Mutaffifîn suresi

Mutaffifîn suresi, 30. ayet

Mutaffifîn suresi, 30. ayet. وَإِذَا مَرُّوا۟ بِهِمْ يَتَغَامَزُونَ

veiẕâ merrû bihim yetegâmezûn.

Diyanet İşleri

Mü'minler yanlarından geçtiğinde, birbirlerine kaş göz ederek onlarla alay ediyorlardı.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Mutaffifîn 27–33 · surenin 30. ayeti / 36

Konu Dünyada gülenler, ahirette gülünenler Mutaffifîn 29–36 3

  1. Mutaffifîn 27

    O içeceğin katkısı tesnimdir.

  2. Mutaffifîn 28

    Bir pınar ki, Allah'a yakın olanlar ondan içerler.

  3. Mutaffifîn 29

    Şüphesiz günahkarlar, (dünyada) iman edenlere gülüyorlardı.

  4. 30

    Mü'minler yanlarından geçtiğinde, birbirlerine kaş göz ederek onlarla alay ediyorlardı.

  5. Mutaffifîn 31

    Ailelerine dönerken zevk ve neşe içinde gülüşe gülüşe dönüyorlardı.

  6. Mutaffifîn 32

    Mü'minleri gördükleri vakit, "Hiç şüphe yok, şunlar sapık kimselerdir" diyorlardı.

  7. Mutaffifîn 33

    Halbuki onlar, mü'minlerin başına bekçi olarak gönderilmemişlerdi.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 29–33. ayetler için yazılmıştır.

29-31. Yüce Allah günahkârların cezasını, iyilikte bulunanların mükâfatını söz konusu ettikten ve ikisi arasındaki farkı dile getirdikten sonra günahkârların dünyada iken mü’minler ile alay ettiklerini, onları küçümsediklerini, onlara güldüklerini, yanlarından geçtikleri vakit onları hakir gördüklerini, birbirlerine kaş göz işaretleri yaparak onları alaya aldıklarını haber vermektedir. Bununla birlikte onlar pek rahattılar. Korkuyu akıllarından bile geçirmiyorlardı. Aksine sabah veya akşam “Ailelerinin yanına döndükleri vakit de (yaptıklarından dolayı) keyif” sevinç ve neşe “içinde dönerlerdi.”

Bu ise aldanışın en ileri şeklidir. Çünkü onlar, en büyük kötülükleri işlemekle birlikte dünyada kendilerini güven içinde görüyorlardı. Sanki bahtiyar ve mutlu kimselerden olduklarına dair kendilerine Allah’tan yazılı bir belge ve bir eman gelmiş gibi davranıyorlardı.

32. Üstelik onlar, kendilerinin hidâyet üzere olduklarına, mü’minlerin ise sapık olduklarına hükmetmişlerdi. Bu hükmü de Allah’a iftira ederek, herhangi bir bilgiye dayalı olmaksızın ve O’nun hakkında olmadık iddialarda bulunma cesaretini göstererek veriyorlardı.

33. Yüce Allah da şöyle buyurmaktadır: “Halbuki onların başına bekçi olarak gönderilmemişlerdi.” Onlar, mü’minler üzerinde amellerini tespit etmekle yükümlü birer bekçi olarak gönderilmemişlerdi ki , ne diye onları sapık olup olmadıklarıyla bu kadar ilgileniyorlar?!

Aslında onların bu tutumları, sadece işi yokuşa sürmek, inat etmek ve oynayıp eğlenceye dalmaktan ibaretti. Bu yapıp söylediklerinin herhangi bir delili, dayanağı yoktu. Bundan dolayı bunların âhiretteki cezaları da dünyada yaptıkları amelleri türünden olacaktır. Şöyle ki;

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Onlar Müminlerin yanından geçerlerken, alay ederek ve eğlenerek birbirlerine kaş göz işareti yaparlardı.

Kelimeler

4 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَإِذَا ve iza ve zaman
  2. مَرُّوا۟ merru yanından geçtikleri kök: مرر
  3. بِهِمْ bihim onların
  4. يَتَغَامَزُونَ yetegamezune birbirlerine kaş göz ederlerdi kök: غمز

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 3 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: مرر (35 geçiş)

    (Dönüş yapılabilecek) boşama iki defadır. Sonrası, ya iyilikle geçinmek, ya da güzellikle bırakmaktır. (Evlilikte) tarafların Allah'ın belirlediği…

  • Aynı kök: مرر (35 geçiş)

    Yahut altı üstüne gelmiş (ıpıssız duran) bir şehre uğrayan kimseyi görmedin mi? O, "Allah, burayı ölümünden sonra nasıl diriltecek (acaba)?" demişti.…

  • Aynı kök: مرر (35 geçiş)

    Andolsun, sizi ilk defa yarattığımız gibi teker teker bize geldiniz. Size verdiğimiz dünyalık nimetleri de arkanızda bıraktınız. Hani hakkınızda…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

55 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Onlara uğradıklarında birbirlerine kaş göz işareti yaparlardı.

Mustafa İslamoğlu

ve ne zaman onlarla karşılaşsalar kaş göz ederlerdi;

Muhammed Esed

ve ne zaman yanlarından geçseler birbirlerine (istihza ile) göz kırparlar;

Ahmed Hulusi

Onlara rastladıklarında, birbirlerine göz kırparlar, alay ederlerdi.

Ali Bulaç

Yanlarına vardıkları zaman, birbirlerine kaş göz ederlerdi.

Ali Özek ve heyeti

Onlarla karşılaştıklarında kaş göz hareketiyle alay ederlerdi.

Ali Rıza Safa

Üstelik yanlarından geçerken, kaş-göz oynatıyorlardı.

Bayraktar Bayraklı

Yanlarından geçtiklerinde kaş-göz işaretleriyle onlarla alay ederlerdi.

Edip Yüksel

Yanlarından geçtikleri zaman da birbirlerine göz kaş edip küçümserlerdi.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Yanlarından geçtikleri zaman da birbirlerine göz kaş edip küçümserlerdi.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Onlara uğradıklarında birbirlerine göz kırpıyorlardı.

Elmalılı Hamdi Yazır

Ve onlara uğradıkları zaman birbirlerine göz kırpıyorlardı

Erhan Aktaş

İman Edenler yanlarından geçerlerken, birbirlerine kaş-göz ederek onlarla alay ediyorlardı.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

İnananlar yanlarından geçerlerken, birbirlerine kaş-göz ederek onlarla alay ediyorlardı.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

İnananlar yanlarından geçerlerken, birbirlerine kaş-göz ederek onlarla alay ediyorlardı.

Gültekin Onan

Yanlarına vardıkları zaman, birbirlerine kaş göz ederlerdi.

Hasan Basri Çantay

(Mü'minler) yanlarından geçerlerken birbirlerine kaş göz işaretleri yaparlardı.

İbni Kesir

Yanlarından geçtiklerinde birbirlerine göz kırparlardı.

Mehmet Alagaş

(29-36) Suç işleyenler / cürüm işleyenler, İman edenlere gülüyorlardı , yanlarından geçerlerken kaş göz ederlerdi , yakın çevrelerine döndükleri zamanda keyifli hale dönüşürlerdi, onları / iman edenleri gördüklerinde ise işte sapıklar şunlar derlerdi. İman edenler onlara bekçi / muhafız olarak gönderilmemişlerdi , bugün de iman edenler koltuklarından izleyerek kafirlere gülüyorlar, kafirler, yaptıklarından dolayı ödüllenmişler mi?

Rowwad Tercüme Merkezi

Yanlarından geçtiklerinde birbirlerine kaş göz işaretleri yaparlardı.

Süleyman Ateş

Onların yanından geçtikleri zaman birbirlerine kaş göz eder(ek onları küçümser)lerdi.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Yanlarından geçerlerken de birbirlerine kaş göz ederlerdi!

Şaban Britch

Onların yanlarından geçtiklerinde birbirlerine kaş göz ediyorlardı.

Şaban Piriş

Onların yanlarından geçtiklerinde birbirlerine kaş göz ediyorlardı.

Yaşar Nuri Öztürk

Onların yanlarından geçerken birbirlerine kaş göz işareti yaparlardı.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

When they went by them they winked to each other and treated them with ridicule.

Abdul Haleem

they would wink at one another when the believers passed by them,

Abdullah Yusuf Ali

And whenever they passed by them, used to wink at each other (in mockery);

Abul A'la Maududi

when they passed by them they winked,

Aisha Bewley

When they passed by them, they would wink at one another.

Al-Hilali & Khan

And, whenever they passed by them, used to wink one to another (in mockery).

Ali Quli Qarai

and when they passed them by they would wink at each other,

Amatul Rahman Omar

And when they passed by them (- the believers) they winked at one another (by way of ridiculously finding fault with them),

Arthur John Arberry

when them passed them by winking at one another,

Bijan Moeinian

The disbelievers used to wink at each other whenever they passed by the believers.

E. Henry Palmer

and when they pass by they wink at one another,

Edip-Layth

When they passed by them they used to wink to each other.

George Sale

and when they pass by them, they wink at one another:

Hamid S. Aziz

And when they passed by them, they winked at one another.

Mahmoud Ghali

And when they passed by them (they used) to wink one to another.

Marmaduke Pickthall

And wink one to another when they passed them;

Mohamed Ahmed - Samira

And winked at one another as they passed by them;

Muhammad Asad

and whenever they pass by them, they wink at one another [derisively];

Mustafa Khattab

wink to one another whenever they passed by,

Progressive Muslims

And when they passed by them they used to wink to each other.

Rashad Khalifa

When they passed by them, they used to poke fun.

Sahih International

And when they passed by them, they would exchange derisive glances.

Sam Gerrans

And when they passed by them, they winked at one another.

Shabbir Ahmed

And whenever they passed by the believers they winked at each other in sarcasm. (Look, these people 'waste' their wealth and person on strangers).

Syed Vickar Ahamed

And whenever they passed by them, used to wink at each other (in mockery);

Taqi Usmani

and when they passed by them, they used to wink at one another,

The Monotheist Group

Andwhen they passed by them they used to wink to each other.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Mutaffifîn suresi, 30. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Mutaffifîn suresi, 30. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Mutaffifîn suresi, 30. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩