Ra'd suresi

Ra'd suresi, 6. ayet

Ra'd suresi, 6. ayet. وَيَسْتَعْجِلُونَكَ بِٱلسَّيِّئَةِ قَبْلَ ٱلْحَسَنَةِ وَقَدْ خَلَتْ مِن قَبْلِهِمُ ٱلْمَثُلَٰتُ وَإِنَّ رَبَّكَ لَذُو مَغْفِرَةٍ لِّلنَّاسِ عَلَىٰ ظُلْمِهِمْ وَإِنَّ رَبَّكَ لَشَدِيدُ ٱلْعِقَابِ

veyesta`cilûneke bisseyyieti ḳable-lḥaseneti veḳad ḫalet min ḳablihimü-lmeŝülât. veinne rabbeke leẕû magfiratil linnâsi `alâ żulmihim. veinne rabbeke leşedîdü-l`iḳâb.

Diyanet İşleri

Bir de senden, iyilikten önce kötülüğün acele gelmesini istiyorlar. Oysa onlardan önce ibret alınacak birçok azap gelip geçmiştir. Şüphesiz Rabbin, insanların zulümlerine rağmen bağışlama sahibidir. Bununla beraber Rabbinin azabı pek şiddetlidir.

25 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Ra'd 3–9 · surenin 6. ayeti / 43

Konu Direksiz yükselen gökler ve dirilişe itiraz Ra'd 1–6 3

  1. Ra'd 3

    O, yeri yayıp döşeyen, orada dağlar, nehirler meydana getiren, orada her türlü meyveden (erkekli-dişili) iki eş yaratandır. O, geceyi gündüze bürüyor. Şüphesiz bunlarda, düşünen bir kavim için (Allah'ın varlığını gösteren) deliller vardır.

  2. Ra'd 4

    Yeryüzünde birbirine komşu kara parçaları, üzüm bağları, ekinler; bir kökten çıkan çok gövdeli ve tek gövdeli hurma ağaçları vardır ki hepsi aynı su ile sulanır. Ama biz ürünleri konusunda bir kısmını bir kısmına üstün kılıyoruz. Şüphesiz bunda aklını kullanan bir kavim için (Allah'ın varlığını gösteren) deliller vardır.

  3. Ra'd 5

    Eğer şaşacaksan, asıl şaşılacak olan onların, "Biz toprak olunca yeniden mi yaratılacakmışız?" demeleridir. İşte bunlar Rablerini inkar edenlerdir. İşte onlar boyunlarına demir halkalar vurulanlardır ve işte onlar cehennemliklerdir. Onlar orada ebedi kalacaklardır.

  4. 6

    Bir de senden, iyilikten önce kötülüğün acele gelmesini istiyorlar. Oysa onlardan önce ibret alınacak birçok azap gelip geçmiştir. Şüphesiz Rabbin, insanların zulümlerine rağmen bağışlama sahibidir. Bununla beraber Rabbinin azabı pek şiddetlidir.

  5. Ra'd 7

    İnkar edenler, "Ona Rabbinden bir mucize indirilseydi ya!" diyorlar. Sen ancak bir uyarıcısın. Her kavim için de bir yol gösteren vardır.

  6. Ra'd 8

    Allah, her dişinin neye gebe olduğunu, rahimlerin artırdığı şeyi ve eksilttiği şeyi bilir. Her şey O'nun katında bir ölçü iledir.

  7. Ra'd 9

    O, gaybı da görülen alemi de bilendir, çok büyüktür, çok yücedir.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

6. Yüce Allah, peygamberini yalanlayan ve kendisine ortak koşan müşriklerin cehaletlerini haber vermektedir. Bunlar, öğüt verildiği halde öğüt tutmayan, önlerine deliller konulduğu halde delillere boyun eğmeyen hatta daha da ileri giderek açıkça inkâra sapan, Kahhâr ve bir olan Allah’ın kendilerini günahları sebebi ile hemen cezalandırmayışını, hak üzere olduklarına delil sayan ve bundan dolayı da Allah Rasûlünden azabın çabucak gelmesini istemeye koyulan kimselerdir. Nitekim onlardan biri şöyle demişti: “Ey Allahım! Eğer bu (Kur'ân), gerçekten senin katından (indirilmiş) hak (bir kitap) ise artık bizim üzerimize gökten taş yağdır yahut bize can yakıcı bir azap gönder.” (el-Enfâl, 8/32) “Halbuki onlardan önce (azap) örnekleri gelip geçmiştir.” Yani yalanlayan ümmetler hakkında Allah’ın indirdiği azaplar ve o dehşet günleri gelip geçmiştir. Onların durumu hakkında düşünüp de bu cahilliklerini terk etmeyecekler mi?

“Doğrusu Rabbin, zulümlerine rağmen insanlara karşı yine de mağfiret sahibidir.” Yani Allah’ın insanlara hayrı, ihsanı, iyiliği ve affı kullara inmeye devam edip durur. Onlar ise şirklerini sürdürürler ve O’na ancak isyan ederler. Oysa onlar isyan ederken O onları kendi kapısına çağırır. Onlar suç işlerlerken O, onları hayır ve ihsanından mahrum bırakmaz. Şâyet O’na tevbe edecek olurlarsa şüphesiz onları sever. Çünkü O, tevbe edenleri de temizlenenleri de sever. Tevbe etmeyecek olurlarsa onları iyileştirecek olan da yine O’dur. Şöyle ki O, onları kusurlardan arındırıp temizlemek için musibetlerle onları imtihan eder: “De ki: Ey nefisleri aleyhine ileri giden kullarım! Allah’ın rahmetinden ümit kesmeyin. Çünkü Allah, bütün günahları mağfiret eder. Şüphesiz O, çok bağışlayıcı ve pek merhametlidir.” (ez-Zümer, 39/52) “Şu da bir gerçek ki Rabbinin cezası” günahlar üzerinde ısrar edip duran, tevbe edip mağfiret dilemeyi, Azîz ve Gaffar olana sığınmayı kabul etmeyen kimseler için “çok şiddetlidir.” Öyleyse kullar, O’nun günahkârlara vereceği cezalardan sakınsınlar. Çünkü O’nun yakalaması çok can yakıcı ve çok çetindir.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

-Ey Resul- Müşrikler senden azabın gelmesi için acele etmeni istiyorlar. Allah'ın kendilerine takdir ettiği nimetlerin tamamlanmasından önce azabın inmesini yavaş buluyorlar. Hâlbuki daha önceden onların emsali olan inkârcı topluluklar için nice azaplar gelip geçmiştir. Neden bundan ibret almazlar? -Ey Resul!- Şüphesiz senin Rabbin zulümlerine rağmen insanları bağışlayandır. Allah'a tövbe etmeleri için insanlara azap etmekte acele etmez. Eğer tövbe etmezlerse küfürlerinde ısrar edenler için de azabı pek çetindir.

Kelimeler

20 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَيَسْتَعْجِلُونَكَ ve yestea'ciluneke ve senden acele istiyorlar kök: عجل
  2. بِٱلسَّيِّئَةِ bis-seyyieti kötülüğü kök: سوا
  3. قَبْلَ kable önce kök: قبل
  4. ٱلْحَسَنَةِ l-haseneti iyilikten kök: حسن
  5. وَقَدْ ve kad ve oysa
  6. خَلَتْ halet gelip geçti kök: خلو
  7. مِن min
  8. قَبْلِهِمُ kablihimu onlardan önce kök: قبل
  9. ٱلْمَثُلَـٰتُ ۗ l-mesulatu benzerleri kök: مثل
  10. وَإِنَّ ve inne ve şüphesiz
  11. رَبَّكَ rabbeke Rabbin kök: ربب
  12. لَذُو lezu sahibidir
  13. مَغْفِرَةٍۢ megfiratin mağfiret kök: غفر
  14. لِّلنَّاسِ linnasi insanlar için kök: نوس
  15. عَلَىٰ ala karşı
  16. ظُلْمِهِمْ ۖ zulmihim zulümlerine kök: ظلم
  17. وَإِنَّ ve inne ve şüphesiz
  18. رَبَّكَ rabbeke Rabbinin kök: ربب
  19. لَشَدِيدُ leşedidu pek çetindir kök: شدد
  20. ٱلْعِقَابِ l-ikabi azabı kök: عقب

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: خلو (28 geçiş) · Aynı kök: عقب (80 geçiş)

    Sizden önce(ki milletlerin başından) nice olaylar gelip geçmiştir. Yeryüzünde gezin dolaşın da yalanlayanların sonunun nasıl olduğunu bir görün.

  • Aynı kök: خلو (28 geçiş) · Aynı kök: عقب (80 geçiş)

    Muhammed, ancak bir peygamberdir. Ondan önce de peygamberler gelip geçmiştir. Şimdi o ölür veya öldürülürse gerisin geriye (eski dininize) mi…

  • Aynı kök: عقب (80 geçiş) · Aynı kök: شدد (102 geçiş)

    Haccı da, umreyi de Allah için tamamlayın. Eğer (düşman, hastalık ve benzer sebeplerle) engellenmiş olursanız artık size kolay gelen kurbanı…

  • Aynı kök: عقب (80 geçiş) · Aynı kök: شدد (102 geçiş)

    İsrailoğullarına sor; biz onlara nice açık mucizeler verdik. Kendisine geldikten sonra kim Allah'ın nimetini değiştirirse, (bilsin ki) şüphesiz…

  • Aynı kök: عقب (80 geçiş) · Aynı kök: شدد (102 geçiş)

    (Bunların durumu) Firavun ailesinin ve onlardan öncekilerin durumu gibidir: Ayetlerimizi yalanladılar. Allah da onları günahlarıyla yakaladı. Allah,…

  • Aynı kök: خلو (28 geçiş) · Ortak kavram: Mesel (örnek)

    Yoksa siz, sizden öncekilerin başına gelenler, sizin de başınıza gelmeden cennete gireceğinizi mi sandınız? Peygamber ve onunla beraber mü'minler,…

  • Aynı kök: عجل (47 geçiş) · Ortak kavram: Mesel (örnek)

    Şüphesiz zulmedenler için (önceki müşrik) arkadaşlarının azap payı gibi payları vardır. Artık azabımı acele istemesinler.

  • Aynı kök: عجل (47 geçiş) · Ortak kavram: İhsan

    Salih, onlara "Ey kavmim! Niçin iyilikten önce kötülüğün acele gelmesini istiyorsunuz? Merhamet edilmeniz için Allah'tan bağışlanma dileseniz ya!"

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

71 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

25 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

(Müşrikler) senden, iyilikten önce kötülüğü acele istiyorlar. (Oysa) onlardan önce nice örnekler geçmiştir. Şüphesiz ki haksızlıklarına rağmen Rabbin insanlar için bağışlama sahibidir. Şüphesiz ki Rabbinin azabı da çok şiddetlidir.

Mustafa İslamoğlu

Ve iyiliği bırakmışlar, (tehdit edildikleri) kötü akıbetin bir an evvel gelip çatması için seni zorluyorlar. Oysa ki, kendilerinden önce bir dolu ibretlik hadise yaşanmıştı. Neyse ki senin Rabbin kendilerine kötülük eden insanlar için dahi bağışlayıcıdır; ama unutma ki cezanın en şiddetlisi de yine Rabbine aittir!

Muhammed Esed

(Ey Peygamber, hakkı inkara şartlanmış olmakla bunlar, demek ki) iyilik (ummak) yerine, kötülüğün ivedi olarak kendilerini gelip bulması yönünde sana (küstahça) meydan okuyorlar; hem de, (o alay edip durdukları türden) nice ibret verici felaketin kendilerinden önce(ki toplumların) başına geldiğini (bildikleri) halde. Bununla birlikte, muhakkak ki senin Rabbin, işledikleri zulümlere rağmen insanlara karşı (esasta hep) bağışlayıcıdır; ama, unutma ki, (aynı zamanda) cezasında da gerçekten çok şiddetlidir.

Ahmed Hulusi

Senden iyilik beklemek yerine, bir an önce belalarını isterler. . . (Oysa) onlardan önce, ders almaları gereken nice geçmiş topluluklar cezalandırıldılar. Muhakkak ki senin Rabbin zulümlerine rağmen insanlara mağfiret sahibidir. . . Muhakkak ki senin Rabbin Şediyd ül 'Ikab'dır (işlenen suçun sonucunu en şiddetli şekilde yaşatandır).

Ali Bulaç

Onlar, iyilikten önce kötülüğü çabuklaştırmak istiyorlar; oysa onlardan önce nice örnekler gelip geçmiştir. Ve şüphesiz, senin Rabbin, zulümlerine karşılık insanlar için bağışlama sahibidir ve şüphesiz senin Rabbin, cezası çok şiddetli olandır.

Ali Özek ve heyeti

Müşrikler senden, iyilikten önce (kendilerine) alelacele kötülük gelmesini istemektedirler. Halbuki onlardan önce ibret alınacak nice azap örnekleri gelip geçmiştir. Doğrusu insanlar kötülük ettikleri halde Rabbin onlar için mağfiret sahibidir. (Bununla beraber) Rabbinin azabı da çok şiddetlidir.

Ali Rıza Safa

İyilikten önce, kötülüğü ivedi olarak istiyorlar. Oysa onlardan önce, nice örnekler gelip geçmiştir. Kuşkusuz, Efendin, yaptıkları haksızlıklara karşın, insanlara karşı bağışlayıcıdır. Kuşkusuz, Efendinin cezası da gerçekten çok yamandır.

Bayraktar Bayraklı

Senden, iyilikten önce kötülüğü çabucak istiyorlar. Halbuki önlerinden pek çok örnek gelip geçti. Doğrusu insanlar kötülük ettikleri halde Rabbin onlar için affedicidir. Rabbinin azabı elbette çok şiddetlidir.

Edip Yüksel

İyilik isteyeceklerine, başlarına hemen bir felaket getirmeni isterler; oysa kendilerinden önce örnekler gelip geçti. Efendin, işledikleri zulme rağmen halka karşı bağışlayıcıdır. Efendinin azabı çetindir.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

İyilik isteyeceklerine, başlarına hemen bir felaket getirmeni isterler; oysa kendilerinden önce örnekler gelip geçti. Rabbin, işledikleri zulme rağmen halka karşı bağışlayıcıdır. Rabbinin azabı çetindir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Bir de senden iyilikten önce kötülüğün gelmesini istiyorlar. Oysa önlerinde örnek olarak cezalar gelip geçti. Ve gerçekten Rabbin, zulümlerine rağmen bağışlayıcıdır! Bununla beraber Rabbinin azabı çok şiddetlidir.

Elmalılı Hamdi Yazır

Bir de senden haseneden evvel seyyieyi isti'cal ediyorlar, halbuki önlerinde misal olacak ukubetler geçti ve hakıkat rabbın insanların zulümlerine karşı mağrifet sahibi, bununla beraber rabbın pek şedidül'ıkab

Erhan Aktaş

Ve senden, iyilikten önce kötülüğü çabuklaştırmanı istiyorlar. dipnot 1 Oysaki kendilerinden önce nice ibret alınacak cezalar yaşandı. Rabb'in, haksızlıklarına rağmen insanlar için gerçekten bağışlayıcı olandır. Ve elbette ki; Rabb'in, Azabı da Çok Şiddetli Olan'dır.

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Yapılan uyarıyı ciddiye almadıklarını belirtmek için.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Ve senden, iyilikten önce kötülüğü çabuklaştırmanı istiyorlar. dipnot 1 Oysaki kendilerinden önce nice ibret alınacak cezalar yaşandı. Rabb'in, haksızlıklarına rağmen insanlar için gerçekten bağışlayıcı olandır. Ve elbette ki; Rabb'in, Azabı da Çok Şiddetli Olan'dır.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Yapılan uyarıyı ciddiye almadıklarını belirtmek için.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Ve senden, iyilikten önce kötülüğü çabuklaştırmanı istiyorlar. dipnot 1 Oysaki kendilerinden önce nice ibret alınacak cezalar yaşandı. Rabb'in, haksızlıklarına rağmen insanlar için gerçekten bağışlayıcı olandır. Ve elbette ki; Rabb'in, Azabı da Çok Şiddetli Olan'dır.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Yapılan uyarıyı ciddiye almadıklarını belirtmek için.

Gültekin Onan

Onlar, iyilikten önce kötülüğü çabuklaştırmak istiyorlar; oysa onlardan önce nice örnekler gelip geçmiştir. Ve şüphesiz, senin rabbin, zulümlerine karşılık insanlar için bağışlama sahibidir ve şüphesiz senin rabbin, cezası çok şiddetli olandır.

Hasan Basri Çantay

(Müşrikler) senden iyilikden önce çarçabuk kötülük isterler. Halbuki onlardan evvel nice ukuubet misalleri gelib geçmişdir. Hakıykat, Rabbin, zulümlerine rağmen, insanlar için mağfiret saahibidir. (Bununla beraber) Rabbinin ıkaabı da cidden çetindir.

İbni Kesir

İyilikten önce, kötülük isterler çabucak senden. Oysa onlardan önce nice örnekler geçmiştir. Doğrusu insanların zulmetmelerine rağmen, Rabbın mağfiret sahibidir. Şüphesiz ki Rabbının cezalandırması; şiddetlidir.

Rowwad Tercüme Merkezi

Bir de senden, iyilikten önce kötülüğün acele gelmesini istiyorlar. Hâlbuki onlardan önce nice örnekler gelip geçmiştir. Şüphesiz Rabbin, zulümlerine rağmen insanlara yine de mağfiret edendir. Bununla beraber Rabbinin azabı pek şiddetlidir.

Süleyman Ateş

Senden, iyilikten önce kötülüğü acele istiyorlar. Oysa onlardan önce benzerleri(ne nice cezalar) gelip geçti. (Niçin onlardan ibret almazlar?) Şüphesiz Rabbin, o(insa)nların zulümlerine karşı mağfiret sahibidir, fakat Rabbinin azabı da pek çetindir.

Süleymaniye Vakfı

Senden, iyilikten önce kötülüğün çarçabuk gelmesini istiyorlar dipnot 1 . Oysa bunlardan önce (ibret olacak) nice cezalandırma örnekleri gelip geçti dipnot 2 . Hiç şüphe yok ki senin Rabbin, yanlışlarına rağmen dipnot 3 insanlara mağfiret dipnot 4 edendir. Ve yine senin Rabbin, cezalandırması pek çetin olandır dipnot 5 .

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Onların şaşılacak bir başka yönü de Muhammed aleyhisselama inanıp iyiliğe kavuşmayı istemek yerine azabın başlarına gelmesini istemeleridir (En'am 6/57-58, Hac 22/47, Ankebut 29/53-54).
  2. metne dön, dipnot 2
  3. metne dön, dipnot 3
  4. metne dön, dipnot 4
    Mağfiret Allah'ın, kulunu azaptan korumasıdır (Müfredat). "Başı koruyan zırhlı başlık" anlamındaki "miğfer" kelimesi de aynı köktendir.
  5. metne dön, dipnot 5
    Çetin, ayetteki (شديد) şedid'in karşılığıdır. Şedid, 'güçlü bağla bağlı' anlamındadır. Allah, vereceği cezayı, kulunun suçuna bağlamıştır (En'am 6/160).

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Onlar iyilikten önce hemen kötülüğü getirmeni isterler. Oysa bunun örnekleri daha önce geçmiştir. Senin Rabbin insanları, yanlışlarına rağmen (durumların düzeltir) bağışlar ama Rabbinin cezası da pek ağırdır.

Şaban Britch

İyilikten önce hemen kötüyü/azabı getirmeni isterler. Oysa onlardan önce benzer cezalar gelip geçmiştir. Doğrusu insanların zulümlerine karşın Rabbin, mağfiret sahibidir. Rabbinin cezalandırması ise çetindir.

Şaban Piriş

İyilikten önce hemen fenalığı getirmeni isterler, oysa onlardan önce benzer örnekler geçmiştir. Doğrusu Rabbinin, insanların zulümlerine rağmen onlara mağfireti vardır. Rabbinin cezalandırması ise çetindir.

Yaşar Nuri Öztürk

Senden, güzellikten önce kötülük istemede acele ediyorlar. Halbuki önlerinden pek çok örnek gelip geçti. Şu da bir gerçek ki, Rabbin insanlara karşı, zulümlerine rağmen af sahibidir. Ve Rabbinin azabı elbette çok şiddetlidir.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

They defiantly ask you -O Muhammad- to hasten the promised punishment instead of searching out the truth and be hopeful of Allah's mercy, albeit they heard of the typical instances of the past, forming particular cases of a principle and signal instances of punishment. Nonetheless, Allah, your Creator, is indeed Forgiving. He extends His mercy and forgiveness to people despite their wrongful actions, but also, Allah, punishes severely.

Abdul Haleem

They ask you to bring on the punishment rather than any promised rewards, though there have been many examples before them––your Lord is full of forgiveness for people, despite their wrongdoing, but He is truly severe in punishment.

Abdullah Yusuf Ali

They ask thee to hasten on the evil in preference to the good: Yet have come to pass, before them, (many) exemplary punishments! But verily thy Lord is full of forgiveness for mankind for their wrong-doing, and verily thy Lord is (also) strict in punishment.

Abul A'la Maududi

They challenge you to hasten the coming of evil upon them before the coming of any good, dipnot 1 although people who followed a like course before had met with exemplary punishment (from Allah). Verily your Lord is forgiving to mankind despite all their wrong-doing. Verily your Lord is also severe in retribution.

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    This refers to the demand of the Quraish from the Prophet (peace be upon him): If you are a true Prophet (peace be upon him) of God, why don’t you hasten to bring that scourge of God upon us of which you have been threatening us, when we are flouting and denying you? They did this in different ways. Sometimes they would invoke God mockingly and say: O Lord, settle our accounts now and do not postpone these to the Day of Resurrection. At another time, they would say: Our Lord, if what Muhammad (peace be upon him) says be true, and be from Thee, then stone us from the sky or send down some other scourge upon us from the sky or send down some other painful torment upon us. In this verse an answer has been given to such impudent demands of the disbelievers. They have been admonished to refrain from such foolish demands and avail of the respite that was being given to them and mend their ways, for they were incurring the wrath of God by adopting the attitude of rebellion.

Aisha Bewley

They want you to hasten the bad rather than the good when examples of punishment are there before them in the past. Your Lord has forgiveness for people for their wrongdoing; but your Lord is also severe in retribution.

Al-Hilali & Khan

They ask you to hasten the evil before the good, while (many) exemplary punishments have indeed occurred before them. But verily, your Lord is full of Forgiveness for mankind in spite of their wrong-doing. And verily, your Lord is (also) Severe in punishment.

Ali Quli Qarai

They would press you for evil sooner than for good, though there have already gone by before them exemplary punishments. Indeed your Lord is forgiving to mankind despite their wrongdoing, and indeed your Lord is severe in retribution.

Amatul Rahman Omar

They want you to hasten on (their) punishment in preference to (your doing them) good, whereas there has already been awarded (to the people) before them exemplary punishment. Verily, your Lord is full of forgiveness to mankind despite their unjust doings, yet your Lord is (likewise) Strict in inflicting punishment.

Arthur John Arberry

They would have thee hasten the evil ere the good; yet there have passed away before them examples. Thy Lord is forgiving to men, for all their evil-doing, and thy Lord is terrible in retribution.

Bijan Moeinian

They are such idiots that ask you to advance their punishment (as a proof of your prophet hood) rather than asking you about righteousness. There has been more than enough instances of the Lord’s punishment in the past to serve them as an example. The fact of the matter is that your Lord bears with the sinners (for a while) and (then) He is the most sever in imposing His punishment.

E. Henry Palmer

They will wish thee to hasten on the evil rather than the good; examples have passed away before them: but thy Lord is possessor of forgiveness unto men, notwithstanding their injustice; but, verily, thy Lord is keen to punish.

Edip-Layth

They ask you to hasten with the doom rather than the good, yet the examples of those before them have already been given. Your Lord is with great forgiveness to the people despite their transgression, and your Lord is severe in retribution.

George Sale

They will ask of thee to hasten evil rather than good: Although there have already been examples of the divine vengeance before them. Thy Lord is surely indued with indulgence towards men, notwithstanding their iniquity; but thy Lord is also severe in punishing.

Hamid S. Aziz

And if you should wonder (at their lack of faith), wondrous are their words, "When we have become dust (or are actually dust), shall we then be created anew?" These are they who disbelieve in their Lord, and these are they with fetters (yokes of servitude to superstition) round their necks, and these are the fellows of the Fire; they shall dwell therein.

Mahmoud Ghali

And they would have you hasten the odious before the fair, and there have already passed away even before them exemplary (punishments). And surely your Lord is indeed The Owner of forgiveness to mankind for all their injustice, and surely your Lord is indeed strict in punishment.

Marmaduke Pickthall

And they bid thee hasten on the evil rather than the good, when exemplary punishments have indeed occurred before them. But lo! thy Lord is rich in pardon for mankind despite their wrong, and lo! thy Lord is strong in punishment.

Mohamed Ahmed - Samira

They want you to hasten the evil before the good, even when there have been examples of retribution before them. Though certainly your Lord forgives human beings for their iniquities, your Lord is severe of retribution.

Muhammad Asad

And [since, O Prophet, they are bent on denying the truth,] they challenge thee to hasten the coming upon them of evil instead of [hoping for] good although [they ought to know that] the exemplary punishments [which they now deride] have indeed come to pass before their time. Now, behold, thy Sustainer is full of forgiveness unto men despite all their evildoing: but, behold, thy Sustainer is [also] truly severe in retribution!

Mustafa Khattab

They ask you ˹O Prophet˺ to hasten the torment rather than grace, though there have ˹already˺ been ˹many˺ torments before them. Surely your Lord is full of forgiveness for people, despite their wrongdoing, and your Lord is truly severe in punishment.

Progressive Muslims

And they hasten towards you with sin before good, and the examples of those before them have already been given. Your Lord is with great forgiveness to mankind for their transgression, and your Lord is severe in retribution.

Rashad Khalifa

They challenge you to bring doom upon them, rather than turning righteous! Sufficient precedents have been set for them in the past. Indeed, your Lord is full of forgiveness towards the people, in spite of their transgressions, and your Lord is also strict in enforcing retribution.

Sahih International

They impatiently urge you to bring about evil before good, while there has already occurred before them similar punishments [to what they demand]. And indeed, your Lord is full of forgiveness for the people despite their wrongdoing, and indeed, your Lord is severe in penalty.

Sam Gerrans

And they ask thee to hasten the evil before the good when there have passed away before them exemplary punishments. And thy Lord is full of forgiveness towards men despite their injustice; but thy Lord is severe in retribution.

Shabbir Ahmed

(Instead of helping you establish and consolidate the Divine System on earth), they challenge you (O Prophet) to hasten the disaster that strikes nations when they ignore the Divine Values. Sufficient precedents have been set for them in the form of exemplary punishments to generations before them. Now, behold, your Lord is Full of forgiveness for people despite their wrongdoing. But, behold, your Lord is also Strict in retribution! (He has decreed the Law of Respite during which period people can safely mend their ways).

Syed Vickar Ahamed

They ask you to bring the evil sooner than the good: Yet before them, (many) severe punishments have come true! But surely your Lord is full of forgiveness for mankind in spite of their evil actions, and surely, your Lord is (also) strict in punishment.

Taqi Usmani

They ask for evil to come sooner than good, while punishments have really come to pass (against people) earlier to them. And surely, your Lord is the lord of forgiveness for the people against their wrongdoing, and surely, your Lord is severe in punishing.

The Monotheist Group

And they hasten towards you with evil before good, and the examples of those before them have already been given. And your Lord is with forgiveness towards the people for their transgression, and your Lord is severe in retribution.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Ra'd suresi, 6. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Ra'd suresi, 6. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Ra'd suresi, 6. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩