83. sure

Mutaffifîn Suresi المطففين

Bu sureyi dinle — okunan kelime işaretlenir

Konu dizini 4 konu
  1. Ölçüde ve tartıda hile yapanlar 1–6 karşılaştır — Ölçüde ve tartıda hile yapanlar
  2. Siccîn ve yalanlayanlar 7–17 karşılaştır — Siccîn ve yalanlayanlar
  3. İlliyyûn ve iyiler 18–28 karşılaştır — İlliyyûn ve iyiler
  4. Dünyada gülenler, ahirette gülünenler 29–36 karşılaştır — Dünyada gülenler, ahirette gülünenler

Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır.

بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ

Ölçüde ve tartıda hile yapanlar 1–6

  1. Mutaffifîn suresi, 1. ayet — tek başına aç

    Mutaffifîn suresi, 1. ayet. وَيْلٌ لِّلْمُطَفِّفِينَ

    veylül lilmüṭaffifîn.

    Ali Rıza Safa

    Ölçüde Aldatanların; vay başlarına gelene!

    Ayet detayı — Mutaffifîn suresi, 1. ayet

  2. Mutaffifîn suresi, 2. ayet — tek başına aç

    Mutaffifîn suresi, 2. ayet. ٱلَّذِينَ إِذَا ٱكْتَالُوا۟ عَلَى ٱلنَّاسِ يَسْتَوْفُونَ

    elleẕîne iẕe-ktâlû `ale-nnâsi yestevfûn.

    Ali Rıza Safa

    İnsanlardan ölçerek aldıklarında eksiksiz alırlar.

    Ayet detayı — Mutaffifîn suresi, 2. ayet

  3. Mutaffifîn suresi, 3. ayet — tek başına aç

    Mutaffifîn suresi, 3. ayet. وَإِذَا كَالُوهُمْ أَو وَّزَنُوهُمْ يُخْسِرُونَ

    veiẕâ kâlûhüm ev vezenûhüm yuḫsirûn.

    Ali Rıza Safa

    Ölçerek verdiklerinde ise eksik tartarlar.

    Ayet detayı — Mutaffifîn suresi, 3. ayet

  4. Mutaffifîn suresi, 4. ayet — tek başına aç

    Mutaffifîn suresi, 4. ayet. أَلَا يَظُنُّ أُو۟لَٰٓئِكَ أَنَّهُم مَّبْعُوثُونَ

    elâ yeżunnü ülâike ennehüm meb`ûŝûn.

    Ali Rıza Safa

    Yoksa yeniden yaşama döndürülmeyeceklerini mi sanıyorlar?

    Ayet detayı — Mutaffifîn suresi, 4. ayet

  5. Mutaffifîn suresi, 5. ayet — tek başına aç

    Mutaffifîn suresi, 5. ayet. لِيَوْمٍ عَظِيمٍ

    liyevmin `ażîm.

    Ali Rıza Safa

    Büyük Gün'de.

    Ayet detayı — Mutaffifîn suresi, 5. ayet

  6. Mutaffifîn suresi, 6. ayet — tek başına aç

    Mutaffifîn suresi, 6. ayet. يَوْمَ يَقُومُ ٱلنَّاسُ لِرَبِّ ٱلْعَٰلَمِينَ

    yevme yeḳûmü-nnâsü lirabbi-l`âlemîn.

    Ali Rıza Safa

    İnsanların, Evrenlerin Efendisinin karşısında duracakları günde.

    Ayet detayı — Mutaffifîn suresi, 6. ayet

Siccîn ve yalanlayanlar 7–17

  1. Mutaffifîn suresi, 7. ayet — tek başına aç

    Mutaffifîn suresi, 7. ayet. كَلَّآ إِنَّ كِتَٰبَ ٱلْفُجَّارِ لَفِى سِجِّينٍ

    kellâ inne kitâbe-lfüccâri lefî siccîn.

    Ali Rıza Safa

    Asla! Kötülük taşıyanların kayıtları, kesinlikle eksiksizdir. dipnot 579

    Ali Rıza Safa — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 579
      "Eksiksizdir." olarak yazdığımız "Siccin" terimi, kimi Kur'an çevirilerinde, "Defterdedir." veya "Kütüktedir." veya "Karanlık ve pis bir çukurdadır." veya "Aşağı zindandadır." biçiminde çevrilmiş; kimi Kur'an çevirilerinde ise "Siccin" olarak bırakılmıştır.

    Ayet detayı — Mutaffifîn suresi, 7. ayet

  2. Mutaffifîn suresi, 8. ayet — tek başına aç

    Mutaffifîn suresi, 8. ayet. وَمَآ أَدْرَىٰكَ مَا سِجِّينٌ

    vemâ edrâke mâ siccîn.

    Ali Rıza Safa

    Eksiksiz olanı, sana bildiren nedir?

    Ayet detayı — Mutaffifîn suresi, 8. ayet

  3. Mutaffifîn suresi, 9. ayet — tek başına aç

    Mutaffifîn suresi, 9. ayet. كِتَٰبٌ مَّرْقُومٌ

    kitâbüm merḳûm.

    Ali Rıza Safa

    Sayılandırılmış Kitap'tır. dipnot 580

    Ali Rıza Safa — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 580
      "Sayılandırılmış Kitap" olarak yazdığımız "Kitabun merkumun" terimi, kimi Kur'an çevirilerinde, "Yazılmış bir kitap" veya "Tutulan bir kayıt" veya "Mühürlenmiş bir kitap" veya "İşaretlenmiş bir kitap" veya "Her şeyin apaçık kaydedildiği bir kitap" biçiminde çevrilmiştir. Bu terimin tıpkısı, 83:20 ayetinde de bildirilmiştir.

    Ayet detayı — Mutaffifîn suresi, 9. ayet

  4. Mutaffifîn suresi, 10. ayet — tek başına aç

    Mutaffifîn suresi, 10. ayet. وَيْلٌ يَوْمَئِذٍ لِّلْمُكَذِّبِينَ

    veylüy yevmeiẕil lilmükeẕẕibîn.

    Ali Rıza Safa

    Yalanlayanların; o gün, vay başlarına gelene!

    Ayet detayı — Mutaffifîn suresi, 10. ayet

  5. Mutaffifîn suresi, 11. ayet — tek başına aç

    Mutaffifîn suresi, 11. ayet. ٱلَّذِينَ يُكَذِّبُونَ بِيَوْمِ ٱلدِّينِ

    elleẕîne yükeẕẕibûne biyevmi-ddîn.

    Ali Rıza Safa

    Yargı Günü'nü yalanlıyorlar.

    Ayet detayı — Mutaffifîn suresi, 11. ayet

  6. Mutaffifîn suresi, 12. ayet — tek başına aç

    Mutaffifîn suresi, 12. ayet. وَمَا يُكَذِّبُ بِهِۦٓ إِلَّا كُلُّ مُعْتَدٍ أَثِيمٍ

    vemâ yükeẕẕibü bihî illâ küllü mü`tedin eŝîm.

    Ali Rıza Safa

    Sınır tanımayan suçludan başkası onu yalanlamaz.

    Ayet detayı — Mutaffifîn suresi, 12. ayet

  7. Mutaffifîn suresi, 13. ayet — tek başına aç

    Mutaffifîn suresi, 13. ayet. إِذَا تُتْلَىٰ عَلَيْهِ ءَايَٰتُنَا قَالَ أَسَٰطِيرُ ٱلْأَوَّلِينَ

    iẕâ tütlâ `aleyhi âyâtünâ ḳâle esâṭîru-l'evvelîn.

    Ali Rıza Safa

    Ayetlerimiz ona okunduğunda, şöyle dedi: "Öncekilerin söylenceleri!"

    Ayet detayı — Mutaffifîn suresi, 13. ayet

  8. Mutaffifîn suresi, 14. ayet — tek başına aç

    Mutaffifîn suresi, 14. ayet. كَلَّا بَلْ رَانَ عَلَىٰ قُلُوبِهِم مَّا كَانُوا۟ يَكْسِبُونَ

    kellâ bel râne `alâ ḳulûbihim mâ kânû yeksibûn.

    Ali Rıza Safa

    Hayır, asla! Kazandıkları, yüreklerinin üzerinde pas tutmuştur.

    Ayet detayı — Mutaffifîn suresi, 14. ayet

  9. Mutaffifîn suresi, 15. ayet — tek başına aç

    Mutaffifîn suresi, 15. ayet. كَلَّآ إِنَّهُمْ عَن رَّبِّهِمْ يَوْمَئِذٍ لَّمَحْجُوبُونَ

    kellâ innehüm `ar rabbihim yevmeiẕil lemaḥcûbûn.

    Ali Rıza Safa

    Asla! O gün, Efendilerinden kesinlikle yoksun bırakılacaklardır.

    Ayet detayı — Mutaffifîn suresi, 15. ayet

  10. Mutaffifîn suresi, 16. ayet — tek başına aç

    Mutaffifîn suresi, 16. ayet. ثُمَّ إِنَّهُمْ لَصَالُوا۟ ٱلْجَحِيمِ

    ŝümme innehüm leṣâlü-lceḥîm.

    Ali Rıza Safa

    Sonra, kesinlikle yakıcı ateşe gireceklerdir.

    Ayet detayı — Mutaffifîn suresi, 16. ayet

  11. Mutaffifîn suresi, 17. ayet — tek başına aç

    Mutaffifîn suresi, 17. ayet. ثُمَّ يُقَالُ هَٰذَا ٱلَّذِى كُنتُم بِهِۦ تُكَذِّبُونَ

    ŝümme yüḳâlü hâẕe-lleẕî küntüm bihî tükeẕẕibûn.

    Ali Rıza Safa

    Sonra, şöyle denilecek: "İşte, yalanladığınız budur!"

    Ayet detayı — Mutaffifîn suresi, 17. ayet

İlliyyûn ve iyiler 18–28

  1. Mutaffifîn suresi, 18. ayet — tek başına aç

    Mutaffifîn suresi, 18. ayet. كَلَّآ إِنَّ كِتَٰبَ ٱلْأَبْرَارِ لَفِى عِلِّيِّينَ

    kellâ inne kitâbe-l'ebrâri lefî `illiyyîn.

    Ali Rıza Safa

    Asla! İyilik taşıyanların kayıtları, kesinlikle en yüce biçimdedir. dipnot 581

    Ali Rıza Safa — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 581
      "En yüce biçimdedir." olarak yazdığımız "Illiyyun" terimi, kimi Kur'an çevirilerinde, "Yüksek katlardadır." veya "Yüksek makamlardadır." veya "Yücelerdedir." veya "En yüce burçlardadır." biçiminde çevrilmiş; kimi Kur'an çevirilerinde ise "Illiyyun" olarak bırakılmıştır.

    Ayet detayı — Mutaffifîn suresi, 18. ayet

  2. Mutaffifîn suresi, 19. ayet — tek başına aç

    Mutaffifîn suresi, 19. ayet. وَمَآ أَدْرَىٰكَ مَا عِلِّيُّونَ

    vemâ edrâke mâ `illiyyûn.

    Ali Rıza Safa

    En yüce biçimi, sana bildiren nedir?

    Ayet detayı — Mutaffifîn suresi, 19. ayet

  3. Mutaffifîn suresi, 20. ayet — tek başına aç

    Mutaffifîn suresi, 20. ayet. كِتَٰبٌ مَّرْقُومٌ

    kitâbüm merḳûm.

    Ali Rıza Safa

    Sayılandırılmış Kitap'tır.

    Ayet detayı — Mutaffifîn suresi, 20. ayet

  4. Mutaffifîn suresi, 21. ayet — tek başına aç

    Mutaffifîn suresi, 21. ayet. يَشْهَدُهُ ٱلْمُقَرَّبُونَ

    yeşhedühü-lmüḳarrabûn.

    Ali Rıza Safa

    Yaklaştırılmış olanlar, Ona tanık olurlar.

    Ayet detayı — Mutaffifîn suresi, 21. ayet

  5. Mutaffifîn suresi, 22. ayet — tek başına aç

    Mutaffifîn suresi, 22. ayet. إِنَّ ٱلْأَبْرَارَ لَفِى نَعِيمٍ

    inne-l'ebrâra lefî ne`îm.

    Ali Rıza Safa

    Kuşkusuz, iyilik taşıyanlar, nimetler içindedir.

    Ayet detayı — Mutaffifîn suresi, 22. ayet

  6. Mutaffifîn suresi, 23. ayet — tek başına aç

    Mutaffifîn suresi, 23. ayet. عَلَى ٱلْأَرَآئِكِ يَنظُرُونَ

    `ale-l'erâiki yenżurûn.

    Ali Rıza Safa

    Sedirlerin üzerinde seyrederler.

    Ayet detayı — Mutaffifîn suresi, 23. ayet

  7. Mutaffifîn suresi, 24. ayet — tek başına aç

    Mutaffifîn suresi, 24. ayet. تَعْرِفُ فِى وُجُوهِهِمْ نَضْرَةَ ٱلنَّعِيمِ

    ta`rifü fî vucûhihim naḍrate-nne`îm.

    Ali Rıza Safa

    Onların yüzünde, nimetlerin parıltısını görürsün.

    Ayet detayı — Mutaffifîn suresi, 24. ayet

  8. Mutaffifîn suresi, 25. ayet — tek başına aç

    Mutaffifîn suresi, 25. ayet. يُسْقَوْنَ مِن رَّحِيقٍ مَّخْتُومٍ

    yüsḳavne mir raḥîḳim maḫtûm.

    Ali Rıza Safa

    Damgalanmış, katkısız bir içkiden sunulur.

    Ayet detayı — Mutaffifîn suresi, 25. ayet

  9. Mutaffifîn suresi, 26. ayet — tek başına aç

    Mutaffifîn suresi, 26. ayet. خِتَٰمُهُۥ مِسْكٌ وَفِى ذَٰلِكَ فَلْيَتَنَافَسِ ٱلْمُتَنَٰفِسُونَ

    ḫitâmühû misk. vefî ẕâlike felyetenâfesi-lmütenâfisûn.

    Ali Rıza Safa

    Onun sonu misktir. Ve işte yarışanlar, artık bunun için yarışsınlar.

    Ayet detayı — Mutaffifîn suresi, 26. ayet

  10. Mutaffifîn suresi, 27. ayet — tek başına aç

    Mutaffifîn suresi, 27. ayet. وَمِزَاجُهُۥ مِن تَسْنِيمٍ

    vemizâcühû min tesnîm.

    Ali Rıza Safa

    Çünkü onun karışımı, en yücelerdendir. dipnot 582

    Ali Rıza Safa — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 582
      "En yücelerden" olarak yazdığımız "Tesnim" terimi, kimi Kur'an çevirilerinde, "Yüce kaynak" veya "Tesnim içkisi" veya "Tesnim pınarı" veya "Tesnim ırmağının suyu" veya "En yüce, en seçkin olan" veya "Yukarıdan aşağı akan bir su, bu şaraba katılacak." biçiminde çevrilmiş; Kur'an çevirilerinin çoğunluğunda ise "Tesnim" olarak bırakılmıştır.

    Ayet detayı — Mutaffifîn suresi, 27. ayet

  11. Mutaffifîn suresi, 28. ayet — tek başına aç

    Mutaffifîn suresi, 28. ayet. عَيْنًا يَشْرَبُ بِهَا ٱلْمُقَرَّبُونَ

    `ayney yeşrabü bihe-lmüḳarrabûn.

    Ali Rıza Safa

    Yaklaştırılmış olanlar, o kaynaktan içerler.

    Ayet detayı — Mutaffifîn suresi, 28. ayet

Dünyada gülenler, ahirette gülünenler 29–36

  1. Mutaffifîn suresi, 29. ayet — tek başına aç

    Mutaffifîn suresi, 29. ayet. إِنَّ ٱلَّذِينَ أَجْرَمُوا۟ كَانُوا۟ مِنَ ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ يَضْحَكُونَ

    inne-lleẕîne ecramû kânû mine-lleẕîne âmenû yaḍḥakûn.

    Ali Rıza Safa

    Aslında, suçlu olanlar, inananlara gülüyorlardı.

    Ayet detayı — Mutaffifîn suresi, 29. ayet

  2. Mutaffifîn suresi, 30. ayet — tek başına aç

    Mutaffifîn suresi, 30. ayet. وَإِذَا مَرُّوا۟ بِهِمْ يَتَغَامَزُونَ

    veiẕâ merrû bihim yetegâmezûn.

    Ali Rıza Safa

    Üstelik yanlarından geçerken, kaş-göz oynatıyorlardı.

    Ayet detayı — Mutaffifîn suresi, 30. ayet

  3. Mutaffifîn suresi, 31. ayet — tek başına aç

    Mutaffifîn suresi, 31. ayet. وَإِذَا ٱنقَلَبُوٓا۟ إِلَىٰٓ أَهْلِهِمُ ٱنقَلَبُوا۟ فَكِهِينَ

    veiẕe-nḳalebû ilâ ehlihimü-nḳalebû fekihîn.

    Ali Rıza Safa

    Ailelerine döndüklerinde, sevinçle dönüyorlardı.

    Ayet detayı — Mutaffifîn suresi, 31. ayet

  4. Mutaffifîn suresi, 32. ayet — tek başına aç

    Mutaffifîn suresi, 32. ayet. وَإِذَا رَأَوْهُمْ قَالُوٓا۟ إِنَّ هَٰٓؤُلَآءِ لَضَآلُّونَ

    veiẕâ raevhüm ḳâlû inne hâülâi leḍâllûn.

    Ali Rıza Safa

    Ve onları gördüklerinde; "Bunlar, doğru yoldan iyice çıkmış!" diyorlardı.

    Ayet detayı — Mutaffifîn suresi, 32. ayet

  5. Mutaffifîn suresi, 33. ayet — tek başına aç

    Mutaffifîn suresi, 33. ayet. وَمَآ أُرْسِلُوا۟ عَلَيْهِمْ حَٰفِظِينَ

    vemâ ürsilû `aleyhim ḥâfiżîn.

    Ali Rıza Safa

    Oysa onların üzerine gözetmen olarak gönderilmemişlerdi.

    Ayet detayı — Mutaffifîn suresi, 33. ayet

  6. Mutaffifîn suresi, 34. ayet — tek başına aç

    Mutaffifîn suresi, 34. ayet. فَٱلْيَوْمَ ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ مِنَ ٱلْكُفَّارِ يَضْحَكُونَ

    felyevme-lleẕîne âmenû mine-lküffâri yaḍḥakûn.

    Ali Rıza Safa

    Artık bugün, inananlar, nankörlük edenlere gülüyorlar.

    Ayet detayı — Mutaffifîn suresi, 34. ayet

  7. Mutaffifîn suresi, 35. ayet — tek başına aç

    Mutaffifîn suresi, 35. ayet. عَلَى ٱلْأَرَآئِكِ يَنظُرُونَ

    `ale-l'erâiki yenżurûn.

    Ali Rıza Safa

    Sedirlerin üzerinde seyrediyorlar.

    Ayet detayı — Mutaffifîn suresi, 35. ayet

  8. Mutaffifîn suresi, 36. ayet — tek başına aç

    Mutaffifîn suresi, 36. ayet. هَلْ ثُوِّبَ ٱلْكُفَّارُ مَا كَانُوا۟ يَفْعَلُونَ

    hel ŝüvvibe-lküffâru mâ kânû yef`alûn.

    Ali Rıza Safa

    Nankörlük edenlere, yaptıklarının karşılığı mı verildi?

    Ayet detayı — Mutaffifîn suresi, 36. ayet