'ın sana indirdiğinin hak olduğunu, iftira olmadığını bilen, Allah'ın davetine icabet eden Mümin kimse ile âmâ olan, Allah'ın davetine icabet etmeyen kâfir bir değildir. Bundan ancak aklıselim sahipleri öğüt ve ibret alır.
Aynı kök: لبب (16 geçiş)
Ey akıl sahipleri! Kısasta sizin için hayat vardır. Umulur ki (bu hükme uyarak) korunursunuz.
Aynı kök: لبب (16 geçiş)
Hac (ayları), bilinen aylardır. Kim o aylarda hacca başlarsa, artık ona hacda cinsel ilişki, günaha sapmak, kavga etmek yoktur. Siz ne hayır…
Aynı kök: لبب (16 geçiş)
Allah, hikmeti dilediğine verir. Kime hikmet verilmişse, şüphesiz ona çokça hayır verilmiş demektir. Bunu ancak akıl sahipleri anlar.
Aynı kök: عمي (33 geçiş)
Onlar, sağırdırlar, dilsizdirler, kördürler. Artık (hakka) dönmezler.
Aynı kök: عمي (33 geçiş)
İnkar edenleri imana çağıran (peygamber) ile inkar edenlerin durumu, bağırıp çağırmadan başka bir şey duymayan hayvanlara seslenen (çoban) ile…
Aynı kök: عمي (33 geçiş)
(Bu yaptıklarında) bir bela olmayacağını sandılar da kör ve sağır kesildiler. Sonra (tövbe ettiler), Allah da onların tövbesini kabul etti. Sonra…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Rabbinden sana indirilenin gerçek olduğunu bilen kimse, kör (inkâr eden) kimse gibi olur mu! Öz akıl sahiplerinden başkası (gerçeği) hatırlamaz. dipnot 1
Hiç Rabbin katından sana indirilenin hakikat olduğunu bilen kimse, (hakikate karşı) kör davrananla bir tutulabilir mi? Elbet, ancak basiret sahipleri öğüt alırlar;
Hem, sana Rabbinden her ne ki indirilmişse, hak olduğunu gören kimseyle (bunu göremeyecek kadar) kör olan kimse bir midir? Bu gerçeği yalnızca akıl ve sağduyu sahipleri hatırdan çıkarmazlar;
Rabbinden sana inzal olunan Hak'tır; gerçeğini gören kişi, buna kör olan kişi gibi midir? Yalnızca, derin düşünebilen akıl sahipleri bunu idrak edebilirler!
Peki, sana Rabbinden indirilenin gerçekten hak olduğunu bilen kişi, o görmeyen (a'ma) gibi midir? Ancak temiz akıl sahipleri öğüt alıp düşünebilirler.
Rabbinden sana indirilenin hak olduğunu bilen kimse, (inkâr eden) kör kimse gibi olur mu? (Fakat bunu) ancak akıl sahipleri anlar.
Öyleyse Efendinden sana indirilenin gerçek olduğunu bilen kimse, görmeyen gibi olur mu? Ancak sağduyulu olanlar öğüt alırlar.
Rabbinden sana indirilenin hak olduğunu bilen kişi, kör olan biri ile aynı mıdır? Sadece akıl sahipleri düşünürler.
Sana indirilenin gerçek olduğunu bilen biri, görmeyen gibi midir? Ancak akıl sahipleri öğüt alır.
Sana indirilenin gerçek olduğunu bilen biri, görmeyen gibi midir? Ancak akıl sahipleri öğüt alır.
Şimdi Rabbinden sana indirilenin gerçekten hak olduğunu bilen bir kimse, kör olan kimse gibi olur mu? Fakat bunu ancak akıl ve vicdanı temiz olanlar idrak eder.
Şimdi Rabbından sana indirilenin hakikaten hakk olduğunu bilir kimse ama olan gibi olur mu? Fakat onu ancak akıl ve vicdanı temiz olanlar idrak eder
Rabb'inden sana indirilenin kesin doğru olduğunu bilen kimse, kör kimse gibi midir? Ancak sağlıklı düşünen akıl sahipleri öğüt alıp gerçeği kavrarlar.
Rabb'inden sana indirilenin kesin doğru olduğunu bilen kimse, kör kimse gibi midir? Ancak sağlıklı düşünen akıl sahipleri öğüt alıp gerçeği kavrarlar.
Rabb'inden sana indirilenin hakk olduğunu bilen kimse, kör kimse gibi midir? Ancak sağlıklı düşünen akıl sahipleri öğüt alıp gerçeği kavrarlar.
Peki, sana rabbinden indirilenin gerçekten hak olduğunu bilen kişi, o görmeyen (a'ma) gibi midir? Ancak temiz akıl sahipleri öğüt alıp düşünebilirler.
Öyle ya, Rabbinden sana indirilenin ancak hak (ve gerçek) olduğunu bilir kimse, o a'maa olan kişi gibi midir? Ancak selim akılların saahibleridir ki iyice düşünür (idrak eder).
Şimdi, Rabbından sana indirilenin gerçek olduğunu bilen; hiç kör gibi midir? Ancak akıl sahibleri ibret alırlar.
(18-28) Rablerine icabet edenlere, daha güzeli vardır, O’na icabet etmeyenler ise yerdeki olanların tümünü ve bir o kadarını da fidye olarak verirlerdi, hesabın kötü olanı işte onlar içindir, varacakları yer de cehennemdir, ne kötü oturulacak yerdir / mahattır. Rabbinden sana indirilenin gerçek olduğunu bilen kimse kör biri mi gibidir? Muhakkak ki akıl uluları bunu düşünürler. Allah’a verdiği söze vefalı davrananlar, sözleşmelerini bozmazlar. (Yunqızu, enkaz, yıkmak) Allah’ın ulaştırılmasını emrettiği şeyin ulaştır ılmasını sağlarlar, Rablerinden tedirgin olurlar ve hesabın kötüsünden korkarlar , Allah’ın yüzüne kavuşmak amacıyla sabredenler, namazı kılarlar, onları rızıklandırdıklarımızdan gizli ve aleni harcarlar , kötülüğü güzellikle savarlar , n etice yurdu / akıbet yurdu işte onlar içindir , Adn cennetleri, oraya girecekler ve babalarından zevcelerinden ve soylarından ıslah olanlar da oraya girecekler , melekler de onların yanına her kapıdan girerler, selam sabrınızdan dolayı size, akıbet yurdu bir nimettir. Allah’a verdikleri sözü, sözleştikten sonra bozanlar ve ulaştırılması gereken Allah’ın emrini koparanlar ve arzda bozgunculuk yapanlar, işte onlara lanet vardır, onlara yurdun kötüsü vardır, Allah rızkı istediğine basitleştirir ve de sınırlandırır, dünya hayatı ile sevindiler, dünya hayatı ise ahiret hayatı için ancak tüketim / geçim malzemedir. Kafirler, keşke Onun Rabbinden üzerine bir ayet indirilseydi ya derler de ki Muhakkak ki Allah istediğini saptırır , O’na yöneleni de yola sokar , o kimseler iman etmişlerdir ve Allah’ı hatırla yıp anmayla kalpleri doygunluğa ermiştir / tatmin olmuştur. Dikkat edin kalpler ancak Allah’ı hatırlayıp anmakla / zikir ile tatmin olur.
Rabbinden sana indirilenin hak olduğunu bilen kimse, (O'na iman etmeyen) kör kimse gibi midir? (Bunu) ancak akıl sahipleri anlar.
Rabbinden sana indirilenin hak olduğunu bilen kimse, (bunu kabul etmeyen) kör gibi olur mu? Ancak sağduyu sahipleri öğüt alır.
Rabbinden sana indirilenin gerçek olduğunu bilen biri, ona karşı körlük eden kişi gibi olur mu dipnot 1 ? Sadece aklıselim sahibi olanlar dipnot 2 doğru bilgiden yararlanırlar dipnot 3 .
Rabbinden sana indirilenin doğruları içerdiğinin bilincinde olan, ona karşı körlük edenle bir olur mu? O doğru bilgiden yararlananlar dipnot 1 sadece sağlam duruşlu dipnot 2 olanlardır.
Rabbinden sana indirilenin hak olduğunu bilen kimse, onu bilmeyen köre benzer mi? Ancak akıl sahipleri bunu öğüt alırlar
Rabbinden sana indirilenin hak olduğunu bilen kimse, onu bilmeyen köre benzer mi? Ancak sağduyu sahipleri bunu düşünebilirler.
Rabbinden sana indirilenin hak olduğunu bilen kişi, kör olan biriyle aynı mıdır? Sadece aklı ve gönlü işleyenler düşünüp ibret alır.
Does he who is certain of the truth of your mission O Muhammad and knows that all that has been revealed to you from Allah, your Creator, is the truth guiding into all truth, compare with him who lacks intellectual and spiritual perception! Indeed, those who bear Allah in mind are people of insight,
Can someone who knows that the revelation from your Lord is the Truth be equal to someone who is blind? Only those with understanding will take it to heart;
Is then one who doth know that that which hath been revealed unto thee from thy Lord is the Truth, like one who is blind? It is those who are endued with understanding that receive admonition;-
He who knows that the Book which has been sent to you from your Lord is the Truth, is he like him who is blind to that truth? dipnot 1 It is only people of understanding who take heed: dipnot 2
Is he who knows that what has been sent down to you from your Lord is the truth like him who is blind? It is only people of intelligence who pay heed:
Shall he then who knows that what has been revealed unto you (O Muhammad صلى الله عليه و سلم) from your Lord is the truth be like him who is blind? But it is only the men of understanding that pay heed.
Is someone who knows that what has been sent down to you from your Lord is the truth, like someone who is blind? Only those who possess intellect take admonition
How can then he, who knows that what has been revealed to you from your Lord, is the truth, be like the person who is blind? Only those possessed of pure and clear under-standing do give thought.
What, is he who knows what is sent down to thee from thy Lord is the truth, like him who is blind? Only men possessed of minds remember;
The true believers are the one who has accepted that this Book (which is sent down to you) is a revelation of the Lord equal to the one who is blind to this fact? Only the intelligent people will listen to the admonition.
Is he who knows that naught but the truth is sent down upon thee from thy Lord like him who is blind? Only those possessed of minds will remember!
Is one who knows that the truth has been sent down to you from your Lord like one who is blind? Only those with understanding will remember.
Shall he therefore, who knoweth that what hath been sent down unto thee from thy Lord, is truth, be rewarded as he who is blind? The prudent only will consider;
For those who respond to their Lord are all good things; but those who respond not to Him, had they all that is in the earth, and as much more, in vain would they offer it for ransom; for these there is a terrible reckoning, and their resort is hell - what a bed of misery it will be!
So, is he who knows that what has been sent down to you from your Lord is the Truth, like him who is blind? Surely only the ones endowed with intellects do remind themselves-
Is he who knoweth that what is revealed unto thee from thy Lord is the truth like him who is blind? But only men of understanding heed;
Can a man who knows what has been revealed to you from your Lord is the truth, and one who cannot see, be the same? They alone take warning who are wise,
CAN, THEN, he who knows that whatever has been bestowed from on high upon thee by thy Sustainer is the truth be deemed equal to one who is blind? Only they who are endowed with insight keep this in mind:
Can the one who knows that your Lord’s revelation to you ˹O Prophet˺ is the truth be like the one who is blind? None will be mindful ˹of this˺ except people of reason.
Is one who knows that the truth has been sent down to you from your Lord like one who is blind Only those with understanding will remember.
Is one who recognizes that your Lord's revelations to you are the truth equal to one who is blind? Only those who possess intelligence will take heed.
Then is he who knows that what has been revealed to you from your Lord is the truth like one who is blind? They will only be reminded who are people of understanding -
Is then he who knows that what is sent down to thee from thy Lord is the truth like him who is blind? There take heed but those of insight:
Is, then, he who knows that what has been revealed to you (O Prophet), is the Truth from your Sustainer, like him who chooses to remain blind? Only those who develop their insight will bear this in mind.
Then is the one who knows what has been made clear to you from your Lord is the Truth, the same as the one who is blind? It is those who are blessed with understanding that receive advice—
Now, can the one who knows that whatever has been revealed to you from your Lord is the truth, be equal to one who is blind? Only the people of understanding respond to the advice -
Is he who knows that the truth has been sent down to you from your Lord like he who is blind? Only those who possess intelligence will remember.