Ra'd suresi

Ra'd suresi, 15. ayet

Ra'd suresi, 15. ayet. وَلِلَّهِ يَسْجُدُ مَن فِى ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ طَوْعًا وَكَرْهًا وَظِلَٰلُهُم بِٱلْغُدُوِّ وَٱلْـَٔاصَالِ secde ayeti

velillâhi yescüdü men fi-ssemâvâti vel'arḍi ṭav`av vekerhev veżilâlühüm bilgudüvvi vel'eṣâl.

Diyanet İşleri

Göklerde ve yerde kim varsa, ister istemez kendileri de gölgeleri de sabah akşam Allah'a boyun eğer.

25 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Ra'd 12–18 · surenin 15. ayeti / 43

Konu Her kavme bir yol gösterici; sel ve köpük meseli Ra'd 7–18 3

  1. Ra'd 12

    O, korku ve ümit vermek için size şimşeği gösterendir, yağmur yüklü bulutları meydana getirendir.

  2. Ra'd 13

    Gök gürlemesi O'na hamd ederek tespih eder. Melekler de O'nun korkusundan tespih ederler. O, yıldırımlar gönderir de onlarla dilediğini çarpar. Onlar ise Allah hakkında mücadele ediyorlar. Halbuki O, azabı çok şiddetli olandır.

  3. Ra'd 14

    Gerçek dua ancak O'nadır. O'ndan başka yalvardıkları ise onların isteklerine ancak, ağzına ulaşmayacağı halde, ulaşsın diye avuçlarını suya uzatan kimsenin isteğine suyun cevap verdiği kadar cevap verirler. Kafirlerin duası daima boşa çıkar.

  4. 15

    Göklerde ve yerde kim varsa, ister istemez kendileri de gölgeleri de sabah akşam Allah'a boyun eğer.

  5. Ra'd 16

    De ki: "Göklerin ve yerin Rabbi kimdir?" "Allah'tır" de. De ki: "O'nu bırakıp da kendilerine (bile) bir faydası ve zararı olmayan dostlar (mabutlar) mı edindiniz?" De ki: "Kör ile gören bir olur mu? Ya da karanlıklarla aydınlık bir olur mu? Yoksa Allah'a, O'nun yarattığı gibi yaratan ortaklar buldular da bu yaratma ile Allah'ın yaratması onlara göre birbirine mi benzedi?" De ki: "Her şeyin yaratıcısı Allah'tır. O, birdir, mutlak hakimiyet sahibidir."

  6. Ra'd 17

    O, gökten su indirdi de dereler kendi ölçülerince dolup aktı ve sel üste çıkan köpüğü aldı götürdü. Süs eşyası veya yararlanılacak bir şey elde etmek için ateşte erittikleri şeylerden de böyle köpük olur. İşte Allah, hak ile batıla böyle misal getirir. Köpüğe gelince sönüp gider. İnsanlara yararlı olan ise yerde kalır. İşte Allah, böyle misaller verir.

  7. Ra'd 18

    Rablerinin emrine uyanlar için mükafatın en güzeli vardır. Ona uymayanlar ise, yeryüzünde olan her şey ve onun yanında bir katı daha kendilerinin olsa, kurtulmak için hepsini kurtuluş fidyesi olarak verirlerdi. İşte hesabın kötüsü bunlar içindir. Varacakları yer de cehennemdir. O ne kötü yataktır!

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

15. Yani göklerde ve yerde her ne varsa hepsi, Rabbine itaatle boyun eğmekte ve O’na “ister istemez” secde etmektedirler. İsteyerek secde etmek, mü’minler gibi kendi istek ve tercihleri ile Allah’ın önünde secdeye kapanan, tevazu ve itaatini arzeden kimseler için söz konusudur. İstemeyerek secde eden ise Rabbine ibadete karşı büyüklenen, fakat hali ve fıtratı bu konuda kendisini yalanlayan kimsedir. “Kendileri de gölgeleri de ister istemez sabah akşam Allah’a secde ederler.” Yani yaratılmışların gölgeleri de gündüzün başında ve sonunda O’na secde ederler. Her varlığın secdesi, kendi durumuna göredir. Nitekim Allah, şöyle buyurmaktadır: “O’nu hamd ile tesbih etmeyen hiçbir şey yoktur. Fakat siz onların tesbihlerini anlamazsınız.” (el-İsrâ, 17/44) Bütün yaratılmışlar, ister istemez Rablerine secde ettiklerine göre gerçek ilah, hakkıyla hamdolunan mabud da yalnızca O’dur. O’ndan başkalarının ulûhiyetleri ise bâtıldır. Bundan dolayı Allah başkalarının ulûhiyetinin bâtıl olduğunu söz konusu ederek bunu şöylece delillendirmektedir:

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Göklerde ve yerde ne varsa secde ile yalnızca Allah için boyun eğer. Bu hususta mümin ile kafir eşittir. Ancak mümin isteyerek O'na boyun eğer ve secde eder. Kafir ise istemeden boyun büker. (Kafirin) Fıtratı O'na isteyerek itaat etmesini mecbur kılar. Gölgesi olan her mahlukat gece ve gündüz O'na boyun eğer.

Kelimeler

11 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَلِلَّهِ velillahi ve Allah'a kök: اله
  2. يَسْجُدُ yescudu secde ederler kök: سجد
  3. مَن men olanların hepsi
  4. فِى fi
  5. ٱلسَّمَـٰوَٰتِ s-semavati göklerde kök: سمو
  6. وَٱلْأَرْضِ vel'erdi ve yerde kök: ارض
  7. طَوْعًۭا tav'an gönüllü kök: طوع
  8. وَكَرْهًۭا vekerhen (veya) zoraki kök: كره
  9. وَظِلَـٰلُهُم ve zilaluhum ve gölgeleri de kök: ظلل
  10. بِٱلْغُدُوِّ bil-guduvvi sabah kök: غدو
  11. وَٱلْـَٔاصَالِ ۩ vel'asali akşam kök: اصل

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: اصل (10 geçiş) · Aynı kök: غدو (16 geçiş)

    Rabbini, içinden yalvararak ve korkarak, yüksek olmayan bir sesle sabah-akşam zikret ve gafillerden olma.

  • Aynı kök: اصل (10 geçiş) · Aynı kök: غدو (16 geçiş)

    (36-37) Allah'ın, yüceltilmesine ve içlerinde adının anılmasına izin verdiği evlerde hiçbir ticaretin ve hiçbir alışverişin kendilerini, Allah'ı…

  • Aynı kök: غدو (16 geçiş) · Aynı kök: طوع (129 geçiş) · Ortak kavram: İtaat

    Sabah akşam Rablerine, O'nun rızasını dileyerek dua edenlerle birlikte ol. Dünya hayatının zinetini arzu edip de gözlerini onlardan ayırma. Kalbini…

  • Aynı kök: كره (41 geçiş) · Aynı kök: طوع (129 geçiş) · Ortak kavram: İtaat

    Göklerdeki ve yerdeki herkes ister istemez O'na boyun eğmişken ve O'na döndürülüp götürülecekken onlar Allah'ın dininden başkasını mı arıyorlar?

  • Aynı kök: كره (41 geçiş) · Aynı kök: طوع (129 geçiş) · Ortak kavram: İtaat

    Yine de ki: "İster gönüllü, ister gönülsüz olarak harcayın, sizden asla kabul olunmayacaktır. Çünkü siz fasık bir topluluksunuz."

  • Aynı kök: كره (41 geçiş) · Aynı kök: طوع (129 geçiş) · Ortak kavram: İtaat

    Sonra duman halinde bulunan göğe yöneldi; ona ve yeryüzüne, "İsteyerek veya istemeyerek gelin" dedi. İkisi de, "İsteyerek geldik" dediler.

  • Aynı kök: سجد (92 geçiş) · Aynı kök: طوع (129 geçiş) · Ortak kavram: İtaat

    Sana haram ayda savaşmayı soruyorlar. De ki: "O ayda savaş büyük bir günahtır. Allah'ın yolundan alıkoymak, onu inkar etmek, Mescid-i Haram'ın…

  • Aynı kök: سجد (92 geçiş) · Aynı kök: طوع (129 geçiş) · Ortak kavram: İtaat

    (42-43) Baldırların açılacağı (işlerin zorlaşacağı) ve kafirlerin secdeye çağrılıp da gözleri düşmüş ve kendilerini zillet kaplamış bir halde buna…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

72 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

25 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Göklerde ve yerde bulunanlar da onların gölgeleri dipnot 1 de sabah akşam ister istemez (zorunlu olarak) yalnızca Allah'a secde ederler. dipnot 2

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bu ayet Nahl 16:48-49. ayetlerle okunmalıdır.
  2. metne dön, dipnot 2
    Bu ayet Kur'an'daki 14 [tilavet] secdesinden birisidir. Secde ayetleri için bkz. A‘râf 7:206; Ra‘d 13:15; Nahl 16:49; İsrâ 17:107; Meryem 19:58; Hacc 22:18; Furkân 25:60; Neml 27:25; Secde 32:15; Sâd 38:24; Fussilet 41:37; Necm 53:62; İnşikâk 84:21; ‘Alak 96:19.

Mustafa İslamoğlu

Göklerde ve yerde olan her varlık, onların sabahtan akşama (ilahi yasaya bağlı olarak değişip duran) gölgeleri de dahil, isteyerek ya da istemeyerek Allah'a secde ederler.

Muhammed Esed

Göklerde ve yerde var olan her şey ve herkes isteyerek yahut zorunlu olarak Allah'ın önünde eğilmektedirler; onların gölgeleri de sabah akşam bunu yapmaktadır.

Ahmed Hulusi

Semalar ve arzda (madde ötesi ve madde) kim varsa, (Hakiki mutlak varlık Allah Esma'sı), gölgeleri de (isimsel varlıkları), isteyerek yahut zorunlu olarak sabah ve akşam Allah'a secde ederler (hakikatleri olan Allah hükmüne mutlak teslimiyet halindedirler)! (15. ayet secde ayetidir. )

Ali Bulaç

Göklerde ve yerde her ne varsa -isteyerek de olsa, istemeyerek de olsa- Allah'a secde eder. Sabah akşam gölgeleri de (O'na secde eder).

Ali Özek ve heyeti

Göklerde ve yerde bulunanlar da onların gölgeleri de sabah akşam ister istemez sadece Allah'a secde ederler.

Ali Rıza Safa

Göklerde ve yeryüzünde bulunan herkes ve onların gölgeleri, sabah-akşam, ister istemez, Allah'a secde ederler.

Bayraktar Bayraklı

Göklerde ve yerde bulunanlar da, onların gölgeleri de sabahakşam, ister istemez, sadece Allah'a secde ederler.

Edip Yüksel

Göklerde ve yerde olan herkes ister istemez ALLAH'a secde eder. Gölgeleri de sabah akşam... dipnot 1

Edip Yüksel — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    * İnkarcılar bile Tanrı'ya secde ederler, yani O'nun egemenliğini ister istemez kabul eder ve O'nun yasalarına uyarlar. İnkarcılar, yaşamlarının her alanında doğa (yaradılış) yasalarına uymak zorundadırlar. Tanrı'nın egemenliğini kabul etmeyenler, vücutlarının kontrolü konusunda spekülasyona girebilirler; ancak Kuran onlara kaçamayacakları basit bir örnek verir: Kafirlerin gölgesi Tanrı'ya boyun eğmektedir. * Bir başka ifadeyle, dünyanın güneş etrafındaki dönüşü ve bunun sonucunda inkarcının gölge hareketleri onun kontrolünün dışındadır. Güneşin oluşturduğu gölge, coğrafik koordinat, gün ve saate göre alabildiğine ölçülü ve duyarlı bir grafik izler. * Bak 2:258, 16:48.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Göklerde ve yerde olan herkes ister istemez ALLAH'a secde eder. Gölgeleri de sabah akşam...

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Oysa göklerde ve yerde ne varsa, ister istemez kendileri de gölgeleri de sabah akşam Allah'a secde eder.

Elmalılı Hamdi Yazır

Halbuki Göklerde ve Yerde kim varsa ister istemez Allaha secde eder kendileri de gölgeleri de sabah akşam

Erhan Aktaş

Göklerde ve yerde olanlar ve gölgeleri, isteyerek veya istemeyerek, sabah akşam dipnot 1 Allah'a secde dipnot 2 ederler.

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Hiç durmadan. Sürekli. Bütün bir gün.
  2. metne dön, dipnot 2
    Allah'ın yaradılış yasalarına tam bir saygı içinde, o yasalara tam bir teslimiyetle hareket ederler.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Göklerde ve yerde olanlar ve gölgeleri, isteyerek veya istemeyerek, sabah akşam dipnot 1 Allah'a secde dipnot 2 ederler.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Hiç durmadan. Sürekli. Bütün bir gün.
  2. metne dön, dipnot 2
    Allah'ın yaradılış yasalarına tam bir saygı içinde, o yasalara tam bir teslimiyetle hareket ederler.

Gültekin Onan

Göklerde ve yerde her ne varsa -isteyerek de olsa, istemeyerek de olsa- Tanrı'ya secde eder. Sabah akşam gölgeleri de (O'na secde eder).

Hasan Basri Çantay

Göklerde ve yerde kim varsa onlar da, gölgeleri de sabah akşam ister istemez Allaha secde eder.

İbni Kesir

Göklerde ve yerdekiler de, gölgeleri de sabah akşam, ister istemez Allah'a secde ederler.

Rowwad Tercüme Merkezi

Hâlbuki göklerde ve yerde bulunanlar da onların gölgeleri de sabah akşam ister istemez sadece Allah'a secde ederler.

Süleyman Ateş

Göklerde ve yerde olanların hepsi, ister istemez Allah'a secde ederler. Gölgeleri de sabah akşam (uzanıp kısalarak O'na secde etmektedirler).

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Göklerde ve yerde kim varsa, ister istemez Allah'a boyun eğerler (secde) dipnot 1 . Gölgeleri de bunu öğle ve ikindide yapar.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Secde esasen boyun eğmedir. Yaygın anlamı, anlı saygıyla yere koymaktır. Burada boyun eğme anlamı tercih edilmiştir. İnsanlar Allah'a iki türlü kulluk ederler; biri zorunlu diğeri de gönüllüdür. Zorunlu olarak Allah'ın koyduğu yasalara uyarlar. Gönüllü olarak uymaları gereken konularda ise isyankarlık ve tembellik yaparlar.  Bkz. Nahl 16/48-49

Şaban Britch

Yerde ve göklerde olanlar gölgeleriyle beraber sabah akşam, ister istemez Allah’a secde ederler.

Şaban Piriş

Yerde ve göklerde olanlar gölgeleriyle beraber sabah akşam, ister istemez Allah'a secde ederler.

Yaşar Nuri Öztürk

Göklerde ve yerde kim varsa gölgeleriyle birlikte ister istemez ve sabah-akşam Allah'a secde eder.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

To Allah Who controls the fate of all, do all beings, the material and the immaterial, in the heavens and on earth submit to His government and to His supreme controlling and influencing power willingly or unwillingly. So do the shadows they cast on the ground or on a surface by the intercepting sun rays fore and afternoon, and other luminary in the hull of the eve.

Abdul Haleem

All that are in heaven and earth submit to God alone, willingly or unwillingly, as do their shadows in the mornings and in the evenings.

Abdullah Yusuf Ali

Whatever beings there are in the heavens and the earth do prostrate themselves to Allah (Acknowledging subjection),- with good-will or in spite of themselves: so do their shadows in the morning and evenings.

Abul A'la Maududi

All that is in the heavens and the earth prostrates itself, whether willingly or by force, dipnot 1 before Allah; and so do their shadows in the morning and in the evening. dipnot 2

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    "And to Allah falls in prostration whoever is in the heavens and the earth" in the same sense that every creation of His has to obey and submit to His Physical law in every detail. The only difference between the submission of a believer and an unbeliever is that the former submits to it with a willing heart while the latter is forced to do so against his will, for it is absolutely beyond his power to oppose it.
  2. metne dön, dipnot 2
    "Their shadows" in the sense that they fall to the west in the morning and to the cast in the evening and so on. This shows that they, too, have to submit to some law.

Aisha Bewley

Everyone in heaven and earth prostrates to Allah willingly or unwillingly, as do their shadows in the morning and the evening.

Al-Hilali & Khan

And unto Allâh (Alone) falls in prostration whoever is in the heavens and the earth, willingly or unwillingly, and so do their shadows in the mornings and in the afternoons.

Ali Quli Qarai

To Allah prostrates whoever there is in the heavens and the earth, willingly or unwillingly, and their shadows at sunrise and sunset.

Amatul Rahman Omar

All those that are in the heavens and on the earth submit to Allâh alone; whether they choose to obey willingly or not, and likewise do their shadows, in the mornings and evenings, (and they are all subject to the divine law (- His law of nature). [Prostration]

Arthur John Arberry

To God bow all who are in the heavens and the earth, willingly or unwillingly, as do their shadows also in the mornings and the evenings.

Bijan Moeinian

To God submit whatever is in existence in the heavens and the earth. They do so willingly or unwillingly (A disbeliever’s heart, e.g., has to submit itself to what God has ordered it to do and its owner cannot change it to his will.) Have you not seen that the shadow of all things bow down (willingly or unwillingly) before the Lord in the morning and the evening?

E. Henry Palmer

And God do those who are in the heavens and the earth adore, whether they will or no! as do their shadows also morn and eve.

Edip-Layth

To God prostrate all who are in the heavens and the earth, willingly and unwillingly, as do their shadows in the morning and the evening.

George Sale

Whatsoever is in heaven and on earth worshippeth God, voluntarily or of force; and their shadows also, morning and evening.

Hamid S. Aziz

True prayer is only a call to Allah; and those who call on others besides Him shall not be answered at all, except as one who stretches out his hand to the water that it may reach his mouth, but it reaches it not! The call of the disbelievers is futile.

Mahmoud Ghali

And to Allah prostrate themselves whoever are in the heavens and the earth, willingly and unwillingly, and their shadows (prostrate) in the early mornings and (the hours) before sunset. A prostration is to be performed here.

Marmaduke Pickthall

And unto Allah falleth prostrate whosoever is in the heavens and the earth, willingly or unwillingly, as do their shadows in the morning and the evening hours.

Mohamed Ahmed - Samira

Whosoever is in the heavens and on earth bows to God in submission with a will or perforce, as do their shadows in the morning and evening.

Muhammad Asad

And before God prostrate themselves, willingly or unwillingly, all [things and beings] that are in the heavens and on earth, as do their shadows in the mornings and the evenings.

Mustafa Khattab

To Allah ˹alone˺ bow down ˹in submission˺[1] all those in the heavens and the earth—willingly or unwillingly—as do their shadows, morning and evening.

Progressive Muslims

And to God submit all who are in the heavens and the Earth, willingly and unwillingly, as do their shadows in the morning and the evening.

Rashad Khalifa

To GOD prostrates everyone in the heavens and the earth, willingly or unwillingly, and so do their shadows in the mornings and the evenings.,

Sahih International

And to Allah prostrates whoever is within the heavens and the earth, willingly or by compulsion, and their shadows [as well] in the mornings and the afternoons.

Sam Gerrans

And to God submits whoso is in the heavens and the earth, willingly or unwillingly, as do their shadows in the mornings and the evenings.

Shabbir Ahmed

And before Allah bow, willingly or unwillingly, all beings that are in the heavens and earth, as do their shadows in the mornings and evenings (3:82), (41:11).

Syed Vickar Ahamed

And whatever beings there are in the heavens and the earth prostrate themselves to Allah (in respect and fear)— Willingly or unwillingly (with good will or in spite of themselves): Like their shadows do, in the mornings and the evenings.

Taqi Usmani

To Allah bow in prostration all who are in the heavens and the earth, willingly or unwillingly, and their shadows as well in morns and eves.

The Monotheist Group

Andto God will prostrate all who are in the heavens and the earth, willingly and unwillingly, as do their shadows in the morning and the evening.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Ra'd suresi, 15. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Ra'd suresi, 15. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Ra'd suresi, 15. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩