Diyanet İşleri
İnanan ve salih amel işleyenler için, mutluluk ve güzel bir dönüş yeri vardır.
Ra'd suresi
Ra'd suresi, 29. ayet. ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ وَعَمِلُوا۟ ٱلصَّٰلِحَٰتِ طُوبَىٰ لَهُمْ وَحُسْنُ مَـَٔابٍ
elleẕîne âmenû ve`amilu-ṣṣâliḥâti ṭûbâ lehüm veḥusnü meâb.
İnanan ve salih amel işleyenler için, mutluluk ve güzel bir dönüş yeri vardır.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Kalpler Allah'ı anmakla huzur bulur; mucize isteği Ra'd 27–31 3
Allah, rızkı dilediğine bol verir, (dilediğine de) kısar. Onlar ise dünya hayatı ile sevinmektedirler. Halbuki dünya hayatı, ahiretin yanında çok az bir yararlanmadan ibarettir.
İnkar edenler diyorlar ki: "Ona (Muhammed'e) Rabbinden bir mucize indirilseydi ya!" De ki: "Şüphesiz Allah dilediğini saptırır, kendisine yöneleni de doğru yola eriştirir."
Onlar, inananlar ve kalpleri Allah'ı anmakla huzura kavuşanlardır. Biliniz ki, kalpler ancak Allah'ı anmakla huzur bulur.
İnanan ve salih amel işleyenler için, mutluluk ve güzel bir dönüş yeri vardır.
(Ey Muhammed!) Böylece seni, kendilerinden önce nice ümmetlerin geçmiş olduğu bir ümmete gönderdik ki, onlar Rahman'ı inkar ederken sana vahyettiğimizi kendilerine okuyasın. De ki: "O, benim Rabbimdir. O'ndan başka hiçbir ilah yoktur. Ben yalnız O'na tevekkül ettim, dönüşüm de yalnız O'nadır."
Kendisiyle dağların yürütüleceği veya yeryüzünün parçalanacağı, ya da ölülerin konuşturulacağı bir Kur'an olacak olsaydı (o yine bu kitap olurdu). Fakat bütün emir yalnız Allah'ındır. İman edenler anlamadılar mı ki, Allah dileseydi bütün insanları doğru yola eriştirirdi. Allah'ın sözü yerine gelinceye kadar, inkar edenlere yaptıkları işler sebebiyle devamlı olarak, ya büyük bir felaket gelecek veya o felaket yurtlarının yakınına inecektir. Şüphesiz Allah, verdiği sözden dönmez.
Andolsun, senden önce de nice peygamberler alaya alındı da ben inkar edenlere bir süre (mühlet) verdim, sonra da onları yakalayıverdim. Benim cezalandırmam nasılmış!
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
29. Daha sonra Yüce Allah şöyle buyurmaktadır: “İman edip salih amel işleyenlere” Yani kalpleri ile Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, âhiret gününe iman edip bu imanı salih amellerle; yani hem de Allah’ı sevmek, Allah’tan korkmak, O’nun mükâfatını ve O’na kavuşmayı ummak gibi kalbi amellerle hem de namaz gibi azaların amelleri ile tasdik edenlere “ne mutlu! Güzel bir dönüş yeri de onlarındır.” Onlar için hem güzel bir hal, hem de güzel bir dönüş söz konusudur. Bu ise onların, dünya ve âhirette Allah’ın rızasına ve lütuflarına nail olmaları, mükemmel derecedeki rahat ve huzura kavuşmaları ile olur. Cennette bulunan ve -sahih hadislerde varid olduğu üzere- binekli kimsenin gölgesinde yüz yıl yürüdüğü halde katedemeyeceği Tûbâ ağacı[36] da bu nimetler arasındadır.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Allah'a iman eden ve Yüce Allah'a kendilerini yakınlaştıran salih amelleri işleyenler için ahirette güzel bir hayat vardır. Güzel son olan cennet onlar içindir.
Aynı kök: طيب (50 geçiş) · Ortak kavram: Helâl ve Haram · Ortak kavram: İhsan
Erkek veya kadın, kim mü'min olarak iyi iş işlerse, elbette ona hoş bir hayat yaşatacağız ve onların mükafatlarını yapmakta olduklarının en güzeli…
Aynı kök: طيب (50 geçiş) · Ortak kavram: Helâl ve Haram · Ortak kavram: İhsan
Allah, yeryüzünü sizin için karar kılma yeri, göğü de bina yapan; size şekil verip de şekillerinizi güzel kılan ve sizi temiz şeylerle…
Aynı kök: اوب (17 geçiş) · Ortak kavram: İhsan
Kadınlar, oğullar, yük yük altın ve gümüş, salma atlar, davarlar ve ekinler gibi nefsin şiddetle arzuladığı şeyler insana süslü gösterildi. Bunlar…
Aynı kök: اوب (17 geçiş) · Ortak kavram: İhsan
Biz de bunu ona bağışladık. Şüphesiz katımızda onun için bir yakınlık ve dönüp geleceği güzel bir yer vardır.
Aynı kök: اوب (17 geçiş) · Ortak kavram: İhsan
Şüphesiz katımızda onun için bir yakınlık ve dönüp geleceği güzel bir yer vardır.
Aynı kök: طيب (50 geçiş) · Ortak kavram: Helâl ve Haram
Bulutu üstünüze gölge yaptık. Size, kudret helvası ile bıldırcın indirdik. "Verdiğimiz rızıkların iyi ve güzel olanlarından yiyin" (dedik). Onlar…
Ortak kavram: Helâl ve Haram · Ortak kavram: İhsan
(Dönüş yapılabilecek) boşama iki defadır. Sonrası, ya iyilikle geçinmek, ya da güzellikle bırakmaktır. (Evlilikte) tarafların Allah'ın belirlediği…
Ortak kavram: Helâl ve Haram · Ortak kavram: İhsan
(Ey Muhammed!) De ki: "Gelin, Rabbinizin size haram kıldığı şeyleri okuyayım: O'na hiçbir şeyi ortak koşmayın. Anaya babaya iyi davranın. Fakirlik…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
İman edip iyi işler yapanlara ne mutlu! dipnot 1 Varılacak güzel yurt da (onlar içindir).
İman eden ve Allah'ın razı olduğu eylem ortaya koyan bu kimseler var ya: göz aydınlığı onlarındır, güzel yurt da onların…
(Evet,) imana erişen ve dürüst ve erdemli davranan o kimseler ki, kendileri için (bu dünyada) huzurlu bir hayat, (ahirette de) varılacak yerlerin en güzeli ayırılmıştır!"
İman edip imanın gereğini yaşayanlar var ya, onlara Tuba (cennet ağacı) ve hakikatlerindekini yaşamanın güzellikleri vardır.
İman edip salih amellerde bulunanlar, ne mutlu onlara. Varılacak yerin güzel olanı (onlarındır).
İman edenler ve sâlih amel işleyenler için iyi bir hayat ve güzel bir gelecek vardır.
İnanmış olarak erdemli edimler yapanlar için, mutluluk ve güzel bir dönüş yeri vardır.
İman edip iyi işler yapanlara ne mutlu! Varılacak güzel yurt da onlar içindir.
Gerçeği onaylayıp erdemli bir hayat sürenler için müjde ve en güzel dönüş yeri vardır.
İnanıp erdemli bir hayat sürenler için müjde ve en güzel dönüş yeri vardır.
Onlar ki iman etmiş ve iyi işler istemektedirler; ne hoş mutluluk onların, istikbal güzelliği de onların!
Onlar ki iyman etmişlerdir ve salih ameller işlemektedirler, ne hoş, tuba onların, istikbal güzelliği onların
İman Eden ve salihatı dipnot 1 yapanlara ne mutlu. Dönüş yerinin iyisi onlarındır.
İman eden ve salihatı dipnot 1 yapanlara ne mutlu. Dönüş yerinin iyisi onlarındır.
İman eden ve salihatı dipnot 1 yapanlara ne mutlu. Dönüş yerinin iyisi onlarındır.
İnanıp salih amellerde bulunanlar, ne mutlu onlara. Dönüş yerinin (meab) güzeli (onlarındır).
İman edib de güzel işler (hareketler ve ibadetler) yapanlar: Ne mutlu onlara! (Nihayet) dönüb gidilecek güzel yurd da (onların).
İnanmış olup salih ameller işleyenler için, hoş bir hayat ve güzel bir gelecek vardır.
(29-34) İman edenler ve ıslah edici faaliyetler yapan kimselere, mutluluk / tuba vardır ve gelinen güzel bir yer vardır. Böyle ce seni bir toplum içine gönderdik, onlardan önce de toplumlar geldi geçti, seni onlara, sana vahyettiğimizi sesli okuman için gönderdik. Onlar sa rahmanı yok sayıyorlardı , de ki O benim Rabbimdir , O’ndan başka ilah yoktur. (Ondan başka yönelinebilecek üçüncü şahıs yoktur) Onu vekil tayin ettim (vekaletim ondadır) tövbem de / vazgeçmelerim de O’nadır. Oysa ki bu Kuran, Onunla dağların yürütüldüğü yahut arzın onunla kesildiği / parçalandığı veya ölülerin onunla konuşturulduğu bir kuran olsa. (Ki öyle değil) Hayır bilakis işlerin hepsi Allah’ındır , iman edenler ümitsizliğe mi kapıldılar? Oysa Allah istese, insanların hepsi yola iletilir / hidayet bulurdu. Kafir kimselere ürettiklerinden dolayı çarpıcı / vurucu şeyler isabet etmeye devam edecek veya Allah’ın vaadi yerine gelince, yurtlarının yakınında halledilecekler, muhakkak ki Allah sözünden dönmez / söz ünün hilafına / karşıtı bir şey yapmaz . Kesin olan şu ki s enden önce de Resullerle alay edildi. / dalga geçildi. (Alış bunlara) Kafirlere süre verdim / süre tanıdım , sonra onları yakaladım / ele geçirdim, misillemem nasıl oldu? Herkesin yaptıklarının başında durup gözleyen biri, başka kim olabilir? Allah’a ortaklar yaptılar, onların isimlerini dile getirin. (Varsa Allah’a ortak söyleyin) yoksa Allah’a bilmediği bir şeyi mi haber vereceksiniz. (Allah, bunu da kullarım sayesinde öğrendim mi diyecek) Yoksa ortaya çıkmış boş bir laf mı? (Laf olsun diye mi konuşuyorsunuz) Evet, kafirler için tuzak kurmak süslendi / zevkli hale getirildi , yoldan saptırıldılar, Allah kimi saptırırsa ona artık kılavuzluktan / rehberlikten bir şey yoktur, onlara dünya hayatında bir azap vardır ve ahirette de daha parçalayıcı / ayırıcı olan azap vardır. Onları Allah’tan kurtaracak yoktur.
İman edip salih amellerde bulunanlar için, güzel bir hayat vardır ve güzel dönüş yeri de onlarındır.
İşte mutluluk ve güzel gelecek, o inanıp güzel işler yapanlarındır.
İnanıp güvenen ve iyi işler yapanlar için mutluluk ve varılacak güzel bir yer vardır dipnot 1 .
İnanıp güvenen ve iyi iş yapanlara güzellikler ve mutlu son vardır.
İman edip salih amellerde bulunanlar için (tuba) güzellikler ve varılacak güzel bir yurt vardır.
İman edip doğruları yapanlar için hoş bir hayat ve güzel bir istikbal vardır.
İman edip hak ve barış uğruna iyi işler yapanlara mutluluk ve müjde var, güzel bir gelecek var.
Those who recognize Allah with hearts impressed with the image of religious and spiritual virtues and deeds with wisdom and piety are they whose hearts have been touched with the divine hand. Blessed are they with the beatitude of heaven, and eternity in perpetual bliss is asserted as their own.
those who believe and do righteous deeds: joy awaits these, and their final homecoming will be excellent.’
"For those who believe and work righteousness, is (every) blessedness, and a beautiful place of (final) return."
So those who believe (in the message of the Truth) and do good are destined for happiness and a blissful end.
Those who have iman and do right actions, happiness will be theirs and a wonderful Homecoming.
Those who believed (in the Oneness of Allâh - Islâmic Monotheism), and work righteousness, Tûbâ (all kinds of happiness or name of a tree in Paradise) is for them and a beautiful place of (final) return.
Those who have faith and do righteous deeds —happy are they and good is their [ultimate] destination.
`Those who believe and do deeds of righteousness, an enviable state (of bliss) is theirs (in this world), and an excellent and blissful place of return (awaits them in the Hereafter). '
of those who believe and do righteous deeds; theirs is blessedness and a fair resort.
Those who are guided are the ones who believe and do good deeds. The are showered with My blessings and will end up in a wonderful place.
who believe and do what is right. Good cheer for them and an excellent resort.'
Those who acknowledged, and promoted reforms, there will be happiness for them and a good abode.
They who believe and do that which is right shall enjoy blessedness, and partake of a happy resurrection.
"Those who believe and whose heart have rest in Zikr (remembering or mention) of Allah. Verily, in Zikr (remembering or mention) of Allah do hearts find rest (comfort, satisfaction, fulfilment).
The ones who have believed and done deeds of righteousness will have blessedness (Literally: goodness) and a fair resorting.
Those who believe and do right: Joy is for them, and bliss (their) journey's end.
Those who believe and do the right, have happiness, and an excellent resting place.
[and so it is that] they who attain to faith and do righteous deeds are destined for happiness [in this world] and the most beauteous of all goals [in the life to come]!"
Those who believe and do good, for them will be bliss and an honourable destination."
And those who believed, and did good works, there will be happiness for them and a good abode.
Those who believe and lead a righteous life have deserved happiness and a joyous destiny.
Those who have believed and done righteous deeds - a good state is theirs and a good return.
Those who heed warning and do righteous deeds: they have blessedness, and a good journey’s end.
The abode of Bliss is guaranteed to those who accept the Message and fulfill the needs of others (3:13).
"For those who believe and work righteousness, is (every) blessing and a beautiful place for (the final) Return. "
Those who believe and do good deeds, for them there is the bliss and a good place to return.
The ones who have believed, and have done good works, there will be happiness for them and a wonderful abode.