Diyanet İşleri
O, gaybı da görülen alemi de bilendir, çok büyüktür, çok yücedir.
Ra'd suresi
Ra'd suresi, 9. ayet. عَٰلِمُ ٱلْغَيْبِ وَٱلشَّهَٰدَةِ ٱلْكَبِيرُ ٱلْمُتَعَالِ
`âlimü-lgaybi veşşehâdeti-lkebîru-lmüte`âl.
O, gaybı da görülen alemi de bilendir, çok büyüktür, çok yücedir.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Her kavme bir yol gösterici; sel ve köpük meseli Ra'd 7–18 3
Bir de senden, iyilikten önce kötülüğün acele gelmesini istiyorlar. Oysa onlardan önce ibret alınacak birçok azap gelip geçmiştir. Şüphesiz Rabbin, insanların zulümlerine rağmen bağışlama sahibidir. Bununla beraber Rabbinin azabı pek şiddetlidir.
İnkar edenler, "Ona Rabbinden bir mucize indirilseydi ya!" diyorlar. Sen ancak bir uyarıcısın. Her kavim için de bir yol gösteren vardır.
Allah, her dişinin neye gebe olduğunu, rahimlerin artırdığı şeyi ve eksilttiği şeyi bilir. Her şey O'nun katında bir ölçü iledir.
O, gaybı da görülen alemi de bilendir, çok büyüktür, çok yücedir.
(O'na göre) içinizden sözü gizleyen ile açığa vuran, geceleyin gizlenenle gündüz ortaya çıkan eşittir.
İnsanı önünden ve ardından takip eden melekler vardır. Allah'ın emriyle onu korurlar. Şüphesiz ki, bir kavim kendi durumunu değiştirmedikçe Allah onların durumunu değiştirmez. Allah, bir kavme kötülük diledi mi, artık o geri çevrilemez. Onlar için Allah'tan başka hiçbir yardımcı da yoktur.
O, korku ve ümit vermek için size şimşeği gösterendir, yağmur yüklü bulutları meydana getirendir.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
Bu metin 8–9. ayetler için yazılmıştır.
8. Yüce Allah, ilminin kapsamını, her şeyden haberdar oluşunu ve her şeyi bilgisiyle kuşattığını haber vererek şöyle buyurmaktadır: “Allah” Âdemoğullarından olsun diğer varlıklardan olsun “her dişinin (karnında) ne taşıdığını ve rahimlerin neyi eksiltip” yani ya gebe kalınan yavrunun ölmesi ile yahut zayıf düşmesi ile veya telef olması ile meydana gelecek eksikliği “neyi artırdığını” rahimlerde yer alan ceninlerin büyümesini “bilir. Her şey O’nun katında bir ölçü iledir.” Hepsi de bu ölçünün ne önüne geçer, ne gerisinde kalır. Ne artar, ne eksilir. Ne olursa ancak O’nun hikmet ve ilminin gereği ile olur.
9. Çünkü “O, görünmeyeni de görüneni de bilendir”; Zatı, isimleri ve sıfatları ile “çok büyüktür,” yine zatı, kudreti ve kahr-u galebesi ile bütün mahlukatın üstündedir “yüceler yücesidir.”
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Çünkü O -Subhânehu ve Teâlâ- mahlukatının duyularının algılayamadığı her şeyi hakkıyla bilendir. Onların duyularının algıladığı her şeyi de hakkıyla bilendir. O, sıfatlarında, isimlerinde ve fiillerinde azametlidir. Zatı ve sıfatları ile yaratmış olduğu mahlukatının üzerindedir ve çok yücedir.
Aynı kök: غيب (60 geçiş) · Aynı kök: علو (70 geçiş) · Ortak kavram: Şahitlik
(91-92) Allah, hiçbir çocuk edinmemiştir. O'nunla birlikte başka hiçbir ilah yoktur. Öyle olsaydı, her ilah kendi yarattığını alır götürür ve mutlaka…
Aynı kök: غيب (60 geçiş) · Aynı kök: علو (70 geçiş) · Ortak kavram: Kibir
Erkekler, kadınların koruyup kollayıcılarıdırlar. Çünkü Allah, insanların kimini kiminden üstün kılmıştır. Bir de erkekler kendi mallarından…
Aynı kök: غيب (60 geçiş) · Ortak kavram: Şahitlik
O, gökleri ve yeri, hak ve hikmete uygun olarak yaratandır. Allah'ın "ol" deyip de her şeyin oluvereceği günü hatırla. O'nun sözü gerçektir. Sur'a…
Aynı kök: علو (70 geçiş) · Ortak kavram: Şahitlik
De ki: "Ey kitap ehli! Bizimle sizin aranızda ortak bir söze gelin: Yalnız Allah'a ibadet edelim. O'na hiçbir şeyi ortak koşmayalım. Allah'ı bırakıp…
Aynı kök: علو (70 geçiş) · Ortak kavram: Kibir
Biz, Kitap'ta (Tevrat'ta) İsrailoğullarına, "Yeryüzünde muhakkak iki defa bozgunculuk yapacaksınız ve büyük bir kibre kapılarak böbürleneceksiniz"…
Aynı kök: علو (70 geçiş) · Ortak kavram: Kibir
Allah, her türlü eksiklikten uzaktır, onların söylediklerinin ötesindedir, yücedir.
Ortak kavram: Şahitlik · Ortak kavram: Kibir
Böylece, sizler insanlara birer şahit (ve örnek) olasınız ve Peygamber de size bir şahit (ve örnek) olsun diye sizi orta bir ümmet yaptık. Her ne…
Ortak kavram: Şahitlik · Ortak kavram: Kibir
(O sayılı günler), insanlar için bir hidayet rehberi, doğru yolun ve hak ile batılı birbirinden ayırmanın apaçık delilleri olarak Kur'an'ın…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Görünmeyeni de görüneni de bilendir, büyüktür, çok yücedir.
O, bilinmeyen ve bilinebilen her şeyi, mutlak büyük ve mutlak aşkın olarak bilendir.
O, yaratılmışların duyu ve tasavvurlarının ötesinde olanları da, onların görüp gözleyebildikleri şeyleri de tam olarak bilmektedir. Büyük olan O'dur; var olan veya olması mümkün her şeyin/herkesin üstünde ve ötesinde olan O.
Algılanamayan ve algılananın Aliym'idir! Kebiyr'dir (sonsuz manalar büyüklüğü sahibi), Mütealiy'dir (yüceliği her şeyi ihata eder).
O, gaybı da, müşahede edileni de bilendir. Pek büyüktür, yücedir.
O, görüleni de görülmeyeni de bilir; çok büyüktür, yücedir.
Gizli gerçekleri ve görünenleri Bilendir. Büyüklüğü Sınırsızdır; Yüceliği Sınırsızdır.
O, gaybı da, görünen alemi de bilendir,çok büyüktür; yücedir.
Gizliyi ve açığı Bilendir; Büyüktür, Yücedir.
Gizliyi ve açığı Bilendir; Büyüktür, Yücedir.
Görünmeyeni ve görüneni bilendir; büyüktür, herşeyden yücedir.
gayb-ü şehadeti bilen kebiri müteal.
Görüneni ve görünemeyeni bilendir. O, Mutlak Büyük'tür ve Her Şeyden Yüce'dir.
Görüneni ve görünemeyeni bilendir. O, Mutlak Büyük'tür ve Her Şeyden Yüce'dir.
Görüneni ve görünemeyeni bilendir. O, Mutlak Büyük'tür ve Her Şeyden Yüce'dir.
O gaybı da, müşahede edileni de bilendir. Pek büyüktür, yücedir.
O, görünmeyeni de, görüneni de bilendir, çok büyükdür, her şeyden yücedir O.
Görüleni de, görülmeyeni de bilir. Yücelerin yücesidir.
O, görünmeyeni de görüneni de bilendir. O çok büyüktür, yüksektir, yüceler yücesidir.
(O), gizliyi ve aşikareyi bilendir, büyüktür, yücedir.
O, gaybı /algılanamayanı da şehadeti /algılanabileni de bilendir; büyüktür, her şeyden yücedir dipnot 1 .
O, görünmeyeni de görüneni de bilir; büyüktür, yücedir.
Gaybı da açık olanı da bilen, O, (her şeyden) üstündür, büyüktür.
Gizliyi de ortada olanı da bilen, yücelerin yücesi büyük Allah'tır.
Gaybı da görünen alemi de bilendir/Alim'dir O... Kebir, sınırsızca büyük O'dur; Müteal, sonsuzca yüce O'dur.
He is Omniscient of what the breasts store of thoughts and feelings and of what they forge. He has cognizance and holds prescience of what is conversed secretly and uttered below the breath and of what is suggested secretly to the mind. He is well acquainted with the visible and the seen and with what is avowed openly and openly disclosed and with all that is uttered loudly and with all that is being said. He is uniquely and imposingly the Great and He is infinitely far above the whole and all in all.
He knows what is not seen as well as what is seen; He is the Great, the Most High.
He knoweth the unseen and that which is open: He is the Great, the Most High.
He knows both what is hidden and what is manifest. He is the Supreme One, the Most High.
the Knower of the Unseen and the Visible, the Most Great, the High-Exalted.
All-Knower of the Unseen and the seen, the Most Great, the Most High.
the Knower of the sensible and the Unseen, the All-great, the All-sublime.
(He is the) Knower of the hidden realities and the visible, the Incomparably Great, the Most Exalted.
the Knower of the unseen and the visible, the All-great, the All-exalted:
The Lord has absolute knowledge over what you see and what you do not see. He is the Great, the Most Supreme.
He who knows the unseen and the visible, - the great, the lofty one.
The knower of the unseen and the seen, the Great, the most High.
He knoweth that which is hidden, and that which is revealed. He is the great, the most high.
Allah knows what each female (womb) bears, by how much the wombs fall short of or exceed (in time or number); for everything with Him is measured (calculated or in proportion).
The Knower of the Unseen and the Witnessed, The Ever-Great, The Supremely Exalted.
He is the Knower of the Invisible and the Visible, the Great, the High Exalted.
He is the knower of the known and the unknown, the mighty and most high.
He knows all that is beyond the reach of a created being's perception as well as all that can be witnessed by a creature's senses or mind -the Great One, the One far above anything that is or could ever be!
˹He is the˺ Knower of the seen and the unseen—the All-Great, Most Exalted.
The knower of the unseen and the seen, the Great, the most High.
The Knower of all secrets and declarations; the Supreme, the Most High.
[He is] Knower of the unseen and the witnessed, the Grand, the Exalted.
The Knower of the Unseen and the Seen, the Great, the Exalted:
He has perfect Knowledge of the visible and the invisible. He is the Great, Most High.
He knows the Unseen and the seen: (He is) the Most Great (Al-Kabir), the Most High (Al-Mathed’al).
He is the Knower of the hidden and the manifest. He is the Great, the High.
The Knower of the unseen and the seen, the Great, the Most High.